Uygulamalarımız appstore googleplay

#Yabancı Dil

gazeteci63.com - Yabancı Dil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yabancı Dil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı Haber

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı

LGS kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Kocatürk, 27 Temmuz'a kadar yapılacak tercihlere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailelerin öncelikle sınav sonucunu çocuğun değerini belirleyen bir ölçüt olarak görmemesi gerektiğini söyledi. Velilerin ilk tepkilerinde eleştiri, kıyaslama veya hayal kırıklığı ifadelerinden kaçınması gerektiğini dile getiren Kocatürk, lise tercihinde yalnızca puan ve okulun başarı sıralamasının değil, öğrencinin hangi derslerden hoşlandığı, nasıl bir ortamda daha iyi öğrendiği, sosyal ihtiyaçları ve geleceğe ilişkin eğilimlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Kocatürk, "Okulun akademik programı, yabancı dil olanakları, sosyal etkinlikleri, ulaşım koşulları ve öğrenci profili çocukla birlikte incelenmelidir. Tercih sürecinde okul psikolojik danışmanlarının görüşünden yararlanılması, öğrencinin güçlü yönlerini daha gerçekçi biçimde görmesine yardımcı olur." dedi. Öğrencilere lise tercihinin hayatın tamamını belirleyen ve geri dönüşü olmayan tek bir karar olmadığının anlatılması gerektiğine dikkati çeken Kocatürk, "Bir öğrencinin geleceğini yalnızca okulun adı değil, çalışma alışkanlıkları, sosyal ilişkileri, kendini geliştirme çabası ve karşısına çıkan fırsatları nasıl değerlendirdiği belirler. Aileler ve eğitimciler, felaketleştirici ifadeler yerine farklı okullarda da başarılı ve mutlu olunabileceğini somut örneklerle açıklamalıdır. Tercih listesi oluşturulurken öğrenciye seçenekler sunulması ve karar sürecine aktif olarak katılması, kontrol duygusunu artırarak kaygısını azaltır." diye konuştu. Öğrencinin beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kocatürk, yalnızca akademik başarıya odaklanmak yerine öğrencinin sanat, spor, yabancı dil, teknoloji veya sosyal alanlardaki ilgilerinin de değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. "'Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı' tepkisi kaygıyı artırır" Eğitim uzmanı Banu Yapıcı ise ailelerin sınav sonucunu çocuğun kişiliğiyle ve değeriyle özdeşleştirmemesi gerektiğini söyledi. Yapıcı, bir öğrencinin sınavdan aldığı puanın zekasının, yeteneğinin, çalışkanlığının veya gelecekteki başarısının kesin ölçüsü olmadığını kaydederek, bu sonucun öğrencinin belirli bir günde ve koşullarda ortaya koyduğu akademik performansı gösterdiğini belirtti. Başka öğrencilerle karşılaştırma yapmanın veya "Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı." şeklindeki ifadelerin öğrencinin kaygısını artırdığına dikkati çeken Yapıcı, ailelerin çocuklarına "Sonucun ne olursa olsun senin yanındayız. Şimdi birlikte, senin için en doğru yolu belirleyeceğiz." şeklinde yaklaşması gerektiğini ifade etti. Yapıcı, çocuğa sınav sonucundan dolayı baskı kurmak yerine çözüm odaklı yaklaşmanın daha sağlıklı olduğunu aktararak, aileler için temel ilkenin önce duyguların ardından doğru tercihin yönetim süreci olduğunu anlattı. Okul tercihi yapılırken öğrencinin ilgi alanları, kişilik özellikleri ve yeteneklerinin psikolojik açıdan dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, şöyle devam etti: "Tercih süreci, öğrenciyi bir okulun puanına yerleştirme işlemi olarak görülmemelidir. Asıl amaç, öğrenciyi gelişebileceği doğru eğitim ortamıyla buluşturmaktır. Milli Eğitim Bakanlığının tercih bilgilendirme kılavuzu da tercih sürecinde öğrencinin akademik durumu, ilgi alanları, sosyal özellikleri ve gelecek beklentilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu değerlendirme yapılırken üç temel soru sorulmalıdır. Öğrenci neyi yapmaktan hoşlanıyor? Fen bilimleri, teknoloji, yabancı dil, sanat, spor, sosyal bilimler veya üretim temelli çalışmalar arasında hangi alanlara doğal bir merak duyuyor? Hangi ortamda daha iyi gelişiyor? Burada yalnızca öğrencinin 'Hangi mesleği istediğine' bakmak yeterli değildir. On dört yaşındaki bir öğrencinin meslek kararının zaman içinde değişmesi doğaldır. Bu nedenle öğrencinin tek bir mesleğe yönlendirilmesi yerine ilgi ve yeteneklerini keşfedebileceği zengin bir lise ortamı seçilmelidir." Ailelerin yüksek beklentiler oluşturmasının doğru olmadığını vurgulayan Yapıcı, araştırmaların, gerçekçi ve destekleyici beklentilerin başarıyı güçlendirebildiğini gösteren sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti. Yapıcı, araştırmaların, öğrencinin kapasitesinin çok üzerine çıkan beklentilerin kaygı, yetersizlik duygusu ve mükemmeliyetçilik baskısı oluşturabileceğini gösterdiğini kaydetti. Tercihte öğrenciye söz hakkı verilmeli Tercih görüşmelerinde öğrenciye söz hakkı verilmesi gerektiğine dikkati çeken Yapıcı, "Anne ve baba rehberlik etmeli ancak öğrencinin yerine karar vermemelidir. Çünkü istemediği bir okulda eğitim gören öğrenci, okulun akademik imkanları güçlü olsa bile aidiyet ve motivasyon sorunu yaşayabilir." dedi. Lise seçiminin öğrencinin eğitim yolculuğunu etkilediğini, geleceğini tek başına belirlemediğini vurgulayan Yapıcı, "Öğrencinin çabası, öğretmenleriyle kurduğu ilişki, edindiği arkadaşlıklar, katıldığı projeler, geliştirdiği yabancı dil, sosyal becerileri ve zaman içinde aldığı kararlar da geleceğinde belirleyicidir. Yanlış seçim korkusunu azaltmanın en etkili yolu, tercihleri söylentilerle değil, okul ziyaretleri, rehberlik görüşmeleri, güncel veriler ve öğrencinin bireysel özellikleri üzerinden oluşturmaktır." diye konuştu. Yapıcı, hiçbir sonucun bir çocuğun gelecekte neler yapabileceğini bütünüyle gösteremeyeceğini kaydetti. Öğrencide uzun süren içe kapanma, yoğun değersizlik düşüncesi, uyku ve iştah bozukluğu, öfke patlamaları, okuldan tamamen uzaklaşma veya kendine zarar verme söylemleri görülüyorsa profesyonel psikolojik destek alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, "Ailelerin geleceği planlarken yaptığı en önemli hatalardan biri bugünün popüler mesleklerini geleceğin kesin meslekleri olarak görmektir. Teknoloji hızla gelişirken bazı meslekler dönüşmekte, yeni uzmanlık alanları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle çocukları tek bir mesleğin görevlerine hazırlamak yerine, farklı alanlara uyum sağlayabilecek güçlü bir gelişim altyapısına sahip olmaları hedeflenmelidir." değerlendirmesini yaptı. Tercih döneminde "geçmiş yıllardaki okul puanlarını kesin sınır olarak görmenin", okulun yalnızca akademik başarısına odaklanmanın ve çocuğun fikrini dinlemeden tercih listesinin aile adına hazırlanmasının çok yanlış olduğunu dile getiren Yapıcı, öğrencinin tercih sürecinin öznesi olması gerektiğine değindi. "Bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor" Eğitim ve pedagoji danışmanı Gülcan Öncel de LGS kapsamındaki sınavın asla bir çocuğun değerini belirlemediğini söyledi. Her çocuğun farklı olduğunun tercih sırasında dikkate alınması gerektiği kaydeden Öncel, "Bazı öğrenciler rekabet ortamında motive olurken bazıları daha sakin ve destekleyici bir ortamda kendini gösterebilir. Bu nedenle tercih yaparken yalnızca puana değil, öğrencinin ilgi alanlarına, güçlü yönlerine, sosyal yapısına ve gelecekte nasıl bir yaşam hayal ettiğine de bakmak gerekiyor." dedi. Sınav sonuçlarından memnun olmayan aileler ve öğrencilerin öz güven kırıcı yaklaşımlardan kaçınması gerektiğinin altını çizen Öncel, lisenin aynı zamanda yeni arkadaşlıkların kurulduğu, kimlik gelişiminin hızlandığı önemli bir dönem olduğunu vurguladı. Artık çocukları yalnızca bir mesleğe değil, sürekli değişen bir dünyaya hazırladıklarını aktaran Öncel, "Ezber bilgi kadar, merak eden, araştıran, öğrenmeyi seven, problem çözebilen ve değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek çok daha önemli hale geldi. Bence geleceğin en güçlü becerisi, öğrenmeye devam edebilmek. Çünkü bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor ama öğrenmeyi bilen bireyler, bu değişime çok daha kolay uyum sağlayabiliyor." ifadelerini kullandı.

2026 YKS Sonuçları Açıklandı Haber

2026 YKS Sonuçları Açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonuçlarının "https://ykssonuc.osym.gov.tr/" internet adresinden erişime açıldığını bildirdi. Ersoy, 2026-YKS sonuçlarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yoğun çalışma dönemi geçirerek sınava hazırlanan adayları, onlara destek olan aileleri ve sürece aktif katkı sağlayan tüm eğitim camiasını tebrik eden Ersoy, üniversiteye yerleşeceklerin öğrenimlerini en iyi şekilde tamamlayacaklarına ve ülkeye faydalı görevler üstleneceklerine olan inancının tam olduğunu belirtti. YKS'nin tamamlanmasıyla birlikte başlayan heyecanlı bekleyişin bugün itibarıyla sona erdiğini aktaran Ersoy, "Yaklaşık 2,5 milyon adayın başvurduğu YKS sonuçlarını ilan ettik, hayırlı olsun. Sınav sonuçlarını kurumsal web sayfamız 'https://ykssonuc.osym.gov.tr/' linki üzerinden öğrenebilirsiniz. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih sürecimiz başlayacak. 2026-YKS tercih işlemleri, 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek." ifadelerini kullandı. Tercih sürecinde adayların ilgi alanları ve yeteneklerini dikkate almalarını, tercih edecekleri alanları iyi araştırmalarını, yayımlayacakları kılavuzdan bölümlere ilişkin bilgileri dikkatlice okumalarını tavsiye eden Ersoy, adayların yapacakları tercihlerin hayırlı olmasını diledi. 2 soru iptal edildi ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruda, şu ifadeler kullanıldı: “20-21 Haziran 2026 tarihlerinde uygulanan 2026-YKS'nın madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş ve 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır.” YKS şampiyonları ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS'de dereceye giren adayları şu şekilde açıkladı: "Temel Yeterlilik Testi (TYT) birincilerimiz; İlker Uyanıker Yıldız Teknik Üniversitesi Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi-İstanbul, Abdullah Uslu Eskişehir Fatih Fen Lisesi-Eskişehir, Miraç Koşar, Şanlıurfa Fen Lisesi-Şanlıurfa Doğa Erdemir, Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Şerif Efe Dartar, Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul. Alan Yeterlilik Testleri (AYT) birincilerimiz; sayısal alanında Şerif Efe Dartar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, sözel alanında Enes Salahaddin Coşkun Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, eşit ağırlık alanında Tuğsem Bahar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul. Yabancı Dil Testi (YDT) birincilerimiz; Almanca Eylül Uyar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, Arapça Ammar Moataz Mohamed Ibrahım Mahmoud Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, Fransızca Sena İlhan Açık Öğretim Lisesi-Denizli, İngilizce Doğa Erdemir Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Rusça Ela Demirel Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi-İstanbul." Kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranları daha yüksek Ersoy, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adayın 2 milyon 255 bin 76'sının sınava katıldığını, 170 bin 551 adayın ise sınava girmediğini bildirdi. AYT'ye başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 1 milyon 473 bin 113'ünün sınava katıldığını aktaran Ersoy, YDT'ye başvuran 203 bin 640 adaydan da 143 bin 270'inin sınava katıldığını, 60 bin 370 adayın bu oturuma girmediği bilgisini paylaştı. TYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 91,48'inin, TYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 94,21'inin, AYT'ye başvuran erkek adayların yüzde 88,09'unun, AYT'ye başvuran kadın adayların yüzde 92,33'ünün sınava katıldığını bildiren Ersoy, YDT'de ise erkeklerde yüzde 63,81, kadın adayların ise yüzde 74,99'unun oturuma katıldığının altını çizerek, tüm testlerde kadın adayların erkek adaylara göre sınava katılım oranlarının daha yüksek olduğunu kaydetti. AYT'deki 11 alt testten 8'inde erkek adayların, 3'ünde ise kadın adayların ortalaması daha yüksek Ersoy, 2026-YKS'de üç oturumda uygulanan testlerde toplam 680 soru sorulduğunu bildirdi. YKS testlerinin ortalamalarına ilişkin bilgiler veren Ersoy, şöyle devam etti: “2026-TYT'de ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin doğru cevap sayısı ortalamaları; Türkçe (40 soru) testinde 20,5, sosyal bilimler (20 soru) testinde 10,2, temel matematik (40 soru) testinde 6,8 ve fen bilimleri (20 soru) testinde 4,3'tür. AYT matematik (40 soru) testinin ortalaması, 7,0. AYT fen bilimleri testinin ortalamaları; fizik (14 soru) alt testinde 2,7, kimya (13 soru) alt testinde 2,2 ve biyoloji (13 soru) alt testinde 3,0 oldu. AYT Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinin ortalamaları; Türk dili ve edebiyatı (24 soru) alt testinde 6,1, tarih-1 (10 soru) alt testinde 2,6, coğrafya-1 (6 soru) alt testinde 1,7. AYT sosyal bilimler-2 testinin ortalamaları; tarih-2 (11 soru) alt testinde 1,7, coğrafya-2 (11 soru) alt testinde 2,1, felsefe grubu (12 soru) alt testinde 1,6, (DKAB) din kültürü ve ahlak bilgisi/ek felsefe grubu (6 soru) alt testinde 1,9 olmuştur. YDT'nin ortalamaları ise; Almanca testinde 43,0, Arapça testinde 44,3, Fransızca testinde 46,1, İngilizce testinde 37,1, Rusça testinde 56,9 olarak gerçekleşti.” Ersoy, TYT'deki Türkçe ve sosyal bilimler testinde kadın adayların doğru cevap sayısının ortalaması erkek adaylara göre daha yüksek olduğunu, temel matematik ve fen bilimleri testlerinde ise erkek adayların doğru cevap ortalamasının kadınlara göre daha yüksek gerçekleştiğini belirtti. AYT'deki 11 alt testten 8'inde erkek adayların ortalamasının, 3'ünde ise kadın adayların ortalaması daha yüksek olduğunu aktaran Ersoy, YDT'de ise Arapça ve Rusça dillerinde kadın adayların, Almanca, Fransızca ve İngilizce'de ise erkek adayların ortalamasının daha yüksek sonuçlandığını vurguladı. YÖK Başkanı Özvar'dan 2026-YKS sonuçlarına ilişkin paylaşım Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, NSosyal hesabından 2026-YKS sonuçlarına ilişkin paylaşımda bulundu. Özvar, şunları kaydetti: "Sonuçların tüm adaylarımız ve aileleri için hayırlı olmasını diliyorum. Sevgili gençler, şimdi tercih dönemi başlıyor. Tercihlerinizi yaparken ilgi alanlarınızı, yeteneklerinizi ve hedeflerinizi dikkate almanızı, bilhassa yapay zeka, dijital teknolojiler ve geleceğin mesleklerine yönelik yeni lisans ve ön lisans programlarımızı dikkatle değerlendirmenizi tavsiye ediyorum. Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizle birlikte sizleri en iyi şekilde karşılamaya hazırız. Hepinize başarılar diliyorum."

Karne Heyecanına Sayılı Günler Haber

Karne Heyecanına Sayılı Günler

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, 26 Haziran Cuma günü karnelerini alarak yaz tatiline girecek. Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında 2025-2026 eğitim-öğretim yılı, 8 Eylül 2025'te başlatıldı. Birinci dönem ara tatili 10-14 Kasım 2025, ikinci dönemdeki ara tatil ise 16-20 Mart tarihlerinde yapıldı. 2 Şubat'ta başlayan ikinci dönem, 26 Haziran Cuma günü sona erecek. Öğrenciler, eğitim-öğretim yılının yorgunluğunu 26 Haziran'daki son ders zilinin ardından atacak. Okulların son haftasında öğrencilerin zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve ahlaki açıdan çok yönlü gelişimleri için çalışma yürüten MEB, "Dönem Sonu Kültür, Sanat ve Spor Faaliyetleri Haftası Planı" hazırladı. Sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif gelişimi bütüncül yaklaşımla desteklemeyi amaçlayan faaliyet haftasında "erdem-değer-eylem" çerçevesinde planlanan etkinliklerle öğrenciler, eğlenerek öğrenecek. Velilere külfet çıkarmadan, okulların imkanları dahilinde öğrencilerin ilgisini çekecek şekilde uygulanması istenen faaliyetlerle, öğrencilere oyun yoluyla öğrenmenin teşvik edilmesi amaçlanıyor. Öğretmenler mesleki çalışma seminerini çevrim içi yapacak Öğretmenlere yönelik 29-30 Haziran'da gerçekleştirilecek "2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri" çevrim içi düzenlenecek. Yönetici ve öğretmenler, "2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri"ni 5 Temmuz Pazar günü saat 23.59'a kadar tamamlayabilecek. Mesleki çalışma semineri, "Bağımsızlık (Bağımlılık) ve Aile" ile "Dijital Çağ ve Aile" konularında hazırlanan eğitim içeriklerinden oluşacak. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin uygulanmasına devam edildi Bakanlık, 2025-2026 eğitim öğretim yılında ücretsiz verilmek üzere hazırlanan yaklaşık 184 milyon ders kitabını okullara dağıttı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki yeni müfredatın öğretim programları, bu eğitim öğretim yılında ana sınıfı ve uygulama sınıflarında, ilkokul 1 ile 2, ortaokul 5 ile 6, ortaöğretim hazırlık ve 9 ile 10'uncu sınıflarda kademeli olarak uygulandı. MEB, yapılan yönetmelik değişikliğiyle bu eğitim öğretim yılında okullarda "kıyafet uygulaması" da başlattı. İlkokul, ortaokul ve liselerdeki okul kıyafetleri, velilere maddi külfet haline gelmesini önlemek amacıyla okul aile birliği ile öğretmenler kurulundan görüş alınarak, özel işaret, baskı ve desen gibi kısıtlayıcı ayrıntılara yer verilmeden okul müdürlüklerince belirlendi. "Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri yapıldı Bakanlıkça, bu eğitim öğretim yılı, "Her Çocuk Bir Fidan, İlk Ders Yeşil Vatan" temasıyla başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile imzalanan "Köklerden Geleceğe Nefes Protokolü" doğrultusunda okulların ilk gününde "Her Çocuk Bir Fidan" temalı kısa film tüm okullarda gösterildi ve tüm ilkokul öğrencilerine fidan dağıtıldı. MEB, 2025-2026 eğitim öğretim yılı boyunca çevre ve sürdürülebilirlik bilincinin güçlendirilmesi amacıyla tüm okullarda "Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinliklerini hayata geçirdi. Eylülden hazirana kadar her ay farklı bir temanın işlendiği uygulama kapsamında tohum, toprak ve temiz hava, afetler ve dayanıklılık, orman, iklim değişikliği, su verimliliği, sıfır atık ve çevre gibi başlıklarda ülke genelinde kapsamlı çalışmalar yürütüldü. "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri düzenlendi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla 81 ile gönderilen yazıyla ramazan ayı boyunca Türkiye genelindeki okullarda "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla kapsamlı etkinlikler düzenlendi. Etkinliklerle öğrencilerin kültürel miras, paylaşma, dayanışma ve yardımlaşma değerleri etrafında buluşması amaçlandı. Söyleşilerden sanat etkinliklerine, geleneksel oyunlardan sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar çok sayıda faaliyet hayata geçirildi. Ayrıca okullarda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında, nisan ayı boyunca okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik "Maarifin Kalbinde Çocuk", mayıs ayında ise mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" temalı etkinlikler yapıldı. İkinci dönemin ilk haftasının teması "Bayrak Sevgisi" oldu Bu eğitim öğretim yılının ikinci döneminin ilk haftası bayrak sevgisi, birlik ve ortak aidiyet bilincini güçlendirmeye yönelik "Bayrak Sevgisi" temalı eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla başladı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin milli, manevi ve kültürel değerlerle bütünleşmiş, birlik, beraberlik ve kardeşlik bilinci gelişmiş bireyler olarak yetişmelerine katkı sunulması için okul binaları Türk bayrakları ile donatıldı. Bayrak sevgisi temalı resim, şiir, kompozisyon, afiş yarışmaları ile sergiler, sanatsal ve kültürel çalışmalar düzenlendi. Okul dışı öğrenme desteklendi Öğrencilerin katılımıyla hazırlanan "Haberimiz Olsun" haber bültenleri, Eğitim Bilişim Ağı (EBA), EBA YouTube ve TRT EBA üzerinden yayın hayatına başladı. "Haberimiz Olsun" haber bültenleriyle çocukları bilgiye doğru ve güvenilir kaynaklardan ulaşabilmeleri, edindiği bilgileri sorgulayan, ayırt eden ve ahlaki kurallar çerçevesinde kullanan bireyler olarak yetişmeleri amaçlandı. Bültenle, öğrencilerin geleneksel medyada ve dijital ortamlarda karşılaştıkları içerikleri bilgi ve medya/sosyal medya okuryazarlığı kapsamında eleştirel bakış açısıyla değerlendirebilmeleri de hedeflendi. MEB, okul dışı öğrenme ortamlarının eğitim sürecine daha etkin entegre edilmesi için öğretmenlerin derste anlattıkları konuya uygun müze, kütüphane ve bilim merkezi gibi mekanlara tek tıkla erişebileceği, sanal turlardan da yararlanabileceği "Okul Dışı Öğrenme" dijital platformunu hayata geçirdi. Yerli ve milli mesajlaşma uygulaması BiP üzerinden Öğretmen Bilgi Servisi (ÖBS) ve Okul-Veli Asistanı (OVA) kuruldu. Böylelikle iki mesajlaşma servisiyle hem öğretmenlerin velilerle doğrudan iletişim kurabilmesi hem de velilerin öğrencilerinin notlarına, devamsızlık ve sınav tarihi gibi bilgilerine anlık ulaşması sağlandı. DİLİM Platformu erişime açıldı Bu eğitim öğretim yılı kapsamında dijitalleşme alanında en son hayata geçirilen platform ise "Türkiye'nin Yabancı Dil Öğrenme Platformu (DİLİM)" oldu. Yapay zeka destekli DİLİM, İngilizce içerikler Bakanlık bünyesindeki öğretmenler tarafından geliştirildi. Türk kültürünü, değerlerini ve yaşam biçimini yansıtan özgün içeriklere yer verilen platformda, milli ve dini bayramlar, geleneksel yaşam unsurları ve kültürel değerler dil öğrenme süreçlerinin doğal bir parçası olarak sunuldu. Yurt dışında yaşayan vatandaşların çocuklarının Türkçe ile bağlarını güçlendirmeyi amaçlayan platformun, Türkiye'de yaşayan yabancıların Türkçe öğrenme süreçlerini desteklemesi ve Türkçenin uluslararası ölçekte daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sunması planlanıyor. LGS kapsamındaki merkezi sınav yapıldı Bakanlıkça, 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav 13 Haziran'da yapıldı. 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla yurt içi ve yurt dışında düzenlenen sınavda, bu yıl velilerin onay verdiği 924 bin 191 öğrenciye ilk kez beslenme paketi dağıtıldı. Ayrıca merkezi sınavda güvenliğin artırılması amacıyla, sınav binalarının girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evrakının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu da gerçekleştirildi. MEB'in takvimine göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül'de başlayacak.

YKS Maratonu Hafta Sonu Başlıyor Haber

YKS Maratonu Hafta Sonu Başlıyor

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca düzenlenecek, 2 milyon 425 bin 628 adayın başvuru yaptığı 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) 20-21 Haziran'da gerçekleştirilecek. ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, uzun ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından YKS'de son haftaya girildi. Açıklamada, sınava ilişkin bilgiler veren ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 20 Haziran Cumartesi günü saat 10.15'te yapılacak YKS'nin birinci oturumu olan Temel Yeterlilik Testine (TYT) 2 milyon 425 bin 628 adayın başvurduğunu belirtti. Ardından 21 Haziran Pazar günü saat 10.15'te yapılacak YKS'nin ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testlerine (AYT) 1 milyon 627 bin 960 adayın katılacağını aktaran Ersoy, aynı gün saat 15.45'te gerçekleşecek üçüncü oturum olan Yabancı Dil Testine (YDT) ise İngilizceden 195 bin 51, Arapçadan 4 bin 178, Almancadan 2 bin 550, Rusçadan 941, Fransızcadan 919 olmak üzere toplam 203 bin 639 adayın katılacağını bildirdi. Bu yıl 921 bin 248 adayın YKS'ye ilk kez başvurduğuna işaret eden Ersoy, "665 bin 113 aday ikinci kez, 447 bin 67 aday üçüncü kez, 198 bin 904 aday dördüncü kez, 193 bin 296 aday ise beş ve daha fazla kez sınava başvuruda bulunmuş durumda." ifadesini kullandı. En genç aday 16, en yaşlı aday 87 yaşında Ersoy, adayların okul türleri ve öğrenim durumlarına değinerek, adayların 978 bin 408'inin Anadolu lisesi, 514 bin 809'unun meslek lisesi, 294 bin 52'sinin açık öğretim lisesi, 186 bin 800'ünün imam hatip lisesi, 104 bin 273'ünün fen lisesi mezunlarının oluşturduğunu, 347 bin 286 adayın ise diğer lise türlerinden sınava başvurduğunu kaydetti. Sınavın en genç adayının 16, en yaşlı adayının ise 87 yaşında olduğunu, 50 yaş ve üzeri 20 bin 158 adayın başvuruda bulunduğunu dile getiren Ersoy, "2026-YKS'ye başvuranların 1 milyon 324 bin 509'unu kadın, 1 milyon 101 bin 119'unu erkek adaylar oluşturdu. Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen 34 yaş üstü kadın kontenjanından yararlanmak isteyen aday sayısı ise 83 bin 741 oldu." bilgisini paylaştı. Ersoy, şehit ve gazi yakınları ile gazilerin sınav, başvuru hizmet ve yerleştirme ücretlerinden muaf olduğunu, bu kapsamda 10 bin 880 adayın sınav ücretinden muaf tutulduğunu vurguladı.

Üniversiteli Gençlerle Buluştu Haber

Üniversiteli Gençlerle Buluştu

Başkan Gülpınar: “Siyaset Değil, Hizmet Konuşmalıyız” Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, üniversiteli gençlerle samimi ve verimli bir buluşmada bir araya geldi. Üniversiteli gençlerle buluşmasında “siyaset değil, hizmet” vurgusu yapan Başkan Gülpınar; felsefe, mantık, yabancı dil ve insani değerlerin güçlü bir şehir ve sağlıklı bir toplumun temelini oluşturduğunu ifade etti. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından Şanlıurfa Bilim Merkezi’nde düzenlenen programda; gençlerin şehirden beklentileri, üniversite hayatında karşılaştıkları ihtiyaçlar ve Şanlıurfa’nın gençlik vizyonu ele alındı. Programın ilk bölümünde Başkan Gülpınar, kendi üniversite yıllarından ve mesleki yaşamından örnekler paylaşarak gençlere yönelik tavsiyelerde bulundu. Göreve geldikleri günden bu yana yoğun bir tempo içerisinde çalıştıklarını belirten Gülpınar, ciddi yapısal sorunlarla mücadele ettiklerini ancak bu süreçte temel değerlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Başkan Gülpınar: “Siyaseti Bir Kenara Bıraktım” Konuşmasında siyasetin değil hizmetin ön planda olması gerektiğinin altını çizen Başkan Gülpınar, “Bu makamda mesele siyaset değil, hizmettir. Seçim, makam ya da adaylık gibi bir derdim yok. Eleştiri yerine proje üretmenin ve kendini anlatmanın daha doğru olduğuna inanıyorum” dedi. Gençlere özellikle felsefe ve mantığın önemini anlatan Gülpınar, toplumda en çok kaybedilen değerlerden birinin mantık olduğunu belirterek, “Mantık kaybolduğunda eleştiri de anlamını yitiriyor, geriye sadece yıpratma kalıyor” dedi. Başkan Gülpınar, Şanlıurfa’da kız çocukları başta olmak üzere “mantık ve felsefe okulu” kurmayı hedeflediklerini söyledi. “Yabancı Dil Ve İnsani Değerler Şart” Teknoloji ve yapay zekânın hayatı kolaylaştırdığını ancak insani vasıfların kaybedilmemesi gerektiğini söyleyen Başkan Gülpınar, iletişim ve toplumsal bağların zayıflamasının toplum için ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. Gençlere en az bir yabancı dili çok iyi öğrenmeleri tavsiyesinde bulunan Gülpınar, yabancı dilin öğrencilikten meslek hayatına kadar her aşamada kendisine büyük avantaj sağladığını aktardı. Sağlık uyarısında da bulunan Başkan Gülpınar, yoğunluk ve stres içerisinde ayakta kalmanın yolunun uykuyu ve sağlığı ihmal etmemekten geçtiğini söyledi. Hayatındaki rol modelin dedesi olduğunu belirten Gülpınar, “İnsanın karakteri, değerleri ve duruşu çok küçük yaşlarda oluşuyor” diye ifade etti. Programın ikinci bölümünde soru–cevap formatında ilerleyen oturumda üniversite öğrencileri söz alarak görüş, öneri ve projelerini doğrudan Başkan Gülpınar’a iletti. Gençlerin sosyal, kültürel, eğitim ve istihdam alanlarındaki beklentileri not alınarak ilgili birimlerde değerlendirilmek üzere kayıt altına alındı. Programın sonunda Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Başkanı Av. Mehmet Murat Topal tarafından Başkan Mehmet Kasım Gülpınar’a teşekkür plaketi takdim edildi. Buluşma, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.