Uygulamalarımız appstore googleplay

#Türkiye

gazeteci63.com - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kenelere Karşı Dikkat Uyarısı Haber

Kenelere Karşı Dikkat Uyarısı

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, vücuduna kene yapışan kişilerin panik yapmadan hızla keneyi vücudundan uzaklaştırması gerektiğini söyledi. Keskin, AA muhabirine, yaz aylarında kenelerin aktif hale geldiklerini, bu nedenle insanların bu canlılara karşı tedbirli olması gerektiğini belirtti. Özellikle hyalomma grubuna ait kenelerin Türkiye'deki Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ana taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Keskin, "Hyalomma marginatum türü kenelerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde aktivitelerini artırdığını biliyoruz. Yaz aylarında vatandaşlarımız tarlaya, pikniğe, yürüyüşe veya ormanlık alanlara daha sık çıkıyor. Bu durum kene ile karşılaşma riskini artırıyor. Ülkemizde görülen keneler, popülasyonu yapay şekilde artırılmış bir canlı değildir, bu bölgenin doğal bir türüdür ancak virüs taşıdığı için tehlikelidir." dedi. KKKA'nın sadece Türkiye'de değil, son yıllarda Avrupa'da da görüldüğüne işaret eden Keskin, "Bugün İspanya ve Portekiz'de hyalomma türü olan 'Hyalomma lusitanicum' kaynaklı KKKA vakaları olduğunu biliyoruz. Ülkemizde de özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde vakalarda yoğunlaşma yaşanıyor. Vatandaşlarımızın kene bulunma ihtimali yüksek olan açık mera ve otluk alanlara giderken mutlaka açık renkli kıyafetler giymelerini öneriyoruz. Kenenin vücuda giriş noktası olan pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı, bel kısmı ise kemer veya kuşakla sıkıca kapatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki kene uçamaz, zıplayamaz veya atlayamaz." ifadelerini kullandı. Bir bölgede hastalık tespit edildiğinde devletin hızla kene popülasyonunu takibe alarak ilaçlama yaptığını belirten Keskin, şöyle devam etti: “Burada vatandaşlarımıza da önemli görevler düşüyor. Hayvanlarında kene gören yetiştiriciler zaman kaybetmeden ilaçlama yapmalıdır. Vatandaşlarımızın araziye çıkarken kene kovucu kullanması ve gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Gerekli tedbirler alınsa bile vücutlarına kene tutunabilir. Bu durumda panik yapılmamalıdır. Toplumda keneden kaynaklı haklı bir çekince var ancak panik yapılmamalı ve hızlı şekilde vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Eğer kırsal alandaysanız ve bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkanınız yoksa, patojenlerin (hastalıklara veya enfeksiyonlara yol açan her türlü mikroorganizma) vücuda salınmasını önlemek adına kene hemen çıkarılmalıdır. Bu işlem çok ileri düzeyde teknik bilgi gerektiren bir durum değildir.” Keskin, Türkiye'de KKKA vakalarında ölüm oranının yüzde 4-5 seviyesinde bulunduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla panikten uzak durmalıyız. Bu konuda hekimlerimize güvenimiz gerekmektedir. Hastalık ve tedavi süreçlerinde oldukça tecrübeliler. KKKA'ya yakalanan kişilerin yüzde 90'ından fazlası tamamen iyileşiyor." diye konuştu.

56 Yılın En Sıcak Ayı Oldu Haber

56 Yılın En Sıcak Ayı Oldu

Türkiye genelinde 1991-2020 yılları arasında 21,8 derece ölçülen haziran ayı sıcaklığı, bu yıl 22,3 dereceyle mevsim normallerinin 0,5 derece üzerinde gerçekleşerek, son 56 yılın en sıcak 11. haziran ayı olarak kayıtlara geçti. Türkiye'de bu yıl haziran ayı ortalama sıcaklığı 22,3 dereceyle mevsim normallerine göre 0,5 derece arttı. AA muhabirinin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden derlediği bilgilere göre, geçen ay son 56 yılın en sıcak 11. haziran ayı olarak kayıtlara geçti. Geçen ay sıcaklıklar Antakya civarında mevsim normallerinin altında, Edirne, Çorlu, Tekirdağ, Sarıyer, Kumköy, Kadıköy, Kocaeli, Sakarya, Gökçeada, Çanakkale, Bursa, Yalova, Balıkesir, Uzunköprü, İpsala, Florya, Geyve, Gönen, Ege Bölgesi'nin kıyı kesimleri, Dursunbey, Tavşanlı, Burhaniye, Bergama, Nazilli, Isparta, Fethiye, Alanya, Anamur, Mersin, Kaş, Eğirdir, Manavgat, Kale-Demre, Samandağ, Eskişehir, Akçakoca, Bartın, Zonguldak, Sinop, Samsun, Bolu, Düzce, Boyabat, Nallıhan, Gaziantep, Adıyaman, Mardin, Şırnak, Kahta çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, yurdun diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Türkiye genelinde 1991-2020 yılları arasında 21,8 derece olan haziran ayı ortalama sıcaklığı geçen ay 22,3 derece olarak kayıtlara geçti. 2026 yılı haziran ayında sıcaklıklar, normalin 0,5 derece üzerinde gerçekleşti. Böylece geçen ay son 56 yılın en sıcak 11. haziran ayı olarak kayıtlara geçti. Haziran ayında en düşük sıcaklık sıfırın altında 1,4 dereceyle Ardahan'da, en yüksek sıcaklık ise 43,5 dereceyle Şırnak'ın Cizre ilçesinde tespit edildi. Bölgelere göre sıcaklıklar Marmara Bölgesi'nde geçen ay sıcaklıklar, Edirne, Çorlu, Tekirdağ, Sarıyer, Kumköy, Kadıköy, Kocaeli, Sakarya, Gökçeada, Çanakkale, Bursa, Yalova, Balıkesir, Uzunköprü, İpsala, Florya, Geyve, Gönen çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında gerçekleşti. Bölgede en düşük sıcaklık 9,3 dereceyle Balıkesir'de, en yüksek sıcaklık ise 38 dereceyle Lüleburgaz'da tespit edildi. Ege Bölgesi'nde haziran ayında sıcaklıklar, Edremit, Ayvalık, Dikili, İzmir, Çeşme, Kuşadası, Aydın, Bodrum, Dursunbey, Tavşanlı, Burhaniye, Bergama, Seferihisar, Ödemiş, Nazilli çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 7,7 dereceyle Gediz'de, en yüksek sıcaklık ise 41,1 dereceyle Nazilli'de kayıtlara geçti. Akdeniz Bölgesi'nde ise geçen ay sıcaklıklar, Antakya çevresinde mevsim normallerinin altında, Isparta, Fethiye, Alanya, Anamur, Mersin, Kaş, Eğirdir, Manavgat, Kale-Demre, Samandağ çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında kayıtlara geçti. Bölgede en düşük sıcaklık 5,8 dereceyle Göksun'da kayıtlara geçerken, en yüksek sıcaklık ise 39,4 dereceyle Manavgat'ta ölçüldü. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde en yüksek sıcaklık 43,5 dereceyle Cizre'de ölçüldü İç Anadolu Bölgesi'nde haziran ayında sıcaklıklar, Eskişehir çevresinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında kayıtlara geçti. Bölgede en düşük sıcaklık 2,7 derece olarak Kangal'da, en yüksek sıcaklık ise 35,6 dereceyle Çankırı'da tespit edildi. Karadeniz Bölgesi'nde geçen ay sıcaklıklar, Akçakoca, Bartın, Zonguldak, Sinop, Samsun, Bolu, Düzce, Boyabat, Nallıhan çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 4,2 derece olarak İspir'de, en yüksek sıcaklık ise 36,2 dereceyle Beypazarı'nda kayıtlara geçti. Doğu Anadolu Bölgesi'nde ise haziran ayında sıcaklıklar, bölgenin tamamında mevsim normalleri civarında gerçekleşirken, bölgede en düşük sıcaklık sıfırın altında 1,4 derece olarak Ardahan'da, en yüksek sıcaklık ise 37,5 dereceyle Iğdır'da ölçüldü. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde geçen ay ortalama sıcaklıklar, Gaziantep, Adıyaman, Mardin, Şırnak, Kahta çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken bölgenin diğer kesimlerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü. Bölgede en düşük sıcaklık 8,6 derece olarak Diyarbakır'da, en yüksek sıcaklık ise 43,5 dereceyle Cizre'de kayıtlara geçti.

Milyon Dolarlık Domates İhracatı Haber

Milyon Dolarlık Domates İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında gerçekleştirilen domates ihracatı 252 milyon 509 bin dolara ulaştı. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 259 milyon 448 bin dolar olan domates ihracatı, bu yılın aynı döneminde 252 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 6 ayında 46 ülkeye domates ihraç eden Türkiye'nin en büyük pazarı 65 milyon 467 bin dolarla Romanya oldu. Bu ülkeyi 31 milyon 892 bin dolarla Rusya ve 28 milyon 260 bin dolarla Ukrayna izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 264 bin ton domates ihraç edilirken bu yıl 161 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirindeki gerilemenin sınırlı kaldığını ifade etti. Kilogram başına ihracat değeri yükseldi Yılmaz, kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, "Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen ürünümüzün kilogram fiyatındaki artış sayesinde gelir kaybımız sınırlı kaldı. Bu durum, Türk domatesinin uluslararası pazarlarda değer kazandığını ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor." dedi. İç piyasadaki güçlü talebin de ihracat miktarını etkilediğini dile getiren Yılmaz, üreticilerin kaliteli üretim, sürdürülebilir tarım ve yeni pazar arayışına odaklandığını belirtti. Türk domatesinin kalite ve lezzetiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ağustos sonu, eylül başı itibarıyla ihracatın yeniden hız kazanacağını tahmin ediyoruz. Özellikle son çeyrekte fiyatlar açısından beklentimiz olumlu yönde." diye konuştu. Avrupa'da yaşanan enerji krizi ve aşırı sıcakların üretim takvimini etkilediğini aktaran Yılmaz, bu durumun önümüzdeki dönemde arzı sınırlayabileceğini belirterek, yılın son çeyreğinde daha yüksek fiyatlarla güçlü bir ihracat dönemi beklediklerini sözlerine ekledi.

Zirve Anısına Özel Para Basıldı Haber

Zirve Anısına Özel Para Basıldı

Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi anısına tedavülde kullanılabilecek özel tasarımlı 5 lira hatıra parası bastı. AA muhabirinin Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünden edindiği bilgiye göre, NATO zirvelerinin ilk resmi toplantısı 1957 yılında Fransa'nın Paris kentinde gerçekleştirildi. İttifakın 36. Liderler Zirvesi ise 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenleniyor. Zirve, ittifak üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarını ortak güvenlik, istişare ve işbirliği gündemi çerçevesinde bir araya getirirken Türkiye tarih boyunca farklı medeniyetler arasında kurduğu köprüler ve yürüttüğü diplomatik girişimlerle uluslararası işbirliği ve diyaloğa önemli katkılar sunuyor. Stratejik konumu, köklü devlet geleneği ve müttefikleriyle geliştirdiği işbirliği anlayışı doğrultusunda uluslararası barış ve güvenliğe yönelik çok taraflı çabalarda etkin rol üstlenmeye devam eden Türkiye, bu zirvede NATO liderlerini ağırlayarak barışın, istikrarın ve ortak güvenliğin güçlendirilmesine yönelik kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Bu kapsamda, Türkiye'de düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nin anısını yaşatmak amacıyla Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünce "5 TL Tedavül Madeni NATO Hatıra Parası" basıldı. Bu kapsamda hazırlanan hatıra parası, halen tedavülde bulunan iki metalli (bimetal) 5 liralık madeni para üzerine basılırken paranın tura yüzünde NATO logosu, zirvenin düzenlendiği yer ve tarih ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin grafik görseli yer alıyor. Diğer yüzünde ise 5 liranın tedavüldeki mevcut tasarımı bulunuyor. İlk etapta 100 bin adet basılan hatıra parasından, zirve süresince 400 bin adet daha üretilmesi planlanırken böylece toplam üretim miktarının 500 bin adede ulaşması öngörülüyor. Uygulamayla, 36. NATO Zirvesi'nin Türkiye'de düzenlenmesinin anısının yaşatılması ve vatandaşların günlük hayatta kullanabileceği tedavüldeki özel bir hatıra parasının dolaşıma sunulması amaçlanıyor.

60,8 Milyon Dolar Fıstık İhracatı Haber

60,8 Milyon Dolar Fıstık İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında 66 ülkeye 60 milyon 814 bin dolarlık fıstık ihracatı gerçekleştirildi. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye, geçen yıl 94 ülkeye yaptığı fıstık ihracatından 178 milyon 203 bin dolar gelir elde etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 113 milyon 339 bin dolar olan fıstık ihracatı, bu yılın aynı döneminde 60 milyon 814 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk yarısında en fazla fıstık ihracatı 18 milyon 92 bin dolarla İtalya'ya yapıldı. Bu ülkeyi 8 milyon 978 bin dolarla Almanya ve 5 milyon 993 bin dolarla Kazakistan izledi. Farklı pazarlara açılmak için çalışma yürütülüyor Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde "yeşil altın" olarak nitelendirilen fıstığın özellikle en fazla ağaç varlığına sahip Şanlıurfa ve Gaziantep'te yoğun olarak üretildiğini söyledi. Fıstığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Akbaş, binlerce ailenin geçim kaynağı olan ürünün, Türkiye'nin tarımsal ihracatında da stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Önceki yılın fıstıkta "yok yılı" olduğunu anımsatan Akbaş, kuraklık ve zirai don nedeniyle üretimde önemli kayıplar yaşandığını dile getirdi. Bu yıl da bölgede etkili olan şiddetli rüzgarın üretimi olumsuz etkilediğini vurgulayan Akbaş, buna rağmen üreticilerin bahçelerinde sulama, bakım ve hasat öncesi hazırlıklarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Hasat dönemine yaklaşıldığını belirten Akbaş, "Çiftçilerimizin bu süreçte göstereceği yoğun emek, sahadaki üretim disiplini ve elde edilecek yüksek verim, 2026 yılındaki ihracatımıza çok daha güçlü bir katkı sağlayacak ve ihracat rakamlarını önemli ölçüde yukarı taşıyacaktır. Üretim kalitesinin artmasıyla birlikte hem iç piyasada hem de dış pazarlarda fıstığa olan talebin daha da güçleneceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte ihracatı artırmak, mevcut pazarlardaki payımızı genişletmek ve yeni ihracat kanallarıyla farklı ülke pazarlarına açılmak amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

Kelaynak Sayısında Artış Sürüyor Haber

Kelaynak Sayısında Artış Sürüyor

Nesli tükenme tehlikesi altında bulunan ve Şanlıurfa'nın Birecik ilçesindeki Kelaynak Üretme İstasyonu'nda koruma altında tutulan kelaynaklardan bu yıl 66 yavru dünyaya geldi. Türün korunması ve üremesinin sağlanması amacıyla 1977 yılında Birecik'te kurulan Kelaynak Üretme İstasyonu'nda yürütülen çalışmalar sayesinde, kuruluş yıllarında 2 ergin ve 9 yavrudan oluşan popülasyon yıllar içinde artırıldı. Üreme dönemi için her yıl doğaya bırakılan kelaynaklar, sezonun tamamlanmasının ardından yeniden istasyondaki kontrollü alanlara alındı. Son iki popülasyon Fas'ta ve Türkiye'de bulunuyor Birecik Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefi Hacer Sürer, AA muhabirine, kelaynakların hem Türkiye'de hem de dünyada nesli tükenme tehlikesi altında bulunan türler arasında yer aldığını söyledi. Dünyadaki son iki popülasyondan birinin Fas'ta, diğerinin ise Türkiye'de bulunduğunu belirten Sürer, geçmişte Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin büyük bölümünde görülen kelaynakların bugün yalnızca Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde, Fırat Nehri kıyısındaki Kelaynak Üretme İstasyonu'nda yaşamını sürdürdüğünü ifade etti. Kelaynakların ayırt edici özelliklerine değinen Sürer, erişkin bireylerde baş kısmındaki tüylerin tamamen döküldüğünü, kanatların üst bölümünde ise zümrüt yeşili, mor ve kavuniçi tonlarında parlak renklenmeler görüldüğünü anlattı. İstasyonda kuşların bakımının özenle sürdürüldüğünü belirten Sürer, "Eşey tayinleri laboratuvar ortamında alınan kan örnekleriyle yapılıyor. Kelaynaklarımıza her gün yağsız kıyma, tuzsuz peynir, rendelenmiş havuç, haşlanmış yumurta ve tavuk yeminden oluşan özel yem karışımı veriliyor. Doğal ortamda ise solucan, danaburnu, çekirge, zararlı böcekler ve kurbağa larvalarıyla besleniyorlar." dedi. Göçe yollanan kelaynaklardan sinyal alınıyor Her yıl şubat ayında üremeleri için doğaya salınan kelaynakların haziran ayında yeniden kontrollü alanlara alındığını dile getiren Sürer, "Kelaynaklarımızı bu yıl 14 Şubat'ta üremeleri için doğaya saldık. Verimli sayılabilecek bir üreme dönemi geçirdiler. 2026 yılında 66 yavru dünyaya geldi." diye konuştu. Yeni doğan yavruların tüm ölçümlerinin yapıldığını ve eşey tayini için kan örneklerinin alındığını ifade eden Sürer, şunları kaydetti: "Yeni dünyaya gelen 66 bireyimizin tüm ölçümleri gerçekleştirildi. Eşey tayini için kan örnekleri alındı. Toplam 334 kelaynak kuşumuz kontrollü alanlara alınmıştır. Popülasyonun sağlıklı şekilde devam etmesi için kontrollü gözetim alanındaki bakım çalışmalarımız sürecek. 2021 yılında 15, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında 30'ar, 2025 yılında ise 45 kelaynağı göç için doğaya saldık. 2023 yılında göçe salınan kuşlarımızdan 3'üne GPS takip cihazı takıldı. Bunlardan birinden en son Suudi Arabistan'ın Riyad kenti yakınlarından sinyal alındı. 2025 yılında göç için salınan ve 'Umut' ile 'Sıla' adı verilen iki kelaynağımızdan ise en son sırasıyla İran ve Irak üzerinden sinyal alındı."

Yangınlara İhmal Sebep Oluyor Haber

Yangınlara İhmal Sebep Oluyor

Türkiye genelinde geçen yıl 3 bin 224 orman yangınıyla mücadele edilirken bu yangınların 1753'ü ihmal nedeniyle çıktı ve 40 bin 32 hektar alan zarar gördü. AA muhabirinin Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'nin orman varlığı son yıllarda düzenli artış gösterdi. Envanter çalışmaları kapsamında 1973 yılında 20 milyon 199 bin 296 hektar olarak tespit edilen ülkenin orman varlığı, 2023'te 23 milyon 363 bin 71 hektara ulaştı. Orman alanları 2024'te 23 milyon 363 bin 84 hektara, geçen yıl 23 milyon 375 bin 331 hektara yükseldi. Ormanlar, ülke yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 30'unu kaplarken "boşluklu kapalı ormanlar" 9 milyon 483 bin 118 hektarla bu alanların yüzde 41'ini oluşturdu. "Normal kapalı orman"lar ise 13 milyon 892 bin 213 hektarla toplam orman alanının yüzde 59'u olarak belirlendi. Koru ormanı alanları geçen yıl 22 milyon 134 bin 523 hektar, baltalık ormanı alanları ise 1 milyon 240 bin 808 hektar olarak hesaplandı. Çapı 8 santimetreden büyük gövdeli ağaçların dağılımı ve hacimlerine göre belirlenen "ağaç serveti"nin 1973-2025 döneminde yıllık artım miktarı 1,81 milyar metreküp oldu. Ağaç artım miktarı da geçen yıl yaklaşık 51 milyon metreküpe ulaştı. Son 37 yılda en fazla yangın 2024'te çıktı Orman yangını sayısında, iklim değişikliğinin de etkisiyle sıcaklıklardaki ani artışlar ve nem oranının düşük seyretmesiyle artış görülüyor. Buna göre, ülkede 2020'de 3 bin 399 orman yangını çıkarken bu sayı 2021'de 2 bin 793, 2022'de de 2 bin 160 oldu. Orman yangınlarının sayısı 2023'te 2 bin 579'a, 2024'te 3 bin 797'ye yükselirken geçen yıl 3 bin 224 olarak belirlendi. Verilerin tutulmaya başlandığı son 37 yılda en çok orman yangını 3 bin 797 ile 2024'te çıktı. Söz konusu yangınlarda, 2020'de 20 bin 971 hektar, 2021'de 139 bin 503 hektar ve 2022'de 12 bin 799 hektar alan yandı. Yangınlarda zarar gören alan, 2023'te 15 bin 520 hektar, 2024'te 27 bin 485 hektar ve geçen yıl 81 bin 473 hektar olarak hesaplandı. Yangınlar en çok ihmalden çıktı Yangınların çıkış nedenleri, "kasıt", "ihmal-kaza", "doğal" ve "sebebi bilinmeyen" olmak üzere 4 başlıkta toplanıyor. Orman yangınları geçen yıl en çok ihmal nedeniyle çıktı. Buna göre, ihmal sebebiyle çıkan 1753 orman yangınında 40 bin 32 hektar alan zarar gördü. Kasıtlı olarak çıkarılan 160 yangında 3 bin 546 hektar alan, doğal nedenlerle çıkan 279 yangında 269 hektar alan etkilendi. Sebebi bilinmeyen 1032 yangında da 37 bin 626 hektar alan yok oldu. Sertifikalı orman alanlarında artış Orman alanları, buradaki faaliyetlerin çevreye, doğaya ve insana saygılı şekilde yönetildiğinin tespit edilmesi için bağımsız belgelendirme kuruluşlarınca denetleniyor. Bu denetimler doğrultusunda orman alanları uluslararası standartlarda belgeleniyor. Söz konusu denetimler kapsamında belge almaya hak kazanan orman alanı 2024'te toplam orman alanlarının yüzde 42,3'ü olurken bu oran, 2025'te 1 milyon 491 bin 221 hektar artarak yüzde 48,7'ye yükseldi. Ekoturizm ve rekreasyon fonksiyonuna sahip veya taşıdığı zengin rekreasyonel kaynak değeri bakımından ekoturizm etkinlikleri için planlanan parkurların sayısı da geçen yıl yüzde 12,9 artarak 140'a ulaştı. - Orman köylüsüne verilen desteklerden 10 bin 830 aile yararlandı Ormanlar üzerindeki baskıyı azaltmak, orman-halk ilişkilerini düzenlemek ve ormanların sürdürülebilir yönetimine katkı sağlamak için orman köylüsüne sağlanan desteklerden geçen yıl 10 bin 830 aile yararlandı. Ekonomik amaçlı destekler kapsamında, "el ve ev sanatları" desteğinden yararlanan aile sayısı 2024'te 142 olurken 2025'te bu sayı 773'e ulaştı.

Türkiye'den Destek Yola Çıktı Haber

Türkiye'den Destek Yola Çıktı

Türkiye'nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyan uçak, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Venezuela'ya hareket etti. İstanbul İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Venezuela'ya doğru yola çıkan arama kurtarma ekiplerinin ve insani yardım malzemelerini taşıyan uçağın hareketi öncesinde İstanbul Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Özener, Venezuela’nın Yaracuy bölgesinde dün 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde ardışık iki depremin meydana geldiği bilgisinin ardından Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla irtibat kurularak hazırlıklara başlandığını söyledi. Genelkurmay Başkanlığı ile görüşmeler neticesinde A-400M tipi askeri nakliye uçağının tahsis edildiğini belirten Özener, şöyle devam etti: “Ekipte 37 kişilik İstanbul, İzmir ve Denizli AFAD arama kurtarma ve insani yardım personeli, Sağlık Bakanlığından 6 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılaydan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama kurtarma köpeğimiz, 2 tam donanımlı arama kurtarma aracımızla birlikte yola çıkmak üzere hazırlanmış bulunmaktayız. Yine Genelkurmay Başkanlığımız tarafından bir başka benzer uçak tahsis edilerek İnsani Yardım Tugayı'ndan 20 kişilik bir ekip de askeriyemizden bölgeye ulaşacaktır. Şu anda Dışişleri Bakanlığımız ve Venezuela Büyükelçiliğimizle irtibatımız sürmektedir. Gerektiği takdirde ilave ekipman, personel desteği de verilecektir.” Özener, bu yıl Gazze başta olmak üzere, Suriye, Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerin de yer aldığı 11 ülkeye insani yardım operasyonlarının gerçekleştirildiğini ifade ederek, "Bu sayı 2025'te 16'ydı. Bu tarz insani yardımlar sürekli devam etmektedir. Sadece insani yardımı değil dünya üzerinde meydana gelen doğa ve insan kaynaklı afetlerde de Japonya, Haiti, El Salvador, Arnavutluk ve Bosna Hersek gibi ülkelerde meydana gelen afetlere de arama kurtarma ekipleri olarak yardıma gitmekteyiz." dedi. “Herhangi bir talep olduğu zaman onları da devreye alacağız” Özener, küresel insani yardım raporlarına göre uzun yıllardan beri dünyada en çok insani yardım yapan ülkenin Türkiye olduğunu belirtti. Venezuela'ya doğru yola çıkan ekibe hayırlı yolculuk ve başarı dileyen Özener, "Bununla birlikte birçok sivil toplum kuruluşumuz, arama kurtarma ekiplerimiz de şu anda hazır bir şekilde, haber gelmesini bekliyoruz. Herhangi bir talep olduğu zaman onları da devreye alacağız." diye konuştu. Açıklamanın ardından Türkiye'nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyan uçak, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Venezuela'ya hareket etti. Venezuela'da iki büyük deprem meydana gelmişti ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu bildirmişti. USGS, Venezuela'nın Yaracuy eyaletine bağlı Yumare kentinin 23 kilometre güneydoğusunda 7,5, aynı eyalete bağlı San Felipe kentinin 24 kilometre kuzeydoğusunda ise 7,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıklamıştı. Depremin derinliğinin Yumare'de 10, San Felipe'de ise 21,9 kilometre olduğu bilgisi paylaşılmıştı. Venezuela Sağlık Bakanı Carlos Alvarado, ülkedeki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 235'e yükseldiğini, 4 bin 300'den fazla kişinin ise yaralandığını bildirmişti. Venezuela'da arama kurtarma çalışmaları sürerken ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.