Uygulamalarımız appstore googleplay

#Mehmet Nuri Ersoy

gazeteci63.com - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Son Yolculuğuna Uğurlandı Haber

Son Yolculuğuna Uğurlandı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Kadir İnanır, çok eşsiz bir değerdi. Çok önemli bir ustaydı." dedi. Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır'ın cenazesi, Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde kılınan namazın ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, cenaze namazı öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Bir devrin, Yeşilçam'ın hayatımıza uzanan, evlerimize, ailelerimize dahil olan eşsiz değerlerini maalesef birer birer kaybediyoruz. Onlara birer birer veda ediyoruz, ahirete uğurluyoruz." dedi. Kadir İnanır'ın eşsiz bir değer, önemli bir usta olduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti: “Başta Türk sinemasına kazandırmış olduğu ders niteliğindeki eserleri, aynı şekilde sinemamızın Türk klasiklerinde hayat vermiş olduğu eserleriyle çok önemli bir sanatçımızdı. Başta ailesi olmak üzere yakınlarına, tüm sanatseverlerimize, sanat camiamıza başsağlığı diliyorum, sabırlar diliyorum. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet, ruhu şad olsun.” Cenaze törenine katılan eski A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, Kadir İnanır'ın sinemanın duayenlerinden olduğunu söyledi. Oyuncu Hülya Avşar ise İnanır'ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, "Ben yine iyileşip yine reklamlarda oynayacak, yine bizlerle olacak diye bakarken şoka girdim." dedi. Yeşilçam'ın değerlerinin yavaş yavaş kaybolmalarının kendisini çok üzdüğünü ifade eden Avşar, "O yüzden elimizde kalanlara böyle dört elle sarılmak geliyor içimden. Onların nasıl değerini biliriz onu düşünüyorum. Çünkü her böyle kaybımızda bunları düşünüyoruz ama sonra unutuyoruz." diye konuştu. Cenaze törenine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile Levent İnanır, Jülide Kural, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Halil Ergün, Ahmet Yenilmez, Oktay Kaynarca, İlyas Salman'ın da aralarında bulunduğu siyaset ve sanat dünyasından çok sayıda kişi katıldı. Yoğun katılımın olduğu törende zaman zaman kalabalıktan dolayı arbede yaşandı. Kadir İnanır'ın cenazesi Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde kılınan namazın ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen cenaze töreni Törene Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan'ın yanı sıra sinema, siyaset ve sanat dünyasından pek çok kişi katıldı. Tören öncesinde AA muhabirine açıklama yapan İnanır'ın yeğeni Soner Arıca, duygularının darmadağın olduğunu ve gerçeğe inanamadığını belirterek, "Olamaz böyle bir şey diye düşünüyorum. Çünkü ölüm kelimesini zaten sevmiyorum ama başka bir tarifi yok ya şimdi. Hiç kimseye de yakışmıyor evet ama Kadir dayıma hiç yakışmıyordu. Sadece benim dayım değildi. Tüm ülkenin dayısı, ağabeyi, kardeşiydi. Tabii benim için de sadece dayım değil, aynı zamanda çok hayranlık duyduğum bir sanatçıydı, büyük bir aktördü." dedi. Annesini de kısa süre önce kaybettiğini hatırlatan Arıca, "Üzgün ve şaşkınım. Üç gün önce annem, üç gün arayla böyle tuhaf bir süreçten geçiyoruz. Gerçekten çok üzgünüm, şaşkınım. Bence burada onu seven kitlenin özeti var, buraya sığan kadarı var. Bence tüm ülke burada şu anda. Ben öyle hissediyorum. İki gündür bana gelen mesajlardan, yorumlardan anlıyorum ki gerçekten tüm ülke bence şu anda burada. Herkes çok üzgün doğal olarak. Çünkü idoldu, ikondu, çok büyük bir sanatçıdan bahsediyoruz. Bizim aile ilişkilerimiz bir yana, dayım olması bir yana çok çok önemli bir sanatçıdan bahsediyoruz. Her açıdan baktığımda çok zor, her açıdan baktığımda çok karışık." değerlendirmesini yaptı. Sinema yazarı Atilla Dorsay ise Türk sinemasının Yeşilçam ile birlikte yaygınlaştığına dikkati çekerek, "Yeşilçam bir efsaneydi. Nasıl Amerika'da Hollywood varsa burada da Yeşilçam vardı ve Yeşilçam'ın yaptığı filmler insanları koştura koştura sinema salonlarına götürüyorlardı. Bu arada işte Kadir İnanır'ı tanıdık. Çok farklı bir yerdeydi. Bir sürü sanatçı vardı. Ama o çevirdiği 180 kadar filmle, bütün o filmlerle kendisini halkımıza sevdirdi. Bundan sonra artık onun yerine öyle bir adam gelebilir mi bilmiyorum." şeklinde konuştu. "Onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz" "Kuzeyden Gelen Adam" adlı belgeselden bir bölümün gösterimiyle başlayan törendeki ilk konuşmayı yapan Jülide Kural, İnanır'ın insanlığına ve vicdanına vurgu yaptı. Kural, "Aslında Kadir İnanır'ı hepiniz tanıyorsunuz. Onun haksızlık karşısında o taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını, o yoksulluk, adaletsizlik, eşitsizlik karşısında şahlanan vicdanını, bazen de kalbinin kırılganlığında o gözyaşlarının, nasıl da o güzelin gözlerinin dostu olduğunu, kısacası aslında onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir hep. Dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri ve en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti. Ben onu hep izledim bu süreçlerde ve bu benim için çok büyük bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. Bir yandan da biliyorsunuz ki Kadir İnanır şöyle bir bakışıyla o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır." görüşünü paylaştı. Oyuncu Menderes Samancılar da usta sanatçının Hekimoğlu Türküsü'nü derlediğini belirterek, "Bundan da övgüyle bahsederdi. Sarılırdık dostça, kocaman bir incir ağacıydı benim için. Sürekli bal gibi incirler veren, bal gibi hayata bakan, barış, kardeşlik, sevgi dolu bir yürek. Kadir İnanır gibi bir değeri asla unutmayacağız." ifadelerini kullandı. İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise dayısının yıllar önce verdiği bir röportajda, "Ben bir gün ölürsem, Türkiye'deki bütün evlerden cenaze kalkacak" dediğini aktararak, şunları kaydetti: "Yine onun kendi söylemi, 'Benim bedenim gider ama yaptığım filmler yıllar sonra keyifle izlenecek' derdi. Keyifle izlenmenin altı şöyle çizilebilir, bütün filmler nitelikli, sosyal yaralara parmak basan, kahramanları içimizden seçen, nitelikli ve kendi oynadığı kadar senaryolarına da dokunduğu işlerdi. O yüzden hepinizde izler bırakacak. Biz de o izlerle yaşamımıza devam edeceğiz. O yüzden ben onunla vedalaşmıyorum. O içimizde yaşayacak, yaşıyor." Törende ayrıca Adil Kaya, Ali Gündoğdu, Köksal Holoğlu, Kerim Yıldız, manevi kızı Aslı Kızıltuğ, Baran Seyhan, Nevsal Elevli, Canan Kaftancıoğlu, Ada Cemal, Cemal Kayacı, Sali Turan ve yeğeni Gül Bakar gibi isimler de sahneye çıkarak duygu ve düşüncelerini ifade etti. Anma programı, törene katılanların usta sanatçının tabutunun önünden gerçekleştirdiği veda ve saygı geçişiyle sona erdi.

Kadir İnanır, Hayatını Kaybetti Haber

Kadir İnanır, Hayatını Kaybetti

Türk sinemasında canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınan usta oyuncu Kadir İnanır, zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle 77 yaşında hayatını kaybetti. Zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle Acıbadem Fulya Hastanesi'ne kaldırılan 77 yaşındaki Kadir İnanır'ın durumu kötüleşti. İnanır, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Usta oyuncu, 28 Haziran'da son yolculuğuna uğurlanacak Yeşilçam'ın vefat eden unutulmaz oyuncusu Kadir İnanır, 28 Haziran Pazar günü son yolculuğuna uğurlanacak. Sanatçı için söz konusu tarihte, saat 13.00'da Atatürk Kültür Merkezi'nde tören düzenlenecek. Törenin ardından İnanır'ın cenaze namazı, Barbaros Hayrettin Paşa Camii'nde kılınacak. Zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle kaldırıldığı Acıbadem Fulya Hastanesi'nde hayata veda eden 77 yaşında İnanır, Ulus Mezarlığı'na defnedilecek. Usta oyuncu Kadir İnanır'ın vefatının ardından yeğeni Levent İnanır açıklama yaptı Vefatının ardından oyuncu olan yeğeni Levent İnanır, Acıbadem Fulya Hastanesi önünde basın mensuplarına açıklamada bulundu. Levent İnanır, dayısının çok sevildiğini ve herkesin baş sağlığı için kendilerini aradığını belirterek, "Ona, tanıdığı tanımadığı herkes dua etti. Bu süreçte film çekmek için Diyarbakır'da, Bingöl'de bulundum. İnanın sokakta yürüyemedim. Onun bu kadar sevildiğini bilmiyordum." dedi. Dayısının hastalığına karşı çok direndiğini aktaran Levent İnanır, "Canlı şahidiyim. Doktorlar da sağ olsun. Üst üste 8 yılda çok sıkıntılar yaşadı. Bu kadar dayanabildi. En son entübe sürecinden önce görüştük. Çok iyiydi ama direniyordu. Hatta espri yaptı ama çok yorulmuş, çok yıpranmıştı. Mekanı cennet olsun." diye konuştu. Acıbadem Fulya Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hüsnü Görgen ise sanatçının vefatına dair yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: "İleri evre akciğer kanseri ile mücadele eden Kadir İnanır, 13 Mayıs'tan itibaren kanserin yarattığı solunum sıkıntısı ve pnömoni nedeniyle hastanemizde tedavi görüyordu. Solunum yetmezliğinin derinleşmesi üzerine 14 Mayıs'ta yoğun bakıma alındı. Akut böbrek yetmezliği ve ileri evre akciğer kanserine bağlı solunum yetmezliği nedeniyle durumu ağır seyreden Kadir İnanır, bugün çoklu organ yetmezliği nedeniyle saat 18.05'te hayatını kaybetti. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine sabırlar diliyoruz." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan usta oyuncu Kadir İnanır için başsağlığı mesajı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, "Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Kadir İnanır'ın vefatını üzüntüyle öğrendim. Sanatı, duruşu ve eserleriyle kuşaklar boyunca toplumsal hafızamıza derin izler bırakan değerli sanatçımıza Allah'tan rahmet, ailesine, sanat camiasına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, şunları kaydetti: "Selvi Boylum Al Yazmalım, Tatar Ramazan, Yılanların Öcü, Kara Gözlüm, Bitirim Kardeşler, Dila Hanım... Saymakla bitmeyecek, canlandırdığı karakterle unutulmayacak bir efsaneyi, Kadir İnanır'ı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Türk sinemasının usta ismi hafızalarımızda ve gönlümüzde yaşamaya devam edecek. Seni unutmayacağız. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun." Sağlık Bakan Memişoğlu Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, "Sinema sanatçısı Kadir İnanır'ın vefatını üzüntüyle öğrendim. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı dilerim. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, "Asya'nın İlyas'ı, Türk sinemasının Tatar Ramazan'ıydı… Usta oyuncu Kadir İnanır'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, NSosyal hesabından yayımladığı mesajında, "Türk sinemasının müstesna isimlerinden Kadir İnanır'a Allah'tan rahmet, ailesine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Kıymetli oyuncumuzu unutulmaz filmleriyle daima hatırlayacağız. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı.

Göbeklitepe’ye 65 Bin 446 Ziyaret Haber

Göbeklitepe’ye 65 Bin 446 Ziyaret

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: "Kültürel mirasımıza gösterdikleri yoğun ilgi için tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum" Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerleri Kurban Bayramı tatilinde 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçi ağırladı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, müze ve ören yerlerinde yoğun ziyaretçi hareketliliği yaşandı. Bayram tatilinde en fazla ziyaretçi ağırlayan kültür durağı 119 bin 143 ziyaretçiyle Efes Ören Yeri oldu. Efes'i 113 bin 34 ziyaretçiyle Denizli Hierapolis (Pamukkale) ve 65 bin 446 ziyaretçiyle Şanlıurfa Göbeklitepe ören yerleri izledi. Göbeklitepe'nin ardından listenin üst sıralarında yer alan Nevşehir Zelve-Paşabağlar Ören Yeri 55 bin 492 ve Zeugma Mozaik Müzesi ise 48 bin 843 ziyaretçiyi ağırladı. Göreme Ören Yeri 48 bin 291, Trabzon Sümela Manastırı 37 bin 562, Antalya Phaselis Ören Yeri 33 bin 919, Galata Kulesi 29 bin 587 ve Nevşehir Derinkuyu Yeraltı Şehri 27 bin 626 ziyaretçi tarafından ziyaret edildi. Kurban Bayramı süresince müze ve ören yerlerinde ziyaretçi yoğunluğu tatilin her gününde yüksek seviyelerde seyretti. Müze ve ören yerlerinde arife gününde 163 bin 815 ziyaretçi ağırlandı, bu sayı bayramın birinci gününde 150 bin 86 olarak gerçekleşti. Bayramın ikinci gününde 208 bin 907, üçüncü gününde 252 bin 127, dördüncü gününde ise 219 bin 017 ziyaretçi müze ve ören yerlerini ziyaret etti. Bayram tatilinin ardından gelen pazar gününde de 118 bin 310 ziyaretçi kültür rotalarını tercih etti. "Dört bir yandaki kültür rotaları ziyaretçilerimizle doldu" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye'nin kültür rotalarının bayram tatilinde ziyaretçilerle dolduğunu belirtti. Müzelerde ve ören yerlerinde hayata geçirdikleri restorasyon çalışmaları, ziyaretçi odaklı uygulamalar ve yeni müzecilik anlayışlarının kültür rotalarına olan ilgiyi her geçen gün daha da arttırdığına işaret eden Ersoy, bu ilginin en somut yansımalarından birini de Kurban Bayramı tatili boyunca yaşadıklarını kaydetti. Bakan Ersoy, şunları ifade etti: "Türkiye'nin dört bir yanındaki kültür rotaları ziyaretçilerimizle doldu. Tatil boyunca müze ve ören yerlerimizde toplam 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçiyi ağırladık. Bayramda en çok ziyaret edilen kültür duraklarımız, Efes Ören Yeri 119 bin 143 ziyaretçi, Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri 113 bin 34 ziyaretçi, Göbeklitepe Ören Yeri 65 bin 446 ziyaretçi, Zelve-Paşabağlar Ören Yeri 55 bin 492 ziyaretçi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi 48 bin 843 ziyaretçi. Kültürel mirasımıza gösterdikleri yoğun ilgi için tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum."

Gece Müze Ziyareti Yaygınlaşıyor Haber

Gece Müze Ziyareti Yaygınlaşıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, geçen yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, gecenin sessizliğiyle tarihi mekanların ihtişamını bir araya getiren Gece Müzeciliği uygulaması, bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Kültürel mirasın farklı atmosferde deneyimlenmesine imkan sağlayan uygulama, yeni sezonda da yerli ve yabancı ziyaretçilere akşam saatlerinde özel bir ziyaret deneyimi sunacak. Bu kapsamda "Gece Müzeciliği" uygulaması, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Bakanlığa bağlı 11 müze ve 9 ören yeri olmak üzere toplam 20 müze ve ören yerinde uygulanacak. Bu doğrultuda, T.C. kimlik numarasına sahip Müzekartlı ziyaretçiler, Müzekart geçiş haklarına ek olarak 200 lira ücret karşılığında, Nemrut Ören Yeri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alanya Müzesi, Aspendos Ören Yeri, Patara Ören Yeri, Likya Uygarlıkları Müzesi, Side Ören Yeri, Didim Apollon Tapınağı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Hierapolis Ören Yeri, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Galata Kulesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Efes Ören Yeri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Marmaris Müzesi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Şanlıurfa Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesini saat 19.00'dan itibaren belirlenen kapanış saatlerine kadar ziyaret edebilecek. Ahlat Selçuklu Mezarlığı ise ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak. Kültürel mirasın günün her saatinde yaşanabilir kılınması amaçlanıyor Kültürel mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması ve turizm potansiyelinin artırılması amacıyla 2024 yılında başlatılan Gece Müzeciliği uygulamasıyla müze ve ören yerleri akşam saatlerinde de ziyaretçilerle buluşturuldu. Uygulama ile kültürel mekanların gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlenmesine imkan sağlanırken Türkiye'nin zengin kültürel mirasının günün her saatinde yaşanabilir kılınması ve sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlendirilmesi hedefleniyor. İlk olarak Efes, Hierapolis ve Side ören yerlerinde başlatılan Gece Müzeciliği uygulaması kapsamında 2024'te 395 bin 212 ziyaretçi ağırlandı. Gece Müzeciliği uygulaması geçen yıl yoğun ziyaretçi potansiyeline sahip müze ve ören yerinde devam etti. Yerli ve yabancı ziyaretçilere gece saatlerinde ziyaret imkanı sunulan uygulamada, Nemrut Ören Yeri, Efes Ören Yeri, Side Ören Yeri, Hierapolis Ören Yeri, Patara, Aspendos, Galata Kulesi, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri ile Zeugma Mozaik Müzesi öne çıkan noktalar arasında yer aldı. İstanbul'daki müze ve ören yerlerinde uygulama, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 5 Ekim 2025 tarihine kadar sürdürülürken yoğun talep nedeniyle Efes ve Side ören yerlerinde 2 Kasım 2025 tarihine kadar uzatıldı. Galata Kulesi'nde ise Gece Müzeciliği uygulaması yıl boyunca devam etti. "Tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da konuya ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu. Gece müzeciliğinde yeni sezona başladıklarını belirten Ersoy, kültürel mirası günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdikleri uygulamayı bu yıl da sürdürdüklerini kaydetti. Ersoy, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yerinin ziyaretçilerini gecenin kendine özgü atmosferinde ağırlayacağının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Nemrut'tan Efes'e, Side'den Zeugma'ya, Galata Kulesi'nden İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne uzanan kültür rotalarımızda ziyaretçilerimize yine unutulmaz bir deneyim sunacağız. Türkiye'nin zengin kültürel mirasını gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlemek isteyen tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz."

Karahantepe'de Sona Yaklaşıldı Haber

Karahantepe'de Sona Yaklaşıldı

Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesindeki Karahantepe Ören Yeri'nde yürütülen ziyaretçi karşılama merkezi ve bütüncül çevre düzenlemesi projelerinde sona yaklaşıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, "Geleceğe Miras" vizyonu doğrultusunda Karahantepe'de alanın korunması ve bilimsel faaliyetlerin güçlendirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında alanda 2 bin metrekarelik kazı ve araştırma evi, 150 metrekarelik buluntu deposu ve 35 metrekarelik su deposu inşa ediliyor. Arkeolojik buluntuların korunması ve kazı faaliyetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi amacıyla üst örtü (koruma çatısı) uygulaması da devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla sürece katkı sunanlara teşekkür etti. Ersoy, paylaşımında şunları kaydetti: "Şanlıurfa Karahantepe'de Geleceğe Miras vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ören yeri çevre düzenlemesi ve üst örtü yapımı kapsamında kazı ve araştırma evi, buluntu deposu ve altyapı yapılarıyla birlikte alanı koruyacak ve bilimsel çalışmaları güçlendirecek önemli bir süreci yürütüyoruz. Ziyaretçi karşılama merkezi ve bütüncül çevre düzenleme projelerimizi de tamamlamak üzereyiz. 2026 yılı içinde uygulamaya başlayarak Karahantepe'yi daha güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacağız." 2026 yılı içinde uygulamaya alınması planlanıyor Karahantepe'deki çevre düzenlemesi ve üst örtü yapımı işi için süreç 2024 yılında başladı. Aynı yılın ekim ayında ihalesi ve sözleşmesi yapılan projenin uygulama çalışmaları sürüyor. Tamamlanma aşamasına gelen ziyaretçi karşılama merkezi ve bütüncül çevre düzenleme projelerinin 2026 yılı içinde uygulamaya alınması planlanıyor. Bölgedeki çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Üniversitesi adına Prof. Dr. Necmi Karul başkanlığında yürütülüyor.

Bakan Ersoy'dan Urfa Paylaşımı Haber

Bakan Ersoy'dan Urfa Paylaşımı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Taş Tepeler Projesi'nde bu sezon ortaya çıkarılan yeni bulgular, Neolitik Dönem'e dair bilimsel çerçeveyi daha da genişletiyor." ifadesini kullandı. Bakan Ersoy, Şanlıurfa'da Göbeklitepe ve çevresindeki 11 arkeolojik alandan oluşan ve Neolitik Dönem'de insanların günlük yaşamıyla inançlarına dair önemli bilgiler sunan Taş Tepeler Projesi'ne ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu. Göbeklitepe'deki adak heykeli, Sayburç'taki ağzı dikili yüz tasviri ve Sefertepe'deki farklı üsluplarla işlenmiş kabartmaların bölgedeki yaşamın ritüellerine ve sembolik dünyasına dair ipuçları sunduğunu belirten Ersoy, bölgedeki bilimsel yolculuğun, kazı ekiplerinin özverili çalışmaları, akademik paydaşların katkıları ve tüm kurumların güçlü desteğiyle kararlılıkla ilerlediğini vurguladı. Bakan Ersoy, "Taş Tepeler Projesi'nde bu sezon ortaya çıkarılan yeni bulgular, Neolitik Dönem'e dair bilimsel çerçeveyi daha da genişletiyor." değerlendirmesinde bulundu. Projeye verdikleri destekten dolayı Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'a teşekkür eden Ersoy, şunları kaydetti: "Şanlıurfa'mızı önce ülkemiz turizminde ardından da dünya turizminde hak ettiği yere ulaştıracağız. Taş Tepeler, Anadolu'nun 12 bin yıl önceki dünyasını benzersiz ayrıntılarla görünür kılmaya devam edecek."

Bakan Ersoy, Şanlıurfa'da Konuştu Haber

Bakan Ersoy, Şanlıurfa'da Konuştu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Taş Tepeler Projesi'ne ilişkin, "Önümüzdeki dönemde mikro analizler, arkeometrik çalışmalar, teknoloji ve sembolik buluntulara odaklanan araştırmalar ile doğal çevre, etnoarkeoloji ve koruma faaliyetlerinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. İnanıyoruz ki bu kapsamlı çalışmalar Taş Tepeler bölgesini dünyanın Neolitik başkenti olarak tescilleyecektir." dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Taş Tepeler Projesi'nin 5. yıl dönümü kapsamında Karahantepe'de düzenlenen bilgilendirme toplantısına katıldı. Ersoy, konuşmasında, programın yalnızca beş yıllık bir çalışmayı değerlendirmek için değil, aynı zamanda insanlık tarihine ışık tutan önemli bir hikayenin yıl dönümünü kutlamak için gerçekleştirildiğini söyledi. Ersoy, projenin başladığı günden bu yana öngörülen etkinin çok ötesine geçerek insanlık tarihine yeni bir ufuk kazandırdığını belirtti. Bakan Ersoy, 1963'te yapılan yüzey araştırmalarının ve Arkeolog Klaus Schmidt'in 1995'te başlattığı kazıların anıtsal "T" biçimli dikilitaşlar ile özel yapıları ortaya çıkardığını hatırlatarak, Göbeklitepe'nin yalnızca bir yerleşim alanı değil, ritüel yaşamın merkezinde yer alan ve dünya tarih yazımını değiştiren karmaşık bir sosyal düzenin ürünü olduğunun somut verilerle kanıtlandığını ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığının 2020'de başlattığı Taş Tepeler Projesi ile bölgedeki tüm verilerin ortak bir bilimsel vizyon altında toplandığını belirten Ersoy, Göbeklitepe'den Karahantepe'ye, Sayburç'tan Sefertepe'ye uzanan bu coğrafyanın, insanlığın inanç, ritüel, toplumsal örgütlenme ve kültürel üretim açısından düşünülenden çok daha ileri bir bilinç düzeyine sahip olduğunu gösterdiğini kaydetti. Neolitik Çağ'ın insanlık tarihindeki büyük dönüşümlerin başlangıcı olduğunu vurgulayan Ersoy, Fırat ve Dicle'nin kuzey kesimleri ile özellikle Şanlıurfa çevresinin bu kültürel değişimlerin en belirgin şekilde izlenebildiği bölgeler arasında yer aldığını söyledi. Bugüne kadar yürütülen arkeolojik ve arkeometrik çalışmaların, Neolitik Dönem insanlarının ritüellerinin yanı sıra günlük yaşam, geçim stratejileri, evcilleştirme süreçleri, mimari seviyeleri ve üretim teknolojileri gibi pek çok unsurun ayrıntılı biçimde ortaya çıkarıldığını ifade eden Ersoy, projenin uygarlığın en erken izlerini benzersiz bir derinlikle görünür kıldığını belirtti. Beş yıldır sürdürülen kazı ve analizlerin, projenin başlangıcında belirlenen hedeflerin sağlam ve gerçekçi temellere dayandığını ortaya koyduğunu söyleyen Ersoy, Taş Tepeler Projesi'nin Anadolu arkeolojisinin en kapsamlı girişimlerinden biri olduğunu vurguladı. Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa’nın katılımıyla başlatılan Ayanlar Höyük kazısının eklenmesiyle projenin bugün 12 ayrı noktada çok yönlü bir bilimsel ağa dönüştüğünü ifade eden Ersoy, Türkiye'nin arkeoloji alanındaki uluslararası işbirliği kapasitesini güçlendirerek bilimsel diplomasiye değerli katkılar sağladığını kaydetti. Projenin, 15'i Türk, 21'i yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurum ile geniş bir bilimsel işbirliği yürüttüğünü söyleyen Ersoy, 2025 itibarıyla projede görev alan bilim insanı ve öğrenci sayısının 219'a ulaştığını bildirdi. Ersoy, kazı çalışmalarının yanı sıra kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğünü hatırlatarak, Göbeklitepe'de geçen yıl Aslanlı Yapı'nın, bu yıl ise C Yapısı'nın restorasyonunun tamamlandığını, Karahantepe'de A ve D Yapısı'ndaki sürecin devam ettiğini aktardı. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Göbeklitepe'nin yanı sıra Taş Tepeler Projesi'nin uluslararası tanıtımı için yoğun bir program yürüttüklerini belirten Ersoy, Roma Kolezyumu'nda 24 Ekim 2024 - 2 Mart 2025 arasında düzenlenen "Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi" sergisinin 6 milyon ziyaretçi ağırladığını söyledi. Berlin James-Simon Galerisi'nde gelecek yıl şubat-temmuz ayları arasında "Toplumun Keşfi: 12.000 Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam" başlıklı bir sergi açacaklarını ifade eden Ersoy, 2026 sonbaharında Birleşik Krallık, 2027 sonbaharında ise Japonya Tokyo Ulusal Müzesi’nde Taş Tepeler temalı sergi planlamalarının sürdüğünü aktardı. Ersoy, proje kapsamında çok sayıda uluslararası konferans ve sempozyum düzenlendiğini belirterek, Karahantepe projesinin 5. Şangay Arkeoloji Forumu'nda dünyanın en başarılı projelerinden biri seçildiğini hatırlattı. - 2025 yılı kazılarında ortaya çıkarılan eserler Bakan Ersoy, 2021 yılından bu yana dünyanın en nitelikli neolitik dönem müzelerinden biri olan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'ndeki serginin daha da zengin bir şekilde ziyaretçilerini ağırladığını aktararak, şu bilgileri verdi: "Bugün burada, büyük çoğunluğu 2025 yılı kazı çalışmalarında ortaya çıkan eserlerden oluşan küçük bir seçki de yer alıyor. Bu eserler arasında Göbeklitepe'de D Yapısının duvarı içine, olasılıkla adak olarak yerleştirilen insan heykelini yakından göreceğiz. Biliyorsunuz, Japon Altes Prenses Akiko'nun Şanlıurfa'ya yaptığı ziyaretten kısa bir süre önce bulunmuştu bu heykel. Elbette ne anlama geldiğinin, neden duvar içinde yer aldığının bilim insanları tarafından yorumlanması zaman alacaktır ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu heykel, Neolitik dönemde Göbeklitepe'de heykeltıraşlık alanındaki estetik ve etkileyici üslubun önemli bir örneğidir. Yine 2025 yılının en gözde buluntuları arasında, Sayburç'ta bulunan ve yüz ifadesiyle ölü bir bireyi çağrıştıran heykel sergide yerini aldı. Bu heykeli yakından incelediğinizde fark edeceğiniz bir detay var, heykelin ağzı dikili şekilde tasvir edilmiştir. Sayburç Heykeli bize, tarih öncesi insanın ölüm ile kurduğu ilişkiyi, gömüt ve kafatası uygulamalarının yanı sıra ölüm ritüellerini farklı açılardan değerlendirme imkanı sunmaktadır. Çalışmalar ilerledikçe, o dönemin günlük hayatına dair daha fazla tespitte bulunmamızı sağlayacak eserler gün yüzüne çıkıyor. Bu noktada Sefertepe kazılarında çıkan eserler oldukça önemlidir. Sefertepe kazılarının 2025 yılı çalışmaları sırasında, iki adet düzeltilmiş blok taş üzerinde iki adet insan yüzü kabartması tespit edildi. Biri yüksek, diğeri alçak kabartma teknikleriyle yapılmış insan yüzleri, bölgede daha önce Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç yerleşmelerinde bulunan kabartmalardan farklı bir üslup özelliği ile dikkati çekmektedir. Sefertepe'de bu yıl, çift yüzünde insan motifi bulunan bir boncuk da tespit edildi. Siyah renkli bir serpantinden üretilen boncuğun ortasında bir delik yer almaktadır. Bu deliğin her iki tarafında, Göbeklitepe ve Karahantepe’de sıklıkla rastlanılan ifade biçiminde iki farklı insan yüzü işlendiği görülmektedir." Arkeolojik çalışmalar Taş Tepeler'i tescilledi Kültürel miras yönetimi kapsamında Göbeklitepe'de yeni bir karşılama merkezi ile Karahantepe'de bir araştırma merkezi ve kazı evinin inşasında son aşamaya gelindiğini belirten Ersoy, araştırma merkezinin ise Taş Tepeler Projesi kapsamında yürütülen arkeometrik çalışmalara ev sahipliği yapabilecek kapasite ve donanımla planlandığını söyledi. Bakan Ersoy, konuşmasına şöyle devam etti: "Mevcut bulgular, bölgede Neolitik dönemde yoğun nüfuslu, farklı ölçeklerde yerleşimlerin bulunduğunu ve 1500 yıl boyunca kesintisiz iskanın gerçekleştiğini göstermektedir. Büyük ve küçük yerleşimlerin tümünde konut ve kamusal yapılar ortaya çıkarılmış, konutlarda gömütler, fırınlar ve besin hazırlama alanları tespit edilmiştir. Bunlar, günlük yaşam ile manevi değerlerin iç içe geçtiğini, hane ve toplumsal düzen kavramlarının erken dönemde oluştuğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgular, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın 'Aile Yılı' olarak ilan ettiği 2025 yılında, Anadolu'daki aile kurumunun tarihsel derinliğini ortaya koyma ve toplumsal yapının ne denli erken bir dönemde şekillendiğini bilimsel verilerle gösterme imkanı sunduğu için ayrı bir anlam da taşımaktadır. Kapsamlı arkeolojik çalışmalar, bizlere Neolitik insanın yaşamına, sanatına, toplumsal yapısına ve kaynak kullanımına dair ayrıntılı veriler sundu. Önümüzdeki dönemde mikro analizler, arkeometrik çalışmalar, teknoloji ve sembolik buluntulara odaklanan araştırmalar ile doğal çevre, etnoarkeoloji ve koruma faaliyetlerinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. İnanıyoruz ki bu kapsamlı çalışmalar Taş Tepeler bölgesini dünyanın Neolitik başkenti olarak tescilleyecektir." Göbeklitepe'nin ziyarete açıldığı günden bu yana 4 milyon kişiyi ağırlayarak onlara insanlık tarihine benzersiz bir yolculuk sunduğunu, bu yıl ise yaklaşık 750 bin ziyaretçiye ulaşmasının bölgenin dünya çapındaki çekim gücünün giderek arttığını gösterdiğini belirten Bakan Ersoy, Göbeklitepe ve Taş Tepeler'in hem Şanlıurfa'nın hem de ülkemizin turizm potansiyelini yükselttiğini söyledi. Bakan Ersoy, böylesi kapsamlı bir projenin önemli maddi kaynak ve yoğun emek gerektirdiğini vurgulayarak, Taş Tepeler Projesi'nin başarısında emeği geçen herkese teşekkür etti. Etkinlikte Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ve Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul da selamlama konuşması yaptı. Konuşmaların ardından katılımcılar, Taş Tepeler Projesi kapsamında 2025 yılında yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan ve alanda sergilenen 29 eseri yakından inceledi. Bakan Ersoy ve katılımcılar daha sonra Karahantepe kazı alanını gezerek, çalışmalarla ilgili kazı başkanı Karul'dan bilgi aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.