Uygulamalarımız appstore googleplay

#Rusya

gazeteci63.com - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Domates İhracatında Büyük Artış Haber

Domates İhracatında Büyük Artış

Türkiye'nin domates ihracatı, bu yılın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,19 artarak 304 milyon 171 bin dolara yükseldi. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-eylül döneminde 291 milyon 912 bin dolarlık domates ihracatı gerçekleştiren Türkiye, bu yılın aynı döneminde 49 ülkeye 304 milyon 171 bin dolarlık ürün sattı. Domates ihracatında ilk sırada yer alan Romanya'ya, bu yılın 9 ayında 67 milyon 637 bin dolarlık domates satıldı. Bu ülkeyi 32 milyon 618 bin dolarla Rusya ve 30 milyon 438 bin dolarla Bulgaristan izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının artarak devam etmesinin ülke ekonomisi açısından önemli olduğunu söyledi. Türkiye'nin domates ihracatının 2026'nın 9 ayında 304 milyon 171 bin dolara ulaşmasının ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,19 artış göstermesinin sektör açısından olumlu bir tablo ortaya koyduğunu belirten Yılmaz, 2025 yılında iklim koşulları ve üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle ihracatın 401 milyon 193 bin dolar seviyesinde kaldığını ifade etti. Yılmaz, ihracattaki artışın yıl sonuna kadar devam etmesini beklediklerini dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "9 aylık performansa baktığımızda, yıl sonunda 2025 yılındaki 401 milyon dolarlık ihracat seviyesinin üzerine çıkma ihtimalimizi yüksek görüyorum. 2026'nın 9 ayında aylık ortalama yaklaşık 33,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 401 milyon doları aşabilmek için yılın son üç ayında toplam yaklaşık 97 milyon dolarlık ihracat yeterli olacak. Bu da aylık ortalama yaklaşık 32,3 milyon dolar anlamına geliyor. Mevcut tempo korunursa geçen yılın rakamını aşmamız mümkün görünüyor." İhracatta yalnızca toplam değerin değil, ihraç edilen miktar ile kilogram başına ihracat değerinin de dikkate alınması gerektiğine işaret eden Yılmaz, katma değerin sektör açısından daha önemli hale geldiğini vurguladı. "Hedef, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir yeni pazarlar oluşturmak" Yılmaz, 2026'nın ilk yarısında kilogram başına ihracat değerinin yaklaşık 1,56 dolara yükseldiğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu, Türk domatesinin daha yüksek değerle pazarlanabildiğini gösteriyor. Türkiye'nin 2025 yılında 51 ülkeye 402 bin tonun üzerinde domates ihracatı gerçekleştirdiğini biliyoruz. Bu nedenle sektörün bundan sonraki hedefi sadece mevcut pazarlardaki satışları artırmak değil, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir yeni pazarlar oluşturmak olmalı. Türkiye'nin domates üretiminde önemli bir rekabet avantajı var. Modern sera yatırımlarının artması, yılın daha uzun dönemlerinde standart ve kaliteli ürün tedarik edebilmemiz açısından ihracat potansiyelimizi de güçlendiriyor. Özellikle Avrupa'nın yanı sıra Uzak Doğu, Orta Doğu, İngiltere ve Kuzey Amerika gibi pazarlarda pazar çeşitliliğimizi artırmamız gerektiğini düşünüyorum." Sektörün yeni pazar arayışlarının sürdüğünü aktaran Yılmaz, Türkiye'nin domates ihracatında daha geniş bir coğrafyaya ulaşmasının önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, Türkiye'nin domates ihracatını gelecek yıllarda çok daha yüksek seviyelere taşıyacak kalıcı yeni pazarlar oluşturmanın temel hedef olduğunu sözlerine ekledi.

Buğdayda Rekor Beklentisi Yüksek Haber

Buğdayda Rekor Beklentisi Yüksek

Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy, yağışların geçen yıla göre yüzde 76 artmasıyla birlikte buğday üretiminde yeni bir rekorun kapıda olduğunu belirtti. IAOM'dan yapılan açıklamaya göre, yıllık 32 milyon tonluk üretim kapasitesine sahip Türkiye un sektörü küresel un ticaretinden yüzde 23 pay alıyor ve 11 yıldır dünyanın un ihracat şampiyonu konumunda bulunuyor. Türkiye, ABD merkezli, 130 yıllık IAOM'in Avrasya Bölgesi Başkanlığı’nı yürütüyor. Avrasya bölgesi, 32 ülkeden oluşuyor, 2 milyarı aşkın nüfusu ve 7,1 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle dünya buğday üretiminin yüzde 30’unu ve dünya un ihracatının yüzde 55’ini temsil ediyor. 5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisi 28-29 Eylül'de ilk kez Özbekistan'ın başkenti Taşkent’te gerçekleştirilecek. Etkinlikte Rusya, Ukrayna, Orta ve Doğu Avrupa, Baltık ülkeleri, Kazakistan, Orta Asya cumhuriyetleri, ABD, Orta Doğu ve Afrika’dan 1000’in üzerinde sektör profesyoneli yer alacak. Hububat, un, makarna, bulgur ve yem üreticileri ile değirmen makineleri, laboratuvar ekipmanları, lojistik, depolama ve paketleme tedarikçileri söz konusu etkinlikte buluşacak. Eren Günhan Ulusoy, küresel tahıl piyasalarında Karadeniz merkezli tırmanan askeri gerilimin, Avrupa’da baş gösteren aşırı kuraklık ve Türkiye'nin mevcut tarım ve ticaret stratejilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. "Ukrayna ve Rusya'nın ihracat kapasitelerindeki aksaklık küresel piyasaları etkiliyor" Ukrayna ve Rusya arasında yaşanan savaşın son dönemde liman altyapılarını ve yük gemilerini doğrudan hedef alan bir boyuta ulaştığını belirten Ulusoy, durumun 2022'deki ilk krizden daha hassas bir noktaya geldiğini vurguladı. Ulusoy, 2022'deki savaşın ilk aşamasında Ukrayna limanlarının kapalı ve Rusya limanlarının açık olduğunu anımsatarak, "Ancak bugün gelinen noktada her iki ülkenin de lojistik ve liman altyapıları, İzmail ve Karadeniz hatları karşılıklı saldırıların hedefi durumunda. Bu durum riskin boyutunu tırmandırıyor." ifadelerini kullandı. Dünya buğday tedarikinin yaklaşık yüzde 30'unu sağlayan bu iki ülkenin ihracat kapasitelerindeki aksaklığın küresel piyasaları doğrudan etkilediğini kaydeden Ulusoy, "ABD Tarım Bakanlığı'nın son tahminlerine göre yaşanan lojistik blokajlar nedeniyle Rusya’nın ihracat beklentisi 43-46 milyon ton, Ukrayna’nın ise 13,5 milyon ton seviyelerine çekilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye’de tahıl üretimi oldukça verimli geçti" Eren Günhan Ulusoy, dünyadaki yükselen tansiyonun ve fiyat dalgalanmalarının aksine Türkiye'nin iç pazarda avantajlı bir konumda yer aldığını ifade ederek, Türkiye’de bu yıl tahıl üretiminin oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Yağışların geçen yıla göre yüzde 76 artmasıyla buğday üretiminde yeni bir rekorun kapıda olduğunu belirten Ulusoy, "Buğday rekoltesinin 24,5 milyon ton olması bekleniyor. Hem başarılı geçen yerli hasadımız hem de güçlü stok yapımız sayesinde Türkiye, dünyada yaşanan bu kısa vadeli tedarik krizinden tam anlamıyla izole durumda. İç pazarda kısa ve orta dönemde bir arz veya tedarik problemi beklemiyoruz." ifadelerini kullandı. "Avrupa genelinde etkisini artıran şiddetli kuraklık rekolteleri düşürüyor" Eren Günhan Ulusoy, Avrupa genelinde etkisini artıran şiddetli kuraklığın rekolteleri düşürdüğünü belirterek, "Avrupa'daki kuraklık rekolte kaybına yol açarken Türkiye'nin un ve unlu mamuller sanayisindeki üretim kapasitesi ve lojistik hakimiyeti bölgesel pazarlarda bizi bir adım öne çıkarıyor." değerlendirmesinde bulundu. Ulusoy, küresel buğday ticaretinde Ukrayna ve Rusya’nın ihracattaki paylarının azalıp ABD, Kanada ve Kazakistan gibi oyuncuların devreye girdiğine, işlenmiş hububat ürünlerinde Türkiye'nin Avrupa'daki açığı kapatabilecek ve yeni pazarlardaki konumunu güçlendirecek en kritik aktör olduğuna işaret etti. Kongre programı hakkında bilgi veren Ulusoy, şunları kaydetti: "Kongre programımızı bu yıl ilk defa Avrasya bölge başkanlığına bağlı Özbekistan Taşkent’te yapma kararını aldık. Özbekistan, güçlü değirmencilik sektörü ve Kazakistan’dan sağladığı buğdayla komşu ülkelere yaptığı un ihracatıyla stratejik öneme sahip bir ülke. Karadeniz’deki sorun nedeniyle buğdayın yukarı yönlü hareket yaşadığı ve yeni rotaların belirlendiği bu zaman diliminde kongre programımız her zamankinden daha fazla önem teşkil ediyor."

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede Haber

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede

Buğdayın kile başına fiyatı uluslararası piyasalarda bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek 2 yılın en yüksek seviyesini gördü. Jeopolitik riskler ve ABD'deki hava durumu kaynaklı endişelerden dolayı tahıl piyasalarında yükselişler görülürken, fiyat hareketlerinde buğday en dikkati çeken ürünler arasında yer alıyor. Rusya ile Ukrayna arasında gerilimin tırmanması tarım ürünlerinin arzına ilişkin endişeleri artırırken, tedarik ve üretimin aksayacağına yönelik tahminler buğday piyasasındaki fiyat hareketlerinde belirleyici oluyor. Rusya'nın Azak Denizi ve Kavkaz limanlarındaki erişim kısıtlamaları ile Ukrayna liman altyapısına yönelik saldırılar Karadeniz tahıl akışını tehdit ediyor. Rusya'da 2026/2027 sezonu buğday hasadı beklentisi, güney bölgelerde verimin düşmesi ve ekim alanlarının daralması nedeniyle aşağı çekildi. Rusya ve Ukrayna dünyanın en büyük tahıl ihracatçıları arasında yer alıyor ve bu ülkelerin ihracatındaki herhangi bir aksama, emtia piyasasındaki ürünlerin fiyatları ve gıda enflasyonuna ilişkin beklentilerin şekillenmesinde önemli rol oynuyor. ABD'nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklığın etkisiyle buğday ekim alanları tarihi düşük seviyelere indi. Bu durum, buğday fiyatlarında yükselişi tetikledi. ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı kaynaklı lojistik sorunlar yaşanmasından dolayı gübre maliyetlerinde görülen artış da buğday fiyatlarında hızlı yükselişlere neden oldu. El Nino hava olayının Avustralya'ya etkisi de buğday fiyatlarını etkiliyor Öte yandan, Fransa'da sıcak hava dalgasından dolayı yumuşak buğday rekoltesinin düşebileceği öngörülüyor. El Nino hava olayı da dünyanın önemli buğday üreticilerinden Avustralya'da daha az yağışlı, daha kurak bir iklime yol açtığından buğday rekoltesiyle ilgili endişeler ortaya çıktı. Bu gelişmelerle, Chicago Ticaret Borsasında işlem gören buğdayın kile başına fiyatı bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü, ardından 7,03 dolar seviyesinde dengelendi. Buğday fiyatları, Mayıs 2024 döneminde 7,20 dolara kadar yükselmişti. Buğdayın kilesi 2025 sonuna göre de yüzde 38'in üzerinde arttı. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesi kısıtlandı Avustralya merkezli Commonwealth Bank'ın Sürdürülebilirlik ve Tarım Ekonomisti Dennis Voznesenski, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Karadeniz'deki ihracat kapasitesindeki aksamalar küresel buğday fiyatlarını yükseltti." dedi. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesinin kısıtlandığını belirten Voznesenski, Ukrayna'nın Karadeniz'deki başlıca limanlarının da zarar gördüğünü ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın üzerine Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatılmasına ilişkin risklerin de eklendiğini ve bunun gübre tedarikine ilişkin endişelerle sonuçlandığını dile getiren Voznesenski, bunun yanında gelecekte küresel ölçekte buğdayın protein içeriği, verimi ve ekim alanlarının azalması noktasında görülebilecek etkilerin de öne çıktığını söyledi.

Milyon Dolarlık Domates İhracatı Haber

Milyon Dolarlık Domates İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında gerçekleştirilen domates ihracatı 252 milyon 509 bin dolara ulaştı. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 259 milyon 448 bin dolar olan domates ihracatı, bu yılın aynı döneminde 252 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 6 ayında 46 ülkeye domates ihraç eden Türkiye'nin en büyük pazarı 65 milyon 467 bin dolarla Romanya oldu. Bu ülkeyi 31 milyon 892 bin dolarla Rusya ve 28 milyon 260 bin dolarla Ukrayna izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 264 bin ton domates ihraç edilirken bu yıl 161 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirindeki gerilemenin sınırlı kaldığını ifade etti. Kilogram başına ihracat değeri yükseldi Yılmaz, kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, "Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen ürünümüzün kilogram fiyatındaki artış sayesinde gelir kaybımız sınırlı kaldı. Bu durum, Türk domatesinin uluslararası pazarlarda değer kazandığını ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor." dedi. İç piyasadaki güçlü talebin de ihracat miktarını etkilediğini dile getiren Yılmaz, üreticilerin kaliteli üretim, sürdürülebilir tarım ve yeni pazar arayışına odaklandığını belirtti. Türk domatesinin kalite ve lezzetiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ağustos sonu, eylül başı itibarıyla ihracatın yeniden hız kazanacağını tahmin ediyoruz. Özellikle son çeyrekte fiyatlar açısından beklentimiz olumlu yönde." diye konuştu. Avrupa'da yaşanan enerji krizi ve aşırı sıcakların üretim takvimini etkilediğini aktaran Yılmaz, bu durumun önümüzdeki dönemde arzı sınırlayabileceğini belirterek, yılın son çeyreğinde daha yüksek fiyatlarla güçlü bir ihracat dönemi beklediklerini sözlerine ekledi.

Mayıs’ta 93 Bin 333 Konut Satıldı Haber

Mayıs’ta 93 Bin 333 Konut Satıldı

Türkiye genelinde mayısta satılan toplam konut sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31,2 azalışla 93 bin 333 olarak hesaplandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayına ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde satılan ilk el konut sayısı, mayısta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 27,9 azalarak 30 bin 196'ya geriledi. İkinci el konut sayısı aynı dönemde yüzde 32,7 azalışla 63 bin 137 oldu. Böylece, geçen ay satılan toplam konut sayısı 2025'in aynı ayına göre, yüzde 31,2 düşüle 93 bin 333 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışlarının payı yüzde 32,4, ikinci el olanların payı yüzde 67,6 oldu. İpotekli satışlar azaldı Türkiye genelinde ipotekli konut satışları, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 azalarak 19 bin 754 olarak hesaplandı. Diğer konut satışları ise mayısta yıllık bazda yüzde 36,2 azalışla 73 bin 579 olarak gerçekleşti. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 21,2, diğer satışların payı yüzde 78,8 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde, mayısta 2025'in aynı ayına göre ilk el konut satışları yüzde 3,6, ikinci el konut satışları yüzde 11,3 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde de bir önceki aya göre ilk el konut satışları yüzde 3,4, ikinci el konut satışları yüzde 0,5 düşüş gösterdi. Yabancılara 1387 konut satıldı Yabancılara yapılan konut satışları, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27 azalarak 1387 oldu. Mayısta toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,5 olarak gerçekleşti. Geçen ay ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı 268 ile Rusya, 125 ile İran ve 88 ile Ukrayna vatandaşlarına yapıldı. Ocak-mayıs dönemi Bu yılın ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla ilk el konut satış sayısı yüzde 3,4 azalarak 178 bin 81'e geriledi. İkinci el konut satış sayısı aynı dönemde yüzde 7,9 düşüşle 391 bin 456 oldu. Böylece söz konusu dönemde satılan toplam konut sayısı, 2025'in aynı dönemine göre yüzde 6,6 azalışla 569 bin 537 olarak kayıtlara geçti. İpotekli konut satışı, ocak-mayıs döneminde yüzde 25,8 artışla 116 bin 801'e çıktı. Bu yılın 5 aylık döneminde diğer konut satışları, yüzde 12,4 azalışla 452 bin 736'ya geriledi. Aynı dönemde yabancılara yapılan konut satışları, geçen yılın ocak-mayıs dönemine göre yüzde 15,1 azalarak 7 bin 68 oldu. Ülke genelinde satılan iş yeri sayısı 11 bin 434 Türkiye genelinde ilk el iş yeri satış sayısı mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24,8 azalarak 3 bin 255 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise yıllık bazda yüzde 33,1 azalarak 8 bin 179'a geriledi. Böylece geçen ay satılan toplam iş yeri sayısı, 2025'in aynı ayına göre yüzde 30,9 azalışla 11 bin 434 olarak hesaplandı. Ülke genelinde ipotekli iş yeri satışları, mayısta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 22,9 artarak 536 olurken diğer iş yeri satışları ise yüzde 32,4 azalarak 10 bin 898 olarak kayıtlara geçti. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, mayısta geçen yılın aynı ayına göre ilk el iş yeri satışları yüzde 0,4, ikinci el iş yeri satışları yüzde 12,9 azalış gösterdi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış serilerde ise bir önceki aya göre ilk el iş yeri satışları yüzde 2,8, ikinci el iş yeri satışları yüzde 6,2 azaldı. Ocak-mayıs dönemi Türkiye'de ocak-mayıs döneminde ilk el iş yeri satış sayısı yıllık bazda yüzde 6,6 azalarak 18 bin 768, ikinci el iş yeri satışları da yüzde 10,9 gerileyerek 50 bin 195 oldu. Böylece yılın 5 ayında satılan toplam iş yeri sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,7 azalışla 68 bin 963 olarak hesaplandı. Ocak-mayıs döneminde ipotekli iş yeri satışı yüzde 62,6 artışla 3 bin 260'a çıktı. Aynı dönemde diğer iş yeri satışları ise yüzde 11,7 azalışla 65 bin 703'e geriledi.

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor Haber

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor

Tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla birçok medeniyetin izlerini taşıyan Mardin'de, ilkbaharın da etkisiyle turizm hareketliliği arttı. "Dinlerin ve dillerin buluştuğu yer" olarak nitelendirilen ve açık hava müzesini andıran tarihi şehir, yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Camileri, medreseleri, kiliseleri ve taşın oya gibi işlendiği evleriyle göz kamaştıran kent, son yılların en popüler rotalarından biri haline geldi. İlkbaharın tadını çıkarmak isteyen yerli ve yabancı turistler, tarihi mekanların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Mardin Müzesi, Kasımiye ve Zinciriye medreseleri, Deyrulzafaran Manastırı ile Dara Antik Kenti gibi mekanları ziyaret edenler, kentin sokaklarında geçmişin izlerine şahit oluyor. Yaşanan yoğunluk kentin konaklama sektörüne de yansıyor. 20 bin yatak kapasitesine sahip kentteki oteller, hafta sonları tamamen dolarken hafta içi de yüzde 70'in üzerinde dolulukla hizmet veriyor. "Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok" Mardin Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Aslan Paşaoğlu, AA muhabirine, kent turizminde özellikle ilkbaharda yoğunluk yaşandığını söyledi. Yağışlı dönemin ardından havaların ısınmasıyla kentin yerli ve yabancı turistleri ağırlamaya başladığını belirten Paşaoğlu, şöyle konuştu: "Şu an için hafta sonları yüzde 100'lük doluluk oranımız var. Hafta ortası da yüzde 70'lerdeyiz. Yurt dışından da misafirlerimiz gelmeye başladı. Uzak Doğu'dan, Rusya'dan, Avrupa'dan da gelenler var. Mardin kültür şehri, birçok din ve dil bir arada yaşıyor. Ayrıca görmüş olduğunuz gibi harika bir mimarimiz var. Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok. Kültür turizmi için gelen birçok vatandaşımız var. Bunun için biz de seviniyoruz." Yapılan tanıtımların, çekilen dizi ve filmlerin turizme önemli katkı sunduğuna işaret eden Paşaoğlu, herkesin burada yaşayan kültürü görmeyi arzu ettiğini vurguladı. "Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor" Mardin'in turizmde kabuğunu kırdığını ve her yıl hak ettiği değere doğru hızla ilerlediğini ifade eden Paşaoğlu, "Mardin artık bir marka şehir oldu. Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor." dedi. "Doğanın canlanmasıyla turizmimiz de canlandı" Tarihi Kasımiye Medresesi'nde gönüllü rehberlik yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi Özlem Tekin de kente gelen yerli ve yabancı misafirlerin ilk uğradığı yerlerin başında medresenin geldiğini ve özellikle bahar dönemlerinde çok fazla ilgi gördüğünü söyledi. Tekin, her gün kuyruk oluşan medreseyi günlük 4 binin üzerinde kişinin ziyaret ettiğini aktararak, "Bu da bize turizmin ne kadar yoğun olduğunu gösteriyor. Normalde saat 08.30'da mesai başlıyor. Biz öncesinden gelmemize rağmen burada turların olduğunu görüyoruz. Yoğunluk nedeniyle de yaz saati uygulamasına geçtik. Saat 19.00'a kadar turlarımız geliyor. Yoğunluktan biz molaya bile çıkamıyoruz. Mardin'de doğanın canlanmasıyla beraber turizmimiz de canlandı. Bütün misafirlerimizi de Mardin'e bekliyoruz." diye konuştu. "Fransa'da böyle otantik yapılar yok" Fransa'dan gelen Türk asıllı Evinne Faraj da gezmek için ilk kez geldikleri Mardin'i çok beğendiklerini söyledi. Faraj, "Henüz 4 saattir buradayız buna rağmen çok güzel. Paris'te yaşıyoruz. Fransa'da böyle otantik yapılar yok. Burası çok tarihi kültürlü bir şehir. O yüzden buraya gelmeyi çok istiyordum. İnsanları da çok samimi, çok iyi." dedi. Fransız Maria Denis de Türkiye'yi çok sevdiğini, daha önce birçok şehrini gezdiğini ancak ilk kez Mardin'e geldiğini anlatarak, "Havalimanından indiğimden beri burayı da çok sevdim. İnsanları, şehri, her yeri çok güzel." dedi. İsviçre'den gelen Estelle Dousse de kenti çok beğendiğini, tarihi yapıları görünce şaşkınlık ve hayranlık yaşadığını ifade ederek, tarihi ve turistik yerleri gezmenin heyecanını yaşadığını dile getirdi. "Umarım bu sezon bu şekilde devam eder" Deyrulzafaran Manastırı Ziyaretçi Karşılama Tesisi Müdürü Amanüel Budak da mayıs ayında ciddi anlamda yoğun bir turist akınına uğradıklarını belirtti. Özellikle manastırı ziyaret eden turistlerin sayısında belirgin bir artış olduğunu kaydeden Budak, şunları söyledi: "Çok yoğun bir sezon geçirmekteyiz şu anda. Umarım bu sezon bu şekilde devam eder ve yıl boyunca turistler, ziyaretçilerimiz hem Mardin'imizi hem manastırımızı görme fırsatı bulur. Manastırımız aktif olduğundan dolayı belli başlı bölümleri gezdirebiliyoruz. Rehber eşliğinde gezildiği için grup halinde almaktayız. Özellikle bu dönem için herkesi Mardin'e bekleriz." İstanbul'dan arkadaşlarıyla kenti gezmeye gelen Zülal İrer de Güneydoğu'nun birçok yerini gezdiklerini ve hayran kaldıklarını belirterek, "Mardin oldukça büyüleyici bir yer. Tarihi yerlerini gezdik ve yürüyerek de gezilebilecek bir yer olduğu için bence çok kıymetli. Herkesin gelmesini öneriyorum bu arada. İnsanları çok samimi. Bayram tatilinden önce geldik. Çünkü çok kalabalık olur diye düşündük. Mardin çok güzel. Herkese tavsiye ederim." ifadelerini kullandı.

Milyon Dolarlık İsot İhracatı Haber

Milyon Dolarlık İsot İhracatı

Türkiye'de üretilen ve yemeklerin vazgeçilmez lezzetlerinden pul biberinin ihracatı, geçen yıl 14 milyon 112 bin dolar olarak gerçekleşti. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'den 2024 yılında 13 milyon 940 bin dolarlık pul biber ihracatı yapıldı. 2025 yılında ise ihracat, bir önceki yıla göre yüzde 1,23 artarak 14 milyon 112 bin dolar oldu. Geçen yıl Almanya, Hollanda, İngiltere, İsveç, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Küba, Hindistan, Malta, Dubai, Norveç ve Japonya'nın da aralarında bulunduğu 95 ülkeye 4 bin 159 ton pul biber gönderildi. Ülke bazında pul biber ihracatında ilk sırayı 2 milyon 621 bin dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 1 milyon 956 bin dolarla Hollanda ve 1 milyon 675 bin dolarla İngiltere izledi. "İsot ihracatında çok daha güçlü rakamları yakalayacağımıza inanıyorum" Şanlıurfa Ticaret Borsası Meclis Başkanı İsa Kızıldemir, AA muhabirine, pul biber ihracatının 2025 yılında da artarak devam etmesinin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. İhracat rakamlarındaki artışın her yıl artarak devam etmesinin ülke ekonomisi açısından da önemli olduğuna değinen Kızıldemir, "Pul biber ihracatının 2025 yılında da artarak devam etmesi, isotun anavatanı olan Şanlıurfa için büyük bir gurur kaynağıdır. Dünya sofralarında Şanlıurfa isotunun daha fazla yer bulması, ürünümüzün kalitesinin bir göstergesidir." dedi. Kızıldemir, ihracat rakamlarının üreticiyi de motive ettiğini aktararak, "Türkiye'nin önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan pul biberde, 2025 yılında 14 milyon doların üzerinde ihracat gerçekleştirilmesi, sektörün geldiği noktayı açıkça ortaya koymaktadır. 95 ülkeye ihracat yapılması, ürünümüzün dünya mutfaklarında kabul gördüğünün en somut göstergesidir. Almanya, Hollanda ve İngiltere gibi Avrupa ülkelerinin dış satımda başı çekmesi, kaliteli üretim, hijyen ve standartlara verilen önemin karşılığını aldığımızı göstermektedir." dedi. Bu başarıda en büyük payın tarladan sofraya büyük bir özveriyle çalışan çiftçilere, üreticilere ve ihracatçılara ait olduğunu aktaran Kızıldemir, pul biberin marka değerinin arttırılması noktasında çalışmalara devam ettiklerini ifade etti. Kızıldemir, ihracattaki artışın sürdürülebilir olması gerektiğini belirterek, "Hedefimiz, katma değeri yüksek, paketli ve markalı ürünlerle ihracat rakamlarımızı daha da yukarı taşımaktır. Önümüzdeki yıllarda isot ihracatında çok daha güçlü rakamları yakalayacağımıza yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Rusya'da 8,8 Büyüklüğünde Deprem Haber

Rusya'da 8,8 Büyüklüğünde Deprem

Rusya'nın doğusunda Kamçatka Yarımadası'nda 8,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezinden (USGS) yapılan açıklamada, depremin merkez üssünün yarımadadaki Petropavlosvk-Kamçatskiy kentinin 119 kilometre güneydoğusu olduğu belirtildi. Açıklamada, depremin 20 kilometre derinlikte meydana geldiği, büyüklüğünün 8,8 olduğu aktarıldı. Bölgede 6,9 ve 6,3 büyüklüklerinde artçıların da kayda geçtiği depremin ardından tsunami uyarısı yapıldı. Rusya: Depremin ardından Severo-Kurilsk şehrinin bir kısmı sular altında kaldı Rusya Bilimler Akademisi Jeofizik Servisi Kamçatka Şubesi'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Moskova saatiyle gece 3 sularında Kamçatka'daki depremin 8,7 büyüklüğüne ulaştığı belirtilerek, bunun bölgede 1952 yılından beri meydana gelen depremlerin en şiddetlisi olduğu kaydedildi. Rusya Bilimler Akademisi yetkililerinin en az bir ay boyunca 7,5 büyüklüğünde artçı sarsıntıların yaşanacağını öngördüğü bildirildi. Rusya Acil Durumlar Bakanlığından yapılan açıklamada, depremin ardından can kaybının yaşanmadığı belirtildi. Kamçatka Tsunami İzleme ve Öneri Merkezinin Severo-Kurilsk Bölgesi'ndeki Paramuşir ve Şumşu adalarına yaklaşan bir dalga olduğunu duyurduğu aktarılan açıklamada, "Tsunami dalgası Severo-Kurilsk liman kentini ve Alaid ismindeki bir balıkçılık işletmesini yer yer sular altında bıraktı. Halk tahliye edildi." ifadeleri kullanıldı. Durumun kontrol altında olduğu vurgulanan açıklamada, tüm görevlilerin çalışmaya devam ettiği belirtildi. Öte yandan, Sahalin Bölgesi yetkililerinin Severo-Kurilsk'teki depremin sonuçlarını ortadan kaldırmak için seferber olduğu kaydedildi. Kamçatka bölgesinde acil durum ilan edildi Rusya'nın Sahalin Bölge Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, bölgenin Valisi Valeriy Limarenko, Acil Durum Komisyonu ile toplantı yaptı. Toplantıda, Limarenko'nun talimatıyla deprem ve tsunaminin yaşandığı Kamçatka'daki Severo-Kurilsk kentinde acil durum ilan edildi. Nüfusu yaklaşık 2 bin 400 olan Severo-Kurilsk'te, tsunami sonucu can kaybı olmadığı, bölgede yaşayanların güvenli yerlere tahliye edildiği belirtildi. ABD'nin California kıyıları için tsunami uyarısı yapıldı ABC7 Los Angeles'ın haberine göre, Rusya'nın doğusunda meydana gelen depremin ardından San Luis Obispo, Santa Barbara, Ventura ve Los Angeles kıyı bölgeleri için verilen tsunami risk seviyesi gözlem seviyesinden "uyarı"ya yükseltildi. Bir dalga oluşması durumunda söz konusu dalganın, eyalete yerel saatle 23:50'de ve Los Angeles bölgesine yerel saatle 01:00 civarında ulaşması bekleniyor. Huntington Beach şehri, iskele ve plajlarını tedbir amacıyla kapattı. Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass, Liman Polisi ve acil durum yetkililerinin tsunami uyarısına aktif olarak yanıt verdiğini belirterek, bölge sakinlerini "tetikte olmaya, su hattından uzak durmaya ve resmi talimatlara uymaya" çağırdı. Hawaii Valisi Green, eyaleti vurması öngörülen tsunaminin "adaların etrafını saracağı" uyarısı yaptı CNN'in haberine göre Hawaii Valisi Josh Green, basın toplantısında, Rusya'nın doğusunda Kamçatka Yarımadası'nda meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki depremlerin ardından Hawaii'yi vurması beklenen tsunami tehlikesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Vatandaşlara kıyı bölgelerini derhal tahliye etme çağrısı yapan Green, tsunaminin vuracağı alanların belirli bölgelerle sınırlı kalmayacağını, "adaların etrafını saracağını" belirtti. Green, tsunaminin vurmasının ardından adalarda sel baskınının kaçınılmaz olacağını ifade ederek, acil durum ekiplerinin hazırlıklı olduğunu söyledi. Japonya'nın Pasifik kıyısı boyunca 3 metreye kadar ulaşabilecek tsunami uyarısı yapıldı Japonya devlet televizyonu NHK'nin haberine göre yetkililer, 3 metreye kadar ulaşabilecek tsunami uyarısının ardından "tüm uyarılar kaldırılana" kadar bölgeyi tahliye etme çağrısında bulundu. Depremler sonrası, Miyagi eyaletindeki İşinomaki limanında 50 santimetrelik, Tokaçi limanında 40 santimetrelik bir tsunami ve Hokkaido'nun güneydoğu kesimindeki Erimo kasabasında 30 santimetrelik bir dalga kaydedildi. Tohoku ve Kanto bölgelerinde de 20 ila 40 santimetre yüksekliğinde dalgalar gözlemlendi. Öte yandan ilk belirlemelere göre büyük bir hasar rapor edilmedi. Japonya Meteoroloji Ajansı, Kamçatka yakınlarında meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki depremin ardından ülkenin Pasifik kıyıları için tsunami uyarısı yapılmasının ardından bir basın toplantısı düzenledi. Ajans yetkilisi Kiyomoto Masaşi, kıyıya veya nehirlere yakın olan kişileri derhal daha yüksek bir yere tahliye etmeye ve uyarı kaldırılana kadar güvenli bir yerde kalmaya çağırdı. Tsunamilerin uzun bir süre boyunca tekrar tekrar vurabileceği konusunda uyarıda bulunan Kiyomoto, artçı dalgaların daha büyük olabileceğini söyledi. Asya ülkeleri Bu arada, Çin Küresel Televizyon Ağının (CTGN) haberine göre Çin Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Rusya'nın doğusundaki Kamçatka yakınlarında meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki depremin ardından öngörülen tsunami için sarı alarm verdi. Endonezya'da yayın yapan Jakarta Globe gazetesinin haberine göre de Meteoroloji, İklim ve Jeofizik Ajansı, ülkenin kıyı şeridindeki 10 bölge için tsunami uyarısı yaptı. Filipinler'in Manila Times gazetesinin haberine göre de Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü, depremin ardından dalga boyu 1 metrenin altında olan tsunaminin ülkeyi vuracağını açıklayarak halka sahillerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Meksika, Orta ve Güney Amerika ülkeleri CNN'in haberine göre Şili'de ülkenin tüm kıyı şeridinde tsunami tehlikesi bulunduğuna dikkat çekilirken Ekvador'a bağlı Galapagos Adaları'nda dalga boylarının 1,4 metreye çıkabileceği belirtildi. Meksika ve Orta Amerika Entegre Tsunami Uyarı Sistemi ise Meksika'nın kuzeyinden Panama'ya kadar olan kesim için tsunami uyarısı yayımladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.