Uygulamalarımız appstore googleplay

#Ziyaretçi

gazeteci63.com - Ziyaretçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziyaretçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gece Müze Ziyareti Yaygınlaşıyor Haber

Gece Müze Ziyareti Yaygınlaşıyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, geçen yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, gecenin sessizliğiyle tarihi mekanların ihtişamını bir araya getiren Gece Müzeciliği uygulaması, bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Kültürel mirasın farklı atmosferde deneyimlenmesine imkan sağlayan uygulama, yeni sezonda da yerli ve yabancı ziyaretçilere akşam saatlerinde özel bir ziyaret deneyimi sunacak. Bu kapsamda "Gece Müzeciliği" uygulaması, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Bakanlığa bağlı 11 müze ve 9 ören yeri olmak üzere toplam 20 müze ve ören yerinde uygulanacak. Bu doğrultuda, T.C. kimlik numarasına sahip Müzekartlı ziyaretçiler, Müzekart geçiş haklarına ek olarak 200 lira ücret karşılığında, Nemrut Ören Yeri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alanya Müzesi, Aspendos Ören Yeri, Patara Ören Yeri, Likya Uygarlıkları Müzesi, Side Ören Yeri, Didim Apollon Tapınağı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Hierapolis Ören Yeri, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Galata Kulesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Efes Ören Yeri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Marmaris Müzesi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Şanlıurfa Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesini saat 19.00'dan itibaren belirlenen kapanış saatlerine kadar ziyaret edebilecek. Ahlat Selçuklu Mezarlığı ise ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak. Kültürel mirasın günün her saatinde yaşanabilir kılınması amaçlanıyor Kültürel mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması ve turizm potansiyelinin artırılması amacıyla 2024 yılında başlatılan Gece Müzeciliği uygulamasıyla müze ve ören yerleri akşam saatlerinde de ziyaretçilerle buluşturuldu. Uygulama ile kültürel mekanların gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlenmesine imkan sağlanırken Türkiye'nin zengin kültürel mirasının günün her saatinde yaşanabilir kılınması ve sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlendirilmesi hedefleniyor. İlk olarak Efes, Hierapolis ve Side ören yerlerinde başlatılan Gece Müzeciliği uygulaması kapsamında 2024'te 395 bin 212 ziyaretçi ağırlandı. Gece Müzeciliği uygulaması geçen yıl yoğun ziyaretçi potansiyeline sahip müze ve ören yerinde devam etti. Yerli ve yabancı ziyaretçilere gece saatlerinde ziyaret imkanı sunulan uygulamada, Nemrut Ören Yeri, Efes Ören Yeri, Side Ören Yeri, Hierapolis Ören Yeri, Patara, Aspendos, Galata Kulesi, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri ile Zeugma Mozaik Müzesi öne çıkan noktalar arasında yer aldı. İstanbul'daki müze ve ören yerlerinde uygulama, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 5 Ekim 2025 tarihine kadar sürdürülürken yoğun talep nedeniyle Efes ve Side ören yerlerinde 2 Kasım 2025 tarihine kadar uzatıldı. Galata Kulesi'nde ise Gece Müzeciliği uygulaması yıl boyunca devam etti. "Tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da konuya ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu. Gece müzeciliğinde yeni sezona başladıklarını belirten Ersoy, kültürel mirası günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdikleri uygulamayı bu yıl da sürdürdüklerini kaydetti. Ersoy, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yerinin ziyaretçilerini gecenin kendine özgü atmosferinde ağırlayacağının altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Nemrut'tan Efes'e, Side'den Zeugma'ya, Galata Kulesi'nden İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne uzanan kültür rotalarımızda ziyaretçilerimize yine unutulmaz bir deneyim sunacağız. Türkiye'nin zengin kültürel mirasını gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlemek isteyen tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz."

Harran'da Tatil Yoğunluğu Yaşandı Haber

Harran'da Tatil Yoğunluğu Yaşandı

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden Şanlıurfa'nın Harran ilçesinde Kurban Bayramı tatili dolayısıyla yoğunluk yaşanıyor. Milattan önce 6 binli yıllardan bugüne kadar kesintisiz yerleşim yeri olan ve bir dönem Asurlular ile Emevilere başkentlik yapan Harran, konik kubbeli evleri ve tarihi mekanlarının yanı sıra yöresel kıyafetli insanlarıyla da ziyaretçilerini kültür yolculuğuna çıkarıyor. İlk İslam üniversitesinin kalıntıları ve Emeviler döneminden kalma Ulu Camisi ile her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan tarihi ilçeye başlayan ziyaretçi akını Kurban Bayramı tatilinde en üst seviyeye ulaştı. Tatili fırsat bilerek ilçeye gelen çok sayıda ziyaretçi, hem Harran halkının hem de turizmcilerin yüzünü güldürdü. Turizm işletmecisi Ömer Özyavuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen bayramlara oranla Harran'a gelen misafir sayısında önemli bir artış yaşandığını söyledi. Yaşanan yoğunluktan memnun kaldıklarını ifade eden Özyavuz, "GAP turu kapsamında Şanlıurfa ve Göbeklitepe'ye gelen ziyaretçilerin yüzde 90'ı ilçemize geliyor. Bu yoğunluğun bundan sonra da artarak devam edeceğini bekliyoruz. İlçede turizmle alakalı yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla Harran'ın bir turizm merkezi haline gelmesini bekliyoruz." diye konuştu. Ziyaretçilerden Salih Taşkesen ise bayram tatilini fırsat bilerek Harran'a geldiklerini söyledi. Harran'ı ilk defa gördüğünü ve memnun kaldığını anlatan Taşkesen, herkesin gelip görmesini tavsiye ettiğini dile getirdi. Remzi Kılıç ise ailesiyle birlikte Bursa'dan kente geldiğini ve memnun kaldıklarını belirterek, "Tarihi yerleri görmek istedik. Burası da çok güzel, herkese tavsiye ederim." dedi. İzmir'den gelen ziyaretçilerden Sultan Badem de bayram tatilinde havanın da güzel olmasını fırsat bilerek Şanlıurfa'ya geldiğini belirtti.

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor Haber

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor

Tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla birçok medeniyetin izlerini taşıyan Mardin'de, ilkbaharın da etkisiyle turizm hareketliliği arttı. "Dinlerin ve dillerin buluştuğu yer" olarak nitelendirilen ve açık hava müzesini andıran tarihi şehir, yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Camileri, medreseleri, kiliseleri ve taşın oya gibi işlendiği evleriyle göz kamaştıran kent, son yılların en popüler rotalarından biri haline geldi. İlkbaharın tadını çıkarmak isteyen yerli ve yabancı turistler, tarihi mekanların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Mardin Müzesi, Kasımiye ve Zinciriye medreseleri, Deyrulzafaran Manastırı ile Dara Antik Kenti gibi mekanları ziyaret edenler, kentin sokaklarında geçmişin izlerine şahit oluyor. Yaşanan yoğunluk kentin konaklama sektörüne de yansıyor. 20 bin yatak kapasitesine sahip kentteki oteller, hafta sonları tamamen dolarken hafta içi de yüzde 70'in üzerinde dolulukla hizmet veriyor. "Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok" Mardin Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Aslan Paşaoğlu, AA muhabirine, kent turizminde özellikle ilkbaharda yoğunluk yaşandığını söyledi. Yağışlı dönemin ardından havaların ısınmasıyla kentin yerli ve yabancı turistleri ağırlamaya başladığını belirten Paşaoğlu, şöyle konuştu: "Şu an için hafta sonları yüzde 100'lük doluluk oranımız var. Hafta ortası da yüzde 70'lerdeyiz. Yurt dışından da misafirlerimiz gelmeye başladı. Uzak Doğu'dan, Rusya'dan, Avrupa'dan da gelenler var. Mardin kültür şehri, birçok din ve dil bir arada yaşıyor. Ayrıca görmüş olduğunuz gibi harika bir mimarimiz var. Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok. Kültür turizmi için gelen birçok vatandaşımız var. Bunun için biz de seviniyoruz." Yapılan tanıtımların, çekilen dizi ve filmlerin turizme önemli katkı sunduğuna işaret eden Paşaoğlu, herkesin burada yaşayan kültürü görmeyi arzu ettiğini vurguladı. "Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor" Mardin'in turizmde kabuğunu kırdığını ve her yıl hak ettiği değere doğru hızla ilerlediğini ifade eden Paşaoğlu, "Mardin artık bir marka şehir oldu. Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor." dedi. "Doğanın canlanmasıyla turizmimiz de canlandı" Tarihi Kasımiye Medresesi'nde gönüllü rehberlik yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi Özlem Tekin de kente gelen yerli ve yabancı misafirlerin ilk uğradığı yerlerin başında medresenin geldiğini ve özellikle bahar dönemlerinde çok fazla ilgi gördüğünü söyledi. Tekin, her gün kuyruk oluşan medreseyi günlük 4 binin üzerinde kişinin ziyaret ettiğini aktararak, "Bu da bize turizmin ne kadar yoğun olduğunu gösteriyor. Normalde saat 08.30'da mesai başlıyor. Biz öncesinden gelmemize rağmen burada turların olduğunu görüyoruz. Yoğunluk nedeniyle de yaz saati uygulamasına geçtik. Saat 19.00'a kadar turlarımız geliyor. Yoğunluktan biz molaya bile çıkamıyoruz. Mardin'de doğanın canlanmasıyla beraber turizmimiz de canlandı. Bütün misafirlerimizi de Mardin'e bekliyoruz." diye konuştu. "Fransa'da böyle otantik yapılar yok" Fransa'dan gelen Türk asıllı Evinne Faraj da gezmek için ilk kez geldikleri Mardin'i çok beğendiklerini söyledi. Faraj, "Henüz 4 saattir buradayız buna rağmen çok güzel. Paris'te yaşıyoruz. Fransa'da böyle otantik yapılar yok. Burası çok tarihi kültürlü bir şehir. O yüzden buraya gelmeyi çok istiyordum. İnsanları da çok samimi, çok iyi." dedi. Fransız Maria Denis de Türkiye'yi çok sevdiğini, daha önce birçok şehrini gezdiğini ancak ilk kez Mardin'e geldiğini anlatarak, "Havalimanından indiğimden beri burayı da çok sevdim. İnsanları, şehri, her yeri çok güzel." dedi. İsviçre'den gelen Estelle Dousse de kenti çok beğendiğini, tarihi yapıları görünce şaşkınlık ve hayranlık yaşadığını ifade ederek, tarihi ve turistik yerleri gezmenin heyecanını yaşadığını dile getirdi. "Umarım bu sezon bu şekilde devam eder" Deyrulzafaran Manastırı Ziyaretçi Karşılama Tesisi Müdürü Amanüel Budak da mayıs ayında ciddi anlamda yoğun bir turist akınına uğradıklarını belirtti. Özellikle manastırı ziyaret eden turistlerin sayısında belirgin bir artış olduğunu kaydeden Budak, şunları söyledi: "Çok yoğun bir sezon geçirmekteyiz şu anda. Umarım bu sezon bu şekilde devam eder ve yıl boyunca turistler, ziyaretçilerimiz hem Mardin'imizi hem manastırımızı görme fırsatı bulur. Manastırımız aktif olduğundan dolayı belli başlı bölümleri gezdirebiliyoruz. Rehber eşliğinde gezildiği için grup halinde almaktayız. Özellikle bu dönem için herkesi Mardin'e bekleriz." İstanbul'dan arkadaşlarıyla kenti gezmeye gelen Zülal İrer de Güneydoğu'nun birçok yerini gezdiklerini ve hayran kaldıklarını belirterek, "Mardin oldukça büyüleyici bir yer. Tarihi yerlerini gezdik ve yürüyerek de gezilebilecek bir yer olduğu için bence çok kıymetli. Herkesin gelmesini öneriyorum bu arada. İnsanları çok samimi. Bayram tatilinden önce geldik. Çünkü çok kalabalık olur diye düşündük. Mardin çok güzel. Herkese tavsiye ederim." ifadelerini kullandı.

Halfeti’de Hedef 1 Milyon Turist Haber

Halfeti’de Hedef 1 Milyon Turist

Güneydoğu Anadolu'da bozkırın ortasında olmasına rağmen Birecik Baraj Gölü sayesinde sahil kenti görünümüne sahip Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesine, bu yıl 1 milyonun üzerinde ziyaretçi gelmesi bekleniyor. Tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle Güneydoğu Anadolu'nun "saklı cenneti" olarak nitelendirilen ilçede turistler, özellikle bir bölümü sular altında kalan "batık kenti" tekne turuyla geziyor. Su altında kalan caminin minaresi ve terk edilmiş eski yapıların bulunduğu Savaşan köyü olarak da bilinen bölge ilgi gören yerlerin başında geliyor. Bir kısmı su altında kalan Ulu Cami'yi de gezen ziyaretçiler, dünyada sadece ilçede yetişen "Karagül"ü görme fırsatı buluyor. Su altında kalan yerleşim yerleri turistlerin uğrak yeri oluyor Halfeti Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Sinan Korkmaz, AA muhabirine, ilçenin geçmişten beri kadim medeniyetlere ev sahipliği yaptığını söyledi. Su altında kalan yerleşim yerlerinin ilçeye gelen turistlerin uğrak noktası olduğunu dile getiren Korkmaz, şöyle konuştu: "Halfeti, Gaziantep'le Şanlıurfa kültürünü alan bir ilçe olduğu için tam ikisinin ortasında sayılır. Burada yemeklerinde Urfa'nın da Antep'in de etkisini görebiliyoruz. Patlıcanlı kebabından domatesli kebabına, soğan kebabına, burada Halfeti'ye özel bizim meyve kebaplarımız oluyor. Tam da şu anda sezonundayız. Mayıs-haziran, Halfeti için görülebilecek en güzel zamanlarımız. Tekne turu tabi olmazsa olmazımız. Burada Halfeti Marina'dan çıkışımız yapılıyor. Misafirlerimiz Kız Mağarası, Rumkale, Savaşan köyü, bazı vatandaşlarımızın tercihine göre Çekem köyü bu güzellikleri görme imkanını bulabiliyor." Ziyarete TEKNOFEST'in etkisi bekleniyor TEKNOFEST'in bu yıl kentte düzenlenmesinin ziyaretçi sayısında etkili olacağına dikkati çeken Korkmaz, şöyle devam etti: "Halfeti, geçtiğimiz yıl 950 bini aşkın misafiri ağırladı. Bu yıl inşallah 1 milyon 200-250 bin gibi bir misafir beklentimiz var. Bu gelen misafirlerimizi en başta Halfetili vatandaşlarımızın, hemşerilerimizin samimiyeti, güler yüzü karşılayacak. Hakikaten burası Türkiye'de, belki dünyada görülmesi gereken noktalardan biri. Bizim Cittaslow (Sakin Şehir) ünvanımız var." Almanya'dan Halfeti'yi gezmeye gelen Soner Astarlı da ilçeyi sosyal medya üzerinden gördüğünü ve çok merak ettiğini belirtti. Bozkırın ortasında bulunan Halfeti'yi görmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Astarlı, herkesin burayı gelip görmesi gerektiğini kaydetti. Halfeti'de esnaflık yapan Zeki Özdilek ise geçen yılı güzel bir turizm sezonuyla kapattıklarını dile getirerek, "Bu yıl turistlerimizi yavaş yavaş ağırlamaya başlıyoruz. Halfeti'ye gelen vatandaşlar, Fırat Nehri'nde tekne turlarıyla Rumkale'ye kadar gidebiliyorlar. Rumkale'den sonra Savaşan köyüne gidip orada batık camimizi, karagül seramızı gezebilirler." diye konuştu.

Urfa Ziyaretçi Akınına Uğradı Haber

Urfa Ziyaretçi Akınına Uğradı

Kültürel mirası ve gastronomisiyle öne çıkan Şanlıurfa, 9 günlük ara tatilde yoğun ziyaretçi ağırladı. Kültür turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan kentte otel ve konaklama tesisleri, önceden yapılan rezervasyonlarla yüzde 90'ın üzerinde dolulukla hizmet verdi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe'de zaman zaman uzun kuyruklar oluştu. Ören yeri tatil süresince 66 bin 133 ziyaretçiyi ağırlarken, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi de 20 bin 687 kişiyi konuk etti. Hazreti İbrahim'in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen ve kentin simgesi kabul edilen Balıklıgöl Yerleşkesi de kente gelen ziyaretçilerin en başta ziyaret ettiği mekanların başında yer aldı. Konik kubbeli evleriyle dikkati çeken tarihi Harran ilçesi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Halfeti ilçesi gibi diğer önemli merkezler de ziyaretçilerine farklı atmosferiyle eşsiz bir hatıra bıraktı. Kente gelen turistler, yöresel lezzetlerin sunulduğu sıra gecelerine katılarak Şanlıurfa mutfağını tatma fırsatı buldu. "Çok hareketli günler yaşadık" İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan, AA muhabirine, tatilin kent turizmine olumlu yansıdığını belirtti. Şanlıurfa'nın her geçen yıl turizmden daha fazla pay aldığını dile getiren Aslan, şunları kaydetti: "Şanlıurfa olarak 9 günlük ara tatili çok verimli geçirdik. Turizm anlamında oldukça hareketli günler yaşadık. Göbeklitepe 70 bine yakın ziyaretçi aldı, müzelerimizde ise ziyaretçi sayısı 20 bini aştı. Özellikle kente günübirlik gelenlerle birlikte Şanlıurfa'yı çok sayıda ziyaretçi tercih etmiş oldu. Rakamlara baktığımızda bölgede ara tatili en yoğun geçiren ilin Şanlıurfa olduğunu görüyoruz. Otel doluluk oranları ve ziyaretçi istatistiklerine baktığımızda, şehrin ziyaretçi yoğunluğunun yüzde 90'ın üzerine çıktığını görüyoruz. Bu anlamda ara tatil bizim için sevindirici oldu. Şanlıurfa artık bölgede, turizmin öncü illerinden oldu." "Beklediğimiz verimi aldık" Şanlıurfa Turizm Komitesi Başkanı Mehmet Kamil Türkmen de tatil sürecinin sektör için oldukça hareketli geçtiğini dile getirdi. Hava şartlarının uygun olmasının da ziyaretçi ilgisini artırdığını belirten Türkmen, şunları kaydetti: "Şanlıurfa turizminde hak ettiğimiz ve beklediğimiz verimi aldık. Otellerimizdeki doluluk oranı gerçekten üst seviyelerindeydi. Ayrıca gerek ören yerlerindeki yoğunluk gerekse turizm işletmelerindeki hareketlilikte kayda değer bir artış gözlemledik. Şanlıurfa, 9 günlük süre boyunca yaklaşık 80-100 bin civarında misafir ağırlamış oldu. Göbeklitepe'deki hareketlilik rakamları da bunu doğruluyor." Kayseri'den ailesiyle kente gelen Himmet Aydemir ise tarihi yerleri gezdiklerini, çok keyif aldıklarını ve Şanlıurfa'yı tahmin ettiklerinden çok daha güzel bulduklarını söyledi.

Balıklıgöl'de Ara Tatil Bereketi Haber

Balıklıgöl'de Ara Tatil Bereketi

Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Şanlıurfa'daki tarihi Balıklıgöl Yerleşkesi'nde ara tatil dolayısıyla ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Hazreti İbrahim'in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen tarihi mekan, eğitime verilen bir haftalık arayı fırsat bilen ziyaretçileri ağırlıyor. Türkiye'nin farklı kentlerinden Şanlıurfa'ya gelen misafirler, dünyanın "en büyük doğal akvaryumu" olarak bilinen ve inanç turizminde önemli bir yere sahip olan mekanı ziyaret ediyor. Kentin simgesi konumundaki yerleşkede balıklara yem atan ziyaretçiler, bol bol hatıra fotoğrafı çektiriyor. Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Müslüm Çoban, AA muhabirine, turizmciler olarak yoğunluktan memnun olduklarını söyledi. Ziyaretçilerden planlı ve programlı hareket etmelerini isteyen Çoban, şöyle devam etti: "Misafirlerimizin gelmeden rezervasyonlarını yapmalarını istiyoruz. Şanlıurfa'da havanın serin olması dolayısıyla ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Misafirlerimizin bu serinlikte, bu güzellikte Şanlıurfa’ya bir an önce gelmelerini istiyoruz. Şu anda elimizdeki verilere göre kasım sonuna kadar yoğunluk görünüyor. Bazen özellikle hafta sonları otellerde yer bulamıyoruz. Bu yoğunluğun kasım ayı sonuna, hatta aralık ayına kadar sürmesini bekliyoruz." Muğla'dan ailesiyle kenti gezmeye gelen Dursun Bozdağ, "Daha önce de 2 kez geldim. Gerçekten Balıklıgöl'deki atmosfer harika, burayı çok seviyorum." dedi. Konya'dan gelen Çiğdem Güler de ara tatili değerlendirmek istediklerini belirterek, "Buraları çok beğendik, insanlar sıcak kanlı. Bir dahaki sefere daha kalabalık gelmek isteriz." diye konuştu.

Şıldak, Harran’da Çalışmaları İnceledi Haber

Şıldak, Harran’da Çalışmaları İnceledi

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Harran ilçesinde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Vali Şıldak, incelemeleri sırasında yaptığı açıklamada Şanlıurfa’nın tarih, kültür ve arkeoloji bakımından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, “Bugün Harran ilçemizde, Eyyübiler dönemine ait Kale Saray’dayız. Selahaddin Eyyübi’nin de üç kışı geçirdiği bu saray, bölgenin tarihsel dokusunu yansıtan önemli bir eser. İlçe merkezinde kazı çalışmalarını yürüten değerli hocamız Prof. Dr. Mehmet Önal ve Kaymakamımızla birlikte çalışmaları yerinde inceliyoruz.” dedi. Kale Saray’da kazı çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını belirten Vali Şıldak, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar kalede yürütülen kazıların yüzde 80’inden fazlası tamamlandı. Bundan sonraki süreçte restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Üç katlı özgün mimarisiyle Kale Saray, ülkemizin ve hatta Ortadoğu’nun en büyük saray yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Bu tarihi eserin turizme kazandırılmasıyla birlikte, Şanlıurfa’ya gelen ziyaretçilerin konaklama süresinin en az bir gün daha artmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. Vali Şıldak, incelemelerine Harran Ulu Cami çevresinde de devam etti. Ulu Cami’deki çalışmalar hakkında bilgi veren Şıldak, “Harran Ulu Cami’nin restorasyon ve kazı çalışmaları yine Prof. Dr. Mehmet Önal hocamızın başkanlığındaki ekip tarafından büyük oranda tamamlandı. Şu anda ziyarete açık olan bu anıtsal yapı, Anadolu’daki ilk ve en büyük camilerden biri olma özelliğini taşıyor. Ayrıca çevresinde yer alan beş medreseyle birlikte Anadolu’daki ilk İslam üniversitesinin de temellerinin atıldığı yer olarak biliniyor. Harran Üniversitesi de bu tarihi başlangıç noktası olarak kabul ediyor.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalara tüm kurumların katkı sağladığını ifade eden Vali Şıldak, “Ziyaretçi yoğunluğu oldukça yüksek olan bu bölgedeki kazılar, çevredeki kilise kalıntıları ve medreselerde de sürüyor. Harran Ulu Cami, hem Anadolu’daki ilk cami hem de İslam ilim geleneğinin ilk merkezlerinden biri olarak, özellikle Emevi dönemine ait önemli bir tarihi mirasımızdır. Biz de bu çalışmaların gelişimini yakından takip ediyoruz.” diye konuştu. Eşi Fatma Nur Şıldak’la birlikte gittiği Harran’daki incelemeleri sırasında Vali Şıldak’a Kaymakam Harun Reşit Han, Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ve kazı ekibi eşlik etti.

Yeni Kazı Alanı Ziyarete Açılıyor Haber

Yeni Kazı Alanı Ziyarete Açılıyor

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe'de yeni kazı alanı, ziyaretçilere açılmaya hazırlanıyor. Kent merkezine 18 kilometre uzaklıktaki tarihi ören yeri, Neolitik Dönem'e tarihlenen, boyları 3 ila 6 metre arasında değişen ve 40 ila 60 ton ağırlığındaki yabani hayvan figürlü "T" biçimli dikili taşlarıyla insanlık tarihine bakışı değiştirdi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne 2018'de dahil edilen Göbeklitepe'de, Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde 1995'ten bu yana kazı çalışmaları yürütülüyor. Şu ana kadar ziyaretçiler, beyaz koruma çatısıyla örtülü Göbeklitepe Kazı Alanı 1 (GT1) bölümünü gezebiliyordu. Ancak bu alanın hemen kuzeybatısında, yeşil çatıyla örtülü Göbeklitepe Kazı Alanı 2'nin (GT2) yaklaşık bir ay içinde ziyarete açılması planlanıyor. Yapılacak düzenlemeyle birlikte ziyaretçiler, Neolitik Dönem'e ait, üzerinde çeşitli hayvan figürlerinin yer aldığı "T" biçimli dikili taşları yakından görebilecek. Ziyarete açılacak GT2'de kazılar devam edecek Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü "Geleceğin Mirası Projesi" kapsamında Göbeklitepe'de yeni bir sürece girildiğini söyledi. Karul, Göbeklitepe'ye gelen ziyaretçi sayısının her yıl arttığını belirterek, alanın daha konforlu ve anlaşılır şekilde gezilebilmesi için çeşitli düzenlemeler yaptıklarını ifade etti. Bu kapsamda yürüyüş yollarının yenilendiğini, yeni ziyaret rotalarının oluşturulduğunu dile getiren Karul, bu rotaların yalnızca mevcut yapılarla sınırlı kalmayıp ileride kazı yapılacak alanları da kapsayacağını aktardı. Ziyarete açılacak alanda kazı çalışmalarının süreceğinin bilgisini veren Karul, şunları kaydetti: "GT2 alanında bir platform inşa ediyoruz. Bu ahşap platform tamamlandığında, kazı alanı da ziyaretçilerin erişimine açılacak. Ancak oradaki çalışmalarımızda hala yapacak çok işimiz var. Çalışmaları ziyarete açık bir alanda sürdürmekten rahatsızlık duymuyoruz. GT1 çatı alanında olduğu gibi hem kazılar yapılacak hem de ziyaretçiler, alana zarar vermeyecek ölçüde erişim sağlayabilecek." Göbeklitepe'de doğru bilgi paylaşımına hassasiyet Karul, Göbeklitepe'de elde edilen bilginin topluma ulaşması konusunda büyük bir hassasiyet gösterdiklerini vurguladı. Göbeklitepe'nin insanlığın ortak mirası olduğunu anlatan Karul, şöyle devam etti: "Burada üretilen bilginin topluma ulaşması konusunda oldukça duyarlı davranıyoruz. Bu sadece alanlara erişim sağlamak değil, elde ettiğimiz bilgiyi televizyonlar, belgeseller, yayınlar ya da ziyaretçi merkezindeki bilgilendirmeler gibi farklı mecralarda paylaşmak anlamına geliyor. Buna gerçekten samimiyetle özen gösteriyoruz. Çünkü yaptığımız işin topluma ulaşması bizim için son derece anlamlı." Göbeklitepe'ye ilişkin kamuoyunda gerçek dışı ifadelerin dolaştığına dikkati çeken Karul, "Bu nedenle biz, doğru bilgi paylaşımı konusunda kendimizi sorumlu hissediyoruz. Ancak yeni kazı alanlarının, çalışmalar henüz tamamlanmadan ziyarete açılması o alanlar üzerinde baskı oluşturur ve zarar verebilir." ifadesini kullandı. "Önceliğimiz arkeolojik alanların korunmasıdır" Tarihi ören yerinde her zaman önceliklerinin arkeolojik alanın korunması olduğunu dile getiren Karul, konuşmasını şöyle tamamladı: "Herkesin her yeri görmeye hakkı var ama önceliğimiz, arkeolojik alanların korunması, sağlıklı biçimde araştırılması ve bu süreç tamamlandıktan sonra ziyarete açılmasıdır. Şundan kimsenin kuşkusu olmasın, hem Bakanlık hem de biz arkeologlar, elde ettiğimiz veriler ve alanlara erişim konusunda buraya ilgi duyanlara her zaman öncelik veriyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.