Uygulamalarımız appstore googleplay

#Selahaddin Eyyübi

gazeteci63.com - Selahaddin Eyyübi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Selahaddin Eyyübi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İki Kardeş Aynı Hizmeti Veriyor Haber

İki Kardeş Aynı Hizmeti Veriyor

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Şanlıurfa'nın Harran ilçesindeki Harran Selahaddin Eyyubi Kale Sarayı'nda sürdürülen kazılarda görev yapan Kadir ve Cemal Demir kardeşler, 7 yıldır omuz omuza çalışarak tarihi mirasın gün yüzüne çıkarılmasına katkı sağlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde Harran'da yürütülen kazı çalışmalarında, 39 yaşındaki Kadir Demir ile 40 yaşındaki ağabeyi Cemal Demir, İŞKUR üzerinden 7 yıl önce işçi olarak göreve başladı. Doğup büyüdükleri ilçenin binlerce yıllık geçmişine tanıklık eden kardeşler, kazı alanında omuz omuza çalışarak toprak altındaki tarihi izleri ortaya çıkarmak için emek harcıyor. Cemal Demir, AA muhabirine, yaşadıkları topraklara hizmet etmekten gurur duyduğunu söyledi. Kazı çalışmalarını severek yaptıklarını belirten Demir, ekip arkadaşlarıyla tarihi gün yüzüne çıkarmak için çaba gösterdiklerini ifade etti. Harran'ın çok köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Demir, "Harran binlerce yıl boyunca ticaret yollarının kesiştiği önemli merkezlerden biri olmuş. Burası Mezopotamya'nın en verimli ve en kadim şehirlerinden biri. Böyle bir yerde tarihi ortaya çıkarmak bizi mutlu ediyor." dedi. Kardeşiyle aynı kazıda görev yapmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Demir, "Beraber çalışıyoruz, mutluyuz. İnşallah uzun yıllar bu işi sürdürmek istiyoruz. Hocalarımız da bize destek oluyor. Bu çalışma bize aynı zamanda iş imkanı da sağladı." diye konuştu. "Bu işi severek yapıyoruz" Kadir Demir de kazıda görev alarak hem ailesine katkı sunduğunu hem de tarihin gün yüzüne çıkarılmasına tanıklık ettiğini anlattı. Tarihi bir alanda çalışmanın kendisi için çok özel bir duygu olduğunu belirten Demir, "Bu işi severek yapıyoruz. İnsan burada çalışırken geçmişe gidiyor, tarihle bağ kuruyor." ifadelerini kullandı. Kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserleri çevresindekilerle paylaştıklarını aktaran Demir, Harran'ı gezmeye gelen ziyaretçilere de ilçe ve kazı alanı hakkında bilgi verdiklerini söyledi. Kazı heyeti tecrübelileri tercih ediyor Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, Harran'da 12 yıldır kazı çalışması yaptıklarını, aynı aileden kardeşlerin de kazılarda görev aldığını kaydetti. Kardeşlerin özveriyle çalıştığını ifade eden Önal, şöyle konuştu: "Cemal ve Kadir kardeşlerle 7 yıldır Harran kazısında omuz omuza çalışıyoruz. Kazılarımızda, özellikle daha önce deneyim kazanmış kişileri tercih ediyoruz. Kendilerine de her fırsatta bunu söylüyoruz, Harran gibi iki kez başkentlik yapmış, İslam ve Türk uygarlığı açısından çok önemli kalıntılara ev sahipliği yapan bir yerde, bu eserler sizin emeğiniz ve alın terinizle gün ışığına çıkıyor. Yarın çocuklarınıza, torunlarınıza burada ortaya çıkardığınız eserleri gösterip, bu tarihi mirasın ortaya çıkarılmasında sizin de payınız olduğunu gururla anlatacaksınız."

Harran'da Tarih Yeniden Canlanacak Haber

Harran'da Tarih Yeniden Canlanacak

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Şanlıurfa'nın Harran ilçesindeki Harran Selahaddin Eyyubi Kale Sarayı'nda yürütülen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan köprü ayağı kalıntıları doğrultusunda tarihi taş köprünün yeniden inşa edilmesi ve kaleyi çevreleyen hendeğin yeniden suyla buluşturulması planlanıyor. Harran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında bölgede yoğun çalışma yürütüldüğünü söyledi. Önal, kalenin Orta Çağ'dan bugüne ulaşan etrafı hendeklerle çevrili ender üç katlı saray örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Mart ayından bu yana kazı çalışmalarını sürdürdüklerini anlatan Önal, hendeğin kuzey duvarının önemli bölümünü gün yüzüne çıkardıklarını belirtti. Hendeğin 17 metre genişliğinde, 6 metre derinliğinde olduğunu belirten Önal, şunları kaydetti: "İki kule arasında Halep Kalesi'ndekine benzer kemerli taş bir köprü bulunduğunu biliyorduk. Daha önceki yıllarda yaptığımız kazılarda köprüye ait kesme taş bloklar ile köprünün bağlandığı ana kapıya ait Eyyubiler dönemi kitabesini bulmuştuk. Bu yılki çalışmalarda ise köprünün ayağını ortaya çıkardık." Tarihi köprü yeniden yapılacak Köprünün ayağının tamamen ortaya çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü bildiren Önal, Şanlıurfa Valiliği tarafından hazırlanan proje kapsamında ziyaretçilerin kaleye yeniden tarihi güzergah üzerinden ulaşabilmesinin amaçlandığını dile getirdi. Köprünün inşa edileceği alanın lazer tarama yöntemiyle ölçüldüğünü ifade eden Önal, projenin tarihi veriler ışığında hazırlandığını kaydetti. Önal, Şanlıurfa Valiliğince hazırlanan proje kapsamında Koruma Bölge Kurulunun uygun görüşü doğrultusunda bölgeye antik dönemdeki örneğine uygun taş köprü yapılmasının planlandığını, çalışmanın yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini ve ziyaretçilerin kaleye bu köprü üzerinden ulaşabileceğini söyledi. Köprünün hendeğin derinliği dikkate alınarak yaklaşık 10 metre yüksekliğinde projelendirildiğini belirten Önal, kaleden hendeğe inen duvarların suyun yapıya zarar vermemesi amacıyla eğimli şekilde tasarlandığını anlattı. Hendeğe yeniden su verilmesi hedefleniyor Kalenin yaklaşık 80 metre doğusunda Cullap Çayı'nın bulunduğunu aktaran Önal, geçmişte bu çaydan alınan suyun kale çevresindeki hendeğe yönlendirildiğini ifade etti. Önal, projeye ilişkin şu bilgileri verdi: "Bir dönem Cullap Çayı'ndan hendeğe su geliyor ve su kalenin etrafını dolaşıyordu. Köprü projesinin ardından hedefimiz hendeğin tamamını ortaya çıkarmak ve yeniden suyla buluşturmak. Antik dönemde burada büyük su dolapları ve çarklar bulunuyordu. Su bu sistemle yukarı taşınıyor, ardından künklerle hendeğe aktarılıyordu. Biz de bu sistemin görsel ve işlevsel bir benzerini kurmayı planlıyoruz. Cullap Çayı'nın yanında oluşturulacak su dolabıyla alınan su hendeğe verilecek, ardından hendekten geçen su yeniden çay yatağına ulaşacak. Böylece ziyaretçiler Harran'ın tarihi su sistemini daha iyi görme ve anlama imkanı bulacak."

Tarihi Harran Kalesinin İsmi Değişti Haber

Tarihi Harran Kalesinin İsmi Değişti

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Şanlıurfa'nın Harran ilçesindeki tarihi Harran Kale Sarayı'nın adı, kazılarda elde edilen yeni bulgular doğrultusunda "Harran Selahaddin Eyyubi Kale Sarayı" olarak değiştirildi. Harran Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının finansmanı, Şanlıurfa Valiliği, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Şanlıurfa Müze Müdürlüğü koordinasyonunda Türk Tarih Kurumu Başkanlığı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Harran Üniversitesi ve Harran Kaymakamlığı desteğiyle ören yeri kazılarını 12 yıldır yürüttüklerini belirtti. Önal, Harran Kale Sarayı'nda sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılan kitabeler ve arkeolojik verilerin yapının Selahaddin Eyyubi dönemiyle güçlü bağlarını ortaya koyduğunu söyledi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda tarihi yapının yeni adla anılmasına karar verildiğini belirten Önal, kararın Harran Kaymakamlığı ve ilgili kurumlarla yapılan istişarelerin ardından alındığını ifade etti. Önal, şunları kaydetti: "Burayı Harran Kale Sarayı olarak adlandırıyorduk. Yaptığımız araştırmalar ve kazılarda ortaya çıkardığımız kitabeler, buranın Harran Selahaddin Eyyubi Kale Sarayı olarak adlandırılmasının daha doğru olacağını gösterdi. Kaymakamımız ve ilgili yetkililerle yaptığımız istişarelerin ardından bu kararı aldık çünkü buradaki saray, Selahaddin Eyyubi döneminde kaleye dönüştürülmüş. Kaleyi çevreleyen çokgen kuleler, beden duvarları ve şehri kaleye bağlayan köprü de Selahaddin Eyyubi döneminde inşa edilmiş." Bulgu ve veriler kitaplaştırıldı Tarihi kaynakların Selahaddin Eyyubi'nin Harran'da 3 kış geçirdiğini gösterdiğini belirten Önal, hükümdarın bu süreçte kale sarayda konakladığını söyledi. Yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda yapıya ilişkin kapsamlı bir kitabın da hazırlandığını belirten Önal, "Elde ettiğimiz veriler ışığında kitabın adını da Harran Selahaddin Eyyubi Kale Sarayı olarak belirledik. Bu isimlendirme, yapının tarihi kimliğini ve Selahaddin Eyyubi ile olan güçlü bağını yansıtıyor." ifadelerini kullandı. Kazı çalışmalarının sürdüğü kale sarayda koruma ve restorasyon uygulamalarına da devam edildiğini belirten Önal, özellikle hamam bölümünde özgün dokunun korunmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

Şıldak, Harran’da Çalışmaları İnceledi Haber

Şıldak, Harran’da Çalışmaları İnceledi

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Harran ilçesinde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Vali Şıldak, incelemeleri sırasında yaptığı açıklamada Şanlıurfa’nın tarih, kültür ve arkeoloji bakımından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu vurgulayarak, “Bugün Harran ilçemizde, Eyyübiler dönemine ait Kale Saray’dayız. Selahaddin Eyyübi’nin de üç kışı geçirdiği bu saray, bölgenin tarihsel dokusunu yansıtan önemli bir eser. İlçe merkezinde kazı çalışmalarını yürüten değerli hocamız Prof. Dr. Mehmet Önal ve Kaymakamımızla birlikte çalışmaları yerinde inceliyoruz.” dedi. Kale Saray’da kazı çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını belirten Vali Şıldak, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar kalede yürütülen kazıların yüzde 80’inden fazlası tamamlandı. Bundan sonraki süreçte restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Üç katlı özgün mimarisiyle Kale Saray, ülkemizin ve hatta Ortadoğu’nun en büyük saray yapılarından biri olarak öne çıkıyor. Bu tarihi eserin turizme kazandırılmasıyla birlikte, Şanlıurfa’ya gelen ziyaretçilerin konaklama süresinin en az bir gün daha artmasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. Vali Şıldak, incelemelerine Harran Ulu Cami çevresinde de devam etti. Ulu Cami’deki çalışmalar hakkında bilgi veren Şıldak, “Harran Ulu Cami’nin restorasyon ve kazı çalışmaları yine Prof. Dr. Mehmet Önal hocamızın başkanlığındaki ekip tarafından büyük oranda tamamlandı. Şu anda ziyarete açık olan bu anıtsal yapı, Anadolu’daki ilk ve en büyük camilerden biri olma özelliğini taşıyor. Ayrıca çevresinde yer alan beş medreseyle birlikte Anadolu’daki ilk İslam üniversitesinin de temellerinin atıldığı yer olarak biliniyor. Harran Üniversitesi de bu tarihi başlangıç noktası olarak kabul ediyor.” dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalara tüm kurumların katkı sağladığını ifade eden Vali Şıldak, “Ziyaretçi yoğunluğu oldukça yüksek olan bu bölgedeki kazılar, çevredeki kilise kalıntıları ve medreselerde de sürüyor. Harran Ulu Cami, hem Anadolu’daki ilk cami hem de İslam ilim geleneğinin ilk merkezlerinden biri olarak, özellikle Emevi dönemine ait önemli bir tarihi mirasımızdır. Biz de bu çalışmaların gelişimini yakından takip ediyoruz.” diye konuştu. Eşi Fatma Nur Şıldak’la birlikte gittiği Harran’daki incelemeleri sırasında Vali Şıldak’a Kaymakam Harun Reşit Han, Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ve kazı ekibi eşlik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.