Uygulamalarımız appstore googleplay

#Baş Dönmesi

gazeteci63.com - Baş Dönmesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Baş Dönmesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Urfalılara Sıcak Hava Uyarısı Haber

Urfalılara Sıcak Hava Uyarısı

Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğba Ünal, yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcakların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Yaz mevsimiyle birlikte küresel iklim değişikliğinin de etkisiyle hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıktığını belirten Dr. Ünal, özellikle 65 yaş üstü bireyler, diyabet, kalp yetmezliği ve kronik böbrek hastalığı bulunanlar, 5 yaş altı çocuklar, gebeler, aşırı kilolu kişiler, güneş altında çalışanlar ve sporcuların sıcak havalardan daha fazla etkilendiğini ifade etti. Aşırı sıcakların sıvı kaybı, güneş çarpması ve kronik hastalıkların ağırlaşması gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini vurgulayan Dr. Ünal, yaz mevsiminin sağlıklı geçirilebilmesi için alınması gereken önlemleri paylaştı. Sıcak havalarda terlemeyle birlikte vücudun daha fazla sıvı kaybettiğini belirten Dr. Ünal, sağlıklı yetişkinlerin günlük yaklaşık 3 litre su tüketmesi gerektiğini söyledi. Kronik böbrek hastalığı veya kalp yetmezliği bulunan kişilerin ise tüketmeleri gereken sıvı miktarının hekimleri tarafından belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Alkol ve kafeinli içeceklerin sıvı kaybını artırdığına dikkat çeken Dr. Ünal, aşırı sıcak günlerde çay, kahve ve alkol tüketiminin sınırlandırılmasını, bunun yerine maden suyu ve ayran gibi mineral açısından zengin içeceklerin tercih edilmesini önerdi. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Dr. Ünal, zorunlu durumlarda ise açık renkli, pamuklu ve bol kıyafetlerin tercih edilmesini, şapka ve güneş gözlüğü kullanılmasını, dışarıda bulunulan süre boyunca düzenli olarak su tüketilmesini tavsiye etti. Çocukların, yaşlıların ve evcil hayvanların park halindeki kapalı araçlarda kısa süreliğine dahi olsa kesinlikle bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Ünal, serinlemek amacıyla gün içinde sık sık duş alınabileceğini, soğuk bez uygulanabileceğini ve bilekler ile boynun yan tarafındaki nabız noktalarına kısa süreli buz uygulamasının vücut sıcaklığını düşürmeye yardımcı olacağını ifade etti. Yoğun fiziksel aktivitelerin sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılmasının daha uygun olacağını belirten Dr. Ünal, sıcak çarpmasının halsizlik, bitkinlik, aşırı terleme, çarpıntı, baş dönmesi ve baygınlık hissi gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini söyledi. Sıcak çarpması belirtileri görülen kişinin vakit kaybetmeden serin ve gölge bir ortama alınması, su tüketmesinin sağlanması gerektiğini belirten Dr. Ünal, şikâyetlerin düzelmemesi veya vücut sıcaklığında belirgin artış, bilinç bulanıklığı, kusma, bayılma ya da nöbet gibi ciddi belirtilerin gelişmesi halinde en yakın acil servise başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.

Şeker ve Tansiyon Hastalarına Uyarı Haber

Şeker ve Tansiyon Hastalarına Uyarı

11 ayın sultanı #Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte, diyabet ve tansiyon hastalarının oruç sürecinde dikkat etmesi gerekiyor. Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Akif İzgi, Ramazan ayında oruç tutacak kronik hastalara önemli uyarılarda bulundu. Ramazan ayında oruç tutmayı düşünen diyabet hastalarının, mutlaka Ramazan öncesinde hekimlerine başvurmaları gerektiğini belirten Dr. İzgi, diyabet tipi, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden hastalıkların oruç kararında belirleyici olduğunu vurguladı. İnsülin kullanan ya da insülin salgılatan oral antidiyabetik ilaçlar (OAD) kullanan hastaların daha sık kan şekeri takibi yapmaları gerektiğini ifade eden Dr. İzgi, bu hastaların doktor kontrolünde olmalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Ramazan sürecinde insülin dozlarının ve ilaç kullanım saatlerinin hekim tarafından düzenlenebileceğini belirten İzgi, bazı ilaçların iftar sonrasına kaydırılabildiğini kaydetti. Ayrıca oruç tutan diyabet hastalarının sahuru kesinlikle atlamamaları gerektiğini vurguladı. Oruç sırasında baş dönmesi, çarpıntı, halsizlik ve terleme gibi şikâyetlerin hipoglisemi belirtisi olabileceğine dikkat çeken Dr. İzgi, bu tür durumlarda hastaların mutlaka kan şekeri ölçümü yapmaları gerektiğini ifade etti. Kan şekeri düşüklüğü tespit edilmesi halinde, hastaların yanlarında bulundurdukları küp şeker veya hurma gibi hızlı etkili karbonhidratları tüketmeleri gerektiğini belirten İzgi, iftar ve sahur arasında yeterli sıvı alımının ihmal edilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Tansiyon Hastalarına Özel Uyarılar Ramazan ayında oruç tutacak hipertansiyon hastalarının da düzenli tansiyon takibi yapmaları gerektiğini belirten Dr. İzgi, tansiyon düzensizliği olan hastaların Ramazan öncesinde mutlaka doktorlarına başvurmaları gerektiğini söyledi. Tuz kısıtlı beslenmenin önemine değinen İzgi, sigaradan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Özellikle idrar sökücü (diüretik) ilaç kullanan tansiyon hastalarının sıvı kaybına karşı dikkatli olmaları gerektiğini ifade eden Dr. İzgi, iftar ve sahur arasında bol sıvı tüketilmesini önerdi. Oruç sırasında baş ağrısı veya baş dönmesi yaşayan hastaların tansiyonlarını ölçmeleri ve gerekli durumlarda vakit kaybetmeden hekimlerine başvurmaları gerektiğini belirtti.

Karbonmonoksit Sessizce Öldürüyor Haber

Karbonmonoksit Sessizce Öldürüyor

Kış aylarının gelmesiyle birlikte soba, şofben, baca ve çeşitli ısıtıcıların kullanımına bağlı karbonmonoksit zehirlenmelerinde artış yaşanıyor. Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Tıp Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Avni Demir, vatandaşları hayati risk taşıyan bu tehlikeye karşı uyardı. Karbonmonoksitin renksiz, kokusuz ve fark edilmesi son derece zor bir gaz olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Demir, bu nedenle karbonmonoksitin “sessiz katil” olarak adlandırıldığını belirtti. Özellikle bakımı yapılmamış bacalar, hatalı soba kurulumu ve yanlış ısıtıcı kullanımının zehirlenmelere zemin hazırladığını ifade etti. Lodoslu havalarda soba yakmanın ciddi risk oluşturduğunu vurgulayan Doç. Dr. Demir, “Lodos sırasında bacaların çekişi durabilir. Bu durum dumanın geri tepmesine ve karbonmonoksitin kısa sürede evin içine dolmasına neden olabilir” dedi. Karbonmonoksit zehirlenmelerinde en sık görülen belirtilerin baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı ve sersemlik hissi olduğunu söyleyen Demir, aynı ortamda bulunan birden fazla kişide bu şikâyetlerin görülmesi halinde derhal zehirlenmeden şüphelenilmesi gerektiğini ifade etti. Böyle bir durumda ortamın hemen havalandırılması, herkesin temiz havaya çıkarılması ve 112 Acil Sağlık ekiplerinden yardım istenmesi gerektiğini belirtti. Bu tür zehirlenmelerin büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Demir, vatandaşlara şu çağrıda bulundu: “Bacalar her sezon mutlaka temizletilmeli, soba ve ısıtıcılar doğru şekilde kullanılmalı, lodoslu havalarda soba yakılmamalı ve özellikle gece yatmadan önce soba tamamen söndürülmelidir. Unutmayalım; soba değil, ihmal öldürür. Basit önlemlerle hem kendimizi hem de sevdiklerimizi bu görünmez tehlikeden koruyabiliriz” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.