Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tarım

gazeteci63.com - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şanlıurfa'da Asırlık Zeytin Ağacı Haber

Şanlıurfa'da Asırlık Zeytin Ağacı

Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde 13 asırlık "Cudi" adı verilen zeytin ağacı, meyve vermeyi sürdürüyor. Tarih boyunca "Bereketli Hilal" olarak nitelendirilen bölgede zeytinciliğin geçmişi de asırlar öncesine dayanıyor. Eyyübiye ilçesi kırsal Altınbaşak Mahallesi'nde, bozkırın zirvesindeki hakim tepede bulunan "Cudi" isimli zeytin ağacı, Şanlıurfa Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunca 2007'de tescillendi. Asırlar boyunca varlığını sürdüren tarihi ağaç, her yıl ortalama 50 kilogram zeytin vermesiyle dikkati çekiyor. Bölge halkının gözdesi olan zeytin ağacı, ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. "Verimliliğin simgesidir" Eyyübiye İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsa İzgi, AA muhabirine, bölge genelinde tarih boyunca zeytin üretiminin yaygın olduğunu söyledi. Anıt ağacın 1332 yaşında olduğunu ifade eden İzgi, şöyle konuştu: "Ağacımız, tepenin başında tam 13 asırdır yaşamaktadır. Burada bulunan Cudi zeytin ağacı verimliliğin simgesidir. Bu ağaç, bölgemizde bulunan diğer tarımsal ürünlerin de o şekilde verimli olmasına bir kanıttır. Burada 13 asırdır tepenin başında sulanmadan yetişmektedir. Daha önümüzdeki birçok yıl bu Cudi zeytin ağacımızı görmüş olacağız." İzgi, bölgedeki zeytin ağaçlarının yüksek verimliliğe sahip olduğunu vurgulayarak, "Bölgenin en hakim tepesinde bulunan bu Cudi zeytin ağacı, 13 asırdır verim de veriyor. Bölgemizde zeytin ağacının verimi ortalama 50 kilogram civarındadır, bu zeytin ağacı da 13 asırdır bu verimi veriyor." dedi. Vatandaşlardan ilgi görüyor Vatandaşlardan Osman Kılıç, yıllardır tarihi ağacın gölgesinde dinlendiklerini dile getirdi. Soy ağacındaki herkesin tarihi ağacı gördüğünü anlatan Kılıç, "Bu ağacı biz gördük, dedelerimizin dedesi de görmüştür. Burası bizim bir sembolümüz ve simgemiz. Sahip çıkıyoruz. Yıllardır burada zeytin veriyor, yiyoruz." diye konuştu. Sude Nur Ertuga da asırlık zeytinin lezzetini çok beğendiklerini belirterek, "Bu zeytinin tadı diğer zeytinlere göre çok güzel. Biz her sene bu zeytinin olmasını bekliyoruz. Yani öbür zeytinleri alacağımıza bunun olmasını bekleyip, gelip topluyoruz. Bir özel misafirimiz geldiğinde bile biz bu zeytinleri toplayıp önüne sunup ikram ediyoruz. Bu ağaç bizim için de çok önemli." ifadelerini kullandı.

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı Haber

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Programı kapsamında Karabük'e gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'yı, Güven Kavşağı'nda Vali Oktay Çağatay, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve ilgililer karşıladı. Kemal Güneş Caddesi'nden yürüyerek AK Parti İl Başkanlığına geçen Yumaklı, partililerle bir araya geldi. Yumaklı, daha sonra Eflani ilçesine bağlı Esencik köyünde buğday hasadına katıldı, biçerdövere binerek hasat yaptı. Bakan Yumaklı, gazetecilere, hasat döneminin sonuna geldiklerini, bu yılın, son 66 yılın en iyi yağışıyla ülke tarımı için son derece bereketli ve verimli geçtiğini söyledi. Yumaklı, ülkenin farklı yörelerinde hasadın halihazırda devam ettiğini, arpa ve buğday hasadının yüzde 93 oranında tamamlandığını belirterek, "Hasat döneminin başında dedik ki biz bu yıl çok iyi bir hasat dönemi, çok iyi bir verim bekliyoruz hatta hemen hemen bütün zamanların da rekorunu da kıracağız diye de söyledik. Bu beklentimizde gelen rakamlarla haklı olduğumuzu gördük. Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk bir üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Buğdayın anavatanı olan bir ülke olarak söz konusu iki stratejik ürünün yetiştirilmesi ve geliştirilmesiyle ilgili muhtelif çalışmalar yaptıklarını anlatan Yumaklı, "Hem iklim değişikliği hem de farklı unsurların bize getirmiş olduğu bütün etkilerden arınmak üzere, tohum geliştirme başta olmak üzere hasat ve üretim metotlarıyla ilgili çalışmalarımıza Bakanlık olarak devam ediyoruz. Amacımız verimimizi ve üretimimizi artırmak. Bu noktada en büyük gücümüz elbette üreticilerimiz. Toprakta eli ve emeği olan bütün üreticilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum." diye konuştu. Yumaklı, hububatın bütün ülkeler için son derece stratejik öneme sahip olduğunu, ürün geliştirme ve verimliliği artırma çalışmalarıyla çiftçinin yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. "Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ediyoruz" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alımlarla çiftçilere destek olmayı sürdürdüğünü anlatarak, şöyle devam etti: "Toprak Mahsulleri Ofisi olarak hasat döneminin başından itibaren hem açıklamış olduğumuz fiyatlar itibarıyla hem de gelecek olan tahmini üretimle beraber şunu söyledik, 'Hiçbir üreticimizin, çiftçimizin elinde alınmadık 1 gram ürün bırakmayacağız.' Bunu da gerçekleştirdik. Bugün itibarıyla söylüyorum, Toprak Mahsulleri Ofisi 11,5 milyon ton ürün aldı. Sezona başlarken 600 noktada alım noktaları oluşturduğumuzu ve buradan üreticilerimizin ürünlerini alacağımızı ve onların da emeklerini en hızlı şekilde ödeyeceğimizi söylemiştik. Bugün itibarıyla ihtiyaç doğmuş olması dolayısıyla 769 noktaya çıkardık bu ürün alım noktalarını." Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ettiklerini belirterek, "Hep söyledik, hep yaptık. Bundan sonra da böyle olacak. Bu ülkenin her alanda olduğu gibi tarımsal üretim alanındaki gücünü de 1 gram faydası olmayanların dezenformasyonlarıyla perdeleme çalışmalarını da buradan kabul etmediğimi de tekrar ifade etmek istiyorum." dedi. "Lütfen anız yakmayın" Yumaklı, Türkiye'de üretim alanlarının ekim ve orman alanlarıyla iç içe olduğuna dikkati çekerek, tüm uyarılara rağmen hasat dönemlerinin sonunda kısmen de olsa anız yakma olaylarıyla karşılaştıklarını kaydetti. Anızla birlikte toprakta yaşayan her şeyin yandığına işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun bir sonraki sene yapacağınız ekim faaliyetine hiçbir faydası olmadığı gibi oradaki börtü böceğin de tabiri caizse hayatını sona erdirerek başka felakete yol açmış oluyorsunuz. İşin bir noktası böyle, diğer noktası da ormanlık alanlarla iç içe olan yerlerde anız yakımı mutlaka ama mutlaka orman alanlarına sirayet ediyor. Geçtiğimiz sene Karabük, Eflani ve Kastamonu'nun bir bölümü tarihinin en ağır yangınlarını yaşadı. Orası da orman alanı değildi, anız değildi, başka bir sebepti ama benzerlik olarak bir şey fark etmiyor. Dolayısıyla Türkiye'nin her tarafındaki üreticilerimizden özellikle istirham ediyorum, lütfen anız yakmayın." Yumaklı, çıkabilecek herhangi bir kıvılcıma anında müdahale etmek üzere su depolarıyla hasada giden üreticilere de teşekkür etti. Anız yakma konusunun artık ülke gündeminden çıkarılması gerektiğinin altını çizen Yumaklı, "Bugünden itibaren hasat biten yerlerde il ve ilçe tarım müdürlüklerimizdeki arkadaşlarımız, üreticilerimize anıza ekmenin ne olduğunu ve faydalarını anlatacaklar. Hayırlı, bereketli olsun diyorum. İnşallah bu sene olduğu gibi önümüzdeki sene de bol bereketli bir yıl geçiririz. Hem ülkemiz hem milletimiz hem de çiftçimiz hep birlikte kazanmış olur." ifadelerini kullandı.

Şanlıurfalı 300 Kadına İstihdam Haber

Şanlıurfalı 300 Kadına İstihdam

Şanlıurfalı çiftçi Mehmet Şanlı, artırdığı domates üretimi sayesinde 300 kadına istihdam sağlıyor. Çiftçi Mehmet Şanlı, verimli tarım arazilerinin bulunduğu Harran Ovası'nda yaklaşık 10 yıl önce tarla kiralayarak domates dikmeye başladı. Zamanla kiraladığı tarla sayısını ise 8'e çıkararak üretimini katlayan Şanlı, 50 dönümde başladığı üretimini 600 dönüme kadar çıkarmayı başardı. Hava sıcaklığının 45 dereceyi bulduğu kentte, günlük 300 kadın, evine ekmek götürmek için domates tarlalarında alın teri döküyor. Çiftçi Mehmet Şanlı, AA muhabirine, daha önce pamuk, buğday ve mısır gibi ürünler ektiğini ancak daha karlı ve bölge için farklı bir ürün deseni olduğu için 10 yıldır domates üretimine yöneldiğini söyledi. Kiraladığı tarlalarda başladığı domates üretimini şu anda 8 bölgedeki arazide sürdürdüğünü ifade eden Şanlı, şöyle devam etti: "Biz daha önce çevre illerine yani Mersin'den tut Van'a kadar her yere domates gönderiyorduk. Son 3-4 yıldır da ABD'li bir firma geldi. Burada bir fabrika açtı. Burada domatesleri onlara veriyoruz. Onlar da kurutup ABD'ye gönderiyor. Yanımızda 300 kadar kişi her gün çalışıyor." Domateste üretim sürecinin diğer tarım ürünlerine göre daha hızlı olduğunu anlatan Şanlı, dekarda yaklaşık 13 ton üretim yaptıklarını sözlerine ekledi. Mevsimlik işçilerin şehir dışına gitmesini önlüyor Eyyübiye İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsa İzgi de milli tarıma ve ekonomiye katkılarından dolayı çiftçi Şanlı'yı tebrik etti. Üreticinin hem ihracata hem istihdama katkı sunduğunu vurgulayan İzgi, çiftçinin yaklaşık yüzde 50 kar marjıyla üretim yapmasının sevindirici olduğunu dile getirdi. Bölgedeki istihdamın mevsimlik işçiler açısından da büyük avantaj olduğunu dile getiren İzgi, şunları kaydetti: "Burada bir güzellik daha var, mevsimlik tarım işçisi denilen bir konu. İnsanlarımızın çoğu bölgeyi bırakıp Şanlıurfa'nın dışına işe gidiyor ama şu anda bu üreticimiz bu alanda yaklaşık 300 kişi istihdam ediyor. Şanlıurfa'da mevsimlik tarım işçileri dışarıya göç etmemiş, burada ekmeklerini kazanmış oluyor. Normalde bizim bitkisel desenimizde buğday, arpa, mercimek ve mısır var. Bu ürünlerin yetiştirilmesinde çalışacak insan maksimum 2-3 kişidir ancak şu domates ekili alanda üreticimiz 300 kişi çalıştırmaktadır. Bu da ilçemiz için istihdam yaratıyor." Kadınlar için avantajlı İşçilerin çavuşu Filiz Budak ise kadınlar için domates tarlasındaki istihdamın ciddi avantaj sağladığını söyledi. Kadınların kendi evlerine yakın çalışmasının önemine dikkati çeken Budak, domates tarlasında çalışmayanların çoğunun mevsimlik işçi olarak farklı şehirlere gittiğini anlattı. Erkeklerin her yerde her işte çalışabildiğini ancak her işin kadınlara göre olmadığını anlatan Budak, "Domates gerçekten herkes için avantajlı bir iştir çünkü bu iş de olmasa bizim buradaki, millet dışarıya gidiyor. İşimiz şu anda domates olduğu için gündüz gelip burada çalışıp gece de evimizde rahat ediyoruz. Yani buranın bizim için avantajı çok." şeklinde konuştu.

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede Haber

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede

Buğdayın kile başına fiyatı uluslararası piyasalarda bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek 2 yılın en yüksek seviyesini gördü. Jeopolitik riskler ve ABD'deki hava durumu kaynaklı endişelerden dolayı tahıl piyasalarında yükselişler görülürken, fiyat hareketlerinde buğday en dikkati çeken ürünler arasında yer alıyor. Rusya ile Ukrayna arasında gerilimin tırmanması tarım ürünlerinin arzına ilişkin endişeleri artırırken, tedarik ve üretimin aksayacağına yönelik tahminler buğday piyasasındaki fiyat hareketlerinde belirleyici oluyor. Rusya'nın Azak Denizi ve Kavkaz limanlarındaki erişim kısıtlamaları ile Ukrayna liman altyapısına yönelik saldırılar Karadeniz tahıl akışını tehdit ediyor. Rusya'da 2026/2027 sezonu buğday hasadı beklentisi, güney bölgelerde verimin düşmesi ve ekim alanlarının daralması nedeniyle aşağı çekildi. Rusya ve Ukrayna dünyanın en büyük tahıl ihracatçıları arasında yer alıyor ve bu ülkelerin ihracatındaki herhangi bir aksama, emtia piyasasındaki ürünlerin fiyatları ve gıda enflasyonuna ilişkin beklentilerin şekillenmesinde önemli rol oynuyor. ABD'nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklığın etkisiyle buğday ekim alanları tarihi düşük seviyelere indi. Bu durum, buğday fiyatlarında yükselişi tetikledi. ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı kaynaklı lojistik sorunlar yaşanmasından dolayı gübre maliyetlerinde görülen artış da buğday fiyatlarında hızlı yükselişlere neden oldu. El Nino hava olayının Avustralya'ya etkisi de buğday fiyatlarını etkiliyor Öte yandan, Fransa'da sıcak hava dalgasından dolayı yumuşak buğday rekoltesinin düşebileceği öngörülüyor. El Nino hava olayı da dünyanın önemli buğday üreticilerinden Avustralya'da daha az yağışlı, daha kurak bir iklime yol açtığından buğday rekoltesiyle ilgili endişeler ortaya çıktı. Bu gelişmelerle, Chicago Ticaret Borsasında işlem gören buğdayın kile başına fiyatı bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü, ardından 7,03 dolar seviyesinde dengelendi. Buğday fiyatları, Mayıs 2024 döneminde 7,20 dolara kadar yükselmişti. Buğdayın kilesi 2025 sonuna göre de yüzde 38'in üzerinde arttı. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesi kısıtlandı Avustralya merkezli Commonwealth Bank'ın Sürdürülebilirlik ve Tarım Ekonomisti Dennis Voznesenski, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Karadeniz'deki ihracat kapasitesindeki aksamalar küresel buğday fiyatlarını yükseltti." dedi. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesinin kısıtlandığını belirten Voznesenski, Ukrayna'nın Karadeniz'deki başlıca limanlarının da zarar gördüğünü ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın üzerine Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatılmasına ilişkin risklerin de eklendiğini ve bunun gübre tedarikine ilişkin endişelerle sonuçlandığını dile getiren Voznesenski, bunun yanında gelecekte küresel ölçekte buğdayın protein içeriği, verimi ve ekim alanlarının azalması noktasında görülebilecek etkilerin de öne çıktığını söyledi.

Anızı Yakmadan Ekim Çalışmaları Haber

Anızı Yakmadan Ekim Çalışmaları

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla anızı yakmadan doğrudan ekim çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, toprağı koruyan ve üretim maliyetlerini düşüren doğrudan ekim yöntemiyle bu yıl 45 dönüm mısır, 20 dönüm soya ve 5 dönüm susam ekimi gerçekleştirildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Akçakale İşletmesinde yürütülen çalışmalar, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'ın destekleriyle devam ediyor. GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle sürdürülen proje kapsamında, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının destekleriyle Büyükşehir Belediyesi envanterine toprağı sürmeden ve anızı yakmadan doğrudan ekim yapabilen 2 adet anıza doğrudan ekim mibzeri kazandırıldı. Bu modern tarım ekipmanlarıyla hasat sonrası anızın bozulmadan bırakıldığı tarlalarda 45 dönüm mısır, 20 dönüm soya ve 5 dönüm susam ekimi gerçekleştirildi. Sahada gelişimi takip edilen ürünlerin anız örtüsü içerisinde sağlıklı şekilde çıkışını tamamladığı ve gelişimlerini başarıyla sürdürdüğü gözlemlendi. Hatipoğlu, “Çevreyi Korumak Adına Anıza Ekim Uygulamasını Yaygınlaştırmak İstiyoruz” Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Dr. Halil Hatipoğlu, Toprak işlemesiz tarım sistemi olarak bilinen doğrudan anıza ekim yöntemi, toprağın organik maddesini koruması, nem kaybını azaltması, erozyonu önlemesi, yakıt ve işçilik maliyetlerini düşürmesi nedeniyle sürdürülebilir tarımın en önemli uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda anız yangınlarının önlenmesine katkı sağlayan bu yöntem, doğal kaynakların korunmasına da önemli destek sunduğunun altını çizdi. Çıkman, “Yakıttan, İş Gücünden Ve Zamandan Tasarruf Ediliyor” GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde anıza doğrudan ekim konusunda uzman olan Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet Çıkman, doğrudan ekim yönteminin yalnızca anız yangınlarının önlenmesine katkı sağlamadığını, aynı zamanda çiftçilerin üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüğünü belirterek, bu sistem sayesinde yakıt, iş gücü ve zamandan tasarruf edildiğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl uygulanan doğrudan ekim çalışmalarından elde edilen başarılı sonuçların ardından proje kapsamı genişletilirken, yalnızca mısır değil, soya ve susam ekimleri de programa dâhil edildi. Böylece çevreci ve ekonomik üretim modelinin farklı ürünlerdeki performansı da sahada takip ediliyor.

Milyon Dolarlık Domates İhracatı Haber

Milyon Dolarlık Domates İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında gerçekleştirilen domates ihracatı 252 milyon 509 bin dolara ulaştı. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 259 milyon 448 bin dolar olan domates ihracatı, bu yılın aynı döneminde 252 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 6 ayında 46 ülkeye domates ihraç eden Türkiye'nin en büyük pazarı 65 milyon 467 bin dolarla Romanya oldu. Bu ülkeyi 31 milyon 892 bin dolarla Rusya ve 28 milyon 260 bin dolarla Ukrayna izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 264 bin ton domates ihraç edilirken bu yıl 161 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirindeki gerilemenin sınırlı kaldığını ifade etti. Kilogram başına ihracat değeri yükseldi Yılmaz, kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, "Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen ürünümüzün kilogram fiyatındaki artış sayesinde gelir kaybımız sınırlı kaldı. Bu durum, Türk domatesinin uluslararası pazarlarda değer kazandığını ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor." dedi. İç piyasadaki güçlü talebin de ihracat miktarını etkilediğini dile getiren Yılmaz, üreticilerin kaliteli üretim, sürdürülebilir tarım ve yeni pazar arayışına odaklandığını belirtti. Türk domatesinin kalite ve lezzetiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ağustos sonu, eylül başı itibarıyla ihracatın yeniden hız kazanacağını tahmin ediyoruz. Özellikle son çeyrekte fiyatlar açısından beklentimiz olumlu yönde." diye konuştu. Avrupa'da yaşanan enerji krizi ve aşırı sıcakların üretim takvimini etkilediğini aktaran Yılmaz, bu durumun önümüzdeki dönemde arzı sınırlayabileceğini belirterek, yılın son çeyreğinde daha yüksek fiyatlarla güçlü bir ihracat dönemi beklediklerini sözlerine ekledi.

Milyon Dolarlık Domates İhracatı Haber

Milyon Dolarlık Domates İhracatı

Türkiye'den yılın ilk yarısında gerçekleştirilen domates ihracatı 252 milyon 509 bin dolara ulaştı. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye geçen yıl 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç etti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 259 milyon 448 bin dolar olan domates ihracatı, bu yılın aynı döneminde 252 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti. Yılın ilk 6 ayında 46 ülkeye domates ihraç eden Türkiye'nin en büyük pazarı 65 milyon 467 bin dolarla Romanya oldu. Bu ülkeyi 31 milyon 892 bin dolarla Rusya ve 28 milyon 260 bin dolarla Ukrayna izledi. Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkan Yardımcısı Murat Yılmaz, AA muhabirine, domates ihracatının ülke ekonomisi açısından önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 264 bin ton domates ihraç edilirken bu yıl 161 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildiğini belirten Yılmaz, miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirindeki gerilemenin sınırlı kaldığını ifade etti. Kilogram başına ihracat değeri yükseldi Yılmaz, kilogram başına ihracat değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, "Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen ürünümüzün kilogram fiyatındaki artış sayesinde gelir kaybımız sınırlı kaldı. Bu durum, Türk domatesinin uluslararası pazarlarda değer kazandığını ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor." dedi. İç piyasadaki güçlü talebin de ihracat miktarını etkilediğini dile getiren Yılmaz, üreticilerin kaliteli üretim, sürdürülebilir tarım ve yeni pazar arayışına odaklandığını belirtti. Türk domatesinin kalite ve lezzetiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Ağustos sonu, eylül başı itibarıyla ihracatın yeniden hız kazanacağını tahmin ediyoruz. Özellikle son çeyrekte fiyatlar açısından beklentimiz olumlu yönde." diye konuştu. Avrupa'da yaşanan enerji krizi ve aşırı sıcakların üretim takvimini etkilediğini aktaran Yılmaz, bu durumun önümüzdeki dönemde arzı sınırlayabileceğini belirterek, yılın son çeyreğinde daha yüksek fiyatlarla güçlü bir ihracat dönemi beklediklerini sözlerine ekledi.

Anız Yakan 303 Kişiye Ceza Yağdı Haber

Anız Yakan 303 Kişiye Ceza Yağdı

Şanlıurfa'da hasat sonrası anız yakan 303 kişiye toplam 21 milyon 223 bin 534 lira para cezası uygulandı. Valilikten yapılan açıklamaya göre, hasadın ardından tarım arazilerinde anız yakılmasının önlenmesine yönelik denetim ve idari işlemler sürüyor. Valilik kararıyla anız yakılması, tarım arazilerine ateşle yaklaşılması ve bu alanlarda ateş yakmak yasaklanırken, yasağa aykırı hareket edenlere yönelik denetimler artırıldı. Jandarma ekiplerince yapılan tespitler sonucunda anız yakanlarla ilgili başlatılan idari işlemler kapsamında şu ana kadar 303 kişi hakkında toplam 21 milyon 223 bin 534 lira para cezası uygulandı. Jandarma anız yakan kişiyi tespit etmesi halinde bu kişiye, tespit edilememesi durumunda ise tarlayı kullanan çiftçiye idari yaptırım uyguluyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, anız yakmanın toprağa ve canlılara zarar vermesinin yanı sıra ekili alanların yanmasına ve yerleşim yerlerinin tehlike altına girmesine neden olduğunu belirtti. Yaz döneminde tarlalarda ateş yakılmasının büyük bir sorumsuzluk örneği olduğunu aktaran Şıldak, önleyici ve caydırıcı çalışmalar yürüttüklerini, kurallara uymayan çiftçilere idari para cezası uygulandığını, gerekli durumlarda adli işlem de başlatıldığını kaydetti. Şıldak, denetim ve ceza uygulamalarının devam edeceğini belirterek, çiftçilere duyarlı olmaları çağrısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.