Uygulamalarımız appstore googleplay

#Turizm

gazeteci63.com - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TOKİ, Şanlıurfa’da Arsa Satacak Haber

TOKİ, Şanlıurfa’da Arsa Satacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), aralarında Ankara ve İstanbul'un da bulunduğu 37 ildeki 252 taşınmazı açık artırmayla satışa çıkaracak. AA muhabirinin TOKİ yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Afyonkarahisar, Aksaray, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bitlis, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karaman, Kayseri, Kırklareli, Kocaeli, Malatya, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Rize, Samsun, Siirt, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Yalova'daki taşınmazlar 25 Aralık'ta ihaleyle satışa sunulacak. Açık artırmada taşınmazlar, talebe göre peşin ya da vadeli satılacak. Antalya'nın Aksu ilçesindeki bir arsa ise açık artırma yöntemiyle kiralanacak. Alıcılar, konut, ticaret, turizm, sağlık, tarım, spor, sanayi, özel eğitim, akaryakıt, depolama, kentsel çalışma, plansız arsalar ve sosyal tesis alanları niteliğindeki arsalara peşin, yüzde 25 peşinat 48 ay vade ve yüzde 40 peşinat 36 ay vade ile sahip olabilecek. Peşin alımlarda ise yüzde 15 indirim uygulanacak. Açık artırmalar, 25 Aralık Perşembe günü saat 10.30'da Ankara ve İstanbul'daki salonlarda fiziki ve internet üzerinden çevrim içi katılımla yapılacak. Satışa ilişkin detaylara "www.toki.gov.tr" ile "muzayede.emlakyonetim.com.tr" internet adresinden ve "444 84 34" numaralı telefondan ulaşılabilecek.

Yenilenebilir Enerjiyle Aydınlatma Haber

Yenilenebilir Enerjiyle Aydınlatma

Şanlıurfa'nın simgesi Balıklıgöl Yerleşkesi'nde kurulacak güneş panellerinden elde edilecek enerjinin, bölgenin aydınlatmasında kullanılması ve gün ışığına duyarlı akıllı otomasyon sistemleri sayesinde enerji tüketiminin azaltılması hedefleniyor. Her gün çok sayıda yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Balıklıgöl'ün gece görünümünün iyileştirilmesi amacıyla "Balıklıgöl Çevresinin Yenilenebilir Enerji ile Aydınlatılması Projesi" hayata geçirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, GAP Bölge Kalkınma İdaresi (GAP BKİ) yürütücülüğünde, Şanlıurfa Valiliği ve Eyyübiye Belediyesinin desteğiyle yürütülen proje kapsamında, 75 bin metrekarelik alanda dönüşüm başladı. Projeyle uygun noktalara kurulacak güneş panellerinden elde edilecek enerji, bölgenin aydınlatmasında kullanılacak. Gün ışığına duyarlı akıllı otomasyon sistemleriyle enerji tüketiminin azaltılması planlanıyor. Yaklaşık 32 milyon lira maliyetli çalışmanın 2 ay içinde tamamlanması hedefleniyor. "Projemizi peyzaj ve çevre düzenlemeleriyle de destekleyeceğiz" Vali Hasan Şıldak, AA muhabirine, Balıklıgöl'ün şehrin manevi ve kültürel simgelerinden biri olduğunu söyledi. Mekanın tarihi dokusuna uygun bir aydınlatma sistemi kurulacağını ifade eden Şıldak, şöyle konuştu: "Balıklıgöl, şehrin kalbi konumunda ve manevi atmosferinin merkezini oluşturuyor. Burası "Peygamberler Şehri" kavramının adeta bütünleştiği ve özdeşleştiği yerdir. Burada üç kuruluş olarak geniş bir alanda aydınlatma çalışması yapacağız. İnşallah Urfa Kalesi'nin de yine Balıklıgöl havzasından görünen açıdan surlarının aydınlatılması planlanıyor. Bu bölge, pırıl pırıl bir ışık huzmesi altında çok daha cazip, gece ziyaretleri için uygun hale gelecek. Projemizi güzelleştirecek peyzaj ve çevre düzenlemeleriyle de destekleyeceğiz." "Yüzde 40 tasarruf öngörülüyor" GAP BKİ Başkanı Hasan Maral ise turizmi geliştirmeye yönelik projelere önem verdiklerini vurguladı. Balıklıgöl Yerleşkesi'nin aydınlatılmasında genel koordinasyonu üstlendiklerini anlatan Maral, "Öncelikli dönüşüm programımız turizm odaklı büyümeye dayanıyor. Balıklıgöl'de yeni aydınlatmayla yüzde 40 tasarruf öngörüyoruz. Projenin ihalesi gerçekleştirildi, şu anda yer teslimi yapıldı. 2 ay gibi kısa bir sürede inşallah Balıklıgöl Platosu yeni bir sistemle aydınlatılmış olacak. Tüm platoyu bu proje kapsamında biz aydınlatmış oluyoruz." dedi.

Bakan Ersoy'dan Urfa Paylaşımı Haber

Bakan Ersoy'dan Urfa Paylaşımı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Taş Tepeler Projesi'nde bu sezon ortaya çıkarılan yeni bulgular, Neolitik Dönem'e dair bilimsel çerçeveyi daha da genişletiyor." ifadesini kullandı. Bakan Ersoy, Şanlıurfa'da Göbeklitepe ve çevresindeki 11 arkeolojik alandan oluşan ve Neolitik Dönem'de insanların günlük yaşamıyla inançlarına dair önemli bilgiler sunan Taş Tepeler Projesi'ne ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu. Göbeklitepe'deki adak heykeli, Sayburç'taki ağzı dikili yüz tasviri ve Sefertepe'deki farklı üsluplarla işlenmiş kabartmaların bölgedeki yaşamın ritüellerine ve sembolik dünyasına dair ipuçları sunduğunu belirten Ersoy, bölgedeki bilimsel yolculuğun, kazı ekiplerinin özverili çalışmaları, akademik paydaşların katkıları ve tüm kurumların güçlü desteğiyle kararlılıkla ilerlediğini vurguladı. Bakan Ersoy, "Taş Tepeler Projesi'nde bu sezon ortaya çıkarılan yeni bulgular, Neolitik Dönem'e dair bilimsel çerçeveyi daha da genişletiyor." değerlendirmesinde bulundu. Projeye verdikleri destekten dolayı Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'a teşekkür eden Ersoy, şunları kaydetti: "Şanlıurfa'mızı önce ülkemiz turizminde ardından da dünya turizminde hak ettiği yere ulaştıracağız. Taş Tepeler, Anadolu'nun 12 bin yıl önceki dünyasını benzersiz ayrıntılarla görünür kılmaya devam edecek."

Urfa Ziyaretçi Akınına Uğradı Haber

Urfa Ziyaretçi Akınına Uğradı

Kültürel mirası ve gastronomisiyle öne çıkan Şanlıurfa, 9 günlük ara tatilde yoğun ziyaretçi ağırladı. Kültür turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan kentte otel ve konaklama tesisleri, önceden yapılan rezervasyonlarla yüzde 90'ın üzerinde dolulukla hizmet verdi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe'de zaman zaman uzun kuyruklar oluştu. Ören yeri tatil süresince 66 bin 133 ziyaretçiyi ağırlarken, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi de 20 bin 687 kişiyi konuk etti. Hazreti İbrahim'in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen ve kentin simgesi kabul edilen Balıklıgöl Yerleşkesi de kente gelen ziyaretçilerin en başta ziyaret ettiği mekanların başında yer aldı. Konik kubbeli evleriyle dikkati çeken tarihi Harran ilçesi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Halfeti ilçesi gibi diğer önemli merkezler de ziyaretçilerine farklı atmosferiyle eşsiz bir hatıra bıraktı. Kente gelen turistler, yöresel lezzetlerin sunulduğu sıra gecelerine katılarak Şanlıurfa mutfağını tatma fırsatı buldu. "Çok hareketli günler yaşadık" İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan, AA muhabirine, tatilin kent turizmine olumlu yansıdığını belirtti. Şanlıurfa'nın her geçen yıl turizmden daha fazla pay aldığını dile getiren Aslan, şunları kaydetti: "Şanlıurfa olarak 9 günlük ara tatili çok verimli geçirdik. Turizm anlamında oldukça hareketli günler yaşadık. Göbeklitepe 70 bine yakın ziyaretçi aldı, müzelerimizde ise ziyaretçi sayısı 20 bini aştı. Özellikle kente günübirlik gelenlerle birlikte Şanlıurfa'yı çok sayıda ziyaretçi tercih etmiş oldu. Rakamlara baktığımızda bölgede ara tatili en yoğun geçiren ilin Şanlıurfa olduğunu görüyoruz. Otel doluluk oranları ve ziyaretçi istatistiklerine baktığımızda, şehrin ziyaretçi yoğunluğunun yüzde 90'ın üzerine çıktığını görüyoruz. Bu anlamda ara tatil bizim için sevindirici oldu. Şanlıurfa artık bölgede, turizmin öncü illerinden oldu." "Beklediğimiz verimi aldık" Şanlıurfa Turizm Komitesi Başkanı Mehmet Kamil Türkmen de tatil sürecinin sektör için oldukça hareketli geçtiğini dile getirdi. Hava şartlarının uygun olmasının da ziyaretçi ilgisini artırdığını belirten Türkmen, şunları kaydetti: "Şanlıurfa turizminde hak ettiğimiz ve beklediğimiz verimi aldık. Otellerimizdeki doluluk oranı gerçekten üst seviyelerindeydi. Ayrıca gerek ören yerlerindeki yoğunluk gerekse turizm işletmelerindeki hareketlilikte kayda değer bir artış gözlemledik. Şanlıurfa, 9 günlük süre boyunca yaklaşık 80-100 bin civarında misafir ağırlamış oldu. Göbeklitepe'deki hareketlilik rakamları da bunu doğruluyor." Kayseri'den ailesiyle kente gelen Himmet Aydemir ise tarihi yerleri gezdiklerini, çok keyif aldıklarını ve Şanlıurfa'yı tahmin ettiklerinden çok daha güzel bulduklarını söyledi.

Kazılar 30 Yıldır Devam Ediyor Haber

Kazılar 30 Yıldır Devam Ediyor

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe'de kazılar 30 yıldır sürüyor. Kent merkezine 18 kilometre uzaklıktaki kırsal Örencik Mahallesi yakınlarında, İstanbul ve Chicago Üniversitelerinden araştırmacılar tarafından 1963'te yüzey çalışmaları sırasında fark edilen ören yerinde en somut bulgular, 1986'da tarlasını süren çiftçi Şavak Yıldız'ın bulduğu heykelle ortaya çıktı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müzesi tarafından Prof. Dr. Klaus Schmidt'in başkanlığında 1995'te bölgede kazı çalışmalarına başlandı. Kazılarda neolitik döneme ait, boyları 3 ila 6 metre, ağırlıkları 40 ila 60 ton olan, yabani hayvan figürlü "T" biçimli dikili taşlar bulundu. Ayrıca 8 ila 30 metre çapında dairesel ve dikdörtgen şekilli, dünyanın en eski tapınak kalıntıları ve yaklaşık 12 bin yıl öncesine ait olduğu belirtilen 65 santimetre uzunluğunda insan heykeli gibi çeşitli eserler gün yüzüne çıkarıldı. Bu eserlerle ünü her geçen yıl artan Göbeklitepe, 2011 yılında UNESCO "Dünya Mirası Geçici Listesi"ne alındı, 1 Temmuz 2018'de Bahreyn'de düzenlenen 42'nci Dünya Miras Komitesi Toplantısı'nda Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Kısa sürede dünyadaki bilinirliği artan Göbeklitepe, 2019'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "Göbeklitepe Yılı" ilan edilmesiyle turizmde "altın yılı"nı yaşadı. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil olduktan sonra ziyaretçi sayısı artan Göbeklitepe, tatil günlerinde günlük 10 bini aşkın ziyaretçiyi kabul ediyor. "İlgiyi hak edecek tablo var" Göbeklitepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, AA muhabirine, dünyanın dört bir yanından Göbeklitepe'ye ziyaretçi geldiğini söyledi. Ören yerindeki her eserin ve her yeni bilginin merak uyandırdığını vurgulayan Karul, şöyle devam etti: "Göbeklitepe tarih öncesi dönem için çok elit bir yerdir. 30 yıl önce başlayan kazılarda birçok ilkin görüldüğü, çok kamusal ve anıtsal yapıların karşımıza çıktığı bir alanla karşı karşıyayız. Haliyle karşımızda yoğun ilgiyi hak edecek bir tablo var. Göbeklitepe'de açığa çıkan kalıntıların benzerlerini çağdaş yerleşmelerde yeni yeni görmeye başladık. Arkeologlar olarak turizm açısından anlamlandırmaya çalıştığımız şeylerden sadece biri budur. Burada anlamaya çalıştığımız, tarih öncesi insanların yaşadığı mekanlar, teknolojiler, yaşam biçimleri ve beslenme alışkanlıklarıdır. Bunu tek bir yerleşim yeri ölçeğiyle sınırlı tutmayıp dönemi, bölge içini ve bölgeler arası karşılaştırmaları da değerlendirerek daha net hale getirmeye çalışıyoruz. Yaptığımız işin toplumda giderek daha büyük kalabalıklar tarafından ilgi görmesi bizi mutlu ediyor. Sonuç itibarıyla her birey, dünyanın neresinde olursa olsun, buradaki arkeolojik alanları görme özgürlüğüne sahiptir." Karul, alanın daha fazla anlaşılır hale gelmesi için yoğun çaba gösterdiklerini ifade ederek, "Arkeolojinin toplumsallaştırılması konusunda Taş Tepeler Projesi'nin bir hassasiyeti var. Sadece kazı yapmak, oradaki arkeolojik veriyi bilgiye dönüştürmek değil, buluntuyu toplumla buluşturmak da bizim önceliklerimiz arasında yer alıyor." dedi. Arazinin eski sahibi gurur duyuyor Bölgedeki ilk bulguya rastlanan arazinin eski sahibi 66 yaşındaki Mahmut Yıldız da Göbeklitepe ile turizme katkı sağladıkları için gurur duyduğunu ifade etti. Yıldız, "Dünyaya miras bıraktığımız için mutluyuz. 30 yıldır burada çalışmalar yapılıyor ve her gün yeni şeyler bulunuyor. Gittikçe iyileşiyor, farklı eserler ortaya çıkıyor. Çalışmalar yıllardır devam ediyor, inşallah daha da iyi olacak." dedi.

Balıklıgöl'de Ara Tatil Bereketi Haber

Balıklıgöl'de Ara Tatil Bereketi

Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Şanlıurfa'daki tarihi Balıklıgöl Yerleşkesi'nde ara tatil dolayısıyla ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Hazreti İbrahim'in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen tarihi mekan, eğitime verilen bir haftalık arayı fırsat bilen ziyaretçileri ağırlıyor. Türkiye'nin farklı kentlerinden Şanlıurfa'ya gelen misafirler, dünyanın "en büyük doğal akvaryumu" olarak bilinen ve inanç turizminde önemli bir yere sahip olan mekanı ziyaret ediyor. Kentin simgesi konumundaki yerleşkede balıklara yem atan ziyaretçiler, bol bol hatıra fotoğrafı çektiriyor. Şanlıurfa Bölgesel Turist Rehberleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Müslüm Çoban, AA muhabirine, turizmciler olarak yoğunluktan memnun olduklarını söyledi. Ziyaretçilerden planlı ve programlı hareket etmelerini isteyen Çoban, şöyle devam etti: "Misafirlerimizin gelmeden rezervasyonlarını yapmalarını istiyoruz. Şanlıurfa'da havanın serin olması dolayısıyla ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Misafirlerimizin bu serinlikte, bu güzellikte Şanlıurfa’ya bir an önce gelmelerini istiyoruz. Şu anda elimizdeki verilere göre kasım sonuna kadar yoğunluk görünüyor. Bazen özellikle hafta sonları otellerde yer bulamıyoruz. Bu yoğunluğun kasım ayı sonuna, hatta aralık ayına kadar sürmesini bekliyoruz." Muğla'dan ailesiyle kenti gezmeye gelen Dursun Bozdağ, "Daha önce de 2 kez geldim. Gerçekten Balıklıgöl'deki atmosfer harika, burayı çok seviyorum." dedi. Konya'dan gelen Çiğdem Güler de ara tatili değerlendirmek istediklerini belirterek, "Buraları çok beğendik, insanlar sıcak kanlı. Bir dahaki sefere daha kalabalık gelmek isteriz." diye konuştu.

Ölen Kızının Hayali İçin Yaptı Haber

Ölen Kızının Hayali İçin Yaptı

Seramik sanatçısı Ayşe İşgüder, vefat eden kızı ve aynı zamanda meslektaşı Ecem Ebru Alkış'ın hayalini gerçekleştirmek için Neolitik Çağ'a ait 150 eserin replikasını Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle yaptı. Sanatçı İşgüder, AA muhabirine yaklaşık yarım asırdır seramik sanatıyla uğraştığını söyledi. Yıllarca birlikte seramik sanatıyla ilgilendiği kızı Ecem Ebru Alkış'ı (35) geçen yıl yakalandığı hastalık nedeniyle kaybettiğini gözyaşlarıyla anlatan İşgüder, onun son hayalini gerçekleştirmek için gece gündüz Neolitik Çağ eserlerini tek tek çalıştığını belirtti. Dönemin eserlerini ve sembollerini büyük üzüntü içinde titizlikle, adeta tırnaklarıyla kazıyarak seramiğe işlediğini dile getiren İşgüder, eserleri günlük hayatta kullanılan objelere dönüştürdüğünü ifade etti. İşgüder, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi ören yerlerinde bulunan eserleri aralarında kolye, abajur ve mini heykellerin de bulunduğu 150 farklı esere işlediğini ve replikaları yaptığını belirtti. "İçimizde ukde kalan hayaldi" Ayşe İşgüder, Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle eserleri Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde sanatseverlerin beğenisine sunduklarını ve replikaların yoğun ilgi gördüğünü ifade etti. Tarifsiz acısının kızının hayalini yerine getirmeyle bir nebze de olsa hafiflediğini anlatan İşgüder, şöyle devam etti: "Yani bu böyle 3-5 yıllık bir hayal değil gerçekten sıra dışı bir hayaldi, içimizde ukde kalan bir hayaldi ama yaşam devam ediyor, bazı sorumluluklar var. O sorumlulukları yerine getiriyorsunuz. İnsanlar, bazı hayalleri hep ertelemek durumunda kalıyor. İşte biz anne kız olarak bu hayali ertelemek durumunda kalmıştık. Şu anda kızım evet, burada yok ama gördüğünüz gibi artık tüm eserlerde her tarafta var. Bizimle birlikte onun söyleyeceği tek söz şu olurdu: 'Anne, çok şükür, hayalimizi gerçekleştirdik.' Emek veren, katkı sunan herkese çok teşekkür ediyoruz." Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan da Neolitik Çağ'a ilişkin eserlerin adeta ilmek ilmek işlenerek sanat eserine dönüştürülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Şıldak, Harran’da Çalışmaları İnceledi Haber

Şıldak, Harran’da Çalışmaları İnceledi

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Harran ilçesinde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Vali Şıldak, incelemeleri sırasında yaptığı açıklamada Şanlıurfa’nın tarih, kültür ve arkeoloji bakımından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, “Bugün Harran ilçemizde, Eyyübiler dönemine ait Kale Saray’dayız. Selahaddin Eyyübi’nin de üç kışı geçirdiği bu saray, bölgenin tarihsel dokusunu yansıtan önemli bir eser. İlçe merkezinde kazı çalışmalarını yürüten değerli hocamız Prof. Dr. Mehmet Önal ve Kaymakamımızla birlikte çalışmaları yerinde inceliyoruz.” dedi. Kale Saray’da kazı çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını belirten Vali Şıldak, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar kalede yürütülen kazıların yüzde 80’inden fazlası tamamlandı. Bundan sonraki süreçte restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Üç katlı özgün mimarisiyle Kale Saray, ülkemizin ve hatta Ortadoğu’nun en büyük saray yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Bu tarihi eserin turizme kazandırılmasıyla birlikte, Şanlıurfa’ya gelen ziyaretçilerin konaklama süresinin en az bir gün daha artmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. Vali Şıldak, incelemelerine Harran Ulu Cami çevresinde de devam etti. Ulu Cami’deki çalışmalar hakkında bilgi veren Şıldak, “Harran Ulu Cami’nin restorasyon ve kazı çalışmaları yine Prof. Dr. Mehmet Önal hocamızın başkanlığındaki ekip tarafından büyük oranda tamamlandı. Şu anda ziyarete açık olan bu anıtsal yapı, Anadolu’daki ilk ve en büyük camilerden biri olma özelliğini taşıyor. Ayrıca çevresinde yer alan beş medreseyle birlikte Anadolu’daki ilk İslam üniversitesinin de temellerinin atıldığı yer olarak biliniyor. Harran Üniversitesi de bu tarihi başlangıç noktası olarak kabul ediyor.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalara tüm kurumların katkı sağladığını ifade eden Vali Şıldak, “Ziyaretçi yoğunluğu oldukça yüksek olan bu bölgedeki kazılar, çevredeki kilise kalıntıları ve medreselerde de sürüyor. Harran Ulu Cami, hem Anadolu’daki ilk cami hem de İslam ilim geleneğinin ilk merkezlerinden biri olarak, özellikle Emevi dönemine ait önemli bir tarihi mirasımızdır. Biz de bu çalışmaların gelişimini yakından takip ediyoruz.” diye konuştu. Eşi Fatma Nur Şıldak’la birlikte gittiği Harran’daki incelemeleri sırasında Vali Şıldak’a Kaymakam Harun Reşit Han, Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ve kazı ekibi eşlik etti.

Şanlıurfa’da 29 Ekim Coşkusu Haber

Şanlıurfa’da 29 Ekim Coşkusu

Cumhuriyetin ilanının 102. Yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Şanlıurfa’da da coşkuyla kutlandı. Osmanbey Şehitliğinde Şehitler Anıtına önceki gün çelenk sunumuyla başlayan kutlamalar bugün de Valilikte tebriklerin kabulüyle devam etti. Vali Hasan Şıldak’ın Valilikte tebrikleri kabulünün ardından geçit töreni Cumhuriyet Caddesinde gerçekleştirildi. Vali Hasan Şıldak’ın halkı selamlamasıyla başlayan program saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla devam etti. Günün anlamına uygun şiirlerin de okunduğu programda, halk oyunları gösterileri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyet Bayramı’na ilişkin mesajı okundu. Programda bir konuşma yapan Vali Hasan Şıldak, “Bugün Cumhuriyetimizin, ulu çınarımızın 102’nci kuruluş yıl dönümünü milletçe, ülke olarak hep birlikte, tek yumruk olarak büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun” dedi. Sözlerini sürdüren Vali Şıldak, “Konuşmamın başında Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve bu topraklar için tarihimiz boyunca kanını dökmüş, şehadet mertebesine ulaşmış bütün şehitlerimizi ve ebediyete uğurladığımız kahraman gazilerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum. Cumhuriyete giden yol çok meşakkatli, çok zorlu, çok badirelerle dolu ama milletimizin eseri olan bu ulu çınarın oluşumu kahramanlıklarla dolu, cesaret ve üstün meziyetlerin, milletimizin hasletlerimizin zuhur ettiği, gün yüzüne çıktığı, bir kez daha tezahür ettiği çok, çok üstün bir başarının hikayesidir. Cumhuriyetimizin kuruluşu her Türk'ün, her çocuğumuzun, her gencimizin, milletimizin her ferdinin hafızasına kazınması gereken büyük bir ders ve gönüllerinde bir sevgi yumağına dönüşmesi gereken bir vatan aşkı olmalıdır. Cumhuriyetimiz ne getirdi diye baktığımızda tam bağımsızlık getirdi. Özgürlük getirdi. Milletimizin tekrar dirilişi olarak bir yapıya kavuşmamızı ve bugüne kadar güçlü bir şekilde ilerlememizi getirdi. Milli birliğimizi oluşturdu. En önemli şeylerden biri de milletçe bir bütün olarak 7'den 77'ye her rengimizle, mozaik gibi olan bu ülkemizde ve Şanlıurfa'mızda, en güzel örnek de Şanlıurfa, huzur içinde, barış içinde, birlik bütünlük içinde yaşamamızı sağladı. Yine en önemli şeylerden biri demokrasiyi getirdi ülkemize. Nasıl elde edildi diye baktığımızda işte şehitlerimizle, gazilerimizle ve vatan kavramıyla şekillenen bir felsefeyle, bir yaklaşımla, ülke sevgisiyle, adanmışlıkla, tarihimizin bize yüklediği misyonla, birikimle ve inançla, iradeyle sapmadan, olduğu gibi görünerek samimi vatan sevdasıyla, rol yaparak değil, fesatlıkla değil, ülke sevgisiyle bugünlere geldik. Şehitlerimizin kanlarıyla, cesaretle, liderlikle ve milletimizin tek yumruk olmasıyla bugünlere geldik. Şimdi değerli vatandaşlarımız, şimdi bu mücadele devam etmiyor mu sanıyoruz? Bu mücadele hep devam edecek. Anadolu coğrafyasında bizim varlığımız inşallah ilelebet devam edecek. Bu mücadele de durmayacak. Hakimiyet için, bu topraklara hükmetmek, burada insanlığa hizmet etmek ve her mazluma el uzatan bir inancın neferleri olarak varlığımızı sürdürmek için, güçlü bir şekilde sürdürebilmek için mücadeleye mecburuz. Güçlü olmanın yolu da gelişmektir, kalkınmaktır. Ülke olarak, millet olarak, şehir olarak ve bireysel olarak elbette ki hepimize sorumluluklar düşmektedir. Bunun için iki önemli husus, altını çizmek istediğim iki önemli nokta var. Birisi elbette ki Büyük Önder'in de ifade ettiği gibi çok çalışmaktır. Herkesin işini en iyi yapmasıdır. Elinden geleni değil, elinden gelenin fazlasını bu ülke için ortaya koymasıdır. İkincisi de yine hepimizin çok iyi bildiği gibi birliğimizin, bütünlüğümüzün hiçbir yara almadan, zedelenmeden vücut bulmasıdır. Şanlıurfa'nın gelişmesi de ülkemizin gelişmesi de bu iki faktörle çok yakından ilişkilidir. Güvenliğimiz, huzurumuz, gençliğimizi geleceğe hazırlamak, eğitim, sanayi, turizm, kültür, her alanda gelişme ve topyekûn kalkınmak için seferberlik ölçüsünde birlik içinde, bütünlük içinde çalışmak durumundayız. Bu çalışmayı da yaparken iyi niyetle, samimiyetle ve Sayın Cumhurbaşkanımızın sözlerinde de ifade bulduğu gibi yeni süreçte, yeni süreci, terörsüz Türkiye sürecini çok iyi okuyarak Cumhuriyetimizin bize yüklediği misyonu çok iyi idrak ederek birlikte başaracağız. Bu vesileyle Cumhuriyet Bayramımız bizler için içimizdeki ülke sevgisini, çalışma arzusunu ve bu ülke için, bu vatan için ne yapabilirim sorusunu tekrar tekrar sormak ve cevap bulmak için iyi bir fırsattır. Tazelenmek, yenilenmek için, güç birliği yapmak için çok iyi bir fırsattır. Ülkemize sevdamızı, vatanımıza borcumuzu hatırlama zamanıdır. Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümünü canı gönülden kutluyorum. Her birinizin Cumhuriyet Bayramının coşkuyla, heyecanla, her yıl artan bir gururla ve atalarımıza, büyüklerimize layık olmak sıfatıyla bize nasip olmasını temenni ediyorum” diye söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarına da atıfta bulunan Vali Şıldak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın dün savunma sanayimizin çok önemli bir hamlesini açıklarken yaptığı konuşmalara bazı atıflar yaparak sürdüreceğim. Cumhurbaşkanımız şöyle söylüyor: Hedeflerimize giden yolda önümüze çıkan ve çıkartılan engeller bizi sadece yavaşlatır. Belki biraz geciktirir ama hedefe varmamıza asla mâni olamaz. Ya bir yol bulur ya da bir yol açar, eninde sonunda hedeflediğimiz yere ulaşırız. Risk ve tehditlerin asimetrik biçimde arttığı bu dönemin farkına en erken varan ülkelerden biri Türkiye olmuştur. Son 23 yılda savunma sanayi, diplomasi ve güvenlik başta olmak üzere attığımız adımlarla Türkiye'yi göz ardı edilemez bir ülke haline getirdik. Mazlumun zalime boyun eğmediği, güçlünün güçsüzü ezmediği adil bir dünya için diplomatik, askeri, siyasi, ticari ve ekonomik tüm imkanlarımızı seferber ettik. En sıkıntılı zamanlarda dostlarımızın yardımına koştuk, kardeşlerimizin yaralarını sardık. Türkiye bize nerede ihtiyaç duyulduysa imkanlarımız ölçüsünde elimizden geleni hiçbir bagaj taşımadan yapmaya gayret ettik. Bununla birlikte muhannete muhtaç olmamak için de kendi teknolojimizi kendimiz üretmeye başladık. Savunma sanayinde devletimizin desteği, özel sektörün dinamizmiyle birleşince hamdolsun son yıllarda büyük bir ivme yakaladık. İHA'larımızla, SİHA'larımızla, son teknolojiye sahip hava, kara ve deniz araçlarımızla destan yazmaya devam ediyoruz. Artık takip eden değil, takip edilen bir devletiz. Türkiye yüzyılına giden yolda dönülmesi gereken kavşakların başında yarım asırlık terör musibetinden ülkemizi kurtarmak geliyor. On binlerce vatan evladını şehit verdiğimiz, ekonomimize 2 trilyon dolar maliyeti olan terör bataklığını inşallah 86 milyon el ele verip hep birlikte kurutacağız. Bu noktada sabırlıyız, samimiyiz, soğukkanlı bir şekilde menzile yürüyoruz. Hedefe yaklaştıkça ülkemizin bu meseleyi çözmesini istemeyen odakların süreci rayından çıkarmaya dönük operasyonlarının artacağının elbette farkındayız. Allah'ın izniyle bu tuzakların hiçbirine düşmeyeceğiz. Her ne bahaneyle, her ne gerekçeyle olursa olsun aramıza nifak sokmak isteyenlere aldanmayacağız. Bizim gayemiz belli, niyetimiz açıktır. Nesillerin heba olmadığı, annelerin ağlamadığı, barışın, kardeşliğin, güvenliğin, huzur ve refahın hüküm sürdüğü bir iklimin bölgemizde hâkim kılınmasıdır istediğimiz. Ortak bir iradeyle inşallah önce terörsüz Türkiye'yi, ardından da terörsüz bölgeyi en kalıcı eserimiz olarak bu ülkenin evlatlarına kazandıracağız diyor ülkemizin başkanı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Ben de bu sözlerle konuşmama son verirken Şanlıurfa'mıza, Peygamberler şehrimize, bu kadim medeniyetlerin beşiği olan Anadolu toprağının en güzide parçası Şanlıurfa'ya şunu seslenmek istiyorum. Elbette ki önümüzde çok yolumuz var ama birbirimizi sevmek, bayrağımıza aşk derecesinde bağlanmak ve birlik bütünlük içinde olmak kaydıyla aşamayacağımız hiçbir engel, ulaşamayacağımız hiçbir hedef yoktur. Cumhuriyet bize bu imkanları sağladı, sağlamaya devam edecek. Bu vesileyle her birinizi ayrı ayrı bayramını kutluyor, saygıyla selamlıyorum” ifadelerini kullandı. Geçit töreni ile devam eden program hatıra fotoğraflarının çekilmesinin ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.