Uygulamalarımız appstore googleplay

#Türkiye Yüzyılı

gazeteci63.com - Türkiye Yüzyılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Yüzyılı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Antep’te Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Antep’te

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Hedefimiz, ülkemizi Türkiye Yüzyılı'nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturduğumuz muazzam kapasiteyle dünyada hak ettiği konuma taşımaktır." dedi. Kacır, 4. Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Şölen Çikolata'nın yeni üretim tesisinin açılışında konuştu. Bakan Kacır, fabrikanın, üreten şehir Gaziantep'in istihdamına, büyümesine ve kalkınmasına katkı sağlayacağını söyledi. Küresel ekonomilerin akışının değiştiği, ticaretin yeni yönler aradığı bir dönemde olunduğuna işaret eden Kacır, "Ülkeler, alışılagelen düzenin sil baştan yazıldığı bu kritik dönemi rekabetçi ve sürdürülebilir büyümeyi, öz yeterliliği esas alarak göğüslüyor. Mevcut tabloyu doğru idrak eden ülkelerin başında ise hamdolsun Türkiye geliyor. Gelişmiş sanayi altyapımız, esnek üretim kabiliyetimiz ve lojistik avantajlarımızla küresel ölçekte yaşanan dönüşümden güçlenerek çıkmayı başardık. Hedefimiz, ülkemizi Türkiye Yüzyılı'nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturduğumuz muazzam kapasiteyle dünyada hak ettiği konuma taşımaktır." değerlendirmesinde bulundu. Kacır, bu hedefe yürürken stratejik sektörlerin her birini ayrı ayrı ele aldıklarını, sanayinin üretim kabiliyetini, ihracat kapasitesini ve teknolojiyle bütünleşme düzeyini artıracak adımları hayata geçirdiklerini dile getirdi. 258 bin nitelikli istihdamın önü açıldı Sektörler arasında hiç şüphesiz gıda sanayisinin üretim, istihdam, ihracat ve markalaşma kabiliyetiyle ülkenin küresel rekabet iddiasını besleyen en önemli alanlardan olduğunu belirten Kacır, şöyle devam etti: "Küresel krizlerin, iklim değişikliğinin, lojistik darboğazların ve bölgesel çatışmaların gıda tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini hep birlikte müşahede ediyoruz. Gıda sanayisinde sürdürülebilir üretimi, verimliliği, markalaşmayı, teknoloji kullanımını ve katma değerli ürün kapasitesini artırmak bugün bir tercihten öte stratejik bir zorunluluğu ifade ediyor. Türkiye, bereketli toprakları, tarımsal üretim çeşitliliği, gelişmiş sanayi altyapısı, girişimci insan kaynağı ve coğrafi konumuyla gıda alanında çok daha büyük hedeflere yürüyebilecek imkanlara sahiptir." Bakan Kacır, 2002 yılından bu yana gıda ürünleri imalatına yönelik 8 bin 911 yatırım teşvik belgesi düzenlediklerini, 1 trilyon 90 milyar lira sabit yatırımın ve 258 bin nitelikli istihdamın önünü açtıklarını dile getirdi. "Gıda sanayisinin rekabetçi bir yapıya kavuşmasına katkı sağladık" TÜBİTAK akademi, bilim insanı ve özel sektör AR-GE destek programları kapsamında son 23 yılda gıda alanında yürütülen 3 bin 126 projeye ve bu alanda araştırma yapan 3 bin 700 bilim insanı ve gence 16 milyar liradan fazla destek sağladıklarını belirten Kacır, şunları söyledi: "TÜBİTAK öncülüğünde, Türkiye'nin en büyük gıda AR-GE ve inovasyon projesi INNOFOOD ile Gıda İnovasyon Merkezi ve Türkiye Gıda İnovasyon Platformunu (TÜGİP) kurduk. Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Kocaeli, Giresun, Şanlıurfa ve Ankara'da hayata geçirdiğimiz gıda test ve analiz laboratuvarlarıyla üreticilerimizin kalite, güvenilirlik ve standardizasyon kapasitesini artırdık, gıda sanayimizin iç ve dış pazarlarda daha rekabetçi bir yapıya kavuşmasına katkı sağladık." Atıştırmalık ürünler sektörünün ülkenin gıda sanayisinde rekabet gücü yüksek alanlarından biri olduğunu ifade eden Kacır, "Türkiye, üretim kapasitesi, ihracat ağı ve marka kabiliyetiyle bisküvi, çikolata, şekerleme, kek, gofret ve kuruyemiş bazlı ürünlerde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. Ülkemizin gelişmiş un, şeker, kakao işleme ve ambalaj sanayisi altyapısı, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarlarına yakınlığı, büyük ölçekli üretim tesisleri ve geniş iç pazarı, atıştırmalık sektörümüzü küresel ölçekte rekabetçi kılan başlıca unsurlardır. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yatırım da Türkiye'nin atıştırmalık ürünler alanındaki üretim kabiliyetini, ihracat potansiyelini ve teknoloji odaklı dönüşümünü daha görünür hale getiren örnek tesislerden biridir." diye konuştu. Bakan Kacır, 100 milyon dolar yatırımla hayata geçirilen ve Şölen Çikolata'nın üretim kapasitesini yüzde 70 artıracak olan bu tesisin doğrudan 500 kişiye, dolaylı olarak ise 2 bin kişiye istihdam sağlayarak Gaziantep'in, ülkenin üretimi, ekonomisi ve sosyal refahına önemli katkılar sunacağını dile getirerek, "500'e yakın robotu, 30 bin palet kapasiteli akıllı deposu ve gelişmiş lojistik altyapısıyla bu yatırım, ileri üretim teknolojilerinin, otomasyonun ve akıllı depolama sistemlerinin gıda sanayimize başarıyla entegre edildiği örnek bir sanayi yatırımı olarak öne çıkıyor." dedi. Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çoban da ay yıldızlı bayrağı yurt dışında dalgalandırmak için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. Şölen Çikolata'nın CEO'su Erdoğan Çoban, son 10 yılda 500 milyon doları aşan yatırımın tamamını Gaziantep'e yaptıklarını söyledi. Çoban, "36 yılda ise yatırımlarımızın tamamı toplamda 1 milyar doları aşmış durumda. Bugün 5 kıtada 120'den fazla ülkeye ihracat yapıyor, milyarlarca tüketiciye ulaşıyoruz. Tüm gıda kategorilerinde ihracat lideriyiz. AR-GE merkezimizde 35 patentle geleceği tasarlıyoruz. Yeni fabrikamızla birlikte 3 üretim tesisimizde 300 bin metrekareye ulaşan üretim alanımızla dünyanın en büyük çikolata üretim merkezlerinden biri olduk." ifadesini kullandı. Açılışta, Vali Kemal Çeber ile Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Kacır ve protokol üyeleri fabrikayı gezerek yetkililerden bilgi aldı.

Anıtkabir'e Ziyaretçi Akını Yaşandı Haber

Anıtkabir'e Ziyaretçi Akını Yaşandı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 81 ilden gelen temsilci gençler, milli sporcular ve beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti. Bakan Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, 81 ilden gelen temsilci gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol'dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine geldi. Bakan Bak'ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde "Gençlik ve Spor Bakanlığı" yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi'ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları kaydetti: "Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye'nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir. Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı'nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun." Bakan Bak, daha sonra Anıtkabir'e gelen öğrenciler ve gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Gülpınar’dan 19 Mayıs Mesajı Haber

Gülpınar’dan 19 Mayıs Mesajı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, gençlerin bilim, teknoloji ve sporla yetişmesinin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, bu yıl Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST ve Şanlıurfa Bilim Merkezi yatırımlarına dikkat çekti. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Gülpınar, mesajında şu görüşlere yer verdi: “Aziz Hemşehrilerim, Geleceğimizin teminatı kıymetli gençlerimiz; Milletimizin bağımsızlık yürüyüşünün simgesi olan 19 Mayıs 1919’un yıl dönümünü; büyük bir gurur, heyecan ve coşkuyla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak yaktığı istiklal meşalesi, yalnızca bir kurtuluş mücadelesinin başlangıcı değil; aynı zamanda milletimizin yeniden dirilişinin, birlik ve beraberlik ruhunun da sembolü olmuştur. Bu anlamlı günün gençlerimize armağan edilmesi ise, yarınlarımızın gençlerin omuzlarında yükseleceğine duyulan inancın en güçlü ifadesidir. Bugün bizlere düşen görev; tarihinden güç alan, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, düşünen, üreten ve geleceğe yön veren bir gençliğin yetişmesine katkı sunmaktır. Çünkü güçlü şehirler de güçlü ülkeler de ancak bilimle, teknolojiyle ve sporla yetişen gençlerle inşa edilir. Bu anlayışla Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Eğitimden spora, kültürden bilime kadar her alanda gençlerimizin önünü açacak yatırımları hayata geçiriyor, gençlerimizin hayallerine dokunan her projeyi, geleceğimize yapılan en kıymetli yatırım olarak görüyoruz. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ve en modern bilim merkezi olan Şanlıurfa Bilim Merkezi de bu vizyonun en önemli örneklerinden biridir. Bu devasa tesis, bölgedeki genç nüfusun teknoloji ve inovasyonla buluşması adına gerçekleştirilen en kapsamlı yatırımlardan biri olarak geleceğe ışık tutmaktadır. Öte yandan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’in bu yıl Şanlıurfa’da düzenlenecek olması da şehrimiz adına ayrı bir gurur vesilesidir. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla gerçekleştirilecek festival kapsamında teknoloji yarışmaları, uçuş gösterileri ve çeşitli teknoloji atölyeleriyle gençlerimiz; bilimin, üretimin ve yerli teknolojinin heyecanını yakından deneyimleme fırsatı bulacaktır. İnanıyorum ki; bilimle düşünen, teknolojiyle üreten ve değerleriyle yükselen bir gençlik, Türkiye Yüzyılı’nın en büyük gücü olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; aziz milletimizin ve sevgili gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum.”

Hak Sahipleri Kurayla Belirlendi Haber

Hak Sahipleri Kurayla Belirlendi

Şanlıurfa'da "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında inşa edilecek 13 bin 790 konutun hak sahipleri kurayla belirlendi. Mehmet Akif İnan Konferans ve Sergi Salonu'nda düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, programda yaptığı konuşmada, kura çekilişinin hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde deprem bölgesinde büyük işlerin başarıldığını belirten Suver, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye yüzyılı diye bir vizyon ortaya koydu. Bu vizyonla beraber biz çok daha iyi yaşamaya layık olan vatandaşlarımızı daha müreffeh, daha güvenilir, daha huzurlu bir ülkede yaşatma azmi ve gayretiyle çalışıyoruz. Şüphesiz bu azim ve gayret Sayın Cumhurbaşkanımızın varlığından kaynaklanmaktadır." dedi. Yeni Türkiye yüzyılını hep beraber inşa edeceklerini dile getiren Suver, "Bugün de burada inşallah Şanlıurfalı kardeşlerimizin talihli olanlara bugün çıkacak ama çıkmayanlar da talihsiz değil. Bu projelerin arkası sizin dualarınız ve destekleriniz olduğu müddetçe gelecektir. Yeni Türkiye yüzyılını hep beraber inşa edeceğiz." ifadelerini kullandı. Suver, projede emeği geçenlere teşekkür etti. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak da Şanlıurfa'nın asrın felaketini yaşayan bir il olarak asrın dayanışmasını da en güzel şekilde gerçekleştirdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla Türkiye'de büyük bir konut hamlesinin başlatıldığını anımsatan Şıldak, bugün Şanlıurfa'da da 13 bin 790 konutun kurasının çekimini gerçekleştirdiklerini belirtti. AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı ise Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesiyle binlerce ailenin ev sahibi olacağını söyledi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyon ve liderliğinde hayata geçirilen bu projenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Konuşmaların ardından, noter huzurunda kura çekimi yapılarak hak sahipleri belirlendi.

Valiler Kararnamesi Resmi Gazete'de Haber

Valiler Kararnamesi Resmi Gazete'de

Resmi Gazete'de yayımlanan Valiler Kararnamesi ile 19 ile yeni vali atandı, 7 ilin valisi "vali-mülkiye başmüfettişliği" görevine getirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararname ile Düzce Valisi Selçuk Aslan, Iğdır Valisi Ercan Turan, Aksaray Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Yalova Valisi Hülya Kaya, Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun ve Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, "vali-mülkiye başmüfettişliği" görevine getirildi. Mehmet Fatih Çiçekli Ardahan, Mustafa Fırat Taşolar Iğdır, Cahit Çelik Bingöl, Mustafa Koç Giresun, Hayrettin Çiçek Karaman, Ahmet Hamdi Usta Yalova, Tahir Şahin Trabzon, Mehmet Makas Düzce, Mehmet Fatih Serdengeçti Osmaniye, Erdinç Yılmaz Eskişehir, Yavuz Selim Köşger Denizli, Mustafa Yavuz Adana, Murat Duru Aksaray, Ömer Kalaylı Kilis, Hüseyin Engin Sarıibrahim Kırıkkale, Oktay Çağatay Karabük, Nedim Akmeşe Niğde, Hüseyin Çakırtaş Çankırı ve Önder Bozkurt Ağrı valisi oldu. İçişleri Bakanı Yerlikaya ataması yapılan valileri tebrik etti İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensip ve takdirleriyle atamaları gerçekleşen sayın valilerimizi tebrik ediyor, yeni görevlerinde başarılar diliyorum. İllerimizde görevlerini başarıyla tamamlayan valilerimize emekleri için teşekkür ediyorum. Aziz milletimizin emrinde, Türkiye Yüzyılı'nın inşasında ülkemizin huzur ve güvenliği için İçişleri Bakanlığı ailesi olarak canla başla çalışmaya devam edeceğiz."

Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında Haber

Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında

MİT Başkanı Kalın, "Teşkilatımız; 2025 yılında da vatandaşlarımızın maddi ve manevi değerlerini korumak için geniş bir coğrafi vizyonla çok sayıda başarılı operasyona imza atarak tehditleri gerçekleşmeden bertaraf etmiştir." ifadelerini kullandı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında-Türkiye Yüzyılında Daha Güvenli ve Daha Güçlü Türkiye" başlıklı yazısında Teşkilatın yürüttüğü çalışmaları ve hedeflerini AA için kaleme aldı. Bugün Milli İstihbarat Teşkilatımızın kuruluşunun 99. yıl dönümü. Ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için gece gündüz çalışan ve "Vatan söz konusu olduğunda, tüm dünya bize vatan cephesidir." diyen Teşkilatımız, yüzlerce yıllık devlet aklı ve medeniyet hafızasıyla faaliyetlerini yürütmekte, çağın ihtiyaçları ve taleplerine göre kendini her daim yenilemektedir. Mevcut uluslararası sistem, eş zamanlı jeopolitik ve hibrit krizler karşısında kötü bir sınav vermektedir. Küresel güvenliği tehdit eden gelişmelere adil ve sürdürülebilir çözümler üretmekte tıkanan mevcut yapı; kurala dayalı çok taraflılığın aşındığı ve çıkar odaklı yaklaşımların belirleyici hale geldiği bir dönüm noktasından geçiyor. Batı merkezli paradigma sorgulanırken Küresel Güneyi de içeren yeni arayışlar, yeni bir paradigmanın kapılarını zorluyor. Var olan sistemin yetersiz kaldığı ancak muhtemel bir ikame düzenin henüz tesis edilemediği bu tarihsel kırılma sürecinde her devlet, yeni döneme avantajlı girmek için büyük çaba sarf ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda ülkemiz de izlediği çok boyutlu ve dengeli dış politika stratejisinin yanı sıra her geçen gün gelişen istihbarat kabiliyetleriyle bu yeni döneme yalnızca bölgesel bir aktör olarak değil; aynı zamanda uzak coğrafyalardaki krizlere müdahale edebilen, çözüm üreten, adalet ve dayanışmayı esas alan küresel bir paydaş olarak giriyor. Krizleri sınırlarımıza dayanmadan çözme vazifesi, geniş bir jeopolitik perspektifi ve pratiği zorunlu kılıyor. "Ülkemiz, kendine özgü bir vizyon geliştirme kabiliyetine tarih boyunca sahip oldu" Uluslararası gerilimlerde arabulucu, küresel sorunlarda çözüm ortağı ve insani krizlerde vicdanın yükselen sesi olan ülkemiz, kendine özgü bir vizyon geliştirme kabiliyetine tarih boyunca sahip oldu. Ecdadımızın deneyimleri; bugün bize eşsiz bir perspektif sunarken tarihin akışını okuma, dengeleri yönetme, öngörüde bulunma ve uzun vadeli stratejiler geliştirme konusunda kıymetli bir miras bıraktı. Tuğrul Bey'den Nizamülmülk'e, Selahattin Eyyübi'den Melikşah'a, Fatih'ten Kanuni'ye, II. Abdülhamid'den Atatürk'e, Cumhuriyet'e ve bugüne uzanan tarihimiz, statik bir geçmişi değil stratejik değer üreten dinamik bir mirası temsil etmektedir. Türkiye'yi belirsizlikler ve kırılganlıklar çağında müstesna bir konuma yerleştiren temel hususiyet, kesintisiz ve çoğulcu bir medeniyet havzasının varisi olmasıdır. Büyük Türk filozofu Farabi'nin (870-950) Erdemli Şehir kavramıyla tarif ettiği toplumsal-siyasi düzen; akıl, erdem ve adalete dayalı bir yaşam biçiminin hem bireyler hem de toplumlar için ulaşılması gereken bir hedef olduğunu ifade eder. Akil, özgür ve emin bireylerin inşa ettiği erdemli toplum; yer ile gök, fizik ile metafizik, zaman ile mekan, birey ile toplum, özgürlük ile güvenlik, zenginlik ile adil paylaşım arasında denge kurulmasını esas alır. Aşırılıklardan uzak, kucaklayıcı ve çoğulcu bir "orta topluluk" olan Erdemli Şehrin sakinleri; güven, istikrar ve adaleti sadece kendileri için değil tüm dünya için talep eder, küresel adaletin ve erdemli yaşamın gerçekleşmesi için mücadele verir. Coğrafyamızın kadim topraklarında "Türkiye Ekseni" vizyonuyla vücut bulan bu mirası, hep birlikte daha ileriye taşımanın mücadelesini veriyoruz. Bu kutlu mücadelede Milli İstihbarat Teşkilatı, yüzüncü yaşına hazırlanırken, "Vatan İçin Her An Her Yerde" şiarıyla zaman ve mekan sınırlarını aşarak gelecek nesillere daha güvenli ve güçlü bir Türkiye bırakma hedefiyle insan istihbaratı, teknik istihbarat ve açık kaynak istihbaratı gibi farklı disiplinlerdeki yeteneklerini yapay zeka teknolojileriyle harmanlayarak çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. En yalın haliyle "doğru ve kıymetli bilgi" olarak tanımlayabileceğimiz istihbaratın amacı, uzak ve yakın, görünen ve görünmeyen riskleri tespit etmek ve tehlikeye dönüşmeden bertaraf etmektir. Bu kapsamda istihbarat paradigmamızın temelini sahada yürüttüğümüz operasyonel çalışmaların yanı sıra; riskleri analiz etme, orta ve uzun vadeli öngörülerde bulunma, tehditleri tespit ve bertaraf etme süreçlerini içeren önleyici istihbarat anlayışı oluşturmaktadır. Toplanan istihbari bilginin niceliksel analiziyle yetinmeyen ve niteliksel değerlendirmesini yapan, taktik-operasyonel boyutların ötesinde stratejik kıymetlendirmeyi esas alan bir istihbarat tasavvuruyla hareket ediyoruz. Böylece büyük veriyi stratejik istihbarata dönüştürerek isabetli ve uzun vadeli politika yapımına katkı sunuyoruz. Bu proaktif yaklaşım, geleceğin tehditlerini bugünden engelleyen, istihbari bilginin gücüyle perde arkasındaki oyunları bozan milli iradenin sessiz ve güçlü kalkanıdır. 2025 yılında da başarılı operasyonlara imza atıldı İstihbaratın yön verdiği güvenlik bir bütündür. Güvenlik, taktik ve operasyonel kısımlara ayrılabilir fakat stratejik bütünlüğü bölünemez. İç içe geçen askeri, fiziki ve insani güvenlik alanları, toplumun maddi ve manevi güvenliğinin yapı taşlarını oluşturur. Temel ilkemiz şudur; hepimiz güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz. Başkasının güvenliğini yok sayan, kendi güvenliğini garanti altına alamaz. Çok boyutlu yeni tehditler, tekil ve taktik tedbirler yerine ancak bütüncül bir güvenlik anlayışıyla bertaraf edilebilir. Bu paradigma çerçevesinde hareket eden Teşkilatımız, 2025 yılında da vatandaşlarımızın maddi ve manevi değerlerini korumak için geniş bir coğrafi vizyonla çok sayıda başarılı operasyona imza atarak tehditleri gerçekleşmeden bertaraf etmiş, casusluk girişimlerini engellemiş ve siber saldırılara karşı koymuştur. Ülkemize tehdit oluşturan terör örgütleri ve organize suç yapılarıyla mücadele çalışmalarımızı aktif şekilde sürdürmekte, terör tehditlerini küresel ve bölgesel boyutlarıyla okuyabilen, tüm istihbari ve operasyonel yeteneklerimizin etkileşim içinde olduğu bir metodoloji izlemekteyiz. Bu sayede Teşkilatımızın sahada diğer güvenlik kurumlarımızla koordineli olarak yürüttüğü operasyonlarda farklı ideolojilere ve dış desteğe sahip terör örgütlerinin ve organize suç şebekelerinin faaliyetlerine geçit verilmemektedir. Teşkilatımız yeni nesil suç şebekelerine ve mafyatik yapılara karşı da ilgili güvenlik birimlerimizle yakın işbirliği içerisinde yeni imkan ve kabiliyetler geliştirmektedir. Özellikle gençlerimizi hedef alan ifsat edici ve kriminal faaliyetlerin, bilimsel yöntemlerle ve erken uyarı sistemleriyle önlenmesi için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Terörün her türlüsünü kesin bir dille reddeden ülkemiz, terör tehdidinin ortadan kaldırılmasına yönelik çabalarını 2025 yılında da devam ettirmiştir. DEAŞ, El-Kaide, PKK, FETÖ, DHKP/C gibi terör örgütlerine karşı yürüttüğümüz kapsamlı ve çok boyutlu mücadele, vatanımızın her köşesinin emin, güvenli, huzurlu ve müreffeh bir yer olmasını sağlamada kilit rol oynamaktadır. Kaynağı, kökeni, şekli ve gerekçesi ne olursa olsun terör örgütlerinin fiili eylemlerine, finans kaynaklarına ve propaganda faaliyetlerine karşı mücadelemiz, azim ve kararlılıkla sürecektir. Bu noktada devletimizin iç cepheyi güçlendirerek kendi jeopolitik eksenini tesis etme yolunda attığı adımların en önemli bileşenlerinden birini Terörsüz Türkiye hedefi oluşturmaktadır. Bu hedef; PKK'nın feshinden silah bırakmasına, siyasi reformlardan toplumsal barışın tesisine kadar kapsamlı, çok boyutlu ve çok aşamalı, özgün ve yenilikçi bir dönüşüm projesidir. Siyasi partilerimizin ve toplumun büyük kesiminin desteğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisinde ifadesini bulan milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi perspektifi, sürece kritik ve tarihi katkılar sunmaktadır. Bu süreç iç cephemizi tahkim ederken aynı zamanda yeni bir bölgesel jeopolitiğin de temellerini atmaktadır. Kadim medeniyet mirasımızı stratejik değere dönüştüren adımlar, tarihimizin ve coğrafyamızın ruhuna aykırı müdahalelerin de önüne geçecektir. Terörden arınmış, kardeşlik hukuku ve toplumsal bütünleşme temelinde yükselen yeni dönem, stratejik bir akılla inşa edilen Türkiye Yüzyılı'nın en büyük kazanımlarından biri olacaktır. Türkiye'ye yönelik casusluk girişimleri önlendi Güvenlik şemsiyemizin bir diğer önemli alt başlığı, ülkemize yönelik casusluk girişimlerinin önlenmesidir. Türkiye gibi güçlü ve etkin bir ülkenin casusluk faaliyetlerinin hedefi olması şaşırtıcı değildir. Espiyonaj yöntemlerinin hızla dönüşmesine ve klasik yöntemlerin haricinde; çevrim içi operasyon, paravan yapılar, organize suç örgütlerinden faydalanma, dedektiflerden istifade etme gibi yeni usullere başvurulmasına bağlı olarak istihbarata karşı koyma alanında her daim yüksek bir farkındalık ve artan bir kapasiteyle faaliyet yürütüyoruz. Nitekim geride bıraktığımız yıl da ülkemize karşı yürütülen çalışmaları ve ajan ağlarını deşifre ederek casusluk faaliyetlerini akamete uğrattık. Bu alandaki çalışmalarımız tavizsiz ve hız kesmeden devam edecektir. Vatan savunmasının sınırlarını yalnızca fiziki olarak ele almakla yetinmeyen Milli İstihbarat Teşkilatı; teknik istihbarat ve siber güvenlik atılımları ile siber vatanın korunmasında kilit rol oynamakta, siber savunma mimarisini her geçen gün güçlendirmektedir. En son teknolojik gelişmeler yakından takip edilmekte, Teşkilatımız şahsında ülkemizin bu alandaki yetkinliği en üst seviyeye taşınmaktadır. Bu çerçevede; siber saldırı ataklarına, sosyal medya ve finansal araçlar üzerinden ülkemizi istikrarsızlaştırmak isteyenlere karşı düzenlenen operasyonlar söz konusu çalışmalarımızın somut neticesidir. Yeni sınamalar ve hibrit tehditlere karşı Teşkilatımızın ve devletimizin analiz kabiliyetlerinin geliştirilmesine katkı sunuyoruz. Büyük verinin analiz edilmesi, yorumlanması ve uygulanabilir bilgiye dönüştürülmesi için çok katmanlı ve disiplinler arası usulleri devreye koyuyoruz. İstihbari temeli sağlam, saha bilgisi güçlü, analitik kabiliyeti yetkin Teşkilatımızın, devletimize ve milletimize eksiksiz hizmet vermesi için bundan sonra da tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. *** Milli İstihbarat Teşkilatı; ülke içinde vatandaşımızın huzur ve güvenliğini önceleyen kapsamlı istihbarat faaliyetlerinin yanı sıra sınırlarımızın ötesinde özellikle gerilim ve çatışma bölgelerinde taraflar arasında güvenilir iletişim kanalları tesis ederek, etkili arabuluculuk girişimleriyle muhtelif çatışmaların tırmanmasını engellemekte ve tehditlerin krize dönüşmesini önlemektedir. Teşkilatımızın yürüttüğü istihbarat diplomasisi sessiz, sakin ve derin niteliğiyle bölgesel ve küresel barışa önemli katkılar sunmaktadır. Gazze ateşkesinden Rusya-Ukrayna Savaşına, Somali'den Afganistan-Pakistan hattındaki gerilimlerin azaltılmasına kadar farklı coğrafyalarda, karmaşık ve farklı dinamiklere sahip süreçleri yakından takip ediyor, bölgesel barış ve istikrara katkı veriyoruz. Amacımız, bölgesel düzlemde ve uluslararası alanda karşılıklı güven ve saygıya dayalı bir güvenlik ve istikrar kuşağı oluşturmaktır. Krizlerin ya da krize dönüşmesi muhtemel gerginliklerin ilk aşamasından itibaren devreye girme, tarafların hassasiyetlerini objektif bir şekilde anlama ve çözüm önerileri geliştirme yaklaşımımızın ardında; devletimizin sahip olduğu "komşuluk hukukuna dayalı manevi değerler" ile "güvenlik ve istikrarın kolektif bir olgu olduğu" anlayışı bulunmaktadır. Bu çerçevede istihbarat diplomasisinde yalnızca güce ve operasyonel dile bağlı kalmanın ötesine geçilerek tarafları anlamaya, ortak bir aklı, kültürü ve tarihi, başka bir deyişle "medeniyet hafızasını" hatırlatmaya da odaklanılmaktadır. Suriye Orta Doğu'nun stratejik dengesi açısından kritik olan Suriye meselesinde de iç savaşın başlangıcından sonlanmasına kadar bölgedeki gelişmeler yalnızca insani, siyasi ve güvenlik boyutlarıyla değil bütüncül bakış açısıyla değerlendirilmiştir. 8 Aralık 2024'te aralanan tarihi fırsat penceresi, Suriye'nin sadece Suriyeliler tarafından yönetildiği istikrarlı gelecek için artık geri dönülemez bir noktanın ve umut verici bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olmuştur. Özgür, egemen, birleşik, güvenli, demokratik ve müreffeh bir Suriye ülke içinde huzuru sağlarken bölgenin barış ve istikrarına da katkı verecektir. Suriye'yi bölmeye, siyasi birliğini zayıflatmaya ve egemenlik haklarını ihlal ve tahrip etmeye yönelik tüm dahili ve harici girişimler akim kalmaya mahkumdur. Uluslararası toplumun Suriye'yi kilit bir aktör olarak uluslararası sisteme entegre etme çabalarına önemli katkılarda bulunan ülkemiz ve Teşkilatımız, stratejik sabır ve hikmetle bölgesel barış için Suriye'de istikrarın sağlanması ve korunmasına destek olmaya devam edecektir. Afrika Stratejik rekabetin ivmelendiği bir diğer alan olan Afrika kıtası da ülkemizin öncelik verdiği bölgeler arasındadır. Kıtaya yönelik yaklaşımımız "Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler getirilmesi" vizyonu doğrultusunda şekillenmektedir. Milli İstihbarat Teşkilatı olarak Libya'da istikrar ve denge sağlayıcı tutumumuzdan, Somali'de terörle mücadeleye sağladığımız katkıya ve Sudan'a kadar kıta üzerindeki faaliyetlerimiz birçok ülkenin dikkatini çekmektedir. Çad'dan Nijer'e, Togo'dan Burkina Faso'ya, Tanzanya'dan Kenya'ya kadar Afrika'nın her yerinde istihbarat diplomasisinin olumlu neticeleri alınmaktadır. Derin tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğumuz kardeş Türk devletleri ile geliştirilen işbirliklerinin yanı sıra Balkanlarda da istikrarın sağlanmasında kilit rol oynanmakta, söz konusu ülkelerle istihbari eş güdüm çalışmalarına hız kazandırılmaktadır. Proaktif diplomasi anlayışı ve stratejik istihbarat kabiliyetleriyle bu coğrafyalarda, barışın ve istikrarın tesisine yönelik çabalar bundan sonra da sürecektir. Teşkilatımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devlet aklını merkeze alarak ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla tam bir uyum ve eş güdüm içerisinde ülkemize ve milletimize hizmet etmenin onurunu yaşamaktadır. Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada daha güvenli, daha aydınlık ve daha müreffeh yarınlara kavuşmak hedefiyle Milli İstihbarat Teşkilatı, bir asra yaklaşan kurumsal kimliği, yüzlerce yıllık devlet geleneği ve engin medeniyet hafızasıyla devletimizin bekası ile milletimizin barış ve huzuru için çalışmalarını titiz, özverili ve kararlı bir şekilde devam ettirecektir. Bu vesileyle Teşkilatımızın yüksek ahlaki değerleri kuşanmış, vatan için feda-yı can etmekten çekinmeyen, fedakar ve vefakar isimsiz kahramanlarını selamlıyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Milli İstihbarat Teşkilatı olarak Türkiye Cumhuriyeti'ne ve aziz milletimize hizmet etmenin idrak ve şerefiyle her tür zorluğu aşacağımıza inancımız tamdır. [Büyükelçi Prof. Dr. İbrahim Kalın, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı]

2026 Yılı Asgari Ücret Açıklandı Haber

2026 Yılı Asgari Ücret Açıklandı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, asgari ücretin 2026 yılı için net 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak belirlendiğini bildirdi. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun 2026 yılında geçerli olacak asgari ücret rakamını belirleme çalışmaları kapsamındaki üçüncü toplantısı sona erdi. Bakan Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun kararını, hükümet ve işveren heyetlerinin katılımıyla Bakanlıkta düzenlediği toplantıyla açıkladı. Bakanlık olarak çalışma hayatında sosyal diyaloğun bir gereği olarak tüm istişare mekanizmalarını aktif bir şekilde işlettiklerini belirten Işıkhan, hakem rolleri gereği hem işçi temsilcileri hem de işveren temsilcileriyle görüşmelerini kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. Bu süreçte işçi konfederasyonları ve işveren temsilcileriyle de görüşüp, fikirlerini aldıklarını ve onları karar alma sürecine dahil ettiklerini vurgulayan Işıkhan, şöyle konuştu: "Şartlar ne olursa olsun, nihai karar nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bizim devlet olarak sosyal paydaşlarımızla iletişimi kesme, talep ve tekliflere kulaklarımızı kapatma lüksümüz bulunmamaktadır. Ortak hareket, uzlaşı ve istişare kültürü yaratan sosyal diyalogun çalışma hayatımızın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesinin ön şartı olduğuna inanıyorum. İşçilerimiz de işverenlerimiz de çalışma hayatımızın asli unsurlarıdır. Bugüne kadar ülkemizin ve milletimizin istikbali için nasıl birlikte çalışıp, birlikte alın teri döktüysek, Türkiye'yi, nasıl el ele verip birlikte büyüttüysek, bundan sonra da aynı birlik ve beraberlik ruhuyla aynı hedeflere yürümeye devam edeceğiz. Şunu unutmamalıyız ki bizler, karşı karşıya gelerek, zıtlaşarak değil ancak yan yana durduğumuzda, birlikte olduğumuzda, yol alabiliriz." "Esas olan, yapılan artışların etiketlerde eriyip gitmemesidir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde AK Parti olarak 23 yıldır Türkiye'yi her şartta büyütme, her koşulda ayakta tutma vizyonuyla yol yürüyen bir yönetim anlayışına sahip olduklarını ifade eden Işıkhan, şunları kaydetti: "Bu ülke çok kısa süreler içinde ekonomik saldırılar, büyük depremler yaşadı, dünya çapında pandemi yaşadı, küresel krizler yaşadı, bölgemizdeki savaşların, enerji krizlerinin ve tedarik zinciri kırılmalarının tam ortasında kaldı. Ancak şunu açık ve net bir şekilde ifade etmek istiyorum, bunca musibete rağmen, bugün her alanda büyük bir oranda toparlanmayı yaşıyoruz. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, ekonomisi sağlamlaştıkça, her zaman olduğu gibi bundan en büyük faydayı da elbette vatandaşlarımız görecektir. Geçmişte nasıl olduysa, bundan sonra da her iyileşme, her ilerleme, her büyüme ve kalkınma, vatandaşımıza refah artışı olarak dönmeye devam edecektir. Bu bizim en temel anlayışımız, en temel yaklaşımımızdır. Asgari ücrette de diğer meselelerde de esas olan, yapılan artışların çarşıda, pazarda, market raflarında, etiketlerde eriyip gitmemesidir. Yapılan artışlarla vatandaşımızın satın alma gücünün korunması ve yaşam kalitesinin geliştirilmesini hedeflemekteyiz." "Muhalefetin popülist yaklaşımlarını da ciddiye almadık" "Biz popülist değiliz. Hiçbir zaman muhalefetin popülist yaklaşımlarını da ciddiye almadık." diyen Işıkhan, "Biz işimize baktık, çalıştık ve projelerimizle, eserlerimizle vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına en uygun, en reel politikaları geliştirdik ve hayata geçirdik." ifadelerini kullandı. AK Parti olarak 23 yıldır günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayan Işıkhan, şöyle devam etti: "Türkiye Yüzyılı'nı emeğin kıymet gördüğü, çalışanın hakkının korunduğu, büyümenin tabana yayıldığı bir yüzyıl yapmakta da kararlıyız. Bakanlık olarak gerçekleştirdiğimiz tüm çalışmalarımızda, hedef ve önceliklerimizde, Türkiye'nin küresel dönüşümde güçlü, rekabetçi, üretim odaklı ve aynı zamanda 'kimseyi dışarıda bırakmayan' bir çalışma hayatı vizyonu inşa etme çabamız vardır. İşgücü piyasalarımızı daha dayanıklı kılacak, sosyal koruma ve sosyal güvenlik sistemimizi yarınlara hazırlayacak, çalışanlarımızın beceri dönüşümünü hızlandıracak politikaları hazırlama ve uygulama noktasında, bunu bir mecburiyet olarak görüyoruz." "Kararın dengeyi gözetecek nitelikte olması için yoğun çaba harcadık" Bakanlık olarak çalışma hayatının tüm ekosistemini daima değişen şartlara uyum sağlayan, ihtiyaçlara hızla cevap verebilen, dinamik ve güçlü bir yapıya oturtmak için kararlı bir şekilde çalıştıklarını belirten Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biliyoruz ki Türkiye'nin yarınları ancak bugünün, emek ve üretim gücünü, daha nitelikli hale getirerek güvence altına alınabilir. Bu anlayışla, asgari ücrette de çalışanlarımızın hakkını ve emeğini enflasyona ezdirmeyecek, işverenlerimizi mağdur etmeyecek en doğru ve en makul, ortak noktada fikir birliğine varmak, sadece mali kazanımlar için değil, aynı zamanda toplumsal barış ve dayanışma şuurumuz bakımından da hayati bir öneme sahiptir. Burada temel hedefimiz işçilerimizi de işverenlerimizi de memnun edecek, bir denge seviyesinin tespit edilmesidir. Bu sebeple bugün açıklayacağımız kararın bu dengeyi gözetecek nitelikte olması için yoğun çaba harcadığımızı özellikle vurgulamak isterim. Bu süreçte olumlu yaklaşımları dolayısıyla tüm sosyal paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Komisyon çalışmalarımıza görüş ve tavsiyeleriyle katkı veren, destek olan tüm sendikalarımıza, kurumlarımıza ve ilgili bakanlıklarımıza, çalışmaların sağlıklı bir şekilde icra edilmesini sağlayan komisyon üyelerimize ve süreci anbean takip eden basın mensuplarına, süreç boyunca diyalog halinde olduğumuz işçi konfederasyonlarımıza da teşekkür ediyorum. Sosyal diyalog sürecinde, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda işveren kesimini temsil eden ve toplantıya aktif bir şekilde görüş ve önerilerini dile getiren TİSK'e, kıymetli başkanı Sayın Özgür Burak Akkol'a teşekkür ediyorum. Güçlü iradeleriyle gece gündüz demeden çalışan, her koşulda ülkemizin ve milletimizin geleceği için arkamızda duran, bizleri destekleyen ve yolumuzu açan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, tüm emekçiler adına huzurlarınızda şükranlarımı sunuyorum." "Asgari ücreti geçtiğimiz yıla göre yüzde 27 oranında artırmış oluyoruz" Bakan Işıkhan, 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücretle ilgili şu bilgileri verdi: "1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 lira, brüt asgari ücret tutarı ise 33 bin 30 lira olarak belirlenmiştir. Yaptığımız bu artışla asgari ücreti geçtiğimiz yıla göre yüzde 27 oranında artırmış oluyoruz. Asgari ücrette 2002 yılına göre nominal olarak 171 kat, reel olarak ise yüzde 251'lik artış sağlamış bulunuyoruz. Ayrıca, geçtiğimiz yıl 1.000 lira olarak uyguladığımız asgari ücret desteğini önümüzdeki yıl 1.270 lira olarak uygulamaya devam edeceğiz. Yeni ücret ile birlikte çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeme sözümüzün arkasında olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. Devletimiz, tüm kurum ve kuruluşlarıyla işçimizin, işverenimizin ve vatandaşımızın yanında olmaya devam edecektir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı'nı yatırım-üretim-istihdam vizyonumuzla şekillendirmeye devam edeceğiz. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da çalışma hayatının tüm ihtiyaçlarını paydaşlarımızla istişare, ortak akıl ve güç birliği içerisinde karşılamayı sürdüreceğiz. Yeni asgari ücretin çalışan, üreten ve büyüyen ülkemiz için ve aziz milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum." Toplantıda, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol da yer aldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan yeni asgari ücrete ilişkin paylaşım Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: "2026 yılında yüzde 20'nin altında enflasyon oranına inmeyi hedeflediğimiz bir ortamda, yüzde 27 artışla net 28 bin 75 liraya yükselen aylık asgari ücretiyle 1.000 liradan 1.270 liraya yükselen devlet desteği çalışanlar ve işverenler için hayırlı olsun. Enflasyonun düştüğü, verimliliğin yükseldiği bir patikada, kayıt dışılığı azaltmaya, istihdamı artırmaya ve kalıcı sosyal refah sağlamaya yönelik politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.