Uygulamalarımız appstore googleplay

#Yapay Zeka

gazeteci63.com - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

29 Kaçak Trafo Tespit Edildi Haber

29 Kaçak Trafo Tespit Edildi

Dicle Elektrik, tarımsal sulama sezonunun başlamasıyla enerji arz güvenliğini korumaya yönelik denetimleri kapsamında Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde toplam gücü 4 bin 440 kilovolt-amper (kVA) olan 29 kayıt dışı kaçak trafo tespit etti. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Dicle Elektrik, tarımsal sulama sezonunun başlamasıyla artan kaçak elektrik tüketimini yapay zeka destekli analizler ve dron teknolojisiyle mercek altına aldı. Bu kapsamda Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesine bağlı Yağızlar, Fareli, Kızlarsarayı ve Sağırtaş mahallelerinde gerçekleştirilen dronlu kontrollerde, toplam güçleri 4 bin 440 kVA olan 29 kayıt dışı kaçak trafo tespit edildi. Yapılan incelemelerde trafoların en küçüğünün 50 kVA, en büyüğünün ise 250 kVA gücünde olduğu kaydedildi. Bu trafoların günlük 3 bin hanenin enerji ihtiyacına eşdeğer kapasiteye sahip olduğu da belirlendi. Söz konusu trafoların pamuk tarlaları ile ikinci ürün ekimi yapılacak tarım arazilerinin, kaçak elektrik kullanılarak çalıştırılan derin kuyulardan çekilen yeraltı suyuyla sulanmasında kullanıldığı tespit edildi. 29 kaçak trafoya ilişkin gerekli yasal süreç başlatılırken, trafolara el konulması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunuldu. Dicle Elektrik’in kaçak trafo tespitinde kullandığı dronlar, denetimler sırasında Şanlıurfa Valiliği’nin anız yakma yasağına rağmen hasadı tamamlanan buğday tarlalarında anız yakan kişileri de görüntüledi. Kayıtlarda, büyük yangınlara yol açma riski nedeniyle yasak olmasına rağmen bazı kişilerin anız ateşi yaktığı yer aldı. Elde edilen görüntüler, gerekli işlemlerin yapılabilmesi için Dicle Elektrik tarafından jandarma birimlerine teslim edildi. Anız yaktığı tespit edilen kişiler hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında işlem yapılacağı öğrenildi.

Karne Heyecanına Sayılı Günler Haber

Karne Heyecanına Sayılı Günler

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, 26 Haziran Cuma günü karnelerini alarak yaz tatiline girecek. Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında 2025-2026 eğitim-öğretim yılı, 8 Eylül 2025'te başlatıldı. Birinci dönem ara tatili 10-14 Kasım 2025, ikinci dönemdeki ara tatil ise 16-20 Mart tarihlerinde yapıldı. 2 Şubat'ta başlayan ikinci dönem, 26 Haziran Cuma günü sona erecek. Öğrenciler, eğitim-öğretim yılının yorgunluğunu 26 Haziran'daki son ders zilinin ardından atacak. Okulların son haftasında öğrencilerin zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve ahlaki açıdan çok yönlü gelişimleri için çalışma yürüten MEB, "Dönem Sonu Kültür, Sanat ve Spor Faaliyetleri Haftası Planı" hazırladı. Sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif gelişimi bütüncül yaklaşımla desteklemeyi amaçlayan faaliyet haftasında "erdem-değer-eylem" çerçevesinde planlanan etkinliklerle öğrenciler, eğlenerek öğrenecek. Velilere külfet çıkarmadan, okulların imkanları dahilinde öğrencilerin ilgisini çekecek şekilde uygulanması istenen faaliyetlerle, öğrencilere oyun yoluyla öğrenmenin teşvik edilmesi amaçlanıyor. Öğretmenler mesleki çalışma seminerini çevrim içi yapacak Öğretmenlere yönelik 29-30 Haziran'da gerçekleştirilecek "2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri" çevrim içi düzenlenecek. Yönetici ve öğretmenler, "2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri"ni 5 Temmuz Pazar günü saat 23.59'a kadar tamamlayabilecek. Mesleki çalışma semineri, "Bağımsızlık (Bağımlılık) ve Aile" ile "Dijital Çağ ve Aile" konularında hazırlanan eğitim içeriklerinden oluşacak. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin uygulanmasına devam edildi Bakanlık, 2025-2026 eğitim öğretim yılında ücretsiz verilmek üzere hazırlanan yaklaşık 184 milyon ders kitabını okullara dağıttı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki yeni müfredatın öğretim programları, bu eğitim öğretim yılında ana sınıfı ve uygulama sınıflarında, ilkokul 1 ile 2, ortaokul 5 ile 6, ortaöğretim hazırlık ve 9 ile 10'uncu sınıflarda kademeli olarak uygulandı. MEB, yapılan yönetmelik değişikliğiyle bu eğitim öğretim yılında okullarda "kıyafet uygulaması" da başlattı. İlkokul, ortaokul ve liselerdeki okul kıyafetleri, velilere maddi külfet haline gelmesini önlemek amacıyla okul aile birliği ile öğretmenler kurulundan görüş alınarak, özel işaret, baskı ve desen gibi kısıtlayıcı ayrıntılara yer verilmeden okul müdürlüklerince belirlendi. "Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri yapıldı Bakanlıkça, bu eğitim öğretim yılı, "Her Çocuk Bir Fidan, İlk Ders Yeşil Vatan" temasıyla başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile imzalanan "Köklerden Geleceğe Nefes Protokolü" doğrultusunda okulların ilk gününde "Her Çocuk Bir Fidan" temalı kısa film tüm okullarda gösterildi ve tüm ilkokul öğrencilerine fidan dağıtıldı. MEB, 2025-2026 eğitim öğretim yılı boyunca çevre ve sürdürülebilirlik bilincinin güçlendirilmesi amacıyla tüm okullarda "Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinliklerini hayata geçirdi. Eylülden hazirana kadar her ay farklı bir temanın işlendiği uygulama kapsamında tohum, toprak ve temiz hava, afetler ve dayanıklılık, orman, iklim değişikliği, su verimliliği, sıfır atık ve çevre gibi başlıklarda ülke genelinde kapsamlı çalışmalar yürütüldü. "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri düzenlendi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla 81 ile gönderilen yazıyla ramazan ayı boyunca Türkiye genelindeki okullarda "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla kapsamlı etkinlikler düzenlendi. Etkinliklerle öğrencilerin kültürel miras, paylaşma, dayanışma ve yardımlaşma değerleri etrafında buluşması amaçlandı. Söyleşilerden sanat etkinliklerine, geleneksel oyunlardan sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar çok sayıda faaliyet hayata geçirildi. Ayrıca okullarda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında, nisan ayı boyunca okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik "Maarifin Kalbinde Çocuk", mayıs ayında ise mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" temalı etkinlikler yapıldı. İkinci dönemin ilk haftasının teması "Bayrak Sevgisi" oldu Bu eğitim öğretim yılının ikinci döneminin ilk haftası bayrak sevgisi, birlik ve ortak aidiyet bilincini güçlendirmeye yönelik "Bayrak Sevgisi" temalı eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla başladı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin milli, manevi ve kültürel değerlerle bütünleşmiş, birlik, beraberlik ve kardeşlik bilinci gelişmiş bireyler olarak yetişmelerine katkı sunulması için okul binaları Türk bayrakları ile donatıldı. Bayrak sevgisi temalı resim, şiir, kompozisyon, afiş yarışmaları ile sergiler, sanatsal ve kültürel çalışmalar düzenlendi. Okul dışı öğrenme desteklendi Öğrencilerin katılımıyla hazırlanan "Haberimiz Olsun" haber bültenleri, Eğitim Bilişim Ağı (EBA), EBA YouTube ve TRT EBA üzerinden yayın hayatına başladı. "Haberimiz Olsun" haber bültenleriyle çocukları bilgiye doğru ve güvenilir kaynaklardan ulaşabilmeleri, edindiği bilgileri sorgulayan, ayırt eden ve ahlaki kurallar çerçevesinde kullanan bireyler olarak yetişmeleri amaçlandı. Bültenle, öğrencilerin geleneksel medyada ve dijital ortamlarda karşılaştıkları içerikleri bilgi ve medya/sosyal medya okuryazarlığı kapsamında eleştirel bakış açısıyla değerlendirebilmeleri de hedeflendi. MEB, okul dışı öğrenme ortamlarının eğitim sürecine daha etkin entegre edilmesi için öğretmenlerin derste anlattıkları konuya uygun müze, kütüphane ve bilim merkezi gibi mekanlara tek tıkla erişebileceği, sanal turlardan da yararlanabileceği "Okul Dışı Öğrenme" dijital platformunu hayata geçirdi. Yerli ve milli mesajlaşma uygulaması BiP üzerinden Öğretmen Bilgi Servisi (ÖBS) ve Okul-Veli Asistanı (OVA) kuruldu. Böylelikle iki mesajlaşma servisiyle hem öğretmenlerin velilerle doğrudan iletişim kurabilmesi hem de velilerin öğrencilerinin notlarına, devamsızlık ve sınav tarihi gibi bilgilerine anlık ulaşması sağlandı. DİLİM Platformu erişime açıldı Bu eğitim öğretim yılı kapsamında dijitalleşme alanında en son hayata geçirilen platform ise "Türkiye'nin Yabancı Dil Öğrenme Platformu (DİLİM)" oldu. Yapay zeka destekli DİLİM, İngilizce içerikler Bakanlık bünyesindeki öğretmenler tarafından geliştirildi. Türk kültürünü, değerlerini ve yaşam biçimini yansıtan özgün içeriklere yer verilen platformda, milli ve dini bayramlar, geleneksel yaşam unsurları ve kültürel değerler dil öğrenme süreçlerinin doğal bir parçası olarak sunuldu. Yurt dışında yaşayan vatandaşların çocuklarının Türkçe ile bağlarını güçlendirmeyi amaçlayan platformun, Türkiye'de yaşayan yabancıların Türkçe öğrenme süreçlerini desteklemesi ve Türkçenin uluslararası ölçekte daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sunması planlanıyor. LGS kapsamındaki merkezi sınav yapıldı Bakanlıkça, 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav 13 Haziran'da yapıldı. 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla yurt içi ve yurt dışında düzenlenen sınavda, bu yıl velilerin onay verdiği 924 bin 191 öğrenciye ilk kez beslenme paketi dağıtıldı. Ayrıca merkezi sınavda güvenliğin artırılması amacıyla, sınav binalarının girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evrakının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu da gerçekleştirildi. MEB'in takvimine göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül'de başlayacak.

LGS Sınavı Yarın Yapılacak Haber

LGS Sınavı Yarın Yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav, yarın düzenlenecek. Merkezi sınava 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvuru yaptı. Sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 binada, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde gerçekleştirilecek. Katılım zorunluluğunun bulunmadığı sınava girmeyen öğrenciler, yerel yerleştirmeyle liselere yerleştirilecek. Sınavda, 8'inci sınıf öğretim programlarındaki kazanımlar esas alınacak ve öğrencilerin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme ve bilimsel süreç gibi becerilerinin ölçüleceği sorulara yer verilecek. İki oturumdan oluşan sınavın ilk oturumu saat 09.30'da, ikinci oturumu ise saat 11.30'da başlayacak. Birinci oturumda Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dilden toplam 50 soru sorulacak ve 75 dakika süre verilecek. İkinci oturumda ise matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve 80 dakika süre tanınacak. Oturumlar arasındaki 45 dakikalık sürede öğrenciler okul bahçelerine çıkabilecek ve ihtiyaçlarını giderebilecek. Öğrencilere bu yıl ilk kez, sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılacak. Bununla birlikte, sınavda güvenliğin artırılması amacıyla bina girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evraklarının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek. Kimlik belgesi bulundurmak zorunlu Öğrenciler sınava gelirken yanlarında fotoğraflı, onaylı sınav giriş belgesiyle geçerli bir kimlik belgesi bulundurmak zorunda olacak. Ayrıca öğrencilerin yanlarında en az iki koyu siyah ve yumuşak kurşun kalem, birer kalemtıraş ve leke bırakmayan yumuşak silgi bulundurması gerekecek. Sınav puanları hesaplanırken sözel ve sayısal alanlardaki her bir alt test için doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenecek. Her bir öğrencinin her bir alt testine ait ham puanı, ilgili teste ait doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının üçte biri çıkarılarak hesaplanacak. Sınava katılmayan öğrencilerin yerel yerleştirme işlemleri, okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il, ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara sırasıyla öğrencilerin ikametgah adresleri, okul başarı puanı üstünlüğü ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı kriterlerine göre yapılacak. Değerlendirmede eşitlik olması durumunda sırasıyla 8, 7 ve 6'ncı sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme yapılacak. Sonuçlar 10 Temmuz'da açıklanacak Sınav sonuçları, 10 Temmuz'da "meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek. Sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek. Tercihlere esas kontenjan tabloları da aynı tarihte yayımlanacak. Tercih işlemleri, 13-24 Temmuz'da yapılacak. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 5 Ağustos'ta ilan edilecek. Yerleştirmeye esas 1. ve 2. nakil tercih başvuruları ve sonuçları ise 5-14 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.

Sınava 1 Milyon Öğrenci Katılacak Haber

Sınava 1 Milyon Öğrenci Katılacak

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 13 Haziran Cumartesi günü düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav, yurt içi ve yurt dışında toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrencinin katılımıyla yapılacak. 14 Haziran Pazar günü yapılacağı duyurulan LGS merkezi sınavının tarihi, aynı gün A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avustralya milli takımıyla oynayacağı müsabakanın bitiş saatinin, sınav başlangıç saatiyle çakışması nedeniyle bir gün öne alınmıştı. Bu doğrultuda merkezi sınav, 13 Haziran'da yurt içi ve yurt dışı sınav merkezlerinde yapılacak. İki oturumdan oluşan sınavın ilk oturumu saat 09.30'da, ikinci oturumu ise saat 11.30'da başlayacak. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, merkezi sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçede, 4 bin 244 binada 1 milyon 22 bin 104 öğrenci, yurt dışında ise 8 ülke ve 11 sınav merkezinde 554 öğrenci olmak üzere toplam 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla gerçekleştirilecek. LGS kapsamındaki merkezi sınavın sağlıklı şekilde yürütülmesi ve sınav öncesinde bina ve çevresinin temizlik, hijyen ve fiziki şartlar bakımından sınava hazır hale getirilmesi, sınav salonlarının numaralandırılması ve gerekli yönlendirme levhalarının yerleştirilmesi gibi okul hazırlıklarının tamamlanabilmesi adına 12 Haziran Cuma günü idari tatil ilan edildi. Sınav uygulamalarını yerinde görmek amacıyla 200 bakanlık temsilcisi görevlendirilecek MEB tarafından özel eğitim gereksinimi olan adayların sınav oturumlarında, adaylara standartlara uygun ve etkili destek sunabilmek amacıyla görev alacak yardımcı engelli gözetmenlere yönelik kurs programları düzenlendi. Yardımcı engelli gözetmenler, öncelikle bu kursu alan öğretmenler arasından belirlenecek. Bakanlıkça sınav süreçlerini gözlemlemek, rehberlik etmek ve sınav uygulamalarını yerinde görmek amacıyla, 81 il için 200 kurum temsilcisinin görevlendirmesi yapılacak. Kurum temsilcileri Genel Müdür yardımcıları, daire başkanları, müfettişler ve ilgili Genel Müdürlük personeli arasından belirlenecek. Yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek LGS kapsamındaki merkezi sınavda güvenliğin artırılması amacıyla, sınav binalarının girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evraklarının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu gerçekleştirilecek. Bununla birlikte, belirli sayıda sınav binalarında sınavın gerçekleştirileceği salonlarda da kamera sistemi kurularak pilot çalışmanın yapılması planlandı. İlk kez beslenme paketi dağıtılacak Bakanlıkça alınan karar doğrultusunda öğrencilere ilk kez sözel ve sayısal oturumları arasındaki dinlenme süresinde beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, sınav kaygısını azaltmak ve motivasyonu artırmak amacıyla kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi dağıtılacak. Beslenme paketi, sınav başvuru esnasında velisi tarafından talep edilen öğrencilere dağıtılacak ve öğrenciler, beslenme paketi talep durumlarına göre okullara yerleştirilecek. Beslenme paketi istemeyen öğrenci sayısının 40'ın altında olduğu ilçelerde ise bu öğrenciler, beslenme paketi isteyen öğrencilerle aynı binalarda ancak farklı salonlarda sınava girecek. Yurt dışında sınava girecek öğrenciler için de su hariç beslenme paketinin sınav evrakları ile gönderilmesi planlandı. Adayların binalara yerleştirilmeleri de ikiz öğrencilerin sınav binaları aynı olacak şekilde planlanarak, ailelerin sınav günü yaşayabileceği ulaşım kaynaklı karmaşanın önüne geçilmesi hedeflendi. Sınavın kapsamı LGS kapsamındaki merkezi sınavda, 8'inci sınıf öğretim programlarında yer alan kazanımlar esas alınacak. Sorular, öğrencilerin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme ve bilimsel süreç becerilerini ölçecek nitelikte hazırlanacak. Birinci oturumda Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dilden toplam 50 soru sorulacak ve 75 dakika süre verilecek. İkinci oturumda ise matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve 80 dakika süre tanınacak. Sonuçlar 10 Temmuz'da açıklanacak Sınav sonuçları, 10 Temmuz'da "www.meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek. Sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek. Tercihlere esas kontenjan tabloları da aynı tarihte yayımlanacak. Tercih işlemleri, 13-24 Temmuz'da yapılacak. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 5 Ağustos'ta ilan edilecek. Yerleştirmeye esas 1. ve 2. nakil tercih başvuruları ve sonuçları ise 5-14 Ağustos'ta gerçekleştirilecek.

Yapay Zeka Konferansı Yapıldı Haber

Yapay Zeka Konferansı Yapıldı

Şanlıurfa'da, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı ile Harran Üniversitesi (HRÜ) işbirliğiyle "Yapay Zeka ve Otonom Sistemler ile Tarımsal Dönüşüm Konferansı" düzenlendi. TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, üniversitenin Osmanbey Yerleşkesi'nde düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, kentte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şanlıurfa'nın dünyada tarımın başladığı önemli merkezlerin arasında yer aldığını vurgulayan Karagöz, savunma sanayisinde oluşan teknolojik birikim ve öz güvenin tarım ve hayvancılık alanına da hızla yayılması gerektiğine inandığını söyledi. Karagöz, Türkiye'nin tarım ve hayvancılıktaki tecrübe ve birikimine güvendiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: "Anadolu gençlerimiz hepimizin gurur duyduğu İHA'ları, SİHA'ları savunma teknolojilerini ürettiler. TEKNOFEST, bu açıdan öz güven devrimi oldu. TEKNOFEST, insan kaynağı ve bilgi yetiştirdi. TEKNOFEST, her şeyden önce 'Biz bunu yapabiliriz.' duygusunu sizlere aşıladı. Harran Üniversitesindeki bir gencin dünyayı sarsacak bir savunma sanayi hamlesi yapabileceği duygusunu aşıladı. Sıra savunma sanayinde geliştirdiğimiz insan kaynağı, yazılım, teknoloji ve öz güven kabiliyetinin sivil teknolojilere yansıtılmasına geldi, işte biz de bugün TÜME olarak bu yolculuk için aranızdayız." HRÜ'de yapay zekaya dayalı otonom çiftliği kurulmasının planlandığını vurgulayan Karagöz, çiftliğin eğitim, üretim ve teknoloji geliştirme merkezi olarak tasarlandığını anlattı. Şanlıurfa TEKNOFEST vurgusu Abdulkadir Karagöz, bu yıl TEKNOFEST'in Şanlıurfa'da düzenleneceğini hatırlatarak, gençlerin tarım teknolojilerine yönelik proje ve fikirlerine daha fazla destek vermek istediklerini dile getirdi. Tarım teknolojilerine yönelik önemli bir farkındalık oluştuğunu belirten Karagöz, "Şanlıurfa TEKNOFEST'te inşallah farkındalık oluşturma noktasında damgamızı vuracağız. Biz 40 bin genç arıyoruz, 40 bin genç demek 2 milyon adet anaç hayvanı yetiştirmek demek. Biz tarım teknolojilerini konuşabileceğimiz 40 bin genç arıyoruz." diye konuştu. HRÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tahir Güllüoğlu ise tarım ve hayvancılığın merkezlerinin başında Şanlıurfa'nın geldiğini belirterek, tarım ve hayvancılığın teknolojiyle buluşturulması için destek vereceklerini dile getirdi. TEKNOFEST tarım girişimcileri Şeydanur ve Necip Kaya çifti de tarım teknolojilerindeki başarı hikayelerini ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Konferans, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında Haber

Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında

MİT Başkanı Kalın, "Teşkilatımız; 2025 yılında da vatandaşlarımızın maddi ve manevi değerlerini korumak için geniş bir coğrafi vizyonla çok sayıda başarılı operasyona imza atarak tehditleri gerçekleşmeden bertaraf etmiştir." ifadelerini kullandı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında-Türkiye Yüzyılında Daha Güvenli ve Daha Güçlü Türkiye" başlıklı yazısında Teşkilatın yürüttüğü çalışmaları ve hedeflerini AA için kaleme aldı. Bugün Milli İstihbarat Teşkilatımızın kuruluşunun 99. yıl dönümü. Ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için gece gündüz çalışan ve "Vatan söz konusu olduğunda, tüm dünya bize vatan cephesidir." diyen Teşkilatımız, yüzlerce yıllık devlet aklı ve medeniyet hafızasıyla faaliyetlerini yürütmekte, çağın ihtiyaçları ve taleplerine göre kendini her daim yenilemektedir. Mevcut uluslararası sistem, eş zamanlı jeopolitik ve hibrit krizler karşısında kötü bir sınav vermektedir. Küresel güvenliği tehdit eden gelişmelere adil ve sürdürülebilir çözümler üretmekte tıkanan mevcut yapı; kurala dayalı çok taraflılığın aşındığı ve çıkar odaklı yaklaşımların belirleyici hale geldiği bir dönüm noktasından geçiyor. Batı merkezli paradigma sorgulanırken Küresel Güneyi de içeren yeni arayışlar, yeni bir paradigmanın kapılarını zorluyor. Var olan sistemin yetersiz kaldığı ancak muhtemel bir ikame düzenin henüz tesis edilemediği bu tarihsel kırılma sürecinde her devlet, yeni döneme avantajlı girmek için büyük çaba sarf ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda ülkemiz de izlediği çok boyutlu ve dengeli dış politika stratejisinin yanı sıra her geçen gün gelişen istihbarat kabiliyetleriyle bu yeni döneme yalnızca bölgesel bir aktör olarak değil; aynı zamanda uzak coğrafyalardaki krizlere müdahale edebilen, çözüm üreten, adalet ve dayanışmayı esas alan küresel bir paydaş olarak giriyor. Krizleri sınırlarımıza dayanmadan çözme vazifesi, geniş bir jeopolitik perspektifi ve pratiği zorunlu kılıyor. "Ülkemiz, kendine özgü bir vizyon geliştirme kabiliyetine tarih boyunca sahip oldu" Uluslararası gerilimlerde arabulucu, küresel sorunlarda çözüm ortağı ve insani krizlerde vicdanın yükselen sesi olan ülkemiz, kendine özgü bir vizyon geliştirme kabiliyetine tarih boyunca sahip oldu. Ecdadımızın deneyimleri; bugün bize eşsiz bir perspektif sunarken tarihin akışını okuma, dengeleri yönetme, öngörüde bulunma ve uzun vadeli stratejiler geliştirme konusunda kıymetli bir miras bıraktı. Tuğrul Bey'den Nizamülmülk'e, Selahattin Eyyübi'den Melikşah'a, Fatih'ten Kanuni'ye, II. Abdülhamid'den Atatürk'e, Cumhuriyet'e ve bugüne uzanan tarihimiz, statik bir geçmişi değil stratejik değer üreten dinamik bir mirası temsil etmektedir. Türkiye'yi belirsizlikler ve kırılganlıklar çağında müstesna bir konuma yerleştiren temel hususiyet, kesintisiz ve çoğulcu bir medeniyet havzasının varisi olmasıdır. Büyük Türk filozofu Farabi'nin (870-950) Erdemli Şehir kavramıyla tarif ettiği toplumsal-siyasi düzen; akıl, erdem ve adalete dayalı bir yaşam biçiminin hem bireyler hem de toplumlar için ulaşılması gereken bir hedef olduğunu ifade eder. Akil, özgür ve emin bireylerin inşa ettiği erdemli toplum; yer ile gök, fizik ile metafizik, zaman ile mekan, birey ile toplum, özgürlük ile güvenlik, zenginlik ile adil paylaşım arasında denge kurulmasını esas alır. Aşırılıklardan uzak, kucaklayıcı ve çoğulcu bir "orta topluluk" olan Erdemli Şehrin sakinleri; güven, istikrar ve adaleti sadece kendileri için değil tüm dünya için talep eder, küresel adaletin ve erdemli yaşamın gerçekleşmesi için mücadele verir. Coğrafyamızın kadim topraklarında "Türkiye Ekseni" vizyonuyla vücut bulan bu mirası, hep birlikte daha ileriye taşımanın mücadelesini veriyoruz. Bu kutlu mücadelede Milli İstihbarat Teşkilatı, yüzüncü yaşına hazırlanırken, "Vatan İçin Her An Her Yerde" şiarıyla zaman ve mekan sınırlarını aşarak gelecek nesillere daha güvenli ve güçlü bir Türkiye bırakma hedefiyle insan istihbaratı, teknik istihbarat ve açık kaynak istihbaratı gibi farklı disiplinlerdeki yeteneklerini yapay zeka teknolojileriyle harmanlayarak çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. En yalın haliyle "doğru ve kıymetli bilgi" olarak tanımlayabileceğimiz istihbaratın amacı, uzak ve yakın, görünen ve görünmeyen riskleri tespit etmek ve tehlikeye dönüşmeden bertaraf etmektir. Bu kapsamda istihbarat paradigmamızın temelini sahada yürüttüğümüz operasyonel çalışmaların yanı sıra; riskleri analiz etme, orta ve uzun vadeli öngörülerde bulunma, tehditleri tespit ve bertaraf etme süreçlerini içeren önleyici istihbarat anlayışı oluşturmaktadır. Toplanan istihbari bilginin niceliksel analiziyle yetinmeyen ve niteliksel değerlendirmesini yapan, taktik-operasyonel boyutların ötesinde stratejik kıymetlendirmeyi esas alan bir istihbarat tasavvuruyla hareket ediyoruz. Böylece büyük veriyi stratejik istihbarata dönüştürerek isabetli ve uzun vadeli politika yapımına katkı sunuyoruz. Bu proaktif yaklaşım, geleceğin tehditlerini bugünden engelleyen, istihbari bilginin gücüyle perde arkasındaki oyunları bozan milli iradenin sessiz ve güçlü kalkanıdır. 2025 yılında da başarılı operasyonlara imza atıldı İstihbaratın yön verdiği güvenlik bir bütündür. Güvenlik, taktik ve operasyonel kısımlara ayrılabilir fakat stratejik bütünlüğü bölünemez. İç içe geçen askeri, fiziki ve insani güvenlik alanları, toplumun maddi ve manevi güvenliğinin yapı taşlarını oluşturur. Temel ilkemiz şudur; hepimiz güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz. Başkasının güvenliğini yok sayan, kendi güvenliğini garanti altına alamaz. Çok boyutlu yeni tehditler, tekil ve taktik tedbirler yerine ancak bütüncül bir güvenlik anlayışıyla bertaraf edilebilir. Bu paradigma çerçevesinde hareket eden Teşkilatımız, 2025 yılında da vatandaşlarımızın maddi ve manevi değerlerini korumak için geniş bir coğrafi vizyonla çok sayıda başarılı operasyona imza atarak tehditleri gerçekleşmeden bertaraf etmiş, casusluk girişimlerini engellemiş ve siber saldırılara karşı koymuştur. Ülkemize tehdit oluşturan terör örgütleri ve organize suç yapılarıyla mücadele çalışmalarımızı aktif şekilde sürdürmekte, terör tehditlerini küresel ve bölgesel boyutlarıyla okuyabilen, tüm istihbari ve operasyonel yeteneklerimizin etkileşim içinde olduğu bir metodoloji izlemekteyiz. Bu sayede Teşkilatımızın sahada diğer güvenlik kurumlarımızla koordineli olarak yürüttüğü operasyonlarda farklı ideolojilere ve dış desteğe sahip terör örgütlerinin ve organize suç şebekelerinin faaliyetlerine geçit verilmemektedir. Teşkilatımız yeni nesil suç şebekelerine ve mafyatik yapılara karşı da ilgili güvenlik birimlerimizle yakın işbirliği içerisinde yeni imkan ve kabiliyetler geliştirmektedir. Özellikle gençlerimizi hedef alan ifsat edici ve kriminal faaliyetlerin, bilimsel yöntemlerle ve erken uyarı sistemleriyle önlenmesi için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Terörün her türlüsünü kesin bir dille reddeden ülkemiz, terör tehdidinin ortadan kaldırılmasına yönelik çabalarını 2025 yılında da devam ettirmiştir. DEAŞ, El-Kaide, PKK, FETÖ, DHKP/C gibi terör örgütlerine karşı yürüttüğümüz kapsamlı ve çok boyutlu mücadele, vatanımızın her köşesinin emin, güvenli, huzurlu ve müreffeh bir yer olmasını sağlamada kilit rol oynamaktadır. Kaynağı, kökeni, şekli ve gerekçesi ne olursa olsun terör örgütlerinin fiili eylemlerine, finans kaynaklarına ve propaganda faaliyetlerine karşı mücadelemiz, azim ve kararlılıkla sürecektir. Bu noktada devletimizin iç cepheyi güçlendirerek kendi jeopolitik eksenini tesis etme yolunda attığı adımların en önemli bileşenlerinden birini Terörsüz Türkiye hedefi oluşturmaktadır. Bu hedef; PKK'nın feshinden silah bırakmasına, siyasi reformlardan toplumsal barışın tesisine kadar kapsamlı, çok boyutlu ve çok aşamalı, özgün ve yenilikçi bir dönüşüm projesidir. Siyasi partilerimizin ve toplumun büyük kesiminin desteğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisinde ifadesini bulan milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi perspektifi, sürece kritik ve tarihi katkılar sunmaktadır. Bu süreç iç cephemizi tahkim ederken aynı zamanda yeni bir bölgesel jeopolitiğin de temellerini atmaktadır. Kadim medeniyet mirasımızı stratejik değere dönüştüren adımlar, tarihimizin ve coğrafyamızın ruhuna aykırı müdahalelerin de önüne geçecektir. Terörden arınmış, kardeşlik hukuku ve toplumsal bütünleşme temelinde yükselen yeni dönem, stratejik bir akılla inşa edilen Türkiye Yüzyılı'nın en büyük kazanımlarından biri olacaktır. Türkiye'ye yönelik casusluk girişimleri önlendi Güvenlik şemsiyemizin bir diğer önemli alt başlığı, ülkemize yönelik casusluk girişimlerinin önlenmesidir. Türkiye gibi güçlü ve etkin bir ülkenin casusluk faaliyetlerinin hedefi olması şaşırtıcı değildir. Espiyonaj yöntemlerinin hızla dönüşmesine ve klasik yöntemlerin haricinde; çevrim içi operasyon, paravan yapılar, organize suç örgütlerinden faydalanma, dedektiflerden istifade etme gibi yeni usullere başvurulmasına bağlı olarak istihbarata karşı koyma alanında her daim yüksek bir farkındalık ve artan bir kapasiteyle faaliyet yürütüyoruz. Nitekim geride bıraktığımız yıl da ülkemize karşı yürütülen çalışmaları ve ajan ağlarını deşifre ederek casusluk faaliyetlerini akamete uğrattık. Bu alandaki çalışmalarımız tavizsiz ve hız kesmeden devam edecektir. Vatan savunmasının sınırlarını yalnızca fiziki olarak ele almakla yetinmeyen Milli İstihbarat Teşkilatı; teknik istihbarat ve siber güvenlik atılımları ile siber vatanın korunmasında kilit rol oynamakta, siber savunma mimarisini her geçen gün güçlendirmektedir. En son teknolojik gelişmeler yakından takip edilmekte, Teşkilatımız şahsında ülkemizin bu alandaki yetkinliği en üst seviyeye taşınmaktadır. Bu çerçevede; siber saldırı ataklarına, sosyal medya ve finansal araçlar üzerinden ülkemizi istikrarsızlaştırmak isteyenlere karşı düzenlenen operasyonlar söz konusu çalışmalarımızın somut neticesidir. Yeni sınamalar ve hibrit tehditlere karşı Teşkilatımızın ve devletimizin analiz kabiliyetlerinin geliştirilmesine katkı sunuyoruz. Büyük verinin analiz edilmesi, yorumlanması ve uygulanabilir bilgiye dönüştürülmesi için çok katmanlı ve disiplinler arası usulleri devreye koyuyoruz. İstihbari temeli sağlam, saha bilgisi güçlü, analitik kabiliyeti yetkin Teşkilatımızın, devletimize ve milletimize eksiksiz hizmet vermesi için bundan sonra da tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. *** Milli İstihbarat Teşkilatı; ülke içinde vatandaşımızın huzur ve güvenliğini önceleyen kapsamlı istihbarat faaliyetlerinin yanı sıra sınırlarımızın ötesinde özellikle gerilim ve çatışma bölgelerinde taraflar arasında güvenilir iletişim kanalları tesis ederek, etkili arabuluculuk girişimleriyle muhtelif çatışmaların tırmanmasını engellemekte ve tehditlerin krize dönüşmesini önlemektedir. Teşkilatımızın yürüttüğü istihbarat diplomasisi sessiz, sakin ve derin niteliğiyle bölgesel ve küresel barışa önemli katkılar sunmaktadır. Gazze ateşkesinden Rusya-Ukrayna Savaşına, Somali'den Afganistan-Pakistan hattındaki gerilimlerin azaltılmasına kadar farklı coğrafyalarda, karmaşık ve farklı dinamiklere sahip süreçleri yakından takip ediyor, bölgesel barış ve istikrara katkı veriyoruz. Amacımız, bölgesel düzlemde ve uluslararası alanda karşılıklı güven ve saygıya dayalı bir güvenlik ve istikrar kuşağı oluşturmaktır. Krizlerin ya da krize dönüşmesi muhtemel gerginliklerin ilk aşamasından itibaren devreye girme, tarafların hassasiyetlerini objektif bir şekilde anlama ve çözüm önerileri geliştirme yaklaşımımızın ardında; devletimizin sahip olduğu "komşuluk hukukuna dayalı manevi değerler" ile "güvenlik ve istikrarın kolektif bir olgu olduğu" anlayışı bulunmaktadır. Bu çerçevede istihbarat diplomasisinde yalnızca güce ve operasyonel dile bağlı kalmanın ötesine geçilerek tarafları anlamaya, ortak bir aklı, kültürü ve tarihi, başka bir deyişle "medeniyet hafızasını" hatırlatmaya da odaklanılmaktadır. Suriye Orta Doğu'nun stratejik dengesi açısından kritik olan Suriye meselesinde de iç savaşın başlangıcından sonlanmasına kadar bölgedeki gelişmeler yalnızca insani, siyasi ve güvenlik boyutlarıyla değil bütüncül bakış açısıyla değerlendirilmiştir. 8 Aralık 2024'te aralanan tarihi fırsat penceresi, Suriye'nin sadece Suriyeliler tarafından yönetildiği istikrarlı gelecek için artık geri dönülemez bir noktanın ve umut verici bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olmuştur. Özgür, egemen, birleşik, güvenli, demokratik ve müreffeh bir Suriye ülke içinde huzuru sağlarken bölgenin barış ve istikrarına da katkı verecektir. Suriye'yi bölmeye, siyasi birliğini zayıflatmaya ve egemenlik haklarını ihlal ve tahrip etmeye yönelik tüm dahili ve harici girişimler akim kalmaya mahkumdur. Uluslararası toplumun Suriye'yi kilit bir aktör olarak uluslararası sisteme entegre etme çabalarına önemli katkılarda bulunan ülkemiz ve Teşkilatımız, stratejik sabır ve hikmetle bölgesel barış için Suriye'de istikrarın sağlanması ve korunmasına destek olmaya devam edecektir. Afrika Stratejik rekabetin ivmelendiği bir diğer alan olan Afrika kıtası da ülkemizin öncelik verdiği bölgeler arasındadır. Kıtaya yönelik yaklaşımımız "Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler getirilmesi" vizyonu doğrultusunda şekillenmektedir. Milli İstihbarat Teşkilatı olarak Libya'da istikrar ve denge sağlayıcı tutumumuzdan, Somali'de terörle mücadeleye sağladığımız katkıya ve Sudan'a kadar kıta üzerindeki faaliyetlerimiz birçok ülkenin dikkatini çekmektedir. Çad'dan Nijer'e, Togo'dan Burkina Faso'ya, Tanzanya'dan Kenya'ya kadar Afrika'nın her yerinde istihbarat diplomasisinin olumlu neticeleri alınmaktadır. Derin tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğumuz kardeş Türk devletleri ile geliştirilen işbirliklerinin yanı sıra Balkanlarda da istikrarın sağlanmasında kilit rol oynanmakta, söz konusu ülkelerle istihbari eş güdüm çalışmalarına hız kazandırılmaktadır. Proaktif diplomasi anlayışı ve stratejik istihbarat kabiliyetleriyle bu coğrafyalarda, barışın ve istikrarın tesisine yönelik çabalar bundan sonra da sürecektir. Teşkilatımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devlet aklını merkeze alarak ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla tam bir uyum ve eş güdüm içerisinde ülkemize ve milletimize hizmet etmenin onurunu yaşamaktadır. Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada daha güvenli, daha aydınlık ve daha müreffeh yarınlara kavuşmak hedefiyle Milli İstihbarat Teşkilatı, bir asra yaklaşan kurumsal kimliği, yüzlerce yıllık devlet geleneği ve engin medeniyet hafızasıyla devletimizin bekası ile milletimizin barış ve huzuru için çalışmalarını titiz, özverili ve kararlı bir şekilde devam ettirecektir. Bu vesileyle Teşkilatımızın yüksek ahlaki değerleri kuşanmış, vatan için feda-yı can etmekten çekinmeyen, fedakar ve vefakar isimsiz kahramanlarını selamlıyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Milli İstihbarat Teşkilatı olarak Türkiye Cumhuriyeti'ne ve aziz milletimize hizmet etmenin idrak ve şerefiyle her tür zorluğu aşacağımıza inancımız tamdır. [Büyükelçi Prof. Dr. İbrahim Kalın, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı]

Kaçak Elektrikle Kripto Para İmalatı Haber

Kaçak Elektrikle Kripto Para İmalatı

Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesinde yapay zeka destekli dronlarla yapılan denetimde, kripto para üretilen ahır görünümlü bir tesis bulundu, tesisin elektriğinin kayıt dışı trafoyla sağlandığı ortaya çıktı. Dicle Elektrik'ten yapılan açıklamaya göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki 6 ilde kaliteli, kesintisiz ve kayıpsız enerji hizmeti sağlama hedefiyle kaçak tüketimle mücadele çalışmaları sürüyor. Bu kapsamda Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesinde yapay zeka destekli dronlarla yapılan hava taramasında, dışarıdan ahır gibi görünen bir yapıda olağan dışı enerji tüketimi tespit edildi. Bölgeye yoğunlaşan ekiplerin sahada yaptığı incelemede, yapıda 1600 kilovat gücünde kaçak trafo bulundu. Tesiste kurulan düzenekle günlük 40 bin kilovat saat kaçak elektrik kullanıldığı, bu miktarın yaklaşık 1500 hanenin günlük tüketimine karşılık geldiği belirlendi. Yapılan suç duyurusunun ardından trafoya el konuldu. Tesiste kullanılan bilgisayar sistemleri ve bağlantılı cihazlara ilişkin incelemeler sürüyor. Valilikten açıklama Şanlıurfa Valiliğinden konuya ilişkin yapılan açıklamada, söz konusu adrese yapılan operasyonda kripto para işlemlerinde kullanılan 281 cihaz, 1 elektrik trafosu ile 1 kesici cihazın ele geçirildiği, 2 şüphelinin gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada, şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü ifade edildi.

Şanlıurfa’da Gündem Yapay Zeka Haber

Şanlıurfa’da Gündem Yapay Zeka

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesince, "Bugünden Yarınlara Yapay Zeka Konferansı" düzenlendi. Şanlıurfa Bilim Merkezi'nde gerçekleştirilen konferansın açılışında konuşan Vali Hasan Şıldak, yapay zekanın bilimin ve teknolojinin gelişiminin son aşaması olduğunu belirtti. Bilim Merkezi'nde kurulacak birimde yapay zekanın deneyimlenecek olmasının çok değerli olduğunu dile getiren Şıldak, "Bilimin, teknolojinin yolculuğu belki de hiç tükenmeyecek. Geldiğimiz son aşamadaki en önemli basamaklardan biri de yapay zeka kavramı. Akıllı şehirlerden, akıllı teknolojilerden, akıllı binalardan, robotik ameliyatlardan söz ettiğimiz çağımızda tabi bu da ülke olarak ve şehir olarak içinde bulunmamız gereken, yer almamız gereken bir sürece işaret ediyor." dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ise çocukların ve gençlerin sadece teknolojiyi tüketen değil, onu üreten, dönüştüren bireyler haline gelmesini amaçladıklarını söyledi. Dünyanın en önemli bilim ve sanat merkezlerinden biri olan Ars Electronica ile kurdukları işbirliğinin kendilerine uluslararası perspektif kazandıracağına işaret eden Gülpınar, şöyle konuştu: "TÜBİTAK'ın desteği ve Harran Üniversitesinin akademik katkılarıyla bu projenin bilimsel temelleri sağlam zemin üzerine inşa ediliyor. Bu birliktelik, Şanlıurfa'nın artık yalnızca tarihi mirasıyla değil, bilimsel üretimiyle de anılacağının göstergesidir. Bilim merkezimiz, Kalıcı Yapay Zeka Bölümü'yle öğrenmenin ve üretmenin kalbi olacak. Gençlerimizin fikirleriyle, cesaretleriyle, emeğiyle büyüyen bir Şanlıurfa inşa ediyoruz. Bir zamanlar Göbeklitepe'de ilk medeniyet adımlarını atan insanlar nasıl yeni bir çağ başlattıysa, bugün de sizlerin bilgiyle, teknolojiyle, yapay zekayla yeni bir çağ başlatma sorumluluğunuz var." Programda, Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Mehmet Küçük "Bilim Merkezi Projesi", Ars Electronica Center Temsilcisi Laura Welzenbach "Yapay Zeka Sergi Yaklaşımı", Ahmet Öztürkmen "Sektörel Uygulamalarda Yapay Zeka" ve Mesut Bilgili "Projenin Koordinasyonu" hakkında sunum yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.