Uygulamalarımız appstore googleplay

#Unesco

gazeteci63.com - Unesco haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Unesco haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEKNOFEST İle Coşkulu Sıra Gecesi Haber

TEKNOFEST İle Coşkulu Sıra Gecesi

Şanlıurfa'nın köklü kültürel mirasının önemli unsurlarından biri olan sıra gecesi ezgileri, TEKNOFEST Güneydoğu kapsamında hazırlanan özel tanıtım klibinde teknoloji ve festival coşkusuyla buluşturuldu. Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, bu yıl 30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa'da TEKNOFEST Güneydoğu adıyla düzenlenecek. Müzik alanında UNESCO'nun "Yaratıcı Şehirler Ağı"na dahil olan Şanlıurfa'nın sazı, sözü ve coşkusuyla öne çıkan sıra gecesi ezgileri, TEKNOFEST ile özdeşleşen unsurlarla bir araya getirildi. Geleneksel Şanlıurfa türkülerinin yeniden yorumlandığı klipte, "Gönlüm geçmez roketten", "TEKNOFEST hastasıyım, vazgeçmem TEKNOFEST'ten" gibi festivale özel uyarlamalara da yer verildi. Sosyal medyada büyük ilgi gören klibi, T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da "Çiğ köfteler yoğrulmaya başlandı bile" başlığıyla sosyal medya hesabından paylaştı. "Vatandaşlar çok beğendi" Klipte yer alan sanatçılardan İbrahim Halil Görgün, AA muhabirine, festivalin Şanlıurfa'da düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yıllardır sıra gecelerinde sahne aldığını belirten Görgün, şunları söyledi: "Şanlıurfa'mızda bu festival düzenlendiği için çok teşekkür ediyoruz. Böyle milli bir teknolojimiz, böyle büyük bir TEKNOFEST'imiz var. 'Biz niye beste yapmayalım, niye türküleri yansıtmayalım, hayatımıza yansıtmayalım' dedik ve böylesi güzel besteler oluştu. Vatandaşlar çok beğendi. Arkadaşlarımızla hep beraber güzel bir oluşum yaptık." Ses sanatçısı Mahmut Durgun da tarihle teknolojiyi aynı klipte buluşturduklarını ifade etti. Sıra geceleri aracılığıyla Şanlıurfa kültürünü yansıttıklarını anlatan Durgun, "TEKNOFEST için böyle bir programla, böyle bir kliple yer almaktan mutluluk ve onur duyuyoruz. Şanlıurfa üzerine birçok eserimiz olacak inşallah. Konservatuvar ekibinde bulunan kardeşlerimizin hepsi profesyonel manada bu işin ehlidir." dedi. "Sazımızla, sözümüzle hazırız" Ses sanatçısı Hızır Çelik ise herkesi TEKNOFEST'e davet ederek, "Müziğimiz zaten evrensel. Onun için biz bu klibi TEKNOFEST için uyarladık. Sazımızla, sözümüzle şu anda hazırız. Çiğ köfteler yoğrulmaya başladı. Bütün halkımızı TEKNOFEST'e bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

TEKNOFEST İçin Gün Sayılıyor Haber

TEKNOFEST İçin Gün Sayılıyor

Şanlıurfa'da 30 Eylül-4 Ekim arasında düzenlenecek TEKNOFEST Güneydoğu için hazırlıklar devam ediyor. Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ve Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, bu yıl 30 Eylül-4 Ekim'de Şanlıurfa'da TEKNOFEST Güneydoğu ismiyle düzenlenecek. Neolitik döneme ait önemli ipuçları veren Göbeklitepe ve Karahantepe'ye ev sahipliği yapan Şanlıurfa, binlerce yıllık kültürel mirasını festival kapsamında Türkiye'nin geliştirdiği yeni nesil teknolojilerle aynı çatı altında sergileyecek. Bilim ve teknolojiyi merkeze alan yarışmaların gerçekleştirileceği TEKNOFEST Güneydoğu'da, hava gösterileri ve çeşitli atölyeler de ziyaretçilere açık olacak. Festival, gençlerin yeni teknolojilerle tanışmasına ve bilimsel alanlara yönelik ilgilerinin gelişmesine zemin hazırlayacak. "1 milyondan fazla ziyaretçi bekliyoruz" Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, AA muhabirine, TEKNOFEST Güneydoğu'nun kentte bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı organizasyon olacağını söyledi. Organizasyona ev sahipliği yapacak GAP Havalimanı'nda festival hazırlıklarının sürdüğünü dile getiren Gülpınar, etkinliğin sorunsuz gerçekleştirilebilmesi için kentteki tüm kurumların yoğun bir çalışma yürüttüğünü ifade etti. Gülpınar, festival alanında en önemli ihtiyaçlardan birinin su ve atık su altyapısı olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "ŞUSKİ (Şanlıurfa Su ve Kanalizasyon İdaresi) ekiplerinin özverili ve gayretli çalışmalarıyla 7,5 kilometre öteden su taşınarak tesisatlar kuruldu. Günde 350 bin kişinin çok rahat bir şekilde ihtiyacını giderebileceği bir sistem kurdular. Tabii muazzam bir organizasyon çünkü 1 milyondan daha fazla bir ziyaretçi bekliyoruz. Urfa'da bugüne kadar yapılmış en kapsamlı organizasyon olacak. Bunun da gururunu hep birlikte yaşıyoruz. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı'mıza, T3 Vakfına, Sayın Selçuk Bayraktar Bey'e özellikle teşekkür ediyorum, böyle bir organizasyonun Şanlıurfa'da yapılmasını sağladıkları için, bu fırsatı bizlere verdikleri için. Tabii biz de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirme gayretindeyiz. Sonuçta burada herkes kazanacak ama özellikle Şanlıurfamız kazanacak. Şu anda otellerde, bütün konaklama tesislerinde, bir tane dahi boş yer yok. 5 gün boyunca, 1 milyondan fazla ziyaretçi bekliyoruz." Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri ekiplerinin festival alanında yoğun çalışma yürüttüğünü belirten Gülpınar, Karayolları Genel Müdürlüğü ile koordineli sürdürülen çalışmalar kapsamında 136 bin metrekarelik alanda asfalt serimi gerçekleştirildiğini söyledi. Gülpınar, belediye ekiplerinin VIP odalarının yenilenmesi, çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmalarını gerçekleştirdiğini dile getirerek, tüm ekiplerin organizasyon için yoğun emek verdiğini ifade etti. Mehmet Kasım Gülpınar, organizasyonun yapılacağı GAP Havalimanı'na Milli Eğitim Bakanlığının kendi araçlarıyla, T3 Vakfının da kendi imkanlarıyla taşıma yapacağını, Büyükşehir Belediyesinin araçlarının da özellikle öğrencilerin ve vatandaşların festival alanına ulaştırılmasında kullanılacağını belirtti. Sokak konserleri planlanıyor TEKNOFEST için kente gelecek ziyaretçilerin Şanlıurfa'nın gastronomi kültürünü de deneyimleyeceğini belirten Gülpınar, kentteki belediye tesislerinin ve restoranların ziyaretçilere hizmet vereceğini söyledi. Şanlıurfa'nın müzik kültürünün de etkinliklerle tanıtılacağını ifade eden Gülpınar, TEKNOFEST'in hemen ardından kentin "UNESCO Müzik Şehirleri Toplantısı"na ev sahipliği yapacağını anımsattı. Gülpınar, kente gelen ziyaretçiler için çeşitli etkinlikler planladıklarını belirterek, Divan Yolu ile Büyükşehir Belediyesi arasındaki sokak ve caddelerde sokak müzisyenleri ile yerel sanatçıların konserler vereceğini söyledi. T3 Vakfı tarafından da iki gün boyunca konserler düzenleneceğini dile getiren Gülpınar, aralarında ünlü sanatçıların da yer alacağı etkinliklerin özellikle gençlerin ilgisini çekeceğini ifade etti. Gülpınar, herkesi TEKNOFEST Güneydoğu'ya davet etti.

Bakü'de Urfa Günleri Başladı Haber

Bakü'de Urfa Günleri Başladı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen Şanlıurfa Kültür Günleri, "Tarihin Kalbi Hazar'ın Kıyısı Şanlıurfa" gala programıyla başladı. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, 4-6 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen etkinliklerle Şanlıurfa'nın tarihi, kültürü, musikisi, mutfağı ve geleneksel değerleri Azerbaycan'da tanıtılıyor. Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen organizasyona, Yunus Emre Enstitüsü, İçerişehir Devlet Tarih-Mimarlık Korusu, Samsat Belediyesi ve Türkiye-Azerbaycan İş Adamları ve Sanayiciler Birliği (TÜİB) destek veriyor. Gala gecesinde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğe dikkati çekerek, "Bakü ile Şanlıurfa arasında kilometrelerce mesafe olabilir ama gönüllerimiz arasında mesafe hiçbir zaman olmadı. Bugün burada kurduğumuz bu sofranın dostluğumuzun da güzel bir sembol olduğuna inanıyorum. Dilerim bu buluşmalarımız bundan sonra da devam eder." ifadelerini kullandı. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün ise Şanlıurfa gibi köklü bir tarihe sahip şehrin Hazar kıyısında tanıtılmasının kendileri açısından anlamlı olduğunu belirterek, Şanlıurfa'nın kültürel değerlerinin Bakü'de paylaşılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yunus Emre Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız da Bakü'de Şanlıurfa'nın kültürel tanıtımına yönelik düzenlenen programın iki toplum arasında ortak bir bağ oluşturmasına katkı sağlayacağını kaydetti. TÜİB Başkanı Hüseyin Büyükfırat, organizasyonun gerçekleşmesinde Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar’ın desteğinin önemli olduğunu belirterek, katkı sunanlara teşekkür etti. Gecede Şanlıurfa'nın çiğ köfte, meyan şerbeti ve mırra gibi yöresel lezzetleri ikram edildi. UNESCO Müzik Şehri unvanına sahip Şanlıurfa'nın musikisinin tanıtıldığı programda Urfa Ahengi Topluluğu sahne aldı, Azerbaycan halk oyunları ekibi gösterini sundu.

Bir Başkadır Haliliye’de Yaz Akşamları Haber

Bir Başkadır Haliliye’de Yaz Akşamları

Haliliye Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından yaz aylarında vatandaşların sosyal ve kültürel yaşamına katkı sunmak amacıyla düzenlenen yaz konserleri ve çocuk şenlikleri, ilçe genelinde yoğun katılımla devam ediyor. Farklı mahallelerde gerçekleştirilen etkinliklerle vatandaşlar müzik, eğlence ve kültürel faaliyetlerle buluşturulurken, çocuklara yönelik programlarla da ailelerin keyifli vakit geçirmesine imkan sunuluyor. Haliliye Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ilçede yaşayan vatandaşların yalnızca ihtiyaçlarına yönelik hizmetler sunmakla kalmayıp, sosyal ve kültürel hayatın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Bu kapsamda düzenlenen yaz etkinlikleri, mahalle sakinlerinin bir araya gelmesine, komşuluk ilişkilerinin güçlenmesine ve yaz akşamlarının daha renkli geçirilmesine katkı sağlıyor. 6 Mahallede Renkli Yaz Akşamları Bu haftaki etkinliklerin adresleri Yavuz Selim, Karşıyaka, Refahiye, Paşabağı, Kısas ve İmam Bakır Mahalleleri oldu. Açık havada gerçekleştirilen programlara mahalle sakinleri yoğun ilgi gösterdi. Etkinlik alanlarında sahne alan sıra gecesi ekipleri, Şanlıurfa'nın kültürel mirasının önemli unsurlarından olan türküleri vatandaşlarla buluşturdu. Birbirinden güzel eserlerin seslendirildiği gecelerde mahalle sakinleri de türkülere hep birlikte eşlik etti. Müzik ziyafetiyle başlayan programlar, vatandaşların halaylarıyla adeta şenliğe dönüştü. Çocuk, genç ve yetişkinlerin bir arada katıldığı etkinliklerde mahalle sakinleri, yaz akşamının keyfini müzik ve eğlence eşliğinde çıkardı. Çocuklara Özel Etkinlikler Düzenlendi Haliliye Belediyesi tarafından gerçekleştirilen programlarda çocuklar da unutulmadı. Yaz konserlerinin yanı sıra çocuklara yönelik çeşitli eğlenceli etkinlikler düzenlendi. Çocukların doyasıya eğlendiği etkinliklerde aileler de çocuklarıyla birlikte keyifli vakit geçirdi. Çocuklara yönelik aktiviteler, mahallelerde kurulan etkinlik alanlarının hareketlenmesini sağlarken, ailelerin de programlara olan ilgisini artırdı. Böylece yaz etkinlikleri yalnızca konser programı olmaktan çıkarak farklı yaş gruplarının bir araya geldiği sosyal buluşmalara dönüştü. Mahalle Kültürünün Yaşatılmasına Katkı Haliliye Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen yaz konserlerinde UNESCO Müzik Şehri unvanına sahip Şanlıurfa'nın köklü müzik kültürünün yaşatıldığı gecede, kentin sevilen türkülerinin yanı sıra, sıra gecesi ezgileri de seslendirildi. Geleneksel türkülerin seslendirildiği programlarda vatandaşlar, kendi kültürlerinin ezgilerini hep birlikte söyleme fırsatı buluyor. Özellikle açık havada gerçekleştirilen etkinlikler, mahalle sakinlerine günlük yaşamın yoğunluğundan uzaklaşarak aileleri ve komşularıyla birlikte hoşça vakit geçirme imkanı sağlıyor. Etkinlikler İlçe Genelinde Sürecek Haliliye Belediyesi, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği yaz konserleri ve çocuk şenliklerini ilçe genelinde farklı mahallelere taşımaya devam edecek. Etaplar halinde gerçekleştirilecek programlarla daha fazla vatandaşın etkinliklerden faydalanması hedefleniyor. Kültür, sanat ve sosyal faaliyetleri mahallelerin tamamına ulaştırmayı amaçlayan Haliliye Belediyesi, yaz boyunca düzenleyeceği etkinliklerle vatandaşları müzik, eğlence ve kültürel aktivitelerle buluşturmayı sürdürecek. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü, mahallelerde vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşen yaz konserleri ve çocuk şenliklerinin, önümüzdeki süreçte de farklı mahallelerde devam edeceği belirtildi.

Arkeolojik Alanlara Turist İlgisi Haber

Arkeolojik Alanlara Turist İlgisi

Şanlıurfa'da Göbeklitepe'nin yanı sıra Karahantepe, Sayburç ve Çakmaktepe'nin de aralarında bulunduğu 12 noktada sürdürülen arkeolojik kazılar, kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilgisini artırıyor. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeoloji projelerinden biri olarak nitelendirilen ve 6 yıldır sürdürülen Taş Tepeler Projesi kapsamında, Şanlıurfa'daki Neolitik döneme ait yerleşimlerde çalışmalar yürütülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında Göbeklitepe, Karahantepe, Çakmaktepe, Sayburç, Ayanlar, Sefertepe, Gürcütepe, Harbetsuvan, Yeni Mahalle, Kurt Tepesi, Mendik ve Yoğunburç'ta arkeolojik kazılar gerçekleştiriliyor. Türkiye'nin yanı sıra Çin, İngiltere, Almanya ve Japonya gibi ülkelerden akademisyenlerin de destek verdiği çalışmalarda, Neolitik dönemde insanların yaşam biçimleri, ritüelleri, geçim stratejileri, mimari yapıları ve üretim teknolojilerine ilişkin bulgular ortaya çıkarılıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe ise bölgedeki arkeolojik alanların başında geliyor. Göbeklitepe'nin yanı sıra diğer kazı alanlarında ortaya çıkarılan buluntuların da tanıtılması ve ziyaret edilebilir alanların artırılmasıyla Şanlıurfa'nın kültür turizmindeki potansiyelinin daha da yükselmesi hedefleniyor. "Burası gerçekten çok olağanüstü bir yer" Polonya'dan eşiyle Göbeklitepe'yi ziyaret eden Aleks Tedro, AA muhabirine, bölgeyi merak ettikleri için Türkiye'ye geldiklerini söyledi. Tarihi alanı çok beğendiklerini belirten Tedro, "Biz buraya anlatılan o çok eski hikayeler için geldik. Kitaplarda buralarla ilgili çok şey okuduk. Eşimle buraya Türkiye'ye ekstra bir uçuş yaparak geldik. Bazen tarih merakımız dolayısıyla Mısır, Malta ve Güney Amerika ülkelerine de gidiyoruz. Bu eski yapılara çok merak duyuyoruz. Burası da gerçekten çok olağanüstü bir yer." dedi. Göbeklitepe'yi ailesiyle ziyaret eden İbrahim Kocakaya da Konya'dan kenti gezmek için geldiklerini belirtti. Tarihi alanlara ilgi duyduklarını ifade eden Kocakaya, "Tarihin sıfır noktasındayız. İzne ayrılmıştık direkt buraya gezmeye geldik. Kazıların devamını da merak ediyoruz, daha aramalar, kazılar yapılıyor. Her sene gelmeyi düşünüyoruz." diye konuştu. "Konaklama gün sayısını doğrudan artıracaktır" Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan ise Taş Tepeler Projesi'nin yurt içinden ve yurt dışından yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Projenin çok uluslu bir çalışma modeliyle sürdürüldüğünü belirten Aslan, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerde de Taş Tepeler Projesi'ne yönelik tanıtım faaliyetleri gerçekleştirildiğini ifade etti. Bölgedeki kazıların yerli ve yabancı konuklar tarafından ilgiyle takip edildiğine işaret eden Aslan, bu durumun kentteki konaklama gün sayısını da doğrudan artıracağını sözlerine ekledi.

Şanlıurfa, Gönüllülerini Ağırladı Haber

Şanlıurfa, Gönüllülerini Ağırladı

ŞURKAV’ın UNESCO’ya sunduğu uluslararası proje, Şanlıurfa’nın arkeolojik ve yaşayan kültürel mirasını dünyanın farklı ülkelerinden gönüllülerle buluşturdu Şanlıurfa Valiliği himayelerinde, Şanlıurfa Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) tarafından UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri – World Heritage Volunteers (WHV) 2026 Kampanyası kapsamında UNESCO’ya sunulan “World Heritage Volunteers Awareness Camp for Protecting Values at Göbeklitepe and Taş Tepeler” projesi, Şanlıurfa’da gerçekleştirildi. UNESCO’nun 2026 yılı “Working on the Future” teması kapsamında hayata geçirilen programda, dünyanın 12 farklı ülkesinden Şanlıurfa’ya gelen gönüllüler; Göbeklitepe, Taş Tepeler ve kentin farklı dönemlerine ait kültürel miras alanlarını, bu alanlarda bilimsel çalışmalar yürüten akademisyen ve kazı başkanlarından doğrudan dinleme fırsatı buldu. Taş Tepeler’in Bilimsel Birikimi Uluslararasi Gönüllülerle Buluştu Programın önemli bölümünü, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Taş Tepeler Projesi kapsamındaki arkeolojik alanlar oluşturdu. İstanbul Üniversitesi başta olmak üzere Türkiye’den ve yurt dışından üniversite, müze ve araştırma kurumlarının bilimsel katkılarıyla sürdürülen çalışmalar, uluslararası gönüllülere yerinde aktarıldı. Taş Tepeler Projesi Koordinatörü ve İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul ,ekibi gönüllülerle bir araya gelerek Taş Tepeler’in Neolitik Dönem araştırmaları açısından taşıdığı önem, bölgede yürütülen kazılar ve projenin bilimsel yaklaşımı hakkında bilgi verdi. Katılımcılar, Taş Tepeler kapsamında farklı kazı ve araştırma alanlarını ziyaret ederek çalışmaları doğrudan alanların bilimsel sorumlularından dinledi. Çakmaktepe’de Doç. Dr. Fatma Şahin, Sayburç’ta Prof.Dr. Eylem Özdoğan ve Göbeklitepe’de Dr. Lee Clare ,Yoğunburçta Prof.Dr. Gan Caichao ve Sefertepede Doç.Dr.Emre Güldoğan tarafından alanların arkeolojik önemi, güncel araştırmalar ve elde edilen bulgular hakkında bilgi verildi. Göbeklitepe’deki bilimsel çalışmaların T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izin ve desteğiyle; İstanbul Üniversitesi, Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi dâhil ilgili bilimsel kurumların iş birliğiyle yürütülen araştırma çerçevesi de katılımcılara aktarıldı. Program kapsamında ayrıca , Mendiktepe ve Taş Tepeler araştırmalarıyla ilişkili farklı alanlar ziyaret edilerek Şanlıurfa’nın Neolitik Dönem arkeolojisine ilişkin geniş bir perspektif sunuldu. Harran’dan Soğmatar’a Şanliurfa’nin Çok Katmanli Mirasi Anlatıldı Program yalnızca Neolitik Dönem yerleşmeleriyle sınırlı tutulmadı. Katılımcılar Şanlıurfa’nın farklı tarihsel dönemlerini temsil eden Harran, Soğmatar, Şuayb Şehri ve Bazda gibi önemli kültürel miras alanlarını da ziyaret etti. Harran Ören Yeri Kazı Başkanı ve Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal eşliğinde gerçekleştirilen Harran programında Harran Kalesi, Harran Ulu Cami, Harran Kazı Evi ve çevrede yürütülen arkeolojik çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi verildi. Dr. Öğr. Üyesi Seçil Çokoğullu’nun yönetimindeki Şuayb Şehri, Arş. Gör. Süheyla İrem Mutlusorumluluğundaki Soğmatarda uzmanlar tarafından bölgede yürütülen araştırmalar ve kültürel miras değerleri hakkında katılımcılara bilgi aktarıldı. Bazda taş ocakları da program kapsamında ziyaret edilerek bölgenin tarihî taş işçiliği ve kültürel peyzajı değerlendirildi. Unesco Türkiye Millî Komisyonundan Kültürel Miras Eğitimi Programın eğitim ayağında UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Üyesi Ömer Devrim Aksoyak, uluslararası gönüllülere UNESCO perspektifinden kültürel mirasın korunmasına ilişkin eğitim verdi. Eğitim kapsamında UNESCO’nun 1972 Dünya Mirası Sözleşmesi, Üstün Evrensel Değer (Outstanding Universal Value – OUV), özgünlük ve bütünlük ilkeleri, Dünya Mirası kriterleri, somut ve somut olmayan kültürel miras, yerel toplumların mirasın korunmasına katılımı ve Taş Tepeler özelinde paydaş iş birlikleri ele alındı. Katılımcılar ayrıca koruma, belgeleme ve yerel farkındalık konularında ortak çalışmalar gerçekleştirerek kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasında gönüllülüğün rolünü değerlendirdi. Şurkav’in Kültürel Miras Çalişmalari Uluslararasi Katilimcilara Anlatıldı Program süresince uluslararası gönüllülere ŞURKAV’ın Şanlıurfa’nın kültür, sanat, tarih ve arkeolojik değerlerinin korunması, tanıtılması ve sürdürülebilir biçimde gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmaları hakkında bilgi verildi. ŞURKAV’ın kültürel miras alanındaki faaliyetleri, ulusal ve uluslararası kurumlarla geliştirdiği iş birlikleri ve UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri Programı kapsamında yürüttüğü çalışmalar paylaşılırken, yerel kurumların mirasın korunmasındaki rolüne dikkat çekildi. Somut Mirastan Yaşayan Kültüre: Sıra Gecesi Deneyimi Programın önemli unsurlarından biri de Şanlıurfa’nın somut olmayan kültürel mirasının uluslararası gönüllülere tanıtılması oldu. Katılımcılar Şanlıurfa’nın köklü kültürel geleneklerinden sıra gecesini deneyimleyerek kentin müzik kültürü, sözlü aktarım geleneği, sosyal paylaşım biçimleri ve yerel gastronomisiyle tanıştı. Böylece Göbeklitepe ve Taş Tepeler’de binlerce yıl öncesine uzanan somut kültürel miras ile Şanlıurfa’da bugün yaşamaya devam eden gelenekler aynı program içerisinde bütüncül bir kültürel miras yaklaşımıyla ele alındı. Şanlıurfa’nin Kent Hafizasi Reji Kilisesi’nde Fotoğraflarla Anlatıldı Program kapsamında Reji Kilisesi’nde gerçekleştirilen fotoğraf gösteriminde, Şanlıurfa’nın geçmişten günümüze geçirdiği değişimi ortaya koyan eski ve yeni kent fotoğrafları katılımcılarla paylaşıldı. “Önce ve sonra” görselleri üzerinden kentin tarihî dokusu, geleneksel mimarisi, değişen şehir yapısı ve kültürel mirasın korunmasının önemi değerlendirildi. Böylece gönüllülerin kültürel mirası yalnızca arkeolojik kazı alanları üzerinden değil; kent belleği, mimari miras ve yaşayan şehir perspektifinden de değerlendirmeleri sağlandı. Şanlıurfa’dan Dünyaya Kültürel Miras Mesajı Şanlıurfa Valiliği ve ŞURKAV koordinasyonunda gerçekleştirilen proje; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Alman Arkeoloji Enstitüsü, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi,Çin Ulusal Kültürel Miras İdaresi Arkeoloji Araştırma Merkezi, UNESCO Genel Merkez,UNESCO Türkiye Millî Komisyonu, Taş Tepeler Projesi bilim insanları ve kazı başkanlarının katkılarıyla arkeoloji ile yaşayan kültürü uluslararası gönüllülük çatısı altında buluşturdu. Farklı ülkelerden gelen gönüllülerin Şanlıurfa’nın kültürel mirasını doğrudan bilim insanlarından öğrenmesi, kültürel değerleri yerinde deneyimlemesi ve edindikleri bilgi ve deneyimleri kendi ülkelerine taşımasıyla Göbeklitepe, Taş Tepeler ve Şanlıurfa’nın dünya ölçeğindeki kültürel miras görünürlüğüne katkı sağlanması amaçlandı. Program; bilimsel bilgi, kültürlerarası diyalog, gönüllülük, yerel katılım ve kültürel mirasın korunmasını aynı çatı altında buluşturan kapsamlı bir uluslararası çalışma olarak tamamlandı.

Göbeklitepe'de Yeni Yapılar Çıktı Haber

Göbeklitepe'de Yeni Yapılar Çıktı

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe'de yeni bir alanda yürütülen kazılarda, yerleşimin ikinci evresine tarihlenen dörtgen planlı yapılar gün yüzüne çıkarıldı. Taş Tepeler Projesi Koordinatörü ve Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi kapsamında Göbeklitepe'de koruma altındaki ana kazı alanındaki çalışmalar sürerken, çatının kuzeyindeki yeni alanda da bu sezon kazılara başlandığını söyledi. Mevcut alanda daha önce bulunan zeytin ağaçlarının başka bölgeye taşınmasıyla kazıya elverişli bir ortam oluşturulduğunu belirten Karul, yaklaşık 1500 metrekarelik yeni alanda bu sezon çalışmalara başladıklarını anlattı. Bu kazılarla Göbeklitepe'nin daha önce açığa çıkarılan yapılarına ilişkin potansiyeli yeniden test etmeyi ve keşfetmeyi amaçladıklarını vurgulayan Karul, geniş alanlarda kazı yaparak zaman içinde derinleşmeyi esas alan çalışma yöntemini burada da uyguladıklarını ifade etti. Karul, yeni kazı alanına ilişkin şu bilgileri verdi: "Alanın bir kenarından başladık. Kuzeye doğru devam ediyoruz ve hemen yüzeyin altında Göbeklitepe'nin ikinci evresine tarihlenen dörtgen planlı yapılar açığa çıkardık. Yüzeyin hemen altında olmaları, plan ve yerleşme düzeni hakkında hızlı bir şekilde fikir veren kanıtlara ulaşmamızı sağladı. Hatta bazı yapıların tabanlarına da çok hızlı bir şekilde ulaşıldı. Çünkü burası erozyona açık bir yer. Duvarların üst kotları uzun bir süre önce aşınmış. Bir diğer güzel haber, zeytin ağaçlarının burada büyük ölçüde tahribata yol açmadığını gördük. Ancak ağaçlar buradan taşınmasaydı, buranın en azından kazılamayacak bir alan olacağını da görmüş olduk. Bu yılki planımız, arkada gördüğünüz alanın tamamında yüzey seviyesini kaldırıp yüzeyin hemen altındaki yapı kalıntılarını açığa çıkarmak." "İlk izlenimimiz bunların konut olarak kullanıldığı yönünde" Karul, yeni kazı alanını çevreleyen yürüyüş yolunun ziyaretçilerin çalışmaları ve ortaya çıkarılacak yeni buluntuları yakından izleyebilecekleri şekilde planlandığını ifade etti. Ortaya çıkarılan dörtgen planlı yapıların benzerleriyle önceki yıllarda GT1 olarak adlandırılan alanda karşılaştıklarını dile getiren Karul, şöyle devam etti: "Onların benzerlerinden söz ediyoruz. Ama şu ana kadar gördüğümüz kadarıyla bu dikilitaş geleneğinin zayıfladığını, daha az sayıda dikilitaş barındırdıklarını, mekanların iç düzenlemesine baktığımız zaman daha çok konut amaçlı kullanılmış olabileceklerini söyleyebiliyoruz. Ama kuşkusuz bunları sadece duvarları açığa çıkararak söylemek yeterli değil. Ve özellikle bu yapıların içerisinde topladığımız toprak örnekleri mekanların işlevleri hakkında bize bilgi verecek. Bu da daha çok taban seviyesine geldiğimizde, taban üzerinden aldığımız örneklerle söyleyebileceğimiz bir şey. İlk izlenimimiz bunların konut olarak kullanıldığı yönünde." Karul, Göbeklitepe'de kamusal yapıların yanı sıra bunlarla çağdaş konutların da daha önceki kazılarda ortaya çıkarıldığını belirterek, kamusal yapılar ile konutların eş zamanlı kullanımının Göbeklitepe'nin yalnızca bir tapınma merkezi değil, aynı zamanda insanların yaşadığı bir yerleşim yeri olduğunu gösterdiğini, Taş Tepeler kapsamındaki diğer kazılarda da benzer yerleşim düzeninin görüldüğünü ifade etti. Göbeklitepe'de özellikle yamaç kesimindeki yuvarlak planlı yapıların bulunduğu alanda çalışmaların sürdüğünü bildiren Karul, geçen yıl C yapısında büyük ölçüde tamamlanan sağlamlaştırma çalışmalarının bu yıl D yapısında devam ettiğini ve yıl sonuna kadar tamamlanmasının planlandığını sözlerine ekledi.

Rektör, Dünya Birincilerini Ağırladı Haber

Rektör, Dünya Birincilerini Ağırladı

Harran Üniversitesi (HRÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu, İsveç'te düzenlenen World Choir Games 2026'da (Dünya Koro Oyunları) kategorisinde dünya birincisi olan Harran Üniversitesi Vox Humanis Korosu'nu ağırladı. Güllüoğlu, rektörlük makamında ağırladığı Vox Humanis Korosu üyelerini tebrik etti. Sevinçlerini Türkiye ile paylaştıklarını aktaran Güllüoğlu, şöyle konuştu: "UNESCO Müzik Şehri olan Şanlıurfa, böyle bir koroya sahip olduğu için, dünya birinciliğini aldığı için gerçekten çok şanslı olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu birincilik bizim kodlarımızın nerelere geldiğinin en büyük göstergesi. Artık müziğin evrenselliğiyle dünya korosu haline gelmenin mutluluğu içerisindeyiz. Bunlar önemli dönüşümler. Artık üniversitemizin ismi dünyada duyulmaya başladı. Çünkü sanatta, sporda ve bilimde bir üniversitenin ilerlemesi yarınlarıyla ilgili kısımdaki yapacaklarının garantisi. Tarihin tekerrür olduğunu bilerek bu toprakların neler yapabileceğini bir kez daha göstermenin mutluluğu içerisindeyiz." HRÜ Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi ve koro şefi Fırat Altun da başarıdan dolayı mutlu olduğunu belirtti. Koronun 2 yıllık bir çalışmayla bir araya geldiğini dile getiren Altun, şunları kaydetti: "Temelinde oldukça önemli bir ekip çalışmasının ve rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu'nun liderliğindeki aşamalarla ilerlenmiş bir sürecin adı. Oldukça gururluyuz, oldukça onurluyuz. Özellikle hem kültürümüzü, hem şehrimizi, hem ülkemizi, uluslararası standartlarda temsil etmenin onuruna sahip olduk. Üniversite olarak, daha birçok başarıya imza atacağımıza, her zaman dediğimiz gibi daha birçok farklı gruplarla birçok farklı oluşumlarla dünya sahnesinde uluslararası standartlarda bir üniversite olmanın göstergelerini tümüyle tüm dünyaya sergileyeceğimize inanıyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.