Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tbmm

gazeteci63.com - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öğrenci Affı TBMM Gündeminde Haber

Öğrenci Affı TBMM Gündeminde

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidilerek, yükseköğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığına bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara döner sermaye gelirinden pay verilmemesi hüküm altına alınıyor. Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da değişiklik yapılıyor. Buna göre, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinin yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleriyle birlikte kullandığı söz konusu tesislerde, birlikte kullanım protokolü akdedilen üniversitenin araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla aylık gayrisafi hasılattan aylık tahsil edilen tutarın yüzde 2,5'i yükseköğretim kurumu hesabına aktarılacak. Bir üniversitenin birden fazla sağlık tesisi ile birlikte kullanım protokolü bulunması veya birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması durumunda ödenecek tutar, yüzde 2,5 oranı protokol sayısına bölünerek tespit edilecek ve tespit edilen tutar, her bir sağlık tesisinin döner sermaye işletmesi tarafından ilgili yükseköğretim kurumu hesabına aktarılacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak. Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Teklifle, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor. Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki Yüksek Öğretim Kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek. Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek. Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak. Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler Kanun'da yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasına, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenleniyor. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor. "Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak. Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği belirtilecek. Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek. Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Öğrenci Affı Gündeme Gelecek Haber

Öğrenci Affı Gündeme Gelecek

AK Parti milletvekilleri, 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişiği kesilen ön lisans, lisans ve doktora öğrencileri ile kayıt yaptırma hakkı kazanıp kayıt yaptırmayanların yeniden öğrenciliğe dönmelerine ilişkin kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunacak. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında Yükseköğretim Kanunu'nda bazı değişiklikler öngören kanun teklifinin çalışmalarında sona geldi. Teklifle, kamuoyunda "öğrenci affı" olarak bilinen, ilişiği kesilen üniversite öğrencilerine yönelik düzenlemelere gidilecek. Ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenim görenlerden 1 Temmuz 2022'den itibaren ilişikleri kesilenler ile kayıt yaptırma hakkı elde edip kayıt yaptırmayanlar, teklifin yasalaşarak yürürlüğe girmesinden 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları üniversiteye başvuruda bulunmaları şartıyla 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğrenimlerine başlayacak. Terör, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde imalatı ve ticaretinden mahkum olanlar, sahte belge dolayısıyla kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna dair karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı olanlar, düzenleme kapsamı dışında tutulacak. Teklifle, Yükseköğretim Kanunu'nda bazı düzenlemeler de yapılacak. Kanun teklifinin bu hafta TBMM Başkanlığına sunulması bekleniyor.

TBMM’ne Gelen İlginç Talepler Haber

TBMM’ne Gelen İlginç Talepler

TBMM Dilekçe Komisyonuna gelen başvurular arasında bedelli askerlik ücretinin taksitlendirilmesi, 20 yaşına gelen kadınlara zorunlu askerlik görevi getirilmesi, heykel yapılmasının yasaklanmasına ilişkin talepler dikkati çekti. AA muhabirinin, vatandaşların parlamentoya ilettiği dilek ve şikayetleri inceleyen TBMM Dilekçe Komisyonunun Mayıs Ayı Faaliyet Raporundan derlediği bilgilere göre, Komisyona geçen ay 1076 başvuru gerçekleştirildi. Dilekçelerden 163'ü kadınlardan gelirken, en çok "komisyona yapılan başvuru işlemleri, çalışma ve sosyal güvenlik alanı ile adalete" ilişkin konularda başvuru yapıldı. Komisyona en çok başvuru yapan iller sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir oldu. Dilekçe Komisyonuna başvuran bir kişi, evlilik sürecinde ekonomik ve sosyal yük oluşturduğu gerekçesiyle düğün, nişan ve benzeri törenlerin yasaklanmasını talep etti. Bazı vatandaşlar da çeşitli konularda yasal düzenleme yapılması için Komisyona dilekçe yazdı. Başvurular arasında, ev hanımlarına SGK prim desteği verilmesi, çocukların hastalık sürecinde ebeveyn refakatinin yasal güvence altına alınması ve çocuk adına düzenlenen sağlık raporlarının ebeveyn için de geçerli sayılması, uzun süre boş tutulan konutlara yönelik "boş konut vergisi" alınması, mevcut konutların kiralama ve dönüşümlerinin teşvik edilmesi ile heykel yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasal düzenleme talepleri yer aldı. Dilekçe Komisyona gelen dikkat çeken taleplerden bazıları şöyle: "Sigara ve alkol kullananların sağlık giderlerinin devlet tarafından karşılanmaması, 25 yıldan fazla evli ve en az üç çocuklu ailelere ÖTV'siz araç alım hakkı tanınması, her vatandaşa ücretsiz internet kotası verilmesi, hafta sonu tatillerinin kamu görevlilerinin yıllık izinlerinden sayılmaması, bedelli askerlik ücretinin taksitlendirilmesi, ev haczi gibi uygulamaların kaldırılması, 20 yaşına gelen kadınlara zorunlu askerlik getirilmesi, sahiplenilen kedi ve köpekler için belediyeler eliyle tahsil edilecek yıllık bir hayvan sahipliği vergisi alınması, cinsiyet değişikliğinin kesin olarak yasaklanması ve değiştirenlerin Türk vatandaşlığından çıkartılması, 5 ve daha fazla çocuklu aileler için vergi muafiyetleri getirilmesi." Komisyon, vatandaşların sorunlarının çözüme kavuşturulması ve taleplerinin karşılanmasında da aktif rol üstleniyor. "Dilekçeler, bizlere önemli bir veri kaynağı oluşturmuştur" TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Adana Milletvekili Sunay Karamık, halkın dile getirdiği her sesin, demokrasiye güç veren bir katkı olduğu bilinciyle faaliyetlerini sürdürdüklerini belirtti. Dilekçe hakkının, yalnızca bireysel bir başvuru yolu değil, vatandaşların yönetime katılımının ve toplumsal beklentilerin Meclis'e taşınmasının en etkili araçlarından biri olduğunu vurgulayan Karamık, "Bu dönemde Komisyonumuza ulaşan dilekçeler, toplumun farklı kesimlerinden gelen sorunları ve beklentileri yansıtarak bizlere önemli bir veri kaynağı oluşturmuştur. Vatandaşlarımızın gündelik yaşamlarından kamu hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede dile getirdiği talepler, çözüm süreçlerimize ışık tutmuş, demokratik katılımı daha da güçlendirme yönündeki kararlılığımızı pekiştirmiştir." ifadesini kullandı. Dijitalleşmenin sunduğu imkanlar doğrultusunda, e-Devlet üzerinden yapılan başvuruların artmasının, dilekçe hakkının erişilebilirliğini ve etkinliğini önemli ölçüde artırdığını dile getiren Karamık, Dilekçe Komisyonunun bu dönüşüme öncülük eden çalışmalarıyla e-demokrasi anlayışının gelişimine katkı sağladığını ve vatandaşların yönetime doğrudan katılımını teşvik ettiğini kaydetti.

Vefatının Üzerinden 11 Yıl Geçti Haber

Vefatının Üzerinden 11 Yıl Geçti

Türk siyasetinde "baba" olarak anılan, renkli kişiliğiyle tanınan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in vefatının üzerinden 11 yıl geçti. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Isparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de 1924'te dünyaya gelen Demirel, ilköğrenimini doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi ise Isparta ve Afyonkarahisar'da tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden Şubat 1949'da mezun olan Demirel, 1950'de Elektrik İşleri Etüt İdaresinde memuriyete başladı. Süleyman Demirel, 1948'de "Bir elmanın iki yarısıyız" dediği, babası Hacı Yahya Demirel'in yeğeninin kızı Nazmiye Demirel ile evlendi. Bu süreçte, Elektrik İşleri Etüt İdaresince sulama ve elektrik konularında araştırma yapmak üzere ABD'ye gönderilen Demirel, Türkiye'ye dönüşünün ardından 1953'te Seyhan Barajı inşaatında proje mühendisi olarak görev yaptı. Başarılı çalışmalarıyla dönemin Başbakanı Adnan Menderes'in dikkatini çeken Demirel, 1954'te Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünde Barajlar Dairesi Başkanlığına, 1955'te ise DSİ Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Eisenhower Vakfının bursiyeri olarak yeniden ABD'ye giden Demirel, yurda döndü ve askerliğini yapmak üzere 1960'ta genel müdürlük görevinden ayrıldı. Demirel, 1962-1964 arasında serbest müşavir-mühendis olarak çalıştı, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) inşaat mühendisliği alanında ders verdi. Boğaziçi Köprüsü'nün 1954'teki ilk projesini hazırlayan, ABD'nin uluslararası mühendislik ve müteahhitlik firması Morrison Knudsen'in Türkiye temsilciliğini üstlenen Demirel, bu görevinden dolayı bir dönem "Morrison Süleyman" olarak da anıldı. Türkiye'nin 12. Başbakanı oldu Süleyman Demirel'in, yarım asra yakın süren siyasi yaşamı 1962'de, Adalet Partisi Genel İdare Kurulu üyeliğiyle başladı. Demirel, 28 Kasım 1964'te bu partiye Genel Başkan seçilmesinin ardından, kurulmasını sağladığı ve Şubat-Ekim 1965'te görev yapan koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcılığı ve Devlet Bakanlığı görevini üstlendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) 10 Ekim 1965 genel seçimlerinde Isparta milletvekili olarak giren Demirel, seçimlerde Adalet Partisinin tek başına iktidar olması üzerine, Türkiye'nin 12. Başbakanı oldu. Süleyman Demirel, 4 yıl süren bu hükümetten sonra 1969, 1970, 1975, 1977 ve 1979'da 5 kez daha hükümet kurdu. Siyasi yasaklar kalkınca DYP Genel Başkanı oldu Süleyman Demirel, 12 Eylül 1980'deki askeri müdahale üzerine görevden uzaklaştırıldı ve 7 yıl yasaklı olarak siyaset dışı kaldı. 6 Eylül 1987'de yapılan halk oylamasıyla siyasi yasaklar kaldırılınca Demirel, 24 Eylül 1987'de Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığına seçildi. 29 Kasım 1987'de yapılan genel seçimlerde Isparta Milletvekili olarak yeniden TBMM'ye giren Demirel, 20 Ekim 1991'deki seçimler sonrasında Doğru Yol Partisi ile Sosyaldemokrat Halkçı Partinin (SHP) oluşturduğu 49. Hükümet'te Başbakan olarak görev aldı. TBMM tarafından 16 Mayıs 1993'te 9. Cumhurbaşkanı seçilen Demirel, 16 Mayıs 2000'de görev süresini tamamladı. Kendi ifadesiyle 6 kez hükümetten giderken, 7 kez de hükümet kurmayı başaran Demirel, 30 yaşında genel müdür, 40 yaşında parti genel başkanı ve bir yıl sonra da başbakan oldu. Siyasete unutulmaz sözler kazandırdı Demirel, 7 yıllık görev süresinde Çankaya Köşkü'nde sayısız kabul gerçekleştirdi, 125 ülkeye gitti, yabancı devlet başkanlarını Türkiye'de ağırladı, çok sayıda ili ziyaret etti. "Gaptırmam" dediği fötr şapkasıyla ve Ankara Güniz Sokak'taki eviyle özdeşleşen Demirel, aynı zamanda Türk siyasetine unutulmaz sözler kazandırdı. "Binaenaleyh" denildiğinde akla gelen tek isim olan Demirel'in, "Memlekette benzin vardı da biz mi içtik?", "Elektriğin komünisti olur mu?", "Dün dündür, bugün bugündür", "Yürümekle sokaklar eskimez", "Siyasette 24 saat çok uzun bir süredir" sözleri de siyasi tarihin unutulmazları arasına girdi. Süleyman Demirel, 65 yıllık hayat arkadaşı Nazmiye Demirel'i 27 Mayıs 2013'te kaybetti. Ankara'da 17 Haziran 2015'te, 91 yaşında hayata gözlerini yuman Demirel'in, siyasi hayatı boyunca okuduğu kitaplar, fotoğrafları ve kullandığı eşyalar, doğduğu İslamköy'de açılan Süleyman Demirel Demokrasi ve Kalkınma Müzesi'nde sergileniyor.

Site Aidatlarına Yönelik Düzenleme Haber

Site Aidatlarına Yönelik Düzenleme

TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşan fahiş site aidatlarına yönelik düzenlemeleri de içeren Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yeni düzenlemelere gidildi. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kanun ile hayata geçirilecek yeni düzenlemelerle ilgili 5 soru ve yanıtları şöyle: 1- Yöneticinin görevleri neler olacak? Yöneticiler, ana gayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden işletme projesi onaylanıncaya kadar avansın toplanmasından sorumlu olacak. 2- Keyfi olarak aidat artırmanın önüne nasıl geçilecek? Yöneticinin toplayacağı avans miktarının kat malikleri kurulunca onaylanması zorunlu olacak. İşletme projesi de kat malikleri genel kurulunda onaylanacak. Yönetici, kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa en geç 3 ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar, gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapacak. Bu proje, kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara, imzaları karşılığında veya taahhütlü mektupla bildirilecek ve en geç 3 ay içinde aynen veya değiştirilerek kabulüne yönelik genel kurulda karar alınacak. 3 - İşletme projesi için öngörülen bedelin belirlenmesinde nasıl bir yol izlenecek? Mevcut işletme projesi varsa, geçici işletme projesi için öngörülen bedel, yürürlüğü devam eden işletme projesi bedelinin takvim yılı başından geçerli olmak üzere, her yıl bir önceki seneye ilişkin olarak yeniden değerleme oranından fazla olmamak kaydıyla belirlenecek ve kat malikleri kuruluna sunulacak. 4- Yönetim planı nasıl değiştirilebilecek? Yönetim planının değiştirilebilmesi için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin temsil ettikleri bağımsız bölümlerin tam sayısının 3'te 2'sinin oyu şart olacak. Yönetim planlarının bu düzenlemeye aykırı hükümleri uygulanmayacak. 5 - Yeni düzenleme ne zaman yürürlüğe girecek? Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecek.

TBMM Araştırma Komisyonu Toplandı Haber

TBMM Araştırma Komisyonu Toplandı

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, "Olayların sebep sonuç ilişkilerini değerlendirerek ve bütüncül bir bakış açısıyla sadece ne olduğunu bulmaktan öte bu durumun neden engellenemediğini de anlamak üzere çalışacağız. Bu bağlamda, Komisyonun yapacağı çalışmaların evlatlarımızın güvenli, sağlıklı ve aydınlık geleceği için sonuç ve çözüm odaklı adımlara vesile olacağına yürekten inanıyorum." dedi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. İkinci toplantısını gerçekleştiren Komisyonda çalışma takvimi ve komisyona davet edilecek kişilere ilişkin görüşler paylaşıldı. Beyazıt, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah'tan rahmet ve yaralılara acil şifalar diledi. Komisyon üyelerinin derin bir sızı ile toplandığını, bu sızının siyasi kimliklerin ötesinde birer anne, baba, ağabey, kardeş ve insan olarak kendilerini bir araya getirdiğini belirten Beyazıt, araştırma komisyonunun oy birliğiyle kurulmasının bu sorunun siyaset üstü bir anlayışla ve sağduyulu ittifakla ele alındığını gösterdiğini söyledi. TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu Başkanı Beyazıt, şöyle devam etti: "10 canımızı, 10 fidanımızı toprağa verdik. Aziz hatıraları karşısında en büyük sorumluluğumuz, bu trajediyi siyasetin ötesinde toplumsal sorumluluk anlayışıyla ele alarak evlatlarımızı koruyacak sarsılmaz bir set inşa etmektir. Çalışmalarımızda istismara geçit vermeden, kastı, kusuru ve ihmali ararken adli tıp raporları, psikolojik analizler ve güvenlik feriyle hareket etme duygusu içerisinde olacağız. Araştırma sürecinde vefat eden canparelerimizin aileleri ve tedavi gören yavrularımız ile ailelerinin mahremiyetini zedeleyecek her türlü tutumdan kaçınacağız. Olayların sebep sonuç ilişkilerini değerlendirerek ve bütüncül bir bakış açısıyla sadece ne olduğunu bulmaktan öte bu durumun neden engellenemediğini de anlamak üzere çalışacağız. Bu bağlamda, Komisyonun yapacağı çalışmaların evlatlarımızın güvenli, sağlıklı ve aydınlık geleceği için sonuç ve çözüm odaklı adımlara vesile olacağına yürekten inanıyorum." Konuyu aile, okul ve eğitim, dijital riskler ve psikolojik boyutlarıyla bütüncül açıdan ele almaları gerektiğini dile getiren Beyazıt, "Söz konusu elim hadiselerden yola çıkarak tüm bu ilişkilerde çocuklarımızın nasıl etkilendiğini, bu etkilerin sonuçlarını ve olası olumsuz sonuçlarının nasıl önlenebileceğini yasaklayan ve kısıtlayan bir yaklaşımdan ziyade düzenleyici, destekleyici ve yönlendirici bir rapor sunmak Komisyonumuzun en önemli görevlerindendir." dedi. Beyazıt, komisyon üyelerinin Kahramanmaraş'a giderek hayatını kaybedenlerin kabirlerini ve ailelerini ziyaret etmesi önerisinde bulundu. Başkan Beyazıt, konuşmasının ardından, sırayla çalışma usulü ve konuya ilişkin görüşlerini bildirmeleri için milletvekillerine söz verdi. İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, bu acı olayın ardından meseleyi dijital platformlara sıkıştırmanın kolay bir çıkış kapısı aramak olduğunu belirterek, asıl meselenin yapısal olduğunu, devletin çocuk koruma politikasında büyük bir boşluk bulunduğunu savundu. CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, çocuğun üstün yararını korumak için bir çocuk sistemine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayarak, "Çocuğun takip edildiği, değerlendirildiği.. Ne yazık ki böyle bir sistemimiz yok. Bir entegrasyon içinde Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının çatısı altında, bu yaşadığımız hadiseler güvenlik sorunu, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının da entegre çalıştığı bir sistem kurulması gerekiyor. 611 bin çocuk eğitim reformu girişimlerine göre okulda değil, çok ciddi rakam. Türkiye'de çocuk okula gitmediği zaman okullarda yoklama alınıyor ama bunu kontrol eden bir sistemimiz var mı?" değerlendirmesinde bulundu. "Öğretmenleri dinleyelim" önerisi AK Parti İstanbul Milletvekili İsa Mesih Şahin, konuyu sadece okul güvenliğine indirgememek gerektiğini söyleyerek, "Mesele çok boyutlu bir mesele her açıdan sorunları tespit edeceğiz, aksayan hususlar varsa onları da konuşacağız, önlemler almaya çalışacağız. Türkiye'nin farklı bölgelerindeki öğretmenlerimizin de bu Komisyonda dinlenilmesini hem sorunun tespiti anlamında önemli buluyorum hem de bu süreçte ayrı bir travma yaşayan öğretmenlerimize de bir değer atfetme adına da bunu önemli buluyorum." ifadelerini kullandı. Yusuf Beyazıt, milletvekillerinin görüşlerini bildirmesinin ardından, komisyon toplantısını 13 Mayıs Çarşamba günü saat 14.30'da yeniden toplanmak üzere kapattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.