Uygulamalarımız appstore googleplay

#Sınav

gazeteci63.com - Sınav haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sınav haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Urfa’da Gönüllü Zabıta Memuru Haber

Urfa’da Gönüllü Zabıta Memuru

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde görev yapan zabıta memuru Hilmi Özkürkçü, öğrencilerin sınav sırasında dikkatinin dağılmaması için yaklaşık 5 yıldır okul çevrelerinde sürücülere korna çalmamaları yönünde çağrıda bulunuyor. Siverek Belediyesi Zabıta Müdürlüğünde görevli Özkürkçü, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) birinci oturumunda öğrencilerin dikkatinin dağılmaması için sınav merkezlerinin bulunduğu bölgelerde dövizlerle sürücülere çağrıda bulundu. Hasan Çelebi Mahallesi'ndeki okul çevrelerinde dolaşan Özkürkçü, üzerinde "Sınavdaki öğrencileri rahatsız etmemek için lütfen korna çalmayalım" ve "Bugün sınav günü, lütfen kornaya basmayın", "4 korna 1 doğruyu götürmesin" yazılı dövizler taşıdı. Özkürkçü, AA muhabirine, uygulamaya yıllar önce sınava giren oğlunun korna seslerinden rahatsız olduğunu söylemesi üzerine başladığını anlattı. Sınav dönemlerinde okul çevrelerinde sürücüleri uyarmak amacıyla döviz hazırladığını belirten Özkürkçü, şunları söyledi: "Yaklaşık 5 yıldır bu çalışmayı gönüllü olarak sürdürüyorum. Her yıl farklı içeriklerde dövizler hazırlayarak öğrencilerin sınava daha sakin bir ortamda girmelerine katkı sunmaya çalışıyorum. Sınav merkezlerinin yoğun olduğu bölgeleri tercih ediyorum. Bu bölgede 5 okul bulunuyor ve çok sayıda öğrenci sınava giriyor. Vatandaşlarımız da korna çalmamaya özen gösteriyor. Amacım öğrencilerin dikkatinin dağılmasını önlemek ve sınavlarına daha iyi odaklanmalarını sağlamak. Duyarlılık gösteren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum." Dövizleri gören bazı veliler Özkürkçü’ye teşekkür etti.

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı Haber

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı

Hafta sonu gerçekleştirilecek üniversite sınavı öncesinde öğrenciler ve aileler arasında sınav kaygısı yeniden gündeme geldi. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Abdullah Karataş, sınav kaygısının doğru yönetildiğinde başarıya katkı sağlayabileceğini belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. “Kaygı Düşmanımız Değil” Sınav dönemlerinde artan kaygının çoğu zaman olumsuz bir durum olarak algılandığını ifade eden Dr. Karataş, kaygının insanı tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir biyolojik alarm sistemi olduğunu söyledi. Kaygının tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmasının doğru olmadığını vurgulayan Karataş, “Evimize giren bir hırsızı haber veren alarmı kırmak ne kadar mantıksızsa, kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak da o kadar mantıksızdır. Önemli olan, bu alarmın gerçek bir tehlike yokken gereğinden yüksek sesle çalmasını engellemektir. Kararında bir kaygı dikkati artırır ve performansı desteklerken, aşırı kaygı panik ve hata yapmaya neden olabilir” dedi. “Bildiğim Her Şeyi Unuttum” Düşüncesi Gerçeği Yansıtmıyor Sınav sırasında yoğun kaygı yaşayan öğrencilerin sıkça “Her şeyi unuttum” hissine kapıldığını belirten Karataş, bunun bilimsel olarak doğru olmadığını söyledi. Aşırı stresin, beynin bilgileri hatırlama süreçlerini geçici olarak zorlaştırdığını ifade eden Karataş, “O anda beyninizden hiçbir bilgi silinmez. Sadece yoğun stres nedeniyle bilgilerinize ulaşmanız güçleşir. Sakinleşip nefesinizi düzenlediğinizde zihinsel sis dağılır ve bilgiler yeniden erişilebilir hale gelir” diye konuştu. Öğrencilere: “Panik Yapmayın, Nefesinize Odaklanın” Sınav sürecini bisiklet yolculuğuna benzeten Dr. Karataş, öğrencilerin sınav sırasında zorlandıkları anlarda panik yapmak yerine kısa molalar vermelerini önerdi. Kaygının arttığı hissedildiğinde kalemin bırakılarak derin nefes egzersizi yapılmasının faydalı olacağını belirten Karataş, çözülemeyen sorular üzerinde uzun süre vakit kaybetmek yerine diğer sorulara geçilmesini tavsiye etti. Sınavdan önceki gece yeterli uyku alınmasının önemine de dikkat çeken Karataş, yeni konu öğrenmeye çalışmak yerine dinlenmenin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Ailelere: “Çocuklarınızı Kıyaslamayın” Sınav kaygısının oluşumunda aile tutumlarının belirleyici rol oynadığını ifade eden Karataş, anne ve babalara önemli uyarılarda bulundu. Ailelerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamaları gerektiğini belirten Karataş, çocukların akranlarıyla kıyaslanmasının motivasyon değil, yetersizlik duygusu ve kaygı oluşturduğunu söyledi. “‘Sana çok güveniyoruz, kesin kazanacaksın’ gibi ifadeler destek gibi görünse de çocuk üzerinde ciddi bir beklenti baskısı oluşturabilir” diyen Karataş, ailelerin sonuçtan bağımsız olarak çocuklarının gösterdiği çabayı takdir etmelerinin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu vurguladı. “Sınav Hayatın Tamamı Değil” Sınavların hayatın sonu ya da başlangıcı olmadığını hatırlatan Dr. Abdullah Karataş, “Sınavlar, belirli bir zamanda belirli bilgilerin ölçülmesinden ibarettir. Öğrencilerimizin emeklerinin karşılığını alacağı, sakin ve sağlıklı bir sınav süreci geçirmelerini diliyorum” ifadelerini kullandı.

YKS Öncesi Ailelere Tavsiyeler Haber

YKS Öncesi Ailelere Tavsiyeler

Prof. Dr. Murat Eyüboğlu, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesi öğrencilerin kaygılarını kontrol edebilmelerine yardımcı olmak için ailelere sınav sonucundan bağımsız olarak çocuklarının yanında olduklarını hissettirmeleri tavsiyesinde bulundu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Eyüboğlu, AA muhabirine, sınavın öğrenciler için önemli olduğunu fakat bunun hayatlarındaki tek çıkış yolu olmadığını söyledi. Sınav süreçlerinde çocukların belirli bir düzeyde kaygı yaşamalarını olağan karşıladıklarını belirten Eyüboğlu, hafif düzeyde kaygının çocukların motivasyonunu, dikkatlerini, odaklanmalarını artırıp daha zinde ve iyi çalışmalarını sağlayabileceğini kaydetti. Eyüboğlu, yüksek düzeyde kaygının ise öğrencileri rahatsız ederek başarılarını olumsuz etkileyebileceğine dikkati çekerek, "Sınava atfettiğimiz anlam eğer yüksekse çocuklar ailelerin de kaygılarını alıp sınav sürecinde performanslarının olumsuz etkilenebileceği bir kaygıyı yaşayabilirler. O nedenle çocukları mümkün olduğu kadar desteklemek ama desteklerken de sınavı hayatlarındaki tek nokta veya tek çıkış noktası olarak göstermemek gerekiyor." ifadelerini kullandı. Ailelerin çocuklarının başarılı olmasını istediğini belirten Eyüboğlu, bu başarı yolunda çocukları desteklemenin yolunun onları sadece sınava hazırlamak veya sınavda yüksek puan almalarını sağlamak olmadığını anlattı. Eyüboğlu, ailelerin sınav nedeniyle farkında olmadan bazen yaşadıkları kaygıları çocuklara aktarabildiğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Zaten kendisi belli düzeyde kaygı yaşayan bir çocuk, ailenin de yaşadığı bu kaygıyı aldığı zaman sınav sürecinde performansı etkilenebiliyor. Çocukları mümkün olduğu kadar desteklemek, sınavdan çok bahsetmemek, geri sayım yapmamak gerekir. Sınavın sonucundan bağımsız olarak çocukların yanında olduğumuzu onlara hissettirmek, yapmamız gereken en önemli şey. Önce yapılması gereken tabii çocuğun yanında olduğumuzu hissettirmek." Rutin yaşamda değişiklik yapılmamalı "Çocukların değerini veya çocuklara karşı olan sevgilerini koşullu bir hale getirmek çok riskli." diyen Eyüboğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hele de bunu sınav gibi bir duruma bağlamak bizim istemediğimiz bir tablo. Bunun yanında sürekli sınavla ilgili konuşmak, başkalarıyla kıyaslama yapmak veya olası sınav sonuçlarıyla ilgili olumsuz senaryolar oluşturup bunu çocuğa yansıtmak, sınav sürecinde çocukların yaşamak istemediği tablolar. Bu hem ebeveynleriyle olan ilişkilerini olumsuz etkiler hem de çocukların sınav sürecinde yaşayacakları kaygıları biraz artırır." Eyüboğlu, öğrencilerin ve ailelerinin sınav öncesi yapmaları gereken en önemli hususun rutin yaşamlarında önemli bir değişiklik yapmamak olduğunu vurguladı. Özellikle son birkaç günde beslenme, uyku alışkanlıklarının değişmemesi, yaşamda daha önce yapılmayan aktivitelerin çok fazla denenmemesi gerektiğini anlatan Eyüboğlu, "Çünkü bunlar hem tıbbi hem de stresle ilişkili bazı sorunlar getirebilir. Çocuklara aslında sınavın onlar için önemli olduğunu ama tek çıkış yolu olmadığını hissettirmemiz gerekiyor." dedi. Eyüboğlu, sınav sonrasında ailelere sonuç ne olursa olsun çocukların yanında olmayı, onlarla keyifli zaman geçirmelerini tavsiye etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.