Uygulamalarımız appstore googleplay

#Türkiye Yüzyılı

gazeteci63.com - Türkiye Yüzyılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Yüzyılı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Erdoğan Urfa’da Konuştu Haber

Başkan Erdoğan Urfa’da Konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak savunma sanayisinde başarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu'da konuştu. Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Erdoğan, "Perşembe günü Manisa Soma'da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden 5 madenci kardeşimize Yüce Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden 2 madencimize acil şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı. Göçükle ilgili Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattğını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu 9 kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zeka ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST'te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: "Türkiye'nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu'da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı'mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye'nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır. Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye'nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve özgüvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah'a sonsuz hamd ediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb'im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin." “TEKNOFEST'in coşkusunu bu kez şanlıurfamızda yaşıyoruz” Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST'in coşkusunu bu kez Şanlıurfa'mızda yaşıyoruz. Rabb'imize hamdolsun." dedi. TEKNOFEST için Şanlıurfa'yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Erdoğan, "Selçuk Bey, 'Bu programı nerede yapalım? dediğinde ben de kendisine dedim ki, 'Buraya Şanlıurfa yakışır.' Gerçekten de Şanlıurfa'da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim." ifadelerini kullandı. TEKNOFEST'in Şanlıurfa'ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide. geometride. fizik ve felsefede binlerce alim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani'den Sinan bin Sabit'e, Harranlı İbni Vasıf'tan Yunus el Harrani'ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST'i Şanlıurfa'da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa'ya bu yakışır. Şanlıurfa'yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz. İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye'nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST'e katılan gençler, Türkiye'nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018'de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu'ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku." Bu sene TEKNOFEST'e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Erdoğan, 5G, yapay zeka, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA'lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi. Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek "Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin." dedi. Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Burada sergilenen yerli ve milli savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA'yı, KAAN'ı, GÖKBEY'i, ATAK'ı, HÜRJET'i, ANKA'yı, BAYRAKTAR TB2'yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz." “Türkiye'nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız” Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye'nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor." diye konuştu. Bir hususu unutmamalarını söyleyen Erdoğan, "Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkurenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz." dedi. Merhum Erdem Bayazıt'ın şiirinden "Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu" mısralarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin'den Lübnan'a, Yemen'den Libya'ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız." “Geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz” Gençlere inanıp güvendiğini belirten Erdoğan, "Türkiye olarak savunma sanayiindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500'den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. Yerli ve milli imkanlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dahil ettiklerini kaydeden Erdoğan, "Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye'nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayiinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz.” TEKNOFEST Güneydoğu'nun hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Bilim Merkezi'nin açılışını canlı bağlantıyla gerçekleştirdi. Açılışta, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa milletvekilleri ve Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da yer aldı. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Mithat Can Kutluca da törene Şanlıurfa Bilim Merkezi'nden canlı bağlantıyla katıldı. ​​​​​​​ Açılışta, Şanlıurfa Bilim Merkezi'nin görüntülerinin yer aldığı videonun gösterimi de yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışın ardından TEKNOFEST kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlerin ödüllerini verdi. Ödül dağıtımı sırasında Şanlıurfa'nın sıra gecesi ezgilerinin, TEKNOFEST'in öne çıkan unsurlarıyla harmanlandığı klip gösterilirken, Erdoğan alandakilerle birlikte alkışlı ritim tuttu. Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST'e katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a plaket takdim etti, geleneksel TEKNOFEST pozu verildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Urfa’da Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Urfa’da

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, milleti birbirinden ayırmaya çalışanlara asırlardır verdikleri en güçlü cevabın kardeşlik olduğunu belirterek "Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz, Türkler, Kürtler, Araplar, kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz, bizler bu toprakların ev sahipleriyiz." dedi. Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, TEKNOFEST Güneydoğu, bugün Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda başladı. Bakan Kacır, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, bugün Şanlıurfa'da bilimin heyecanı, teknolojinin gücü, üretmenin ve başarmanın haklı gururu olduğuna işaret ederek "Bu meydanda gözlerini ufkun ötesine diken, imkansız denilenlere meydan okuyan, hayalini gerçeğe dönüştürmek için yılmadan çalışan, 'İnanırsam, mücadele edersem, Allah'ın da yardımıyla ben de en iyisini yaparım!' diyen gençlerimizin iradesi var. Kendi evlatlarına sahip çıkan, kendi gücüne inanan, Türkiye Yüzyılı'nı gençlerinin azmi ve cesaretiyle inşa eden Türkiye var." ifadesini kullandı. İnsanlık tarihinin, hukukun ve vicdanların sınandığı zorlu bir dönemeçten geçtiğini dile getiren Kacır, böyle bir dönemde Türkiye'nin yalnızca 780 bin kilometrekare vatan toprağında 86 milyonun değil, dünyanın dört bir yanında hak, adalet ve merhamet arayışındaki milyonlarca mazlumun umudu olarak tarih sahnesinde yeniden yükseldiğini söyledi. Bilim ve teknolojide iddia sahibi, Cumhuriyetinin ikinci asrını Türkiye Yüzyılı yapmaya kararlı, ufkunda Kızılelma'sına yürüyen bir Türkiye olduğunu vurgulayan Kacır, bu yürüyüşün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla gerçekleştiğinin altını çizdi. "Dünyanın en ileri çalışmalarına Türkiye'nin imzasını atacağız" Mehmet Fatih Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi'nin, teknolojide bağımsızlığı tahkim etme, bu kadim topraklardan yükselen yeniden diriliş rüzgarını, çağa istikamet veren bir fırtınaya dönüştürme davasının adı olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Kendisinden esirgenen her teknolojinin daha iyisini geliştiren, üzerine biçilen dar elbiseleri yırtıp atan, öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmış bir Türkiye'nin inşa yolculuğudur. Milli Teknoloji Hamlesi gökyüzünde süzülen çelik kanatlarımız BAYRAKTAR'dır, AKINCI'dır, Kızılelma'dır. HÜRJET, ANKA, GÖKBEY, KAAN'dır. Mavi Vatan'da özgürce yol alan ANADOLU'dur. Gök vatanın çelikten muhafızları HİSAR'dır, SİPER'dir. Milletimizin 60 yıllık yerli otomobil hasretine son veren Togg'dur. Uzaydaki izimiz İMECE'dir, TÜRKSAT 6A'dır. Bir dönem hayal olarak görülen nice projeyi mühendislerimizin, teknisyenlerimizin ve girişimcilerimizin alın ve akıl teriyle gerçek kıldık. İnsanlı uzay bilim misyonumuzla, ay yıldızlı bayrağımızı uzayın derinliklerine taşıdık. Şimdi ise ufkumuzu çok daha uzaklarda. Ay'a erişmeye hazırlanıyoruz. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracımızı Ay'a ulaştıracağız. Bilimde ve teknolojide bugünkü seviyemiz, Allah'ın izniyle yarınlarda erişeceğimiz çok daha büyük başarıların habercisi. Yapay zekada, kuantumda, biyoteknolojide, yarı iletkenlerde, ileri malzemelerde, uzay ve havacılık teknolojilerinde dünyanın en ileri çalışmalarına Türkiye'nin imzasını atacağız. Türkiye Yüzyılı'nı hep beraber, bilimin, teknolojinin ve yüksek katma değerli üretimin asrı kılacağız." Geçmişin izinden, medeniyetinden aldığı ilhamla, geleceği inşa edenlerin TEKNOFEST kuşağı gençler olduğunu aktaran Kacır, onların Türk milletinin onurunu, azmini ve bağımsızlık tutkusunu yüreğinde taşıyan neferleri olduğunun altını çizdi. "Bize düşen, gençliğin önünü açmak" "Yapamazsınız, başaramazsınız" diyenlere inat, imkansız zannedileni gerçek kılmaya and içmiş akıncılar olduklarını vurgulayan Kacır, "Bize düşen de işte bu gençliğin önünü açmaktır. Sizlerle birlikte geçtiğimiz 9 yılda İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Samsun'da, Gaziantep'te, Bakü'de, Lefkoşa'da, Mavi Vatan'da TEKNOFEST'lerde umutlarımızı kat kat büyüten rekorlar kırdık. İstiklal şairimizin seslendiği Asım'ın Nesli sizlersiniz. Nuri Demirağ'ın, Vecihi Hürkuş'un yarım kalmış hayallerini tamama erdiren sizlersiniz. İnanıyorum ki TEKNOFEST kuşağı olarak, Türkiye'nin önüne çizilmek istenen bütün setleri inançla, azimle, cesaretle aşacak olan da sizler olacaksınız. Sizler, bilim ve teknolojideki liderlik yürüyüşümüzü, Türkiye Yüzyılı'nda medeniyetimizin yeniden şahlanışına dönüştüreceksiniz." diye konuştu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, bugün tarihin hakikati fısıldadığı topraklarda buluşulunduğunu aktaran, Şanlıurfa'ya gelen herkesin mutlaka Balıklı Gölü göreceğini dile getirdi. Şanlıurfa'nın Hazreti İbrahim'in şehri olduğunu anımsatan Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bakın, büyük fikir insanı Sezai Karakoç, Nemrut ve Hazreti İbrahim'i nasıl tasvir ediyor. 'Nemrut, nefis demek. İbrahim de ruh. Ruh, nefsin ateşten arzularında yanmaz ve o narin kelebek kanatlarını andıran cevherini nefs ateşinden koruyabilirse, insan kurtuldu demektir. Nemrut, ateşi bütünüyle alevlendirdi ama İbrahim, yanmadan ateşin sönüşüne şahit oldu, demektir. Nemrut zulüm demek. İbrahim de onun ateşinde yanmayan adalet. Adalet öyle bir altındır ki, zulmün ateşinde ancak tozu toprağı yanar, pası erir, o ateşte saf hale gelir ve ateş söndüğü zaman en halis bir külçe halinde parlar, zaferini ilan eder. Var olanı yıkıcı, müsbet olanı bozucu etkileri ulu bir ateş gibi düşünürsek medeniyet kubbelerini bu ateşe dayandıran, samimiyet özüdür." "Kardeşliğimizi daha da büyüteceğiz" Mehmet Fatih Kacır, ateşte yandıkça pişen, özünü koruyan medeniyetlerin, sert şartlarda daha güçlülük kazandığını vurguladı. "Hazreti İbrahim'i, samimiyetinin ihlasının ateşten koruduğunu, ateşi etkisiz bıraktığını, bu samimiyetle Hazreti İbrahim'in, Allah dostu, hakikat dostu olduğunu" belirten Kacır, şu ifadeleri kullandı: "İşte o ruhun, o samimiyetin izleri, asırlar sonra, Anadolu topraklarında ezan dinmesin, bayrak inmesin diyerek canlarını ortaya koyan, 11 Nisan 1920'de işgal kuvvetlerini bu topraklardan söküp atan Urfalıların yüreklerinde de vardı. Biz o ruhla, en zor zamanlarda birbirimize kenetleniriz. Bugün dünyanın pek çok yerinde savaşların, çatışmaların ve adaletsizliklerin insanlığı ağır imtihanlardan geçirdiği bir döneme şahitlik ediyoruz. Gazze'de yaşanan soykırım, çocukların, masumların gözlerimizin önünde hayattan koparılması, vicdan sahibi her insanın yüreğinde derin yaralar açıyor. İnsan hayatının değersizleştirildiği, çocuk ölümlerinin sıradanlaştırıldığı bir dünyada ne adaletten ne hukuktan ne de gerçek manada bir medeniyetten söz edilebilir." Kacır, er ya da geç hakkın batıla, adaletin zulme galip geleceğinin altını çizerek iyiliğin, kötülüğün karanlığını mutlaka yırtacağını vurguladı. Ülkenin etrafında yangınların yükseldiği, coğrafyanın ateş çemberine döndüğü böylesi bir dönemde, milleti birbirinden ayırmaya çalışanlara asırlardır verdikleri en güçlü cevabın kardeşlik oduğunu belirten Kacır, "İstiklal şairimiz Mehmet Akif'in ifadesiyle 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Acımız, sevincimiz, kaderimi, istikbalimiz birdir. Biz Anadolu'yuz, Dicle'yiz, Fırat'ız. Halilu'r-Rahman sofrasında aşını bölüşenleriz. Omuz omuza aynı vatan uğruna toprağa düşenlerin evlatlarıyız. Birliğimize daha sıkı sarılacak, kardeşliğimizi daha da büyüteceğiz. Buradan, Bereketli Hilal'in kalbinden, Şanlıurfa'dan haykırıyoruz. Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Araplar kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz. Bizler bu toprakların ev sahipleriyiz. Başka hesaplar yapmaya kalkanlar çok iyi bilsin, ev sahibinin üstüne kapıyı kapatan kendisi dışarıda kalır." dedi. "Durmak, vazgeçmek, hedeflerimizden dönmek yok" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Şanlıurfa'da gördükleri bu coşkunun, bu topraklarda güçlü bir iradenin varlığını gösterdiğini söyledi. Türkiye'nin yarınlarına mührünü vuracak TEKNOFEST Kuşağı'nın olduğuna dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti: "Durmak, vazgeçmek, hedeflerimizden geri dönmek yok. Daha çok çalışacağız, üreteceğiz. Birlikte, omuz omuza, el ele Türkiye'yi bilimde ve teknolojide zirveye taşıyacağız. Bizler TEKNOFEST'ler ile Deneyaplar, bilim merkezlerimizle, bilim şenliklerimizle, Sektör Kampüste Programı'yla, Milli Teknoloji Akademimiz ile Milli Teknoloji Atölyelerimiz ile gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz."

Keşif Kampüsü Projesi Yükseliyor Haber

Keşif Kampüsü Projesi Yükseliyor

Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Dağeteği Mahallesinde yapımı devam eden Keşif Kampüsü inşaat alanında incelemelerde bulundu. Başkan Canpolat, öğrencileri geleceğin teknolojisine hazırlayacak projede çok sayıda keşif alanı ve atölyenin yer alacağını belirterek, “Türkiye Yüzyılı’nın aktörü TEKNOFEST kuşağı ile ilgili olarak da Haliliye’deki öğrencilerimiz geleceğin teknolojisine inşallah damga vuracaklar” dedi. Haliliye Belediyesi tarafından gençlerin ve çocukların bilim, teknoloji ve üretim alanlarında kendilerini geliştirmelerine imkân sağlamak amacıyla Dağeteği Mahallesinde yapımı sürdürülen Keşif Kampüsü, ilçeye kazandırılmak için gün sayıyor. İnşaat çalışmalarını yerinde inceleyen Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Proje alanı 5 bin 859 metrekare olan Keşif Kampüsü, toplam 1.550 metrekarelik inşaat alanına sahip olacak. İki katlı olarak inşa edilen kampüs bünyesinde; Kimya ve İnsan Bilimleri, Astronomi-Havacılık ve Uzay, Kişisel Gelişim, Destekleyici Eğitim, Doğa, Fizik, Matematik ve Teknoloji Keşif Alanları yer alacak. Kampüste ayrıca Teknoloji, Üretim, Matematik, Fizik, Doğa, Astronomi-Havacılık ve Uzay, Kimya ve İnsan Bilimleri, Destekleyici Eğitim ve Kişisel Gelişim Atölyeleri bulunacak. Rehberlik Odası, Öğretmenler Odası, Toplantı Odası, Yönetici Odası, T3 Vakfı Koordinatörü Odası, Halkla İlişkiler Odası, bay ve bayan mescitleri ile lavabo, WC ve engelli WC alanları da projenin diğer bölümlerini oluşturacak. Keşif Kampüsü inşaatında incelemelerde bulunan Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, projenin gençlerin geleceğe hazırlanması açısından önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Şu anda Keşif Kampüsü diye ifade ettiğimiz, içerisinde birçok teknoloji atölyesinin yer aldığı alandayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifadeleri ile ilgili savunma sanayisinde, teknoloji sanayisinde hamleler adına biz de öğrenci kardeşlerimizi geleceğe hazırlamak adına burada önemli bir tesis inşa ediyoruz. Evet, Türkiye Yüzyılı’nın aktörü TEKNOFEST kuşağı. TEKNOFEST kuşağı ile ilgili olarak da Haliliye’deki öğrencilerimiz geleceğin teknolojisine inşallah damga vuracaklar. Gelecekte inşallah havacılık olsun, astronomi olsun, savunma sanayisi olsun, proje atölyeleri ile birlikte geleceğin TEKNOFEST kuşağını, geleceğin Milli Teknoloji Hamlesi’ni, Türkiye Yüzyılı’nda inşallah Haliliye’den öğrencilerimizle birlikte Haliliye Belediyesi olarak damgamızı vurmanın hedefi içerisindeyiz. İnşaatımız hızla devam ediyor.” Keşif Kampüsü ile Haliliye’deki çocuk ve gençlerin bilim, teknoloji, astronomi, havacılık, fizik, matematik ve üretim alanlarında uygulamalı çalışmalar yapabilecekleri yeni bir eğitim ve keşif alanına kavuşması hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda farklı alanlarda eğitim ve atölye çalışmalarına katılabilmeleri amaçlanıyor.

Bakan’dan Okul Güvenliği Talimatı Haber

Bakan’dan Okul Güvenliği Talimatı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, emniyet müdürlerine hitabında, "Okul güvenliği konusunda çok hassas olacaksınız. Her okulun risk durumunu ayrı ayrı değerlendirecek, okul çevresini ve şüpheli hareketliliği takip edeceksiniz." ifadelerini kullandı. Bakan Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Şehit Demet Sezen Konferans Salonu'nda "Göreve Yeni Atanan Emniyet Müdürleri Toplantısı"na katıldı. Buradaki konuşmasına, Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında meydana gelen silahlı saldırıda yaralananlara geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Çiftçi, hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütüldüğünü vurguladı. Çiftçi, şöyle devam etti: "Üçüncüsü, sokağı ve dijital dünyayı birlikte yöneteceksiniz. Suç artık sadece sokakta işlenmiyor. Sosyal medya, yasa dışı bahis, dijital dolandırıcılık, sanal platformlar ve suç örgütlerinin çevrim içi faaliyetlerini yakından takip edeceksiniz. Siber birimlerimiz, istihbaratımız ve operasyonel birimlerimiz koordineli çalışacak, sokaktaki suçun dijital izini, dijital tehdidin sokaktaki karşılığını takip edeceğiz. Dördüncüsü, mahallede ve sahada olacaksınız. Emniyet müdürümüzü makamında olduğu kadar sokakta, çarşıda, okul çevresinde ve riskli mahallelerde de görmek istiyorum. Vatandaşımızı dinleyecek muhtarlarımızla, okul yöneticilerimizle, esnafımızla ve ailelerimizle sürekli temas halinde olacaksınız. Turgutlu'da yaşanan hadise vesilesiyle özellikle altını çiziyorum, okul güvenliği konusunda çok hassas olacaksınız. Her okulun risk durumunu ayrı ayrı değerlendirecek, okul çevresini, öğrencilerimizin geliş-gidiş güzergahlarını, metruk yapıları, park ve bahçeleri ve şüpheli hareketliliği takip edeceksiniz. Silaha erişim, akran zorbalığı, tehdit ve şiddet eğilimleri ile sosyal medya üzerinden yapılan tehditleri ciddiyetle değerlendirecek, risklerin tespitinde mevzuatın verdiği yetkiler çerçevesinde siber birimlerimizi ve istihbarat imkanlarımızı etkin kullanacaksınız. İl milli eğitim müdürlüklerimizle koordinasyonunuzu güçlendirecek, okul irtibat görevlilerimizin etkinliğini artıracak, gerekli noktalarda devriye faaliyetlerini ve görünür polis varlığını güçlendireceksiniz. Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız. Hiçbir emniyet müdürümüz bundan sonra okul güvenliğini rutin bir asayiş başlığı olarak görmemelidir. Çocuklarımızın güvenliği, milletimizin geleceğinin güvenliğidir. Beşincisi, mağdurun yanında devletin gücünü ve şefkatini hissettireceksiniz." Emniyet müdürlerine, kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, çocuklara karşı suçlar ve kayıp vakalarında hiçbir ihmale müsaade edilmemesi gerektiği yönünde seslenen Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Koruma kararlarını yakından takip edecek, tekrar mağduriyetin önüne geçeceksiniz. Karakolumuza gelen her vatandaşımız devletimizin adaletli, ilgili ve çözüm üreten yüzüyle karşılaşacak. Suçlu karşısında devletin kudretini, mağdur karşısında ise devletin merhametini göstereceğiz. Altıncısı, devletin kudretini hukuk ve adaletle göstereceksiniz. Suçla mücadelede son derece kararlı olacağız ancak bütün gücümüzü hukuktan alacağız. Şartlar ne kadar zor olursa olsun hukuk bizim sınırımız, mevzuat bizim rehberimizdir. Ölçüsüz güce, kötü muameleye, ayrımcılığa, keyfiliğe ve kibre teşkilatımız içerisinde yer vermeyeceksiniz. Devletin kudreti hukuktan, polisin itibarı adaletten doğar. Yetki sorumlulukla, sorumluluk ise adaletle, hukukla ve vicdanla anlam kazanır. Yedincisi, personelinize sahip çıkacaksınız. Personelinizi tanıyacak, sorunlarını bilecek, sahadaki yükünü göreceksiniz. Başarıyı takdir edecek, hatayı zamanında düzeltecek, usulsüzlüğe kimden gelirse gelsin müsaade etmeyeceksiniz. Personelimizin çalışma şartlarını, aile hayatını ve görev kaynaklı yorgunluğunu yakından takip edeceksiniz. Personelinden disiplin isteyen yönetici, önce kendi kararında, dilinde ve davranışında disiplin gösterir." Bakan Çiftçi, sekizinci olarak, illerde ortak güvenlik aklı ve kesintisiz koordinasyon kurulması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: "Valilerimizin ortaya koyduğu güvenlik politikaları ve verdiği direktifler temel çerçevemizdir. Kaymakamlarımızla yakın istişare içinde çalışacak, emniyet, jandarma, sahil güvenlik, istihbarat, adli makamlar ve diğer kurumlarımız arasındaki bilgi akışını hızlandıracaksınız. Güvenlikte kurumlar arasında boşluk bırakmayacaksınız. Dokuzuncusu, başarıyı sadece operasyon sayısıyla ölçmeyeceksiniz. Yakalanan suçlu, ele geçirilen uyuşturucu, çökertilen çete ve gerçekleştirilen operasyon elbette önemlidir. Ancak asıl hedefimiz, suçun azalması ve vatandaşımızın kendisini daha güvende hissetmesidir. Bizim başarı karnemizi vatandaşımızın huzuru ve güven duygusu belirleyecektir. Onuncusu, güvenlik iletişimini huzurun ve kamu güveninin bir parçası olarak yöneteceksiniz. Bilgi boşluğunu söylentiye, manipülasyona ve dezenformasyona bırakmayacaksınız. Soruşturmanın gizliliğini ve vatandaşımızın mahremiyetini koruyarak doğru, açık ve teyit edilmiş bilgiyi zamanında paylaşacaksınız. Güvenlik iletişiminin amacı korkuyu büyütmek değil, gerçeği açıklamak ve güveni korumaktır." Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde güvenlik alanında önemli bir mesafe kaydettiğinin altını çizen Çiftçi, sıradaki hedefin Terörsüz Türkiye olduğunu söyledi. Çiftçi, terörün olmadığı, çetelerin sokaklara hakim olamadığı, uyuşturucu tacirlerinin gençlere ulaşamadığı, organize suç örgütlerinin vatandaşa korku salamadığı şehirler istediklerini, Türkiye Yüzyılı şehirlerinin, huzurun hakim olduğu şehirler olacağını ifade etti. Bakan Çiftçi, Manisa Turgutlu'daki saldırıda yaralanan öğrencilere yeniden geçmiş olsun dileklerini ileterek konuşmasını sonlandırdı.

Yenişehirlioğlu, Şanlıurfa'da Konuştu Haber

Yenişehirlioğlu, Şanlıurfa'da Konuştu

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, "'Terörsüz Türkiye' süreci asla bir pazarlık veya al ver süreci değildir. Devletimizin onurunu koruyan, şehitlerimizin aziz hatırasına el sürdürmeyen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında hukuki ve demokratik zeminde yürütülen stratejik bir kardeşlik hamlesidir." dedi. Yenişehirlioğlu, kentteki bir otelde Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda, partisinin iç ve dış politikalarına ilişkin açıklamada bulundu. Şanlıurfa'nın, Türkiye Yüzyılı yürüyüşünün en güçlü duraklarından birisi konumunda olduğunu aktaran Yenişehirlioğlu, AK Parti'nin daima milletle iç içe olduğunu ve gücünü halktan aldığını dile getirdi. "Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Yenişehirlioğlu, şunları kaydetti: "'Terörsüz Türkiye' süreci asla bir pazarlık veya al ver süreci değildir devletimizin onurunu koruyan, şehitlerimizin aziz hatırasına el sürdürmeyen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında hukuki ve demokratik zeminde yürütülen stratejik bir kardeşlik hamlesidir. Güvenliğimizi ve kardeşlik hukukumuzu pekiştirirken ekonomide de kararlı adımlar atıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın uyguladığı programla enflasyonu kalıcı şekilde tek haneye düşürme hedefimiz doğrultusunda mali disiplinden taviz vermiyoruz. Deprem bölgesinin ihyası için 3 trilyon lirayı aşan devasa kaynağı aktarırken tasarruf tedbirleri ve aktif sanayi politikalarıyla cari açığımızı gerilettik ve istihdamda güçlü bir performans sergiledik. Milli teknoloji hamlemizle savunma sanayisinde yerlilik oranımızı yüzde 80 seviyelerine çıkardık. Kaan, Kızılelma ve Çelik Kubbe gibi özgün projelerle caydırıcılığımızı zirveyi ulaştırdık. Enerjide Karadeniz gazı ve Gabar petrolü ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile dışa bağımlılığımızı azaltıyoruz. Ulaştırma yatırımlarımızla ulaşım ağımızı güçlendiriyoruz." Toplantıya, AK Parti Şanlıurfa milletvekilleri Cevahir Asuman Yazmacı ve Abdurrahim Dusak, AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Mehmet İlhami Günbegi ile bazı teşkilat mensupları katıldı.

Yeni Eğitim Öğretim Yılı Başladı Haber

Yeni Eğitim Öğretim Yılı Başladı

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında 2026-2027 eğitim-öğretim yılı için ilk ders zili çaldı. Tüm kademelerde yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen için yaz tatilinin ardından yeni eğitim öğretim yılı başladı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin öğretim programları, bu yıl ana sınıfı ve uygulama sınıflarında, ilkokul 1, 2 ve 3, ortaokul 5, 6 ve 7, ortaöğretim hazırlık ve 9, 10 ile 11'inci sınıflarda uygulanacak. Okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek ve ailelerin eğitim sürecine etkin katılımını sağlamak amacıyla 7-11 Eylül tarihleri arasında "uyum eğitimleri" düzenlendi. Yeni eğitim öğretim yılı hazırlıkları kapsamında, 283 milyon 354 bin 674 ders kitabı resmi ve özel okullardaki öğrencilere ücretsiz dağıtıldı. Yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmen için bugün itibarıyla birinci dönem başladı. Toygar Börekçi Ortaokulu'nda da öğrenciler, öğretmenler ve veliler, sabah saatlerinden itibaren okulun ilk günü heyecanını yaşadı. Çocukların el dedektörüyle aranmasının ardından okul bahçesine girişlerine izin verildi. Bakanlıkça başlatılan uygulama kapsamında okuldaki öğretmenlerin yeni eğitim öğretim yılında beyaz önlük giymeyi tercih ettiği görüldü. "Okula başladığım için heyecanlıyım" Okulun 6. sınıf öğrencilerinden Hüseyin Berat Yüceer de yaz tatilinde ailesiyle bol bol vakit geçirdiğini, büyüklerini ziyaret ettiğini anlattı. Eğlenceli bir yaz dönemi geçirdiğini aktaran Yüceer, "Okulumu özlemişim. Farklı bir duygu var içimde. Okula başladığım için heyecanlıyım." dedi. 8. sınıfa başlayan Ali Hamza Çalkap da yaz tatilinde Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava çalıştığını, ayrıca arkadaşlarıyla oyun oynadığını belirtti. Okuluna başladığı için heyecanlı olduğu için aktaran Çalkap, "Arkadaşlarımla teneffüslerde güzel vakit geçireceğiz. Heyecanlıyım, öğretmenlerimi de özledim." diye konuştu. İlk ara tatil 16-20 Kasım'da Yeni eğitim ve öğretim yılında birinci dönem ara tatili 16 Kasım Pazartesi başlayacak ve 20 Kasım Cuma günü sona erecek. Yarıyıl tatili 25 Ocak 2027 Pazartesi günü başlayıp 5 Şubat Cuma günü tamamlanacak. İkinci dönemin ilk zili ise 8 Şubat Pazartesi çalacak. İkinci dönemin ara tatili 8 Mart Pazartesi günü başlayacak ve 12 Mart Cuma günü sona erecek. Öğretmenlerin yıl sonu mesleki çalışmaları 28-30 Haziran tarihlerinde yapılacak. 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı, 25 Haziran Cuma günü tamamlanacak. Bakan Tekin'den öğretmen ve bakanlık personeline yeni eğitim-öğretim yılı mesajı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmenlere ilişkin, "Çocuklar meraklarını, uçsuz bucaksız hayallerini, heyecanlarını ve pırıl pırıl dimağlarını sizin şefkatinize bırakıyor. Bu ulvi emanetin temelinde sizin sağlam şahsiyetiniz, merhametiniz ve güvenilirliğiniz yatıyor." ifadelerini kullandı. Bakanlığın internet sayfasında yer alan bilgiye göre Bakan Tekin, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla öğretmenler ile bakanlık personeline kısa mesaj yoluyla video mesajı gönderdi. Tekin, öğretmenlere yönelik video mesajında, "Kıymetli Meslektaşım, yeni eğitim-öğretim yılının bu ilk gününde tahtanın önünde durduğunuz o anı ve umutla bakan yüzlerce gözle buluştuğunuz saf heyecanı sizinle beraber yüreğimde hissediyorum. Okullarımızın koridorları yeniden cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle doluyor." ifadelerini kullandı. Anneler ve babaların evlerinin en kıymetli varlıklarını öğretmenlere teslim ettiğini aktaran Tekin, "Çocuklar, meraklarını, uçsuz bucaksız hayallerini, heyecanlarını ve pırıl pırıl dimağlarını sizin şefkatinize bırakıyor. Bu ulvi emanetin temelinde sizin sağlam şahsiyetiniz, merhametiniz ve güvenilirliğiniz yatıyor. İnsan yetiştirmek gibi büyük bir sorumluluğu işte bu erdemlerle taşıyorsunuz." değerlendirmesinde bulundu. Öğretmenlerin, çocukların hayatına dokunan o biricik, özgün ve yeri doldurulamaz rehberler olduğunu vurgulayan Tekin, bugün bir çocuğun başını okşarken ona söylenen küçücük bir sözün yıllar sonra hayatına yön verecek bir pusulaya dönüşeceğini kaydetti. Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Onlara adil, erdemli ve sevgi dolu birer insan olmayı öğretmek bütünüyle sizin maharetli ellerinizde şekilleniyor. Yeni eğitim-öğretim yılında hep birlikte ülkemiz için büyük bir hedefe doğru yürüyoruz. Bu yolda yarınlarımızı inşa edeceğimiz 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu, doğrudan sizin inancınız ve gayretinizle gerçeğe dönüşecek. Evlatlarımızı köklerinden güç alan, ahlaklı, donanımlı ve sorgulayan bireyler olarak yetiştirme gayemizin tezahürü 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' de en çok sizin şefkatli yüreğinize ve bilginize emanettir. Sınıflarınızda çocuklarla baş başa kaldığınızda verdiğiniz o muazzam emeği bütün kalbimle görüyor, biliyor ve bu kıymetli sorumluluğu sizinle paylaşıyorum. İyi ki varsınız, iyi ki evlatlarımızın ellerinden sımsıkı tutuyorsunuz. Yeni eğitim-öğretim yılınızı tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını içtenlikle diliyorum.” “'Türkiye Yüzyılı' vizyonu, bizzat sizin memleket sevdanız ve el birliğiyle yükselecek” Bakan Tekin, Bakanlık personeline yönelik video mesajına "Sevgili çalışma arkadaşım, Maarif ailemiz için yepyeni bir döneme daha başlıyor, eğitim yuvalarımızın kapılarını yavrularımıza açmanın tarifsiz coşkusunu yaşıyoruz. Evlatlarımız o neşeli sesleriyle okulları doldururken bu büyük kavuşmanın ardında yatan sarsılmaz emeğinizi ve gayretinizi yüreğimde hissediyorum." cümleleriyle başladı. Anneler ve babaların göz bebeklerini kendilerine emanet ettiğini, bu büyük emaneti hakkıyla omuzlamanın, ancak özveri ve insana duyulan derin saygıyla mümkün olduğunu belirten Tekin, şunları ifade etti: "İnsan yetiştirmenin o mukaddes sorumluluğuna, kurumlarımızın her bir noktasında nefes veriyorsunuz. Her biriniz, çocuklarımızın güvenle büyümesi için çabalayan kıymetli mesai arkadaşlarımsınız. Görevinizi ifa ederken işinize kattığınız içtenlik, evlatlarımızın hayatına daima iyilikle dokunuyor. Bugün çocuklarımız için gösterdiğiniz çaba, memleketin her köşesinde evlatlarımızın yıllar boyu sırtını yaslayacağı sağlam bir duvara dönüşüyor. Bizler ülkemizi umut dolu ufuklara taşırken asıl kudretimizi sizin bu adanmışlığınızdan alıyoruz. Hedeflerimizi çizen 'Türkiye Yüzyılı' vizyonu, bizzat sizin memleket sevdanız ve el birliğiyle yükselecek. Maarif camiamız adına gösterdiğiniz o büyük titizliği ve eğitimin ufuklarına kazandırdığınız değerleri takdir ediyor ve bu onurlu yürüyüşte sizlerle beraber olmanın kıvancını yaşıyorum. Bu vesileyle yeni eğitim-öğretim yılımızın tüm maarif ailemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum."

Alo 135 Hattı Hizmete Geçecek Haber

Alo 135 Hattı Hizmete Geçecek

Adalet Bakanı Gürlek, 1 Eylül itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde "Alo Adalet 135" hizmetinin hayata geçirileceğini bildirdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı'nı "Adaletin Yüzyılı" kılma hedefleri doğrultusunda adalet hizmetlerini vatandaşlar için daha hızlı, etkin ve erişilebilir hale getirmeye devam edeceklerini ifade etti. Gürlek, açıklamasında şunları kaydetti: "1 Eylül itibarıyla pilot illerimizde Alo Adalet 135 hizmetini hayata geçiriyoruz. İlk etapta Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde başlayacak Alo Adalet 135 ile uzun süren dava ve soruşturma dosyalarınıza ilişkin başvurularınızı hızlı ve güvenli bir şekilde iletebileceksiniz. İlk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerindeki beş yılı aşan dava dosyaları ile üç yılı aşan soruşturma dosyalarınız hakkında, yapay zeka destekli sesli asistanımız veya uzman temsilcilerimiz aracılığıyla başvurunuzu gerçekleştirebilirsiniz." Bakan Gürlek, adalet hizmetlerine erişimi kolaylaştıran ve yargı süreçlerinin etkinliğini artıran uygulamaları kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini vurgulayarak, "Başvurularınız Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarına ulaştırılacak, gerekli hallerde ilgili mahkeme veya Cumhuriyet Başsavcılığınca değerlendirilerek sürece ilişkin bilgilendirmeler SMS yoluyla tarafınıza iletilecektir." ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Yeni Tedbirler Aldı Haber

Milli Eğitim Yeni Tedbirler Aldı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu yıl eğitim öğretimde yapılacak iş ve işlemlere ilişkin tüm illere genelge gönderdi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla yayımlanan "2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler" konulu genelgeye göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak. Genelge kapsamında, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan milli duruş, Bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim ve öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden olacak. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuna uygun olarak öğrencilerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, milli birlik ve beraberliğe, vatana ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak şuurda yetiştirilmeleri sağlanacak. Bu amaç doğrultusunda 2026-2027 eğitim ve öğretim yılının ilk haftası ve yıl boyunca Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda etkinlikler düzenlenecek. Sağlıklı ve güvenli okul ikliminin tavizsiz şekilde korunması amacıyla, "Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması" konulu Genelge, "Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü" ve İçişleri Bakanlığının "Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri" konulu yazısı hükümleri eksiksiz olarak uygulanacak, denetimler rutin aralıklarla sürdürülecek. Okul ve çevresine yönelik olası riskler gözden geçirilecek Genelgeye göre, il ve ilçe yürütme kurulları, eğitim öğretim yılı başında toplanarak görev ve sorumlulukları, okul ve çevresine yönelik olası riskleri gözden geçirecek ve planlamalar yapacak. Okul ortamlarında giriş-çıkışlar kontrollü sağlanacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları tamamlanacak. Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikayetler değerlendirilerek önlem alınacak. Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm halinde tüm koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek, bu hususta en ufak bir idari zafiyete veya ihmale müsaade edilmeyecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine izin verilmeyecek Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi" üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek. Öğretmenlerin mesleki haklarının korunması ve güvenli eğitim ortamlarının sürdürülmesi amacıyla bu uygulama, tüm eğitim kurumlarında istisnasız uygulanacak. Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek, kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek. Bu kapsamda eğitim ve öğretim yılı başında yapılacak öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmeler yapılacak olup uygulama, milli eğitim müdürlüklerince takip edilecek ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyecek. e-Okul sisteminde otomatik gerçekleşen okul kayıtlarından dolayı velilerin kayıt ücreti ödemesi söz konusu olmayacak. Öğrenci kayıt işlemleri "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Adrese Dayalı Kayıt Sistemi (e-Kayıt) Usul ve Esasları" gereğince yürütülecek, öğretmen norm dağılımının olumsuz etkilenmemesi, okullardaki sınıf mevcutlarının dengeli bir şekilde dağılımının yapılabilmesi, fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi, okulların tam kapasiteyle kullanımı gibi nedenler dolayısıyla kayıt bölgesi sınırlamalarına kesinlikle uygun davranılacak ve kayıt bölgeleri dışından öğrenci kaydı yapılmayacak. Velilerin ayrıca okul idaresiyle kayıt konusunda iletişim kurmasına gerek kalmadığından, kayıt parası veya başka ad altında zorunlu ücret talep edilmesi mümkün olmayacak. Velilerden kayıtlara ilişkin herhangi bir ücret istendiğine dair şikayet gelmesi halinde gereği yapılacak. Okullarda cep telefonu kullanılmayacak Öğrencilerin dijital imkanlardan doğru şekilde yararlanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilerek, dijital bağımlılığa neden olan etkenlere yönelik farkındalıkları artırılacak. Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamaya devam edilecek ve öğretmenler de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacak. Ödev verme ya da bilgilendirmelerde Bakanlığın belirlediği dijital platformlar haricindeki araçların kullanımından kaçınılarak bu hususta öğrencilere ve velilere gerekli yönlendirmeler yapılacak. Öğrencilerin dijital dünyada güvenli, bilinçli, sorumlu ve değer temelli bir yaklaşımla hareket eden bireyler olarak yetişmelerini desteklemek amacıyla "Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi" ile hazırlanan eğitim içeriklerinden etkin şekilde yararlanılacak. Okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencilerine yönelik uyum eğitimleri, Bakanlık tarafından belirlenen takvim ve program çerçevesinde gerçekleştirilecek. Okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerine yönelik aile etkinliklerinde ailenin etkin katılımı esas alınacak. İlkokul 1. sınıf öğrencilerinin okuma bayramı etkinlikleri ise okuldaki tüm 1. sınıf öğrencilerini kapsayacak şekilde mayıs ayı içinde planlanacak. "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül eğitim anlayışı doğrultusunda "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak. Oyunun, çocuğun öğrenme, gelişim, sosyalleşme, üretme ve kendini ifade etme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışıyla yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinliklerine ve geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verilecek. Bu çerçevede yapılacak planlama ve uygulamalar, "Milli Eğitim Bakanlığı Oyun Politika Belgesi" ilke ve esaslarına uygun şekilde yürütülecek. Bakanlığın en önemli paydaşlarından olan ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının ve çocukların gelişimlerinin ev ortamında da desteklenmesi amacıyla okul-aile iş birliği güçlendirilecek. "Ailemle Eğitim Yolculuğum" çalışmaları, Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları ve etkinlik kitaplarında yer alan usul ve esaslar doğrultusunda etkin şekilde yürütülecek, okul öncesi aile eğitim bültenleri velilere düzenli olarak ulaştırılacak. Türk dünyasına ilişkin materyaller ücretsiz dağıtılacak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Türk dünyası ve gönül coğrafyasının ortak tarih, kültür ve medeniyet birikimini yansıtan değerlerin öğrenciler tarafından benimsenmesi, birlik ve beraberlik bilincinin güçlendirilmesi amacıyla bu yıl ortaokul kademesinde "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu", ortaöğretim kademesinde ise "Türk Dünyası Kültür Atlası, Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" adlı materyaller, ücretsiz dağıtılan ders kitaplarıyla birlikte sıralarda yerini alacak. Öğrencilerin öğrenmelerini gerçek yaşamla ilişkilendirmeleri, yaparak ve yaşayarak öğrenmeleri, farklı öğrenme deneyimleri edinmeleri, içinde yaşadıkları toplumu ve coğrafyayı öncelikle öğrenmelerini desteklemek amacıyla okul dışı öğrenme ortamları eğitim ve öğretim süreçlerine etkin şekilde dahil edilecek ve "Okul Dışı Öğrenme Ortamları Dijital Platformu"nda yer alan içeriklerden yararlanılacak. Kutlamalarda pedagojik ve etik ilkeler gözetilecek Okullarda gerçekleştirilecek tören, kutlama, anma günü, mezuniyet ve benzeri etkinliklerde kullanılacak müzik, video, broşür, pankart ve diğer materyaller Yönetmelik hükümleri doğrultusunda kurulan "Eser İnceleme ve Seçme Kurulu" onayıyla belirlenecek. Sosyal medya paylaşımlarında pedagojik ve etik ilkelere riayet edilecek. Mezuniyet etkinlikleri toplumsal değerler ve öğrenci kimliğiyle uyumlu olacak ve velilere ilave mali yük getirmeyecek şekilde planlanarak yürütülecek. Bakanlığın "Mezuniyet Günü Etkinlikleri" konulu Genelgesi ile belirtilen hususlara aykırı uygulamalara izin verilmeyecek. Özel öğretim kurumlarında görev yapan eğitim personeli ve diğer personelin, ilgili mevzuat kapsamında sözleşmeyle belirlenen özlük haklarının kurumlar tarafından yerine getirilip getirilmediği denetlenecek, bu kapsamdaki şikayetler titizlikle takip edilip sonuçlandırılacak. Velilere maddi yük oluşturulmayacak Bakanlıkça ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyaller okul ve kurumlarda kullandırılmayacak. Öğrenci ihtiyaçlarının temininde veliler, belirli markalara ve yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacak. Bunun yerine ülkenin üretim kapasitesini destekleyecek yerli ürünlerin kullanımına imkan sağlanacak. Velilere maddi yük oluşturacak her türlü uygulamadan kaçınılacak, okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarına kesinlikle müsaade edilmeyecek. Tüm eğitim kademelerinde Bakanlık tarafından belirlenen ortak sınav uygulamaları ile Bakanlık tarafından hazırlanan ölçme ve değerlendirme araçları dışında il, ilçe, okul veya sınıf genelinde öğrencileri birbirleriyle yarıştıran, sıralamaya tabi tutan ya da velilere ilave mali yük getiren deneme sınavı, hazır bulunuşluk uygulaması, tarama sınavı ve benzeri sınavların okullarda uygulanmasına veya öğrencilere satın aldırılmasına izin verilmeyecek. Özel yayınevleri veya diğer kişi ve kuruluşlar tarafından bu amaçla hazırlanan sınavlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Bakanlığın ölçme ve değerlendirme politikalarıyla örtüşmeyen ve öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilecek, adı veya niteliği ne olursa olsun Bakanlık dışında hazırlanan ve organize edilen sınav niteliği taşıyan hiçbir uygulamanın okullarda yapılmasına izin verilmeyecek. "Yaşam Becerileri Projesi" kapsamında hazırlanan uygulama kılavuzu ve etkinlik kitapları doğrultusunda eğitim ve öğretim süreçleri planlanacak. Okullarda bulunan uygun fiziki ortamlar öğrencilerin yaşam becerilerini uygulayarak geliştirebilecekleri şekilde değerlendirilecek ve uygulamaların yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli tedbirler alınacak. İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri eksiksiz uygulanacak Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında atölye, laboratuvar ve işletmelerde yapılan mesleki eğitimlerde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm tedbirler, eksiksiz uygulanacak. İşletmelerde mesleki eğitim ve staj yapılacak iş yerleri, alan/dal uygunluğu, usta öğretici/eğitici personel yeterliliği, öğrenci kapasitesi ve öğretim programına uygunluk açısından eğitim başlamadan önce titizlikle seçilecek ve uygun işletmelerle sözleşme yapılacak. Uygunluk şartlarını kaybeden veya eksiklik tespit edilen işletmelerle yapılan sözleşmeler, mevzuata uygun şekilde ivedilikle feshedilecek. Koordinatör öğretmenler, eğitim süreçlerini görevleri başında düzenli ve etkin biçimde izleyecek, süreçlerin takibi için "İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES)" mobil uygulaması tüm paydaşlarca aktif ve zorunlu olarak kullanılacak. "Haberimiz Olsun" etkin kullanılacak Öğrencilerin medya okuryazarlığı ve dijital iletişim becerilerini geliştirmeleri yönündeki hedefler doğrultusunda hazırlanan "Haberimiz Olsun" dijital platformunda yayımlanan video, sesli ve yazılı dijital medya içeriklerinden eğitim ortamlarında yararlanılacak. Bu içerikler, ilgili derslerin konu ve öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek eğitim süreçlerine dahil edilecek ve okullarda dezenformasyonla mücadeleyi destekleyen, güncel, şeffaf ve doğru bilgiye dayalı bir medya kültürünün geliştirilmesine yönelik gerekli planlamalar yapılacak. "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası" etkinliklerinde yerli sanayi ve teknoloji ürünleri tanıtılarak, öğrencilere milli kalkınma şuuru sadece bu haftaya mahsus olmayacak şekilde yıl içindeki diğer etkinliklerle de kazandırılacak. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında finansal okuryazarlık, tasarruf kültürü ile yerli üretim ve tüketim bilincini güçlendirecek, öğrencilerin bilim ve teknolojinin üreticisi olmalarını destekleyecek faaliyetlere yer verilecek. Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini sürdüren, özel yetenekli öğrenciler dahil olmak üzere özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için eğitim gördükleri okullarda "destek eğitim odaları" açılacak. Bu odalarda verilecek eğitim planlanacak, öğretmen görevlendirmeleri yapılacak ve öğrencilerin "Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları (BEP)" dikkate alınarak eğitim süreçlerine etkin katılımları sağlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.