Uygulamalarımız appstore googleplay

#Türkiye Yüzyılı

gazeteci63.com - Türkiye Yüzyılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Yüzyılı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alo 135 Hattı Hizmete Geçecek Haber

Alo 135 Hattı Hizmete Geçecek

Adalet Bakanı Gürlek, 1 Eylül itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde "Alo Adalet 135" hizmetinin hayata geçirileceğini bildirdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı'nı "Adaletin Yüzyılı" kılma hedefleri doğrultusunda adalet hizmetlerini vatandaşlar için daha hızlı, etkin ve erişilebilir hale getirmeye devam edeceklerini ifade etti. Gürlek, açıklamasında şunları kaydetti: "1 Eylül itibarıyla pilot illerimizde Alo Adalet 135 hizmetini hayata geçiriyoruz. İlk etapta Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde başlayacak Alo Adalet 135 ile uzun süren dava ve soruşturma dosyalarınıza ilişkin başvurularınızı hızlı ve güvenli bir şekilde iletebileceksiniz. İlk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerindeki beş yılı aşan dava dosyaları ile üç yılı aşan soruşturma dosyalarınız hakkında, yapay zeka destekli sesli asistanımız veya uzman temsilcilerimiz aracılığıyla başvurunuzu gerçekleştirebilirsiniz." Bakan Gürlek, adalet hizmetlerine erişimi kolaylaştıran ve yargı süreçlerinin etkinliğini artıran uygulamaları kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdüreceklerini vurgulayarak, "Başvurularınız Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarına ulaştırılacak, gerekli hallerde ilgili mahkeme veya Cumhuriyet Başsavcılığınca değerlendirilerek sürece ilişkin bilgilendirmeler SMS yoluyla tarafınıza iletilecektir." ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Yeni Tedbirler Aldı Haber

Milli Eğitim Yeni Tedbirler Aldı

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bu yıl eğitim öğretimde yapılacak iş ve işlemlere ilişkin tüm illere genelge gönderdi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla yayımlanan "2026-2027 eğitim ve öğretim yılına ilişkin iş ve işlemler" konulu genelgeye göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak. Genelge kapsamında, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan milli duruş, Bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim ve öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden olacak. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuna uygun olarak öğrencilerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, milli birlik ve beraberliğe, vatana ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak şuurda yetiştirilmeleri sağlanacak. Bu amaç doğrultusunda 2026-2027 eğitim ve öğretim yılının ilk haftası ve yıl boyunca Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda etkinlikler düzenlenecek. Sağlıklı ve güvenli okul ikliminin tavizsiz şekilde korunması amacıyla, "Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması" konulu Genelge, "Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu ve Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü" ve İçişleri Bakanlığının "Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri" konulu yazısı hükümleri eksiksiz olarak uygulanacak, denetimler rutin aralıklarla sürdürülecek. Okul ve çevresine yönelik olası riskler gözden geçirilecek Genelgeye göre, il ve ilçe yürütme kurulları, eğitim öğretim yılı başında toplanarak görev ve sorumlulukları, okul ve çevresine yönelik olası riskleri gözden geçirecek ve planlamalar yapacak. Okul ortamlarında giriş-çıkışlar kontrollü sağlanacak, yaya ve araç trafiği ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak, acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları tamamlanacak. Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikayetler değerlendirilerek önlem alınacak. Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm halinde tüm koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek, bu hususta en ufak bir idari zafiyete veya ihmale müsaade edilmeyecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine izin verilmeyecek Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi" üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek. Öğretmenlerin mesleki haklarının korunması ve güvenli eğitim ortamlarının sürdürülmesi amacıyla bu uygulama, tüm eğitim kurumlarında istisnasız uygulanacak. Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek, kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek. Bu kapsamda eğitim ve öğretim yılı başında yapılacak öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmeler yapılacak olup uygulama, milli eğitim müdürlüklerince takip edilecek ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyecek. e-Okul sisteminde otomatik gerçekleşen okul kayıtlarından dolayı velilerin kayıt ücreti ödemesi söz konusu olmayacak. Öğrenci kayıt işlemleri "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Adrese Dayalı Kayıt Sistemi (e-Kayıt) Usul ve Esasları" gereğince yürütülecek, öğretmen norm dağılımının olumsuz etkilenmemesi, okullardaki sınıf mevcutlarının dengeli bir şekilde dağılımının yapılabilmesi, fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi, okulların tam kapasiteyle kullanımı gibi nedenler dolayısıyla kayıt bölgesi sınırlamalarına kesinlikle uygun davranılacak ve kayıt bölgeleri dışından öğrenci kaydı yapılmayacak. Velilerin ayrıca okul idaresiyle kayıt konusunda iletişim kurmasına gerek kalmadığından, kayıt parası veya başka ad altında zorunlu ücret talep edilmesi mümkün olmayacak. Velilerden kayıtlara ilişkin herhangi bir ücret istendiğine dair şikayet gelmesi halinde gereği yapılacak. Okullarda cep telefonu kullanılmayacak Öğrencilerin dijital imkanlardan doğru şekilde yararlanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilerek, dijital bağımlılığa neden olan etkenlere yönelik farkındalıkları artırılacak. Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamaya devam edilecek ve öğretmenler de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacak. Ödev verme ya da bilgilendirmelerde Bakanlığın belirlediği dijital platformlar haricindeki araçların kullanımından kaçınılarak bu hususta öğrencilere ve velilere gerekli yönlendirmeler yapılacak. Öğrencilerin dijital dünyada güvenli, bilinçli, sorumlu ve değer temelli bir yaklaşımla hareket eden bireyler olarak yetişmelerini desteklemek amacıyla "Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik Projesi" ile hazırlanan eğitim içeriklerinden etkin şekilde yararlanılacak. Okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencilerine yönelik uyum eğitimleri, Bakanlık tarafından belirlenen takvim ve program çerçevesinde gerçekleştirilecek. Okul öncesi eğitim ve ilkokul 1. sınıf öğrencilerine yönelik aile etkinliklerinde ailenin etkin katılımı esas alınacak. İlkokul 1. sınıf öğrencilerinin okuma bayramı etkinlikleri ise okuldaki tüm 1. sınıf öğrencilerini kapsayacak şekilde mayıs ayı içinde planlanacak. "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül eğitim anlayışı doğrultusunda "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak. Oyunun, çocuğun öğrenme, gelişim, sosyalleşme, üretme ve kendini ifade etme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışıyla yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinliklerine ve geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verilecek. Bu çerçevede yapılacak planlama ve uygulamalar, "Milli Eğitim Bakanlığı Oyun Politika Belgesi" ilke ve esaslarına uygun şekilde yürütülecek. Bakanlığın en önemli paydaşlarından olan ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının ve çocukların gelişimlerinin ev ortamında da desteklenmesi amacıyla okul-aile iş birliği güçlendirilecek. "Ailemle Eğitim Yolculuğum" çalışmaları, Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları ve etkinlik kitaplarında yer alan usul ve esaslar doğrultusunda etkin şekilde yürütülecek, okul öncesi aile eğitim bültenleri velilere düzenli olarak ulaştırılacak. Türk dünyasına ilişkin materyaller ücretsiz dağıtılacak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Türk dünyası ve gönül coğrafyasının ortak tarih, kültür ve medeniyet birikimini yansıtan değerlerin öğrenciler tarafından benimsenmesi, birlik ve beraberlik bilincinin güçlendirilmesi amacıyla bu yıl ortaokul kademesinde "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu", ortaöğretim kademesinde ise "Türk Dünyası Kültür Atlası, Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" adlı materyaller, ücretsiz dağıtılan ders kitaplarıyla birlikte sıralarda yerini alacak. Öğrencilerin öğrenmelerini gerçek yaşamla ilişkilendirmeleri, yaparak ve yaşayarak öğrenmeleri, farklı öğrenme deneyimleri edinmeleri, içinde yaşadıkları toplumu ve coğrafyayı öncelikle öğrenmelerini desteklemek amacıyla okul dışı öğrenme ortamları eğitim ve öğretim süreçlerine etkin şekilde dahil edilecek ve "Okul Dışı Öğrenme Ortamları Dijital Platformu"nda yer alan içeriklerden yararlanılacak. Kutlamalarda pedagojik ve etik ilkeler gözetilecek Okullarda gerçekleştirilecek tören, kutlama, anma günü, mezuniyet ve benzeri etkinliklerde kullanılacak müzik, video, broşür, pankart ve diğer materyaller Yönetmelik hükümleri doğrultusunda kurulan "Eser İnceleme ve Seçme Kurulu" onayıyla belirlenecek. Sosyal medya paylaşımlarında pedagojik ve etik ilkelere riayet edilecek. Mezuniyet etkinlikleri toplumsal değerler ve öğrenci kimliğiyle uyumlu olacak ve velilere ilave mali yük getirmeyecek şekilde planlanarak yürütülecek. Bakanlığın "Mezuniyet Günü Etkinlikleri" konulu Genelgesi ile belirtilen hususlara aykırı uygulamalara izin verilmeyecek. Özel öğretim kurumlarında görev yapan eğitim personeli ve diğer personelin, ilgili mevzuat kapsamında sözleşmeyle belirlenen özlük haklarının kurumlar tarafından yerine getirilip getirilmediği denetlenecek, bu kapsamdaki şikayetler titizlikle takip edilip sonuçlandırılacak. Velilere maddi yük oluşturulmayacak Bakanlıkça ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyaller okul ve kurumlarda kullandırılmayacak. Öğrenci ihtiyaçlarının temininde veliler, belirli markalara ve yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacak. Bunun yerine ülkenin üretim kapasitesini destekleyecek yerli ürünlerin kullanımına imkan sağlanacak. Velilere maddi yük oluşturacak her türlü uygulamadan kaçınılacak, okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarına kesinlikle müsaade edilmeyecek. Tüm eğitim kademelerinde Bakanlık tarafından belirlenen ortak sınav uygulamaları ile Bakanlık tarafından hazırlanan ölçme ve değerlendirme araçları dışında il, ilçe, okul veya sınıf genelinde öğrencileri birbirleriyle yarıştıran, sıralamaya tabi tutan ya da velilere ilave mali yük getiren deneme sınavı, hazır bulunuşluk uygulaması, tarama sınavı ve benzeri sınavların okullarda uygulanmasına veya öğrencilere satın aldırılmasına izin verilmeyecek. Özel yayınevleri veya diğer kişi ve kuruluşlar tarafından bu amaçla hazırlanan sınavlar da aynı kapsamda değerlendirilecek. Bakanlığın ölçme ve değerlendirme politikalarıyla örtüşmeyen ve öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilecek, adı veya niteliği ne olursa olsun Bakanlık dışında hazırlanan ve organize edilen sınav niteliği taşıyan hiçbir uygulamanın okullarda yapılmasına izin verilmeyecek. "Yaşam Becerileri Projesi" kapsamında hazırlanan uygulama kılavuzu ve etkinlik kitapları doğrultusunda eğitim ve öğretim süreçleri planlanacak. Okullarda bulunan uygun fiziki ortamlar öğrencilerin yaşam becerilerini uygulayarak geliştirebilecekleri şekilde değerlendirilecek ve uygulamaların yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli tedbirler alınacak. İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri eksiksiz uygulanacak Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında atölye, laboratuvar ve işletmelerde yapılan mesleki eğitimlerde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm tedbirler, eksiksiz uygulanacak. İşletmelerde mesleki eğitim ve staj yapılacak iş yerleri, alan/dal uygunluğu, usta öğretici/eğitici personel yeterliliği, öğrenci kapasitesi ve öğretim programına uygunluk açısından eğitim başlamadan önce titizlikle seçilecek ve uygun işletmelerle sözleşme yapılacak. Uygunluk şartlarını kaybeden veya eksiklik tespit edilen işletmelerle yapılan sözleşmeler, mevzuata uygun şekilde ivedilikle feshedilecek. Koordinatör öğretmenler, eğitim süreçlerini görevleri başında düzenli ve etkin biçimde izleyecek, süreçlerin takibi için "İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES)" mobil uygulaması tüm paydaşlarca aktif ve zorunlu olarak kullanılacak. "Haberimiz Olsun" etkin kullanılacak Öğrencilerin medya okuryazarlığı ve dijital iletişim becerilerini geliştirmeleri yönündeki hedefler doğrultusunda hazırlanan "Haberimiz Olsun" dijital platformunda yayımlanan video, sesli ve yazılı dijital medya içeriklerinden eğitim ortamlarında yararlanılacak. Bu içerikler, ilgili derslerin konu ve öğrenme çıktılarıyla ilişkilendirilerek eğitim süreçlerine dahil edilecek ve okullarda dezenformasyonla mücadeleyi destekleyen, güncel, şeffaf ve doğru bilgiye dayalı bir medya kültürünün geliştirilmesine yönelik gerekli planlamalar yapılacak. "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası" etkinliklerinde yerli sanayi ve teknoloji ürünleri tanıtılarak, öğrencilere milli kalkınma şuuru sadece bu haftaya mahsus olmayacak şekilde yıl içindeki diğer etkinliklerle de kazandırılacak. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında finansal okuryazarlık, tasarruf kültürü ile yerli üretim ve tüketim bilincini güçlendirecek, öğrencilerin bilim ve teknolojinin üreticisi olmalarını destekleyecek faaliyetlere yer verilecek. Tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimlerini sürdüren, özel yetenekli öğrenciler dahil olmak üzere özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için eğitim gördükleri okullarda "destek eğitim odaları" açılacak. Bu odalarda verilecek eğitim planlanacak, öğretmen görevlendirmeleri yapılacak ve öğrencilerin "Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları (BEP)" dikkate alınarak eğitim süreçlerine etkin katılımları sağlanacak.

Erdoğan’dan 15 Temmuz Mesajı Haber

Erdoğan’dan 15 Temmuz Mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "15 Temmuz, yalnızca hain bir darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir gece değil, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir demokrasi zaferidir." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle "15 Temmuz: Türkiye Yüzyılı'nın İstiklal Beyannamesi" başlıklı bir makale kaleme aldı. Gazetelerde yayımlanan makaleye, "Tarihin akışını değiştiren koca bir milletin istiklal ve istikbali için canı pahasına mücadele ettiği o meşum gecenin üzerinden tam on yıl geçti." ifadeleriyle başlayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "15 Temmuz, yalnızca hain bir darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir gece değil; milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına canı pahasına sahip çıktığı, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir demokrasi zaferidir. O gece necip milletimiz, anavatanımızı işgale yeltenen emperyalistlere ve onların iş birlikçilerine tıpkı İstiklal Harbi'nde olduğu gibi tarihin en büyük derslerinden birini verdi. 15 Temmuz, şairin "Ecdadımızın heybeti ma'ruf-i cihandır / Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır!" dizelerinde dile getirdiği gibi bin yıl evvel Malazgirt'te kahramanca mücadele edenlerin, 500 yıl evvel İstanbul surlarında Sultan Fatih'in rüyasını gerçekleştirmek, Peygamber Efendimiz'in müjdesine nail olmak için ruhunu ve bedenini ortaya koyanların, yüz yıl evvel vatan müdafaası için canını hiçe sayanların inancı ve kararlılığıyla sokaklara, meydanlara koşan asil milletimizin tarihe altın harflerle yazdığı bir büyük destandır." "Milletimiz istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı" Makalesinde, gözü dönmüş terör örgütünün tarihte benzerine az rastlanacak ihanet girişimine karşı, aziz milleti milli iradeye sahip çıkmak adına meydanlara ve havalimanlarına çağırırken, basit bir davette bulunmadıklarını vurgulayan Erdoğan, şu görüşleri paylaştı: “Milletimize yaptığımız çağrı, aziz milletimizin demokratik sağduyusuna, ferasetine ve cesaretine duyduğumuz güvenin bir tezahürüydü. Ecdadımızın bize bıraktığı en mukaddes miraslardan biri olan 'Ya istiklal ya ölüm!' şiarını yeniden ayağa kaldırmayı gaye edindik. Adeta tarihin derinliklerinden çıkıp gelen milletimiz de bu çağrıya, canını ve ruhunu hiçe sayarak anında cevap verdi. Hamdolsun, milletimiz bu güveni boşa çıkarmadı, istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı. O gece milletimiz, iradesine vurulmak istenen zincirleri paramparça etmiş, vesayetin ve ihanetin prangalarını söküp atarak, Türkiye'nin önündeki engelleri birer birer yıkmıştır. O gece 253 vatan evladımız şehadet şerbetini içerken, 2 binden fazla kardeşimiz yaralandı. Bu rakamların her biri, vatanı, bayrağı ve milli iradeyi korumak uğruna ortaya konulan fedakarlığın, cesaretin ve kahramanlığın ayrı ayrı nişanesidir.” "Her alanda FETÖ'nün kökünü kazıdık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen on yıllık süre zarfında, eli kanlı terör örgütü FETÖ ile mücadelemizi hem yurt içinde hem de uluslararası alanda tavizsiz bir kararlılıkla sürdürdük." ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti: “Çünkü devletimizin içine sızmış bu kanser hücresini temizlemek ve faillerin adalet önünde hesap vermelerini sağlamak, canlarını seve seve feda eden şehitlerimize en büyük borcumuzdu. Bürokrasiden orduya, yargıdan iş dünyasına kadar her alanda FETÖ'nün kökünü kazıdık. Bununla birlikte aklımızdan asla çıkarmamamız gereken şu yalın gerçeği de bir kez daha hatırlamakta fayda var, yaşanan, 10 yıl önce başlamış ve bitmiş bir mücadele değil. FETÖ ve benzeri sinsi yapıların devletimize ve milletimize yeniden tasallutunu engellemenin yegane yolu, 15 Temmuz ruhunu her daim diri tutmak ve bu bilinci gelecek nesillere de aktarmaktan geçiyor.” "Bu milletin en büyük gücü birlik ve beraberliğidir" Hain darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yılda acıların ilk günkü tazeliğini koruduğunu belirten Erdoğan, makalesine şöyle devam etti: "Bununla birlikte FETÖ ve benzeri tüm terör odaklarıyla olan savaşımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. 15 Temmuz'un 10. yılında, artık çok daha güçlü, çok daha kararlı ve birbirine sımsıkı kenetlenmiş bir Türkiye var. Bu topraklarda 15 Temmuz ruhu diri kaldığı müddetçe, hainlerin sinsi planlarının ve onların arkasındaki küresel senaristlerin kirli oyunlarının asla karşılık bulamayacağından kimsenin şüphesi olmasın. Bu vesileyle, o karanlık geceyi sinesini siper ederek aydınlığa kavuşturan, canı pahasına ecdadımızın yadigarı olan ve yüzyıllardır hüküm sürdüğümüz bu toprakları bize yeniden vatan kılan tüm şehitlerimize, Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize hayırlı, bereketli ve uzun ömürler niyaz ediyorum. Rabb'im, mazisi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş aziz milletimize bir daha 15 Temmuz benzeri ihanetler yaşatmasın. Bu milletin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, bin yıldır sevinç ve hüzünle yoğrulan kadim kardeşliğidir. Allah, birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin."

Canpolat'tan 15 Temmuz Mesajı Haber

Canpolat'tan 15 Temmuz Mesajı

Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Türk milletinin o karanlık gecede ortaya koyduğu cesaret, fedakarlık ve birlik ruhunun gelecek nesillere ilham olmaya devam ettiğini belirtti. Başkan Canpolat, 15 Temmuz'un yalnızca hain darbe girişiminin bertaraf edildiği bir tarih değil, aynı zamanda millet iradesinin her türlü vesayet anlayışına karşı verdiği onurlu mücadelenin simgesi olduğunu ifade etti. Canpolat mesajında şu ifadelere yer verdi: "15 Temmuz 2016 gecesi aziz milletimiz, vatanına, bayrağına ve demokrasisine sahip çıkarak dünyaya unutulmayacak bir destan yazmıştır. Tanklara, silahlara ve tehditlere rağmen meydanları dolduran milletimiz, bağımsızlığından ve milli iradesinden asla taviz vermeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bu büyük mücadelede şehitlerimizin fedakarlığı, gazilerimizin kahramanlığı ve milletimizin sarsılmaz dayanışması, ülkemizin en güçlü teminatlarından biri olmuştur. Bizlere düşen görev ise bu kutlu emaneti aynı bilinç ve sorumlulukla korumak, birlik ve beraberliğimizi her zaman canlı tutmaktır. 15 Temmuz ruhu; kardeşliğin, dayanışmanın ve ortak geleceğimize sahip çıkma kararlılığının adıdır. Geçmişten aldığımız güçle, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ülkemizi daha güçlü yarınlara taşımak için hep birlikte çalışmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün yıl dönümünde vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyorum. Aziz milletimizin Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nü saygı ve şükran duygularımla kutluyorum."

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Antep’te Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Antep’te

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Hedefimiz, ülkemizi Türkiye Yüzyılı'nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturduğumuz muazzam kapasiteyle dünyada hak ettiği konuma taşımaktır." dedi. Kacır, 4. Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Şölen Çikolata'nın yeni üretim tesisinin açılışında konuştu. Bakan Kacır, fabrikanın, üreten şehir Gaziantep'in istihdamına, büyümesine ve kalkınmasına katkı sağlayacağını söyledi. Küresel ekonomilerin akışının değiştiği, ticaretin yeni yönler aradığı bir dönemde olunduğuna işaret eden Kacır, "Ülkeler, alışılagelen düzenin sil baştan yazıldığı bu kritik dönemi rekabetçi ve sürdürülebilir büyümeyi, öz yeterliliği esas alarak göğüslüyor. Mevcut tabloyu doğru idrak eden ülkelerin başında ise hamdolsun Türkiye geliyor. Gelişmiş sanayi altyapımız, esnek üretim kabiliyetimiz ve lojistik avantajlarımızla küresel ölçekte yaşanan dönüşümden güçlenerek çıkmayı başardık. Hedefimiz, ülkemizi Türkiye Yüzyılı'nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturduğumuz muazzam kapasiteyle dünyada hak ettiği konuma taşımaktır." değerlendirmesinde bulundu. Kacır, bu hedefe yürürken stratejik sektörlerin her birini ayrı ayrı ele aldıklarını, sanayinin üretim kabiliyetini, ihracat kapasitesini ve teknolojiyle bütünleşme düzeyini artıracak adımları hayata geçirdiklerini dile getirdi. 258 bin nitelikli istihdamın önü açıldı Sektörler arasında hiç şüphesiz gıda sanayisinin üretim, istihdam, ihracat ve markalaşma kabiliyetiyle ülkenin küresel rekabet iddiasını besleyen en önemli alanlardan olduğunu belirten Kacır, şöyle devam etti: "Küresel krizlerin, iklim değişikliğinin, lojistik darboğazların ve bölgesel çatışmaların gıda tedarik zincirleri üzerindeki etkilerini hep birlikte müşahede ediyoruz. Gıda sanayisinde sürdürülebilir üretimi, verimliliği, markalaşmayı, teknoloji kullanımını ve katma değerli ürün kapasitesini artırmak bugün bir tercihten öte stratejik bir zorunluluğu ifade ediyor. Türkiye, bereketli toprakları, tarımsal üretim çeşitliliği, gelişmiş sanayi altyapısı, girişimci insan kaynağı ve coğrafi konumuyla gıda alanında çok daha büyük hedeflere yürüyebilecek imkanlara sahiptir." Bakan Kacır, 2002 yılından bu yana gıda ürünleri imalatına yönelik 8 bin 911 yatırım teşvik belgesi düzenlediklerini, 1 trilyon 90 milyar lira sabit yatırımın ve 258 bin nitelikli istihdamın önünü açtıklarını dile getirdi. "Gıda sanayisinin rekabetçi bir yapıya kavuşmasına katkı sağladık" TÜBİTAK akademi, bilim insanı ve özel sektör AR-GE destek programları kapsamında son 23 yılda gıda alanında yürütülen 3 bin 126 projeye ve bu alanda araştırma yapan 3 bin 700 bilim insanı ve gence 16 milyar liradan fazla destek sağladıklarını belirten Kacır, şunları söyledi: "TÜBİTAK öncülüğünde, Türkiye'nin en büyük gıda AR-GE ve inovasyon projesi INNOFOOD ile Gıda İnovasyon Merkezi ve Türkiye Gıda İnovasyon Platformunu (TÜGİP) kurduk. Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Kocaeli, Giresun, Şanlıurfa ve Ankara'da hayata geçirdiğimiz gıda test ve analiz laboratuvarlarıyla üreticilerimizin kalite, güvenilirlik ve standardizasyon kapasitesini artırdık, gıda sanayimizin iç ve dış pazarlarda daha rekabetçi bir yapıya kavuşmasına katkı sağladık." Atıştırmalık ürünler sektörünün ülkenin gıda sanayisinde rekabet gücü yüksek alanlarından biri olduğunu ifade eden Kacır, "Türkiye, üretim kapasitesi, ihracat ağı ve marka kabiliyetiyle bisküvi, çikolata, şekerleme, kek, gofret ve kuruyemiş bazlı ürünlerde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. Ülkemizin gelişmiş un, şeker, kakao işleme ve ambalaj sanayisi altyapısı, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarlarına yakınlığı, büyük ölçekli üretim tesisleri ve geniş iç pazarı, atıştırmalık sektörümüzü küresel ölçekte rekabetçi kılan başlıca unsurlardır. İşte bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yatırım da Türkiye'nin atıştırmalık ürünler alanındaki üretim kabiliyetini, ihracat potansiyelini ve teknoloji odaklı dönüşümünü daha görünür hale getiren örnek tesislerden biridir." diye konuştu. Bakan Kacır, 100 milyon dolar yatırımla hayata geçirilen ve Şölen Çikolata'nın üretim kapasitesini yüzde 70 artıracak olan bu tesisin doğrudan 500 kişiye, dolaylı olarak ise 2 bin kişiye istihdam sağlayarak Gaziantep'in, ülkenin üretimi, ekonomisi ve sosyal refahına önemli katkılar sunacağını dile getirerek, "500'e yakın robotu, 30 bin palet kapasiteli akıllı deposu ve gelişmiş lojistik altyapısıyla bu yatırım, ileri üretim teknolojilerinin, otomasyonun ve akıllı depolama sistemlerinin gıda sanayimize başarıyla entegre edildiği örnek bir sanayi yatırımı olarak öne çıkıyor." dedi. Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çoban da ay yıldızlı bayrağı yurt dışında dalgalandırmak için çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. Şölen Çikolata'nın CEO'su Erdoğan Çoban, son 10 yılda 500 milyon doları aşan yatırımın tamamını Gaziantep'e yaptıklarını söyledi. Çoban, "36 yılda ise yatırımlarımızın tamamı toplamda 1 milyar doları aşmış durumda. Bugün 5 kıtada 120'den fazla ülkeye ihracat yapıyor, milyarlarca tüketiciye ulaşıyoruz. Tüm gıda kategorilerinde ihracat lideriyiz. AR-GE merkezimizde 35 patentle geleceği tasarlıyoruz. Yeni fabrikamızla birlikte 3 üretim tesisimizde 300 bin metrekareye ulaşan üretim alanımızla dünyanın en büyük çikolata üretim merkezlerinden biri olduk." ifadesini kullandı. Açılışta, Vali Kemal Çeber ile Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Kacır ve protokol üyeleri fabrikayı gezerek yetkililerden bilgi aldı.

Anıtkabir'e Ziyaretçi Akını Yaşandı Haber

Anıtkabir'e Ziyaretçi Akını Yaşandı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 81 ilden gelen temsilci gençler, milli sporcular ve beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir'i ziyaret etti. Bakan Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, 81 ilden gelen temsilci gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol'dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine geldi. Bakan Bak'ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde "Gençlik ve Spor Bakanlığı" yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu. Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi'ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları kaydetti: "Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye'nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir. Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı'nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun." Bakan Bak, daha sonra Anıtkabir'e gelen öğrenciler ve gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Gülpınar’dan 19 Mayıs Mesajı Haber

Gülpınar’dan 19 Mayıs Mesajı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, gençlerin bilim, teknoloji ve sporla yetişmesinin Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, bu yıl Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST ve Şanlıurfa Bilim Merkezi yatırımlarına dikkat çekti. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Gülpınar, mesajında şu görüşlere yer verdi: “Aziz Hemşehrilerim, Geleceğimizin teminatı kıymetli gençlerimiz; Milletimizin bağımsızlık yürüyüşünün simgesi olan 19 Mayıs 1919’un yıl dönümünü; büyük bir gurur, heyecan ve coşkuyla kutluyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak yaktığı istiklal meşalesi, yalnızca bir kurtuluş mücadelesinin başlangıcı değil; aynı zamanda milletimizin yeniden dirilişinin, birlik ve beraberlik ruhunun da sembolü olmuştur. Bu anlamlı günün gençlerimize armağan edilmesi ise, yarınlarımızın gençlerin omuzlarında yükseleceğine duyulan inancın en güçlü ifadesidir. Bugün bizlere düşen görev; tarihinden güç alan, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, düşünen, üreten ve geleceğe yön veren bir gençliğin yetişmesine katkı sunmaktır. Çünkü güçlü şehirler de güçlü ülkeler de ancak bilimle, teknolojiyle ve sporla yetişen gençlerle inşa edilir. Bu anlayışla Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Eğitimden spora, kültürden bilime kadar her alanda gençlerimizin önünü açacak yatırımları hayata geçiriyor, gençlerimizin hayallerine dokunan her projeyi, geleceğimize yapılan en kıymetli yatırım olarak görüyoruz. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük ve en modern bilim merkezi olan Şanlıurfa Bilim Merkezi de bu vizyonun en önemli örneklerinden biridir. Bu devasa tesis, bölgedeki genç nüfusun teknoloji ve inovasyonla buluşması adına gerçekleştirilen en kapsamlı yatırımlardan biri olarak geleceğe ışık tutmaktadır. Öte yandan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST’in bu yıl Şanlıurfa’da düzenlenecek olması da şehrimiz adına ayrı bir gurur vesilesidir. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla gerçekleştirilecek festival kapsamında teknoloji yarışmaları, uçuş gösterileri ve çeşitli teknoloji atölyeleriyle gençlerimiz; bilimin, üretimin ve yerli teknolojinin heyecanını yakından deneyimleme fırsatı bulacaktır. İnanıyorum ki; bilimle düşünen, teknolojiyle üreten ve değerleriyle yükselen bir gençlik, Türkiye Yüzyılı’nın en büyük gücü olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyor; aziz milletimizin ve sevgili gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum.”

Hak Sahipleri Kurayla Belirlendi Haber

Hak Sahipleri Kurayla Belirlendi

Şanlıurfa'da "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında inşa edilecek 13 bin 790 konutun hak sahipleri kurayla belirlendi. Mehmet Akif İnan Konferans ve Sergi Salonu'nda düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, programda yaptığı konuşmada, kura çekilişinin hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde deprem bölgesinde büyük işlerin başarıldığını belirten Suver, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye yüzyılı diye bir vizyon ortaya koydu. Bu vizyonla beraber biz çok daha iyi yaşamaya layık olan vatandaşlarımızı daha müreffeh, daha güvenilir, daha huzurlu bir ülkede yaşatma azmi ve gayretiyle çalışıyoruz. Şüphesiz bu azim ve gayret Sayın Cumhurbaşkanımızın varlığından kaynaklanmaktadır." dedi. Yeni Türkiye yüzyılını hep beraber inşa edeceklerini dile getiren Suver, "Bugün de burada inşallah Şanlıurfalı kardeşlerimizin talihli olanlara bugün çıkacak ama çıkmayanlar da talihsiz değil. Bu projelerin arkası sizin dualarınız ve destekleriniz olduğu müddetçe gelecektir. Yeni Türkiye yüzyılını hep beraber inşa edeceğiz." ifadelerini kullandı. Suver, projede emeği geçenlere teşekkür etti. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak da Şanlıurfa'nın asrın felaketini yaşayan bir il olarak asrın dayanışmasını da en güzel şekilde gerçekleştirdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla Türkiye'de büyük bir konut hamlesinin başlatıldığını anımsatan Şıldak, bugün Şanlıurfa'da da 13 bin 790 konutun kurasının çekimini gerçekleştirdiklerini belirtti. AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı ise Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesiyle binlerce ailenin ev sahibi olacağını söyledi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyon ve liderliğinde hayata geçirilen bu projenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Konuşmaların ardından, noter huzurunda kura çekimi yapılarak hak sahipleri belirlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.