Uygulamalarımız appstore googleplay

#Uzak Doğu

gazeteci63.com - Uzak Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uzak Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Domates İhracatında Büyük Artış Haber

Domates İhracatında Büyük Artış

Türkiye'nin domates ihracatı, bu yılın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,19 artarak 304 milyon 171 bin dolara yükseldi. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-eylül döneminde 291 milyon 912 bin dolarlık domates ihracatı gerçekleştiren Türkiye, bu yılın aynı döneminde 49 ülkeye 304 milyon 171 bin dolarlık ürün sattı. Domates ihracatında ilk sırada yer alan Romanya'ya, bu yılın 9 ayında 67 milyon 637 bin dolarlık domates satıldı. Bu ülkeyi 32 milyon 618 bin dolarla Rusya ve 30 milyon 438 bin dolarla Bulgaristan izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının artarak devam etmesinin ülke ekonomisi açısından önemli olduğunu söyledi. Türkiye'nin domates ihracatının 2026'nın 9 ayında 304 milyon 171 bin dolara ulaşmasının ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,19 artış göstermesinin sektör açısından olumlu bir tablo ortaya koyduğunu belirten Yılmaz, 2025 yılında iklim koşulları ve üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle ihracatın 401 milyon 193 bin dolar seviyesinde kaldığını ifade etti. Yılmaz, ihracattaki artışın yıl sonuna kadar devam etmesini beklediklerini dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu: "9 aylık performansa baktığımızda, yıl sonunda 2025 yılındaki 401 milyon dolarlık ihracat seviyesinin üzerine çıkma ihtimalimizi yüksek görüyorum. 2026'nın 9 ayında aylık ortalama yaklaşık 33,8 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. 401 milyon doları aşabilmek için yılın son üç ayında toplam yaklaşık 97 milyon dolarlık ihracat yeterli olacak. Bu da aylık ortalama yaklaşık 32,3 milyon dolar anlamına geliyor. Mevcut tempo korunursa geçen yılın rakamını aşmamız mümkün görünüyor." İhracatta yalnızca toplam değerin değil, ihraç edilen miktar ile kilogram başına ihracat değerinin de dikkate alınması gerektiğine işaret eden Yılmaz, katma değerin sektör açısından daha önemli hale geldiğini vurguladı. "Hedef, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir yeni pazarlar oluşturmak" Yılmaz, 2026'nın ilk yarısında kilogram başına ihracat değerinin yaklaşık 1,56 dolara yükseldiğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu, Türk domatesinin daha yüksek değerle pazarlanabildiğini gösteriyor. Türkiye'nin 2025 yılında 51 ülkeye 402 bin tonun üzerinde domates ihracatı gerçekleştirdiğini biliyoruz. Bu nedenle sektörün bundan sonraki hedefi sadece mevcut pazarlardaki satışları artırmak değil, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir yeni pazarlar oluşturmak olmalı. Türkiye'nin domates üretiminde önemli bir rekabet avantajı var. Modern sera yatırımlarının artması, yılın daha uzun dönemlerinde standart ve kaliteli ürün tedarik edebilmemiz açısından ihracat potansiyelimizi de güçlendiriyor. Özellikle Avrupa'nın yanı sıra Uzak Doğu, Orta Doğu, İngiltere ve Kuzey Amerika gibi pazarlarda pazar çeşitliliğimizi artırmamız gerektiğini düşünüyorum." Sektörün yeni pazar arayışlarının sürdüğünü aktaran Yılmaz, Türkiye'nin domates ihracatında daha geniş bir coğrafyaya ulaşmasının önem taşıdığını vurguladı. Yılmaz, Türkiye'nin domates ihracatını gelecek yıllarda çok daha yüksek seviyelere taşıyacak kalıcı yeni pazarlar oluşturmanın temel hedef olduğunu sözlerine ekledi.

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor Haber

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor

Tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla birçok medeniyetin izlerini taşıyan Mardin'de, ilkbaharın da etkisiyle turizm hareketliliği arttı. "Dinlerin ve dillerin buluştuğu yer" olarak nitelendirilen ve açık hava müzesini andıran tarihi şehir, yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Camileri, medreseleri, kiliseleri ve taşın oya gibi işlendiği evleriyle göz kamaştıran kent, son yılların en popüler rotalarından biri haline geldi. İlkbaharın tadını çıkarmak isteyen yerli ve yabancı turistler, tarihi mekanların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Mardin Müzesi, Kasımiye ve Zinciriye medreseleri, Deyrulzafaran Manastırı ile Dara Antik Kenti gibi mekanları ziyaret edenler, kentin sokaklarında geçmişin izlerine şahit oluyor. Yaşanan yoğunluk kentin konaklama sektörüne de yansıyor. 20 bin yatak kapasitesine sahip kentteki oteller, hafta sonları tamamen dolarken hafta içi de yüzde 70'in üzerinde dolulukla hizmet veriyor. "Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok" Mardin Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Aslan Paşaoğlu, AA muhabirine, kent turizminde özellikle ilkbaharda yoğunluk yaşandığını söyledi. Yağışlı dönemin ardından havaların ısınmasıyla kentin yerli ve yabancı turistleri ağırlamaya başladığını belirten Paşaoğlu, şöyle konuştu: "Şu an için hafta sonları yüzde 100'lük doluluk oranımız var. Hafta ortası da yüzde 70'lerdeyiz. Yurt dışından da misafirlerimiz gelmeye başladı. Uzak Doğu'dan, Rusya'dan, Avrupa'dan da gelenler var. Mardin kültür şehri, birçok din ve dil bir arada yaşıyor. Ayrıca görmüş olduğunuz gibi harika bir mimarimiz var. Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok. Kültür turizmi için gelen birçok vatandaşımız var. Bunun için biz de seviniyoruz." Yapılan tanıtımların, çekilen dizi ve filmlerin turizme önemli katkı sunduğuna işaret eden Paşaoğlu, herkesin burada yaşayan kültürü görmeyi arzu ettiğini vurguladı. "Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor" Mardin'in turizmde kabuğunu kırdığını ve her yıl hak ettiği değere doğru hızla ilerlediğini ifade eden Paşaoğlu, "Mardin artık bir marka şehir oldu. Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor." dedi. "Doğanın canlanmasıyla turizmimiz de canlandı" Tarihi Kasımiye Medresesi'nde gönüllü rehberlik yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi Özlem Tekin de kente gelen yerli ve yabancı misafirlerin ilk uğradığı yerlerin başında medresenin geldiğini ve özellikle bahar dönemlerinde çok fazla ilgi gördüğünü söyledi. Tekin, her gün kuyruk oluşan medreseyi günlük 4 binin üzerinde kişinin ziyaret ettiğini aktararak, "Bu da bize turizmin ne kadar yoğun olduğunu gösteriyor. Normalde saat 08.30'da mesai başlıyor. Biz öncesinden gelmemize rağmen burada turların olduğunu görüyoruz. Yoğunluk nedeniyle de yaz saati uygulamasına geçtik. Saat 19.00'a kadar turlarımız geliyor. Yoğunluktan biz molaya bile çıkamıyoruz. Mardin'de doğanın canlanmasıyla beraber turizmimiz de canlandı. Bütün misafirlerimizi de Mardin'e bekliyoruz." diye konuştu. "Fransa'da böyle otantik yapılar yok" Fransa'dan gelen Türk asıllı Evinne Faraj da gezmek için ilk kez geldikleri Mardin'i çok beğendiklerini söyledi. Faraj, "Henüz 4 saattir buradayız buna rağmen çok güzel. Paris'te yaşıyoruz. Fransa'da böyle otantik yapılar yok. Burası çok tarihi kültürlü bir şehir. O yüzden buraya gelmeyi çok istiyordum. İnsanları da çok samimi, çok iyi." dedi. Fransız Maria Denis de Türkiye'yi çok sevdiğini, daha önce birçok şehrini gezdiğini ancak ilk kez Mardin'e geldiğini anlatarak, "Havalimanından indiğimden beri burayı da çok sevdim. İnsanları, şehri, her yeri çok güzel." dedi. İsviçre'den gelen Estelle Dousse de kenti çok beğendiğini, tarihi yapıları görünce şaşkınlık ve hayranlık yaşadığını ifade ederek, tarihi ve turistik yerleri gezmenin heyecanını yaşadığını dile getirdi. "Umarım bu sezon bu şekilde devam eder" Deyrulzafaran Manastırı Ziyaretçi Karşılama Tesisi Müdürü Amanüel Budak da mayıs ayında ciddi anlamda yoğun bir turist akınına uğradıklarını belirtti. Özellikle manastırı ziyaret eden turistlerin sayısında belirgin bir artış olduğunu kaydeden Budak, şunları söyledi: "Çok yoğun bir sezon geçirmekteyiz şu anda. Umarım bu sezon bu şekilde devam eder ve yıl boyunca turistler, ziyaretçilerimiz hem Mardin'imizi hem manastırımızı görme fırsatı bulur. Manastırımız aktif olduğundan dolayı belli başlı bölümleri gezdirebiliyoruz. Rehber eşliğinde gezildiği için grup halinde almaktayız. Özellikle bu dönem için herkesi Mardin'e bekleriz." İstanbul'dan arkadaşlarıyla kenti gezmeye gelen Zülal İrer de Güneydoğu'nun birçok yerini gezdiklerini ve hayran kaldıklarını belirterek, "Mardin oldukça büyüleyici bir yer. Tarihi yerlerini gezdik ve yürüyerek de gezilebilecek bir yer olduğu için bence çok kıymetli. Herkesin gelmesini öneriyorum bu arada. İnsanları çok samimi. Bayram tatilinden önce geldik. Çünkü çok kalabalık olur diye düşündük. Mardin çok güzel. Herkese tavsiye ederim." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.