Uygulamalarımız appstore googleplay

#Yazılım

gazeteci63.com - Yazılım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yazılım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Robot Köpeğe İsot İsmi Verildi Haber

Robot Köpeğe İsot İsmi Verildi

Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'da ASELSAN tarafından geliştirilen mayın tarama robot köpeği "İsot", festival alanında çocuklar tarafından büyük ilgi görüyor. Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda devam ediyor. Festivalde ASELSAN tarafından Bites Savunma Havacılık ve Uzay Yazılım Teknolojileri kapsamında geliştirilen mayın tarama robotu da sergileniyor. Hareketleriyle özellikle çocukların ilgisini çeken robot köpeğe, Şanlıurfalı çocuklar kentin yöresel lezzeti ve simgelerinden "İsot" adını verdi. Festival alanında çocukların yoğun ilgi gösterdiği "İsot", hareketlerini izleyen ziyaretçilerle fotoğraf çektiriyor, yöresel türküler eşliğinde çocuklarla oyun havası oynuyor. İsmini Şanlıurfalı çocuklar koydu Bites Savunma Havacılık ve Uzay Yazılım Teknolojileri Çözüm ve İş Gelişterme Yöneticisi Erol Çınar Çolakoğlu, AA muhabirine, TEKNOFEST'e yoğun katılım olduğunu söyledi. Robot köpeğin festival boyunca büyük ilgi gördüğünü belirten Çolakoğlu, şöyle konuştu: "Robot köpeğimiz en çok bu festivalde ilgi gördü. Şanlıurfalı çocuklar robot köpeğimizin ismini 'İsot' koydu. TEKNOFEST'in gözdesi oldu köpeğimiz. Sürekli çocuklarla beraber sabah akşam eğlenceye devam ediyor. Robotumuzun kıpırdamasına dahi müsaade etmiyorlar, üzerinde çok büyük bir sevgi seli var. Kendisi de çok sevimli gözüktüğü için bir anda Şanlıurfa'nın idolü bir robot haline geldi. Çocuklarla beraber halay çekmeyi de öğrendi. Çocuklarla beraber bu şekilde 4 gündür eğleniyor." Çolakoğlu, robot köpeğin şu anda aktif olarak hem polis hem jandarmanın mayın tarama robotu olarak kullanıldığını kaydetti.

Tercihlerde Sosyal Medyaya Dikkat Haber

Tercihlerde Sosyal Medyaya Dikkat

Prof. Dr. Gamze Sart, üniversite tercih döneminde öğrencilerin sosyal medyanın yönlendirmesiyle kariyerlerini riske atabilecekleri uyarısında bulundu. Kariyer planlama ve psikoloji alanında çalışmalar yürüten İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Sart, AA muhabirine YKS tercih süreci, yurt dışı eğitim ve geleceğin mesleklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. YKS tercih döneminde öğrencilerin önceki yıllara göre daha bilinçli hareket ettiklerini ancak sosyal medyanın oluşturduğu algının tercih sürecini önemli ölçüde etkilediğini belirten Sart, "Öğrenci, birinci derecede kendi istediği birtakım kararları sosyal medyanın etkisiyle alıyor. Kendi becerilerini ve yetkinliklerini görmeden, popüler kültürün oluşturduğu kararlarla hareket ediyor. Meslekler, her 3 ayda bir değişebilir ama asıl mesele sizin okuyacağınız bölümün, alanın belirlenmesi." ifadelerini kullandı. Birçok öğrencinin yazılım, tıp ve mühendislik gibi son dönemde öne çıkan alanlara yöneldiğine dikkati çeken Sart, teknolojiyle birlikte mesleklerin hızla değiştiğini ancak tercihlerin popülerliğe değil öğrencinin ilgi ve yetkinliklerine göre yapılması gerektiğini söyledi. Ailelerin de tercih sürecinde önemli rol oynadıklarını vurgulayan Sart, mühendislik okumak isteyen birçok öğrencinin aileleri tarafından tıp fakültesine yönlendirilmeye çalışıldığını anlattı. Sart, tıp ve mühendislik gibi alanların birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığını, elektrik-elektronik veya makine mühendisliği mezunlarının sağlık teknolojileri alanında çalışabildiğini dile getirdi. Öğrencilerin öğrenim hayatı döneminde okudukları bölümden pişmanlık duyabildiklerini anlatan Sart, bunun önüne geçebilmek için lise yıllarının daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini ve öğrencilerin 10. ve 11. sınıfta ilgi duydukları alanlarda staj yapmalarının, meslekleri yakından tanımalarının büyük önem taşıdığını vurguladı. Girişimcilik, artık kariyer planının parçası Kariyer planlamasının yalnızca üniversite tercihiyle sınırlı olmadığına dikkati çeken Sart, yapay zeka, teknoloji ve demografik değişimlerin iş dünyasını köklü biçimde dönüştürdüğünü söyledi. Sart, "Bugün 2010 yılı ve sonrası doğan gençler, istatistiksel olarak biz biliyoruz ki 125 yaşını zorlayacak. Bugün bir gencin, böyle bir durumda tercihlerini 100 yıllık yapması lazım. Kuşakları belirleyen konum bu ekosistem. Bu ekosistemi de sosyoekonomik, politik, teknolojik ve inovasyon etkiliyor. Bunun da en başında bugünün yapay zekası ve artık konuşulan fiziksel yapay zeka geliyor." diye konuştu. Yapay zekanın hızla geliştiği bir dönemde üniversitelerin de kendilerini yenilediklerini belirten Sart, yükseköğretim kurumlarının yalnızca meslek kazandıran yapılar olmaktan çıkarak öğrenciyi sürekli öğrenmeye hazırlayan kurumlara dönüştüklerini söyledi. İşverenlerin değerlendirmelerinde diploma kadar teknik bilgi ve kişisel becerilere de önem verdiklerine işaret eden Sart, öğrencilerin eğitim sürecinde mutlaka uygulama deneyimi kazanmaları gerektiğini kaydetti. Oyun sektörü, dijital medya ve dijital pazarlama gibi alanların da önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Sart, "Gençlerin girişimcilik ve inovasyon, start-up kültürünü de devreye almaları lazım. En önemli tavsiyelerimden biri de mutlaka finansal okuryazarlığın ötesinde paradan para kazanmayı, yatırımın nasıl olduğunu, parasal döngülerin nasıl değiştiğini bilmek, büyük avantaj sağlayacaktır. Bunun için finans ya da işletme okumak zorunda değil." şeklinde konuştu. "En iyisine gidebiliyorsan git yoksa Türkiye" Sart, son yıllarda yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencilerin sayısında belirgin artış yaşandığını, bunun temel nedenlerinden birinin gelişmiş ülkelerde genç nüfusa duyulan ihtiyaç olduğunu söyledi. Yurt dışında eğitimin tek başına başarı anlamına gelmediğini vurgulayan Sart, "Öğrencilerin öncelikle gitmeyi düşündükleri üniversitenin niteliğini iyi araştırmaları gerekir. Her üniversite, aynı kaliteye sahip değil. Gençler, illa yurt dışına gitmek zorunda değil. Türkiye'de okuyup daha sonra yurt dışına gidebilir. Aynı şekilde gerçekten istediği alanda dünyanın farklı ülkelerindeki fırsatları da değerlendirebilir. Burada önemli olan öğrencinin hazır oluş düzeyidir." değerlendirmesinde bulundu. Yurt içi ve dışındaki üniversiteler arasında tercih yapacak öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Sart, şunları dile getirdi: "Benim kullandığım bir slogan var: Yurt dışında en iyisine gidebiliyorsan git yoksa Türkiye. Türkiye'de okuyup daha sonra dünyanın en iyi üniversitelerine gitmek de mümkün. Zaten belli başlı 40-50 üniversite var dünyada. Artı ve eksilerini değerlendirdiğimizde Türkiye'de okuyan öğrencilerin yurt dışına nazaran daha fazla nefesinin yettiği ve daha iyi odaklandığını biliyoruz ama bu arada tabii ki Hollanda'nın en iyisine gidebilirsiniz. Türkiye'deki özel üniversitelerden daha ekonomik olan üniversiteler de var ve bunlar, aynı zamanda 3 yıllık eğitim veriyor. İşte bunun avantaj, dezavantajlarını mutlaka göz önünde bulundurması gerekiyor. " Sart, öğrencilerin yalnızca hangi bölümü okuyacaklarını değil gelecekte nasıl bir rol üstlenmek istediklerini de belirlemeleri gerektiğini ifade ederek, profesyonel yönetici, akademisyen ya da girişimci olma hedeflerinin kariyer planının önemli bir parçası olduğunu söyledi. "Tıp ve yaşam bilimleri alanı inanılmaz büyüyecek" Sart, kariyer planlarken "Önce kendini tanıyacaksın. Sonra da 3, 5, 10, 20 ve 50 yıllık hedeflerini belirleyeceksin. Kişinin sahip olduğu yeteneklerinin dünyanın ihtiyaçlarıyla örtüşmesi gerekiyor." uyarısında bulundu. Gelecek dönemde öne çıkacak alanlara ilişkin Sart, şunları söyledi: "Tıp ve yaşam bilimleri alanı inanılmaz büyüyecek. Mühendislik alanında da birinci derecede makine mühendisliği, elektrik-elektronik ve kimya mühendisliği çok önemli. Burada ülkemizde çok fazla revaçta olan bir bölüm daha var, o da pilotaj. Özellikle öğrenciler, bu alanlara doğru çok hızla hareket ediyorlar. Yazılım evriliyor, bu nedenden dolayı bilgisayar mühendisliğinin özellikle de fizikle birleşerek fiziksel yapay zeka diye tanımladığımız alan çok ilerleyecek." Yapay zekanın gelişmesiyle felsefe ve yapay zeka, bilişim hukuku, nöropsikoloji ve yapay zeka gibi disiplinler arası alanların öne çıkacağını ifade eden Sart, öğrencilerin tercih yapmadan önce üniversitelerin yenilenen müfredatlarını ayrıntılı şekilde incelemelerini önerdi. Sart, görsel iletişim, mimarlık ve film çalışmaları gibi yaratıcılık gerektiren alanlarda da insan unsurunun önemini koruyacağını belirterek, insan ve bilişimin birlikte üretim yaptığı yeni döneme girildiğini anlattı.

İlk Kez Öğrenci Kabul Edilecek Haber

İlk Kez Öğrenci Kabul Edilecek

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini bildirdi. YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşüm, birçok mesleğin çalışma biçimini değiştirirken yeni uzmanlık alanlarını da beraberinde getiriyor. Bu kapsamda YÖK, yükseköğretimde dönüşüm sürecini hızlandırarak geleceğin mesleklerine yönelik programları yaygınlaştırıyor. Yapay zeka, siber güvenlik, veri bilimi, havacılık, otomasyon ve dijital dönüşüm odaklı yeni programlarla birlikte yükseköğretim sistemi, istihdam temelli bir yapıya doğru yeniden şekilleniyor. Geleceğin mesleklerine yönelik bölümler arasında yapay zeka mühendisliği, siber güvenlik, yapay zeka, büyük veri analistliği, dijital dönüşüm elektroniği, imalat yürütme sistemleri operatörlüğü, elektronik ve otomasyon, iklimlendirme ve soğutma teknolojisi gibi programlar öne çıkıyor. Bu yıl da tarih ve yapay zeka, felsefe ve yapay zeka, biyoteknoloji ve genetik, dijital oyun teknolojileri, mobil güvenlik teknolojileri dahil 16 yeni program daha tercih kılavuzuna eklendi. Geleceğin mesleklerine yoğun ilgi, yeni açılan bölümlerle, gençlerin tercih listelerinde üst sıralara yükseliyor. Öğrenciler bu alanları tercih ederek savunma sanayisi, havacılık, yazılım ve veri teknolojileri gibi kritik sektörlerde görev almayı hedefliyor. Öte yandan yükseköğretimde dönüşüm kapsamında öğrenciler, daha eğitim sürecinde laboratuvar, staj ve sektör temelli uygulamalarla iş dünyasıyla buluşturuluyor. Özellikle savunma sanayisi, havacılık, otomasyon ve veri teknolojileri alanlarında geliştirilen programlar, öğrencilerin üretim süreçlerini doğrudan deneyimlemesini sağlıyor. Bu yaklaşım, yükseköğretimi yalnızca teorik bilgi sunan bir yapıdan çıkararak, istihdamla doğrudan ilişkili beceri temelli bir modele dönüştürüyor. Böylece Türkiye'nin teknoloji üretim kapasitesine katkı sağlayacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi hedefleniyor. Yapay zekayla ilişkili programların sayısı 785'e ulaştı Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Erol Özvar da yükseköğretim planlamasında, Türkiye'nin istihdam ihtiyacı, gelecekte öne çıkacak meslek alanları ve beşeri sermayenin doğru yönlendirilmesi gibi çok boyutlu kriterleri dikkate aldıklarını belirtti. Son 3 yıl içinde yapay zeka, tarımda ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açıldığını bildiren Özvar, yapay zekayla ilişkili programların sayısının 171 üniversitede 785'e ulaştığına dikkati çekti. Bu programların eğitim kapasitesinin sadece birkaç yıl içinde 7 kat büyüdüğünü ve ilk mezunlarını vermeye başladığını aktaran Özvar, ayrıca 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini vurguladı. Programların öğrencilerden büyük ilgi gördüğünü ve yüksek doluluk oranlarıyla tercih edildiğini belirten Özvar, "Bu tablo, gençlerimizin geleceğin mesleklerine ne kadar bilinçli bir şekilde yöneldiğini açıkça göstermektedir. Adaylarımıza yeni açmış olduğumuz programlara bir kez daha bakmalarını, onları dikkatli bir şekilde incelemelerini tavsiye ediyorum." ifadelerini kullandı. Özvar ayrıca YÖK'ün tercih döneminde öğrencilerin doğru ve sağlıklı karar verebilmeleri için bilgilendirme faaliyetlerini sürdürdüğünü de kaydetti.

Yapay Zeka Konferansı Yapıldı Haber

Yapay Zeka Konferansı Yapıldı

Şanlıurfa'da, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı ile Harran Üniversitesi (HRÜ) işbirliğiyle "Yapay Zeka ve Otonom Sistemler ile Tarımsal Dönüşüm Konferansı" düzenlendi. TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, üniversitenin Osmanbey Yerleşkesi'nde düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şanlıurfa'nın dünyada tarımın başladığı önemli merkezlerin arasında yer aldığını vurgulayan Karagöz, savunma sanayisinde oluşan teknolojik birikim ve öz güvenin tarım ve hayvancılık alanına da hızla yayılması gerektiğine inandığını söyledi. Karagöz, Türkiye'nin tarım ve hayvancılıktaki tecrübe ve birikimine güvendiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Anadolu gençlerimiz hepimizin gurur duyduğu İHA'ları, SİHA'ları savunma teknolojilerini ürettiler. TEKNOFEST, bu açıdan öz güven devrimi oldu. TEKNOFEST, insan kaynağı ve bilgi yetiştirdi. TEKNOFEST, her şeyden önce 'Biz bunu yapabiliriz.' duygusunu sizlere aşıladı. Harran Üniversitesindeki bir gencin dünyayı sarsacak bir savunma sanayi hamlesi yapabileceği duygusunu aşıladı. Sıra savunma sanayinde geliştirdiğimiz insan kaynağı, yazılım, teknoloji ve öz güven kabiliyetinin sivil teknolojilere yansıtılmasına geldi, işte biz de bugün TÜME olarak bu yolculuk için aranızdayız." HRÜ'de yapay zekaya dayalı otonom çiftliği kurulmasının planlandığını vurgulayan Karagöz, çiftliğin eğitim, üretim ve teknoloji geliştirme merkezi olarak tasarlandığını anlattı. Şanlıurfa TEKNOFEST vurgusu Abdulkadir Karagöz, bu yıl TEKNOFEST'in Şanlıurfa'da düzenleneceğini hatırlatarak, gençlerin tarım teknolojilerine yönelik proje ve fikirlerine daha fazla destek vermek istediklerini dile getirdi. Tarım teknolojilerine yönelik önemli bir farkındalık oluştuğunu belirten Karagöz, "Şanlıurfa TEKNOFEST'te inşallah farkındalık oluşturma noktasında damgamızı vuracağız. Biz 40 bin genç arıyoruz, 40 bin genç demek 2 milyon adet anaç hayvanı yetiştirmek demek. Biz tarım teknolojilerini konuşabileceğimiz 40 bin genç arıyoruz." diye konuştu. HRÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu ise tarım ve hayvancılığın merkezlerinin başında Şanlıurfa'nın geldiğini belirterek, tarım ve hayvancılığın teknolojiyle buluşturulması için destek vereceklerini dile getirdi. TEKNOFEST tarım girişimcileri Şeydanur ve Necip Kaya çifti de tarım teknolojilerindeki başarı hikayelerini ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Konferans, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.