Uygulamalarımız appstore googleplay

#İstanbul Üniversitesi

gazeteci63.com - İstanbul Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gözler Asgari Ücret Artışında Haber

Gözler Asgari Ücret Artışında

Kasım ayında aylık enflasyonun son 2,5 yılın en düşük seviyesine inmesi, yıllık enflasyonun da yüzde 31,07'ye gerileyerek son 4 yılın dip noktasını görmesinin ardından gözler asgari ücret artışına çevrildi. Türkiye'de fiyat istikrarını güçlendirmeyi amaçlayan ekonomik ve mali programının etkileri kasım verileriyle birlikte daha net ortaya çıktı. Ekim 2022'de yüzde 85,51 ile zirve yapan yıllık enflasyon, kademeli olarak gerileyerek kasımda yüzde 31,07 ile son 4 yılın en düşük seviyesine indi. Aylık enflasyon da yüzde 2,04 ile son 2,5 yılın en düşük seviyesine geriledi. Böylece, ekonomik programın 2026 yılı için öngördüğü tek haneli enflasyon hedefine yönelik ilerleme sürdü. Enflasyon, Mayıs 2024'e kıyasla gıdada 43, temel mallarda 38, hizmette 52, kirada 62 ve eğitimde 39 puan düştü. Kasımda kira enflasyonunun son 42 ayın en düşük düzeyine inmesi, konut arzını artıran projelerin etkisinin görülmeye başladığını gösterdi. Deprem bölgesinde devam eden konut teslimleri ve sosyal konut projelerinin, arzı daha da güçlendirerek kira enflasyonundaki düşüşü desteklemesi bekleniyor. Enflasyondaki gerilemenin belirginleşmesiyle birlikte gözler, asgari ücrette yapılacak düzenlemeye çevrildi. "Enflasyon üzerindeki etkisi yüksek" İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, AA muhabirine, bütün sektörleri maliyet ve fiyat yükselişi şeklinde etkileyen ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkisinin yüksek olduğunu söyledi. Ücret artışlarının doğrudan etkisi yanında dolaylı etkisinin de yüksek olduğunu belirten Şener, "Ücretlerdeki her yüzde 10'luk artış 1 ila 1,5 puan arasında enflasyona doğrudan yansımaktadır. Oysa ücret artışlarının enflasyona dolaylı etkisi çok daha yüksek düzeydedir. Enflasyonda artık bir düşüş trendine girilmiştir, bu trendin kararlılıkla sürdürülmesi gerekmektedir. Yani koşullar oluşuncaya kadar sıkı para politikasına devam edilmelidir. Bu politikalara kararlılıkla devam edildiği sürece 2026 yılında da enflasyon düşüşü devam edecektir." diye konuştu. Şener, kamuoyunun asgari ücret artış düzeyini beklediğini ve bu ay içerisinde bu oranın belli olacağını hatırlatarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "2025 yılında asgari ücrete, yılın tamamını kapsayacak şekilde beklenen enflasyon hedefiyle uyumlu şekilde artış yapılmıştır. 2026 yılı için de muhtemelen yılın tamamını kapsayacak şekilde beklenen enflasyon düzeyi ile paralel olacak şekilde artış yapılma ihtimali yüksektir. 2026 yılı için Merkez Bankasının enflasyon beklentisinin yüzde 16 olduğu görülmektedir. Bu beklenti doğrultusunda eğer asgari ücret artışı yapılırsa yüzde 16'nın üzerinde artış olması gerekecektir. Asgari ücretin belirlenmesinin ardından ücret artışlarının dezenflasyon sürecine zarar vermemesi adına mutlak suretle fahiş fiyat artışları ile ilgili önlemler artırılmalıdır. Yapılacak bu ilave artışların piyasada yeni fiyat artışlarıyla karşılanmaması için piyasa koşulları çerçevesinde mutlaka gerekli önlemlerin alınması elzem gözükmektedir."

10 Bin Yıllık İnsan Kabartması Haber

10 Bin Yıllık İnsan Kabartması

Şanlıurfa'da yürütülen "Taş Tepeler Projesi" kapsamında Sefertepe'de ortaya çıkarılan iki insan yüzü kabartması, neolitik dönemde bölgesel üslup farklılıklarını ve sanatsal çeşitliliği gözler önüne seriyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Emre Güldoğan, AA muhabirine, kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen "Şanlıurfa İli Neolitik Çağ Araştırmaları Taş Tepeler Projesi" kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi. Bu yılki kazılarda dört bloktan oluşan kireç taşının ön yüzeyinde yüksek ve alçak kabartma teknikleriyle işlenmiş, yüz hatları son derece belirgin iki insan yüzü kabartması bulduklarını hatırlatan Güldoğan, eserlerin yaklaşık 10 bin 500 yıl öncesine tarihlendiğini ifade etti. "Betimlenen yüzlerin, etrafı blok taşlarla çevrili bir yapının parçası olduğunu belirledik" Bu figürlerin neolitik döneme ait sanat anlayışı hakkında yeni ipuçları sunduğunu dile getiren Güldoğan, "Her ikisi de kuzey yönüne dönük olarak betimlenen yüzlerin, özel bir alanı sınırlayan şekilde etrafı blok taşlarla çevrili bir yapının parçası olduğunu belirledik." dedi. Güldoğan, eserlere ilişkin şu bilgileri verdi: "Göbeklitepe, Karahantepe ve Sayburç'ta gördüğümüz insan tiplerinden biraz daha farklı özellikler gösteren iki insan yüzüyle karşılaştık. Bunlardan bir tanesi alçak kabartma, diğeri yüksek kabartma tekniğiyle yapılmış olup üslup olarak da farklılıklar gözükmekte. Özellikle yüksek kabartma olanın gözbebekleri, göz çevresi, kaş kemeri, burun ve ağzı özenle işlenmiş. Alçak kabartma olan örnekte ise gözler sanki kapalı gibi. Ağız kısmı, bizim Karahantepe'den bildiğimiz o dolgun dudaklı formdan burun ve diğer özellikleri itibarıyla farklılıklar gösteriyor. Yüksek kabartma olan betimde kulaklar çok net bir biçimde karşımıza çıktı. Bir baş tam olarak betimlenmiş." Sefertepe'deki bu figürleri Göbeklitepe ve Karahantepe'deki örneklerden ayıran özelliklerin bulunduğuna dikkati çeken Güldoğan, en önemli farkın göz, kulak ve burun detaylarına verilen önem olduğunu vurguladı. Güldoğan, bu figürlerin neolitik döneme ait sanatsal çeşitliliği ve bölgesel üslup farklarını ortaya koyması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kabartmaların yer aldığı dört bloktan oluşan platformun alana özel olarak inşa edildiğine dikkati çeken Güldoğan, platformun çevresinde ana kaya üzerine açılmış çukurların ve belirli bir yapının da bulunduğunu sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.