Uygulamalarımız appstore googleplay

#Uyarı

gazeteci63.com - Uyarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı Haber

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı

Hafta sonu gerçekleştirilecek üniversite sınavı öncesinde öğrenciler ve aileler arasında sınav kaygısı yeniden gündeme geldi. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Abdullah Karataş, sınav kaygısının doğru yönetildiğinde başarıya katkı sağlayabileceğini belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. “Kaygı Düşmanımız Değil” Sınav dönemlerinde artan kaygının çoğu zaman olumsuz bir durum olarak algılandığını ifade eden Dr. Karataş, kaygının insanı tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir biyolojik alarm sistemi olduğunu söyledi. Kaygının tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmasının doğru olmadığını vurgulayan Karataş, “Evimize giren bir hırsızı haber veren alarmı kırmak ne kadar mantıksızsa, kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak da o kadar mantıksızdır. Önemli olan, bu alarmın gerçek bir tehlike yokken gereğinden yüksek sesle çalmasını engellemektir. Kararında bir kaygı dikkati artırır ve performansı desteklerken, aşırı kaygı panik ve hata yapmaya neden olabilir” dedi. “Bildiğim Her Şeyi Unuttum” Düşüncesi Gerçeği Yansıtmıyor Sınav sırasında yoğun kaygı yaşayan öğrencilerin sıkça “Her şeyi unuttum” hissine kapıldığını belirten Karataş, bunun bilimsel olarak doğru olmadığını söyledi. Aşırı stresin, beynin bilgileri hatırlama süreçlerini geçici olarak zorlaştırdığını ifade eden Karataş, “O anda beyninizden hiçbir bilgi silinmez. Sadece yoğun stres nedeniyle bilgilerinize ulaşmanız güçleşir. Sakinleşip nefesinizi düzenlediğinizde zihinsel sis dağılır ve bilgiler yeniden erişilebilir hale gelir” diye konuştu. Öğrencilere: “Panik Yapmayın, Nefesinize Odaklanın” Sınav sürecini bisiklet yolculuğuna benzeten Dr. Karataş, öğrencilerin sınav sırasında zorlandıkları anlarda panik yapmak yerine kısa molalar vermelerini önerdi. Kaygının arttığı hissedildiğinde kalemin bırakılarak derin nefes egzersizi yapılmasının faydalı olacağını belirten Karataş, çözülemeyen sorular üzerinde uzun süre vakit kaybetmek yerine diğer sorulara geçilmesini tavsiye etti. Sınavdan önceki gece yeterli uyku alınmasının önemine de dikkat çeken Karataş, yeni konu öğrenmeye çalışmak yerine dinlenmenin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Ailelere: “Çocuklarınızı Kıyaslamayın” Sınav kaygısının oluşumunda aile tutumlarının belirleyici rol oynadığını ifade eden Karataş, anne ve babalara önemli uyarılarda bulundu. Ailelerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamaları gerektiğini belirten Karataş, çocukların akranlarıyla kıyaslanmasının motivasyon değil, yetersizlik duygusu ve kaygı oluşturduğunu söyledi. “‘Sana çok güveniyoruz, kesin kazanacaksın’ gibi ifadeler destek gibi görünse de çocuk üzerinde ciddi bir beklenti baskısı oluşturabilir” diyen Karataş, ailelerin sonuçtan bağımsız olarak çocuklarının gösterdiği çabayı takdir etmelerinin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu vurguladı. “Sınav Hayatın Tamamı Değil” Sınavların hayatın sonu ya da başlangıcı olmadığını hatırlatan Dr. Abdullah Karataş, “Sınavlar, belirli bir zamanda belirli bilgilerin ölçülmesinden ibarettir. Öğrencilerimizin emeklerinin karşılığını alacağı, sakin ve sağlıklı bir sınav süreci geçirmelerini diliyorum” ifadelerini kullandı.

Kasaptan Alışverişe Uyarı Geldi Haber

Kasaptan Alışverişe Uyarı Geldi

Ankara Kasaplar Odası Başkanı Fazlı Yalçındağ, vatandaşları güvendikleri kasap dükkanından alışveriş yapması konusunda uyararak, "Tarım ve Orman Bakanlığının uygulamasından karekod okutularak bütün denetim bilgilerine ulaşabilir." dedi. Gaziantep'te, Tarım ve Orman Bakanlığı gıda kontrol görevlileri ile belediyenin yaptığı denetimlerde, bir dükkanda kıyma makinesine gizlenmiş düzenekle tavuk taşlığı, çeşitli sakatat ve bozulmuş etlerin kıymaya karıştırıldığının kamuoyuna yansımasının ardından, gözler kasaplara çevrildi. Yalçındağ, AA muhabirine denetimlere ilişkin yaptığı açıklamada, her meslekte olduğu gibi kendi sektörlerinde de kötü niyetlilerin olduğuna, zaman zaman yapılan denetimlerde de bunların kamuoyuna yansıdığını söyledi. Sektöre yapılan denetimlerden memnun olduklarını vurgulayan Yalçındağ, mesleği karalayanların ruhsatlarının iptal edilmesinin yeterli olmadığını, ayrıca esnaflıkla bağının kesilmesi gerektiğinin altını çizdi. Yalçındağ, odaların yetkisinin sınırlı olduğunu, şikayet olması durumunda sadece esnafı uyarabildiklerini işaret ederek, bu yetkinin artırılmasını istedi. "Evdeki hesap, mahalledeki kasap sizi yanıltmaz" Vatandaşların denetimlerin ardından, alışveriş yaparken tedirgin olduğunu dile getiren Yalçındağ, et ürünleri almak isteyenlere şu uyarılarda bulundu: "Evdeki hesap, mahalledeki kasap sizi yanıltmaz. Vatandaşlarımız mahallelerindeki bildikleri ve güvendikleri kasap dükkanına gidip, alacağı kıymanın etini tezgahtan seçmeli, ardından kıymayı kendi gözünün önünde çektirmeli. Bir kasabın, müşterisini iki defa memnun etmeme lüksü yok. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığının karekod uygulaması var, vatandaşlar dükkanlardaki bu karekodu telefonlarıyla okutarak, bütün denetim belge ve bilgilerine ulaşabilir. Belediye ile Tarım ve Orman Bakanlığının verdiği işletme kayıt belgesi de dükkanda asılı olması gerekiyor. Bu belgeler, tüketicilerin görebileceği yerlerde bulunmalı." "Şap, hayvandan insana bulaşan bir hastalık değil" Yalçındağ, hayvanlarda görülen şap hastalığına da değinerek, "Şap, her zaman olabilen hastalık, ki biz bunu biliyoruz. İnsan nasıl grip oluyorsa, hayvan da öyle şap oluyor. Şap hastalığı sonrasında ete olan talep, üçte bir azaldı. Şap hastalığı, hayvandan insana bulaşan bir hastalık değil. Et tüketiminde herhangi bir sakınca, herhangi bir risk, herhangi bir problem yok. Başka hastalıklarla karıştırmamak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.