Uygulamalarımız appstore googleplay

#Üretim

gazeteci63.com - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milyon Dolarlık Domates İhracatı Haber

Milyon Dolarlık Domates İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında gerçekleştirilen domates ihracatı 252 milyon 509 bin dolara ulaştı. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 259 milyon 448 bin dolar olan domates ihracatı, bu yılın aynı döneminde 252 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 6 ayında 46 ülkeye domates ihraç eden Türkiye'nin en büyük pazarı 65 milyon 467 bin dolarla Romanya oldu. Bu ülkeyi 31 milyon 892 bin dolarla Rusya ve 28 milyon 260 bin dolarla Ukrayna izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 264 bin ton domates ihraç edilirken bu yıl 161 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirindeki gerilemenin sınırlı kaldığını ifade etti. Kilogram başına ihracat değeri yükseldi Yılmaz, kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, "Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen ürünümüzün kilogram fiyatındaki artış sayesinde gelir kaybımız sınırlı kaldı. Bu durum, Türk domatesinin uluslararası pazarlarda değer kazandığını ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor." dedi. İç piyasadaki güçlü talebin de ihracat miktarını etkilediğini dile getiren Yılmaz, üreticilerin kaliteli üretim, sürdürülebilir tarım ve yeni pazar arayışına odaklandığını belirtti. Türk domatesinin kalite ve lezzetiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ağustos sonu, eylül başı itibarıyla ihracatın yeniden hız kazanacağını tahmin ediyoruz. Özellikle son çeyrekte fiyatlar açısından beklentimiz olumlu yönde." diye konuştu. Avrupa'da yaşanan enerji krizi ve aşırı sıcakların üretim takvimini etkilediğini aktaran Yılmaz, bu durumun önümüzdeki dönemde arzı sınırlayabileceğini belirterek, yılın son çeyreğinde daha yüksek fiyatlarla güçlü bir ihracat dönemi beklediklerini sözlerine ekledi.

TİGEM'den Damızlık Hayvan Desteği Haber

TİGEM'den Damızlık Hayvan Desteği

Tarım İşletmeleri Genel Müdürü Hasan Gezginç, bünyelerindeki küçük ve büyükbaş hayvan varlığının 400 bini aştığını belirterek, "Kırsalda Bereket" projeleri kapsamında üç yılda 220 bin damızlık hayvanın üreticilere ulaştırılacağını bildirdi. Gezginç, AA muhabirine, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün (TİGEM) hayvancılık faaliyetlerini, ülkenin damızlık ihtiyacını karşılamak amacıyla yüksek verimli ve genetik kapasitesi güçlü damızlık hayvan yetiştirmeye odaklı yürüttüğünü söyledi. TİGEM'in damızlık üretiminde önemli bir rol üstlendiğini belirten Gezginç, "Bugün 14 işletmemizde büyükbaş, 10 işletmemizde koyunculuk, iki işletmemizde keçicilik faaliyetleri yürütüyoruz. Atçılık faaliyetlerimizi ise üç farklı işletmemizde sürdürüyoruz." dedi. TİGEM'in hayvan varlığı 400 bini aştı TİGEM'in hem hayvancılık hem de tarımsal üretim anlamında her yıl büyüdüğünü ifade eden Gezginç, şu bilgileri verdi: "TİGEM'de küçük ve büyükbaş hayvanların toplamı 400 bini aşmış durumda. 2026 itibarıyla yaklaşık 5 bin 500 büyükbaş ve 95 bin küçükbaş hayvan doğdu. Bunların bir kısmını damızlık olarak kendi üretimimiz için ayırıyor, bir kısmını ise farklı dönemlerde üreticilerimize veriyoruz." Son 15 yılda 85 bin büyükbaş damızlık hayvanın üreticilere dağıtıldığını ifade eden Gezginç, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından açıklanan 2025-2028 Hayvancılık Yol Haritası kapsamında yürütülen "Kırsalda Bereket" projelerinin başarıyla sürdüğünü dile getirdi. 3 yılda 220 bin damızlık hayvan hedefi Damızlık hayvanları üreticilerle buluşturmaya devam ettiklerini belirten Gezginç, şöyle konuştu: "Kırsalda Bereket Büyükbaşa Destek Projesi kapsamında 3 yıl içerisinde 60 bin damızlık büyükbaş hayvanı üreticilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz. İlk yılını başarıyla geride bıraktık, ciddi bir mesafe aldık. Haziran ayı içerisinde 'Kırsalda Bereket Küçükbaş'a Destek Projesi'nin ilk dağıtımını yaptık ve projeye böylece başlamış olduk. Bu proje kapsamında da yine 3 sene içerisinde 160 bin damızlığı küçükbaş anlamında çiftçilerimizle buluşturmuş olacağız." Gezginç, TİGEM'in yalnızca damızlık hayvan üreten bir kurum olmadığını, genetik ıslah, hastalıktan ari üretim, kaliteli damızlık temini ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla Türkiye hayvancılığının geleceğine yön veren stratejik bir kuruluş olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtti. Üreticileri desteklemeye ve hayvancılık sektörüne katkı sunmaya devam edeceklerini belirten Gezginç, TİGEM'in damızlık üretimindeki kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini sözlerine ekledi.

60,8 Milyon Dolar Fıstık İhracatı Haber

60,8 Milyon Dolar Fıstık İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında 66 ülkeye 60 milyon 814 bin dolarlık fıstık ihracatı gerçekleştirildi. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye, geçen yıl 94 ülkeye yaptığı fıstık ihracatından 178 milyon 203 bin dolar gelir elde etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 113 milyon 339 bin dolar olan fıstık ihracatı, bu yılın aynı döneminde 60 milyon 814 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk yarısında en fazla fıstık ihracatı 18 milyon 92 bin dolarla İtalya'ya yapıldı. Bu ülkeyi 8 milyon 978 bin dolarla Almanya ve 5 milyon 993 bin dolarla Kazakistan izledi. Farklı pazarlara açılmak için çalışma yürütülüyor Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde "yeşil altın" olarak nitelendirilen fıstığın özellikle en fazla ağaç varlığına sahip Şanlıurfa ve Gaziantep'te yoğun olarak üretildiğini söyledi. Fıstığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Akbaş, binlerce ailenin geçim kaynağı olan ürünün, Türkiye'nin tarımsal ihracatında da stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Önceki yılın fıstıkta "yok yılı" olduğunu anımsatan Akbaş, kuraklık ve zirai don nedeniyle üretimde önemli kayıplar yaşandığını dile getirdi. Bu yıl da bölgede etkili olan şiddetli rüzgarın üretimi olumsuz etkilediğini vurgulayan Akbaş, buna rağmen üreticilerin bahçelerinde sulama, bakım ve hasat öncesi hazırlıklarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Hasat dönemine yaklaşıldığını belirten Akbaş, "Çiftçilerimizin bu süreçte göstereceği yoğun emek, sahadaki üretim disiplini ve elde edilecek yüksek verim, 2026 yılındaki ihracatımıza çok daha güçlü bir katkı sağlayacak ve ihracat rakamlarını önemli ölçüde yukarı taşıyacaktır. Üretim kalitesinin artmasıyla birlikte hem iç piyasada hem de dış pazarlarda fıstığa olan talebin daha da güçleneceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte ihracatı artırmak, mevcut pazarlardaki payımızı genişletmek ve yeni ihracat kanallarıyla farklı ülke pazarlarına açılmak amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

Haliliye'de Üretim Devam Ediyor Haber

Haliliye'de Üretim Devam Ediyor

Haliliye Belediyesi, "Üreten Belediye" vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği yatırımlarla hem hizmet kalitesini artırıyor hem de belediye bütçesine önemli katkı sağlıyor. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat'ın talimatlarıyla çalışmalarını sürdüren Kırsal Hizmetler Müdürlüğü, belediyenin kendi yol yapım malzemesini ürettiği taş kırma ve mucur üretim tesisinde üretimini aralıksız sürdürüyor. Kırsal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde kurulan ve konkasör makinesiyle donatılan modern taş kırma ve mucur üretim tesisinde, saatte 6 kamyon ham madde işleniyor. Kamyon başına ortalama 18 ton kapasiteyle çalışan tesiste, saatte toplam 108 ton mucur üretimi gerçekleştiriliyor. Tesiste farklı özelliklere sahip 3 çeşit malzeme üretilirken, elde edilen ürünler belediyenin yol yapım, bakım, onarım ve çeşitli üstyapı çalışmalarında kullanılıyor. Kendi üretimini gerçekleştirerek dışa bağımlılığı azaltan Haliliye Belediyesi, bu uygulama sayesinde malzeme maliyetlerini düşürürken belediye kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlıyor. Üretimden elde edilen ekonomik tasarrufun ise ilçe genelinde yürütülen diğer yatırım ve hizmetlere aktarıldığı belirtilirken, bu sayede hem hizmet süreçlerinin hız kazandığı hem de belediye bütçesinde önemli ölçüde ekonomik avantaj elde edildiği ifade edildi. Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, üretim faaliyetleriyle eş zamanlı olarak üstyapı çalışmalarının da ilçe genelinde planlı ve programlı şekilde sürdürüldüğünü kaydetti. Başkan Canpolat: "Kaynaklarımızı En Verimli Şekilde Kullanıyoruz" Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, "Üreten Belediye" anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, belediye kaynaklarını en verimli şekilde kullanmayı hedeflediklerini söyledi. Dışa bağımlılığı en aza indirmek amacıyla üretim odaklı yatırımları hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Canpolat, "Kendi imkanlarımızla ürettiğimiz malzemeler sayesinde hem maliyetleri düşürüyor hem de elde ettiğimiz tasarrufu yeni yatırımlara ve hizmetlere aktarıyoruz. Haliliye'nin gelişimi ve vatandaşlarımıza daha kaliteli hizmet sunabilmek adına çalışmalarımız aralıksız devam edecek." dedi. Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada da taş kırma ve mucur üretim faaliyetlerinin kesintisiz sürdüğü, üretilen malzemelerin ilçe genelindeki yol ve üstyapı çalışmalarında etkin şekilde kullanılmaya devam edildiği bildirildi.

TKDK İmza Törenine Katıldı Haber

TKDK İmza Törenine Katıldı

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen IPARD III Programı kapsamında destek almaya hak kazanan yatırımcılarla sözleşmeler, Vali Hasan Şıldak’ın himayelerinde düzenlenen törenle imzalandı. Valilik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, Şanlıurfa’dan başvurusu uygun bulunan 6 küçükbaş ve 1 büyükbaş hayvancılık projesi olmak üzere toplam 7 yatırım için sözleşme imzalandı. TKDK tarafından 67 milyon 700 bin TL hibe desteği sağlanan ve toplam uygun harcama tutarı 105 milyon TL olan projelerle hayvancılık sektöründe modern üretim altyapısının güçlendirilmesi hedefleniyor. Programda konuşan Vali Hasan Şıldak, Şanlıurfa’nın tarım ve hayvancılık alanındaki potansiyeline dikkat çekerek, devlet desteklerinin üretime, istihdama ve kırsal kalkınmaya önemli katkılar sağladığını belirtti. Vali Şıldak, “Şanlıurfa üretim gücü yüksek bir şehir. Tarım ve hayvancılık alanında gerçekleştirilen her yatırım, ilimizin ekonomik gelişimine ve vatandaşlarımızın refahına doğrudan katkı sunmaktadır. IPARD III Programı kapsamında desteklenen bu projelerin yatırımcılarımıza ve ilimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Konuşmaların ardından yatırımcılarla sözleşmeler imzalanırken, toplam 105 milyon TL büyüklüğündeki projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte üretim kapasitesinin artırılması, yeni istihdam alanlarının oluşturulması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi amaçlanıyor. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) İl Koordinatörü Dr. Beyhan Gergerli’nin de hazır bulunduğu program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Urfa, Mardin’in Gerisinde Kaldı Haber

Urfa, Mardin’in Gerisinde Kaldı

Urfa’dan 39,1 Milyon Dolar İhracat Güneydoğu Anadolu'dan Mayıs’ta 902,7 milyon dolar ihracat yapıldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, mayıs ayında toplam 902,7 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, Gaziantep 757 milyon dolarlık ihracatla bölgenin lokomotif ili olmayı sürdürdü. GAİB'ten yapılan açıklamaya göre, Mayıs ayında Mardin 69,8 milyon dolar, Şanlıurfa 39,1 milyon dolar, Diyarbakır 15,8 milyon dolar, Kilis 11,4 milyon dolar ve Adıyaman 4,3 milyon dolar ihracat yaptı. Yılın ilk beş aylık döneminde ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin toplam ihracatı 4,8 milyar dolara ulaşırken, Gaziantep aynı dönemde 4,1 milyar dolarlık ihracata imza attı. Açıklamada görüşlerine yer verilen GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan, küresel ve bölgesel makroekonomik gelişmelerin dış ticaret üzerindeki etkilerini yakından takip ettiklerini belirtti. İlk beş aya ait ihracat verilerinin, mevcut ekonomik koşullar ve piyasa dengeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Akcan, iş dünyasının değişen pazar koşullarına uyum sağlama, üretim kapasitesini koruma ve sürdürülebilir dış ticaret hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Mayıs ayında gerçekleştirilen faaliyetlere de değinen Akcan, GAİB'in yalnızca ihracat rakamlarına odaklanmadığını, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik, eğitim ve gençlerin gelişimine yönelik projeleri de hayata geçirdiğini aktardı. Akcan, "Güneydoğu Anadolu Bölgesi olarak ihracatta elde ettiğimiz başarıyı yalnızca rakamlarla değil, bilgi, teknoloji, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı yatırımlarıyla da güçlendirmeyi hedefliyoruz." ifadesini kullandı. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de mayıs ayında Gaziantep'ten 757 milyon 31 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini bildirdi. Ünverdi, Kurban Bayramı nedeniyle iş günü sayısının azalmasının ihracat rakamlarını etkilediğini belirterek, ocak-mayıs döneminde kentten 4 milyar 124 milyon 998 bin dolarlık ihracat yapıldığını ve Gaziantep'in ihracatta 6. sıradaki yerini koruduğunu ifade etti. Sanayi ve ihracattaki daralmaya dikkati çeken Ünverdi, üretim ve ihracatı destekleyecek tedbirlerin alınması, finansman imkânlarının geliştirilmesi ve teşviklerin artırılması gerektiğini dile getirdi.

48 Ay Vadeli Kredi Başlıyor Haber

48 Ay Vadeli Kredi Başlıyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Nefes Kredisi 8 Haziran itibarıyla yeniden başlayacak, krediler 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Birlikten yapılan açıklamaya göre, reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. TOBB, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve bankaların işbirliğiyle KOBİ'lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi'nde yeni dönem 8 Haziran itibarıyla başlayacak. KOBİ'lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB'a bağlı tüm oda-borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek İşletmeler, başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 3 milyon lira kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar lira kullanıma açılacak. Bu yıl içinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar liraya ulaşması hedefleniyor. "KOBİ'lerin yaşadığı en büyük sıkıntı finansmana erişim" Açıklamada değerlendirmesine yer verilen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, KOBİ'lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu ifade etti. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırının krediye erişimi zorlaştırdığına dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti: "Böyle bir dönemde KOBİ'lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ'lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içinde 3 aşamada TOBB Nefes Kredisi'nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ'lere sağladığımız destek 81 milyar liraya ulaştı. KGF Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar lira tutarında kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar lira tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen'e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ'lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması, daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir."

Kurban Derisinin Önemini Anlattı Haber

Kurban Derisinin Önemini Anlattı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Musa Evin, Kurban Bayramı'nda Türkiye'ye ithal deri girişinin azaldığını belirterek, "Bu da deri sektörü için büyük bir kazanç." dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Musa Evin, Kurban Bayramı'nda Türkiye'ye ithal deri girişinin azaldığını belirterek, "Bu da deri sektörü için büyük bir kazanç. Kurban Bayramı'nı dericiler dört gözle bekliyor. Bunun nedeni de ham derinin çoğalması, ham maddeye ulaşımın kolaylaşması diyebiliriz." dedi. Kurban Bayramı döneminde kurbanlıkların ardından ortaya çıkan ham deriler, Türkiye'nin yüksek katma değerli üretim yapan deri ve kürk sektörüne önemli ekonomik katkı sağlıyor. Bayram sürecinde toplanan deriler ayakkabıdan çantaya, saraciyeden konfeksiyona kadar birçok alanda işlenerek ihracata dönük üretimde kullanılırken, sektör temsilcileri doğru toplama ve muhafaza yöntemleriyle ekonomiye kazandırılacak ham deri miktarının artırılabileceğine dikkati çekiyor. Musa Evin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Kurban derileri deri sektörüne ham deri olarak 700-800 milyon dolarlık ivme yaratmakta. Tabakhanelerde işlendikten sonra mamul olarak ayakkabı, çanta, kemer, deri ve kürk eşyası olarak 800 milyon dolarlık ciroya eşdeğer. Jelatin olarak da ayrı bir değer yaratmaktadır." ifadelerini kullandı. Evin, kurban derilerinin başta tabakhaneler olmak üzere deri kürk konfeksiyon saraciye ve ayakkabı sektörüne hammadde olduğunu anlatarak, "Maalesef kurban derileri ekonomiye tam olarak kazandırılamıyor. Bir kısmı toplandığında ya da geç toplandığında işinin ehli tarafından kesilmediğinden, iyi tuzlanmadığından, istenilen kalitede olmuyor. Buna dikkat edilmesi gerekiyor." uyarısında bulundu. Kurban derilerinin Türkiye'deki kürk sektörü için çok önemli olduğunu belirten Evin, "Kurban Bayramı'nda Türkiye'ye ithal deri girişi azalıyor. Bu da deri sektörü için büyük bir kazanç. Kurban Bayramı'nı dericiler dört gözle bekliyor. Bunun nedeni de ham derinin çoğalması, ham maddeye ulaşımın kolaylaşması diyebiliriz." şeklinde konuştu. Evin, İstanbul'da kesilen kurbanların derilerinin daha çok Tuzla ve Çorlu'da işlendiğini bildirerek, "Kurban Bayramı sonrasında tabakhanelere ham deriler hemen ulaşmamakta, toplanması ve ihale süreçleri dolayısıyla. Bundan dolayı tabakhaneler birkaç ay sonra kapasitelerini daha da artırarak çalışıyorlar." dedi. Evin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yaz dönemine denk gelen Kurban Bayramı'nda ham derilerin özellikle soğuk hava depolarında korunması çok önemli. Yoksa ham deriler bozuluyor, zarar görüyor. Ayrıca ham derilerin ekonomiye tam olarak kazandırılması Türk deri sektörüne çok büyük katkı sağlayacaktır. Deri sektörü cari fazlası veren sektörlerden bir tanesi. Yaklaşık 2,5 milyar dolar ihracatımız var. En önemlisi de katma değer yaratan sektörlerden ve ihracatta kilogram değeri en yüksek olan sektörlerden." Türkiye'deki deri sektörünün gelişmekte olduğunu anlatan Evin, "Türk deri kürk sektörü dünyada çok iyi durumda. Tabakhanelerden başlayarak dünya deri kürk sektöründe öncü olan ülkelerden biriyiz. Türkiye'ye gelen turistin aklında ilk önce deri kürk ürünü almak vardır." diye konuştu. Kurban derilerinin doğru değerlendirilmesinin sürdürülebilir ekonomi açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Evin, sözlerini şöyle tamamladı: "Deri kürk sektörü çevreci bir sektör. Eğer biz deri kürk sektörü olarak eti için kesilen hayvanların derilerini kullanmasak doğada yok olmaları yüzlerce yıl sürecek. Bunu unutmamak lazım. Üstelik deri kürk doğaldır, natureldir. Dünya doğala dönerken sağlıklı olan, doğal olan deri kürk ürünleri öne çıkmaktadır. Deri kürk görünümlü sahte ürünlerin birçoğu kanserojendir. Üstelik çok kısa sürelerde deforme olmaktadır. Gerçek deri kürk ürünleri sağlığın yanında çok uzun süre kullanılmaktadır."

Yapay Zeka Konferansı Yapıldı Haber

Yapay Zeka Konferansı Yapıldı

Şanlıurfa'da, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı ile Harran Üniversitesi (HRÜ) işbirliğiyle "Yapay Zeka ve Otonom Sistemler ile Tarımsal Dönüşüm Konferansı" düzenlendi. TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, üniversitenin Osmanbey Yerleşkesi'nde düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şanlıurfa'nın dünyada tarımın başladığı önemli merkezlerin arasında yer aldığını vurgulayan Karagöz, savunma sanayisinde oluşan teknolojik birikim ve öz güvenin tarım ve hayvancılık alanına da hızla yayılması gerektiğine inandığını söyledi. Karagöz, Türkiye'nin tarım ve hayvancılıktaki tecrübe ve birikimine güvendiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Anadolu gençlerimiz hepimizin gurur duyduğu İHA'ları, SİHA'ları savunma teknolojilerini ürettiler. TEKNOFEST, bu açıdan öz güven devrimi oldu. TEKNOFEST, insan kaynağı ve bilgi yetiştirdi. TEKNOFEST, her şeyden önce 'Biz bunu yapabiliriz.' duygusunu sizlere aşıladı. Harran Üniversitesindeki bir gencin dünyayı sarsacak bir savunma sanayi hamlesi yapabileceği duygusunu aşıladı. Sıra savunma sanayinde geliştirdiğimiz insan kaynağı, yazılım, teknoloji ve öz güven kabiliyetinin sivil teknolojilere yansıtılmasına geldi, işte biz de bugün TÜME olarak bu yolculuk için aranızdayız." HRÜ'de yapay zekaya dayalı otonom çiftliği kurulmasının planlandığını vurgulayan Karagöz, çiftliğin eğitim, üretim ve teknoloji geliştirme merkezi olarak tasarlandığını anlattı. Şanlıurfa TEKNOFEST vurgusu Abdulkadir Karagöz, bu yıl TEKNOFEST'in Şanlıurfa'da düzenleneceğini hatırlatarak, gençlerin tarım teknolojilerine yönelik proje ve fikirlerine daha fazla destek vermek istediklerini dile getirdi. Tarım teknolojilerine yönelik önemli bir farkındalık oluştuğunu belirten Karagöz, "Şanlıurfa TEKNOFEST'te inşallah farkındalık oluşturma noktasında damgamızı vuracağız. Biz 40 bin genç arıyoruz, 40 bin genç demek 2 milyon adet anaç hayvanı yetiştirmek demek. Biz tarım teknolojilerini konuşabileceğimiz 40 bin genç arıyoruz." diye konuştu. HRÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu ise tarım ve hayvancılığın merkezlerinin başında Şanlıurfa'nın geldiğini belirterek, tarım ve hayvancılığın teknolojiyle buluşturulması için destek vereceklerini dile getirdi. TEKNOFEST tarım girişimcileri Şeydanur ve Necip Kaya çifti de tarım teknolojilerindeki başarı hikayelerini ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Konferans, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.