Uygulamalarımız appstore googleplay

#Sanatçı

gazeteci63.com - Sanatçı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanatçı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Oyuncu Ahmet Gülhan, Vefat Etti Haber

Oyuncu Ahmet Gülhan, Vefat Etti

"Mesela Muzaffer" ve "Şüpheli Şemsettin"in de aralarında bulunduğu unutulmaz karakterlere hayat veren oyuncu Ahmet Gülhan, tedavi gördüğü hastanede 85 yaşında hayatını kaybetti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, sosyal medya hesabından sanatçının vefatını, "Tiyatro ve sinemamızın değerli ismi Ahmet Gülhan'ı kaybettik. Tiyatro sahnesinde başlayan yolculuğu boyunca sayısız karaktere can verdi. Sesiyle, duruşuyla ve zarafetiyle seyircilerin gönlünde yer etti. Kendisine rahmet, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyoruz." ifadeleriyle duyurdu. Oyuncu Umut Oğuz da sosyal medya hesabından "Türk tiyatrosunun önemli oyuncularından biri, Devekuşu Kabare'nin kurucularından, bilgi deryası, güçlü yönetmen, beni sahnede izleyip oyuncu eden, hayatıma her dokunuşunda kendimi bulduğum efsane adam, manevi babam Ahmet Gülhan'ı kaybettik. Başımız sağ olsun." açıklamasını yaptı. Ahmet Gülhan'ın cenaze namazı yarın ikinci vakti Beylerbeyi Hamid-i Evvel Camisi'nde kılınacak. Ardından sanatçı, Küplüce Mezarlığı'na defnedilecek. Ahmet Gülhan'ın öz geçmişi Ahmet Gülhan, 1940 yılında İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdu. Sinema oyuncusu Yalçın Gülhan'ın kardeşi olan sanatçı, Tophane Erkek Sanat Enstitüsü'nün motor bölümünden sonra Akşam Teknik Okulu makine bölümünü bitirdi. Gülhan, lise yıllarında futbol ve atletizm sporuyla uğraştı. Atletizme Fenerbahçe Spor Kulübü'nde başlayan Gülhan, ilk yılında İstanbul şampiyonu oldu. Milli Türk Talebe Birliğinde 1960'ta İstanbul İcra Konseyi Başkanlığı yaptığı sıralarda Birlik Tiyatrosu'nda bir arkadaşı hastalandığı için yerine oynadığı "Duvarların Ötesi’" adlı oyunun ardından Cahide Sonku'nun daveti ile Cahitler Tiyatrosu'nda profesyonel tiyatro hayatına başladı. Ahmet Gülhan, Haldun Taner'in öncülüğünde, Zeki Alasya, Metin Akpınar'la beraber 1967'de İstanbul'da kurulan Devekuşu Kabare'nin kurucularından oldu. 1978'de de Gülhan ile Haldun Taner, Devekuşu Kabare'den ayrılıp Tef Kabare'yi kurdu. Çoğu Devekuşu Kabare'de olmak üzere yüze yakın tiyatro oyununda rol alan, "Mesela Muzaffer" ve "Şüpheli Şemsettin"in de aralarında bulunduğu unutulmaz karakterlere hayat veren Gülhan, birçok sinema ve dizi filminde oynadı. Kültür ve Turizm Bakanlığından taziye mesajı Bakanlığın NSosyal hesabından paylaşılan taziye mesajında, şu ifadelere yer verildi: "Tiyatro ve sinemamızın duayen ismi, kıymetli sanatçı Ahmet Gülhan'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Bir kuşağın aynası olan, sahnelerimizin hafızasında özel bir yeri bulunan Devekuşu Kabare'nin kurucularından Ahmet Gülhan, hayat verdiği unutulmaz rollerle sanat dünyamızda derin izler bıraktı. Sahneye ve beyaz perdeye adadığı ömrüyle hafızalarımızda daima yaşayacak olan değerli sanatçımıza Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun." AK Parti Sözcüsü Çelik'ten sanatçı Ahmet Gülhan için taziye mesajı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NSosyal hesabından paylaştığı taziye mesajında, şunları kaydetti: "Tiyatro ve sinemamızın usta ismi, değerli sanatçı Ahmet Gülhan'ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendik. Kendisini sanatıyla hatırlamaya devam edeceğiz. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiamıza başsağlığı diliyoruz."

Kaya “Biz Bu Gençliğe Güveniyoruz” Haber

Kaya “Biz Bu Gençliğe Güveniyoruz”

"Gençlerimiz, bu ülkenin geleceğine ve istikbaline, Recep Tayyip Erdoğan'ı 2028 seçimlerinde yeniden başkan seçtirerek yeniden sahip çıkacak, biz bu gençliğe güveniyoruz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, "Gençlerimiz, bu ülkenin geleceğine ve istikbaline, Recep Tayyip Erdoğan'ı 2028 seçimlerinde yeniden başkan seçtirerek yeniden sahip çıkacak, biz bu gençliğe güveniyoruz." dedi. Kaya, İbrahim Tatlıses Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Gençlik Buluşması" programında yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Partisinin gençlere ve geleceğe büyük önem verdiğini ifade eden Kaya, teşkilatın her kademesinde gençlerin aktif ve etkin rol aldığını belirtti. Gençlere güvendiklerini anlatan Kaya, şunları söyledi: "Bu ülkenin gençleri 15 Temmuz'da hainlerin önünde dik durdu, Allah sizlerden razı olsun. Ülkemiz uğruna şehit düşmüş tüm gençlerimizden Allah razı olsun. Onların emanetine sahip çıkmak için önemli bir görevdi. Türkiye'nin 81 ilindeki gençlerimizle birlik ve beraberliğimize kardeşliğimize sahip çıkacağız. Ana muhalefet partisine de sesleniyoruz, bu ülkenin gençleri demokratik yolla, milletin helal oyuyla seçilmiş Cumhurbaşkanına gece gündüz hakaret edilmesine en güçlü cevabı sandıkta verecek. Gençlerimiz, bu ülkenin geleceğine ve istikbaline, Recep Tayyip Erdoğan'ı 2028 seçimlerinde yeniden başkan seçtirerek yeniden sahip çıkacak, biz bu gençliğe güveniyoruz. Ak gençlik yeri geliyor, küresel vicdanı tehdit ediyor. Filistinlilerin hakkını savunuyor. Yeri geliyor Somali'deki mazlumlara el uzatıyor. Yeri geliyor mazlum insanlara el uzatıyor. Biz bu ülkenin geleceğine ve gençliğine sonsuz güveniyoruz." İbrahim Tatlıses telefonla bağlandı Kaya, programın düzenlendiği merkeze adı verilen sanatçı İbrahim Tatlıses'i de program esnasında telefonla aradı. Telefonla programın yapıldığı alana seslenen Tatlıses, gençlerle konuşmaktan büyük keyif aldığını, hemşehrilerine ve ülkesinin gençliğine güvendiğini ifade etti. Kaya, daha sonra gençlerin sorularını yanıtladı. Programın ardından Kaya, 30 Nisan 2024'te İsrail polisi tarafından Filistin'de vurularak öldürülen 34 yaşındaki Hasan Saklanan'ın Eyyübiye ilçesindeki ailesini ziyaret ederek, başsağlığı diledi.

Güllü’nün Adli Tıp Raporu Çıktı Haber

Güllü’nün Adli Tıp Raporu Çıktı

Yalova'daki evinin terasından düşerek hayatını kaybeden, "Güllü" adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut'un ölümüyle ilgili Adli Tıp Kurumu raporu çıktı. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma doğrultusunda Tut'un alkol veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespiti için alınan numuneler, Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi tarafından incelendi. Analiz sonucu kanında 3,53 promil alkol tespit edilen Tut'un, iç organ parçalarında ve mide muhtevasındaki incelemede bir maddeye rastlanmadı. "Bu bulgular, kazara düşme olasılığını güçlü şekilde desteklemektedir" Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan ailenin avukatı Rahmi Çelik, müvekkili Gül Tut'un trajik vefatıyla alakalı Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Bursa Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan toksikoloji raporunun ellerine ulaştığını bildirdi. Çelik, şunları kaydetti: "Merhumenin kanında 3,53 promil etanol (alkol) ve göz içi sıvısında 343 mg/dl etanol bulunduğu tespit edilmiş, ayrıca kanında düşük dozda, reçeteli olarak kullandığı anksiyete ilacı ve mide koruyucu bulunmuş, idrarda ise yine ağrı kesici saptanmıştır. Bu seviyenin ciddi denge ve koordinasyon kaybına neden olabileceğini göstermektedir. İç organlar ve mide muhtevasında herhangi bir toksik maddeye rastlanmamıştır. Metanol, uyuşturucu veya zehirleyici maddeler bulunmamaktadır. Bu bulgular, merhumenin yüksek alkol etkisi altında kazara bir düşme yaşadığı olasılığını güçlü bir şekilde desteklemektedir." Bilirkişi heyeti, olay yerinde keşif yapacak Tut'un ölümüyle ilgili soruşturmayı titizlikle yürüten Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce Altınova ilçesinde eşi tarafından uçurumdan itilerek hayatını kaybeden Semiha Sözer dosyasındaki adli tıp uzmanı, yüksek fizik mühendisi ve olay yeri inceleme uzmanını bu soruşturmada da görevlendirdi. Bu hafta içinde olay yerinde yapılacak keşif sonrası bilirkişi heyeti rapor hazırlayacak. Ayrıca, evdeki ses ve harekete duyarlı güvenlik kamerası görüntüleri de incelenecek. ⁠Olay Şarkıcı Gül Tut (52), 26 Eylül'de Yalova'nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'nde bulunan 5. kattaki evinin üzeri kapalı terasındaki pencereden henüz belirlenemeyen nedenle düşerek hayatını kaybetmişti. Tut'un cenazesi, İstanbul'da toprağa verilmişti. Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter de ifadesinde annesinin Roman havası oynarken ayağının kaydığını ve açık olan camdan düştüğünü belirtmişti.

Şanlıurfalı Sanatçı Hüseyin Peyda Haber

Şanlıurfalı Sanatçı Hüseyin Peyda

Kendi adına 3 film şirketi kuran, sanat hayatı boyunca 19 film yöneten ve sinema kariyerinin en parlak yıllarını 1950-1960 arasında yaşayan Peyda, 200'den fazla yapımda oyunculuk yaptı. Yeşilçam filmlerinde oynadığı kötü adam rolleriyle tanınan oyuncu Hüseyin Peyda'nın vefatının ardından 35 yıl geçti. Asıl adı Hüseyin Örmen olan Peyda, 27 Ocak 1922'de Şanlıurfa'nın köklü ailelerinden birinde dünyaya geldi. Peyda, ipek ticareti yapan babasını küçük yaşta kaybetti, ilk eğitimini Şanlıurfa'da tamamladı, daha sonra Haydarpaşa Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümündeki eğitimini yarıda bırakan Peyda, lokanta, güzellik salonu işletmeciliği, gazetecilik ve ticaret gibi çeşitli işlerde çalıştı. Sinema dışındaki bütün teşebbüsleri yarıda ve sonuçsuz kalan Peyda, 1949'da Cemile Hanım'la evlendi ve bu evliliğinden Mübeccel, Semra ve Abbas isimli üç çocuğu dünyaya geldi. Sinemaya oyuncu olarak girdikten sonra Önder Film şirketini kuran Peyda, bu süreçten sonra ilk senaryosunu kaleme aldı. "Söyleyin Anama Ağlamasın" filmini çekti Usta aktör, yönetmenliğini, senaristliğini, yapımcılığını ve başrol oyunculuğunu üstlendiği "Söyleyin Anama Ağlamasın" filmini 1950'de izleyiciyle buluşturdu. Hüseyin Peyda, bir yıl sonra Şanlıurfa'da çektiği hem de oynadığı "Mezarımı Taştan Oyun" filmiyle izleyicilerden tam not aldı. Önder Film'in iflas etmesiyle, iddialı bir giriş yaptığı sinema sektöründe tüm çabalarına rağmen istediği başarıyı yakalayamayan Peyda, ani bir kararla kadın kuaförlüğüne geçiş yaptı. Daha sonra "Yolculuk Var" (1954) ve "Bu Nasıl Aşk" (1955) filmleriyle sinemada adından söz ettirmeyi başaran Peyda, pek çok filmde Cüneyt Arkın ve Hülya Koçyiğit'le birlikte oynadı. Kendi adına 3 film şirketi kuran Peyda, bir röportajında patronluğun nasıl hayatına etki ettiğine dair şunları anlatmıştı: "Ben oyuncu olarak öyle çok film çevirmezdim. Sanırım arkadaşlar eski patron olmamdan dolayı film teklifi yaparken çekiniyorlardı. Belli bir ücretim de yoktu. Paramı alırken gözümü kapatır, elimi uzatırım. Bunca yıldır içinde olduğum sinema bana ancak şu anda içinde ailemle birlikte oturduğum apartman dairesini kazandırdı." En parlak yıllarını 1950-1960 arasında yaşadı Filmlerin önemli bir kısmını Şanlıurfa'da çeken Peyda, sinema kariyerinin en parlak yıllarını 1950-1960 yılları arasında yaşadı. Peyda, 40 yıl süren sinema hayatı boyunca Nuri Sesigüzel'den Seyfettin Sucu'ya, İbrahim Tatlıses'ten Baki Tamer ve Mustafa Dişli'ye kadar bütün Urfalılarla pek çok filmde beraber çalıştı. Yeşilçam'da 1960'tan sonra kötü adam rollerinde oynayan Peyda, Türk sinemasının vazgeçilmez karakter oyuncularından biri oldu. Beyazperdede çizdiği Anadolu tiplemeleriyle, sinemayı Anadolu insanına yakınlaştıran ve sanat hayatı boyunca 19 film yöneten Peyda, 200'den fazla filmde rol aldı. Peyda, 1977'de 14. Antalya Film Festivali'nde "Kara Çarşaflı Gelin" filmindeki rolüyle "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülüne layık görüldü. Hüseyin Peyda, "Hazreti Eyüb'ün Sabrı" filminin başrolünde Muhterem Nur ile yer aldı. Akciğer kanseri tedavisi gördüğü Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde 30 Temmuz 1990'da 70 yaşındayken hayatını kaybeden Peyda, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Filmografisinde yer alan yapımlardan bazıları şöyle: "Şükür Allah'ım", "Yalnızlar", "Başka Olur Ağaların Düğünü","Hedef", "Fosforlu", "Korkusuz", "Tapılacak Kadın", "Dünyayı Kurtaran Adam", "Leyla ile Mecnun", "Ayrılık Kolay Değil", "Vatandaş Rıza", "Seven Unutmaz", "Yazık Oldu Ali'ye", "Bir Annenin Gözyaşları", "Söyleyin Anama Ağlamasın."

Vefatının Üzerinden 3 Yıl Geçti Haber

Vefatının Üzerinden 3 Yıl Geçti

"Gurbet Kuşları", "Şoför Nebahat ve Kızı", "Malkoçoğlu", "Köroğlu" ve "Osmanlı Kartalı"nın da aralarında bulunduğu 300'ü aşkın filmde rol alan usta oyuncu Cüneyt Arkın'ın vefatının üzerinden 3 yıl geçti. Gerçek adı Fahrettin Cüreklibatır olan sanatçı, Nogay Türklerinden Hacı Yakup ile Halise Cüreklibatır çiftinin çocuğu olarak, 8 Eylül 1937'de Eskişehir'in Karaçay köyünde dünyaya geldi. Sırasıyla Necatibey İlkokulu, Eskişehir Ortaokulu ve Eskişehir Atatürk Lisesini bitiren sanatçı, 1962'de İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. Arkın'ın kaleme aldığı şiir ve hikaye denemeleri, üniversitede okuduğu yıllarda çeşitli dergilerde yayımlandı. Askerliğini Eskişehir'de yedek subay olarak yapan Arkın, vatani görevinin ardından bir dönem Adana ve civarında doktorluk yaptı. Sinemaya 1964'te adım attı Cüneyt Arkın, Göksel Arsoy'un başrol oynadığı 1963 yapımı "Şafak Bekçileri" filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ'in dikkatini çekti. Aynı yıl Artist dergisinin yarışmasında birinci olan sanatçı, Halit Refiğ'in teklifi üzerine 1964'te "Gurbet Kuşları" adlı sinema filmiyle oyunculuğa başladı. Cüneyt Arkın, 2007'de 26. İstanbul Film Festivali'nin "Sinema Onur Ödülü"ne layık görüldü. İstanbul Kültür Sanat Vakfının internet sitesinde yer alan bir yazıya göre Halit Refiğ, Cüneyt Arkın hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle aktarmıştı: "Gurbet Kuşları'ndan sonra Cüneyt Arkın'a genellikle kadın seyirciye hitap eden, romantik genç aşık rolleri verildi. İtiraf etmeliyim ki, günün birinde onu önce Türkiye, sonra dünya çapında ünlendirecek 'Malkoçoğlu' ya da 'Dünyayı Kurtaran Adam' gibi kişilikler aklımın ucundan geçmemişti. O, Cüneyt Arkın'ı bizzat kendisi yaratmıştır ve dünya sinema tarihinde bir başka benzeri yoktur. Cüneyt Arkın, zaman zaman Alain Delon'a benzetilen yüz güzelliğiyle aşk filmlerinin ünlü bir yıldızı seviyesine ulaşmışken, İstanbul'a gelen Medrano Sirki'nde bir mevsim ücretsiz çalışıp atletik yeteneklerini geliştirmeye girişti. Atlı, kılıçlı, atlamalı zıplamalı macera filmlerindeki akrobatik gösterileri, onu dünya sinemasındaki bütün rakiplerinin ötesine taşıdı. Filmleri farklı isimlerle dünyanın dört bir yanında gösterilir hale geldi. İtalyanlar onun filmlerini George Arkin adıyla Güney Amerika'da pazarlarken, İran'da Fahrettin adıyla gönüllerde taht kurmuştu. Bu alandaki bütün başarısına rağmen Cüneyt Arkın kendisini sadece hareket gösterisine dayanan filmlerle sınırlamadı, ciddi toplumsal konuları işleyen filmlerde de rol aldı. Kendisi de filmler yönetti. Çok kimseler onun Türkiye'de kalmayı dünya yıldızı olmaya tercih etmesine akıl erdiremeyebilir. Ama o, öncelikle kendini Türkiye'nin güvenliğine ve esenliğine adayan 'Vatandaş Rıza'dır. 'Dünyayı Kurtaran Adam' ise işin şakası, neşemizi bulmak için bir vesiledir." Kendi tarzını oluşturdu Ülkü Erakalın'ın yönettiği 1964 yapımı "Gözleri Ömre Bedel" filminin finalindeki kavga sahnesi, sanatçının kariyerinde dönüm noktası oldu. Arkın, sinemadaki ilk 2 yılında 30 kadar filmde rol aldı. Bir süre duygusal-romantik jön karakterlerini canlandıran sanatçı, Refiğ'in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi. İstanbul'da binicilik ve karate eğitimlerinin yanı sıra Medrano Sirki'nde bir süre akrobasi eğitimi alan Arkın, öğrendiklerini "Malkoçoğlu" ve "Battalgazi" serilerinde beyaz perdeye aktardı ve Türk sinemasında daha önce örneği görülmeyen bir tarz geliştirdi. Usta sanatçı, 1964'te ilk evliliğini, kendisi gibi doktor, sınıf arkadaşı Güler Mocan ile yaptı. Çiftin kızları Filiz, 1966'da doğdu. Çift, 1968'de ayrıldı. Aynı yıl, Fahrettin Cüreklibatır olan isminin yerine Cüneyt Arkın sahne adını kullanmaya başladı. Cüneyt Arkın, 1969'da Betül Işıl ile nişanlandı. İkili 1970'te evlendi ancak 1971'de boşandı. Kısa süre sonra yeniden evlenen çiftin, Kaan ve Murat adını verdiği iki çocuğu oldu. Altın Portakal ve Altın Koza'nın sahibi oldu Sanatçı, 1969 yapımı "İnsanlar Yaşadıkça" filmiyle 6. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" seçildi. 4. Altın Koza Film Festivali jürisi, 1972'de "Baba" filmindeki rolüyle Yılmaz Güney'i "En iyi erkek oyuncu" seçti. Ancak jüri, siyasi baskılar sonucu, "Yaralı Kurt" filmindeki performansıyla ikinci olan Arkın'ı "En iyi erkek oyuncu" olarak belirledi. Jürinin kararına tepki gösteren Arkın, ödülü reddetti. Unutulmaz oyuncu Arkın, 1976'da "Mağlup Edilemeyenler" filmiyle 13. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü, 36. Antalya Altın Portakal Festivali ve 18. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü" aldı, 2013'te ise Kültür ve Turizm Bakanlığı "Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne layık görüldü. Kısa sürede Yeşilçam'ın aranan başrol oyuncuları arasına giren sanatçı, romantik filmlerle başladığı sinema yaşantısını hareketli filmlerle sürdürdü. Kariyeri boyunca westernden komediye, maceradan toplumsal filmlere birçok farklı türde filmde oynadı. Özellikle 1978 yapımı "Maden" ve 1979 yapımı "Vatandaş Rıza" filmleri, sanatçının kariyerinde büyük öneme sahip oldu. Usta sanatçı, oyunculuğun yanı sıra televizyon programları hazırlayıp sundu, kısa bir süre dergi ve gazetelerde sağlıkla ilgili yazılar kaleme aldı. Türk milliyetçisi kimliğiyle bilinen sanatçı, bir dönem siyasetle ilgilendi. 20 Ekim 1991'deki genel seçimlerinde Anavatan Partisinden Eskişehir'de 4. sıradan milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi. Bir dönem İşçi Partisi adına düzenlenen etkinliklere katıldı. Cüneyt Arkın, 28 Haziran 2022'de kalbinin durması nedeniyle İstanbul'da kaldırıldığı hastanede 85 yaşında yaşamını yitirdi. Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik ve senaristlik yaptı Kariyeri boyunca 300'ü aşkın filmde rol alan Arkın, yönetmenlik ve senaristlik de yaptı. Son olarak 2014'te çekilen "Gulyabani" filminde rol alan sanatçının oynadığı filmlerden bazıları şöyle: "Aşk ve Kin", "Gözleri Ömre Bedel", "Hepimiz Kardeşiz", "Sokakların Kanunu", "Şoför Nebahat ve Kızı", "Gurbet Kuşları", "Kırık Hayatlar", "Dudaktan Kalbe", "Serseri Aşık", "İnatçı Gelin", "Horasan'ın Üç Atlısı", "Fakir Bir Kız Sevdim", "İntikam Uğruna", "Malkoçoğlu", "Göklerdeki Sevgili", "Cibali Karakolu", "Yüzbaşı Kemal," "Hacı Murat", "Namus Borcu", "Artık Sevmeyeceğim", "Köroğlu", "Yüzbaşının Kızı", "Vatan ve Namık Kemal", "Osmanlı Kartalı", "Melikşah", "Aşk Mabudesi", "Arım Balım Peteğim", "Selahattin Eyyubi", "Ferhat ile Şirin", "Yarım Kalan Saadet", "Yusuf ile Züleyha-Hazreti Yusuf", "Yumurcak Köprüaltı Çocuğu", "Vahşi Çiçek", "Her Şey Oğlum İçin", "Battal Gazi", "Malkoçoğlu Ölüm Fedaileri", "Severek Ayrılalım", "Nazlı ile Murat", "Çöl Kartalı", "Yaralı Kurt", "Kara Murat: Fatih'in Fedaisi", "Yumurcak Küçük Kovboy", "Çaresizler", "Acı Hayat", "Kara Murat Fatih'in Fermanı", "Oğul", "Dayı", "Kin", "Babalık", "Cemil", "Deli Yusuf", "Babacan", "Tek Başına", "Che Carambole Ragazzi", "Maden"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.