Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tarımsal Araştırma

gazeteci63.com - Tarımsal Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerli Tohumlarda Yüksek Verim Haber

Yerli Tohumlarda Yüksek Verim

Türkiye'de tarımsal üretimin en fazla yapıldığı kentlerden Şanlıurfa'da GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM) tarafından geliştirilip tescillenen yerli tohumlar, kalite, verim ve dayanıklılık yönünden standart çeşitleri geçiyor. Bölge ürünlerinin verimliliği ve çeşitliliğine katkı sunmak amacıyla faaliyet yürüten GAPTAEM mühendisleri, yerli tohumların ıslahı ve geliştirilmesi için çalışma yürütüyor. Uzmanlar, Güneydoğu'nun zorlu iklim koşullarında yüksek verim ve kalite sağlayan, hastalıklara dayanıklı buğday, arpa, mısır, mercimek, pamuk, nohut, Urfa kabağı, Urfa kavunu ve biber gibi 50 çeşidi geliştirip tescil ettirerek üreticilerin hizmetine sundu. 50 çeşit tescillendi, yeni çeşitler için çalışmalar sürüyor GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, AA muhabirine, 6 farklı istasyonda farklı ıslah çalışmaları yaptıklarını söyledi. Türkiye'deki herkesin bu tohumlardan faydalanabileceğini belirten Çetiner, şunları kaydetti: "Enstitümüz yerli ve milli tohum geliştirme konusunda çalışmalarını devam ettiriyor. Şu anda yüzde 80'i doktoralı 77 teknik personelimizle bilimsel ve akademik olarak bu çalışmaları devam ettiriyoruz. 50 çeşidimiz var şu anda tescil edilmiş. Malumunuz tescil süreci çok uzun sürüyor. Bunun melezleme, seleksiyon ve daha sonra durulganlık aşamaları var. Mesela bu yıl yeni pamuk, mercimek, nohut ve arpa çeşidimiz tescile sunuldu. Türkiye'nin tüm bölgelerinde deneniyor. Bunları topladığınız zaman 50 farklı çeşidin imzasında GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü var." Sulu şartlarda tescilli buğday çeşitlerinden genellikle 800-900 kilogram civarında verim aldıklarını belirten Çetiner, standart çeşitlerde ise yaklaşık 600 kilogram verim alındığını söyledi. "Çiftçilerimizin gelir miktarını artırıyoruz" Islah edilen çeşitlerin kalite, verim ve dayanıklılık yönünden standart çeşitleri geçtiğine dikkati çeken Çetiner, şu ifadeleri kullandı: "Verim olarak yüksek verim, çiftçilerimiz için vazgeçilmez taleplerden birisi. Kalite oranının yüksek olması çiftçilerimiz tarafından tercih ediliyor. Bu aşamada hastalık ve zararlılara karşı da dayanıklı olmak çiftçinin en önemli girdilerinden birisini azaltıyor. Çiftçilerimizin gelir miktarını artırıyoruz ve verimin yüksek olması demek Türkiye'deki rekoltenin de yüksek olması demek. Tohumda rekoltenin yüksek olması dışa bağımlılığımızı azaltıyor ve gıda güvenliği açısından kendine yeten bir ülke olmamıza katkı sağlıyor."

Serince Buğdayı İhracat Yolunda Haber

Serince Buğdayı İhracat Yolunda

Şanlıurfa'da GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM) tarafından geliştirilen ve bölge çiftçisinin yaygın olarak kullandığı "Serince" ekmeklik buğday çeşidi, Suriye'deki verim denemelerinde de başarılı sonuçlar elde edince ürüne ihracat yolu açıldı. GAPTAEM'in yaklaşık 12 yıllık ıslah çalışmasının ürünü olan "Serince", Türkiye'de çiftçilerin kullanımına sunulduktan sonra Barut Tohumculuk'un girişimleriyle Irak'ın ardından Suriye Araştırma Enstitüsü tarafından kurulan deneme alanlarında da test edildi. Verim, kalite ve hastalıklara dayanıklılık kriterlerinde 20 buğday çeşidi arasında ilk sırada yer alan "Serince"nin, tescil sürecinin tamamlanmasının ardından Suriye'de de üretime alınması planlanıyor. GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, AA muhabirine, yeni bir buğday çeşidinin geliştirilmesinin, 10 ila 15 yılı bulan uzun soluklu bir araştırma süreci gerektirdiğini söyledi. Yaklaşık 3 bin genetik materyalin bulunduğu gen havuzundan yararlanılarak yürütülen çalışmalar sonucunda geliştirilen her çeşidin kendileri için ayrı bir değer taşıdığını belirten Çetiner, hedeflerinin her yeni çeşitte verim, kalite ve dayanıklılığı daha ileriye taşımak olduğunu ifade etti. "Serince"nin hem Türkiye'de hem de komşu ülkelerde dikkati çekici sonuçlar ortaya koyduğunu dile getiren Çetiner, "Firmamız 'Serinceyi Suriye'de ve Irak'ta da tescil ettirme aşamasına girdi. En son aldığımız bilgilere göre Suriye Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan denemelerde 20 çeşit içerisinde birinci sırada 'Serince' çeşidinin geldiğini öğrendik. Bunun belgesi de hazırlandı. Hem verim hem de kalite anlamında birinci sırada yer aldı. Protein oranı, hektolitre ağırlığı gibi kalite özellikleri bakımından da öne çıktı. Hastalıklara dayanıklılık açısından da özellikle sarı pasa karşı yüksek direnç gösterdi." dedi. Bu başarının enstitüde görev yapan araştırmacılar için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayan Çetiner, geliştirilen yerli çeşitlerin uluslararası alanda da karşılık bulmasının memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Yağışlı sezonda da yüksek protein değerleriyle dikkati çekti "Serince"nin ıslah çalışmalarını yürüten Ziraat Yüksek Mühendisi Memduh Serdar Polat da çeşidin 2021 yılında tescillendiğini ve kısa sürede üreticilerin tercih ettiği buğday çeşitleri arasında yer aldığını söyledi. Çiftçilerden olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Polat, "Bu yıl çok yağışlı bir sezon geçirmemize rağmen bölgede birçok ekmeklik buğday çeşidinde protein oranı 10-11 seviyelerinde kalırken 'Serince'de en düşük 13, en yüksek ise 14,5-15 seviyelerinde protein değerleri elde ettik. Kalitesi, ekstrem koşullara dayanımı ve hastalıklara toleransı nedeniyle üreticilerimiz çeşidimizden memnun." diye konuştu. Polat, yüksek verim ve kalite özelliklerinin üreticilerin gelirine katkı sunduğunu, aynı zamanda daha kaliteli gıda üretimine de imkan sağladığını ifade etti. Hedef yeni pazarlara açılmak Ziraat Mühendisi ve Barut Tohumculuk yöneticisi Mahmut Barut ise GAPTAEM tarafından geliştirilen buğday, mercimek ve arpa tohumlarının sözleşmeli tarım modeliyle sertifikalı üretimini gerçekleştirdiklerini belirtti. Geliştirilen tohumların yüksek verim ve kalite özellikleriyle öne çıktığını ifade eden Barut, amaçlarının bu çeşitleri daha geniş coğrafyalardaki çiftçilerin kullanımına sunarak üreticilerin daha yüksek gelir elde etmesine katkı sağlamak olduğunu söyledi. Barut, bu kapsamda Irak'ta tescil sürecinde olduklarını, "Serince" ekmeklik buğday çeşidi için de Suriye Araştırma Enstitüsünde deneme alanı oluşturulduğunu aktararak konuşmasını şöyle sürdürdü: "O denemede de birçok buğday çeşidi arasında hem verim yönünden hem kalite yönünden hem de hastalıklara dayanım yönünden 'Serince' en öne çıkan çeşit oldu. Oradaki uzmanlar da bize bu memnuniyeti dile getirdiler. Biz de Suriye'de 'Serince' ekmeklik buğday tohumu çeşidinin tescil aşamasına geçmiş bulunmaktayız. İnşallah bu tohumun daha geniş kitlelere, daha geniş coğrafyalara yayılması için Barut Tohumculuk olarak elimizden geldiğince gayret ediyoruz." Türk tohumculuk sektörünü hem bölgede hem de uluslararası pazarlarda daha ileri bir noktaya taşımayı hedeflediklerini anlatan Barut, Irak, Suriye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde deneme alanları kurduklarını, gelecek yıl da Cezayir, Fas, Tunus gibi ülkelerde yeni alanlar oluşturacaklarını kaydetti. Barut, "Bu şekilde biz bu tohum çeşitlerimizle hem bölgemizde hem ülkemizde hem de dış ülkelere ihracat yapmak suretiyle önemli bir atılım yapmayı hedefliyoruz." dedi.

Tescilli Buğdayın Hasadı Yapıldı Haber

Tescilli Buğdayın Hasadı Yapıldı

Şanlıurfa'da GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM) tarafından Tarla Günü etkinliği kapsamında tescilli "CEMMO" buğday çeşidinin ilk hasadı gerçekleştirildi. GAPTAEM'den yapılan açıklamaya göre, Serince Cemile Adıyaman Araştırma İstasyonu’nda düzenlenen etkinlikte konuşan GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, tarımda kendi kendine yetebilmenin ve yerli tohum ıslah süreçlerinin stratejik önemini anlattı. Buğdayın küresel gıda arzı güvenliğindeki vazgeçilmez konumuna değinen Çetiner, "Laboratuvarda başlayan, yıllarca deneme parsellerinde gözümüz gibi baktığımız o tek bir tane buğday, tam 10-12 yıllık bir emeğin sonunda çiftçimizin tarlasına bereket olarak ulaşıyor. GAPTAEM olarak amacımız; hastalıklara ve kuraklığa dayanıklı, üreticimizin yüzünü güldürecek yerli ve milli çeşitler geliştirmektir. Bu uzun soluklu emeğin en güzel meyvelerinden biri olan CEMMO çeşidimizi Türk tarımına daha hızlı kazandırılması amacıyla TAREKS'e devrettik. İnşallah bundan sonra tarlalarınızın yeni gözdesi ve kazancınızın güvencesi olacak." ifadelerini kullandı. Tarım Kredi Tohumculuk Genel Müdürü Bahadır Gül ise milli tarım vizyonu doğrultusunda enstitülerle işbirliği yapmanın önemli olduğunu belirterek, GAPTAEM tarafından geliştirilen yüksek potansiyelli elit çeşitlerin Türk çiftçisine ulaştırılmasında köprü görevi görmekten gurur duyduklarını kaydetti. Daha sonra CEMMO buğday çeşidinin ekili olduğu tarlada biçerdöverler ilk hasadı gerçekleştirdi.

Bölgede Üzümde Artış Bekleniyor Haber

Bölgede Üzümde Artış Bekleniyor

Diyarbakır'da 16 yıl süren çalışmayla ıslah edilen üzüm çeşidiyle verimde artış sağlanacak. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne (TAGEM) bağlı GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (UTAEM) kurulduğu 1962 yılından bu yana yaptığı çalışmalarla hem bölge hem de ülke tarımına ivme kazandırdı. Buğday, arpa, kırmızı mercimek, nohut, pamuk, çeltik ve yem ile tıbbi ve aromatik bitkiler başta olmak üzere son olarak da tescillenen "Mazrone" üzümle birlikte 56 çeşidi ıslah eden merkez, çiftçinin yüksek verim elde etmesine ve sanayicinin de yüksek kaliteye ulaşmasına katkı sağladı. Merkez, başta Diyarbakır, Mardin ve Batman olmak üzere Şanlıurfa ve Elazığ'da da yetiştirilen ve bölgede "şire", "Mezrone" veya "Mazrone" ismiyle bilinen üzüm çeşidinde son yıllarda artan kuraklık ve hastalıklar nedeniyle meydana gelen kayıpların önüne geçmek için çalışma başlattı. Uzmanlar tarafından yaklaşık 16 yıl süren çalışmalarla ıslah edilen çeşit, Tarım ve Orman Bakanlığı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğünce "Mazrone" ismiyle tescillendi. "Bu üzümün şıra ve şeker oranı yüksek" GAP UTAEM Müdürlüğü Bahçe Bitkileri Bölümü Başkanı Murat Kaya, AA muhabirine, tescil edilen üzümün bölgede en çok tercih edilen çeşit olduğunu söyledi. Son yıllarda bazı hastalık ve filoksera zararlısı (özellikle asmanın kök bölgesini emerek hastalık oluşmasına neden olan böcek) ile yağış azlığına bağlı yer altı sularının eksilmesinden kaynaklı söz konusu çeşidin yetiştirildiği bağların çoğunda kuruma ve verimde gerileme meydana geldiğini belirten Kaya, bu nedenle bu çeşitle ilgili ıslah çalışması başlattıklarını dile getirdi. Çeşidin yaygın olarak Diyarbakır, Mardin ve Batman'ın bir bölümü ile Şanlıurfa ve Elazığ'ın Diyarbakır sınırlarına yakın bölgelerinde yetiştirildiğini anlatan Kaya, "Bu üzümün şıra ve şeker oranı yüksek, ince kabukludur. Yoğun olarak şıralık olarak kullanılmakta ama damak tadına çok uygun olduğu için sofralık da çok fazla tercih edilmekte. Kabuğu ince olduğundan ne kadar fazla yerseniz yiyin bu rahatsız etmeyen bir üzüm çeşidi." ifadelerini kullandı. Kaya, bu üzümden yöredeki halk tarafından "kışlık tatlı" olarak tabir edilen başta pestil, sucuk ve pekmez olmak üzere farklı ürünler elde edildiğini kaydetti. Islah çalışmaları kapsamında 2009'da hazırladıkları projenin kabul edilmesiyle 2010'da çalışmalara başladıklarını anlatan Kaya, şöyle konuştu: "Diyarbakır'ın Ergani ve Çermik ile Mardin'in Midyat ve Savur ilçelerinden toplam 9 köyde 5 bin 511 omca (üzüm asması) üzerinde çalışma yürüttük. Çalışmada belirlediğimiz 23 klonu müdürlük arazimize getirip koleksiyon bağımızı kurduk. 23 klondan kurduğumuz koleksiyon bağında yaptığımız çalışmalarda özellikle iklim koşulları, hastalık, zararlara dayanıklılık, verim ve kalite yönünden üstün özellik gösteren ileri çıkan bir kolon baş adayımızı belirledik. Bunu da tescilledik." "Geleneksel yöntemle bölgede şu anda en fazla dekara 500 kilogram verim elde edilebiliyor ama tescil ettiğimiz çeşitle modern bağcılık yöntemleri kullanılarak 1500 kilogram çok rahat alınabilecek durumda ve böyle bir sonuç elde ettik." diyen Kaya, bunun da geleneksel bağcılığa göre 3 kat verim artışı sağlandığına dikkati çekti. Bu çeşidinin bölge ve ülke ekonomisine büyük oranda katkı sunacağını anlatan Kaya, en kısa sürede bu çeşidi aşılı fidan olarak üreticilerle buluşturacaklarını, buna ilişkin damızlık bahçelerini oluşturduklarını bildirdi. Merkezde 5 yıl önce üzümle ilgili anaç damızlık birimini kurduklarının fakat modern bağcılığın gelişmesi için aşı ünitesine ihtiyaç duyduklarını anlatan Kaya, "Tek sıkıntımız aşı ünitesi. Onun için de gerekli yerlere projeler sunduk. Aşı ünitesini kurarsak inşallah bölge üreticisine, çiftçisine, bağcısına güzel, sağlıklı, fidanlarımızı üretip bölge bağcılığına çok katkı sunacağımıza inanıyoruz." diye konuştu. "Üzümün üreticilere ulaştırılması için çalışmalarımıza devam edeceğiz" GAP UTAEM Meyvecilik Birim Sorumlusu Kenan Çelik de tescil edilen üzüm çeşidinde yardımcı araştırmacı olarak görev aldığını belirtti. Yıllarca süren titiz ve meşakkatli bir çalışmanın sonucunda üzüm çeşidini tescil ettirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Çelik, şunları aktardı: "Bölgemiz için çok faydalı olacağını düşündüğümüz bu üzümün bölgedeki üreticilere ulaştırılması için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bölgedeki üzüm üreticilerinin en büyük eksikliklerinden birisi kaliteli fidana ulaşmak. Özellikle tescil edilen Mazrone çeşidinin aşılanmış fidanlarını en yakın zamanda üreticimize buluşturacağımızın müjdesini veriyoruz."

Biber Kurutma Süreci Kısalıyor Haber

Biber Kurutma Süreci Kısalıyor

Türkiye'de biber üretiminin önemli merkezlerinden Şanlıurfa'da, Güneydoğu Anadolu Projesi Tarımsal Araştırma Enstitüsü (GAPTAEM) tarafından güneş enerjisiyle çalışan biber kurutma makinesi yapıldı. Bölge ürünlerinin verimliliğine ve çeşitliliğine katkı sunmak amacıyla faaliyet yürüten GAPTAEM'de mühendis olarak çalışan Ahmet Bedei Emen, isot üreticilerinden gelen talepler doğrultusunda biber kurutma makinası üretimi için çalışma yaptı. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) destekli "Kırmızı biberde güneş enerjisiyle çalışan prototip kurutucu tasarımı" projesinin yürütücüsü olan Emen, yaklaşık 2 yıllık emeğin ardından "Biber Kurutma Makinası Prototipi" üretmeyi başardı. Cihazın içerisinde dairesel olarak hareket eden tavalara yerleştirilen biberler, kurutulmuş ve yüksek ısıdaki havayla birlikte daha hızlı şekilde kurutuldu. GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, AA muhabirine, enstitü olarak üreticilerden gelen talep üzerine bu makinayı geliştirdiklerini söyledi. Cihazla daha hijyenik ortamda kurutma işleminin yapılabildiğine işaret eden Çetiner, şöyle konuştu: "Bu çalışmamızda amacımız hem kurutmayı daha sağlıklı yapmak hem de günü kısaltmak oldu. 5 günde kurutulan biberler 1,5 günde kurutulmaya başlandı. Cihazımızın içerisinde bulunan tavaların krom olması, kuru hava ile kurutulmasıyla hijyen ve aflatoksin açısından yaşanan sıkıntıların önüne geçmiş olduk. Biber sezonu sonunda biber fiyatlarının düşmesi ve üreticilerin, halkımızın mevsimin soğuk gitmesi veya yağışlı gitmesi durumunda biber kurutma işini yapamayışından kaynaklı sıkıntıları da gidermiş oluyoruz. Nasıl kurutuyoruz? Biz bu projede geliştirdiğimiz sistem ile güneş enerjisinden kuru havayı ısıtıyoruz ve bu kuru hava ile şimdilik 70 derece uygulamamız yeterli oldu. 100 dereceye kadar arttırabiliyoruz. Kuru havayı cihazın içine basarak bizim tavalara dizdiğimiz biberlerimizi kurutuyoruz." Çetiner, bu makinanın üreticiler tarafından büyütülüp geliştirilebileceğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.