Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tbmm

gazeteci63.com - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP 103. Yaşını Kutluyor Haber

CHP 103. Yaşını Kutluyor

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kurtuluş Savaşı'nın ardından yeni bir yönetim şekline kavuşan Türkiye'nin ilk siyasi partisi, Milli Mücadele'nin önderi Mustafa Kemal Atatürk tarafından "Halk Fırkası" adıyla kuruldu. 1924'te ise partinin adının başına "Cumhuriyet" sözcüğü getirildi. 1935'teki dördüncü kurultayda ise "Cumhuriyet Halk Partisi" adını aldı. Dünyanın en eski siyasi partilerinden biri olan ve 1923'ten 1950'ye kadar iktidarda kalan CHP, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından kapatıldı. Parti daha sonra 3821 Sayılı Yasa'ya dayanılarak kuruluşunun 69. yıl dönümü olan 9 Eylül 1992 günü tekrar açıldı. Vekaleten görev alanlar dışında, CHP'de genel başkanlık koltuğuna Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Hikmet Çetin, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel oturdu. Dördüncü olağan kurultay, Atatürk'ün katıldığı son kurultay oldu İlk kurultayı Sivas Kongresi olarak kabul edilen CHP'de, 15 Ekim 1927'de yapılan ikinci kurultay ise Atatürk'ün "Büyük Nutuk"u okuduğu kurultay olarak tarihteki yerini aldı. Kurultay kapsamında, 15-20 Ekim arasında toplam 36 saat 33 dakika konuşma yapan Atatürk, 19 Mayıs 1919'da başlayan Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın tüm dönemlerini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş koşullarını belgelere dayanarak anlattı. "Gençliğe Hitabe" bölümüyle sona eren kurultayda, "Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik ve Laiklik", partinin dört temel ilkesi olarak belirlendi. CHP'nin ilkelerine, 10 Mayıs 1931'de yapılan üçüncü olağan kurultayda, "Devletçilik ve Devrimcilik" eklendi. Böylelikle, partinin amblemi olacak "altı ok"un felsefesini oluşturan altı ilkenin, parti programına ve tüzüğüne giriş süreci tamamlandı. CHP'nin 9 Mayıs 1935'teki dördüncü olağan kurultayı, Atatürk'ün katıldığı son kurultay oldu. İsmet İnönü yaklaşık 33 yıl genel başkanlık yaptı Parti, ilk olağanüstü kurultayını Atatürk'ün vefatı üzerine 26 Aralık 1938'de yaptı. Genel başkanlığa seçilen İsmet İnönü, yaklaşık 33 yıl bu görevi sürdürdü. İnönü'nün istifasının ardından partinin başına, 14 Mayıs 1972'de yapılan 6. Olağanüstü Kurultay'da Bülent Ecevit geçti. 24 Mayıs 1979'daki 24. Olağan Kurultay ise CHP'nin "Ecevitli" son kurultayı oldu. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, 30 Ekim 1980 tarihli dilekçesiyle genel başkanlıktan ayrıldığını açıklayan Ecevit, bir daha CHP'ye dönmedi. Darbenin ardından kapatılan parti, 9 Eylül 1992'de yapılan kurultay sonrası genel başkanlığa seçilen Deniz Baykal ile tekrar siyaset sahnesinde yerini aldı. 18 Şubat 1995'te SHP ile CHP birleşmesinin ardından genel başkanlığa Hikmet Çetin getirildi. 9 Eylül 1995'te yapılan Olağan Kurultay'da Deniz Baykal yeniden genel başkanlığa seçildi. Baykal, 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan Genel Seçimlerde partisinin baraj altı kalmasının ardından 21 Nisan 1999'da istifa etti. Baykal'ın istifası sonrası yapılan kurultayda genel başkanlığa seçilen Altan Öymen, bu görevi 15 ay sürdürdü. 30 Eylül 2000 tarihinde yapılan 11. Olağanüstü Kurultay'da Baykal yeniden bir kez daha genel başkan olarak belirlendi. CHP, 3 Kasım 2002 yılında yapılan Genel Seçimlerde yüzde 19,4 oy oranıyla ana muhalefet partisi olarak Meclis'e yeniden girdi. Özgür Özel, 38. Olağan Kurultay'da genel başkanlığa seçildi Deniz Baykal'ın 10 Mayıs 2010'da gündeme gelen gizli kamera görüntüleri nedeniyle istifa etmesinin ardından 33. Olağan Kurultay'da Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin 7. genel başkanı seçildi. 13 yıl CHP Genel Başkanlığı görevini yürüten Kılıçdaroğlu, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleşen 38. Olağan Kurultay'da Manisa Milletvekili Özgür Özel ile yarıştı. Seçimin ilk turunda salt çoğunluk sağlanamadığı için oylama ikinci tura kaldı. İkinci tur seçiminin ardından yapılan oy sayımında Özgür Özel, 812 oy alarak CHP'nin yeni genel başkanı oldu. Özel, 6 Nisan 2025'te düzenlenen 21. Olağanüstü Kurultay'da, 21 Eylül 2025'te düzenlenen 22. Olağanüstü Kurultay'da ve 28-30 Kasım 2025'te yapılan 39. Olağan Kurultay'da tekrar genel başkanlığa seçildi. Kılıçdaroğlu, "mutlak butlan" kararı ile göreve döndü Özgür Özel'in CHP Genel Başkanı seçildiği 38. Olağan Kurultay'ın ardından, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı kurultay delegeleri, kurultayın parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine aykırı yapıldığını öne sürerek, kurultayın iptali talebiyle yargı yoluna başvurdu. İlk derece mahkemesi, CHP'nin kurultay sürecinden sonra yeni kongreler ve olağanüstü tüzük kurultayı gerçekleştirmiş olmasını gerekçe göstererek, açılan davaların konusuz kaldığına hükmetti ve talebi reddetti. Bunun üzerine davacılar, yerel mahkemenin bu kararını istinaf mercii olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'ne taşıdı. Yapılan incelemeler sonucunda BAM 36. Hukuk Dairesi tarafından, CHP kurultay davasında, "mutlak butlan" nedeniyle Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması kararı alındı. Mahkemede tarafından görevden uzaklaştırılan Özel, 22 Mayıs'ta mahkemenin tedbir kararına itiraz ederek, bireysel olarak temyiz başvurusunda bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatının başvurusu üzerine CHP Genel Merkezi 24 Mayıs'ta polis tarafından tahliye edildi. Özel, beraberindekilerle partiden ayrılarak TBMM'ye yürüdü. CHP'nin TBMM'deki sandalye sayısı 44'e düştü Tahliyeden bir gün önce 23 Mayıs'ta Özel, CHP'nin TBMM'de düzenlediği kapalı grup toplantısında yeniden Grup Başkanı seçilerek karşı bir hamlede bulundu. Mutlak butlan kararının ardından Kılıçdaroğlu, 30 Mayıs'ta genel merkezde halk buluşması düzenleyerek 2,5 yıl aranın ardından ilk kez genel merkezde partililerle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, 2 Haziran'da yaptığı Parti Meclisi (PM) toplantısında, son genel başkan seçildiği 37. Olağan Kurultay'da belirlenen PM üyelerinin içerisinden, hala partili kimliği devam edenler arasından Merkez Yönetim Kurulu üyelerini belirleyerek yeniden parti faaliyetlerine başladı. Bu tarihten itibaren CHP'de, Kılıçdaroğlu'nun "arınma" olarak nitelendirdiği süreç başladı. Aralarında 9 milletvekilinin de yer aldığı çok sayıda partili, kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilirken, 81 ilde ve ilçelerinde il başkanlığı ve ilçe başkanlığı düzeyinde görevlendirme yapıldı. Daha sonra, 91 milletvekili CHP'den istifa ederek Özgür Özel'in Genel Başkanlığında Yeni Parti'yi kurdu ve CHP'nin TBMM'deki sandalye sayısı 44'e düştü. Böylece CHP, TBMM'de "ana muhalefet" partisi olma konumunu yitirdi ve sandalye sayısına göre beşinci parti oldu. Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığındaki heyet, Anıtkabir'i ziyaret etti CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin 103'üncü kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında partililerle Anıtkabir'i ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, beraberindeki heyetle Aslanlı Yol'dan yürüyerek Atatürk'ün mozolesine çelenk bıraktı ve saygı duruşunda bulundu. Sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçen Kılıçdaroğlu, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: “Büyük Atatürk, Sayın Genel Başkanım, Cumhuriyet Halk Partimizin 103. kuruluş yıl dönümünde 9 Eylül'ün bağımsızlık ve kuruluş ruhuyla huzurunuzdayız. Yaktığınız bağımsızlık ateşi bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Kurduğunuz Cumhuriyet Halk Partisi bizlere bıraktığınız en büyük emanetlerden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Emanetinize layık olmak, Cumhuriyet Halk Partisinin dokularına işlenen ahlakı, adaleti ve erdemi korumak her türlü yozlaşmadan arınma iradesini ve temiz siyaset anlayışını kararlılıkla sürdürmek demektir. Bu sorumluluğun gereği olarak Cumhuriyetimizi 2. yüzyılda demokrasi ile taçlandıracağımıza ve millet egemenliğini eksiksiz hakim kılacağımıza söz veriyoruz. 9 Eylül ruhundan aldığımız güçle, ülkemizi, demokrasinin, adaletin ve umudun ülkesi yapma mücadelemizi sürdüreceğiz. Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor, silah arkadaşlarınızı ve aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle, şükranla anıyor, hayatını yitirmiş tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygıyla yad ediyoruz. Ruhunuz şad olsun.” Daha sonra beraberindeki heyetle fotoğraf çekimini gerçekleştiren Kılıçdaroğlu, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün Anıtkabir'deki mezarını ziyaret etti, çiçek bırakıp saygı duruşunda bulundu.

Erdoğan, Cenaze Törenine Katıldı Haber

Erdoğan, Cenaze Törenine Katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Emin Önen'in kızı Fatma Zehra Önen'in cenaze törenine katıldı. Tedavi gördüğü hastanede 23 yaşında hayatını kaybeden Önen için Levent'teki Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde ikindi vakti cenaze töreni düzenlendi. Törende, Önen'in babası Abdülkadir Emin Önen ile ailesi taziyeleri kabul ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan merhumenin ailesine başsağlığı diledi. Kılınan cenaze namazının ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her şeyden önce Fatma Zehra kızımız rahatsızlığı döneminde çok çile çekti. Rabbim bu çektiği çileyi onun ebedi alemle alakalı taksiratının affına vesile kılsın. Makamını ali eylesin. Rabbim yar ve yardımcısı olsun inşallah. Tanıdığımız, bildiğimiz kadarıyla da Fatma Zehra ismiyle müsemma olan kızımızı da makam-ı alisine kabul buyursun. İnşallah sevgili Peygamberimizin livaü'l-hamd ismiyle müsemma sancağı altında hepimizi birlikte haşru cem eylesin." ifadelerini kullandı. Cenaze namazını kılanlardan Önen için bir kez daha helallik isteyen Erdoğan, "Bizden yana da helal olsun." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Önen'in tabutuna omuz verdi. Önen'in naaşı, defnedilmek üzere Kilyos Mezarlığı'na götürüldü. Cenaze törenine, TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, MİT Başkanı İbrahim Kalın, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Ahmet Büyükgümüş, Faruk Acar ve Kürşat Zorlu, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Partili milletvekilleri ile bazı ilçe belediye başkanları ve Önen'in yakınları katıldı.

Erdoğan’dan 30 Ağustos Mesajı Haber

Erdoğan’dan 30 Ağustos Mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "104 yıl önce olduğu gibi bugün de ülkemizi, coğrafyamızı hedef alan menfur planlara müsaade etmiyor, milletimizin istiklaline kararlılıkla sahip çıkıyoruz." ifadesini kullandı. Büyük Zafer'in 104. yıl dönümü kutlamaları kapsamında, ilk tören Anıtkabir'de düzenlendi. Tören, devlet erkanının Aslanlı Yol'da yürüyüşüyle başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki kortejde, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, yüksek yargı organlarının başkanları, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, komutanlar, siyasi partilerin temsilcileri, bürokratlar ve diğer devlet erkanı yer aldı. Erdoğan, Atatürk'ün mozolesine ay yıldız motifli çelenk bıraktı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokolde yer alan devlet erkanı, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti. Erdoğan, burada imzaladığı Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: "Aziz Atatürk, bugün millet olarak Büyük Zafer'in 104'üncü yıl dönümünü bir kez daha gururla kutluyoruz. Milli Mücadele'nin dönüm noktalarından biri olan Büyük Zafer'de emeği geçen Zat-ı Aliniz başta olmak üzere Büyük Millet Meclisimizin kıymetli mensupları ile kahraman ordumuzun kahraman neferlerini şükranla yad ediyorum. Şehit ve gazilerimizin mukaddes emaneti olarak gördüğümüz Türkiye Cumhuriyeti'ni onlardan devraldığımız mirasın kılavuzluğunda kardeşlik ve dayanışma ruhuyla her alanda güçlendirmeye devam ediyoruz. Bundan 104 yıl önce olduğu gibi bugün de ülkemizi ve coğrafyamızı hedef alan menfur planlara müsaade etmiyor, milletimizin istiklal ve istikbaline kararlılıkla sahip çıkıyoruz. Ruhun şad olsun." Anıtkabir, devlet töreninin ardından halkın ziyaretine açıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı tebriklerini kabul etti Erdoğan, Anıtkabir'deki törenin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçti. Buradaki törende, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit, Sayıştay Başkanı Metin Yener, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları, TBMM üyeleri, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kamu kurumlarının yöneticilerinin de aralarında olduğu devlet erkanı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yabancı misyon şefleri ile uluslararası kuruluşların temsilcileri Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bayram tebriklerini sundu. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Bandosunun marşlar seslendirdiği tören, başkentte görevli askeri personeli temsilen her rütbeden asker ile sivil personelin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tebriklerini sunmasıyla sona erdi.

Mecliste Sandalye Dağılımı Değişti Haber

Mecliste Sandalye Dağılımı Değişti

İzmir Milletvekili Bilici'nin istifasıyla Yeni Yol Partisi, TBMM'de grup için gereken 20 milletvekili sayısını kaybetti. Kütahya Milletvekili Kasap'ın CHP'den istifa ederek katılmasıyla Yeni Yol Partisi yeniden grup oluşturma yeterliliğine ulaştı. TBMM'nin internet sitesinde yer alan "28. Dönem Milletvekilleri Sandalye Dağılımı" bölümü güncellendi. İzmir Milletvekili Mustafa Bilici Yeni Yol Partisi'nden, Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban ve Aydın Milletvekili Ömer Karakaş İYİ Parti'den istifa etti. Bilici'nin istifasının ardından Yeni Yol Partisi, TBMM'de grup kurulabilmesi için gereken 20 milletvekili sayısını kaybederek 19 milletvekiline düştü. CHP'den istifa eden Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap'ın katılması üzerine Yeni Yol Partisi yeniden grup kurma yeterliliğine ulaştı. Güncellemenin ardından İYİ Parti'nin milletvekili sayısı 27'ye, CHP'nin milletvekili sayısı 44'e düştü, bağımsız milletvekillerinin sayısı ise 13'e yükseldi. Saadet Partisi Kocaeli Milletvekili Hasan Bitmez ile DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in vefatı, Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşmesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak atanan AK Parti İstanbul Milletvekili Murat Kurum ile seçim bölgelerinden belediye başkanı seçilen CHP milletvekilleri Burcu Köksal, Abdurrahman Tutdere, Hasan Baltacı ve Ahmet Önal'ın istifaları nedeniyle TBMM'de toplam milletvekili sayısı 600'den 592'ye inmişti. TBMM'de partilere göre yeni sandalye dağılımı şöyle: Adalet ve Kalkınma Partisi: 277 Yeni Parti: 91 Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi: 56 Milliyetçi Hareket Partisi: 46 Cumhuriyet Halk Partisi: 44 İYİ Parti: 27 Yeni Yol Partisi: 20 Bağımsız: 13 Yeniden Refah Partisi: 4 Hür Dava Partisi: 4 Türkiye İşçi Partisi: 3 Demokratik Bölgeler Partisi: 2 Emek Partisi: 2 Saadet Partisi: 1 Demokratik Sol Parti: 1 Demokrat Parti: 1 Toplam: 592

AK Parti 25 Yaşında Haber

AK Parti 25 Yaşında

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2001'de kurulduğu günden bugüne girdiği tüm genel seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başaran AK Parti, siyaset sahnesinde çeyrek asrı geride bıraktı. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 14 Ağustos 2001'de Türkiye'nin 39. partisi olarak Türk siyasi hayatına giren AK Parti, siyasetteki 25'inci yılını kutluyor. AK Parti, Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki "Erdemliler Hareketi" tarafından kuruldu. Erdoğan'ın kuruluş ilanındaki "Bugün Türk siyaset tarihine, hizmete sevdalı insanların kurduğu AK Parti'nin doğum günü olarak geçecek ve bugünden sonra, Türkiye'mizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak." vurgusu, Türk siyasi tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı kabul edildi. Kuruluş sürecinin tamamlanmasının ardından 16 Ağustos'ta düzenlenen AK Parti Kurucular Kurulu Toplantısı'nda Erdoğan, oy birliğiyle genel başkanlığa seçildi. Böylece AK Parti'nin, 4 başbakan ve 2 cumhurbaşkanı çıkararak seçim zaferleriyle şekillenen siyasi yolculuğu başlamış oldu. AK Parti, kuruluşundan 15 ay sonra "Tek başına, iş başına" sloganıyla, siyasi yasaklı olması sebebiyle lideri Erdoğan'dan mahrum girdiği 3 Kasım 2002'deki genel seçimden yüzde 34,28'lik oy oranıyla birinci parti olarak çıktı ve Abdullah Gül'ün başkanlığında 58. Cumhuriyet Hükümeti kuruldu. Siyaset yolu açıldı Genel Başkan Erdoğan, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 312. maddesinde yapılan değişiklikle siyasi yasağının kalkmasının ardından, 9 Mart 2003'te Siirt'te yenilenen seçimlerde milletvekili seçilerek TBMM'ye adımını attı. Abdullah Gül başkanlığındaki 58. Hükümet'in istifası sonrasında, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen Erdoğan, 15 Mart 2003'te 59. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni kurdu ve başbakanlık koltuğuna oturdu. Yeni seçimler, yeni başarılar AK Parti, Erdoğan'ın başbakanlığında kurulan hükümetin ardından ilk seçim sınavını 2004 Mahalli İdareler Seçimleri'nde verdi. Seçimlerden yüzde 41,7 oy oranıyla birinci parti olarak çıkan AK Parti, 12'si büyükşehir olmak üzere toplam 1750 belediyede yönetimi devraldı. 2007 genel seçimlerinde oy oranını yüzde 46,58'e yükselterek tek başına iktidarını koruyan AK Parti, 2009 yerel seçimlerini de en yüksek oy oranıyla tamamladı. İktidar partisine kapatma davası Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın hazırladığı, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu 71 kişi hakkında 5 yıl süreyle siyaset yasağı talebiyle birlikte AK Parti'nin kapatılmasını içeren iddianame, 14 Mart 2008'de Anayasa Mahkemesi'ne sunuldu. Anayasa Mahkemesi'nin iddianameyi 31 Mart 2008'de kabul etmesiyle AK Parti açısından yeni bir süreç başladı. Siyasi tarihe "Google iddianamesi" olarak geçen iddianamenin kabul edilmesinin ardından dava, 30 Temmuz 2008'de karara bağlandı. Mahkeme üyelerinden 6'sı partinin kapatılması yönünde, 5'i ise buna karşı oy kullandı. Ancak Anayasa'da öngörülen nitelikli çoğunluk sağlanamadığından AK Parti hakkında açılan kapatma davası reddedildi. 2010 halk oylaması AK Parti'nin önemli siyasi sınavlarından biri de 12 Eylül darbesinin 30'uncu yılına denk gelen ve 1982 Anayasası'nda değişiklik öngören düzenlemeye ilişkin 2010'daki halk oylaması oldu. Bu halk oylamasında sandıktan yüzde 57,88 oranında "evet" oyu çıktı. 2011 genel seçimlerinde AK Parti yüzde 49,83 oy oranını yakalarken 2014 yerel seçimlerinde ise yüzde 45,54 destek alarak 18'i büyükşehir olmak üzere toplam 818 belediye başkanlığını kazandı. Halk iradesiyle seçilen ilk cumhurbaşkanı Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresinin dolmasının ardından 10 Ağustos 2014'te yapılan seçimde Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 51,79 oy oranıyla halk tarafından doğrudan seçilen ilk, Türkiye'nin ise 12. Cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle AK Parti Genel Başkanlığı görevini Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu üstlendi. Davutoğlu'nun genel başkanlığında ilk sınavını 7 Haziran 2015'teki genel seçimlerde ve ardından yapılan 1 Kasım 2015 erken seçimlerinde veren AK Parti, 1 Kasım'da tek başına iktidarı elde etti. AK Parti'nin 22 Mayıs 2016'da düzenlenen 2. Olağanüstü Kongresi'nde, partinin kurucularından Binali Yıldırım Genel Başkan seçildi. Yıldırım, 65. Hükümeti kurarak Başbakan oldu. FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi ve Cumhur İttifakı'nın doğuşu Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki Türkiye tarihinin en kanlı darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Milletimizi, illerimizin meydanlarına, havalimanlarına davet ediyorum." yönündeki çağrısı üzerine vatandaşların tankların önüne geçerek demokrasiyi sahiplenmesiyle engellendi. 15 Temmuz sonrasında darbe girişimine karşı AK Parti ile MHP'nin sergilediği ortak dayanışma, Cumhur İttifakı'nın temelini oluşturdu. AK Parti, 16 Nisan 2017'de yapılan halk oylamasıyla Türkiye için önemli bir adım attı. Türkiye için yeni bir dönemin kapılarının aralandığı 16 Nisan 2017'deki halk oylamasının temelleri, Başbakan Binali Yıldırım dahil, 316 AK Parti milletvekilinin imzasını taşıyan Anayasa değişikliği teklifinin 10 Aralık 2016'da TBMM Başkanlığına sunulmasıyla atıldı. Maddeler üzerinde yapılan oylamaların ardından 10 Şubat 2017'de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişikliğine ilişkin kanunu onaylayarak halkoyuna sunulmak üzere yayımlanması için Başbakanlığa gönderdi. Halk oylaması, yüzde 51,41 oranında "evet" ve yüzde 48,59 oranında "hayır" oyuyla sonuçlandı. Böylece, Anayasa'daki, "Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişiği kesilir" hükmü kaldırıldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a parti üyeliğinin yolu açıldı. Vatandaşlar verdikleri oylarla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilmesine karar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2014 Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ardından ayrıldığı AK Parti'ye 979 gün aradan sonra gelerek üyelik beyannamesini imzaladı ve üye oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, alınan olağanüstü kongre kararı sonrasında 21 Mayıs 2017'de yapılan 3. Olağanüstü Büyük Kongre'de 1414 geçerli oyun tamamını alarak 998 gün sonra yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi. 24 Haziran 2018 seçimleri Siyasi partilerin seçim ittifakı yapmalarına imkan tanıyan 7102 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Türkiye'de ilk kez siyasi partilerin ittifak kurarak seçime girmesinin önü açıldı. AK Parti ve MHP arasında "Cumhur İttifakı" adı verilen ittifak ilk sınavını, 24 Haziran 2018'deki seçimde verdi. Siyasi ittifak yapılan MHP'nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelen erken seçim teklifi sonrasında, Erdoğan ve partinin yetkili organları bu teklifi değerlendirdi ve seçimlerin 24 Haziran 2018'de yapılacağı açıklandı. Seçmenler, ilk kez 24 Haziran'da hem cumhurbaşkanı hem de milletvekili seçimi için aynı gün sandık başına gitti. Seçimlerde yüzde 52,59 oy alan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilk Cumhurbaşkanı olurken AK Parti de milletvekili seçiminde yüzde 42,56 oyla 13. seçimini de birinci parti olarak tamamlamayı başardı. TBMM'de 9 Temmuz'da yemin ederek görevine başlayan Erdoğan, yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'ni de aynı gün açıkladı. AK Parti 6. Olağan Büyük Kongresi'ni yaptı AK Parti'nin 18 Ağustos 2018'de düzenlenen 6. Olağan Büyük Kongresi'nde geçerli oyların tamamını alan Erdoğan, 1380 oyla yeniden genel başkan seçildi. Kongrede yapılan değişiklikle 24 Haziran seçimlerinde yapılan "siyasi parti seçim ittifakı" parti tüzüğüne girerken tüzüğe "Merkez Yürütme Kurulu üyeliği ile Cumhurbaşkanı Yardımcılığı veya Bakanlık görevi aynı kişide birleşemez." fıkrası eklendi. Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde de AK Parti ve MHP, "Cumhur İttifakı"nı devam ettirdi. Bu doğrultuda 30'u büyükşehir olmak üzere 51 ilde ittifak yapılırken 27 büyükşehirde AK Parti, Adana, Mersin ve Manisa büyükşehir belediyelerinde ise MHP aday gösterdi. AK Parti, bu seçimde de ulaştığı yüzde 44,33 oy oranıyla birinci parti olmayı başardı. Olağan kongre sürecine Kovid-19 engeli Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın talimatıyla partinin 7. Olağan Büyük Kongre süreci sonbaharda başladı ancak martta Türkiye'de de etkili olmaya başlayan Kovid-19 salgını nedeniyle "İnandığın yolda yürü" temasıyla başlatılan kongre sürecine ara verildi. Salgın şartlarının hafiflemesinin ardından kongre süreci devam etti ve 24 Mart 2021'de kongre yapıldı. Erdoğan, geçerli 1428 oyun tamamını alarak bir kez daha AK Parti Genel Başkanlığına yeniden seçildi. 14 Mayıs Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 10 Mart 2023'te açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa'nın 116. maddesinin verdiği yetkiyle 18 Haziran'da yapılması gereken cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimlerinin 14 Mayıs'ta yenilenmesi kararını imzaladı. Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Seçimi'nin yapıldığı 14 Mayıs'ta, Cumhur İttifakı'nın adayı Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 49,52 oy aldı ancak ilk turda yüzde 50 artı 1 oy alamadığı için Cumhurbaşkanı seçilemedi. AK Parti ise aldığı yüzde 35,62 oyla parlamentoda 268 milletvekili çıkardı. 28 Mayıs'ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turunda Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52,18 oranında oy alarak Cumhurbaşkanı seçildi. Kurulduğu günden bu yana girdiği tüm genel seçimlerde birinci parti olmayı başaran AK Parti, bu genel seçimi de kazanarak çok partili siyasi hayatın başladığı 1946'dan bu yana en uzun süre iktidarda kalan parti olma ünvanını sürdürdü. Seçimlerin ardından AK Parti, 4. Olağanüstü Büyük Kongresi'ni 7 Ekim 2023'te yaptı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, geçerli 1399 oyun tamamını alarak yeniden AK Parti Genel Başkanlığına seçildi. Kongrede, yeni seçilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda 49 yeni isim yer aldı. AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nda ise 18 isimden 14'ü yerini korudu. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri AK Parti, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'nde yüzde 35,49 oranında oy alarak 24 il ve 357 ilçe belediyesi kazandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonuçlarının ardından yaptığı konuşmada, "Milletin sandıkta verdiği mesajları en isabetli, en objektif bir şekilde akıl ve vicdan terazimizde tartarak gerekli adımları mutlaka atacağız." ifadelerini kullandı. Seçimin ardından AK Parti teşkilatlarından Adıyaman, Afyonkarahisar, Erzincan, Gaziantep, Kastamonu, Osmaniye, Zonguldak, Rize, Şanlıurfa, Mardin, Kahramanmaraş ve Batman il başkanları ile bazı ilçe başkanları değiştirilerek kadrolarda bir yenileme süreci başlatıldı. AK Parti kadrolarında değişim AK Parti, 23 Şubat 2025'te 8. Olağan Büyük Kongresi'ni gerçekleştirerek Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ile Merkez Disiplin Kurulu, Siyasi Erdem ve Etik Kurulu ve Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu üyelerini belirledi. Yeni MKYK'de 36 isim görevini korurken 39 isim yeni parti yönetiminde yer almadı. Kurula 39 yeni ismin katılmasıyla birlikte MKYK'nin yüzde 52'si yenilenmiş oldu. Kongrede, Tüzük Değişikliği Komisyonunca hazırlanan parti tüzüğünün 81. maddesine ilişkin de değişiklik yapıldı. Böylece Türk Devletleri ile İlişkiler, Sağlık Politikaları, Kültür ve Sanat Politikaları adlarında 3 yeni başkanlık kuruldu. Öte yandan, AK Parti Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, 9 Nisan 2026’da görevini AK Parti MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan'a devretti. 8. Olağan Büyük Kongresi'nin ardından AK Parti teşkilatlarında yenilenme süreci başladı. Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ardahan, Bitlis, Çanakkale, Diyarbakır, Elazığ, Giresun, Karaman, Muğla, Niğde, Ordu, Siirt, Tunceli olmak üzere, 15 il başkanı değiştirildi. Terörsüz Türkiye süreci MHP lideri Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024’teki çağrısıyla başlayan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sahiplenmesiyle yürüyen "Terörsüz Türkiye" hedefinde önemli bir mesafe alındı. Bu kapsamda terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkartılması, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, milli birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanlarında çalışmalar yapmak amacıyla Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından TBMM'de temsil edilen siyasi partilere gönderilen bir yazı ile kuruldu. Komisyon 5 Ağustos 2025’te çalışmalarına başladı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, Komisyonun 18 Şubat 2026 tarihli 21'inci toplantısında oya sunularak nitelikli çoğunlukla kabul edildi. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ise 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifle, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi amaçlanıyor. TBMM Adalet Komisyonunda 8 Ağustos'ta kabul edilen Kanun Teklifi, 10 Ağustos'ta TBMM Genel Kurulu'nda görüşmelerde 467 "kabul", 87 "ret", 7 "çekimser", 2 "mükerrer" oyla kabul edilerek yasalaştı.

TBMM Genel Kurulu Tatile Girdi Haber

TBMM Genel Kurulu Tatile Girdi

TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı tamamlayarak, 1 Ekim 2026 Perşembe gününe kadar tatile girdi. TBMM Genel Kurulu'nun son kabul ettiği düzenleme, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun oldu. İçtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Genel Kurul, AK Parti'nin kabul edilen önerileriyle bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü. AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre, Genel Kurul'da 1 Temmuz'dan bu yana 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edildi. Buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, adli süreçteki çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun da Genel Kurul'da kabul edildi. Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurul, 1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 4. Yasama Yılı'nda aralarında trafik cezaları ile ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım orman, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşmayı yasalaştırdı. Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurulda oy birliğiyle kabul edildi. Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurul, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiği son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapandı. TBMM'de, 1 Ekim'e kadar milletvekilleri basın toplantısı düzenlemeye devam edebilecek, çalışacağı tespit edilen komisyonlar çalışmalarını sürdürebilecek.

Erdoğan, 12 Yılı Geride Bıraktı Haber

Erdoğan, 12 Yılı Geride Bıraktı

Anayasa değişikliğinin ardından 10 Ağustos 2014'te halkın doğrudan seçtiği ilk Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, bu görevde 12 yılı geride bıraktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos 2014'teki seçimle başladığı cumhurbaşkanlığı görevinde 12 yılı tamamladı. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini içeren 2007'deki Anayasa değişikliğinin ardından 10 Ağustos 2014'te Türk halkı, ilk kez cumhurbaşkanını belirlemek için sandık başına gitti. Seçimde oyların yüzde 51,79'unu alan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan, geçerli 40 milyon 545 bin 911 oydan 21 milyon 143'ünü alarak göreve geldi. İlerleyen dönemde sistem değişikliği tartışmalarının gündemde olduğu Türkiye, 16 Nisan 2017 Pazar günü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni öngören anayasa değişikliğini oylamak için yeniden sandık başına gitti. Halk oylamasında yüzde 51,41 "evet", yüzde 48,59 "hayır" oyu kullanıldı. Anayasa değişikliği, kesin sonuçların 27 Nisan'da Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girdi. Yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı ile 27. Dönem Parlamento üyelerinin belirlenmesi için 24 Haziran 2018'de seçim yapıldı. Cumhurbaşkanı Seçimi'nde 6 aday yarıştı. AK Parti ve MHP'nin kurduğu "Cumhur İttifakı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, CHP Muharrem İnce'yi, HDP ise Selahattin Demirtaş'ı cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdi. Seçmenlerin imzasıyla cumhurbaşkanı adayı olmak üzere başvuran ve gerekli 100 bin imzayı toplayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de cumhurbaşkanı olabilmek için yarıştı. Seçimin kazananı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı oldu. Yeni sistemde ikinci dönem Yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de yemin ettikten sonra Külliye'de tören düzenlendi. Yeni sistemin ilk kabinesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 9 Temmuz 2018'de onaylandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci seçimi ise 2023'te yapıldı. Erdoğan, 14 Mayıs'ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nde Kemal Kılıçdaroğlu, Sinan Oğan ve Muharrem İnce ile seçim yarışına girdi ancak adaylardan İnce, seçime 3 gün kala adaylıktan çekildi. İlk turda geçerli 54 milyon 796 bin 49 oydan 27 milyon 133 bin 849'unu alan Erdoğan, yüzde 49,52 ile seçimi önde tamamladı. Kılıçdaroğlu, 24 milyon 595 bin 178 oy ile yüzde 44,88, Oğan, 2 milyon 831 bin 239 oy ile yüzde 5,17 ve adaylıktan çekilmesine rağmen seçim pusulasında yer alan İnce, 235 bin 783 oy ile yüzde 0,43 oy oranına ulaştı. Adaylar yüzde 50'den 1 oy fazlasını alamadığı için 14 Mayıs seçimlerinde en fazla oyu alan Erdoğan ile Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs'ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turunda yeniden seçmenin karşısına çıktı. Seçimin ikinci turunda yüzde 52,16 ile 27 milyon 725 bin 131 oy alan Recep Tayyip Erdoğan, yeniden Cumhurbaşkanı oldu. Rakibi Kemal Kılıçdaroğlu ise yüzde 47,84 ile 25 milyon 432 bin 951 oy aldı. Bu seçimle yeni sistemde ikinci dönemine başlayan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığına ilk seçildiği 10 Ağustos 2014'ten bu yana görevde 12 yılı geride bıraktı. Türkiye, savunma sanayisinde aktör ülke oldu Bu dönemde dış politikada başta İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Rusya-Ukrayna Savaşı ve İsrail ile ABD'nin İran'a saldırısı gibi konularda yoğun diplomasi yürüten Türkiye, Azerbaycan'ın Karabağ Zaferi'nin en önemli destekçisi oldu. Yurt içinde ise 6 Şubat 2023'te "asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerin izlerini silmeye çalışan Türkiye, deprem bölgesinde 455 binden fazla bağımsız bölümün inşasını tamamladı. Öte yandan, savunma sanayisi alanında güvenilir aktöre dönüşen Türkiye, üretim kapasitesiyle dünyadaki ilk 15 ülke arasında yer aldı. NATO Zirvesi, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoğun diplomasi trafiği yürüttü. 32 müttefik ülkenin liderlerini bir araya getiren zirve kapsamında Erdoğan, liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ağustos'ta Mekke'de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Uluslararası basında geniş yer bulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor. "Terörsüz Türkiye" çalışmaları Güvenlikten demokrasiye, ekonomiden teknolojiye, savunma sanayisinden dış politikaya kadar birçok alanda tarihi atılımlar gerçekleştiren Türkiye, "Terörsüz Türkiye"nin adımlarını da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Cumhur İttifakı'yla attı. Mecliste "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında kurulan komisyon, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" adı altında çalışmalarına başladı. 8 Ağustos'ta "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

Öğrenci Affı Mecliste Kabul Edildi Haber

Öğrenci Affı Mecliste Kabul Edildi

TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak. Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Kanunla, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor. Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek. Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek. Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak. Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler Kanun'da yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasına, soruşturmanın yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor. "Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak. Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek. Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek. Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek. Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la, devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar cumhurbaşkanı kararı ile konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise YÖK kararı ile kapatılabilecek. Vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak idari yaptırım ve önlemlerle ilgili olarak kanuni düzenleme yapılıyor. Bu kapsamda, vakıf yükseköğretim kurumlarına fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre hangi şartlarda, uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlemleri ve yaptırımları uygulanabileceği belirleniyor. Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının uygulanmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakfın 3 yıl içinde ortadan kaldıramaması, bu durumun süreklilik arz ettiğinin anlaşılması hallerinde kaçınılmaz olarak vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izni kaldırılacak. Vakıf yükseköğretim kurumunun ve kurucu vakfın mali yapısının, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyecek kadar bozulması ve bu durumun süreklilik arz etmesi halinde, vakıf yükseköğretim kurumu, faaliyet izni kaldırılarak garantör veya YÖK'ün uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Garantör üniversite, faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurumunun öğrencilerinin eğitim ve öğretim maliyetini, devraldığı öğrenci ücretleri ile teminat hesabından karşılayacak, ayrıca kamu kaynağı kullanmayacak. Yükseköğretim kurumları yönetim kurulları, masrafları Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) sermayesinden karşılanmak şartıyla Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki hizmet buluşlarının hak sahipliğinin TTO adına devrine karar verebilecek. Bu durumda yükseköğretim kurumunun ilgili mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleri TTO'ya ait olacak. TTO, kendi adına tescil edilen haklardan elde edilen gelirin 3'te birini söz konusu hakları devreden yükseköğretim kurumu döner sermayesine, 3'te birinden az olmayacak tutarı ise buluşu yapana ödemekle yükümlü olacak, kalan tutar TTO'ya kalacak. Döner sermayeye aktarılan bu tutarlardan hazine payı hariç herhangi bir kesinti yapılamayacak ve bu tutarlar Kanun'da belirtilen giderler için kullanılacak. Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahipliği yükseköğretim kurumları bünyesinde olan buluş ve başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanacak. Yükseköğretim kurumları ortak ofis kurabilecek Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilecek. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilecek. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşuluyla ortak olabilecek. Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilecek veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilecek. Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek. Bu düzenleme uyarınca kurulan yurt dışı birimlerinin ihtiyacı olan akademik ve idari personel, kendi üniversitesinden veya Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle veya mahallinden sözleşmeli ya da saat başı ücret karşılığında ilgili Kanun'daki hükümler uygulanarak çalıştırılabilecek. Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek. Üniversitenin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin tutulacağı hesaba, yapılacak harcamalara, üniversite bütçesinden aktarılacak kaynağa, hesabın muhasebeleştirilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak ilgili üniversite tarafından belirlenecek. Kanunla, anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla ön lisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak. Bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası 10 bin günden az 20 bin günden fazla olmayacak. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik ünvan alan kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Bu suçtan dolayı tüzel kişilere, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanacak. Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı bir şekilde Türkiye'de ön lisans, lisans ya da lisansüstü program açanlar veya bu programları yürütenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne, mevzuata aykırı olarak Türkiye'de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Bu kapsamda, yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek. Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu'nun "resmi belgede sahtecilik" hükmüne göre cezalandırılacak. Kanunla, tıp fakültesi olan ve kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf yükseköğretim kurumlarına yönelik düzenleme yapılıyor. Belirlenen sürede hastane açamayan üniversitelere, mülkiyeti veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkına sahip olduğu uygun taşınmaz üzerinde yapacağı hastane inşaatına imar iptali veya yargı süreci gibi zorunlu sebeplerle henüz başlayamayan ya da başladığı inşaatı henüz bitiremeyenler ile bu hüküm kapsamındaki uygun hastanenin mülkiyetinin veya süresi 30 yıldan az olmamak üzere irtifak hakkı, işletme hakkı ve ruhsatının devralınması süreçlerine başlamış ancak devir süreçlerini tamamlayamamış olanlara bu süreçleri tamamlamaları için 30 ay ek süre verilecek. Bu sürelerin sonunda gerekli şartları sağlamayan tıp fakültelerinin öğrencileri YÖK tarafından garantör üniversiteye veya belirlenecek bir devlet üniversitesine intikal ettirilecek. Öğrenci affı Kanunla, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu kanunun daha önce bu kapsamda tanıdığı haklardan yararlanmamış olmak kaydıyla, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından, işkence suçundan, eziyet suçundan, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun "Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz" başlığındaki suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla belirlenen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek. Daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde bu düzenlemenin tanıdığı haklardan yararlanılmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde bu madde hükümlerinden yararlanmaya engel teşkil etmeyecek. Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu'nun "Erteleme" başlıklı hükmündeki usul ve esaslara göre yapılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu düzenlemede belirtilen haklardan yararlandırılacak. Bu düzenlemede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek. Bu kapsamda farklı bir diploma programından yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları, ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınmak suretiyle belirlenecek. Buna ilişkin usul ve esaslar yükseköğretim kurumları senatolarınca belirlenecek. Bu düzenlemeden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar, başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim ön lisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecek. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye YÖK yetkili olacak. Anayasa uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler ile Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacak. Kanun'un "Kurumlara dönüş" başlıklı hükmünde belirtilen koşulları taşıyan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri, 3 yıl içinde ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Kanunla, Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde yer alan İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri fakültelerinin Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bünyesinde de yer alması nedeniyle Sütçü İmam Üniversitesindeki ilgili birimlerle birleştirilmesi ve mükerrerliğin ortadan kaldırılması amaçlanıyor. İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin bilim ve teknoloji odaklı bir yükseköğretim kurumu olarak yapılandırılması hedeflendiği için İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlı İletişim ve Turizm fakülteleri Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanıyor. Düzenlemelere bağlı olarak Elbistan Meslek Yüksekokulu, Türkoğlu Meslek Yüksekokulu, Onikişubat Meslek Yüksekokulu Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlanacak. Ayrıca Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri enstitüleri kapatılarak Lisansüstü Eğitim Enstitüsü açılacak. Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak. Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi'nin adı, yaşanan gelişmeler ile ortaya çıkan ihtiyaç nedeniyle misyonunun ve vizyonunun değiştirilerek bilim ve teknoloji ağırlıklı bir üniversite olarak yapılandırılması öngörüldüğü için "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor. Bu amaç doğrultusunda TUSAŞ ile yürüttüğü çalışmalar gözetilerek Üniversite, Rektörlüğe bağlı Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen Fakültesi, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Elbistan İşletme Fakültesi ile Yabancı Diller Yüksekokulundan oluşacak. Mevzuatta Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine yapılmış atıflar, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılmış sayılacak. Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanması nedeniyle ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas ediliyor. Geçiş hükümleri Kanun'a eklenen geçici maddeyle İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi arasında devredilen, birleştirilen veya kapatılan akademik birimlerin geçiş hükümleri düzenleniyor. Bu birimlerdeki bütçe ödenekleri, laboratuvar donanımları ve personelin kadrolarıyla birlikte Sütçü İmam Üniversitesine devredilmesi, kayıtlı öğrencilerin eğitim hakları ve muafiyetleri korunarak mağduriyet yaşanmaksızın aktarılması ve diplomaların verilme usulleri düzenleniyor. İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan yükseköğretim birimlerinin ilgili yılı bütçe ödenekleri, bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, laboratuvar donanımı başka bir işleme gerek kalmaksızın Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine devredilmiş sayılacak. Bağlantısı değiştirilen birimlerde görev yapan personel, birimin bağlandığı üniversiteye atanmış sayılacak ve bu personele ilişkin kadro ve pozisyonlar herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bağlandığı üniversiteye ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılacak. İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm fakültelerinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin teklifte belirtilen fakültelerine aktarılacak. İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Elbistan Mühendislik Fakültesi kapatılacak ve buradaki öğretim elemanları aynı üniversitenin Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesine, Üniversitenin Elbistan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Elbistan Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler, 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak kurulan Elbistan Meslek Yüksekokuluna aktarılacak. İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokuluna, İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm anabilim dallarında öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitülerinde öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aktarılacak. İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlıyken adı değiştirilerek veya değiştirilmeyerek bu düzenlemeyle Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda devredilecek. Bu birimler için ilan edilmiş öğretim elemanı alımları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından tamamlanacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimlerde kayıtlı bulunan öğrencilere verilecek mezuniyet belgeleri ile diplomalar, öğrencilerin istemesi halinde kayıt tarihlerinde bağlı bulunduğu üniversite adıyla aktarıldıkları üniversite tarafından verilecek. Bu konuda çıkabilecek ihtilafları sonuçlandırmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Japonya Hükümeti ve/veya Japonya ülke kuruluşlarından kendi adına yılı yatırım programında yer almaksızın sağlayacağı dış finansmana düzenlemede öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde hibe almaya Hazine ve Maliye Bakanı yetkili olacak. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi adıyla yer alan üniversitenin adı "İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi" şeklinde değiştiriliyor. Çıkarılan madde Genel Kuruldaki görüşmeler sırasında AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacakların arasına yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanlarının eklenmesine ilişkin madde düzenlemeden çıkarıldı. Genel Kurulda daha sonra Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının Otuz Birinci Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Yirmi Birinci Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Sekizinci Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.

TBMM'de Öğrenci Affı Görüşülecek Haber

TBMM'de Öğrenci Affı Görüşülecek

Genel Kurul'da öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek. TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak. Haftalık çalışmalarına 28 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak. Teklifle, teorik ve uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı ya da intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak. Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek. Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek. Kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak. Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek. Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak. Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.