Uygulamalarımız appstore googleplay

#Yeşilçam

gazeteci63.com - Yeşilçam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşilçam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adile Naşit’in Vefatının 38. Yılı Haber

Adile Naşit’in Vefatının 38. Yılı

"Hababam Sınıfı", "Bizim Aile", "Neşeli Günler" ve "Mavi Boncuk"un da aralarında bulunduğu çok sayıda unutulmaz Yeşilçam filminde rol alan usta oyuncu Adile Naşit vefatının 38. yılında yad ediliyor. Her rolünde anne şefkati, dost sıcaklığı ve mahalle kültürünün sevecen yüzünü temsil eden usta oyuncu, tiyatro sahnesinden televizyon ekranına, geçmişten bugüne milyonlarca izleyicinin kalbinde yer edindi. Gerçek adı Adela Özcan olan sanatçı, Münir Özkul, Tarık Akan ve Kemal Sunal ile başrolleri paylaştığı Yeşilçam filmlerinde, şefkatli anne rollerini başarıyla canlandırdı. Tuluat ustası Naşit Bey'in kızıydı Usta sanatçı, Türk tiyatrosunun "Komik-i Şehir" ünvanlı tuluat ustası Naşit Bey ile sonradan Emel adını alan Amelya Hanım'ın kızı olarak, 17 Haziran 1930'da İstanbul'da dünyaya geldi. Dedesi kemani Yorgo Efendi, anneannesi ise zamanın meşhur kantocularından biri olan sanatçı, usta oyuncu Selim Naşit'in de kardeşiydi. Naşit Bey'in Muhsin Ertuğrul'a oyuncu olması için götürdüğü sanatçı, babasının 1943'te vefat etmesinin ardından oyuncu olmaya karar verdi ve 1944'te çocuk oyunlarıyla tiyatroya başladı. Sanatçı, ilk ve orta öğrenimini bitirdikten sonra 14 yaşında okuldan ayrıldı. Sinemaya, 1947'de "Yara" filmiyle adım atan Naşit, 1950 yapımı müzikal film, "Lüküs Hayat"taki rolüyle dikkati üzerine çekti. Adile Naşit, 1948'den 1951'e, komedi oyuncuları Aziz Basmacı ve Vahi Öz'le kurdukları toplulukla çalıştı. Oğlu genç yaşta hayatını kaybetti Tiyatro sanatçısı Ziya Keskiner'le 1950'de evlenen sanatçının oğlu Ahmet 1952'de dünyaya geldi ancak kalbindeki delik nedeniyle 16 yaşında hayata veda etti. Usta oyuncu, 1954'te girdiği Muammer Karaca Tiyatrosunda yaklaşık 6 sene görev yaptı. Sanatçının eşi ve kardeşiyle 1961'de kurduğu Naşit Tiyatrosu, bir süre sonra dağıldı. Adile Naşit, 1963-1975'te Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü tiyatrosunda yer aldı. Tiyatroya 1970'li yıllara kadar daha çok ağırlık veren sanatçı, Yeşilçam'ın en çok ağlatan filmlerinden 1975 yapımı "Bizim Aile"de rol aldı. Oyuncu Naşit, 1976'da "İşte Hayat" filmindeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Naşit'in eşi Ziya Keskiner 1982'de vefat etti. Sanatçı 16 Eylül 1983'te Cemal İnce ile evlendi. Oğlu Ahmet'in vefatının ardından çocuklara yönelen Naşit, 1980'de TRT Ankara Televizyonu prodüktörlerinden İlhan Şengün'ün yapımcısı olduğu "Uykudan Önce" adlı çocuk programını sunmaya başladı. Programın ardından daha çok sevilen sanatçı, "masalcı teyze" diye anılmaya başladı. Usta oyuncu, daha çok Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet filmlerinde rol aldı. Sanatçının, Münir Özkul ve Kemal Sunal ile oynadığı filmler halen Türk televizyonlarının en çok izlenen yapımları arasında yer alıyor. Hafize Ana karakteriyle unutulmazlar arasına girdi Canlandırdığı rollere verdiği ruh kadar jest ve mimikleriyle de Türk halkının beğenisini toplayan sanatçı, "Hababam Sınıfı"nda haylaz öğrencilere arka çıkan Hafize Ana ve aile temalı filmlerde çocukları için her şeyi göze alan anne karakterleriyle hafızalarda yer edindi. Sanatçının hayatını beyaz perdeye yansıtan, Çağan Irmak'ın yönettiği Adile Naşit filmi 5 Aralık'ta sinemaseverlerle buluştu. Başrolde Meltem Kaptan'ın yer aldığı yapım, sanatçının hayatının dönüm noktalarını beyazperdeye taşıyor. Canlandırdığı anne karakterleri nedeniyle 1985'te "Yılın Annesi" seçilen unutulmaz oyuncu, kalın bağırsak kanseri sonucu 11 Aralık 1987'de İstanbul'da vefat etti ve cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi. Adile Naşit'in sanatla iç içe geçen 43 yıllık kariyerinde rol aldığı filmlerden bazıları şöyle: "Yara" (1947), "Lüküs Hayat" (1950), "Abbas Yolcu" (1959), "Vur Patlasın Çal Oynasın" (1970), "Beyoğlu Güzeli" (1971), "Sev Kardeşim" (1972), "Oh Olsun" (1973), "Canım Kardeşim" (1973), "Gariban" (1974), "Hasret" (1974), "Yüz Liraya Evlenilmez" (1974), "Mavi Boncuk" (1974), "Minik Cadı" (1975), "Ah Nerede" (1975), "Çapkın Hırsız" (1975), "İşte Hayat (1975), "Delisin" (1975), "Didar, Bitirimler Sınıfı" (1975), "Haydi Gençlik Hop Hop" (1975), "Pembe Panter" (1975), "Bizim Aile: Merhaba" (1975), "Hababam Sınıfı" (1975), "Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı" (1975), "Süt Kardeşler" (1976), "Hababam Sınıfı Uyanıyor" (1976), "İşte Hayat" (1976), "Gel Barışalım" (1976), "Aile Şerefi" (1976), "Tosun Paşa" (1976), "Şabanoğlu Şaban" (1977), "Sakar Şakir (1977), "Gülen Gözler" (1977), "Hababam Sınıfı Tatilde" (1977), "Kibar Feyzo" (1978), "Sultan" (1978), "Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor" (1978), "Neşeli Günler" (1978), "Köşe Kapmaca" (1979), "Vay Başımıza Gelenler" (1979), "Doktor" (1979), "Renkli Dünya" (1980), "Huzurum Kalmadı" (1980), "Beş Parasız Adam" (1980), "Gırgıriye" (1981), "Hababam Sınıfı Güle Güle" (1981), "Şabancık" (1981), "Adile, Deliler Koğuşu" (1981), "Talih Kuşu" (1982), "Görgüsüzler" (1982), "Buyurun Cümbüşe" (1982), "Adile Teyze" (1982), "Şıngırdak Şadiye" (1982), "Şaşkın Ördek" (1983), "Kuzucuklarım" (1986), "Milyarder" (1986), "Aile Pansiyonu" (1987)."

Vefatının Üzerinden 27 Yıl Geçti Haber

Vefatının Üzerinden 27 Yıl Geçti

"Susuz Yaz", "Yılanların Öcü", "Devlerin Kavgası" ve "Acı Günler"in de aralarında olduğu çok sayıda önemli yapımda canlandırdığı karakterlerle izleyicinin gönlüne taht kuran Erol Taş, vefatının 27. yılında yad ediliyor. Nazife ve Hamza Taş çiftinin oğlu olan sanatçı, 28 Şubat 1926'da Erzurum'da dünyaya geldi. Usta oyuncu, ilkokulu bitirdikten sonra boksa ve sinemaya ilgi duymaya başladı. Babasının vefatının ardından annesiyle İstanbul'a taşınan Taş, ailesine yardım etmek amacıyla okuldan ayrılarak çalışmaya başladı. Erol Taş, boks sporunda, 1947'de İstanbul ve Türkiye ikinciliği kazandı. Vatani görevinin ardından Cankurtaran'da bir iplik fabrikasında çalışmaya başladı. Figüranlıkla Yeşilçam'a adımını attı Erol Taş ve arkadaşları, izledikleri bir film çekimine mahalledeki serserilerin musallat olması üzerine olaya müdahale etti. Olayın ardından, filmdeki kavga sahnesinde rol almak üzere teklif alan sanatçı, figüranlık ve küçük rollerle sinemada görünmeye başladı. Mümtaz Alpaslan'ın 1957'de çektiği "Acı Günler" filmiyle sinemaya profesyonel olarak giren sanatçı, Metin Erksan'ın 1958 yapımı "Dokuz Dağın Efesi" filmi ile "Peçeli Efe", "Dikenli Yollar", "Şoför Nebahat", "Köyde Bir Kız Sevdim", "Dişi Kurt" ve "Gecelerin Ötesi" filmlerinde de oynadı. Başarılı oyuncu, "Kızıl Maske"de müze müdürü, "Hakanların Savaşı"nda Kubilay Han, "Küçük Kovboy"da çiftlik kahyası, "Hudutların Kanunu" filminde "Ali Cello" rollerini oynadı. "Dertli Pınar", "Gecelerin Ötesi", "Duvarların Ötesi" ve "Sürgün" filmlerinde de rol alan Taş'ın, "Meksikalı general Ramon" rolünü üstlendiği "Maskeli Beşler" ve "Maskeli Beşler'in Dönüşü" filmleri yoğun ilgi gördü. Kötü karakterleri büyük bir başarıyla canlandıran sanatçının, başrolünü Türkan Şoray ile paylaştığı 1967 yapımı "Ana" filmi ile Süleyman Çavuş karakterini oynadığı 1992 yapımı "Sürgün" filmi, iyi adam karakterini canlandırdığı az sayıda yapım arasında yer aldı. Katıldığı festivallerden ödülle döndü "Mahpushane Çeşmesi", "Kanlı Kale", "Efenin İntikamı", "Eşkıya Kanı/Hakimo", "Konuşan Gözler" ve "Katırcı Yani Efenin Definesi" filmlerinde başrol oynayan Taş, birçok festivalden ödülle döndü. Sanatçı Taş, "Duvarların Ötesi", "İnce Cumali" ve "Diyet" filmleriyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 1965, 1968 ve 1975'te "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü" aldı, "Susuz Yaz" ile de festivallerde ödüle değer görüldü. Sinemanın yanı sıra kahvecilik de yapan Taş, Cankurtaran'daki kahvesinde verdiği bir röportajda, müşterilerine kuyumcu hassasiyetinde hizmet ettiğini belirterek, şunları söylemişti: "Her şeyden önce sinemacıyım, bir aktörüm ben, halkın sevdiği bir aktör. Bunun yanında ikinci işim şu kahvedir. Şu kahvede ayrıca insanlara hizmet ve hürmet ediyorum. Sinema seyircisi, Anadolu'dan tutun, bugün yurt dışındaki vatandaşlarımız dahi sinemayı seyredebiliyor. Fakat kahvede çok enteresan olaylar, enteresan müşteriler oluyor. Saat saat değişiyor." 600 filme imza attı Erol Taş'ın, 1965'te kaybettiği ilk eşi Hafize Hanım'dan Metin Tanju ile ikiz kızları Güler ve Gönül dünyaya geldi. Eşinin vefatının ardından evlendiği Elmas Hanım'dan Müjgan adını verdiği bir çocuğu daha olan sanatçı, çevresinde iyi kalbi ve merhametiyle tanınıyordu. Türk sinemasında figüran rolleriyle birlikte yaklaşık 50 yıla damga vuran ve 600'e yakın filmde rol alan sanatçı, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törenle "Devlet Sanatçısı" unvanının sahibi oldu. İstanbul'da geçirdiği kalp krizi sonucu hastaneye kaldırılan Taş, 8 Kasım 1998'de vefat etti. Usta oyuncunun vefatının ardından, sanatçı Cüneyt Arkın, "Hep kötü adamı oynadı. Aslında öylesine saf bir bebekti ki dünyaya büyük bir cömertlik ve sevgiyle bakardı." derken, Hülya Koçyiğit ise "1964'teki ilk filmim `Susuz Yaz'da onunla oynadım. Bu kadar önemli bir aktörle oynamak beni heyecanlandırıyordu. Meksika Akapulco Film Festivali'nde büyük sükse yapmış ve film teklifi almıştı ama o ülkesinde çok mutluydu." ifadelerini kullanmıştı. Sinemanın yanı sıra televizyon dizilerinde de seyircinin beğenisini kazanan sanatçının rol aldığı yapımlardan bazıları şöyle: "'Hayat Kavgası', 'Devlerin Kavgası'nda', 'Seveceksen Yiğit Sev', 'Aslanların Dönüşü', 'Yedi Dağın Aslanı', 'İnce Cumali', 'Toprağın Teri', 'Aslan Bey', 'Öksüzler', 'Belalılar', 'Tatlı Nigar', 'Çayda Çıra', 'Susuz Yaz', 'Duvarların Ötesi', 'Acı Günler', 'Dokuz Dağın Efesi', 'Peçeli Efe', 'Şoför Nebahat', 'Gecelerin Ötesi', 'Kızıl Maske', 'Küçük Kovboy', 'Hakanların Savaşı', 'Mahpushane Çeşmesi', 'Kanlı Kale', 'Konuşan Gözler', 'Hudutların Kanunu', 'Dertli Pınar', 'Gecelerin Ötesi', 'Ana', 'Sürgün', 'Diyet'."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.