Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tarihi Eser

gazeteci63.com - Tarihi Eser haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarihi Eser haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Köy Okuluna Müze Kurdular Haber

Köy Okuluna Müze Kurdular

Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde öğretmenler, kırsal mahalledeki okulda kurdukları müzeyle kültürel ve teknolojik mirası öğrencilerle buluşturdu. İlçe merkezine yaklaşık 110 kilometre uzaklıktaki Karatepe İlkokulu/Ortaokulu öğretmenleri, bir süre önce okul bünyesinde müze oluşturma kararı aldı. Öğretmenler ve öğrencilerin katkılarıyla geçen yıl oluşturulan müzede, geçmişte kullanılan ve bugün nostaljiye dönüşen teknolojik aletler ile yöreye ait kültürel değerler bir araya getirildi. Müzede eski telefonlar, daktilo, siyah beyaz televizyonlar, radyolar, fotoğraf makineleri, mutfak eşyaları ile atasözleri ve deyimlerle ilgili materyaller yer alıyor. Eğitim alanı olarak da kullanılıyor Okul Müdürü Tuba Doğan, AA muhabirine, müzenin oluşturulması sürecinde herkesin büyük emek verdiğini söyledi. Çevre okullara örnek olduklarını dile getiren Doğan, şunları kaydetti: "Müzemizde doğal ve kültürel varlıkları, unutulmaya yüz tutmuş gelenek ve göreneklerimizi, günümüzde kullanılan teknolojik aletlerin yolculuğunu sergiledik. Aynı zamanda Bakanlığımızın Dilimizin Zenginlikleri Projesi'nden de ilham alarak atasözleri ve deyimlerimizin akılda kalıcı şekilde açıklamalarıyla birlikte öğrencilerimize öğrenebilecekleri bir eğitim öğretim ortamı sunduk. Müzemiz sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda aktif bir eğitim öğretim ortamıdır. Öğrencilerimiz yaşadıkları coğrafyanın doğal ve kültürel zenginliklerini dokunarak, deneyimleyerek öğreniyor." Oluşturulan alanın ilgi gördüğünü anlatan Doğan, çevredeki okullardan öğrencilerin de müzeyi ziyaret ettiğini ifade etti. Öğrenciler kültürü yaşayarak öğreniyor Rehber öğretmen Nazlıcan Tahtasakal da müzenin oluşturulmasında tüm öğretmenlerin katkı sunduğunu belirterek, öğrencilerin ilk ziyaretlerindeki heyecanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Öğrencilerden Aynur Çirme, daha önce hiç müzeye gitmediğini, okulda oluşturulan müzede eski eşyaları yakından görmenin kendisini çok heyecanlandırdığını dile getirdi. Fethiye Kayalı ise kitaplarda gördükleri birçok eseri ilk kez yakından inceleme fırsatı bulduklarını kaydetti.

12 İnsan Kafatasısı Bulundu Haber

12 İnsan Kafatasısı Bulundu

Şanlıurfa'da yürütülen "Taş Tepeler Projesi" kapsamında Sefertepe'de devam eden kazı çalışmalarında 12 insan kafatası bulundu. Kültür ve Turizm Bakanlığınca "Şanlıurfa İli Neolitik Çağ Araştırmaları Taş Tepeler Projesi" çerçevesinde, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Güldoğan'ın başkanlığında başlatılan Sefertepe kazıları devam ediyor. Sefertepe Kazısı Başkanı Doç. Dr. Emre Güldoğan, AA muhabirine, bu yılki kazılara uzman, öğrenci ve işçilerden oluşan 39 kişilik ekiple devam ettiklerini, çalışmaların geçen yılki alanlarda ve yeni açılan bölümlerde ilerlediğini söyledi. Geçen yıl tespit edilen ve "kafataslı oda" olarak tanımlanan hücre içerisinde, bu yıl bugünden 10 bin 500 yıl öncesine tarihlenen 8, başka bir hücrede de 4 insan kafatası bulduklarını anlatan Güldoğan, yeni buluntularla karşılaşmayı beklediklerini dile getirdi. Güldoğan, şunları kaydetti: "Geçtiğimiz yıl toplamda 31 kafatası örneğiyle karşılaşmıştık. Hacettepe Üniversitesindeki antropoloji uzmanımız Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal hoca tarafından alınan örneklerin ilk sonuçları elimize ulaştı. Kafataslı odada bulunan kafataslarından gelen ilk sonuç 6 aylık bebekten 40 yaşındaki bireylere kadar farklı skalalarda yaş gruplarına ait örneklerin olduğunu ortaya koydu. Bu seneki çalışmalarda hem yarım bırakılan alanlarda hem de daha önce rezerv olarak bıraktığımız ve yeni başlayan alanlarda çalışmalar sürdürülüyor. Şu ana kadar yeni kafatası örneklerinin geldiğini söylemek mümkün." 6 açmada çalışmalar devam ediyor Bu sene Sefertepe'de botanik çalışmalarının da başladığını bildiren Güldoğan, şunları kaydetti: "Restorasyon çalışmalarında daha önceki yıllarda tespit ettiğimiz kırık halde bulunan dikili taşlar başta olmak üzere, bazı buluntuların birleştirilme çalışmaları sürüyor. Şu anda 6 açmada da aktif bir şekilde çalışmalar devam ediyor. Bu yılki çalışmalarda da başta mimari olmak üzere küçük buluntularla, kültürler arası ilişkilerin çok net bir şekilde ortaya konacağı sonuçlara da ulaştığımızı söylemek mümkün. Özellikle daha önceki yıl kafataslarıyla belirlenen bir nişle birlikte bulunan özel yapı alanımızda yoğun bir çalışma sonucunda tabanına ulaştık. Ana kayanın düzeltildiğini gösterir izlere rastladık. Yine açılmış ana kaya üzerinde çok düzenli şekilde açılmış çukurlar olduğunu tespit ettik."

50 Eser Gün Yüzüne Çıkarıldı Haber

50 Eser Gün Yüzüne Çıkarıldı

Şanlıurfa'da, Kültür ve Turizm Bakanlığının "Taş Tepeler Projesi" kapsamında yürütülen Sayburç kazılarında, neolitik döneme ait 50'den fazla yapı açığa çıkarıldı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eylem Özdoğan'ın başkanlığında 2021'de başlayan kazılarda, Göbeklitepe kültürünü yansıtan yerleşimi gün yüzüne çıkarmaya yönelik çalışmalar sürüyor. Kazılarda, içinde "T" şeklinde dikili taşların yer aldığı yapılarda ocak, platform, seki ve işlik alanları belirlendi. Bugüne kadar 50'nin üzerinde yapı tespit edilirken, bunların büyük kısmının konut niteliğinde olduğu, az sayıda özel kamu yapısı bulunduğu kaydedildi. Sayburç Kazı Başkanı Doç. Dr. Eylem Özdoğan, AA muhabirine, çalışmaların güney kazı alanında yoğunlaştığını söyledi. Söz konusu bölgede mimarinin zayıf olduğunu belirten Özdoğan, şunları kaydetti: "Sayburç'ta özel kamu yapılarıyla konutları bir arada gördük. Bu hem gündelik yaşama hem de özel yapılardaki etkinliklere dair ayrıntılı bilgiler sunuyor. Konutlarda gündelik yaşamın izleri, beslenmeye dair işlerin evlerde sürdürüldüğünü gösteriyor. Özel yapılarda ise 'T' biçimli dikili taşların sayısı ve sekilerin düzeni farklılık arz ediyor." Konut ve özel yapılarda çalışmaları sürdürdüklerini belirten Özdoğan, şöyle devam etti: "Kazılar sonucu 50'nin üzerinde yapı bulundu. Çoğu konut, daha az sayıda ise özel yapı var. Konutlarda ocak, platform, seki ve işlik alanları gibi gündelik yaşama dair bulgulara rastlıyoruz. Kamu yapılarında ise iç düzenlemeler farklı. 'T' biçimli dikili taşların sayısı ve sekilerin düzeni konutlardan ayrılıyor. Genellikle bir ya da iki özel yapının çevresinde konutlar bulunuyor. Şimdiye kadar 5 özel yapı ortaya çıkarıldı. Bunun dışındakilerin konut olduğunu söyleyebiliriz. 'T' biçimli dikili taşlar hem konutlarda hem de kamu yapılarında yer alıyor. Konutlarda genellikle tek taş bulunurken, özel yapılarda duvar boyunca dizilmiş taşlarla birlikte merkezde bir ya da iki taş görüyoruz." Sayburç, geçiş dönemlerini kesintisiz yansıtıyor Özdoğan, Sayburç'un neolitik dönemin geçiş süreçlerini belgeleyen önemli bir yerleşim olduğunu vurgulayarak, şu bilgileri verdi: "Neolitik dönemde, yaklaşık 12 bin 600 yıl önce bölgede yoğun bir iskan başladı. Çok sayıda yerleşme kuruldu, bazıları uzun süreli, bazıları kısa süreli oldu. Bunların başında Karahantepe ve Göbeklitepe geliyor. Dönemin farklı evrelerini yansıtan pek çok yerleşme var. Sayburç yaklaşık 300 yıl boyunca kesintisiz kullanılan bir alan. Burada yuvarlak planlı yapılardan dörtgen planlı yapılara geçişi izleyebiliyoruz. Bu da yapım teknikleri ve teknolojideki dönüşümleri anlamamız için önemli veriler sunuyor."

Harran'da Yeni Tarihi Bulgular Haber

Harran'da Yeni Tarihi Bulgular

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunan dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden Harran Ören Yeri'nde baklava dilimi desenli tarihi ekmek kalıbı ortaya çıkarıldı. Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ve Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının finansmanı, Şanlıurfa Valiliği ve Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında ören yerindeki arkeolojik kazı çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Dünya tarihinde Harran'ın önemli bir bilim ve yerleşim merkezi olarak ön plana çıktığını ifade eden Önal, yaklaşık 800 yıl önce Moğol istilası sırasında tarihi kentin yağmalanıp yıkıldığını hatırlattı. Önal, Harran Ulu Camisi'nin kuzeyinde yer alan kalıntılarda tarihi aydınlatacak çok sayıda eserle karşılaştıklarını anlattı. Buluntuların gerekli bilimsel çalışmaların ardından ziyaretçilerin beğenisine sunulmasının planlandığını aktaran Önal, antik kaynaklardan bölgede 5 medrese olduğunu bildiklerini ve bunlardan ilkindeki kazı çalışmalarında büyük aşama kaydettiklerini ifade etti. "Baklava dilimi desenli" Tarih boyunca ekmeğin insan hayatında yeri olduğuna değinen Önal, günümüzde de ekmek ve türevlerinin yapımında çeşitli kalıpların kullanıldığını söyledi. Harran Medresesi bölümü kazılarında ekmek kalıbı bulduklarını ifade eden Önal, yaklaşık 40 santimetre çapındaki bulgunun sağlam olarak ele geçirilmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Süslemeli olan tarihi eserin o dönem yapan kişinin de imzasını ve sanat anlayışını ortaya koyduğunu belirten Önal, şunları kaydetti: "Bilimin, matematiğin, astronominin, geometrinin, tıbbın, felsefenin ve teolojinin eğitiminin verildiği bu medreselerin tarihte önemli bir yeri vardır. Bu yıl medrese kazımızda tonozlu odaların bulunduğu yerde tandırlar ele geçti. Bu tandırların yanı başında eserimizi bulduk. Pişmiş topraktan yapılmış üzerine sanki baklava dilimi desenleri kazınmış bu eserin ekmek kalıbı olarak kullanıldığını tespit ettik. Günümüzden 800 yıl önce yapılmış bir ekmek kalıbı olmalı. Mühür şeklinde de ifade edilse de kalıp daha doğru ifade olur. Ekmeğe biçim vermek, güvenli olduğunu belirtmek ve daha iyi pişmesini sağlamak için ekmek kalıpları tarih boyunca kullanılmıştır. Pompei'de de dilimli kalıp desenli, hatta sahibinin adının yazıldığı pişmiş ekmekler bulundu. İlk defa buğdayın toprakla buluşturulduğu belirtilen Harran'da da bu baklava desenli ekmek kalıbının bulunması ekmek kültürünün zarifliğini göstermesi açısından önemlidir. Anılan bezeme günümüz Urfa pidesindeki 'kabartma pide' desenine benzemektedir. Çeşitli bezemeleri olan ekmek kalıpları günümüzde de ekmekçilikte ve pastacılıkla yaygın olarak kullanılmaktadır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.