Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tarımsal Üretim

gazeteci63.com - Tarımsal Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı Haber

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Programı kapsamında Karabük'e gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'yı, Güven Kavşağı'nda Vali Oktay Çağatay, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve ilgililer karşıladı. Kemal Güneş Caddesi'nden yürüyerek AK Parti İl Başkanlığına geçen Yumaklı, partililerle bir araya geldi. Yumaklı, daha sonra Eflani ilçesine bağlı Esencik köyünde buğday hasadına katıldı, biçerdövere binerek hasat yaptı. Bakan Yumaklı, gazetecilere, hasat döneminin sonuna geldiklerini, bu yılın, son 66 yılın en iyi yağışıyla ülke tarımı için son derece bereketli ve verimli geçtiğini söyledi. Yumaklı, ülkenin farklı yörelerinde hasadın halihazırda devam ettiğini, arpa ve buğday hasadının yüzde 93 oranında tamamlandığını belirterek, "Hasat döneminin başında dedik ki biz bu yıl çok iyi bir hasat dönemi, çok iyi bir verim bekliyoruz hatta hemen hemen bütün zamanların da rekorunu da kıracağız diye de söyledik. Bu beklentimizde gelen rakamlarla haklı olduğumuzu gördük. Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk bir üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Buğdayın anavatanı olan bir ülke olarak söz konusu iki stratejik ürünün yetiştirilmesi ve geliştirilmesiyle ilgili muhtelif çalışmalar yaptıklarını anlatan Yumaklı, "Hem iklim değişikliği hem de farklı unsurların bize getirmiş olduğu bütün etkilerden arınmak üzere, tohum geliştirme başta olmak üzere hasat ve üretim metotlarıyla ilgili çalışmalarımıza Bakanlık olarak devam ediyoruz. Amacımız verimimizi ve üretimimizi artırmak. Bu noktada en büyük gücümüz elbette üreticilerimiz. Toprakta eli ve emeği olan bütün üreticilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum." diye konuştu. Yumaklı, hububatın bütün ülkeler için son derece stratejik öneme sahip olduğunu, ürün geliştirme ve verimliliği artırma çalışmalarıyla çiftçinin yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. "Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ediyoruz" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alımlarla çiftçilere destek olmayı sürdürdüğünü anlatarak, şöyle devam etti: "Toprak Mahsulleri Ofisi olarak hasat döneminin başından itibaren hem açıklamış olduğumuz fiyatlar itibarıyla hem de gelecek olan tahmini üretimle beraber şunu söyledik, 'Hiçbir üreticimizin, çiftçimizin elinde alınmadık 1 gram ürün bırakmayacağız.' Bunu da gerçekleştirdik. Bugün itibarıyla söylüyorum, Toprak Mahsulleri Ofisi 11,5 milyon ton ürün aldı. Sezona başlarken 600 noktada alım noktaları oluşturduğumuzu ve buradan üreticilerimizin ürünlerini alacağımızı ve onların da emeklerini en hızlı şekilde ödeyeceğimizi söylemiştik. Bugün itibarıyla ihtiyaç doğmuş olması dolayısıyla 769 noktaya çıkardık bu ürün alım noktalarını." Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ettiklerini belirterek, "Hep söyledik, hep yaptık. Bundan sonra da böyle olacak. Bu ülkenin her alanda olduğu gibi tarımsal üretim alanındaki gücünü de 1 gram faydası olmayanların dezenformasyonlarıyla perdeleme çalışmalarını da buradan kabul etmediğimi de tekrar ifade etmek istiyorum." dedi. "Lütfen anız yakmayın" Yumaklı, Türkiye'de üretim alanlarının ekim ve orman alanlarıyla iç içe olduğuna dikkati çekerek, tüm uyarılara rağmen hasat dönemlerinin sonunda kısmen de olsa anız yakma olaylarıyla karşılaştıklarını kaydetti. Anızla birlikte toprakta yaşayan her şeyin yandığına işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun bir sonraki sene yapacağınız ekim faaliyetine hiçbir faydası olmadığı gibi oradaki börtü böceğin de tabiri caizse hayatını sona erdirerek başka felakete yol açmış oluyorsunuz. İşin bir noktası böyle, diğer noktası da ormanlık alanlarla iç içe olan yerlerde anız yakımı mutlaka ama mutlaka orman alanlarına sirayet ediyor. Geçtiğimiz sene Karabük, Eflani ve Kastamonu'nun bir bölümü tarihinin en ağır yangınlarını yaşadı. Orası da orman alanı değildi, anız değildi, başka bir sebepti ama benzerlik olarak bir şey fark etmiyor. Dolayısıyla Türkiye'nin her tarafındaki üreticilerimizden özellikle istirham ediyorum, lütfen anız yakmayın." Yumaklı, çıkabilecek herhangi bir kıvılcıma anında müdahale etmek üzere su depolarıyla hasada giden üreticilere de teşekkür etti. Anız yakma konusunun artık ülke gündeminden çıkarılması gerektiğinin altını çizen Yumaklı, "Bugünden itibaren hasat biten yerlerde il ve ilçe tarım müdürlüklerimizdeki arkadaşlarımız, üreticilerimize anıza ekmenin ne olduğunu ve faydalarını anlatacaklar. Hayırlı, bereketli olsun diyorum. İnşallah bu sene olduğu gibi önümüzdeki sene de bol bereketli bir yıl geçiririz. Hem ülkemiz hem milletimiz hem de çiftçimiz hep birlikte kazanmış olur." ifadelerini kullandı.

Urfa’da Kaçak Elektrik Film Oldu Haber

Urfa’da Kaçak Elektrik Film Oldu

Şanlıurfalı avukat Robin Baran Bazer, mesleği sırasında takip ettiği elektrik davalarından ve tanık olduğu olaylardan esinlenerek yapımcılığını ve senaristliğini üstlendiği "Kaçak Elektrik" adlı film çekti. Bölgede elektrikle ilgili farklı sorunları içeren 312 davaya bakan Bazer, mahkeme salonlarında karşılaştığı olayların yanı sıra bölgede gözlemlediği toplumsal meselelerden yola çıkarak sinema projesi hazırlamaya karar verdi. Yaklaşık 2 yıllık hazırlık sürecinin ardından çekimleri tamamlanan 90 dakikalık filmde, aralarında profesyonel oyuncuların da bulunduğu 25 kişilik ekip görev aldı. Yönetmenliğini Celil Murat Sarı'nın yaptığı filmde başrolleri Nazmi Kırık ile Şilan Düzdaban üstlendi. Şanlıurfa, Diyarbakır ve Adıyaman'ın merkez ve kırsal bölgelerinde çekilen filmde, kaçak elektrik kullanan bir ailenin çocuklarının akıma kapılması sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin hikaye dramatik bir anlatımla ele alınıyor. Kaçak elektrik sorunu mahkeme salonundan sinema salonuna taşınıyor Filmin yapımcılığını ve senaristliğini üstlenen avukat Robin Baran Bazer, AA muhabirine, çekimleri tamamlanan ve birkaç ay içinde vizyona girecek filmle ulusal ve uluslararası festivallerde ödül almayı hedeflediğini belirtti. Mesleği dolayısıyla çok sayıda elektrik davasıyla karşılaştığını, yaşanan sorunların yalnızca hukuki boyutuyla ele alınmasının yeterli olmayacağı düşüncesiyle film çekmeye karar verdiğini anlatan Bazer, şöyle konuştu: "Bu sorunla (kaçak elektrik) ilgili binlerce dava var. Bu davalardan şu anda 312'sine ben bakıyorum. Bu kadar büyük bir sorunu sadece mahkeme salonlarında ve bir avukat olarak neticeye kavuşturmak, çözüme kavuşturmak çok mümkün değildi. O sebeple biz bunu beyaz perdeye aktaralım ve bütün dünyaya bu sorunu göstermiş olalım dedik. Aynı zamanda çözüm önerilerini de göstermiş olalım. Filmimiz hem sorunun altını çok net bir şekilde çiziyor hem de çözüm önerilerini sunuyor. Bölgemizin en büyük sorunlarından biri olan bu elektrik problemini ben mahkeme salonlarından alarak sinema salonlarına taşımak için elimi taşın altına koydum." "Toplumsal sorun beyaz perdeye taşındı" Ulusal ve uluslararası film ödülleri bulunan, "Kaçak Elektrik" filminin de danışmanlığını yapan Harran Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Benek de bölgede tarımsal üretim açısından elektrik altyapısının önemli bir konu olduğunu söyledi. Bölgedeki geniş ve verimli topraklar sulanırken "kaçak elektrik" kullanımı kaynaklı kesintilerin yaşandığına işaret eden Benek, bu sorunun milli tarım ekonomisinin güçlenmesini de engellediğini ifade etti. Benek, şunları kaydetti: "Bugün Şanlıurfa ili genelinde mahkemelerdeki davaların hemen hemen yarısı elektrikle ilgili. Bugün 100 binden fazla davadan bahsediyoruz. Dolayısıyla böylesi toplumsal bir soruna, çiftçinin dramına dönüşen ve milli ekonomiye de büyük darbe vuran bu sorun sinemaya konu edildi. Bizzat bu davalara bakan, sinemaya meraklı, ilgili olan bir avukat bunu senaryolaştırdı ve uzun çalışmalar sonucunda filmi çekti. Sinemanın önemli görevlerinden bir tanesi de toplumsal sorunları daha görünür kılıp karar vericilerin de buna çözüm bulmasına aracı olmasıdır. Çok boyutlu girift olan bu toplumsal sorun beyaz perdeye taşındı, yurt içinde ve dışında ilgiyle izleneceğini düşünüyorum."

50 Bin Dekar Kazandırılacak Haber

50 Bin Dekar Kazandırılacak

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde atıl durumda bulunan 50 bin dekar taşlık arazinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle tarıma kazandırılması hedefleniyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Hasan Maral, AA muhabirine, Cumhuriyet tarihinin en büyük bölgesel kalkınma projelerinden biri olan GAP kapsamında 36 yıldır bölge illerinin gelişimi için çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Güneydoğu'nun Türkiye'nin tarımsal üretim lokomotifi durumunda olduğunu belirten Maral, bölgede geniş ve verimli tarım topraklarının etkin ve katma değerli bir formata dönüştürülmesini istediklerini ifade etti. "2,5 milyon dönüm taşlık arazi var" Bölgenin üretim potansiyelini artırmaya yönelik çalışmaları sürdürmekte kararlı olduklarını dile getiren Maral, atıl durumdaki taşlık arazilerin tarıma kazandırılarak milli ekonomiye katkı sağlanmasının planlandığını vurguladı. Maral, şunları kaydetti: "Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 2,5 milyon dönüm taşlık arazi var. Bu taşlık arazilerin de tarıma kazandırılabilecek bölgeleri var. Biyoçeşitliliğin korunacağı alanlar var ve müdahale edilmemesi gereken farklı amaçlarla belki ileride işlevsellendirilme potansiyeli olan alanlar var. Biz bu 2,5 milyon dönüm alanda şu an bir analiz çalışmasını tamamlamak üzereyiz. GAP Eylem Planı 2028 hedefi kapsamında bölgedeki 50 bin dekarlık atıl ve taşlık arazinin bulunduğu alanların ıslahına dönük çalışmalar yapacağız. Bir hektar kuru tarım arazisini suluya dönüştürdüğünüzde yaklaşık 1600 dolarlık bir katma değer artışı sağlıyorsunuz. Taşlık, tarıma hiç açılmamış bir arazide ise sıfırdan aslında 1900 dolara varan bir ilave gelir artışı sağlıyorsunuz. Arazinin tamamını düşündüğümüzde çok ciddi bir gelir rakamına tekabül ediyor."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.