Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tiyatro

gazeteci63.com - Tiyatro haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tiyatro haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adile Naşit’in Vefatının 38. Yılı Haber

Adile Naşit’in Vefatının 38. Yılı

"Hababam Sınıfı", "Bizim Aile", "Neşeli Günler" ve "Mavi Boncuk"un da aralarında bulunduğu çok sayıda unutulmaz Yeşilçam filminde rol alan usta oyuncu Adile Naşit vefatının 38. yılında yad ediliyor. Her rolünde anne şefkati, dost sıcaklığı ve mahalle kültürünün sevecen yüzünü temsil eden usta oyuncu, tiyatro sahnesinden televizyon ekranına, geçmişten bugüne milyonlarca izleyicinin kalbinde yer edindi. Gerçek adı Adela Özcan olan sanatçı, Münir Özkul, Tarık Akan ve Kemal Sunal ile başrolleri paylaştığı Yeşilçam filmlerinde, şefkatli anne rollerini başarıyla canlandırdı. Tuluat ustası Naşit Bey'in kızıydı Usta sanatçı, Türk tiyatrosunun "Komik-i Şehir" ünvanlı tuluat ustası Naşit Bey ile sonradan Emel adını alan Amelya Hanım'ın kızı olarak, 17 Haziran 1930'da İstanbul'da dünyaya geldi. Dedesi kemani Yorgo Efendi, anneannesi ise zamanın meşhur kantocularından biri olan sanatçı, usta oyuncu Selim Naşit'in de kardeşiydi. Naşit Bey'in Muhsin Ertuğrul'a oyuncu olması için götürdüğü sanatçı, babasının 1943'te vefat etmesinin ardından oyuncu olmaya karar verdi ve 1944'te çocuk oyunlarıyla tiyatroya başladı. Sanatçı, ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 14 yaşında okuldan ayrıldı. Sinemaya, 1947'de "Yara" filmiyle adım atan Naşit, 1950 yapımı müzikal film, "Lüküs Hayat"taki rolüyle dikkati üzerine çekti. Adile Naşit, 1948'den 1951'e, komedi oyuncuları Aziz Basmacı ve Vahi Öz'le kurdukları toplulukla çalıştı. Oğlu genç yaşta hayatını kaybetti Tiyatro sanatçısı Ziya Keskiner'le 1950'de evlenen sanatçının oğlu Ahmet 1952'de dünyaya geldi ancak kalbindeki delik nedeniyle 16 yaşında hayata veda etti. Usta oyuncu, 1954'te girdiği Muammer Karaca Tiyatrosunda yaklaşık 6 sene görev yaptı. Sanatçının eşi ve kardeşiyle 1961'de kurduğu Naşit Tiyatrosu, bir süre sonra dağıldı. Adile Naşit, 1963-1975'te Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü tiyatrosunda yer aldı. Tiyatroya 1970'li yıllara kadar daha çok ağırlık veren sanatçı, Yeşilçam'ın en çok ağlatan filmlerinden 1975 yapımı "Bizim Aile"de rol aldı. Oyuncu Naşit, 1976'da "İşte Hayat" filmindeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Naşit'in eşi Ziya Keskiner 1982'de vefat etti. Sanatçı 16 Eylül 1983'te Cemal İnce ile evlendi. Oğlu Ahmet'in vefatının ardından çocuklara yönelen Naşit, 1980'de TRT Ankara Televizyonu prodüktörlerinden İlhan Şengün'ün yapımcısı olduğu "Uykudan Önce" adlı çocuk programını sunmaya başladı. Programın ardından daha çok sevilen sanatçı, "masalcı teyze" diye anılmaya başladı. Usta oyuncu, daha çok Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet filmlerinde rol aldı. Sanatçının, Münir Özkul ve Kemal Sunal ile oynadığı filmler halen Türk televizyonlarının en çok izlenen yapımları arasında yer alıyor. Hafize Ana karakteriyle unutulmazlar arasına girdi Canlandırdığı rollere verdiği ruh kadar jest ve mimikleriyle de Türk halkının beğenisini toplayan sanatçı, "Hababam Sınıfı"nda haylaz öğrencilere arka çıkan Hafize Ana ve aile temalı filmlerde çocukları için her şeyi göze alan anne karakterleriyle hafızalarda yer edindi. Sanatçının hayatını beyaz perdeye yansıtan, Çağan Irmak'ın yönettiği Adile Naşit filmi 5 Aralık'ta sinemaseverlerle buluştu. Başrolde Meltem Kaptan'ın yer aldığı yapım, sanatçının hayatının dönüm noktalarını beyazperdeye taşıyor. Canlandırdığı anne karakterleri nedeniyle 1985'te "Yılın Annesi" seçilen unutulmaz oyuncu, kalın bağırsak kanseri sonucu 11 Aralık 1987'de İstanbul'da vefat etti ve cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Adile Naşit'in sanatla iç içe geçen 43 yıllık kariyerinde rol aldığı filmlerden bazıları şöyle: "Yara" (1947), "Lüküs Hayat" (1950), "Abbas Yolcu" (1959), "Vur Patlasın Çal Oynasın" (1970), "Beyoğlu Güzeli" (1971), "Sev Kardeşim" (1972), "Oh Olsun" (1973), "Canım Kardeşim" (1973), "Gariban" (1974), "Hasret" (1974), "Yüz Liraya Evlenilmez" (1974), "Mavi Boncuk" (1974), "Minik Cadı" (1975), "Ah Nerede" (1975), "Çapkın Hırsız" (1975), "İşte Hayat (1975), "Delisin" (1975), "Didar, Bitirimler Sınıfı" (1975), "Haydi Gençlik Hop Hop" (1975), "Pembe Panter" (1975), "Bizim Aile: Merhaba" (1975), "Hababam Sınıfı" (1975), "Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı" (1975), "Süt Kardeşler" (1976), "Hababam Sınıfı Uyanıyor" (1976), "İşte Hayat" (1976), "Gel Barışalım" (1976), "Aile Şerefi" (1976), "Tosun Paşa" (1976), "Şabanoğlu Şaban" (1977), "Sakar Şakir (1977), "Gülen Gözler" (1977), "Hababam Sınıfı Tatilde" (1977), "Kibar Feyzo" (1978), "Sultan" (1978), "Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor" (1978), "Neşeli Günler" (1978), "Köşe Kapmaca" (1979), "Vay Başımıza Gelenler" (1979), "Doktor" (1979), "Renkli Dünya" (1980), "Huzurum Kalmadı" (1980), "Beş Parasız Adam" (1980), "Gırgıriye" (1981), "Hababam Sınıfı Güle Güle" (1981), "Şabancık" (1981), "Adile, Deliler Koğuşu" (1981), "Talih Kuşu" (1982), "Görgüsüzler" (1982), "Buyurun Cümbüşe" (1982), "Adile Teyze" (1982), "Şıngırdak Şadiye" (1982), "Şaşkın Ördek" (1983), "Kuzucuklarım" (1986), "Milyarder" (1986), "Aile Pansiyonu" (1987)."

Film Festivaline Konuk Oldular Haber

Film Festivaline Konuk Oldular

Oyuncu Erkan Can ve Güven Kıraç, "4. Göbeklitepe Uluslararası Film Festivali" kapsamında sinemaseverlerle bir araya geldi. Oya Doğan'ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşi, Reji Kilisesi olarak bilinen Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştirildi. Söyleşinin açılışında konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, şehrin geleceğe ilham dolu kapılar açtığını belirterek, "Şanlıurfa, geçmişin bilgeliğini, geleceğin vizyonuyla buluşturan, kültürüyle, müziğiyle, gastronomisiyle, tarihiyle, inancıyla ve en önemlisi insanıyla dünyaya ilham veren bir şehir. Şanlıurfa'mız Göbeklitepe Uluslararası Film Festivali'yle artık sinema sanatıyla da anılacak. Evrensel bir kültür dilinde kendi sesini duyurmaya devam edecektir." dedi. Gülpınar, Göbeklitepe'nin binlerce yıllık mirasının bugün hala bu toprakların ruhunda yaşadığına işaret ederek, şunları söyledi: "Biz de bu ruhu sinemanın gücüyle buluşturmayı çok önemsiyoruz. Bu festival bizim için sadece bir festival değil, film izlediğimiz bir etkinlik değil, farklı şehirlerden, farklı ülkelerden gelen sanatçıların aynı hikaye evreninde buluşması, kültürlerin birbiriyle temas etmesidir. İşte bu, festivalin en değerli tarafı. Bir yandan sinemanın evrensel diliyle kültürler arasında bağ kuruyor, diğer yandan bu kadim coğrafyanın sesini, rengini ve hikayesini dünyayla buluşturuyoruz. Her film, insanlığın ortak hikayesine yeni bakış, yeni anlam ve yeni ses kazandırıyor." "Bugünlerde sinema yok gibi herkes komedi filmine yöneliyor" Erkan Can da Şanlıurfa'nın Göbeklitepe ile Karahantepe'deki arkeolojik kazılarla büyük ivme kazandığını belirterek, bir kenti tanıtmanın en iyi yolunun kültürel festivaller olduğunu söyledi. Şanlıurfa'da olmaktan dolayı mutluluk duyduklarını dile getiren Can, Güven Kıraç'la olan dostluğundan bahsederek, "Aramızda büyük küçük diye bir şey yok. Bir sürü şeyimi Güven'e danışırım. Hayatım boyunca 'Ben büyüğüm, abiyim.' gibi hiç öyle bir şey düşünmedim. 40 yıldır da saygıyla, sevgiyle dostluğumuz devam ediyor." diye konuştu. Can, aslında bir derdi, meseleyi anlatmak amacıyla sinemanın yapıldığına dikkati çekerek, "Bugünlerde sinema yok gibi herkes komedi filmine yöneliyor. Ticari kaygılar, ekonomik sebepler senaristleri masrafsız, komedi, eğlenceli filmlere itti. Tabii bu da bir dönem, gelip geçecektir. Daha güzel senaryolar gelecektir." değerlendirmesinde bulundu. "Festivaller, kendi cam kulelerimizden çıkıp, gerçek izleyiciyle bir arada olma fırsatı verir" Güven Kıraç ise festivallerin sinema sektöründe bir sosyalleşme alanı olduğuna işaret ederek, "Bu festivaller vesilesiyle halkla beraber oluyoruz. Kendi cam kulelerimizden çıkıp, gerçek izleyiciyle bir arada olma fırsatı veriyor." diye konuştu. Erkan Can'la birçok filmde yer aldıklarına değinen Kıraç, şunları kaydetti: "Halihazırda üçüncü yılında olduğumuz bir tiyatro oyunu (Alevli Günler) var. Sevgili Urfalı tiyatroseverlere bundan 4, 5 ay önce oyunu seyrettirme imkanı da bulabildik. Bir kere daha Urfa'da bu oyunu oynamak isteriz. Bizim birlikte ürettiğimiz aynı zamanda gezi programlarımız da var. Talk show deniliyor, ben de programımıza walk show diyorum. Yani talk showda bir stüdyo olur girersiniz ama bizim stüdyomuz bütün dünya. Biz o bütün dünyanın fonunda yürüyerek birbirimize bir şeyler anlatıyoruz. Onun da seyirlik tarafı oldukça yüksek olmalı ki neredeyse 10 yıldır bu programları çekiyoruz." Kıraç, son olarak Doğu Demirkol ile Cem Gelinoğlu'nun hazırladığı "Kardeşler Araştırma" komedi filmi ile "Mutter" adlı festival filminde rol aldığını belirterek, farklı projelerde henüz senaryoları okuma aşamasında olduğunu ifade etti. Yapay zekayla beraber sinema, görsel sanatlar ve müzik gibi birçok sektörün ciddi kaygılar yaşadığını anlatan Kıraç, "Hologramlar, imajlar dünyasına gittiğiniz yerde, aktörler, aktrisler de aynı kaygıları hisseder. 'Tiyatro sanatı asla ölmez.' dediğimiz sanatlardan. Çoğu zaman kan kaybetmiştir ama on binlerce yıldır var olmaya devam ediyor canlı bir sanat olması hasebiyle. Burada da içime hologramlarla ayrı bir kaygı düştü." görüşlerini paylaştı. Programda ayrıca, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Gülpınar tarafından Kıraç ve Can'a onur ödülü takdim edildi.

Müze, 1 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı Haber

Müze, 1 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı

Tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen Göbeklitepe'nin replikasının da yer aldığı yaklaşık 5 bin eserin sergilendiği Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, açıldığı 24 Mayıs 2015'ten bu yana 1 milyon 789 bin 209 ziyaretçiyi ağırladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 24 Mayıs 2015' te Balıklıgöl Yerleşkesi yakınında bulunan Haleplibahçe bölgesinde açılan müze, 10 yıldır yerli ve yabancı turistlerin kente geldiklerinde uğradıkları ilk duraklardan biri konumunda bulunuyor. Yaklaşık 60 bin metrekarelik alana sahip üç katlı müzede sergilenen eserler, kronolojik sırayla yerleştirilmiş ve döneme özgü canlandırmalarla desteklenmiş durumda. Ziyaretçiler, salonları gezerken adeta tarihin akışı içinde yolculuk yapma imkanı buluyor. Binlerce insan ve hayvan figürünün işlendiği oyma taşlar, mezarlıklar ve kitabelere ev sahipliği yapan müze, ziyaretçilerini adeta tarihsel akış süreci içinde yolculuğa çıkarıyor. İlk olarak Paleolitik Çağ Salonu'nda insanlığın başlangıç dönemini anlatan canlandırmalarla karşılaşan ziyaretçiler, daha sonra milattan önce 9 bin 500'lü yıllara tarihlenen ve "dünyanın gerçek boyutta yontulmuş ilk insan heykeli" olarak bilinen Balıklıgöl Heykeli'ni görme fırsatı yakalıyor. Ardından Neolitik Dönem Salonu'nda UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Göbeklitepe'den çıkarılan eserlerin yanı sıra, Karahantepe ve çevresindeki buluntuların replikaları sergileniyor. Müze güzergahı, Kalkolitik, Tunç, Demir ve İslami dönem salonlarıyla tamamlanıyor. En fazla ziyaretçiyi 2024'te ağırladı Tüm dünyada etkili olan Kovid-19 salgını ve 2023'te yaşanan deprem ve sel felaketiyle ziyaretçi sayısı düşse de Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'ni açıldığı 2015'te 49 bin 696, 2016'da 83 bin 766, 2017'de 83 bin 89, 2018'de 178 bin 849, 2019'da 239 bin 660, 2020'de 87 bin 832 (Kovid-19 salgını nedeniyle 3 ay kapalı) 2021'de 182 bin 942, 2022'de 294 bin 791, 2023'te 23 bin 253 (6 Şubat'a kadar açık kaldı, ardından deprem ve sel nedeniyle yıl sonuna kadar kapalı) , 2024'te 298 bin 43 ve bu yılın 10 aylık bölümünde 267 bin 288 olmak üzere toplamda 1 milyon 789 bin 209 kişi ziyaret etti." En yüksek ziyaretçi sayısı bu yıl hedefleniyor Şanlıurfa Müze Müdürü Celal Uludağ, AA muhabirine, müzenin çağdaş müzecilik anlayışıyla dünyanın sayılı örnekleri arasında yer aldığını söyledi. Uludağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2019'u "Göbeklitepe Yılı" ilan etmesiyle birlikte müzede ziyaretçi sayısının ciddi şekilde arttığını belirtti. Bu yıl tüm zamanların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşmayı hedeflediklerini belirten Uludağ, şöyle devam etti: "Müzemiz dünyanın çağdaş müzecilik anlamında en önemli müzelerinden biridir. Dünyanın en önemli kült yapılarından biri olan ve halihazırda arkeolojik kazıları devam eden Göbeklitepe'de bulunan eserlere de müzede ev sahipliği yapıyoruz. Göbeklitepe replikası müze içerisinde sergileniyor. Bu alan, ziyaretçiler tarafından oldukça ilgi görüyor. Bunun yanı sıra müzemizde, ziyaretçilerimiz zamana yolculuk şeklinde bir gezi güzergahına sahip. Paleolitik Çağ'dan başlayarak devam eden dönemleri, ziyaretçilerimiz salonlarda kronolojik olarak adım adım gezebiliyor. Her geçen yıl ziyaretçi sayımız artarak devam ediyor." Sanatsal faaliyetlerin merkezi Uludağ, kentteki sanatsal aktivitelerin kalbinin de müzede attığını söyledi. Müzede 14 ana sergi salonu ve 33 canlandırma alanı bulunduğunu aktaran Uludağ, 750 araçlık kapalı otoparklarının bulunduğunu dile getirdi. Kültür-sanat faaliyetlerine de ağırlık verdiklerini anlatan Uludağ, "Müzemizde sanatsal faaliyetler de oldukça yoğun bir şekilde devam ediyor. Özellikle müzik dinletileri, bale gösterileri, konserler, tiyatro ve drama gibi etkinliklere de müzemiz ev sahipliği yapıyor." dedi. Ziyaretçilerden tam not Seyahat acentesi işletmecisi İbrahim Çelik, ziyaretçilerin müzede kendilerini tarihin akışına bıraktığını dile getirdi. Misafirlerin bazılarının gün boyu müzeden çıkmak istemediğine şahit olduklarını belirten Çelik, müze meraklılarının mutlaka görmesi gereken bir mekan olduğuna inandığını ifade etti. Antalya'dan gelen Serhat Türkoğlu ise ilk defa kronolojik düzende bir müzeyi gezdiğini ve hayran kaldığını söyledi.

Oyuncu Ahmet Gülhan, Vefat Etti Haber

Oyuncu Ahmet Gülhan, Vefat Etti

"Mesela Muzaffer" ve "Şüpheli Şemsettin"in de aralarında bulunduğu unutulmaz karakterlere hayat veren oyuncu Ahmet Gülhan, tedavi gördüğü hastanede 85 yaşında hayatını kaybetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, sosyal medya hesabından sanatçının vefatını, "Tiyatro ve sinemamızın değerli ismi Ahmet Gülhan'ı kaybettik. Tiyatro sahnesinde başlayan yolculuğu boyunca sayısız karaktere can verdi. Sesiyle, duruşuyla ve zarafetiyle seyircilerin gönlünde yer etti. Kendisine rahmet, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyoruz." ifadeleriyle duyurdu. Oyuncu Umut Oğuz da sosyal medya hesabından "Türk tiyatrosunun önemli oyuncularından biri, Devekuşu Kabare'nin kurucularından, bilgi deryası, güçlü yönetmen, beni sahnede izleyip oyuncu eden, hayatıma her dokunuşunda kendimi bulduğum efsane adam, manevi babam Ahmet Gülhan'ı kaybettik. Başımız sağ olsun." açıklamasını yaptı. Ahmet Gülhan'ın cenaze namazı yarın ikinci vakti Beylerbeyi Hamid-i Evvel Camisi'nde kılınacak. Ardından sanatçı, Küplüce Mezarlığı'na defnedilecek. Ahmet Gülhan'ın öz geçmişi Ahmet Gülhan, 1940 yılında İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdu. Sinema oyuncusu Yalçın Gülhan'ın kardeşi olan sanatçı, Tophane Erkek Sanat Enstitüsü'nün motor bölümünden sonra Akşam Teknik Okulu makine bölümünü bitirdi. Gülhan, lise yıllarında futbol ve atletizm sporuyla uğraştı. Atletizme Fenerbahçe Spor Kulübü'nde başlayan Gülhan, ilk yılında İstanbul şampiyonu oldu. Milli Türk Talebe Birliğinde 1960'ta İstanbul İcra Konseyi Başkanlığı yaptığı sıralarda Birlik Tiyatrosu'nda bir arkadaşı hastalandığı için yerine oynadığı "Duvarların Ötesi’" adlı oyunun ardından Cahide Sonku'nun daveti ile Cahitler Tiyatrosu'nda profesyonel tiyatro hayatına başladı. Ahmet Gülhan, Haldun Taner'in öncülüğünde, Zeki Alasya, Metin Akpınar'la beraber 1967'de İstanbul'da kurulan Devekuşu Kabare'nin kurucularından oldu. 1978'de de Gülhan ile Haldun Taner, Devekuşu Kabare'den ayrılıp Tef Kabare'yi kurdu. Çoğu Devekuşu Kabare'de olmak üzere yüze yakın tiyatro oyununda rol alan, "Mesela Muzaffer" ve "Şüpheli Şemsettin"in de aralarında bulunduğu unutulmaz karakterlere hayat veren Gülhan, birçok sinema ve dizi filminde oynadı. Kültür ve Turizm Bakanlığından taziye mesajı Bakanlığın NSosyal hesabından paylaşılan taziye mesajında, şu ifadelere yer verildi: "Tiyatro ve sinemamızın duayen ismi, kıymetli sanatçı Ahmet Gülhan'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Bir kuşağın aynası olan, sahnelerimizin hafızasında özel bir yeri bulunan Devekuşu Kabare'nin kurucularından Ahmet Gülhan, hayat verdiği unutulmaz rollerle sanat dünyamızda derin izler bıraktı. Sahneye ve beyaz perdeye adadığı ömrüyle hafızalarımızda daima yaşayacak olan değerli sanatçımıza Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun." AK Parti Sözcüsü Çelik'ten sanatçı Ahmet Gülhan için taziye mesajı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NSosyal hesabından paylaştığı taziye mesajında, şunları kaydetti: "Tiyatro ve sinemamızın usta ismi, değerli sanatçı Ahmet Gülhan'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Kendisini sanatıyla hatırlamaya devam edeceğiz. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyoruz."

Urfa’dan Gazzeli Çocuklara Destek Haber

Urfa’dan Gazzeli Çocuklara Destek

Şanlıurfa'da öğrenciler tarafından sahnelenen "Bugünkü Çanakkale, Gazze" isimli tiyatro oyununun bilet satışından elde edilen 46 bin 300 lira, Gazzeli çocuklar yararına kullanılmak üzere Türk Kızılaya teslim edildi. Karaköprü Bilim Sanat Merkezi'nde görev yapan öğretmen Mehmet Güngör, öğrencilerden oluşan Temaşa Tiyatro Grubu ile "Bugünkü Çanakkale, Gazze" adlı tiyatro oyununu sahneledi. Güngör ayrıca "Benim Dünyam Gazze" kısa filmini ise sosyal medyada yayımladı. Güngör'ün kaleme aldığı ve yönettiği tiyatro oyununun bilet satışlarından elde edilen 46 bin 300 lira, İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu ile Türk Kızılay Eyyübiye Şube Başkanı Azmi Aldemir'e makbuz karşılığında teslim edildi. Sultanoğlu, açıklamasında emeği geçen öğretmen, öğrenci ve velilere teşekkür etti. Dünyayı çocukların güzel yüreklerinin kurtaracağını ifade eden Sultanoğlu, "Bu gösteriden elde ettiğiniz gelirlerin tamamını bugün Kızılay aracılığıyla Gazze'deki çocuklara bağışlıyorsunuz. Bu çok kıymetli ve değerli, miktarının ne olduğu çok önemli değil." dedi. Güngör ise bir karınca misali Gazzeli çocuklara çok fazla yardım götüremeyeceklerini bildiklerini ancak en azından onlar için bir şeyler yapabilmek adına çeşitli arayışlara girdiklerini söyledi. Sanatın sınır tanımaz engin bir tarafı olduğunu ve bunu kullanmak istediklerini belirten Güngör, şöyle konuştu: "Tiyatro oyunumuzu 12 Haziran'da Şanlıurfa'da sahneleme şansımız oldu. Farkındalık yaratması açısından bunu Gazze yararına nasıl kullanabiliriz diye düşündük ve elde edeceğimiz geliri Gazzeli çocuklar adına kullanmak amacıyla böyle bir projeye girdik. Tiyatro gösteriminden elde ettiğimiz 46 bin 300 lira geliri Gazzeli çocuklara bağışlamak üzere Kızılaya teslim ettik." Tiyatro ekibinden 9 yaşındaki Azra Nur Akçiçek de kendi yaşlarındaki Gazzeli çocukları düşününce çok üzüldüğünü ifade etti. Amaçlarının insanların bilinçlenmesini sağlamak olduğunu dile getiren Akçiçek, "İlk oynadığımda üzüldüm çünkü canlandırdığım çocuk benim yaşlarımdaydı. Oyunu izleyenlerin beğenmesinden dolayı mutlu oldum ama bu mutluluğumu keşke Gazze'deki çocuklar da yaşayabilseydi diye düşündüm." diye konuştu.

Oyuncu Sezai Altekin Vefat Etti Haber

Oyuncu Sezai Altekin Vefat Etti

Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra televizyon, sinema ve seslendirme çalışmalarına imza atan sanatçı Sezai Altekin, 79 yaşında hayatını kaybetti. Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaşamını sürdüren Altekin, Bodrum Gündoğan'da son yolculuğuna uğurlanacak. Oyuncu, yapımcı ve yönetmen Nedim Saban, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, Altekin'in vefatından dolayı duyduğu üzüntüye işaret ederek, "Ne kadar üzgünüm. Sezai Altekin, daha geçen gün iyi haber gelmişti oysa. O büyük aktörle Halide Edib'in 'Maske' ve 'Ruh' oyununda çalıştım. O çocuk ruhlu büyük yürekle sofralarda kahkahaları paylaştım. Şanslıydım. Yattığın yer incitmesin." ifadelerini kullandı. Unutulmaz çizgi film karakterleri "Şirin Baba", "Bugs Bunny" ve "Barni Moloztaş"a sesiyle hayat veren Altekin, 50 tiyatro oyunu, 6 film ve 20'ye yakında dizide rol aldı. Usta oyuncu, 1946'da İstanbul'da doğdu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları bünyesine 1966'da katılan sanatçı, emekli oluncaya kadar görevini sürdürdü. Altekin, "Bana Bir Picasso Gerek" adlı oyunda misafir oyuncu olarak Duru Tiyatro ekibine katıldı. Kanal D ekranlarında yayınlanan "Paşa Gönlüm" dizisinde "Paşa Dede" rolünde oynayan sanatçı, "Tatar Ramazan" dizisindeki Beyefendi performansıyla da büyük beğeni toplamıştı. Usta oyuncunun beyazperdedeki son performansı ise "Öteki Türkiye'de Bir Cumhurbaşkanı" filmi oldu.

Oyuncu Kenan Işık Vefat Etti Haber

Oyuncu Kenan Işık Vefat Etti

Beyin kanaması sonucu 10 yıldır komada olan tiyatro sanatçısı ve sunucu Kenan Işık, 76 yaşında hayatını kaybetti. Bir süre Almanya'da Schmieder Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi gören Işık, bu sabah İstanbul Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Işık'ın vefatına dair, Film Sanayii ve Tüm Sanatçıları Güçlendirme Vakfı (Film-San), sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "Türk tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu Kenan Işık'a Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz." ifadelerine yer verdi. Sanatçının yakın arkadaşlarından Ozan Zeybek de Instagram hesabından Kenan Işık'la fotoğrafını paylaşarak, vefatını duyurdu. Oyuncu Ali Sunal da "Sana doyamadık Kenan abicim iyi ki tanımışım, dertleşmişim, şakalaşmışım, sahne paylaşmışım nur içinde yat." paylaşımını yaptı. Kenan Işık hakkında Tam ismiyle Yusuf Kenan Işık, 1 Ekim 1947'de Malatya'da dünyaya geldi. Ortaöğrenimini devam ettirdiği yıllarda okul tiyatrosunda oyunculuğa başlayan Işık, lise eğitimi için gittiği Ankara'da Meydan Sahnesi'ne girdi. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde okumaya başlayan Işık, öğrencilik yıllarında tiyatrodan hiç kopmadı ve 1972'de Devlet Tiyatrosu sanatçısı oldu. Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliği ve senaristlik de yapan usta isim, çeşitli dizilerde de rol aldı. Bir dönem gazetecilik de yapan Kenan Işık, "Kim Milyoner Olmak İster" isimli yarışma programıyla seyircilerin beğenisini kazandı. Işık, 10 yıl önce fenalaşıp dengesini kaybederek kafasını yere çarpması sonucu beyin kanaması geçirmişti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Işık için taziye mesajı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, "Tiyatro, sinema ve televizyon dünyamızın usta sanatçısı Kenan Işık'a Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'dan sanatçı Kenan Işık için taziye mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Işık'ın Türk tiyatrosunun ve televizyon dünyasının duayen isimlerinden olduğunu, vefatını derin bir üzüntüyle öğrendiğini ifade etti. Işık'ın sanatıyla, bilgi birikimiyle ve saygın duruşuyla gönüllerde taht kurduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti: "Kenan Işık, Türk kültür hayatına büyük katkılarda bulunmuştur. Devlet Tiyatrolarımızda da uzun yıllar oyuncu ve yönetmen olarak görev yapan Işık'ın eserleri ve performansları gelecek nesiller için de birer rehber niteliğinde olacaktır. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.