Uygulamalarımız appstore googleplay

#İhracat

gazeteci63.com - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TEKNOFEST Bir Öz Güven Devrimidir Haber

TEKNOFEST Bir Öz Güven Devrimidir

Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST'in bir öz güven devrimi olduğunu belirtti. Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğünde düzenlenen Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST Güneydoğu, Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda başladı. Bayraktar, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'nın insanlığın yerleşik hayata geçtiği, tarımın geliştiği ve medeniyetin filizlendiği topraklar olduğunu söyledi. Şanlıurfa'yı "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendiren Bayraktar, binlerce yıl önce bu topraklarda kurulan yeni dünyanın ardından bugün de yeni bir geleceğin inşa edildiğini dile getirdi. TEKNOFEST'in 15'incisini gerçekleştirdiklerini söyleyen Bayraktar, "2018'de diktiğimiz bu fidan, bugün büyük bir teknoloji hareketine dönüştü. 81 ilimizden, 97 farklı ülkeden gençlerimiz burada. 62 farklı alandaki teknoloji yarışmalarımıza 730 binin üzerinde takım, 1 milyon 600 binin üzerinde gencimiz başvurdu. Bunlar sadece rakam değil, Türkiye'nin değişen hikayesi." diye konuştu. Bayraktar, bölgedeki çocukların bu hikayenin merkezinde yer aldığını belirterek, Güneydoğu illerindeki gençlerin Deneyap Teknoloji Atölyelerinde yapay zeka ve robotik öğrendiğini ifade etti. Şanlıurfa'ya gelince bir şey daha anladıklarını dile getiren Bayraktar, "Bir sistem, Urfa sıcağında öğle vakti tıkır tıkır çalışırsa dünyada da uzayda da her yerde çalışır." dedi. "Hedefimiz, yüksek teknoloji, yerli üretim, katma değerli ihracat" Bayraktar, "TEKNOFEST, bir öz güven devrimidir. 'Biz yapamayız' diyen anlayışa başkaldırıdır. Taklitçiliğe, öğrenilmiş çaresizliğe itirazdır. İşte TEKNOFEST gençliği, o zihniyete bu meydandan haykırıyor 'Biz yaptık, biz yapıyoruz, en iyisini de biz yapacağız.'" değerlendirmesinde bulundu. Bayraktar, öz güvenin üretimi, üretimin teknolojiyi, teknolojinin ise bağımsızlık zeminini güçlendirdiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "İşte Milli Teknoloji Hamlesi bunun için var. Milli Teknoloji Hamlesi yalnızca gökyüzünde değildir, tarladadır, fabrikadadır, laboratuvarlardadır, hastanededir, atölyededir, üniversitededir. Bir fikir ekonomik değere, bir hayal üretime, bir proje istihdama, bir teknoloji Türkiye'nin refahına dönüşüyor. Hedefimiz, yüksek teknoloji, yerli üretim, katma değerli ihracat. TEKNOFEST kuşağının öncülüğünde ülkemizin tam bağımsızlığına güç katacak bir girişimcilik ekosistemi kurmak istiyoruz." "Teknolojiyi insanlığın faydasına kullanmak istiyoruz" Bayraktar, tarımsal üretimin ve gıdanın her zamankinden daha stratejik bir mesele haline geldiğine işaret ederek şunları söyledi: "TEKNOFEST kuşağı, tarımda da yeni bir sayfa açıyor, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME Vakfı). Gıda, her zaman stratejik bir meseleydi, bugün daha da stratejik. Artık tarıma sadece geleneksel bir sektör olarak bakamayız. Tarım, geleceğin yüksek teknolojili alanlarından biri olmak zorunda. Yeni nesil milli tarım teknolojileri, yapay zeka destekli çözümler, genetik bilim, verimlilik, sürdürülebilir üretim… Gençlerin geliştirdiği çözümler bereketli topraklarla buluştukça geleceğimiz daha güçlü ve müreffeh olacak." İnsanlığın yapay zeka ile büyük bir dönüşüm yaşadığına dikkati çeken Bayraktar, bu teknolojinin öğrenmeyi ve araştırmayı hızlandırdığını ancak aklın yerini alan bir rehberden ziyade potansiyeli büyüten bir kaldıraç olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Teknolojinin gücünün dünyada karanlık amaçlar için kullanıldığını belirten Bayraktar, şunları ifade etti: "Teknoloji bir araçtır, yönünü belirleyen, nihai kararı vermesi gereken insandır. Ahlakı ve vicdanı taşıyan da insandır. Mesele yapay zekanın ne kadar güçlendiği değil, bu güce hangi ahlakın, hangi vicdanın yön vereceğidir. Gayemiz, teknolojiyi geliştirmekten öte ona nasıl bir ruh, nasıl bir istikamet vereceğimizdir. Bizler, teknolojiyi insanlığın faydasına kullanmak istiyoruz. Bilimle vicdanı, zekayla ahlakı, gücü adaletle buluşturmak istiyoruz." "Gelin daha adil bir dünyayı birlikte kuralım" Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, T3 Vakfı gönüllülerine, Şanlıurfa Valiliğine ve Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı: "Gençler, bunca emek, bunca gayret, tek bir gaye için, daha adil, daha müreffeh, daha güzel bir dünya inşa etmek. Bu mücadelede en büyük umudumuz sizlersiniz. Tüm müesseseleriyle yıkılmış bu dünyayı, inancımız, adalet, merhamet, iyilik değerleriyle medeniyetimizin güneş yüzlü gençleri olan sizler inşa edeceksiniz. Kendi 'Kızıl Elma'nızı, kendiniz belirleyin. Köklerinizden güç alın, gözünüzü geleceğe çevirin. Medeniyetler yalnızca geçmişleriyle ayakta kalamaz, gelecek kurma kabiliyetleriyle yaşarlar. Biz bu topraklardan geleceğe yeniden sesleniyoruz. Gelin bilgiyi üretime, üretimi katma değere, katma değeri refaha, refahı tam bağımsızlığa dönüştürelim. Gelin, Şanlıurfa'dan, tarihin sıfır noktasından geleceğin teknolojilerine doğru yeni bir yolculuk başlatalım. Gelin, daha adil bir dünyayı birlikte kuralım. Yolumuz açık, istikametimiz hakikat, ufkumuz Kızıl Elma." "Büyük bir farkındalık, büyük bir dalga oluştu" Bayraktar, açılışın ardından basın mensuplarına yaptığı değerlendirmede ise TEKNOFEST Güneydoğu'nun muhteşem bir coşkuyla başladığını belirterek, bölgenin tüm illerinde yarışma etkinliklerinin olduğunu ve bu yıl 1 milyon 600 binden fazla gencin farklı alanlardaki teknoloji yarışmalarına katıldığını söyledi. Etkinliğin, TEKNOFEST Güneydoğu'nun merkezi olan Şanlıurfa'da, medeniyetin doğduğu topraklarda geleceğe dair Türkiye adına yeni bir hikayenin başlangıcı olacağını aktaran Bayraktar, "Yaşadığımız dünyaya yön verenler bilgiyi, tekniği, teknolojiyi geliştirenler. Bunu en yüksek katma değerle buluşturup bütün dünyaya bu değeri ihraç edebilenler. Dolayısıyla buradaki en önemli husus da bu teknolojileri, bilimi, tekniği geliştirecek nesiller. O anlamda biz büyük bir dip dalgasının bölgemizde de doğduğunu görüyoruz." diye konuştu. Bayraktar, teknolojinin kalbinin Şanlıurfa'da attığına işaret ederek, "Bugün açılış günümüzdü, harika bir açılış töreni oldu. Çepeçevre etkinliklerle dolu bu alanda 4 Ekim'e kadar buradayız. Ben tüm milletimizi, tüm dost ve gönül kardeşi coğrafyamızı TEKNOFEST Güneydoğu'ya, Şanlıurfa'ya davet ediyorum." ifadelerini kullandı. Milyonlarca gencin bu yarışmalara başvurduğunu kaydeden Bayraktar, "Kurumlarımızla da konuşuyorum, hem savunma sanayisinde hem yüksek teknoloji geliştiren paydaş kurumlarımızla, insan kaynağı açısından bir kere farkındalığın çok daha erken yaşta oluştuğunu görüyoruz. Bugün de dünyaya damgasını vuracak nesiller, genç yaştan bu alanlara merak salan, bu alanlara ilgi duyan ve altyapı imkanlarıyla bu teknolojiyi geliştirebilen nesiller oluyor." şeklinde konuştu. Bayraktar, "Büyük bir farkındalık, büyük bir dalga oluştu. Biz bunu BAYKAR'da da görüyoruz, savunma sanayimizde de görüyoruz. Özellikle başvuru niteliklerinin çok arttığını, gençlerin hayallerine ket vurmadığını ve dünyada çok iddialı işler yapabileceklerine inandıklarını görüyoruz. Bu, aslına bakarsanız işin yarısı bir anlamda. Çünkü öğrenilmiş çaresizlikle bir işe başladığınızda aslında yarışı daha baştan kaybetmiş oluyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu. “Türk savunma sanayisi zincirlerini kırdı” Bayraktar, KIZILELMA'ya ilişkin yaptığı değerlendirmede ise "Çok yakın zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterine girecek. Bir yandan da seri üretim devam ediyor. Seri üretime geçtiğimiz yıl başlamıştık. Şu anda üretim hızını hızlandırıyoruz, yakın zamanda da envanterde göreceğiz." dedi. KIZILELMA'yı sürekli test ettiklerini dile getiren Bayraktar, "Savunma ekosistemimizin geliştirdiği ve dünyada da aslına bakarsanız pek örneği olmayan kabiliyetlere sahip KIZILELMA. Ülkemiz tümüyle milli olarak geliştiriyor. Bu da bizler için bağımsızlığımız adına çok önemli." diye konuştu. Bayraktar, Türk savunma sanayisinin zincirlerini kırdığını dile getirerek, "Yıllarca ambargolarla karşı karşıya kaldık, BAYKAR, 40'tan fazla ülkeyle çalışıyor, bütün gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını ihracattan elde ediyor. Savunma sanayimizin diğer kurumlarında da bizler benzer bir dalganın yükselerek geldiğini görüyoruz." ifadelerini kullandı.

2,2 Milyar Dolarlık Hububat İhracatı Haber

2,2 Milyar Dolarlık Hububat İhracatı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, ocak-temmuz döneminde yüzde 7,4 artarak 2,2 milyar dolara ulaştı. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerinden yapılan açıklamaya göre, bölge ihracatının yüzde 30,8'ini üstlenen sektörün Türkiye geneli hububat dış satımındaki payı yüzde 31,4 oldu. Güneydoğu Anadolu'dan 7 aylık dönemde 2,5 milyon tonun üzerinde ürün ihraç edilirken, bunun yaklaşık 736 bin tonunu makarna, 467 bin tonunu buğday unu ve 280 bin tonunu ayçiçeği yağı oluşturdu. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçeği yağında ihracat tutarı yüzde 26,4 artışla 461,5 milyon dolara, makarna dış satımının tutarı ise yüzde 14,1 artışla 394,1 milyon dolara yükseldi. Sektörün en büyük pazarı Orta Doğu'ya ihracat 900 milyon doları aşarken, Afrika'ya ihracat yüzde 22,4 artarak 775,5 milyon dolara ulaştı. TİM Yönetim Kurulu Üyesi ve GAİB Hububat Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, verilere ilişkin değerlendirmesinde, sektörün uluslararası rekabet gücünün korunması ve yakın coğrafyanın gıda arz güvenliğinin sağlanması amacıyla üretimden lojistiğe kadar tüm süreçleri yakından takip ettiklerini belirtti. Ürün tedarik zincirinin kesintiye uğramamasının ve ihracatın sürdürülebilirliğinin önemine işaret eden Kadooğlu, bölgenin limanlara uzaklığından kaynaklanan navlun dezavantajını azaltacak ve devlet desteklerinin etkinliğini artıracak politikaların hedef pazarlardaki rekabet gücüne katkı sağlayacağını ifade etti.

Urfa, Mardin’in Gerisinde Kaldı Haber

Urfa, Mardin’in Gerisinde Kaldı

Urfa’dan 39,1 Milyon Dolar İhracat Güneydoğu Anadolu'dan Mayıs’ta 902,7 milyon dolar ihracat yapıldı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, mayıs ayında toplam 902,7 milyon dolar ihracat gerçekleştirirken, Gaziantep 757 milyon dolarlık ihracatla bölgenin lokomotif ili olmayı sürdürdü. GAİB'ten yapılan açıklamaya göre, Mayıs ayında Mardin 69,8 milyon dolar, Şanlıurfa 39,1 milyon dolar, Diyarbakır 15,8 milyon dolar, Kilis 11,4 milyon dolar ve Adıyaman 4,3 milyon dolar ihracat yaptı. Yılın ilk beş aylık döneminde ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin toplam ihracatı 4,8 milyar dolara ulaşırken, Gaziantep aynı dönemde 4,1 milyar dolarlık ihracata imza attı. Açıklamada görüşlerine yer verilen GAİB Koordinatör Başkanı Mete Akcan, küresel ve bölgesel makroekonomik gelişmelerin dış ticaret üzerindeki etkilerini yakından takip ettiklerini belirtti. İlk beş aya ait ihracat verilerinin, mevcut ekonomik koşullar ve piyasa dengeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Akcan, iş dünyasının değişen pazar koşullarına uyum sağlama, üretim kapasitesini koruma ve sürdürülebilir dış ticaret hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Mayıs ayında gerçekleştirilen faaliyetlere de değinen Akcan, GAİB'in yalnızca ihracat rakamlarına odaklanmadığını, dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik, eğitim ve gençlerin gelişimine yönelik projeleri de hayata geçirdiğini aktardı. Akcan, "Güneydoğu Anadolu Bölgesi olarak ihracatta elde ettiğimiz başarıyı yalnızca rakamlarla değil, bilgi, teknoloji, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı yatırımlarıyla da güçlendirmeyi hedefliyoruz." ifadesini kullandı. Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de mayıs ayında Gaziantep'ten 757 milyon 31 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini bildirdi. Ünverdi, Kurban Bayramı nedeniyle iş günü sayısının azalmasının ihracat rakamlarını etkilediğini belirterek, ocak-mayıs döneminde kentten 4 milyar 124 milyon 998 bin dolarlık ihracat yapıldığını ve Gaziantep'in ihracatta 6. sıradaki yerini koruduğunu ifade etti. Sanayi ve ihracattaki daralmaya dikkati çeken Ünverdi, üretim ve ihracatı destekleyecek tedbirlerin alınması, finansman imkânlarının geliştirilmesi ve teşviklerin artırılması gerektiğini dile getirdi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Antep’te Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Antep’te

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Hedefimiz, ülkemizi Türkiye Yüzyılı'nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturduğumuz muazzam kapasiteyle dünyada hak ettiği konuma taşımaktır." dedi. Kacır, 4. Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Şölen Çikolata'nın yeni üretim tesisinin açılışında konuştu. Bakan Kacır, fabrikanın, üreten şehir Gaziantep'in istihdamına, büyümesine ve kalkınmasına katkı sağlayacağını söyledi. Küresel ekonomilerin akışının değiştiği, ticaretin yeni yönler aradığı bir dönemde olunduğuna işaret eden Kacır, "Ülkeler, alışılagelen düzenin sil baştan yazıldığı bu kritik dönemi rekabetçi ve sürdürülebilir büyümeyi, öz yeterliliği esas alarak göğüslüyor. Mevcut tabloyu doğru idrak eden ülkelerin başında ise hamdolsun Türkiye geliyor. Gelişmiş sanayi altyapımız, esnek üretim kabiliyetimiz ve lojistik avantajlarımızla küresel ölçekte yaşanan dönüşümden güçlenerek çıkmayı başardık. Hedefimiz, ülkemizi Türkiye Yüzyılı'nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturduğumuz muazzam kapasiteyle dünyada hak ettiği konuma taşımaktır." değerlendirmesinde bulundu. Kacır, bu hedefe yürürken stratejik sektörlerin her birini ayrı ayrı ele aldıklarını, sanayinin üretim kabiliyetini, ihracat kapasitesini ve teknolojiyle bütünleşme düzeyini artıracak adımları hayata geçirdiklerini dile getirdi. 258 bin nitelikli istihdamın önü açıldı Sektörler arasında hiç şüphesiz gıda sanayisinin üretim, istihdam, ihracat ve markalaşma kabiliyetiyle ülkenin küresel rekabet iddiasını besleyen en önemli alanlardan olduğunu belirten Kacır, şöyle devam etti: "Küresel krizlerin, iklim değişikliğinin, lojistik darboğazların ve bölgesel çatışmaların gıda tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini hep birlikte müşahede ediyoruz. Gıda sanayisinde sürdürülebilir üretimi, verimliliği, markalaşmayı, teknoloji kullanımını ve katma değerli ürün kapasitesini artırmak bugün bir tercihten öte stratejik bir zorunluluğu ifade ediyor. Türkiye, bereketli toprakları, tarımsal üretim çeşitliliği, gelişmiş sanayi altyapısı, girişimci insan kaynağı ve coğrafi konumuyla gıda alanında çok daha büyük hedeflere yürüyebilecek imkanlara sahiptir." Bakan Kacır, 2002 yılından bu yana gıda ürünleri imalatına yönelik 8 bin 911 yatırım teşvik belgesi düzenlediklerini, 1 trilyon 90 milyar lira sabit yatırımın ve 258 bin nitelikli istihdamın önünü açtıklarını dile getirdi. "Gıda sanayisinin rekabetçi bir yapıya kavuşmasına katkı sağladık" TÜBİTAK akademi, bilim insanı ve özel sektör AR-GE destek programları kapsamında son 23 yılda gıda alanında yürütülen 3 bin 126 projeye ve bu alanda araştırma yapan 3 bin 700 bilim insanı ve gence 16 milyar liradan fazla destek sağladıklarını belirten Kacır, şunları söyledi: "TÜBİTAK öncülüğünde, Türkiye'nin en büyük gıda AR-GE ve inovasyon projesi INNOFOOD ile Gıda İnovasyon Merkezi ve Türkiye Gıda İnovasyon Platformunu (TÜGİP) kurduk. Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Kocaeli, Giresun, Şanlıurfa ve Ankara'da hayata geçirdiğimiz gıda test ve analiz laboratuvarlarıyla üreticilerimizin kalite, güvenilirlik ve standardizasyon kapasitesini artırdık, gıda sanayimizin iç ve dış pazarlarda daha rekabetçi bir yapıya kavuşmasına katkı sağladık." Atıştırmalık ürünler sektörünün ülkenin gıda sanayisinde rekabet gücü yüksek alanlarından biri olduğunu ifade eden Kacır, "Türkiye, üretim kapasitesi, ihracat ağı ve marka kabiliyetiyle bisküvi, çikolata, şekerleme, kek, gofret ve kuruyemiş bazlı ürünlerde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. Ülkemizin gelişmiş un, şeker, kakao işleme ve ambalaj sanayisi altyapısı, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarlarına yakınlığı, büyük ölçekli üretim tesisleri ve geniş iç pazarı, atıştırmalık sektörümüzü küresel ölçekte rekabetçi kılan başlıca unsurlardır. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yatırım da Türkiye'nin atıştırmalık ürünler alanındaki üretim kabiliyetini, ihracat potansiyelini ve teknoloji odaklı dönüşümünü daha görünür hale getiren örnek tesislerden biridir." diye konuştu. Bakan Kacır, 100 milyon dolar yatırımla hayata geçirilen ve Şölen Çikolata'nın üretim kapasitesini yüzde 70 artıracak olan bu tesisin doğrudan 500 kişiye, dolaylı olarak ise 2 bin kişiye istihdam sağlayarak Gaziantep'in, ülkenin üretimi, ekonomisi ve sosyal refahına önemli katkılar sunacağını dile getirerek, "500'e yakın robotu, 30 bin palet kapasiteli akıllı deposu ve gelişmiş lojistik altyapısıyla bu yatırım, ileri üretim teknolojilerinin, otomasyonun ve akıllı depolama sistemlerinin gıda sanayimize başarıyla entegre edildiği örnek bir sanayi yatırımı olarak öne çıkıyor." dedi. Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çoban da ay yıldızlı bayrağı yurt dışında dalgalandırmak için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. Şölen Çikolata'nın CEO'su Erdoğan Çoban, son 10 yılda 500 milyon doları aşan yatırımın tamamını Gaziantep'e yaptıklarını söyledi. Çoban, "36 yılda ise yatırımlarımızın tamamı toplamda 1 milyar doları aşmış durumda. Bugün 5 kıtada 120'den fazla ülkeye ihracat yapıyor, milyarlarca tüketiciye ulaşıyoruz. Tüm gıda kategorilerinde ihracat lideriyiz. AR-GE merkezimizde 35 patentle geleceği tasarlıyoruz. Yeni fabrikamızla birlikte 3 üretim tesisimizde 300 bin metrekareye ulaşan üretim alanımızla dünyanın en büyük çikolata üretim merkezlerinden biri olduk." ifadesini kullandı. Açılışta, Vali Kemal Çeber ile Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Kacır ve protokol üyeleri fabrikayı gezerek yetkililerden bilgi aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.