Uygulamalarımız appstore googleplay

#Kentsel Dönüşüm

gazeteci63.com - Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kentsel Dönüşüm Devam Ediyor Haber

Kentsel Dönüşüm Devam Ediyor

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından Hızmalı ve Atatürk Mahallelerini kapsayan 2. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi uygulamasında yıkım çalışmaları devam ediyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın öncülüğünde, Haliliye ilçesinde yer alan Hızmalı ve Atatürk Mahallelerini kapsayan 2. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında başlatılan uygulama çalışmaları hızla sürüyor. Başkan Gülpınar’ın ilk kepçeyi vurarak başlattığı çalışmalar çerçevesinde, proje alanında bulunan 85 yapı ve 250 bağımsız birim kamulaştırıldı. Yaklaşık 27 bin metrekarelik alanın yeşil ve sosyal yaşam alanına dönüştürülmesi hedefleniyor. Toplam 350 milyon TL’lik yatırım bedelinin tamamı Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgede yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, dinlenme alanları ve geniş yeşil alanlar yer alacak. İnsan odaklı, güvenli, yeşille barışık ve estetik bir Şanlıurfa hedefiyle yürütülen dönüşüm çalışmaları kararlılıkla sürerken, bölgede kontrollü yıkımlar da hızla devam ediyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından proje alanının Şanlıurfa’nın yeni cazibe merkezlerinden biri haline gelmesi amaçlanıyor. “Evler Çok Eski Ve Düzensizdi” Mevcut konutların kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilmesine destek çıkan mahalle sakinleri, “Şanlıurfa’mız adına bu tür dönüşümler önemli. Evler zaten çok eski ve düznesiz bir haldeydi. Şehir merkezinde ve tarihi alanlar arasında kalan böylesine diğer bölgelerin de aynı şekilde kentsel dtönüşüme tabi tutulmasını temenni ediyoruz” diye konuştular.

Şanlıurfa’da O Bölgede Dönüşüm Haber

Şanlıurfa’da O Bölgede Dönüşüm

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın öncülüğünde Şanlıurfa’da dev dönüşüm başlıyor. Haliliye ilçesindeki Hızmalı ve Atatürk Mahallelerini kapsayan 2. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında 27 bin 380 metrekarelik alanda büyük bir rekreasyon alanı hayata geçiriliyor. 85 yapı ve 250 bağımsız birimin kamulaştırılacağı projenin bedeli tamamen Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Başkan Mehmet Kasım Gülpınar’ın öncülüğünde, Haliliye ilçesinin çehresini değiştirecek önemli bir dönüşüm projesine daha imza atıyor. Şehir merkezinde can ve mal güvenliğini tehdit eden, fiziksel açıdan yıpranmış ve sosyo-ekonomik olarak dönüşüme ihtiyaç duyan bölgelerde hayata geçirilen “2. Etap Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı” kapsamında Hızmalı ve Atatürk Mahallelerini kapsayan dev bir rekreasyon projesi başlatıldı. Projenin güney sınırını Karakoyun Deresi oluştururken, kuzeyde Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (eski Devlet Hastanesi) yer alıyor. Tarihi Justinyen Su Kemeri ile Hızmalı Köprü arasında kalan bu özel alan, imar planında "Rekreasyon Alanı" olarak tanımlanıyor. Toplamda 27.380 m²’lik bir alan üzerinde şekillenen proje, bölge halkı için yeni bir yaşam alanı oluşturmayı hedefliyor. Rekreasyon alanı içerisinde toplam 85 yapı ve 250 bağımsız birim yer alıyor. Bu alanın 18.007,84 m²’lik kısmı mülkiyet alanı olarak belirlenmiş durumda. Hak sahipleriyle kamulaştırma amacıyla uzlaşma görüşmeleri devam ederken, projenin tamamlanmasının ardından bölgedeki yapıların tahliyesi ve yıkımı gerçekleştirilecek. Toplam inşaat yapı alanı 23.179,82 m² olan projenin kamulaştırmaya esas alanı 18.007,84 m² olup, kamulaştırma süreci Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülecek ve bedeli belediye tarafından karşılanacak. PROJENİN STARTI VERİLİYOR Hızmalı ve Atatürk Mahallelerini kapsayan 2. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ilk uygulama çalışmaları, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın katılımıyla 19 Aralık Cuma günü saat 14.30’da düzenlenecek programla başlatılacak.

Sektördeki Çalışan Sayısı Açıklandı Haber

Sektördeki Çalışan Sayısı Açıklandı

İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısı, eylül ayı itibarıyla 2 milyon 24 bin 401 kişiyle tüm zamanların zirvesine çıkarken, bu alanda üst üste 3 aydır rekor kırıldığı görüldü. AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgilere göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı eylülde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,1 artışla 16 milyon 169 bin 476 kişiye yükseldi. Ücretli çalışan sayısı sanayi sektöründe yüzde 3,7 azalırken, ticaret-hizmet sektöründe yüzde 2,5 artış gösterdi. Sektörler ve alt gruplar bazında incelendiğinde en yüksek artış inşaatta yaşandı. İnşaat sektöründeki ücretli çalışan sayısı ise eylülde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 2 milyon 24 bin 401 kişiye yükseldi. Çalışan sayısı geçen yılın eylül ayına göre 139 bin 745 artmış oldu. Sektördeki ücretli çalışan sayısının, bu verinin yayımlanmaya başlandığı Ocak 2009'dan bu yana aradan geçen 201 ayın en yükseğine ulaştığı görüldü. Temmuzda ilk kez 2 milyonu aşan ve 2 milyon 1 bin 225'e ulaşan inşaat sektöründeki çalışan sayısı ağustosta 2 milyon 10 bin 953 olmuştu. Böylece üst üste 3 ay rekor kırılmış oldu. Eylüle ait açıklanan rakamlara göre çalışların 1 milyon 327 bin 750'sinin bina inşaatında, 260 bin 592'sinin bina dışı yapıların inşaatında, 436 bin 59'unun özel inşaat faaliyetlerinde yer aldığı görüldü. Alt gruplardaki artış oranı sırasıyla yüzde 9, yüzde 4,7 ve yüzde 4,4 oldu. "Sektördeki çalışan sayısı artmaya devam edecek" İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisinin bu yılın 3 çeyreğindeki büyümesinin ekonominin performansı açısından son derece kıymetli olduğunu belirterek, üçüncü çeyrekteki büyümeye en büyük katkıyı inşaat sektörünün verdiğini söyledi. Bu durumun söz konusu dönemde inşaat sektöründe çalışan sayısına otomatik olarak yansıdığını dile getiren Şener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son dönemde artan maliyetlere rağmen inşaat yatırımları devam etmektedir. Özellikle devlet eliyle deprem bölgesinde yeniden inşa çalışmalarının çok başarılı ve hızlı şekilde yürütülüyor olması, bu alanda çalışan sayısının da sürekli artış trendinde yer almasının asıl sebebidir. Sadece deprem bölgesi değil diğer bölgelerde de inşaat yatırımlarının süreklilik arz ediyor olması çalışan sayısına etki eden bir diğer unsurdur. Tüm bunlara ilaveten yeni açıklanan sosyal konut projeleri ve özellikle hükümetin teşvikiyle önemli düzeylere ulaşan kentsel dönüşüm projelerinin hızlanması inşaat sektöründe çalışan sayısının artmaya devam edeceğinin göstergesidir." "2026'da konut talebi ve arzı artacak" Sefer Şener, dezenflasyon programı nedeniyle bu yıl finansmana erişim koşullarının tüm alanlarda etkisini gösterdiğini kaydederek, 2026'da enflasyondaki düşüşe paralel olarak faizlerde de geri çekilmelerin yaşanacağını, bunun da hem konut talebini hem de konut arzını artıracağını anlattı. Bu gelişmelerin inşaat sektöründe çalışan sayısına yukarı yönlü yansıyacağını dile getiren Şener, "Yani 2026'da daha uygun finansman koşullarıyla birlikte inşaat sektöründeki büyümenin hızlanmasını ve buna bağlı olarak çalışan sayısının daha üst seviyelere çıkmasını bekliyorum." dedi. "Deprem bölgesinde alınan ruhsat yüzde 95,4 arttı" Gayrimenkul iktisatçısı Ahmet Büyükduman da sektördeki ücretli çalışan sayısının artışında özellikle deprem bölgesindeki inşaat çalışmalarının etkili olduğunu belirterek, "Geçen yılın ocak-eylül döneminde alınan ruhsat sayısı 117 bin 534 iken bu sene yüzde 95,4'lük artışla 229 bin 641'e yükselmiş durumda." diye konuştu. Büyükduman, deprem bölgesindeki projelerin yanı sıra kentsel dönüşüm çalışmalarının ve sosyal konut hamlesinin inşaat tarafındaki istihdamı artırarak sürdüreceğini anlattı.

Rabbim Şehitlerimize Rahmet Eylesin Haber

Rabbim Şehitlerimize Rahmet Eylesin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "C130 tipi askeri uçağımızın düştüğü bilgisini derin bir üzüntüyle öğrendik. Rabbim şehitlerimize rahmet eylesin." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde, "Medeniyetimizde Şehir ve Mekan" temalı Şehircilik Zirvesi'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen askeri kargo uçağına ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Bugün Azerbaycan'dan ülkemize gelmekte olan C130 tipi askeri uçağımızın Gürcistan-Azerbaycan sınırında düştüğü bilgisini derin bir üzüntüyle öğrendik. Enkaza ulaşma çalışmalarıyla ilgili ülke makamlarıyla koordineli biçimde çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah bu kazadan en az badireyle çıkarız. Rabbim şehitlerimize rahmet eylesin ve dualarımızla inşallah onların yanında olalım." "Ebediyete kadar yurdumuz olacak bu topraklar, dünya şehircilik ve mimari tarihi açısından bir laboratuvar gibidir" Erdoğan, tüm şehircilik tarihine adını altın harflerle yazdıran ve "Bir yapı sadece sağlam olmakla yetinmez, aynı zamanda zarif olmalıdır" diyen büyük usta Mimar Sinan'ın şahsında, eserleri ve fikirleriyle yol gösteren ecdadı rahmetle yad etti. Erdoğan, bugün de aynı tasavvurla şehirlerin imarına katkı yapan, ihyasına destek olan bilim insanlarını, sanatçıları, mühendisleri tebrik etti. Şehircilik Zirvesi'ni gerek politika belirleyenler gerekse bu politikaları uygulama merciinde olan kurumlar açısından çok kıymetli bulduğunu ifade eden Erdoğan, Zirvede sunulacak bildirilerin, buradan çıkacak sonuçların şehirlere, ülkeye, millete yeni ufuklar kazandıracağına inandığını belirterek, zirvenin başarılı geçmesini temenni etti. Varlığın evi olan dilin, onu konuşan, onunla dünyayı anlamlandıran medeniyetlerin mekan tasavvurunu da belirlediğini aktaran Erdoğan, Türkçede en güçlü anlamı yerleşmek olan konmak fiilinin ve ondan türeyen konak, konuk, konut, konu komşu kelimelerinin, hatta aynı aileden olan konuşmak fiilinin milletin mekan tasavvuru konusunda nasıl bir zihniyete sahip olduğunu gösterdiğini vurguladı. Erdoğan, şöyle konuştu: "Dünya, unutmayın, konulan bir yerdir. Bir yere konduğumuzda sadece oradaki insanlarla değil, oradaki canlı ve cansız diğer varlıklarla da komşu olur, komşuluk hukuku geliştiririz. Millet olarak insanın gönlünü Beytullah bilen, evle eş değer tutan, gönül yapmayı erdem ve fazilet, gönül yıkmayı ise zulüm ve felaket olarak gören bir anlayışın sahipleriyiz. Unutmayın, 'Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim' diyen Yunus Emre, aslında bizim mekan tasavvurumuzu da hülasa ediyor. İnancımız, medeniyet birikimimiz ve bunu ifade ettiğimiz dilimiz, yapmak, mamur kılmak, inşa ve ibda etmek merkezlidir. Bunun içindir ki, milletimiz tarih boyunca şehir yıkan bir millet olmamış, tam aksine şehir yapan, şehir kuran, fethettiği şehirlere zarar vermek şöyle dursun, onları eskisinden daha mamur hale getiren bir millet olmuştur." "İnsan şehre bir kimlik verdiği kadar, şehir de insana bir kimlik bağışlar" Daha Avrupa şehirlerinin yüzde sekseni bile kurulmadan Hacı Bayram-ı Veli'nin, "Çalap'ım bir şar yaratmış" şiiriyle bir şehircilik manifestosu ortaya koyduğunu hatırlatan Erdoğan, "Nagihan ol şara vardım, ol şarı yapılır gördüm. Ben dahi bile yapıldım, taşü toprak aresinde" diyen Hünkar Hazretleri'nin, bu emsalsiz şiirinde medeni olmanın anahtarlarını da takdim ettiğini kaydetti. "Hüner, bir şehr bünyad eylemektir. Reaya kalbin abad eylemektir" buyuran Fatih Sultan Mehmet'in ise şehir kurmayla kalp abat etmeyi eş değer tuttuğunu anlatan Erdoğan, şehrin medeniyette bir arada yaşanan mekan olmanın ötesinde, bizatihi kimlik ve kişilik sahibi bir muhatap olarak kabul edildiğini söyledi. "İnsan şehre bir kimlik verdiği kadar, şehir de insana bir kimlik bağışlar" diyen Erdoğan, tarihte ilim, kültür, sanat ve edebiyat erbabının şehirleriyle birlikte anılmasının, hemşehrilik refleksinden ziyade, şehrin insana kimlik kazandıran bu yönünü vurguladığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Geleneksel şehir mimarimizde 'insanın kalbi şehrin kalbiyle, şehrin kalbi insanın kalbiyle birlikte atar' diyorlar. Kentimiz, kendimizdir ve kentimizi nasıl gördüğümüz, kendimizi nasıl gördüğümüzün bir nevi aynasıdır. Türk-İslam şehir mimarisinde insanın hakkı gözetilirken, şehirde beraber yaşadığımız küçük canlıların, kuşların, ağaçların, ufkun, gün ışığının hakkı da gözetilmiş, bunlara her zaman riayet edilmiştir. Türkiye, özellikle de Anadolu, dünyada eşi benzeri görülmeyen bir şehircilik tecrübesine sahiptir. Bin yıldır yurt tuttuğumuz ve ebediyete kadar yurdumuz olacak bu topraklar, dünya şehircilik ve mimari tarihi açısından bir laboratuvar gibidir. Milletçe, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde bir yandan bu mirasın yaşayan yanlarını bütünüyle alarak, yeni terkipler oluştururken diğer yandan da kendi şehircilik anlayışımızı yansıtan yeni şehirler kurarak coğrafyayı biz vatana dönüştürdük. Ecdat, fethettiği bir beldeyi öncelikle şehir mimarisi açısından ele almış, abat etmiş ve mamur kılmıştır. Batıya ilerleyişimiz, şairin dediği gibi, ardında çil çil kubbeler serperek bir fetih hareketiyle birlikte bir imar ve inşa hareketi olarak gerçekleşmiştir." "Altyapı yatırımlarının büyük kısmını tamamlamış bir Türkiye'ye bugün kavuştuk." Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün şehirlerimizi geleceğe hazırlayan onlarca reformumuz sayesinde artık çok farklı bir noktadayız. Yeni nesil şehircilik anlayışımızın gerektirdiği altyapı yatırımlarının büyük kısmını tamamlamış bir Türkiye'ye bugün kavuştuk." dedi. Erdoğan, Haçlı işgalinde taş üstünde taş bırakılmayan İstanbul'un yaralarının fetihten sonra süratle sarıldığını, dünya mimari mirasına Yahya Kemal Beyatlı'nın "Türk İstanbul" olarak adlandırdığı yeni bir İstanbul'un hediye edildiğini söyledi. Ecdadın medeniyet havzası özelliğine sahip, daha öncesinde bir şekilde hanlık merkezi olan başkent karakterli şehirlere şehzade gönderdiğini aktaran Erdoğan, ülke yönetme stajının bir şehri yönetmekten, ülke mamur etme stajının bir şehri mamur etmekten geçtiğinin uygulamalı olarak gösterildiğini söyledi. Erdoğan, "Nasıl Asya içlerinde kurduğumuz şehirler yerden bitmemişse, nasıl Ahlat birdenbire ortaya çıkmamışsa, dünya mimarlık tarihine armağan ettiğimiz Mimar Sinan da hudayinabit değildir. Kökleri tarihimiz kadar eskisi olan kolektif bir şuurun, bir zihniyetin eseri olarak ortaya çıkmıştır." dedi. Yahya Kemal Beyatlı'nın şiir kitabına "Kendi Gök Kubbemiz" adını verdiğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bir gün Niyazi Sami Banarlı, büyük şaire, 'Efendim, kitabınızın ismi bana Oğuz Kağan Destanı'nı hatırlattı.' diyor 'Neymiş o hatırlatan kısım?' diyor Yahya Kemal. 'Devletimiz o kadar büyüsün ve gelişsin ki gök kubbe otağımızın kubbesi olsun'. 'Ah canım' diyor Yahya Kemal. Demek ki Oğuz Kağan zamanındaki milli üsluba varmışız. Evet, biz işte buyuz. Bizim köklerimiz işte budur. Gökyüzünü otağın çatısı olarak gören, kubbe mimarisini insanlığa hediye eden, 'Ev yaparken sırtını dağa, yüzünü bağa ver' atasözüyle sağlamlığı, ufuk açıklığını, tarım alanlarının korunmasını öğütleyen milletimizin şehircilikte karşılaştığı açmazları iyi değerlendirmek, mimarimizi yeniden milli üslupla buluşturmak zorundayız." "Altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözdük" Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya kültür tarihinde şiir, musiki ve mutfakla birlikte ilk sıralarda yer alınan sanatların birinin de mimari ve şehircilik olduğunu, ancak bu mirastan yeterince istifade edilemediğini bildirdi. Bu zengin miras ve müktesebatın rehberliğinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden itibaren şehirleri sadece inşa değil, daha önemlisi ihya etmek için canla başla çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, "Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri görev süremiz boyunca tüm Türkiye'de örnek gösterilen bir konuma getirdik. 4,5 yıl gibi kısa sürede musluklardan temiz su akmaya başladı. Kokudan yanına yaklaşılamayan İstanbul Boğazı'nın incisi Haliç temizlendi, çöp dağları kaldırıldı. İstanbul yeniden rahat bir nefes aldı." dedi. İnsanı merkeze alan, hizmet ve eser odaklı yerel yönetim vizyonuyla İstanbul'da yaktıkları meşaleyi 23 yılda tüm Türkiye'ye taşıdıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti: "Hem İstanbul'da emaneti yüklendiğimizde hem de 2002 Kasım'ında tüm Türkiye için kolları sıvadığımızda karşımızda on yılların birikmiş sorunları vardı. Bunların en başında da 1950'lerden başlayıp 1970 ve 1980'lerde zirveye çıkan düzensiz göç, çarpık kentleşme, gecekondulaşma ve hazine arazilerinin işgali gibi kronikleşmiş sorunlar bulunuyordu. Bunları görmezden gelmek yerine üzerlerine kararlılıkla gittik. Altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözdük. Kentsel dönüşüm ve konut seferberliği ile dirençli kentleşme konusunda tarihi adımlar attık. Karşılaştığımız tüm engellere rağmen 2 milyonun üzerinde bağımsız birimi dönüştürmeyi başardık." "Nice eserimizle 23 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir yere vardık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 750 bin konut ürettiklerini, TOKİ projeleri sayesinde vatandaşların sadece ev sahibi değil, aynı zamanda iş sahibi olduğunu ve istihdam edildiklerini kaydetti. Eser ve hizmet siyasetinde vatandaşların hayat kalitesini yükselttiklerini aktaran Erdoğan, bu adımları atarken kentsel tasarım, kentsel estetik veya kentsel dönüşüm gibi kavramların kimsenin gündeminde olmadığını belirtti. O yıllarda, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye'deki şehirlerin henüz en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi: "Yolların çukurlarla dolu olduğu, temiz suyun evlere ulaşmadığı, bugünkü gibi, şehirlerin adeta kaderine terk edildiği günlerden bahsediyorum. Bugün şehirlerimizi geleceğe hazırlayan onlarca reformumuz sayesinde artık çok farklı bir noktadayız. Yeni nesil şehircilik anlayışımızın gerektirdiği altyapı yatırımlarının büyük kısmını tamamlamış bir Türkiye'ye bugün kavuştuk. Bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizle, dağları delen tünellerimizle, kıtaları birleştiren köprülerimizde, dünya ölçeğinde havaalanlarımızla, yüksek standartlarda spor tesislerimizle, dünyada örnek gösterilen şehir hastanelerimizle 81 ilimize kazandırmakta olduğumuz millet bahçelerimiz ve daha nice eserimizle 23 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir yere vardık." "Milletimizin ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz" Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "81 ilimizde inşa edeceğimiz 500 bin Sosyal Konut Projemizin başvuruları dün itibarıyla başladı. Vatandaşlarımız projemize gerçekten büyük ilgi gösteriyor. Milletimizin ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz." dedi. Erdoğan, "Şehircilik vizyonumuzu sürekli ileriye taşıyor, köklerimizden beslenerek özgün ve yenilikçi projeleri hayata geçiriyoruz." ifadesini kullandı. Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık projesiyle 81 şehirde tasarruf kültürünü olabildiğince yaygınlaştırdıklarını belirten Erdoğan, "Geçtiğimiz aylarda yürürlüğe giren İklim Kanunu ile doğa dostu, çevre dostu yeni bir ekonomik modele geçişin altyapısını kuruyoruz. Bir taraftan 6 Şubat depremlerinde yıkılan şehirlerimizi ayağa tekrar kaldırırken, diğer taraftan da vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarını giderecek projeleri devreye alıyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "81 ilimizde inşa edeceğimiz 500 bin Sosyal Konut Projemizin başvuruları dün itibarıyla başladı. Vatandaşlarımız projemize gerçekten büyük ilgi gösteriyor. Milletimizin ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz. Yine ilk kez İstanbul'da hayata geçireceğimiz kiralık konut uygulamalarımızla enflasyonu körükleyen kira fiyatlarını dengelemeyi arzu ediyoruz. Hayatın akışı içinde biz de kendimizi ve şehircilik anlayışımızı yeniliyor, geliştiriyor, güncelliyoruz. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de köyden kente göç hız kesmeden devam ediyor. Önümüzdeki dönemde şehirlerimizin daha da kalabalıklaşacağını tahmin etmek hiç de zor değildir. Dolayısıyla sorumluluk sahipleri olarak ne yapacaksak bu projeksiyonlar ışığında yapmak ve planlamak mecburiyetindeyiz." "İhmal, duyarsızlık ve vizyonsuzluk, şehirlerimizin kaderi olmuş durumda" Türkiye'nin iki boyutlu imar planı anlayışını yavaş yavaş geride bırakıp Türkiye Yüzyılı'nın şehirlerine hayat verecek üç boyutlu kentsel tasarım yaklaşımına geçmeye hazır olduğunun görüldüğünü vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Şehircilik Zirvesi boyunca diğer başlıklar yanında bu konunun da enine boyuna tartışılmasında fayda olduğuna inanıyorum. Şu gerçeği sizler de gayet iyi biliyorsunuz. Bir şehrin sınırlarını büyütmek, parselleri çoğaltmak, yapı izinleri vermek kolaydır ama sağlıklı şehirleşme vizyon, emek, güçlü irade ister. Sadece bina dikmekle bir kenti güzelleştiremeyiz, dönüştüremeyiz, içinde yaşayanlara huzuru getiremeyiz. O binaya nefes olacak yolu, parkı, meydanı yapmak, sosyal donatıları inşa etmek, yani o şehri yaşatacak hayat damarlarını açmak gerekir. Bugün muhalefetin yönettiği birçok şehrimizde en temel sorun budur. İhmal, duyarsızlık ve vizyonsuzluk, şehirlerimizin kaderi olmuş durumda. Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor. Ne kadar çok yol yaparsak trafik o kadar sıkışır diyerek trafik sorununu çözeceğini zannedenlerin elinde metropollerimiz 6-7 yıldır kelimenin tam manasıyla yeni bir Fetret Devri yaşıyor." Cumhurbaşkanı Erdoğan, rüşvet, irtikap, iltimas, usulsüzlük, yolsuzluk iddialarının ardı arkasının kesilmediğini belirterek, "Biz imar mantığından tasarım disiplinine geçmekten bahsederken ana muhalefet partisi mevcut kazanımları bile koruyamıyor. Bizim 30 sene önce tarihe gömdüğümüz 'sabıkalı belediyecilik' anlayışı ne yazık ki yeniden hortladı. Toplanmayan çöpler, bozuk yollar, akmayan sular, elinde bidonla su bekleyen insanlar, muhalefet belediyelerinin tekrar rutini haline geldi. Eski Türkiye güzellemesi yapa yapa yönettikleri şehirleri, 90'ların karanlık ve buhran dolu günlerine yeniden çevirdiler." dedi. Konuşmasında gençlere seslenen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Atalarımız ne demiş? 'At binenin, kılıç kuşananın.' Biz bunlara aldırmayacak, bunların beceriksizliğinden medet ummayacak, milletin emanetine gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. Şehirlerimizi bu iş bilmezlerin, bu tembellerin insafına terk etmeyeceğiz. Sorun çıkaran değil, çözüm üreten, yara açan değil, yara saran bir şehircilik anlayışıyla çalışmayı gece gündüz sürdüreceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle zirvemizin ülkemiz, şehirlerimiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programımıza teşrif eden tüm misafirlerimize tekrar teşekkür ediyorum. Emeği geçen kardeşlerimizi canıgönülden tebrik ediyorum." Şehircilik Zirvesi'ndeki konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer hediye takdiminde bulundu. Programa, AK Parti Genel Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Efkan Ala, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan ve bazı AK Parti'li milletvekilleri katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.