Uygulamalarımız appstore googleplay

#Fırat Nehri

gazeteci63.com - Fırat Nehri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fırat Nehri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Halfeti’de Hedef 1 Milyon Turist Haber

Halfeti’de Hedef 1 Milyon Turist

Güneydoğu Anadolu'da bozkırın ortasında olmasına rağmen Birecik Baraj Gölü sayesinde sahil kenti görünümüne sahip Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesine, bu yıl 1 milyonun üzerinde ziyaretçi gelmesi bekleniyor. Tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle Güneydoğu Anadolu'nun "saklı cenneti" olarak nitelendirilen ilçede turistler, özellikle bir bölümü sular altında kalan "batık kenti" tekne turuyla geziyor. Su altında kalan caminin minaresi ve terk edilmiş eski yapıların bulunduğu Savaşan köyü olarak da bilinen bölge ilgi gören yerlerin başında geliyor. Bir kısmı su altında kalan Ulu Cami'yi de gezen ziyaretçiler, dünyada sadece ilçede yetişen "Karagül"ü görme fırsatı buluyor. Su altında kalan yerleşim yerleri turistlerin uğrak yeri oluyor Halfeti Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Sinan Korkmaz, AA muhabirine, ilçenin geçmişten beri kadim medeniyetlere ev sahipliği yaptığını söyledi. Su altında kalan yerleşim yerlerinin ilçeye gelen turistlerin uğrak noktası olduğunu dile getiren Korkmaz, şöyle konuştu: "Halfeti, Gaziantep'le Şanlıurfa kültürünü alan bir ilçe olduğu için tam ikisinin ortasında sayılır. Burada yemeklerinde Urfa'nın da Antep'in de etkisini görebiliyoruz. Patlıcanlı kebabından domatesli kebabına, soğan kebabına, burada Halfeti'ye özel bizim meyve kebaplarımız oluyor. Tam da şu anda sezonundayız. Mayıs-haziran, Halfeti için görülebilecek en güzel zamanlarımız. Tekne turu tabi olmazsa olmazımız. Burada Halfeti Marina'dan çıkışımız yapılıyor. Misafirlerimiz Kız Mağarası, Rumkale, Savaşan köyü, bazı vatandaşlarımızın tercihine göre Çekem köyü bu güzellikleri görme imkanını bulabiliyor." Ziyarete TEKNOFEST'in etkisi bekleniyor TEKNOFEST'in bu yıl kentte düzenlenmesinin ziyaretçi sayısında etkili olacağına dikkati çeken Korkmaz, şöyle devam etti: "Halfeti, geçtiğimiz yıl 950 bini aşkın misafiri ağırladı. Bu yıl inşallah 1 milyon 200-250 bin gibi bir misafir beklentimiz var. Bu gelen misafirlerimizi en başta Halfetili vatandaşlarımızın, hemşerilerimizin samimiyeti, güler yüzü karşılayacak. Hakikaten burası Türkiye'de, belki dünyada görülmesi gereken noktalardan biri. Bizim Cittaslow (Sakin Şehir) ünvanımız var." Almanya'dan Halfeti'yi gezmeye gelen Soner Astarlı da ilçeyi sosyal medya üzerinden gördüğünü ve çok merak ettiğini belirtti. Bozkırın ortasında bulunan Halfeti'yi görmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden Astarlı, herkesin burayı gelip görmesi gerektiğini kaydetti. Halfeti'de esnaflık yapan Zeki Özdilek ise geçen yılı güzel bir turizm sezonuyla kapattıklarını dile getirerek, "Bu yıl turistlerimizi yavaş yavaş ağırlamaya başlıyoruz. Halfeti'ye gelen vatandaşlar, Fırat Nehri'nde tekne turlarıyla Rumkale'ye kadar gidebiliyorlar. Rumkale'den sonra Savaşan köyüne gidip orada batık camimizi, karagül seramızı gezebilirler." diye konuştu.

Baraj Kapakları Bir Bir Açılıyor Haber

Baraj Kapakları Bir Bir Açılıyor

Elazığ'ın Keban ilçesinde bulunan Keban Barajı'nın 6 tahliye kapağı 7 yıl aradan sonra açıldı. Fırat Nehri üzerinde 9 Eylül 1974'te işletmeye alınan Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES), elektrik enerjisi üretiminin yanı sıra su ürünlerinin yetiştirilmesine ve tarımsal sulamaya da katkı sunuyor. Toplam 8 ünitesi ile 1330 megavat kurulu güce sahip Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde (HES) bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve kar erimeleri nedeniyle rezervuarlarda yüksek debili su girişi yaşandı. Su kotunun maksimum seviyeye yaklaşması nedeniyle olası bir taşkın riskine karşın barajın 6 tahliye kapağı açıldı. İlk olarak 1993'te, ardından 2004 ve 2019 yıllarında bol yağışlar nedeniyle baraj kapakları açılmıştı. 7 yıl sonra 4. kez tahliye kapakları açılarak saniyede 361 metreküp su çıkışı sağlanıyor. Baraj kapaklarının açılmasıyla oluşan su akışını izlemek için bölgeye gelen ilgililer ve vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Vatandaşlardan Özcan Karadere, gazetecilere, Gaziantep'ten memleketi Giresun'a giderken Keban ilçesinden geçtiklerini, baraj kapaklarının açılacağını duyduğu için bölgede mola verdiğini söyledi. Kurak geçen yıllardan sonra bu yıl bereketli yağışlarla barajların dolmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Karadere, "Yağışlardan dolayı kapakları açma kararı almışlar. Biz de bekledik. Bizim için güzel bir an oldu. Kapaklar açıldı, suyun akışını izledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz." dedi. Ercan Tuncel de Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin ülkenin gurur kaynağı olduğunu, 7 yıl aradan sonra su kotunun maksimum seviyeye ulaşmasından dolayı mutlu olduklarını belirtti. Kapakların açılışını, DSİ 9. Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Keban Belediye Başkan Vekili Abdullah Demir, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Bekir Kaya ve bazı kurumların yetkilileri de izledi.

Fırat Nehrinde Balık Üretimi Haber

Fırat Nehrinde Balık Üretimi

Şanlıurfa'da yaklaşık 20 yıl önce Fırat Nehri'nde balık üretimine başlayan ve işini çocuklarıyla yürüten Ömer Tunç, yılda yaklaşık 5 milyon dolarlık ihracat yapıyor. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle eski iş yerini kapatmak zorunda kalan 52 yaşındaki Tunç, Fırat Nehri'nin Birecik kesiminde 50 ton kapasiteyle başladığı balık üretim serüveninde 2 bin 250 ton somon ve 40 ton havyar kapasitesine ulaştı. Tunç ailesi, Fırat'ın serin sularında yetiştirdiği Türk somonu ve havyarları, Japonya, Çin ve Avrupa ülkelerine ihraç ediyor. Ömer Tunç, AA muhabirine, balıkçılık yapmadan önce elbise mağazasının olduğunu, işleri istediği gibi gitmeyince balıkçılık sektörüne yöneldiğini söyledi. 20 yıl önce zor şartlar altında balık sektörüne adım attıklarını anlatan Tunç, "Ekonomik gücümüz yoktu. Çok dar koşullarda üretime başladık. Yolumuz, kafeslerimiz yoktu. O zaman demir kafeslerden yapıyorduk. Sektörün bu kadar kısa sürede yükseleceğini biz de tahmin etmiyorduk ama şu anda çok güzel imkanlar var. Bütün altyapımız hazır. Üretimimizi yapıyoruz." dedi. "Artık pazarda yer almaya başladık" Yaklaşık 50 ton kapasiteyle işe başladıklarını dile getiren Tunç, şunları kaydetti: "Şu an 2 bin 250 ton somon üretimimiz var. 40 tona kadar havyar üretiyoruz. Daha önceki üretimlerimizi iç piyasaya satardık. Şimdi Japonya, Çin'e kadar, Avrupa ve Avrupa dışı ülkelere satıyoruz. Avrupa ülkelerine somon gönderiyoruz. Suyun güzel olmasından dolayı somonlarımız da çok güzel. Artık pazarda yer almaya başladık. Daha önce Türk somonu dediğimizde insanlar farklı bakıyordu. Genelde Norveç somonu piyasaya hakimdi ama bizim de artık balığımız kendini göstermeye başladı. Güzel ve kaliteli." Yıllık 5 milyon dolara yakın ihracat Üretimi çocuklarıyla yaptığını anlatan Tunç, "Yıllık 5 milyon dolara yakın bir ihracatımız var. Kızım ile oğlum su ürünleri mühendisi. Bizden sonra inşallah kendileri yapacak. Şimdi de birlikte çalışıyoruz." dedi. Abdulsamet Tunç da (24) küçük yaşlarda babasının yanında tanıştığı balıkçılık sektörünü Su Ürünleri Mühendisliği Bölümü'nü okuyarak taçlandırdığını dile getirdi. Bu işi aynı zamanda bilimsel olarak yaptıklarını aktaran Tunç, "Biz bir balıkta bir rahatsızlık gördüğümüzde örnek almamız ve uzun süre incelememiz gerekiyordu. Şu anda okulda öğrendiğimiz veya kendi araştırmalarımızla bildiklerimizden balığa bakarak hangi tür hastalık olduğunu anlayabiliyoruz." diye konuştu. Tunç, dünyadaki bütün ülkelere Türk somonunu yedirmeyi hedeflediğini kaydetti.

Atlar Fırat Nehrinde Yüzüyor Haber

Atlar Fırat Nehrinde Yüzüyor

Fırat Nehri kıyısında buluşan at tutkunları, rahvan yarışlarına hazırladıkları atlarını nehirde yüzdürerek kas gelişimini artırıyor. Doğanın canlandığı ilkbaharda Diyarbakır, Adıyaman, Elazığ, Malatya ve Şanlıurfa sınırlarını belirleyen Fırat Nehri, at tutkunlarının buluşması noktası haline geliyor. Kırsalda ulaşım ve yük taşımanın yanı sıra düzenlenen bölgesel yarışlarda da boy gösteren atlar, ilkbaharda ahırlardan çıkarılarak Fırat Nehri'ne getiriliyor. Atlar, kaslarının gelişimi ve yarışlardaki performansının artırılması için nehrin serin sularında yüzdürülüyor. Adıyaman'ın Gerger ilçesinin Cevizpınar köyü Sengeto Mezrası'nda yaşayan Mesut Aslan (28) da "Boyka" adını verdiği ve yarışlara katıldığı rahvan atını nehirde yüzdürerek Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesine ulaştırıyor. "Atlarımıza spor yaptırıyoruz" Aslan, AA muhabirine, babasının da atlara merakı olduğunu, bu nedenle çocukluktan beri at üstünde olduğunu söyledi. Bölgede düzenlenen rahvan at yarışlarına katıldığını, at alışverişi yapanların da Çüngüş'te buluştuğunu ifade eden Aslan, "Kış aylarında burada kar çok yağıyor. Soğuktan dolayı atlarımızı dışarıya bırakamıyoruz. Bahar aylarında da çayıra çıkarıyoruz. Rahvan atlarımızın kasları gelişsin, hareketlensin diye de Fırat Nehri'ne getirip suya bırakıyoruz. 10 günde bir atları getirip Fırat Nehri'nde yüzdürüyoruz. Kasları, vücudu tamamen açılıyor çünkü suda sürekli hareket halinde." diye konuştu. Aslan, bölgenin coğrafi yapısı itibarıyla birçok yere traktör ve araç giremediğini, bu nedenle atların büyük öneme sahip olduğunu anlatarak, yeni aldığı ve adını "Boyka" koyduğu atını 1,5 ay sonra Adıyaman'da düzenlenecek yarışa hazırladığını belirtti. Çüngüş'te yaşayan ve bölgede at alım satımı yapan Volkan Yıldızhan (36) ise Fırat Nehri'nin serin sularında atları yüzdürdüklerini ifade ederek, bu sayede kaslarının geliştiğini dile getirdi. Yıldızhan, "Atlarımıza spor yaptırıyoruz. Ortalama 10 günde bir bu aktiviteyi gerçekleştiriyoruz." dedi. "Hem geleneksel hem de modern tıpta kullanılıyor" Dicle Üniversitesi (DÜ) Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadık Yayla da atların suda yüzdürülmesine ilişkin, Avrupa'da bunun yapıldığı modern at havuzları olduğunu söyledi. Bunların fizik tedavi amaçlı kullanılan merkezler olduğunu kaydeden Yayla, şunları kaydetti: "Suyla tedavi gerek geleneksel gerekse modern tıpta uygulanan yöntemler arasında. Bölgemizde çalıştıktan sonra kas ve eklemleri yorulan, ısınan atlar için daha rahat bir dinlenmenin sağlanması için hidroterapi olarak soğuk suyla masaj ya da yüzdürme yapılmaktadır. Yöremizde atla uğraşan kişiler dededen, babadan gördükleri bu tekniği geleneksel olarak devam ettirmektedirler."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.