Uygulamalarımız appstore googleplay

#Sinema

gazeteci63.com - Sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sinema haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Film Festivaline Konuk Oldular Haber

Film Festivaline Konuk Oldular

Oyuncu Erkan Can ve Güven Kıraç, "4. Göbeklitepe Uluslararası Film Festivali" kapsamında sinemaseverlerle bir araya geldi. Oya Doğan'ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşi, Reji Kilisesi olarak bilinen Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Söyleşinin açılışında konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, şehrin geleceğe ilham dolu kapılar açtığını belirterek, "Şanlıurfa, geçmişin bilgeliğini, geleceğin vizyonuyla buluşturan, kültürüyle, müziğiyle, gastronomisiyle, tarihiyle, inancıyla ve en önemlisi insanıyla dünyaya ilham veren bir şehir. Şanlıurfa'mız Göbeklitepe Uluslararası Film Festivali'yle artık sinema sanatıyla da anılacak. Evrensel bir kültür dilinde kendi sesini duyurmaya devam edecektir." dedi. Gülpınar, Göbeklitepe'nin binlerce yıllık mirasının bugün hala bu toprakların ruhunda yaşadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Biz de bu ruhu sinemanın gücüyle buluşturmayı çok önemsiyoruz. Bu festival bizim için sadece bir festival değil, film izlediğimiz bir etkinlik değil, farklı şehirlerden, farklı ülkelerden gelen sanatçıların aynı hikaye evreninde buluşması, kültürlerin birbiriyle temas etmesidir. İşte bu, festivalin en değerli tarafı. Bir yandan sinemanın evrensel diliyle kültürler arasında bağ kuruyor, diğer yandan bu kadim coğrafyanın sesini, rengini ve hikayesini dünyayla buluşturuyoruz. Her film, insanlığın ortak hikayesine yeni bakış, yeni anlam ve yeni ses kazandırıyor." "Bugünlerde sinema yok gibi herkes komedi filmine yöneliyor" Erkan Can da Şanlıurfa'nın Göbeklitepe ile Karahantepe'deki arkeolojik kazılarla büyük ivme kazandığını belirterek, bir kenti tanıtmanın en iyi yolunun kültürel festivaller olduğunu söyledi. Şanlıurfa'da olmaktan dolayı mutluluk duyduklarını dile getiren Can, Güven Kıraç'la olan dostluğundan bahsederek, "Aramızda büyük küçük diye bir şey yok. Bir sürü şeyimi Güven'e danışırım. Hayatım boyunca 'Ben büyüğüm, abiyim.' gibi hiç öyle bir şey düşünmedim. 40 yıldır da saygıyla, sevgiyle dostluğumuz devam ediyor." diye konuştu. Can, aslında bir derdi, meseleyi anlatmak amacıyla sinemanın yapıldığına dikkati çekerek, "Bugünlerde sinema yok gibi herkes komedi filmine yöneliyor. Ticari kaygılar, ekonomik sebepler senaristleri masrafsız, komedi, eğlenceli filmlere itti. Tabii bu da bir dönem, gelip geçecektir. Daha güzel senaryolar gelecektir." değerlendirmesinde bulundu. "Festivaller, kendi cam kulelerimizden çıkıp, gerçek izleyiciyle bir arada olma fırsatı verir" Güven Kıraç ise festivallerin sinema sektöründe bir sosyalleşme alanı olduğuna işaret ederek, "Bu festivaller vesilesiyle halkla beraber oluyoruz. Kendi cam kulelerimizden çıkıp, gerçek izleyiciyle bir arada olma fırsatı veriyor." diye konuştu. Erkan Can'la birçok filmde yer aldıklarına değinen Kıraç, şunları kaydetti: "Halihazırda üçüncü yılında olduğumuz bir tiyatro oyunu (Alevli Günler) var. Sevgili Urfalı tiyatroseverlere bundan 4, 5 ay önce oyunu seyrettirme imkanı da bulabildik. Bir kere daha Urfa'da bu oyunu oynamak isteriz. Bizim birlikte ürettiğimiz aynı zamanda gezi programlarımız da var. Talk show deniliyor, ben de programımıza walk show diyorum. Yani talk showda bir stüdyo olur girersiniz ama bizim stüdyomuz bütün dünya. Biz o bütün dünyanın fonunda yürüyerek birbirimize bir şeyler anlatıyoruz. Onun da seyirlik tarafı oldukça yüksek olmalı ki neredeyse 10 yıldır bu programları çekiyoruz." Kıraç, son olarak Doğu Demirkol ile Cem Gelinoğlu'nun hazırladığı "Kardeşler Araştırma" komedi filmi ile "Mutter" adlı festival filminde rol aldığını belirterek, farklı projelerde henüz senaryoları okuma aşamasında olduğunu ifade etti. Yapay zekayla beraber sinema, görsel sanatlar ve müzik gibi birçok sektörün ciddi kaygılar yaşadığını anlatan Kıraç, "Hologramlar, imajlar dünyasına gittiğiniz yerde, aktörler, aktrisler de aynı kaygıları hisseder. 'Tiyatro sanatı asla ölmez.' dediğimiz sanatlardan. Çoğu zaman kan kaybetmiştir ama on binlerce yıldır var olmaya devam ediyor canlı bir sanat olması hasebiyle. Burada da içime hologramlarla ayrı bir kaygı düştü." görüşlerini paylaştı. Programda ayrıca, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar tarafından Kıraç ve Can'a onur ödülü takdim edildi.

Oyuncu Ahmet Gülhan, Vefat Etti Haber

Oyuncu Ahmet Gülhan, Vefat Etti

"Mesela Muzaffer" ve "Şüpheli Şemsettin"in de aralarında bulunduğu unutulmaz karakterlere hayat veren oyuncu Ahmet Gülhan, tedavi gördüğü hastanede 85 yaşında hayatını kaybetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, sosyal medya hesabından sanatçının vefatını, "Tiyatro ve sinemamızın değerli ismi Ahmet Gülhan'ı kaybettik. Tiyatro sahnesinde başlayan yolculuğu boyunca sayısız karaktere can verdi. Sesiyle, duruşuyla ve zarafetiyle seyircilerin gönlünde yer etti. Kendisine rahmet, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyoruz." ifadeleriyle duyurdu. Oyuncu Umut Oğuz da sosyal medya hesabından "Türk tiyatrosunun önemli oyuncularından biri, Devekuşu Kabare'nin kurucularından, bilgi deryası, güçlü yönetmen, beni sahnede izleyip oyuncu eden, hayatıma her dokunuşunda kendimi bulduğum efsane adam, manevi babam Ahmet Gülhan'ı kaybettik. Başımız sağ olsun." açıklamasını yaptı. Ahmet Gülhan'ın cenaze namazı yarın ikinci vakti Beylerbeyi Hamid-i Evvel Camisi'nde kılınacak. Ardından sanatçı, Küplüce Mezarlığı'na defnedilecek. Ahmet Gülhan'ın öz geçmişi Ahmet Gülhan, 1940 yılında İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdu. Sinema oyuncusu Yalçın Gülhan'ın kardeşi olan sanatçı, Tophane Erkek Sanat Enstitüsü'nün motor bölümünden sonra Akşam Teknik Okulu makine bölümünü bitirdi. Gülhan, lise yıllarında futbol ve atletizm sporuyla uğraştı. Atletizme Fenerbahçe Spor Kulübü'nde başlayan Gülhan, ilk yılında İstanbul şampiyonu oldu. Milli Türk Talebe Birliğinde 1960'ta İstanbul İcra Konseyi Başkanlığı yaptığı sıralarda Birlik Tiyatrosu'nda bir arkadaşı hastalandığı için yerine oynadığı "Duvarların Ötesi’" adlı oyunun ardından Cahide Sonku'nun daveti ile Cahitler Tiyatrosu'nda profesyonel tiyatro hayatına başladı. Ahmet Gülhan, Haldun Taner'in öncülüğünde, Zeki Alasya, Metin Akpınar'la beraber 1967'de İstanbul'da kurulan Devekuşu Kabare'nin kurucularından oldu. 1978'de de Gülhan ile Haldun Taner, Devekuşu Kabare'den ayrılıp Tef Kabare'yi kurdu. Çoğu Devekuşu Kabare'de olmak üzere yüze yakın tiyatro oyununda rol alan, "Mesela Muzaffer" ve "Şüpheli Şemsettin"in de aralarında bulunduğu unutulmaz karakterlere hayat veren Gülhan, birçok sinema ve dizi filminde oynadı. Kültür ve Turizm Bakanlığından taziye mesajı Bakanlığın NSosyal hesabından paylaşılan taziye mesajında, şu ifadelere yer verildi: "Tiyatro ve sinemamızın duayen ismi, kıymetli sanatçı Ahmet Gülhan'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Bir kuşağın aynası olan, sahnelerimizin hafızasında özel bir yeri bulunan Devekuşu Kabare'nin kurucularından Ahmet Gülhan, hayat verdiği unutulmaz rollerle sanat dünyamızda derin izler bıraktı. Sahneye ve beyaz perdeye adadığı ömrüyle hafızalarımızda daima yaşayacak olan değerli sanatçımıza Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun." AK Parti Sözcüsü Çelik'ten sanatçı Ahmet Gülhan için taziye mesajı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NSosyal hesabından paylaştığı taziye mesajında, şunları kaydetti: "Tiyatro ve sinemamızın usta ismi, değerli sanatçı Ahmet Gülhan'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Kendisini sanatıyla hatırlamaya devam edeceğiz. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyoruz."

Şanlıurfa’da Açık Hava Sinema Haber

Şanlıurfa’da Açık Hava Sinema

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Açık Hava Sinema Günleri etkinliği ilk buluşmasını gerçekleştirdi. 7. Koğuştaki Mucize adlı sinema filminin gösterime sunulduğu etkinliğe katılım beklenenden yoğun oldu. Birçok sinema sanatçısına ve Türk sinema tarihinin önemli yapıtlarına ev sahipliği yapmış Şanlıurfa’da, Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Açık Hava Sinema Günleri etkinliği daha ilk buluşmasında yoğun ilgi gördü. Kızılay Çay Bahçesinde gerçekleştirilen etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da katıldı. Tüm katılımcılara selamlarını ileterek Büyükşehir Belediyesi bünyesinde sosyal ve kültürel anlamda daha nice çalışmalar gerçekleştireceklerini belirten Başkan Gülpınar, yerel yöneticiliğin alt ve üst yapıdan ibaret olmadığını ifade etti. Başkan Gülpınar katılımın beklenenden yoğun olmasının kendilerini de mutlu ettiğini sözlerine ekleyerek “Büyükşehir Belediyesi olarak kültür ve sanatı, sosyal hayatımızın merkezine koymaya devam ediyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki şehirler sadece yollar ve binalarla değil, aynı zamanda sanatla, estetikle ve duyguyla büyür. Bu etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen ekip arkadaşlarımızı tebrik ediyorum” şeklinde konuştu. 7. Koğuştaki Mucize adlı sinema filminin gösterime sunulduğu etkinlikte katılımcılara patlamış mısır ve çay ikramları da yapıldı. Vatandaşlar organizasyondan dolayı Başkan Gülpınar’a teşekkür ederken, sinema günleri etki

Vefatının Üzerinden 3 Yıl Geçti Haber

Vefatının Üzerinden 3 Yıl Geçti

"Gurbet Kuşları", "Şoför Nebahat ve Kızı", "Malkoçoğlu", "Köroğlu" ve "Osmanlı Kartalı"nın da aralarında bulunduğu 300'ü aşkın filmde rol alan usta oyuncu Cüneyt Arkın'ın vefatının üzerinden 3 yıl geçti. Gerçek adı Fahrettin Cüreklibatır olan sanatçı, Nogay Türklerinden Hacı Yakup ile Halise Cüreklibatır çiftinin çocuğu olarak, 8 Eylül 1937'de Eskişehir'in Karaçay köyünde dünyaya geldi. Sırasıyla Necatibey İlkokulu, Eskişehir Ortaokulu ve Eskişehir Atatürk Lisesini bitiren sanatçı, 1962'de İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. Arkın'ın kaleme aldığı şiir ve hikaye denemeleri, üniversitede okuduğu yıllarda çeşitli dergilerde yayımlandı. Askerliğini Eskişehir'de yedek subay olarak yapan Arkın, vatani görevinin ardından bir dönem Adana ve civarında doktorluk yaptı. Sinemaya 1964'te adım attı Cüneyt Arkın, Göksel Arsoy'un başrol oynadığı 1963 yapımı "Şafak Bekçileri" filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ'in dikkatini çekti. Aynı yıl Artist dergisinin yarışmasında birinci olan sanatçı, Halit Refiğ'in teklifi üzerine 1964'te "Gurbet Kuşları" adlı sinema filmiyle oyunculuğa başladı. Cüneyt Arkın, 2007'de 26. İstanbul Film Festivali'nin "Sinema Onur Ödülü"ne layık görüldü. İstanbul Kültür Sanat Vakfının internet sitesinde yer alan bir yazıya göre Halit Refiğ, Cüneyt Arkın hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle aktarmıştı: "Gurbet Kuşları'ndan sonra Cüneyt Arkın'a genellikle kadın seyirciye hitap eden, romantik genç aşık rolleri verildi. İtiraf etmeliyim ki, günün birinde onu önce Türkiye, sonra dünya çapında ünlendirecek 'Malkoçoğlu' ya da 'Dünyayı Kurtaran Adam' gibi kişilikler aklımın ucundan geçmemişti. O, Cüneyt Arkın'ı bizzat kendisi yaratmıştır ve dünya sinema tarihinde bir başka benzeri yoktur. Cüneyt Arkın, zaman zaman Alain Delon'a benzetilen yüz güzelliğiyle aşk filmlerinin ünlü bir yıldızı seviyesine ulaşmışken, İstanbul'a gelen Medrano Sirki'nde bir mevsim ücretsiz çalışıp atletik yeteneklerini geliştirmeye girişti. Atlı, kılıçlı, atlamalı zıplamalı macera filmlerindeki akrobatik gösterileri, onu dünya sinemasındaki bütün rakiplerinin ötesine taşıdı. Filmleri farklı isimlerle dünyanın dört bir yanında gösterilir hale geldi. İtalyanlar onun filmlerini George Arkin adıyla Güney Amerika'da pazarlarken, İran'da Fahrettin adıyla gönüllerde taht kurmuştu. Bu alandaki bütün başarısına rağmen Cüneyt Arkın kendisini sadece hareket gösterisine dayanan filmlerle sınırlamadı, ciddi toplumsal konuları işleyen filmlerde de rol aldı. Kendisi de filmler yönetti. Çok kimseler onun Türkiye'de kalmayı dünya yıldızı olmaya tercih etmesine akıl erdiremeyebilir. Ama o, öncelikle kendini Türkiye'nin güvenliğine ve esenliğine adayan 'Vatandaş Rıza'dır. 'Dünyayı Kurtaran Adam' ise işin şakası, neşemizi bulmak için bir vesiledir." Kendi tarzını oluşturdu Ülkü Erakalın'ın yönettiği 1964 yapımı "Gözleri Ömre Bedel" filminin finalindeki kavga sahnesi, sanatçının kariyerinde dönüm noktası oldu. Arkın, sinemadaki ilk 2 yılında 30 kadar filmde rol aldı. Bir süre duygusal-romantik jön karakterlerini canlandıran sanatçı, Refiğ'in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi. İstanbul'da binicilik ve karate eğitimlerinin yanı sıra Medrano Sirki'nde bir süre akrobasi eğitimi alan Arkın, öğrendiklerini "Malkoçoğlu" ve "Battalgazi" serilerinde beyaz perdeye aktardı ve Türk sinemasında daha önce örneği görülmeyen bir tarz geliştirdi. Usta sanatçı, 1964'te ilk evliliğini, kendisi gibi doktor, sınıf arkadaşı Güler Mocan ile yaptı. Çiftin kızları Filiz, 1966'da doğdu. Çift, 1968'de ayrıldı. Aynı yıl, Fahrettin Cüreklibatır olan isminin yerine Cüneyt Arkın sahne adını kullanmaya başladı. Cüneyt Arkın, 1969'da Betül Işıl ile nişanlandı. İkili 1970'te evlendi ancak 1971'de boşandı. Kısa süre sonra yeniden evlenen çiftin, Kaan ve Murat adını verdiği iki çocuğu oldu. Altın Portakal ve Altın Koza'nın sahibi oldu Sanatçı, 1969 yapımı "İnsanlar Yaşadıkça" filmiyle 6. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" seçildi. 4. Altın Koza Film Festivali jürisi, 1972'de "Baba" filmindeki rolüyle Yılmaz Güney'i "En iyi erkek oyuncu" seçti. Ancak jüri, siyasi baskılar sonucu, "Yaralı Kurt" filmindeki performansıyla ikinci olan Arkın'ı "En iyi erkek oyuncu" olarak belirledi. Jürinin kararına tepki gösteren Arkın, ödülü reddetti. Unutulmaz oyuncu Arkın, 1976'da "Mağlup Edilemeyenler" filmiyle 13. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü, 36. Antalya Altın Portakal Festivali ve 18. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü" aldı, 2013'te ise Kültür ve Turizm Bakanlığı "Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne layık görüldü. Kısa sürede Yeşilçam'ın aranan başrol oyuncuları arasına giren sanatçı, romantik filmlerle başladığı sinema yaşantısını hareketli filmlerle sürdürdü. Kariyeri boyunca westernden komediye, maceradan toplumsal filmlere birçok farklı türde filmde oynadı. Özellikle 1978 yapımı "Maden" ve 1979 yapımı "Vatandaş Rıza" filmleri, sanatçının kariyerinde büyük öneme sahip oldu. Usta sanatçı, oyunculuğun yanı sıra televizyon programları hazırlayıp sundu, kısa bir süre dergi ve gazetelerde sağlıkla ilgili yazılar kaleme aldı. Türk milliyetçisi kimliğiyle bilinen sanatçı, bir dönem siyasetle ilgilendi. 20 Ekim 1991'deki genel seçimlerinde Anavatan Partisinden Eskişehir'de 4. sıradan milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi. Bir dönem İşçi Partisi adına düzenlenen etkinliklere katıldı. Cüneyt Arkın, 28 Haziran 2022'de kalbinin durması nedeniyle İstanbul'da kaldırıldığı hastanede 85 yaşında yaşamını yitirdi. Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik ve senaristlik yaptı Kariyeri boyunca 300'ü aşkın filmde rol alan Arkın, yönetmenlik ve senaristlik de yaptı. Son olarak 2014'te çekilen "Gulyabani" filminde rol alan sanatçının oynadığı filmlerden bazıları şöyle: "Aşk ve Kin", "Gözleri Ömre Bedel", "Hepimiz Kardeşiz", "Sokakların Kanunu", "Şoför Nebahat ve Kızı", "Gurbet Kuşları", "Kırık Hayatlar", "Dudaktan Kalbe", "Serseri Aşık", "İnatçı Gelin", "Horasan'ın Üç Atlısı", "Fakir Bir Kız Sevdim", "İntikam Uğruna", "Malkoçoğlu", "Göklerdeki Sevgili", "Cibali Karakolu", "Yüzbaşı Kemal," "Hacı Murat", "Namus Borcu", "Artık Sevmeyeceğim", "Köroğlu", "Yüzbaşının Kızı", "Vatan ve Namık Kemal", "Osmanlı Kartalı", "Melikşah", "Aşk Mabudesi", "Arım Balım Peteğim", "Selahattin Eyyubi", "Ferhat ile Şirin", "Yarım Kalan Saadet", "Yusuf ile Züleyha-Hazreti Yusuf", "Yumurcak Köprüaltı Çocuğu", "Vahşi Çiçek", "Her Şey Oğlum İçin", "Battal Gazi", "Malkoçoğlu Ölüm Fedaileri", "Severek Ayrılalım", "Nazlı ile Murat", "Çöl Kartalı", "Yaralı Kurt", "Kara Murat: Fatih'in Fedaisi", "Yumurcak Küçük Kovboy", "Çaresizler", "Acı Hayat", "Kara Murat Fatih'in Fermanı", "Oğul", "Dayı", "Kin", "Babalık", "Cemil", "Deli Yusuf", "Babacan", "Tek Başına", "Che Carambole Ragazzi", "Maden"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.