Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tarım

gazeteci63.com - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede Haber

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede

Buğdayın kile başına fiyatı uluslararası piyasalarda bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek 2 yılın en yüksek seviyesini gördü. Jeopolitik riskler ve ABD'deki hava durumu kaynaklı endişelerden dolayı tahıl piyasalarında yükselişler görülürken, fiyat hareketlerinde buğday en dikkati çeken ürünler arasında yer alıyor. Rusya ile Ukrayna arasında gerilimin tırmanması tarım ürünlerinin arzına ilişkin endişeleri artırırken, tedarik ve üretimin aksayacağına yönelik tahminler buğday piyasasındaki fiyat hareketlerinde belirleyici oluyor. Rusya'nın Azak Denizi ve Kavkaz limanlarındaki erişim kısıtlamaları ile Ukrayna liman altyapısına yönelik saldırılar Karadeniz tahıl akışını tehdit ediyor. Rusya'da 2026/2027 sezonu buğday hasadı beklentisi, güney bölgelerde verimin düşmesi ve ekim alanlarının daralması nedeniyle aşağı çekildi. Rusya ve Ukrayna dünyanın en büyük tahıl ihracatçıları arasında yer alıyor ve bu ülkelerin ihracatındaki herhangi bir aksama, emtia piyasasındaki ürünlerin fiyatları ve gıda enflasyonuna ilişkin beklentilerin şekillenmesinde önemli rol oynuyor. ABD'nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklığın etkisiyle buğday ekim alanları tarihi düşük seviyelere indi. Bu durum, buğday fiyatlarında yükselişi tetikledi. ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı kaynaklı lojistik sorunlar yaşanmasından dolayı gübre maliyetlerinde görülen artış da buğday fiyatlarında hızlı yükselişlere neden oldu. El Nino hava olayının Avustralya'ya etkisi de buğday fiyatlarını etkiliyor Öte yandan, Fransa'da sıcak hava dalgasından dolayı yumuşak buğday rekoltesinin düşebileceği öngörülüyor. El Nino hava olayı da dünyanın önemli buğday üreticilerinden Avustralya'da daha az yağışlı, daha kurak bir iklime yol açtığından buğday rekoltesiyle ilgili endişeler ortaya çıktı. Bu gelişmelerle, Chicago Ticaret Borsasında işlem gören buğdayın kile başına fiyatı bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü, ardından 7,03 dolar seviyesinde dengelendi. Buğday fiyatları, Mayıs 2024 döneminde 7,20 dolara kadar yükselmişti. Buğdayın kilesi 2025 sonuna göre de yüzde 38'in üzerinde arttı. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesi kısıtlandı Avustralya merkezli Commonwealth Bank'ın Sürdürülebilirlik ve Tarım Ekonomisti Dennis Voznesenski, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Karadeniz'deki ihracat kapasitesindeki aksamalar küresel buğday fiyatlarını yükseltti." dedi. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesinin kısıtlandığını belirten Voznesenski, Ukrayna'nın Karadeniz'deki başlıca limanlarının da zarar gördüğünü ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın üzerine Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatılmasına ilişkin risklerin de eklendiğini ve bunun gübre tedarikine ilişkin endişelerle sonuçlandığını dile getiren Voznesenski, bunun yanında gelecekte küresel ölçekte buğdayın protein içeriği, verimi ve ekim alanlarının azalması noktasında görülebilecek etkilerin de öne çıktığını söyledi.

Anızı Yakmadan Ekim Çalışmaları Haber

Anızı Yakmadan Ekim Çalışmaları

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla anızı yakmadan doğrudan ekim çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, toprağı koruyan ve üretim maliyetlerini düşüren doğrudan ekim yöntemiyle bu yıl 45 dönüm mısır, 20 dönüm soya ve 5 dönüm susam ekimi gerçekleştirildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Akçakale İşletmesinde yürütülen çalışmalar, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'ın destekleriyle devam ediyor. GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle sürdürülen proje kapsamında, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının destekleriyle Büyükşehir Belediyesi envanterine toprağı sürmeden ve anızı yakmadan doğrudan ekim yapabilen 2 adet anıza doğrudan ekim mibzeri kazandırıldı. Bu modern tarım ekipmanlarıyla hasat sonrası anızın bozulmadan bırakıldığı tarlalarda 45 dönüm mısır, 20 dönüm soya ve 5 dönüm susam ekimi gerçekleştirildi. Sahada gelişimi takip edilen ürünlerin anız örtüsü içerisinde sağlıklı şekilde çıkışını tamamladığı ve gelişimlerini başarıyla sürdürdüğü gözlemlendi. Hatipoğlu, “Çevreyi Korumak Adına Anıza Ekim Uygulamasını Yaygınlaştırmak İstiyoruz” Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Dr. Halil Hatipoğlu, Toprak işlemesiz tarım sistemi olarak bilinen doğrudan anıza ekim yöntemi, toprağın organik maddesini koruması, nem kaybını azaltması, erozyonu önlemesi, yakıt ve işçilik maliyetlerini düşürmesi nedeniyle sürdürülebilir tarımın en önemli uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda anız yangınlarının önlenmesine katkı sağlayan bu yöntem, doğal kaynakların korunmasına da önemli destek sunduğunun altını çizdi. Çıkman, “Yakıttan, İş Gücünden Ve Zamandan Tasarruf Ediliyor” GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde anıza doğrudan ekim konusunda uzman olan Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet Çıkman, doğrudan ekim yönteminin yalnızca anız yangınlarının önlenmesine katkı sağlamadığını, aynı zamanda çiftçilerin üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüğünü belirterek, bu sistem sayesinde yakıt, iş gücü ve zamandan tasarruf edildiğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl uygulanan doğrudan ekim çalışmalarından elde edilen başarılı sonuçların ardından proje kapsamı genişletilirken, yalnızca mısır değil, soya ve susam ekimleri de programa dâhil edildi. Böylece çevreci ve ekonomik üretim modelinin farklı ürünlerdeki performansı da sahada takip ediliyor.

Milyon Dolarlık Domates İhracatı Haber

Milyon Dolarlık Domates İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında gerçekleştirilen domates ihracatı 252 milyon 509 bin dolara ulaştı. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 259 milyon 448 bin dolar olan domates ihracatı, bu yılın aynı döneminde 252 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 6 ayında 46 ülkeye domates ihraç eden Türkiye'nin en büyük pazarı 65 milyon 467 bin dolarla Romanya oldu. Bu ülkeyi 31 milyon 892 bin dolarla Rusya ve 28 milyon 260 bin dolarla Ukrayna izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 264 bin ton domates ihraç edilirken bu yıl 161 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirindeki gerilemenin sınırlı kaldığını ifade etti. Kilogram başına ihracat değeri yükseldi Yılmaz, kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, "Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen ürünümüzün kilogram fiyatındaki artış sayesinde gelir kaybımız sınırlı kaldı. Bu durum, Türk domatesinin uluslararası pazarlarda değer kazandığını ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor." dedi. İç piyasadaki güçlü talebin de ihracat miktarını etkilediğini dile getiren Yılmaz, üreticilerin kaliteli üretim, sürdürülebilir tarım ve yeni pazar arayışına odaklandığını belirtti. Türk domatesinin kalite ve lezzetiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ağustos sonu, eylül başı itibarıyla ihracatın yeniden hız kazanacağını tahmin ediyoruz. Özellikle son çeyrekte fiyatlar açısından beklentimiz olumlu yönde." diye konuştu. Avrupa'da yaşanan enerji krizi ve aşırı sıcakların üretim takvimini etkilediğini aktaran Yılmaz, bu durumun önümüzdeki dönemde arzı sınırlayabileceğini belirterek, yılın son çeyreğinde daha yüksek fiyatlarla güçlü bir ihracat dönemi beklediklerini sözlerine ekledi.

Milyon Dolarlık Domates İhracatı Haber

Milyon Dolarlık Domates İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında gerçekleştirilen domates ihracatı 252 milyon 509 bin dolara ulaştı. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 259 milyon 448 bin dolar olan domates ihracatı, bu yılın aynı döneminde 252 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 6 ayında 46 ülkeye domates ihraç eden Türkiye'nin en büyük pazarı 65 milyon 467 bin dolarla Romanya oldu. Bu ülkeyi 31 milyon 892 bin dolarla Rusya ve 28 milyon 260 bin dolarla Ukrayna izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 264 bin ton domates ihraç edilirken bu yıl 161 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirindeki gerilemenin sınırlı kaldığını ifade etti. Kilogram başına ihracat değeri yükseldi Yılmaz, kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, "Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen ürünümüzün kilogram fiyatındaki artış sayesinde gelir kaybımız sınırlı kaldı. Bu durum, Türk domatesinin uluslararası pazarlarda değer kazandığını ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor." dedi. İç piyasadaki güçlü talebin de ihracat miktarını etkilediğini dile getiren Yılmaz, üreticilerin kaliteli üretim, sürdürülebilir tarım ve yeni pazar arayışına odaklandığını belirtti. Türk domatesinin kalite ve lezzetiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ağustos sonu, eylül başı itibarıyla ihracatın yeniden hız kazanacağını tahmin ediyoruz. Özellikle son çeyrekte fiyatlar açısından beklentimiz olumlu yönde." diye konuştu. Avrupa'da yaşanan enerji krizi ve aşırı sıcakların üretim takvimini etkilediğini aktaran Yılmaz, bu durumun önümüzdeki dönemde arzı sınırlayabileceğini belirterek, yılın son çeyreğinde daha yüksek fiyatlarla güçlü bir ihracat dönemi beklediklerini sözlerine ekledi.

Anız Yakan 303 Kişiye Ceza Yağdı Haber

Anız Yakan 303 Kişiye Ceza Yağdı

Şanlıurfa'da hasat sonrası anız yakan 303 kişiye toplam 21 milyon 223 bin 534 lira para cezası uygulandı. Valilikten yapılan açıklamaya göre, hasadın ardından tarım arazilerinde anız yakılmasının önlenmesine yönelik denetim ve idari işlemler sürüyor. Valilik kararıyla anız yakılması, tarım arazilerine ateşle yaklaşılması ve bu alanlarda ateş yakmak yasaklanırken, yasağa aykırı hareket edenlere yönelik denetimler artırıldı. Jandarma ekiplerince yapılan tespitler sonucunda anız yakanlarla ilgili başlatılan idari işlemler kapsamında şu ana kadar 303 kişi hakkında toplam 21 milyon 223 bin 534 lira para cezası uygulandı. Jandarma anız yakan kişiyi tespit etmesi halinde bu kişiye, tespit edilememesi durumunda ise tarlayı kullanan çiftçiye idari yaptırım uyguluyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, anız yakmanın toprağa ve canlılara zarar vermesinin yanı sıra ekili alanların yanmasına ve yerleşim yerlerinin tehlike altına girmesine neden olduğunu belirtti. Yaz döneminde tarlalarda ateş yakılmasının büyük bir sorumsuzluk örneği olduğunu aktaran Şıldak, önleyici ve caydırıcı çalışmalar yürüttüklerini, kurallara uymayan çiftçilere idari para cezası uygulandığını, gerekli durumlarda adli işlem de başlatıldığını kaydetti. Şıldak, denetim ve ceza uygulamalarının devam edeceğini belirterek, çiftçilere duyarlı olmaları çağrısında bulundu.

TİGEM’in Tohum Kapasitesini Açıkladı Haber

TİGEM’in Tohum Kapasitesini Açıkladı

Tarım İşletmeleri Genel Müdürü Hasan Gezginç, olası bir tohum tedarik sorunu yaşanması durumunda, Türkiye'nin bütün hububat tohumunu tek başına karşılayabilecek konumda olduklarını bildirdi. Gezginç, Ceylanpınar TİGEM İşletmesi'nde düzenlenen Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Tohum Satış Bayileri İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'ndaki konuşmasında, tohum bayilerini TİGEM ailesinin ve iş ortaklarının önemli bir parçası olarak gördüklerini, bu nedenle ülke tarımına, tohumuna ve toprağına emek veren bayileri yürütülen çalışmalar ve hedefler hakkında bilgilendirmek istediklerini ifade etti. Hububat ve yem bitkileri tohumculuğunda Türkiye'de üretilen her dört tohumdan birinin TİGEM tarafından üretildiğini belirten Gezginç, ürettikleri tohumları paketleyerek bayiler aracılığıyla çiftçilerin hizmetine sunduklarını söyledi. Gezginç, TİGEM'in 24 tohum hazırlama ve paketleme tesisi olduğunu hatırlatarak, yaklaşık 300 tohum satış bayisi aracılığıyla tohumları Türkiye'nin dört bir yanındaki çiftçilere ve üreticilere ulaştırdıklarını kaydetti. Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Gezginç, Türkiye'nin çevresindeki çatışma ve savaşların tarımsal üretimde yerli ve sürdürülebilir tohum üretiminin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Gezginç, olası bir kriz durumunda dışarıdan tohum tedarikinde aksama yaşanması ihtimaline dikkati çekerek, "Allah muhafaza, bizim ülkemize de herhangi bir sebepten tohum tedarik edemez olur isek ne olur? Hiçbir şey olmaz Allah'ın izniyle bizler varız, sizler varsınız. TİGEM Türkiye'nin bütün hububat tohumunu tek başına üretebilecek kapasitede. Bugün dünyada gıda anlamında kendine yeten 7-8 ülkeden biriyiz." dedi. Tarımın stratejik önemine vurgu yapan Gezginç, "TİGEM hiç kimsenin malı değildir. TİGEM bu vatanın, bu devletin bir gururudur ve bizzat ilk sizlerin malıdır. TİGEM bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. Yani biz sizin anladığınız anlamda devlet memuru bile değiliz. TİGEM kendi emeğiyle ayakta durmaya çalışan ve bu ülkeye hizmet eden bizatihi sizin kendi malınızdır. TİGEM'in içindeki her karış toprak, bu milletin evlatlarınındır." ifadelerini kullandı. Toplantı, basına kapalı gerçekleştirilen soru-cevap oturumuyla devam etti.

TİGEM’in Tohum Kapasitesini Açıkladı Haber

TİGEM’in Tohum Kapasitesini Açıkladı

Tarım İşletmeleri Genel Müdürü Hasan Gezginç, olası bir tohum tedarik sorunu yaşanması durumunda, Türkiye'nin bütün hububat tohumunu tek başına karşılayabilecek konumda olduklarını bildirdi. Gezginç, Ceylanpınar TİGEM İşletmesi'nde düzenlenen Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Tohum Satış Bayileri İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'ndaki konuşmasında, tohum bayilerini TİGEM ailesinin ve iş ortaklarının önemli bir parçası olarak gördüklerini, bu nedenle ülke tarımına, tohumuna ve toprağına emek veren bayileri yürütülen çalışmalar ve hedefler hakkında bilgilendirmek istediklerini ifade etti. Hububat ve yem bitkileri tohumculuğunda Türkiye'de üretilen her dört tohumdan birinin TİGEM tarafından üretildiğini belirten Gezginç, ürettikleri tohumları paketleyerek bayiler aracılığıyla çiftçilerin hizmetine sunduklarını söyledi. Gezginç, TİGEM'in 24 tohum hazırlama ve paketleme tesisi olduğunu hatırlatarak, yaklaşık 300 tohum satış bayisi aracılığıyla tohumları Türkiye'nin dört bir yanındaki çiftçilere ve üreticilere ulaştırdıklarını kaydetti. Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Gezginç, Türkiye'nin çevresindeki çatışma ve savaşların tarımsal üretimde yerli ve sürdürülebilir tohum üretiminin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Gezginç, olası bir kriz durumunda dışarıdan tohum tedarikinde aksama yaşanması ihtimaline dikkati çekerek, "Allah muhafaza, bizim ülkemize de herhangi bir sebepten tohum tedarik edemez olur isek ne olur? Hiçbir şey olmaz Allah'ın izniyle bizler varız, sizler varsınız. TİGEM Türkiye'nin bütün hububat tohumunu tek başına üretebilecek kapasitede. Bugün dünyada gıda anlamında kendine yeten 7-8 ülkeden biriyiz." dedi. Tarımın stratejik önemine vurgu yapan Gezginç, "TİGEM hiç kimsenin malı değildir. TİGEM bu vatanın, bu devletin bir gururudur ve bizzat ilk sizlerin malıdır. TİGEM bir kamu iktisadi teşebbüsüdür. Yani biz sizin anladığınız anlamda devlet memuru bile değiliz. TİGEM kendi emeğiyle ayakta durmaya çalışan ve bu ülkeye hizmet eden bizatihi sizin kendi malınızdır. TİGEM'in içindeki her karış toprak, bu milletin evlatlarınındır." ifadelerini kullandı. Toplantı, basına kapalı gerçekleştirilen soru-cevap oturumuyla devam etti.

60,8 Milyon Dolar Fıstık İhracatı Haber

60,8 Milyon Dolar Fıstık İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında 66 ülkeye 60 milyon 814 bin dolarlık fıstık ihracatı gerçekleştirildi. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye, geçen yıl 94 ülkeye yaptığı fıstık ihracatından 178 milyon 203 bin dolar gelir elde etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 113 milyon 339 bin dolar olan fıstık ihracatı, bu yılın aynı döneminde 60 milyon 814 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk yarısında en fazla fıstık ihracatı 18 milyon 92 bin dolarla İtalya'ya yapıldı. Bu ülkeyi 8 milyon 978 bin dolarla Almanya ve 5 milyon 993 bin dolarla Kazakistan izledi. Farklı pazarlara açılmak için çalışma yürütülüyor Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde "yeşil altın" olarak nitelendirilen fıstığın özellikle en fazla ağaç varlığına sahip Şanlıurfa ve Gaziantep'te yoğun olarak üretildiğini söyledi. Fıstığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Akbaş, binlerce ailenin geçim kaynağı olan ürünün, Türkiye'nin tarımsal ihracatında da stratejik öneme sahip olduğunu ifade etti. Önceki yılın fıstıkta "yok yılı" olduğunu anımsatan Akbaş, kuraklık ve zirai don nedeniyle üretimde önemli kayıplar yaşandığını dile getirdi. Bu yıl da bölgede etkili olan şiddetli rüzgarın üretimi olumsuz etkilediğini vurgulayan Akbaş, buna rağmen üreticilerin bahçelerinde sulama, bakım ve hasat öncesi hazırlıklarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Hasat dönemine yaklaşıldığını belirten Akbaş, "Çiftçilerimizin bu süreçte göstereceği yoğun emek, sahadaki üretim disiplini ve elde edilecek yüksek verim, 2026 yılındaki ihracatımıza çok daha güçlü bir katkı sağlayacak ve ihracat rakamlarını önemli ölçüde yukarı taşıyacaktır. Üretim kalitesinin artmasıyla birlikte hem iç piyasada hem de dış pazarlarda fıstığa olan talebin daha da güçleneceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte ihracatı artırmak, mevcut pazarlardaki payımızı genişletmek ve yeni ihracat kanallarıyla farklı ülke pazarlarına açılmak amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.

Ceylanpınar’da Hasat Zamanı Haber

Ceylanpınar’da Hasat Zamanı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde 238 biçerdöverle yürütülen buğday hasadı sürerken hasadı tamamlanan arazilerde 45 mibzerle ikinci ürün mısırın ekimine başlandı. "Dünyanın sayılı tarım işletmeleri" arasında gösterilen ve 1 milyon 633 bin dekarlık alanıyla Türkiye'nin en büyük tarım işletmesi olan Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde, hayvancılık faaliyetlerinin yanında arpa, buğday, mercimek, mısır, ayçiçeği, fıstık gibi ürünler yetiştiriliyor. "Hububat deposu" olarak bilinen dev işletmede, mayıs ayı sonunda başlayan hasat dönemi, 560 bin dekar alanda 238 biçerdöver ve 136 kamyon ve 1200 personelle devam ediyor. İki vardiya halinde sürdürülen çalışmalarda hasadı tamamlanan araziler ise vakit kaybedilmeden ikinci ürünün ekimine hazırlanıyor. Verimde yüzde 25-30 artış bekleniyor Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdür Yardımcısı Volkan Baran, AA muhabirine, işletmenin TİGEM'in kaliteli tohumluk üretimi ve gıda arz güvenliğine katkı sağlama hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi. Bu yıl yağışların üretime olumlu yansıdığını belirten Baran, fiğ, mercimek ve arpa hasadının tamamlandığını, 560 bin dekarlık buğday alanında hasadın devam ettiğini ifade etti. Hasat çalışmalarının yaklaşık 25 gün süreceğini aktaran Baran, "Bu seneki rekoltemiz iklimsel faktörlerden dolayı geçen seneye göre daha iyi olacak. Geçen yıla kıyasla yüzde 25 ile yüzde 30 arasında artış bekliyoruz. Yağışlar sayesinde sulama ihtiyacı da olmadı ve üretim maliyetlerimiz düştü." dedi. Baran, biçerdöverlerin ardından elde edilen sapların balya haline getirilerek işletmenin hayvancılık tesislerinde yem olarak değerlendirildiğini kaydetti. Hasadı tamamlanan alanların yeniden üretime kazandırıldığını dile getiren Baran, "İkinci ürün kapsamında planlanan 106 bin 800 dekarlık alanda dane ve hasıl mısır ekimine 45 mibzer ve 200 işçiyle başladık. Bu üretimle hem hayvancılık faaliyetlerimizin kaba yem ihtiyacını karşılayacak hem de ülke ekonomisine katkı sunacağız. Ceylanpınar Tarım İşletmesi olarak üretmeye, geliştirmeye ve Türk tarımına değer katmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.