Uygulamalarımız appstore googleplay

#İstanbul Üniversitesi

gazeteci63.com - İstanbul Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şanlıurfa, Gönüllülerini Ağırladı Haber

Şanlıurfa, Gönüllülerini Ağırladı

ŞURKAV’ın UNESCO’ya sunduğu uluslararası proje, Şanlıurfa’nın arkeolojik ve yaşayan kültürel mirasını dünyanın farklı ülkelerinden gönüllülerle buluşturdu Şanlıurfa Valiliği himayelerinde, Şanlıurfa Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) tarafından UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri – World Heritage Volunteers (WHV) 2026 Kampanyası kapsamında UNESCO’ya sunulan “World Heritage Volunteers Awareness Camp for Protecting Values at Göbeklitepe and Taş Tepeler” projesi, Şanlıurfa’da gerçekleştirildi. UNESCO’nun 2026 yılı “Working on the Future” teması kapsamında hayata geçirilen programda, dünyanın 12 farklı ülkesinden Şanlıurfa’ya gelen gönüllüler; Göbeklitepe, Taş Tepeler ve kentin farklı dönemlerine ait kültürel miras alanlarını, bu alanlarda bilimsel çalışmalar yürüten akademisyen ve kazı başkanlarından doğrudan dinleme fırsatı buldu. Taş Tepeler’in Bilimsel Birikimi Uluslararasi Gönüllülerle Buluştu Programın önemli bölümünü, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Taş Tepeler Projesi kapsamındaki arkeolojik alanlar oluşturdu. İstanbul Üniversitesi başta olmak üzere Türkiye’den ve yurt dışından üniversite, müze ve araştırma kurumlarının bilimsel katkılarıyla sürdürülen çalışmalar, uluslararası gönüllülere yerinde aktarıldı. Taş Tepeler Projesi Koordinatörü ve İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul ,ekibi gönüllülerle bir araya gelerek Taş Tepeler’in Neolitik Dönem araştırmaları açısından taşıdığı önem, bölgede yürütülen kazılar ve projenin bilimsel yaklaşımı hakkında bilgi verdi. Katılımcılar, Taş Tepeler kapsamında farklı kazı ve araştırma alanlarını ziyaret ederek çalışmaları doğrudan alanların bilimsel sorumlularından dinledi. Çakmaktepe’de Doç. Dr. Fatma Şahin, Sayburç’ta Prof.Dr. Eylem Özdoğan ve Göbeklitepe’de Dr. Lee Clare ,Yoğunburçta Prof.Dr. Gan Caichao ve Sefertepede Doç.Dr.Emre Güldoğan tarafından alanların arkeolojik önemi, güncel araştırmalar ve elde edilen bulgular hakkında bilgi verildi. Göbeklitepe’deki bilimsel çalışmaların T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izin ve desteğiyle; İstanbul Üniversitesi, Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi dâhil ilgili bilimsel kurumların iş birliğiyle yürütülen araştırma çerçevesi de katılımcılara aktarıldı. Program kapsamında ayrıca , Mendiktepe ve Taş Tepeler araştırmalarıyla ilişkili farklı alanlar ziyaret edilerek Şanlıurfa’nın Neolitik Dönem arkeolojisine ilişkin geniş bir perspektif sunuldu. Harran’dan Soğmatar’a Şanliurfa’nin Çok Katmanli Mirasi Anlatıldı Program yalnızca Neolitik Dönem yerleşmeleriyle sınırlı tutulmadı. Katılımcılar Şanlıurfa’nın farklı tarihsel dönemlerini temsil eden Harran, Soğmatar, Şuayb Şehri ve Bazda gibi önemli kültürel miras alanlarını da ziyaret etti. Harran Ören Yeri Kazı Başkanı ve Harran Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal eşliğinde gerçekleştirilen Harran programında Harran Kalesi, Harran Ulu Cami, Harran Kazı Evi ve çevrede yürütülen arkeolojik çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi verildi. Dr. Öğr. Üyesi Seçil Çokoğullu’nun yönetimindeki Şuayb Şehri, Arş. Gör. Süheyla İrem Mutlusorumluluğundaki Soğmatarda uzmanlar tarafından bölgede yürütülen araştırmalar ve kültürel miras değerleri hakkında katılımcılara bilgi aktarıldı. Bazda taş ocakları da program kapsamında ziyaret edilerek bölgenin tarihî taş işçiliği ve kültürel peyzajı değerlendirildi. Unesco Türkiye Millî Komisyonundan Kültürel Miras Eğitimi Programın eğitim ayağında UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Üyesi Ömer Devrim Aksoyak, uluslararası gönüllülere UNESCO perspektifinden kültürel mirasın korunmasına ilişkin eğitim verdi. Eğitim kapsamında UNESCO’nun 1972 Dünya Mirası Sözleşmesi, Üstün Evrensel Değer (Outstanding Universal Value – OUV), özgünlük ve bütünlük ilkeleri, Dünya Mirası kriterleri, somut ve somut olmayan kültürel miras, yerel toplumların mirasın korunmasına katılımı ve Taş Tepeler özelinde paydaş iş birlikleri ele alındı. Katılımcılar ayrıca koruma, belgeleme ve yerel farkındalık konularında ortak çalışmalar gerçekleştirerek kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasında gönüllülüğün rolünü değerlendirdi. Şurkav’in Kültürel Miras Çalişmalari Uluslararasi Katilimcilara Anlatıldı Program süresince uluslararası gönüllülere ŞURKAV’ın Şanlıurfa’nın kültür, sanat, tarih ve arkeolojik değerlerinin korunması, tanıtılması ve sürdürülebilir biçimde gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmaları hakkında bilgi verildi. ŞURKAV’ın kültürel miras alanındaki faaliyetleri, ulusal ve uluslararası kurumlarla geliştirdiği iş birlikleri ve UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri Programı kapsamında yürüttüğü çalışmalar paylaşılırken, yerel kurumların mirasın korunmasındaki rolüne dikkat çekildi. Somut Mirastan Yaşayan Kültüre: Sıra Gecesi Deneyimi Programın önemli unsurlarından biri de Şanlıurfa’nın somut olmayan kültürel mirasının uluslararası gönüllülere tanıtılması oldu. Katılımcılar Şanlıurfa’nın köklü kültürel geleneklerinden sıra gecesini deneyimleyerek kentin müzik kültürü, sözlü aktarım geleneği, sosyal paylaşım biçimleri ve yerel gastronomisiyle tanıştı. Böylece Göbeklitepe ve Taş Tepeler’de binlerce yıl öncesine uzanan somut kültürel miras ile Şanlıurfa’da bugün yaşamaya devam eden gelenekler aynı program içerisinde bütüncül bir kültürel miras yaklaşımıyla ele alındı. Şanlıurfa’nin Kent Hafizasi Reji Kilisesi’nde Fotoğraflarla Anlatıldı Program kapsamında Reji Kilisesi’nde gerçekleştirilen fotoğraf gösteriminde, Şanlıurfa’nın geçmişten günümüze geçirdiği değişimi ortaya koyan eski ve yeni kent fotoğrafları katılımcılarla paylaşıldı. “Önce ve sonra” görselleri üzerinden kentin tarihî dokusu, geleneksel mimarisi, değişen şehir yapısı ve kültürel mirasın korunmasının önemi değerlendirildi. Böylece gönüllülerin kültürel mirası yalnızca arkeolojik kazı alanları üzerinden değil; kent belleği, mimari miras ve yaşayan şehir perspektifinden de değerlendirmeleri sağlandı. Şanlıurfa’dan Dünyaya Kültürel Miras Mesajı Şanlıurfa Valiliği ve ŞURKAV koordinasyonunda gerçekleştirilen proje; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Alman Arkeoloji Enstitüsü, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi,Çin Ulusal Kültürel Miras İdaresi Arkeoloji Araştırma Merkezi, UNESCO Genel Merkez,UNESCO Türkiye Millî Komisyonu, Taş Tepeler Projesi bilim insanları ve kazı başkanlarının katkılarıyla arkeoloji ile yaşayan kültürü uluslararası gönüllülük çatısı altında buluşturdu. Farklı ülkelerden gelen gönüllülerin Şanlıurfa’nın kültürel mirasını doğrudan bilim insanlarından öğrenmesi, kültürel değerleri yerinde deneyimlemesi ve edindikleri bilgi ve deneyimleri kendi ülkelerine taşımasıyla Göbeklitepe, Taş Tepeler ve Şanlıurfa’nın dünya ölçeğindeki kültürel miras görünürlüğüne katkı sağlanması amaçlandı. Program; bilimsel bilgi, kültürlerarası diyalog, gönüllülük, yerel katılım ve kültürel mirasın korunmasını aynı çatı altında buluşturan kapsamlı bir uluslararası çalışma olarak tamamlandı.

Gözler Asgari Ücret Artışında Haber

Gözler Asgari Ücret Artışında

Kasım ayında aylık enflasyonun son 2,5 yılın en düşük seviyesine inmesi, yıllık enflasyonun da yüzde 31,07'ye gerileyerek son 4 yılın dip noktasını görmesinin ardından gözler asgari ücret artışına çevrildi. Türkiye'de fiyat istikrarını güçlendirmeyi amaçlayan ekonomik ve mali programının etkileri kasım verileriyle birlikte daha net ortaya çıktı. Ekim 2022'de yüzde 85,51 ile zirve yapan yıllık enflasyon, kademeli olarak gerileyerek kasımda yüzde 31,07 ile son 4 yılın en düşük seviyesine indi. Aylık enflasyon da yüzde 2,04 ile son 2,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Böylece, ekonomik programın 2026 yılı için öngördüğü tek haneli enflasyon hedefine yönelik ilerleme sürdü. Enflasyon, Mayıs 2024'e kıyasla gıdada 43, temel mallarda 38, hizmette 52, kirada 62 ve eğitimde 39 puan düştü. Kasımda kira enflasyonunun son 42 ayın en düşük düzeyine inmesi, konut arzını artıran projelerin etkisinin görülmeye başladığını gösterdi. Deprem bölgesinde devam eden konut teslimleri ve sosyal konut projelerinin, arzı daha da güçlendirerek kira enflasyonundaki düşüşü desteklemesi bekleniyor. Enflasyondaki gerilemenin belirginleşmesiyle birlikte gözler, asgari ücrette yapılacak düzenlemeye çevrildi. "Enflasyon üzerindeki etkisi yüksek" İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, AA muhabirine, bütün sektörleri maliyet ve fiyat yükselişi şeklinde etkileyen ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkisinin yüksek olduğunu söyledi. Ücret artışlarının doğrudan etkisi yanında dolaylı etkisinin de yüksek olduğunu belirten Şener, "Ücretlerdeki her yüzde 10'luk artış 1 ila 1,5 puan arasında enflasyona doğrudan yansımaktadır. Oysa ücret artışlarının enflasyona dolaylı etkisi çok daha yüksek düzeydedir. Enflasyonda artık bir düşüş trendine girilmiştir, bu trendin kararlılıkla sürdürülmesi gerekmektedir. Yani koşullar oluşuncaya kadar sıkı para politikasına devam edilmelidir. Bu politikalara kararlılıkla devam edildiği sürece 2026 yılında da enflasyon düşüşü devam edecektir." diye konuştu. Şener, kamuoyunun asgari ücret artış düzeyini beklediğini ve bu ay içerisinde bu oranın belli olacağını hatırlatarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "2025 yılında asgari ücrete, yılın tamamını kapsayacak şekilde beklenen enflasyon hedefiyle uyumlu şekilde artış yapılmıştır. 2026 yılı için de muhtemelen yılın tamamını kapsayacak şekilde beklenen enflasyon düzeyi ile paralel olacak şekilde artış yapılma ihtimali yüksektir. 2026 yılı için Merkez Bankasının enflasyon beklentisinin yüzde 16 olduğu görülmektedir. Bu beklenti doğrultusunda eğer asgari ücret artışı yapılırsa yüzde 16'nın üzerinde artış olması gerekecektir. Asgari ücretin belirlenmesinin ardından ücret artışlarının dezenflasyon sürecine zarar vermemesi adına mutlak suretle fahiş fiyat artışları ile ilgili önlemler artırılmalıdır. Yapılacak bu ilave artışların piyasada yeni fiyat artışlarıyla karşılanmaması için piyasa koşulları çerçevesinde mutlaka gerekli önlemlerin alınması elzem gözükmektedir."

10 Bin Yıllık İnsan Kabartması Haber

10 Bin Yıllık İnsan Kabartması

Şanlıurfa'da yürütülen "Taş Tepeler Projesi" kapsamında Sefertepe'de ortaya çıkarılan iki insan yüzü kabartması, neolitik dönemde bölgesel üslup farklılıklarını ve sanatsal çeşitliliği gözler önüne seriyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Emre Güldoğan, AA muhabirine, kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen "Şanlıurfa İli Neolitik Çağ Araştırmaları Taş Tepeler Projesi" kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi. Bu yılki kazılarda dört bloktan oluşan kireç taşının ön yüzeyinde yüksek ve alçak kabartma teknikleriyle işlenmiş, yüz hatları son derece belirgin iki insan yüzü kabartması bulduklarını hatırlatan Güldoğan, eserlerin yaklaşık 10 bin 500 yıl öncesine tarihlendiğini ifade etti. "Betimlenen yüzlerin, etrafı blok taşlarla çevrili bir yapının parçası olduğunu belirledik" Bu figürlerin neolitik döneme ait sanat anlayışı hakkında yeni ipuçları sunduğunu dile getiren Güldoğan, "Her ikisi de kuzey yönüne dönük olarak betimlenen yüzlerin, özel bir alanı sınırlayan şekilde etrafı blok taşlarla çevrili bir yapının parçası olduğunu belirledik." dedi. Güldoğan, eserlere ilişkin şu bilgileri verdi: "Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç'ta gördüğümüz insan tiplerinden biraz daha farklı özellikler gösteren iki insan yüzüyle karşılaştık. Bunlardan bir tanesi alçak kabartma, diğeri yüksek kabartma tekniğiyle yapılmış olup üslup olarak da farklılıklar gözükmekte. Özellikle yüksek kabartma olanın gözbebekleri, göz çevresi, kaş kemeri, burun ve ağzı özenle işlenmiş. Alçak kabartma olan örnekte ise gözler sanki kapalı gibi. Ağız kısmı, bizim Karahantepe'den bildiğimiz o dolgun dudaklı formdan burun ve diğer özellikleri itibarıyla farklılıklar gösteriyor. Yüksek kabartma olan betimde kulaklar çok net bir biçimde karşımıza çıktı. Bir baş tam olarak betimlenmiş." Sefertepe'deki bu figürleri Göbeklitepe ve Karahantepe'deki örneklerden ayıran özelliklerin bulunduğuna dikkati çeken Güldoğan, en önemli farkın göz, kulak ve burun detaylarına verilen önem olduğunu vurguladı. Güldoğan, bu figürlerin neolitik döneme ait sanatsal çeşitliliği ve bölgesel üslup farklarını ortaya koyması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kabartmaların yer aldığı dört bloktan oluşan platformun alana özel olarak inşa edildiğine dikkati çeken Güldoğan, platformun çevresinde ana kaya üzerine açılmış çukurların ve belirli bir yapının da bulunduğunu sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.