Uygulamalarımız appstore googleplay

#Kültür

gazeteci63.com - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şanlıurfa, Romanya İle Kardeş Oldu Haber

Şanlıurfa, Romanya İle Kardeş Oldu

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Romanya'nın Piteşti kenti arasında "kardeş şehir" protokolü imzalandı. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında gerçekleştirilen imza törenine, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ile Pitești Belediye Başkanı Cristian Gentea'nın yanı sıra Pitești Belediyesi Meclis Üyeleri Tiberiu Gabriel Irima ve Dumitru Tudosoiu, eski Türkiye-Romanya Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Nicolae Georgescu, Pitești Filarmoni Müdürü Gabriel Nița, Pitești Belediyesi Direktörü Danuț Mihail Teodorescu ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Daire Başkanı Elif Esra Önal katıldı. Törende konuşan Başkan Gülpınar, Şanlıurfa'nın insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olduğunu vurgulayarak, imzalanan protokolün iki şehir arasında anlamlı bir köprü kurduğunu ifade etti. Protokolün yalnızca resmi bir belge olmadığını belirten Gülpınar, bunun şehirler ve halklar arasında kalıcı dostlukların başlangıcı olduğunu kaydetti. Başkan Gülpınar, kültür, turizm, gençlik, eğitim, yerel kalkınma, sosyal projeler ve karşılıklı tecrübe paylaşımı başta olmak üzere birçok alanda somut ve sürdürülebilir ortak çalışmalar yürütmeyi hedeflediklerini vurguladı. Pitești Belediye Başkanı Cristian Gentea da Şanlıurfa ile kardeş şehir olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, imzalanan protokolün iki şehir arasındaki dostluk ve işbirliğini güçlendireceğini dile getirdi. Konuşmaların ardından Başkan Gülpınar ile Başkan Cristian Gentea, Kardeş Şehir Protokolünü imzaladı. Programda Başkan Gentea, Başkan Gülpınar'a üzerinde soyadının yazılı olduğu Romanya temsilcisi FC Argeș Pitești formasını hediye ederken, Başkan Gülpınar da Gentea'ya mırra takımı takdim etti.

İki Ayrı Gelenek Aynı Sahnede Haber

İki Ayrı Gelenek Aynı Sahnede

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi'nde yer alan Şanlıurfa Sıra Gecesi ve Dursunbey Barana Geleneği aynı sahnede buluştu. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından, Anadolu'nun yüzyıllardır kuşaktan kuşağa aktarılan somut olmayan kültürel miraslarının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Şanlıurfa Sıra Gecesi ile Dursunbey Barana Geleneğine yönelik çalışma başlatıldı. Çalışma kapsamında, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Temsili Listesi'nde yer alan toplu çalma, söyleme ve sohbet geleneğinin en özgün örnekleri arasındaki bu iki geleneğin aynı sahnede yer alması kararlaştırıldı. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi'nde aynı sahnede buluşan Şanlıurfa Sıra Gecesi ile Dursunbey Barana Geleneği gösterisinde, her iki yöreye ait Türküler söylendi. Gösteride, hem Barana geleneğine ait "Teke oyunu" ve "Orta Oyunu" sergilendi hem de Şanlıurfa Sıra Gecelerine özgü çiğköfte yapıldı. Birbirinden eşsiz Türkülerle doyasıya eğlenen izleyiciler, her iki ekibi de ayakta alkışladı. İki ekip başının birbirine sarılarak tamamladığı programın sonunda, izleyicilere çiğköfte ve höşmerim tatlısı ikram edildi. "Dolayısıyla hepimiz biriz, aynıyız" Dursunbey Barana Ekip Başı Ali İnce, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok güzel bir konseptle güzel bir gösteriye imza attıklarını söyledi. Kültürlerin kaynaşmasının önemine vurgu yapan İnce, "Hepimiz kendi yöremizin kültürlerini aksettiriyoruz. Onlar Urfa, biz de Dursunbey ama ortaya çıkan yine ortak değerlerdir." diye konuştu. Şanlıurfa Sıra Gecesi Ekibi Şefi İsmail Algıngöz de organizasyonun kendilerine büyük heyecan kattığını ifade etti. Etkinliğin kendileri için çok değerli olduğunu anlatan Altıngöz, "Biz kendi kültürümüzü buraya getirdik, Balıkesir kültürü de bize gelecek. Türkiye'nin diğer illerine de gideceğiz. Dolayısıyla hepimiz biriz, aynıyız. Biz de Barana ekibi de Türkü okuyor. Bizde de onlarda da halk oyunları var. Kültürel kaynaşma çok önemli. Etkinlik sayesinde bunu kolaylıkla sağladık." dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Ulaş Taka da Türkiye'nin birçok kültüre ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Etkinliği, Balıkesir ve Şanlıurfa büyükşehir belediye başkanlarının ortak istişaresiyle gerçekleştirdiklerini belirten Taka, her iki yörenin Türküleriyle Şanlıurfa'dan Dursunbey'e keyifli bir yolculuğun yapıldığını dile getirdi. "İki kültürün birleşmesi muhteşem bir şey olmuş" Programı çok beğendiğini söyleyen izleyicilerden Neşe Kalya da emeği geçenlere teşekkür etti. Kalya, her iki kültürün buluşmasıyla çok güzel bir gösterinin ortaya çıktığını vurguladı. Seyircilerden Salih Çekiç de Şanlıurfa kültürünü çok sevdiğini söyledi. Gösteriyi çok beğendiğini ifade eden Çekiç, "İki kültürün birleşmesi muhteşem bir şey olmuş. O kadar zevk aldım ki emeği geçen Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Akın'a çok teşekkür ederiz. İnşallah Balıkesir Türkiye'nin 1 numaralı kültür kenti olacak." dedi. İzleyicilerden Okan Ünal da yapılan etkinlikte Türkiye'nin zenginliğinin ortaya çıktığını belirterek, bu tip programların artarak çoğalması temennisinde bulundu. Etkinliğe ailesiyle birlikte katılan 10 yaşındaki Ada Çınar da Dursunbeyli olduğunu dile getirdi. Müzikleri çok beğendiğini ifade eden Çınar, farklı kültürlerin müziklerini öğrenmesinin kendisini çok mutlu ettiğini vurguladı.

Dünya Gastronomi Şehri Adayı Haber

Dünya Gastronomi Şehri Adayı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Dünya Turizm Örgütü ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) işbirliğiyle çalışmalar yapan Uluslararası Gastronomi, Kültür, Sanat ve Turizm Enstitüsü (IGCAT) tarafından Şanlıurfa'nın "2029 Dünya Gastronomi Şehri Adayı" ilan edildiğini açıkladı. Başkan Gülpınar, Cumhuriyet Gastronomi Merkezi'nde düzenlendiği basın toplantısında, kentin sahip olduğu tarihsel, kültürel ve gastronomi birikiminin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü söyledi. Merkezi İspanya'da bulunan İGCAT tarafından yapılan toplantıda alınan kararın kendilerine resmen ulaştığını belirten Gülpınar, şunları kaydetti: "Dünya Turizm Örgütü ve UNESCO ile iş birliği içinde çalışmalarını sürdüren Uluslararası Gastronomi, Kültür, Sanat ve Turizm Enstitüsü tarafından Şanlıurfa, 2029 Dünya Gastronomi Şehri için resmî aday olarak ilan edilmiştir. Ortak sofralar, üretim alanları ve paylaşım kültürü, Halil İbrahim Sofrası geleneğiyle birlikte bugün hala yaşamaya devam etmektedir. İşte bu köklü miras, Şanlıurfa'yı gastronomi açısından dünyada ayrıcalıklı bir noktaya taşımaktadır. Önemli olan bu unvanı katma değere dönüştürebilmektir. Tanıtıma sağlayacağımız katkılar önemli olacaktır. Unvan öncesinde yapılacak hazırlıklar ile 2029 yılında yapılacak çalışmalar önemlidir. " Gülpınar, bu kapsamda Şanlıurfa'ya yakışır kapsamlı Gastronomi Stratejisi ve Eylem Planı hazırlayacaklarını belirtti. Kentin gastronomi mirasını dünyaya tanıtarak nitelikli gastronomi turizmini geliştirmek istediklerini anlatan Gülpınar, Şanlıurfa'nın unvanın gereğini yapacağına inandığını sözlerine ekledi.

Bakan Ersoy'dan Urfa Paylaşımı Haber

Bakan Ersoy'dan Urfa Paylaşımı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Taş Tepeler Projesi'nde bu sezon ortaya çıkarılan yeni bulgular, Neolitik Dönem'e dair bilimsel çerçeveyi daha da genişletiyor." ifadesini kullandı. Bakan Ersoy, Şanlıurfa'da Göbeklitepe ve çevresindeki 11 arkeolojik alandan oluşan ve Neolitik Dönem'de insanların günlük yaşamıyla inançlarına dair önemli bilgiler sunan Taş Tepeler Projesi'ne ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu. Göbeklitepe'deki adak heykeli, Sayburç'taki ağzı dikili yüz tasviri ve Sefertepe'deki farklı üsluplarla işlenmiş kabartmaların bölgedeki yaşamın ritüellerine ve sembolik dünyasına dair ipuçları sunduğunu belirten Ersoy, bölgedeki bilimsel yolculuğun, kazı ekiplerinin özverili çalışmaları, akademik paydaşların katkıları ve tüm kurumların güçlü desteğiyle kararlılıkla ilerlediğini vurguladı. Bakan Ersoy, "Taş Tepeler Projesi'nde bu sezon ortaya çıkarılan yeni bulgular, Neolitik Dönem'e dair bilimsel çerçeveyi daha da genişletiyor." değerlendirmesinde bulundu. Projeye verdikleri destekten dolayı Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'a teşekkür eden Ersoy, şunları kaydetti: "Şanlıurfa'mızı önce ülkemiz turizminde ardından da dünya turizminde hak ettiği yere ulaştıracağız. Taş Tepeler, Anadolu'nun 12 bin yıl önceki dünyasını benzersiz ayrıntılarla görünür kılmaya devam edecek."

Film Festivaline Konuk Oldular Haber

Film Festivaline Konuk Oldular

Oyuncu Erkan Can ve Güven Kıraç, "4. Göbeklitepe Uluslararası Film Festivali" kapsamında sinemaseverlerle bir araya geldi. Oya Doğan'ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşi, Reji Kilisesi olarak bilinen Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Söyleşinin açılışında konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, şehrin geleceğe ilham dolu kapılar açtığını belirterek, "Şanlıurfa, geçmişin bilgeliğini, geleceğin vizyonuyla buluşturan, kültürüyle, müziğiyle, gastronomisiyle, tarihiyle, inancıyla ve en önemlisi insanıyla dünyaya ilham veren bir şehir. Şanlıurfa'mız Göbeklitepe Uluslararası Film Festivali'yle artık sinema sanatıyla da anılacak. Evrensel bir kültür dilinde kendi sesini duyurmaya devam edecektir." dedi. Gülpınar, Göbeklitepe'nin binlerce yıllık mirasının bugün hala bu toprakların ruhunda yaşadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Biz de bu ruhu sinemanın gücüyle buluşturmayı çok önemsiyoruz. Bu festival bizim için sadece bir festival değil, film izlediğimiz bir etkinlik değil, farklı şehirlerden, farklı ülkelerden gelen sanatçıların aynı hikaye evreninde buluşması, kültürlerin birbiriyle temas etmesidir. İşte bu, festivalin en değerli tarafı. Bir yandan sinemanın evrensel diliyle kültürler arasında bağ kuruyor, diğer yandan bu kadim coğrafyanın sesini, rengini ve hikayesini dünyayla buluşturuyoruz. Her film, insanlığın ortak hikayesine yeni bakış, yeni anlam ve yeni ses kazandırıyor." "Bugünlerde sinema yok gibi herkes komedi filmine yöneliyor" Erkan Can da Şanlıurfa'nın Göbeklitepe ile Karahantepe'deki arkeolojik kazılarla büyük ivme kazandığını belirterek, bir kenti tanıtmanın en iyi yolunun kültürel festivaller olduğunu söyledi. Şanlıurfa'da olmaktan dolayı mutluluk duyduklarını dile getiren Can, Güven Kıraç'la olan dostluğundan bahsederek, "Aramızda büyük küçük diye bir şey yok. Bir sürü şeyimi Güven'e danışırım. Hayatım boyunca 'Ben büyüğüm, abiyim.' gibi hiç öyle bir şey düşünmedim. 40 yıldır da saygıyla, sevgiyle dostluğumuz devam ediyor." diye konuştu. Can, aslında bir derdi, meseleyi anlatmak amacıyla sinemanın yapıldığına dikkati çekerek, "Bugünlerde sinema yok gibi herkes komedi filmine yöneliyor. Ticari kaygılar, ekonomik sebepler senaristleri masrafsız, komedi, eğlenceli filmlere itti. Tabii bu da bir dönem, gelip geçecektir. Daha güzel senaryolar gelecektir." değerlendirmesinde bulundu. "Festivaller, kendi cam kulelerimizden çıkıp, gerçek izleyiciyle bir arada olma fırsatı verir" Güven Kıraç ise festivallerin sinema sektöründe bir sosyalleşme alanı olduğuna işaret ederek, "Bu festivaller vesilesiyle halkla beraber oluyoruz. Kendi cam kulelerimizden çıkıp, gerçek izleyiciyle bir arada olma fırsatı veriyor." diye konuştu. Erkan Can'la birçok filmde yer aldıklarına değinen Kıraç, şunları kaydetti: "Halihazırda üçüncü yılında olduğumuz bir tiyatro oyunu (Alevli Günler) var. Sevgili Urfalı tiyatroseverlere bundan 4, 5 ay önce oyunu seyrettirme imkanı da bulabildik. Bir kere daha Urfa'da bu oyunu oynamak isteriz. Bizim birlikte ürettiğimiz aynı zamanda gezi programlarımız da var. Talk show deniliyor, ben de programımıza walk show diyorum. Yani talk showda bir stüdyo olur girersiniz ama bizim stüdyomuz bütün dünya. Biz o bütün dünyanın fonunda yürüyerek birbirimize bir şeyler anlatıyoruz. Onun da seyirlik tarafı oldukça yüksek olmalı ki neredeyse 10 yıldır bu programları çekiyoruz." Kıraç, son olarak Doğu Demirkol ile Cem Gelinoğlu'nun hazırladığı "Kardeşler Araştırma" komedi filmi ile "Mutter" adlı festival filminde rol aldığını belirterek, farklı projelerde henüz senaryoları okuma aşamasında olduğunu ifade etti. Yapay zekayla beraber sinema, görsel sanatlar ve müzik gibi birçok sektörün ciddi kaygılar yaşadığını anlatan Kıraç, "Hologramlar, imajlar dünyasına gittiğiniz yerde, aktörler, aktrisler de aynı kaygıları hisseder. 'Tiyatro sanatı asla ölmez.' dediğimiz sanatlardan. Çoğu zaman kan kaybetmiştir ama on binlerce yıldır var olmaya devam ediyor canlı bir sanat olması hasebiyle. Burada da içime hologramlarla ayrı bir kaygı düştü." görüşlerini paylaştı. Programda ayrıca, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar tarafından Kıraç ve Can'a onur ödülü takdim edildi.

Ölen Kızının Hayali İçin Yaptı Haber

Ölen Kızının Hayali İçin Yaptı

Seramik sanatçısı Ayşe İşgüder, vefat eden kızı ve aynı zamanda meslektaşı Ecem Ebru Alkış'ın hayalini gerçekleştirmek için Neolitik Çağ'a ait 150 eserin replikasını Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle yaptı. Sanatçı İşgüder, AA muhabirine yaklaşık yarım asırdır seramik sanatıyla uğraştığını söyledi. Yıllarca birlikte seramik sanatıyla ilgilendiği kızı Ecem Ebru Alkış'ı (35) geçen yıl yakalandığı hastalık nedeniyle kaybettiğini gözyaşlarıyla anlatan İşgüder, onun son hayalini gerçekleştirmek için gece gündüz Neolitik Çağ eserlerini tek tek çalıştığını belirtti. Dönemin eserlerini ve sembollerini büyük üzüntü içinde titizlikle, adeta tırnaklarıyla kazıyarak seramiğe işlediğini dile getiren İşgüder, eserleri günlük hayatta kullanılan objelere dönüştürdüğünü ifade etti. İşgüder, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi ören yerlerinde bulunan eserleri aralarında kolye, abajur ve mini heykellerin de bulunduğu 150 farklı esere işlediğini ve replikaları yaptığını belirtti. "İçimizde ukde kalan hayaldi" Ayşe İşgüder, Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle eserleri Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde sanatseverlerin beğenisine sunduklarını ve replikaların yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. Tarifsiz acısının kızının hayalini yerine getirmeyle bir nebze de olsa hafiflediğini anlatan İşgüder, şöyle devam etti: "Yani bu böyle 3-5 yıllık bir hayal değil gerçekten sıra dışı bir hayaldi, içimizde ukde kalan bir hayaldi ama yaşam devam ediyor, bazı sorumluluklar var. O sorumlulukları yerine getiriyorsunuz. İnsanlar, bazı hayalleri hep ertelemek durumunda kalıyor. İşte biz anne kız olarak bu hayali ertelemek durumunda kalmıştık. Şu anda kızım evet, burada yok ama gördüğünüz gibi artık tüm eserlerde her tarafta var. Bizimle birlikte onun söyleyeceği tek söz şu olurdu: 'Anne, çok şükür, hayalimizi gerçekleştirdik.' Emek veren, katkı sunan herkese çok teşekkür ediyoruz." Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan da Neolitik Çağ'a ilişkin eserlerin adeta ilmek ilmek işlenerek sanat eserine dönüştürülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Şıldak, Harran’da Çalışmaları İnceledi Haber

Şıldak, Harran’da Çalışmaları İnceledi

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Harran ilçesinde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Vali Şıldak, incelemeleri sırasında yaptığı açıklamada Şanlıurfa’nın tarih, kültür ve arkeoloji bakımından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, “Bugün Harran ilçemizde, Eyyübiler dönemine ait Kale Saray’dayız. Selahaddin Eyyübi’nin de üç kışı geçirdiği bu saray, bölgenin tarihsel dokusunu yansıtan önemli bir eser. İlçe merkezinde kazı çalışmalarını yürüten değerli hocamız Prof. Dr. Mehmet Önal ve Kaymakamımızla birlikte çalışmaları yerinde inceliyoruz.” dedi. Kale Saray’da kazı çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını belirten Vali Şıldak, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar kalede yürütülen kazıların yüzde 80’inden fazlası tamamlandı. Bundan sonraki süreçte restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Üç katlı özgün mimarisiyle Kale Saray, ülkemizin ve hatta Ortadoğu’nun en büyük saray yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Bu tarihi eserin turizme kazandırılmasıyla birlikte, Şanlıurfa’ya gelen ziyaretçilerin konaklama süresinin en az bir gün daha artmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. Vali Şıldak, incelemelerine Harran Ulu Cami çevresinde de devam etti. Ulu Cami’deki çalışmalar hakkında bilgi veren Şıldak, “Harran Ulu Cami’nin restorasyon ve kazı çalışmaları yine Prof. Dr. Mehmet Önal hocamızın başkanlığındaki ekip tarafından büyük oranda tamamlandı. Şu anda ziyarete açık olan bu anıtsal yapı, Anadolu’daki ilk ve en büyük camilerden biri olma özelliğini taşıyor. Ayrıca çevresinde yer alan beş medreseyle birlikte Anadolu’daki ilk İslam üniversitesinin de temellerinin atıldığı yer olarak biliniyor. Harran Üniversitesi de bu tarihi başlangıç noktası olarak kabul ediyor.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalara tüm kurumların katkı sağladığını ifade eden Vali Şıldak, “Ziyaretçi yoğunluğu oldukça yüksek olan bu bölgedeki kazılar, çevredeki kilise kalıntıları ve medreselerde de sürüyor. Harran Ulu Cami, hem Anadolu’daki ilk cami hem de İslam ilim geleneğinin ilk merkezlerinden biri olarak, özellikle Emevi dönemine ait önemli bir tarihi mirasımızdır. Biz de bu çalışmaların gelişimini yakından takip ediyoruz.” diye konuştu. Eşi Fatma Nur Şıldak’la birlikte gittiği Harran’daki incelemeleri sırasında Vali Şıldak’a Kaymakam Harun Reşit Han, Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ve kazı ekibi eşlik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.