Uygulamalarımız appstore googleplay

#Uyarı

gazeteci63.com - Uyarı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uyarı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Velilere Okul Alışverişi Uyarısı Haber

Velilere Okul Alışverişi Uyarısı

Ticaret Bakanlığı, kırtasiye alışverişlerinin güvenli ürünlerle ve güvenilir satış noktalarından yapılmasının çocukların sağlığını korumak ve tüketici haklarını güvence altına almak için büyük önem taşıdığını bildirdi. Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, güvenli okul alışverişinin bilinçli tercihle başladığı ifade edildi. Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte çocuklar için yeni bir dönemin başladığı vurgulanan açıklamada, "Bu dönemde kırtasiye alışverişlerimizi güvenli ürünlerden ve güvenilir satış noktalarından yana yapmak, çocuklarımızın sağlığını korumak ve tüketici haklarımızı güvence altına almak açısından büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulunuldu. Açıklamada, çocukların sağlığı ve güvenliği için güvenilir satış noktalarının tercih edilmesi, ürünlerde üretici-ithalatçı bilgisi, kullanım talimatı, yaş uyarıları ve gerekli işaretlerin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, alışverişlerde belge ve fişlerin alınmasının, şüpheli, kaynağı ve bilgileri belli olmayan ürünlerden uzak durulmasının önem taşıdığı kaydedildi. Güvenli ürünün bilinçli tüketiciyle buluştuğunun unutulmaması gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ticaret Bakanlığı olarak çocuklarımızın sağlığını ve tüketicilerimizin haklarını korumak için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Yeni eğitim öğretim yılında tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, velilerimizi güvenli ve bilinçli alışveriş yapmaya davet ediyoruz."

Korsan Okul Servislerine Dikkat Haber

Korsan Okul Servislerine Dikkat

TŞOF Genel Başkanı Yiğiner, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde velilere korsan servisler konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulunarak, "Çocuklarımızı emanet ettiğimiz servis araçlarının ruhsatlı olmasına mutlaka dikkat etmeliyiz." dedi. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların güvenliğinin her şeyden önce geldiğini, velilerin servis aracı tercihinde gerekli kontrolleri titizlikle yapması gerektiğini belirtti. Çocukların sabah evinden güvenle çıkmasının, okula emniyet içinde ulaşmasının ve gün sonunda huzurla ailesine kavuşmasının önemine dikkati çeken Yiğiner, "Çocuklarımızı emanet ettiğimiz servis araçlarının ruhsatlı olmasına, gerekli uygunluk ve yetki belgelerini taşımasına mutlaka dikkat etmeliyiz. Gerekli izin ve belgelerden yoksun, hiçbir denetime tabi olmadan faaliyet gösteren korsan servisler, çocuklarımızın can güvenliğini tehlikeye atarken, tüm yükümlülüklerini yerine getirerek alın teriyle çalışan servisçi esnafımızı da haksız rekabete maruz bırakmaktadır." diye konuştu. Yiğiner, velilerin, servis tercihlerinde fiyatın yanı sıra güvenliğe, tecrübeye ve mevzuata uygunluğa da bakmasının büyük önem taşıdığını ifade ederek, belgeli, denetimli, trafik kurallarına titizlikle uyan ve sorumluluk bilinciyle hizmet veren servisçi esnafının tercih edilmesinin, çocukların güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu söyledi. "Belirlenenin dışında ücret talep edilemez" Okul ve öğrenci servis ücretlerini belirleme yetkisinin belediyelerde, büyükşehirlerde Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde (UKOME), diğer yerlerde ise belediye meclisleri veya ilgili daire başkanlıklarında olduğunu anımsatan Yiğiner, şunları kaydetti: "Servisçiler tarafından yetkili kurumlar tarafından belirlenenin dışında ücret talep edilemez. Velilerimiz, yetkili kurumlar tarafından belirlenen ücretlerin dışında ücret talep eden ya da herhangi bir sorun yaşadıkları servis şoförleri hakkında ilgili meslek odalarına yazılı veya sözlü başvuru yapabilirler. Servis aracı işletmecileri esnaf odalarımız da bu süreçte velilerimizin yaşadığı sorunların çözümüne yardımcı olacaklardır. Ayrıca velilerimiz, eğer sorunlarına çözüm bulamazlarsa bağlı bulundukları belediyelerin zabıta müdürlüklerine de sorunlarını iletebilirler. Söz konusu servisçiler için gereken ceza uygulanır." Yiğiner, yeni eğitim-öğretim yılı dolayısıyla öğrencilere başarı dileyerek, "Geleceğimizin teminatı olan sevgili evlatlarımızın yollarının ve bahtlarının açık olmasını temenni ediyor, her birine sağlık, huzur ve başarılarla dolu eğitim yılı diliyorum." diye konuştu. Çocukların güvenli ulaşımı için büyük bir sorumluluk üstlenen servisçi esnafının da dikkatli olmasını isteyen Yiğiner, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının öğrencilere, velilere, öğretmenlere ve servisçi esnafına hayırlı olması temennisinde bulundu.

Kapora Tuzağına Karşı Uyarı Haber

Kapora Tuzağına Karşı Uyarı

Bankaların müşterilerine sunduğu ve para transferini kolaylaştıran "Ödeme İste" özelliği siber dolandırıcılar tarafından özellikle araç ve konut ilanlarında "kapora tuzağına" dönüştürülürken, adli bilişim uzmanı vatandaşları uyarıyor. Bazı bankaların kullanıcılarına sunduğu "Ödeme İste" özelliği, tanıdıkları kişilerden hızlı ve kolay şekilde para talep etmelerine imkan sağlıyor. Mobil bankacılık üzerinden oluşturulan talep, karşı tarafa bildirim olarak iletilirken, onay verilmesi halinde istenen tutar hesaba aktarılıyor. Kullanıcılar açısından pratik bir çözüm sunan bu özellik, dolandırıcıların elinde ise yeni bir mağduriyet yöntemine dönüşebiliyor. Sosyal medya platformlarında bu yöntemle dolandırıldığını belirten mağdurların paylaşımları artarken, söz konusu videoların altındaki yorumlarda benzer şekilde mağduriyet yaşadığını anlatan çok sayıda kullanıcının bulunması dikkati çekiyor. Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Ödeme İste" özelliğinin aslında kullanıcıların birbirlerinden kolayca para talep edebilmesi amacıyla geliştirildiğini ancak dolandırıcıların bu sistemi "kapora tuzağına" dönüştürdüğünü belirterek, vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı. İnternet ortamında araç veya ev ilanı veren kişilerin siber dolandırıcıların hedefi haline gelebildiğini anlatan Kırık, "Birçok işlemimizi mobil bankacılık uygulamaları üzerinden gerçekleştiriyoruz. Özellikle internet ortamında araç kiralama, araç satın alma ya da ev kiralama, ev satın alma işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Siber dolandırıcılar buradaki bir açığı fırsat bildiler ve vatandaşlarımızı dolandırmaya, mağdur etmeye başladılar. Bu açığın adı da 'Ödeme İste' tuzağı." ifadelerini kullandı. Kırık, dolandırıcıların öncelikle güven oluşturmak için kendilerini devlet memuru ve şehir dışında bulunan bir kişi olarak tanıttığını, ardından pazarlık yaparak karşı tarafın şüphelenmesini engellemeye ve güven tesis etmeye çalıştığını söyledi. Dolandırıcının pazarlığın ardından kapora göndermek istediğini söylediğini aktaran Kırık, asıl tuzağın bu aşamada devreye girdiğini belirtti. Dolandırıcılar kendi IBAN'ı yerine satıcınınkini sisteme girerek hesabına para aktarıyor Prof. Dr. Kırık, dolandırıcının kendi IBAN'ı yerine satıcının IBAN'ını "Ödeme İste" sistemine girdiğini ve talebin kapora ödemesi gibi gösterildiğini kaydetti. Dolandırıcının oluşturduğu ödeme talebinin karşı tarafa ulaştığını anlatan Kırık, vatandaşın kapora alacağını düşünerek işlemi onaylaması halinde paranın kendi hesabından çıktığını ifade etti. Kırık, "Dolandırıcı kendi IBAN'ını değil, karşı tarafın IBAN'ını yazıyor ve altına 40-50 bin lira gibi kapora miktarını giriyor. 'Kapora göndereceğim' diyerek oluşturduğu bu taleple para, sizin hesabınızdan karşı tarafa aktarılıyor. O da bir heyecanla panikle açıklamaları okumadan doğrudan onay veriyor. Ve bu sayede kendisi kapora aldığını düşünürken tam tersi satıcının hesabı üzerinden dolandırıcıya o bedel tamamen gitmiş oluyor." diye konuştu. Açıklama kısmı eksikse mağduriyet artıyor İşlemin açıklama bölümünün de dolandırıcılık vakalarında önem taşıdığını, açıklama bulunmamasının mağduriyetin tespitini ve sonrasındaki hukuki süreci zorlaştırabileceğini belirten Kırık, "Açıklama kısmı eksik ve açıklamasız bir şekilde karşı tarafa gittiğinden dolayı yarın öbür gün savcılık, mahkeme süreci söz konusu olduğunda 'Bu kişinin bana borcu vardı, dikkat ederseniz açıklama kısmı yazmıyor.' diyor ve bu sayede aslında satıcı mağdur olmuş oluyor." dedi. Prof. Dr. Kırık, "Ödeme İste" yöntemiyle dolandırılmamak için vatandaşların özellikle kapora işlemlerinde açıklama bölümüne dikkat etmesi ve "Şu ilan kapora bedeli." şeklinde açıklama yazması gerektiğinin altını çizerek, "Onay gelecek, onaylamanız gerekir." ya da "Devlet memuruyum, şehir dışındayım." gibi ifadeler kullanan kişilere itibar edilmemesi uyarısında bulundu. Dolandırıldığını fark edenlerin vakit kaybetmeden bankalarını arayarak şüpheli işlem bildirimi yapması gerektiğini, işlemin provizyonda olması halinde iptal edilebileceğini kaydeden Kırık, mağdurların evrak, görüntü, IBAN ve mobil bankacılık ekran görüntülerini saklayarak savcılığa suç duyurusunda bulunması, gerekirse bankaya dilekçe vermesi ve tüketici mahkemelerine başvurması gerektiğini ifade etti. Güvenli alışveriş sistemleri devre dışı bırakılmamalı İnternet sitelerindeki güvenli alışveriş sistemlerinin devre dışı bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Kırık, dolandırıcıların "komisyon ödemeyelim" bahanesiyle kullanıcıları bu sistemlerden çıkarmaya çalıştığını kaydetti. Kırık, dolandırıcıların bir diğer yönteminin kendilerini noter olarak tanıtmak olduğunu aktararak, "İşlem gerçekleştiriyoruz, onay vermeniz yetiyor." şeklindeki söylemlerle vatandaşların ikna edilmeye çalışıldığını, bu kişilerin yönlendirmesiyle onay verilen işlemler sonucunda hesaplardan ciddi miktarlarda para çıkabildiğini söyledi. Noterlerin telefonla bu şekilde işlem yapmadığını vurgulayan Kırık, "Kendisini noter, savcı, hakim veya noter memuru olarak tanıtan kişilere asla itibar etmesinler, para göndermesinler." uyarısında bulunarak, aksi halde kullanılan hesabın kişiyi hukuki sorunlarla karşı karşıya bırakabileceğini belirtti.

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı Haber

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı

Hafta sonu gerçekleştirilecek üniversite sınavı öncesinde öğrenciler ve aileler arasında sınav kaygısı yeniden gündeme geldi. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Abdullah Karataş, sınav kaygısının doğru yönetildiğinde başarıya katkı sağlayabileceğini belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. “Kaygı Düşmanımız Değil” Sınav dönemlerinde artan kaygının çoğu zaman olumsuz bir durum olarak algılandığını ifade eden Dr. Karataş, kaygının insanı tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir biyolojik alarm sistemi olduğunu söyledi. Kaygının tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmasının doğru olmadığını vurgulayan Karataş, “Evimize giren bir hırsızı haber veren alarmı kırmak ne kadar mantıksızsa, kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak da o kadar mantıksızdır. Önemli olan, bu alarmın gerçek bir tehlike yokken gereğinden yüksek sesle çalmasını engellemektir. Kararında bir kaygı dikkati artırır ve performansı desteklerken, aşırı kaygı panik ve hata yapmaya neden olabilir” dedi. “Bildiğim Her Şeyi Unuttum” Düşüncesi Gerçeği Yansıtmıyor Sınav sırasında yoğun kaygı yaşayan öğrencilerin sıkça “Her şeyi unuttum” hissine kapıldığını belirten Karataş, bunun bilimsel olarak doğru olmadığını söyledi. Aşırı stresin, beynin bilgileri hatırlama süreçlerini geçici olarak zorlaştırdığını ifade eden Karataş, “O anda beyninizden hiçbir bilgi silinmez. Sadece yoğun stres nedeniyle bilgilerinize ulaşmanız güçleşir. Sakinleşip nefesinizi düzenlediğinizde zihinsel sis dağılır ve bilgiler yeniden erişilebilir hale gelir” diye konuştu. Öğrencilere: “Panik Yapmayın, Nefesinize Odaklanın” Sınav sürecini bisiklet yolculuğuna benzeten Dr. Karataş, öğrencilerin sınav sırasında zorlandıkları anlarda panik yapmak yerine kısa molalar vermelerini önerdi. Kaygının arttığı hissedildiğinde kalemin bırakılarak derin nefes egzersizi yapılmasının faydalı olacağını belirten Karataş, çözülemeyen sorular üzerinde uzun süre vakit kaybetmek yerine diğer sorulara geçilmesini tavsiye etti. Sınavdan önceki gece yeterli uyku alınmasının önemine de dikkat çeken Karataş, yeni konu öğrenmeye çalışmak yerine dinlenmenin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Ailelere: “Çocuklarınızı Kıyaslamayın” Sınav kaygısının oluşumunda aile tutumlarının belirleyici rol oynadığını ifade eden Karataş, anne ve babalara önemli uyarılarda bulundu. Ailelerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamaları gerektiğini belirten Karataş, çocukların akranlarıyla kıyaslanmasının motivasyon değil, yetersizlik duygusu ve kaygı oluşturduğunu söyledi. “‘Sana çok güveniyoruz, kesin kazanacaksın’ gibi ifadeler destek gibi görünse de çocuk üzerinde ciddi bir beklenti baskısı oluşturabilir” diyen Karataş, ailelerin sonuçtan bağımsız olarak çocuklarının gösterdiği çabayı takdir etmelerinin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu vurguladı. “Sınav Hayatın Tamamı Değil” Sınavların hayatın sonu ya da başlangıcı olmadığını hatırlatan Dr. Abdullah Karataş, “Sınavlar, belirli bir zamanda belirli bilgilerin ölçülmesinden ibarettir. Öğrencilerimizin emeklerinin karşılığını alacağı, sakin ve sağlıklı bir sınav süreci geçirmelerini diliyorum” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.