Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tarım

gazeteci63.com - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milyon Dolarlık Biber İhraç Edildi Haber

Milyon Dolarlık Biber İhraç Edildi

Türkiye'den 9 ayda 85 ülkeye 10 milyon 364 bin dolarlık pul biber satıldı. AA muhabirinin, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'den geçen yıl 14 milyon 112 bin dolarlık pul biber ihraç edildi. Geçen yıl ocak-eylül döneminde 10 milyon 278 bin dolar olan pul biber ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 0,83'lük artışla 10 milyon 364 bin dolara çıktı. Ülkeler bazında pul biber ihracatında ilk sırayı 1 milyon 912 bin dolarla Almanya aldı. Bu ülkeyi 1 milyon 474 bin dolarla İngiltere ve 1 milyon 234 bin dolarla Hollanda izledi. Pazar payını artırma hedefi Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yetim, AA muhabirine Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden Şanlıurfa'nın iklim ve toprak özellikleri sayesinde lezzetli biber üretimiyle öne çıktığını belirterek ihracat rakamlarının yüksek olmasının ülke ekonomisi açısından da önemli olduğunu ifade etti. İhracat rakamlarının her geçen gün arttığına dikkati çeken Yetim, şöyle konuştu: "Uzak Doğu'dan Avrupa'ya gönderilen biberin lojistik maliyetleri yükseldi. Bunun üzerine Avrupa doğrudan bize yöneldi ve Avrupa'ya yönelik ihracat rakamlarımız da artış gösterdi. Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası olarak ihracat birimimiz aracılığıyla biberimizi katma değerli ürünlere dönüştürerek dünya pazarlarına ulaştırmaya çalışıyoruz. Şu anda kentimizde biber reçeli, sos ve kurutulmuş biber gibi ürünlerin üretimini ve ihracatını gerçekleştiren 20 fabrikamız bulunuyor. Biz de bu süreçte sanayicilerimize öncülük ediyoruz. Tarımsal bir ürünün sanayide işlenerek katma değerli hale getirilmesi, sürdürülebilir tarım faaliyetleri açısından büyük önem taşıyor. Ticaret ve sanayi odaları olarak görevimiz, bu ürünlere yönelik sanayiyi geliştirmek pazar payını artırmak ve hedef pazarlarını belirlemektir. Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu doğrultuda çalışmalarımız sürdürüyoruz." Şanlıurfa'dan 2025 yılında 155 bin ton biber üretildiğini ve üretimin yüzde 50'sinin başta Hollanda ve Avrupa ülkeleri olmak üzere 85 ülkeye gönderildiğini belirten Yetim, ihracat yapılan ülke sayısının artırılmasına yönelik çalıştıklarını kaydetti. Şanlıurfa biberinin yüksek aroması ve üretimin büyük bölümünün organik olmasının uluslararası pazarlarda önemli bir avantaj sağladığını ifade eden Yetim, "Aroması yüksek olan ürünlerimizi dünya pazarlarına tanıtarak ülkemize döviz kazandırmayı ve şehrimizin ekonomik gelişmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Şanlıurfa bir tarım kenti, tarımda ürettiğimiz ürünleri katma değerli hale getirdiğimizde hem sanayi hem tarım hem de ihracat gelişecek. Böylece sürdürülebilir bir ekonomik faaliyet sağlanmış olacak." dedi.

Yılmaz, TEKNOFEST’te Konuştu Haber

Yılmaz, TEKNOFEST’te Konuştu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye, birlik beraberlik içerisinde olduğunu, güçlü olduğunu, caydırıcı bir güç olduğunu, gençleriyle, yeni nesillerle birlikte dünyanın bu yeni meydan okumalarına karşı hazır olduğunu ortaya koydu." dedi. Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda düzenlenen kapanış töreninin ardından sona erdi. Kapanış programı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yılmaz, "Diğer TEKNOFEST'lerden bu TEKNOFEST'in farkı ne oldu, Şanlıurfa'nın farkı ne oldu?" sorusu üzerine şu yanıtı verdi: "Şanlıurfa, farkını gösterdi gerçekten. Güneydoğu, o kadim medeniyet değerleriyle TEKNOFEST'i çok sıcak bir şekilde kucakladı. Bugün sahada şu saatte kalabalığı görüyorsunuz. Vatandaşlarımızın çok yoğun bir ilgisi oldu. Bugün itibarıyla 1 milyon 300 bin kişi, sadece bu alanı ziyaret etti diye tahmin ediliyor. Diğer Güneydoğu illeriyle yapılanlarla birlikte 1,5 milyon insanımız geldi ve TEKNOFEST ortamını teneffüs etmiş oldu." Bu yıl 1 milyon 600 bin gencin 81 ilden yarışmacı olarak bu sürece dahil olduğunu belirten Yılmaz, "Oradan elene elene, burada işte şampiyonlar var, derece alanlar var. Artık TEKNOFEST, bir harekete dönüştü gerçekten, Şanlıurfa'da damgasını vurdu. Az önce gördünüz, güzel Urfa türküleriyle, şarkılarıyla, adapte edilmiş TEKNOFEST içeriğiyle, zenginleştirilmiş şarkılarıyla Şanlıurfa, ayrı bir renk kattı teknolojiye. Biz, her zaman şunu söylüyoruz, aslında bu Şanlıurfa, tam da bunun söyleneceği yer, peygamberler şehri. Halil İbrahim bereketinin olduğu şehir." diye konuştu. Teknolojiyle değerlerin bir araya gelmesinin, insanlığın geleceği adına çok önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ahlaktan, merhametten, hukuktan kopuk bir teknolojinin insanlığa bir şey vermediğini vurguladı. "Tam aksine yıkım getiriyor ama insani değerlerle, erdemlerle birleşen bir teknoloji ise insanlığın hayatını kolaylaştırıyor, refahı artırıyor. Birçok alanda insanlığa önemli faydalar sağlıyor." diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşte Şanlıurfa, bunu söylemenin tam yeri. Ben T3 Vakfını Selçuk Bey'in şahsında tebrik ediyorum. Güneydoğu'ya büyük bir heyecan kattılar. Bir taraftan da Terörsüz Türkiye süreci var. Artık terörün değil teknolojinin konuşulduğu bir Güneydoğu. Kalkınmanın konuşulduğu, gençlerin girişimciliğinin, yenilikçiliğinin konuşulduğu bir Güneydoğu. Bu da hepimizin bir özlemiydi. Ben yürekten teşekkür ediyorum. Bu bölgenin aynı zamanda bir insanı olarak yürekten teşekkür ediyorum. Katılan, katkı sunan herkese gönülden şükranlarımı sunuyorum." "TEKNOFEST, yapıldığı illere, Güneydoğu'ya turizm olarak da önemli değer katıyor, neler söylersiniz?" şeklindeki soru üzerine Cevdet Yılmaz, "Zaten bu huzur, güven ortamında en fazla gelişen sektörlerden biri turizm. Şanlıurfa'da Göbeklitepe var, Halepli Bahçe Müzesi var. Herkesin gezmesini tavsiye ederim. Sayın Cumhurbaşkanımızın özel takibiyle yapılmıştır o müze. İnsanlık tarihi buralarda. Buralar sadece ülkemiz için değil tüm insanlık için çok önemli değerleri barındıran bölgeler. Tarihi bereketli hilal. İnşallah bu bereketli hilal, teknolojinin bereketiyle buluşacak." ifadelerini kullandı. "Tüm illerimizi de Güneydoğu'yu gezmeye davet ediyorum" Yılmaz, tarım alanında da TEKNOFEST'te çok güzel projeler geliştirildiğini vurgulayarak, "Sağlık alanında, gıda alanında, artık savunma sanayisinin diğer sektörlerimize de sirayet ettiğini, oralardaki seviyeyi de yükselttiğini görüyoruz. Katkısı olan herkese tekrar gönülden teşekkür ediyorum. Tüm illerimizi de Güneydoğu'yu gezmeye davet ediyorum. Medya üzerinden bu bölgeyle ilgili algı oluşturmasınlar lütfen. Gelsinler, buradaki gerçekliği kendileri yaşasınlar. Görecekler ki yıllardır anlatılan gibi değil. İnşallah kardeşlikle, teknolojiyle, üretimle geleceği 81 il, 86 milyon hep birlikte inşa edeceğiz." şeklinde konuştu. "Hiç bu kadar 70-80 yaş üstü katılımcıyı bir arada görmemiştik hiçbir TEKNOFEST'te. Sadece gençler değil 70-80 yaş üstü vatandaşlar da çok fazlaydı, neler söylersiniz?" sorusunun yöneltilmesi üzerine Yılmaz, "Bu da çok önemli gerçekten. Yıllar yılı ülkemizde bunun özlemi çekildi. Eski nesiller, daha öncekiler maalesef birçok sıkıntı yaşadılar. Böyle günleri görmeyi hep arzu ettiler. Ben onun yıllardır birikmiş bir özlemin yansıması olduğunu düşünüyorum. Çok şükür bugünleri gördüler. Bugünkü nesiller geldiyse onların fedakarlıklarıyla oldu. Tüm büyüklerimize, yaşlılarımıza da buradan sevgilerimizi sunuyoruz. Onların dualarıyla bu işler devam edecek inşallah." değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye, gençleriyle birlikte dünyanın bu yeni meydan okumalarına karşı hazır olduğunu ortaya koydu" Yılmaz, TEKNOFEST'in Güneydoğu'da ektiği bu tohumların filizlenmesi için kamunun ve T3 Vakfının bundan sonraki projelerinin ne olacağına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı: "Biz, fikir aşamasından ticarileşmeye kadar her aşamayla ilgili destek mekanizmaları geliştirmiş durumdayız. Girişimciliği destekleyici programlarımız var, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere. Birçok değişik kaynakla bu desteklerimizi veriyoruz çünkü bu, bir zincir. Şimdi burada da çocuklarımızı görüyorsunuz. Bu, aslında büyük bir emeğin son geldiği noktanın sergilenmesi. Bunun arkasında uzun bir emek var. Değişik aşamalar var. İşte önemli olan başarı için her aşamayı desteklemeniz lazım. Zincirin gücü, en zayıf halkasının gücüyle ölçülür. Dolayısıyla bütün halkalara dönük destek programları geliştirmiş durumdayız. İleriye dönük ne gerekiyorsa da yapmaya hazırız çünkü geleceğimiz burada. Onu görüyoruz." "Türkiye, Şanlıurfa'yı konuştu 30 Eylül'den bu yana. Renkli görüntüler yaşandı ve bunlar çok konuşuldu. Sadece Türkiye değil Yunanistan ve İsrail de takip etti. Bugün buradan yükselen mesaj neydi, Türkiye dünyaya nasıl mesaj verdi?" sorusu üzerine Yılmaz, şunları dile getirdi: "Türkiye, birlik beraberlik içerisinde olduğunu, güçlü olduğunu, caydırıcı bir güç olduğunu, gençleriyle, yeni nesillerle birlikte dünyanın bu yeni meydan okumalarına karşı hazır olduğunu ortaya koydu. Aynı zamanda barıştan yana, refahtan yana, sosyal adaletten yana tavrını, sorunları savaşarak değil masalarda uzlaşarak çözme, barışçı tavrını da ortaya koymuş oluyor. Güçlü bir caydırıcılık, barışçı diplomasi. Bu ikisini de Türkiye Cumhuriyeti gayet güzel yapıyor ve şunu söylüyor dünyaya: 'Biz, hem güçlü olacağız hem haklı olacağız.' diyor. Sadece güçlü olup katliamlarla, insanlık dışı eylemlerde bulunuyorsanız o gücün hiçbir anlamı yok, o teknolojinin hiçbir anlamı yok. İşte Urfa'dan biz onu söylüyoruz, Halil İbrahim şehrinden onu söylüyoruz: Biz, hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız, insani değerleri savunmaya devam edeceğiz, mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz inşallah."

TOKİ, 46 İlde Arsa Satacak Haber

TOKİ, 46 İlde Arsa Satacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), 46 ilde 383 arsayı 29-30 Eylül'de açık artırma yöntemiyle satışa sunacak. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, alıcılar konut, ticaret, turizm, eğitim, tarım, sanayi, spor, kentsel çalışma, plansız alan, rekreasyon alanı, depolama alanı, akaryakıt istasyon alanı, lojistik tesis alanı ve ağaçlandırılacak alan niteliğindeki arsalara, yüzde 25 peşinat ve 48 ay vade ile sahip olabilecek. Bazı taşınmazlar ise peşin bedelle satılacak, peşin alımlarda yüzde 15 indirim uygulanacak. Muhammen bedeli 10 milyar 358 milyon 647 bin 195 lira olan toplam 1 milyon 684 bin 690 metrekare büyüklüğündeki Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın, Balıkesir, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bolu, Çankırı, Çorum, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hatay, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kilis, Konya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Van, Yozgat ve Zonguldak'ta bulunan 383 arsa açık artırmayla satılacak. Açık artırmalar, 29-30 Eylül'de saat 10.30'da Ankara Bilkent Otel ile TOKİ İstanbul Hizmet Binası'nda yapılacak. Ayrıca, "muzayede.emlakyonetim.com.tr" internet adresi üzerinden de teklif verilebilecek. Satışa ilişkin ayrıntılı bilgilere, "www.toki.gov.tr" ile "muzayede.emlakyonetim.com.tr" internet adreslerinden ve "444 84 34" numaralı telefondan ulaşılabilecek.

Şanlıurfa'da Asırlık Zeytin Ağacı Haber

Şanlıurfa'da Asırlık Zeytin Ağacı

Şanlıurfa'nın Eyyübiye ilçesinde 13 asırlık "Cudi" adı verilen zeytin ağacı, meyve vermeyi sürdürüyor. Tarih boyunca "Bereketli Hilal" olarak nitelendirilen bölgede zeytinciliğin geçmişi de asırlar öncesine dayanıyor. Eyyübiye ilçesi kırsal Altınbaşak Mahallesi'nde, bozkırın zirvesindeki hakim tepede bulunan "Cudi" isimli zeytin ağacı, Şanlıurfa Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunca 2007'de tescillendi. Asırlar boyunca varlığını sürdüren tarihi ağaç, her yıl ortalama 50 kilogram zeytin vermesiyle dikkati çekiyor. Bölge halkının gözdesi olan zeytin ağacı, ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor. "Verimliliğin simgesidir" Eyyübiye İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsa İzgi, AA muhabirine, bölge genelinde tarih boyunca zeytin üretiminin yaygın olduğunu söyledi. Anıt ağacın 1332 yaşında olduğunu ifade eden İzgi, şöyle konuştu: "Ağacımız, tepenin başında tam 13 asırdır yaşamaktadır. Burada bulunan Cudi zeytin ağacı verimliliğin simgesidir. Bu ağaç, bölgemizde bulunan diğer tarımsal ürünlerin de o şekilde verimli olmasına bir kanıttır. Burada 13 asırdır tepenin başında sulanmadan yetişmektedir. Daha önümüzdeki birçok yıl bu Cudi zeytin ağacımızı görmüş olacağız." İzgi, bölgedeki zeytin ağaçlarının yüksek verimliliğe sahip olduğunu vurgulayarak, "Bölgenin en hakim tepesinde bulunan bu Cudi zeytin ağacı, 13 asırdır verim de veriyor. Bölgemizde zeytin ağacının verimi ortalama 50 kilogram civarındadır, bu zeytin ağacı da 13 asırdır bu verimi veriyor." dedi. Vatandaşlardan ilgi görüyor Vatandaşlardan Osman Kılıç, yıllardır tarihi ağacın gölgesinde dinlendiklerini dile getirdi. Soy ağacındaki herkesin tarihi ağacı gördüğünü anlatan Kılıç, "Bu ağacı biz gördük, dedelerimizin dedesi de görmüştür. Burası bizim bir sembolümüz ve simgemiz. Sahip çıkıyoruz. Yıllardır burada zeytin veriyor, yiyoruz." diye konuştu. Sude Nur Ertuga da asırlık zeytinin lezzetini çok beğendiklerini belirterek, "Bu zeytinin tadı diğer zeytinlere göre çok güzel. Biz her sene bu zeytinin olmasını bekliyoruz. Yani öbür zeytinleri alacağımıza bunun olmasını bekleyip, gelip topluyoruz. Bir özel misafirimiz geldiğinde bile biz bu zeytinleri toplayıp önüne sunup ikram ediyoruz. Bu ağaç bizim için de çok önemli." ifadelerini kullandı.

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı Haber

140 Milyon Ton Üretim Yapıldı

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Programı kapsamında Karabük'e gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'yı, Güven Kavşağı'nda Vali Oktay Çağatay, AK Parti Karabük milletvekilleri Cem Şahin ve Durmuş Ali Keskinkılıç, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt ve ilgililer karşıladı. Kemal Güneş Caddesi'nden yürüyerek AK Parti İl Başkanlığına geçen Yumaklı, partililerle bir araya geldi. Yumaklı, daha sonra Eflani ilçesine bağlı Esencik köyünde buğday hasadına katıldı, biçerdövere binerek hasat yaptı. Bakan Yumaklı, gazetecilere, hasat döneminin sonuna geldiklerini, bu yılın, son 66 yılın en iyi yağışıyla ülke tarımı için son derece bereketli ve verimli geçtiğini söyledi. Yumaklı, ülkenin farklı yörelerinde hasadın halihazırda devam ettiğini, arpa ve buğday hasadının yüzde 93 oranında tamamlandığını belirterek, "Hasat döneminin başında dedik ki biz bu yıl çok iyi bir hasat dönemi, çok iyi bir verim bekliyoruz hatta hemen hemen bütün zamanların da rekorunu da kıracağız diye de söyledik. Bu beklentimizde gelen rakamlarla haklı olduğumuzu gördük. Allah nasip ederse hasat sezonunu 140 milyon tonluk bir üretimle kapatmış olacağız. Bu da bütün zamanların rekoru." dedi. Buğdayın anavatanı olan bir ülke olarak söz konusu iki stratejik ürünün yetiştirilmesi ve geliştirilmesiyle ilgili muhtelif çalışmalar yaptıklarını anlatan Yumaklı, "Hem iklim değişikliği hem de farklı unsurların bize getirmiş olduğu bütün etkilerden arınmak üzere, tohum geliştirme başta olmak üzere hasat ve üretim metotlarıyla ilgili çalışmalarımıza Bakanlık olarak devam ediyoruz. Amacımız verimimizi ve üretimimizi artırmak. Bu noktada en büyük gücümüz elbette üreticilerimiz. Toprakta eli ve emeği olan bütün üreticilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum." diye konuştu. Yumaklı, hububatın bütün ülkeler için son derece stratejik öneme sahip olduğunu, ürün geliştirme ve verimliliği artırma çalışmalarıyla çiftçinin yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. "Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ediyoruz" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alımlarla çiftçilere destek olmayı sürdürdüğünü anlatarak, şöyle devam etti: "Toprak Mahsulleri Ofisi olarak hasat döneminin başından itibaren hem açıklamış olduğumuz fiyatlar itibarıyla hem de gelecek olan tahmini üretimle beraber şunu söyledik, 'Hiçbir üreticimizin, çiftçimizin elinde alınmadık 1 gram ürün bırakmayacağız.' Bunu da gerçekleştirdik. Bugün itibarıyla söylüyorum, Toprak Mahsulleri Ofisi 11,5 milyon ton ürün aldı. Sezona başlarken 600 noktada alım noktaları oluşturduğumuzu ve buradan üreticilerimizin ürünlerini alacağımızı ve onların da emeklerini en hızlı şekilde ödeyeceğimizi söylemiştik. Bugün itibarıyla ihtiyaç doğmuş olması dolayısıyla 769 noktaya çıkardık bu ürün alım noktalarını." Türkiye'nin tarımsal gücünün farkında olmayanların dezenformasyonlarını bu ülkenin üreticisine hakaret olarak kabul ettiklerini belirterek, "Hep söyledik, hep yaptık. Bundan sonra da böyle olacak. Bu ülkenin her alanda olduğu gibi tarımsal üretim alanındaki gücünü de 1 gram faydası olmayanların dezenformasyonlarıyla perdeleme çalışmalarını da buradan kabul etmediğimi de tekrar ifade etmek istiyorum." dedi. "Lütfen anız yakmayın" Yumaklı, Türkiye'de üretim alanlarının ekim ve orman alanlarıyla iç içe olduğuna dikkati çekerek, tüm uyarılara rağmen hasat dönemlerinin sonunda kısmen de olsa anız yakma olaylarıyla karşılaştıklarını kaydetti. Anızla birlikte toprakta yaşayan her şeyin yandığına işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun bir sonraki sene yapacağınız ekim faaliyetine hiçbir faydası olmadığı gibi oradaki börtü böceğin de tabiri caizse hayatını sona erdirerek başka felakete yol açmış oluyorsunuz. İşin bir noktası böyle, diğer noktası da ormanlık alanlarla iç içe olan yerlerde anız yakımı mutlaka ama mutlaka orman alanlarına sirayet ediyor. Geçtiğimiz sene Karabük, Eflani ve Kastamonu'nun bir bölümü tarihinin en ağır yangınlarını yaşadı. Orası da orman alanı değildi, anız değildi, başka bir sebepti ama benzerlik olarak bir şey fark etmiyor. Dolayısıyla Türkiye'nin her tarafındaki üreticilerimizden özellikle istirham ediyorum, lütfen anız yakmayın." Yumaklı, çıkabilecek herhangi bir kıvılcıma anında müdahale etmek üzere su depolarıyla hasada giden üreticilere de teşekkür etti. Anız yakma konusunun artık ülke gündeminden çıkarılması gerektiğinin altını çizen Yumaklı, "Bugünden itibaren hasat biten yerlerde il ve ilçe tarım müdürlüklerimizdeki arkadaşlarımız, üreticilerimize anıza ekmenin ne olduğunu ve faydalarını anlatacaklar. Hayırlı, bereketli olsun diyorum. İnşallah bu sene olduğu gibi önümüzdeki sene de bol bereketli bir yıl geçiririz. Hem ülkemiz hem milletimiz hem de çiftçimiz hep birlikte kazanmış olur." ifadelerini kullandı.

Şanlıurfalı 300 Kadına İstihdam Haber

Şanlıurfalı 300 Kadına İstihdam

Şanlıurfalı çiftçi Mehmet Şanlı, artırdığı domates üretimi sayesinde 300 kadına istihdam sağlıyor. Çiftçi Mehmet Şanlı, verimli tarım arazilerinin bulunduğu Harran Ovası'nda yaklaşık 10 yıl önce tarla kiralayarak domates dikmeye başladı. Zamanla kiraladığı tarla sayısını ise 8'e çıkararak üretimini katlayan Şanlı, 50 dönümde başladığı üretimini 600 dönüme kadar çıkarmayı başardı. Hava sıcaklığının 45 dereceyi bulduğu kentte, günlük 300 kadın, evine ekmek götürmek için domates tarlalarında alın teri döküyor. Çiftçi Mehmet Şanlı, AA muhabirine, daha önce pamuk, buğday ve mısır gibi ürünler ektiğini ancak daha karlı ve bölge için farklı bir ürün deseni olduğu için 10 yıldır domates üretimine yöneldiğini söyledi. Kiraladığı tarlalarda başladığı domates üretimini şu anda 8 bölgedeki arazide sürdürdüğünü ifade eden Şanlı, şöyle devam etti: "Biz daha önce çevre illerine yani Mersin'den tut Van'a kadar her yere domates gönderiyorduk. Son 3-4 yıldır da ABD'li bir firma geldi. Burada bir fabrika açtı. Burada domatesleri onlara veriyoruz. Onlar da kurutup ABD'ye gönderiyor. Yanımızda 300 kadar kişi her gün çalışıyor." Domateste üretim sürecinin diğer tarım ürünlerine göre daha hızlı olduğunu anlatan Şanlı, dekarda yaklaşık 13 ton üretim yaptıklarını sözlerine ekledi. Mevsimlik işçilerin şehir dışına gitmesini önlüyor Eyyübiye İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsa İzgi de milli tarıma ve ekonomiye katkılarından dolayı çiftçi Şanlı'yı tebrik etti. Üreticinin hem ihracata hem istihdama katkı sunduğunu vurgulayan İzgi, çiftçinin yaklaşık yüzde 50 kar marjıyla üretim yapmasının sevindirici olduğunu dile getirdi. Bölgedeki istihdamın mevsimlik işçiler açısından da büyük avantaj olduğunu dile getiren İzgi, şunları kaydetti: "Burada bir güzellik daha var, mevsimlik tarım işçisi denilen bir konu. İnsanlarımızın çoğu bölgeyi bırakıp Şanlıurfa'nın dışına işe gidiyor ama şu anda bu üreticimiz bu alanda yaklaşık 300 kişi istihdam ediyor. Şanlıurfa'da mevsimlik tarım işçileri dışarıya göç etmemiş, burada ekmeklerini kazanmış oluyor. Normalde bizim bitkisel desenimizde buğday, arpa, mercimek ve mısır var. Bu ürünlerin yetiştirilmesinde çalışacak insan maksimum 2-3 kişidir ancak şu domates ekili alanda üreticimiz 300 kişi çalıştırmaktadır. Bu da ilçemiz için istihdam yaratıyor." Kadınlar için avantajlı İşçilerin çavuşu Filiz Budak ise kadınlar için domates tarlasındaki istihdamın ciddi avantaj sağladığını söyledi. Kadınların kendi evlerine yakın çalışmasının önemine dikkati çeken Budak, domates tarlasında çalışmayanların çoğunun mevsimlik işçi olarak farklı şehirlere gittiğini anlattı. Erkeklerin her yerde her işte çalışabildiğini ancak her işin kadınlara göre olmadığını anlatan Budak, "Domates gerçekten herkes için avantajlı bir iştir çünkü bu iş de olmasa bizim buradaki, millet dışarıya gidiyor. İşimiz şu anda domates olduğu için gündüz gelip burada çalışıp gece de evimizde rahat ediyoruz. Yani buranın bizim için avantajı çok." şeklinde konuştu.

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede Haber

Buğday Fiyatları En Yüksek Seviyede

Buğdayın kile başına fiyatı uluslararası piyasalarda bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek 2 yılın en yüksek seviyesini gördü. Jeopolitik riskler ve ABD'deki hava durumu kaynaklı endişelerden dolayı tahıl piyasalarında yükselişler görülürken, fiyat hareketlerinde buğday en dikkati çeken ürünler arasında yer alıyor. Rusya ile Ukrayna arasında gerilimin tırmanması tarım ürünlerinin arzına ilişkin endişeleri artırırken, tedarik ve üretimin aksayacağına yönelik tahminler buğday piyasasındaki fiyat hareketlerinde belirleyici oluyor. Rusya'nın Azak Denizi ve Kavkaz limanlarındaki erişim kısıtlamaları ile Ukrayna liman altyapısına yönelik saldırılar Karadeniz tahıl akışını tehdit ediyor. Rusya'da 2026/2027 sezonu buğday hasadı beklentisi, güney bölgelerde verimin düşmesi ve ekim alanlarının daralması nedeniyle aşağı çekildi. Rusya ve Ukrayna dünyanın en büyük tahıl ihracatçıları arasında yer alıyor ve bu ülkelerin ihracatındaki herhangi bir aksama, emtia piyasasındaki ürünlerin fiyatları ve gıda enflasyonuna ilişkin beklentilerin şekillenmesinde önemli rol oynuyor. ABD'nin önemli tarım bölgelerinde yaşanan kuraklığın etkisiyle buğday ekim alanları tarihi düşük seviyelere indi. Bu durum, buğday fiyatlarında yükselişi tetikledi. ABD/İsrail-İran Savaşı'nın başlamasının ardından Hürmüz Boğazı kaynaklı lojistik sorunlar yaşanmasından dolayı gübre maliyetlerinde görülen artış da buğday fiyatlarında hızlı yükselişlere neden oldu. El Nino hava olayının Avustralya'ya etkisi de buğday fiyatlarını etkiliyor Öte yandan, Fransa'da sıcak hava dalgasından dolayı yumuşak buğday rekoltesinin düşebileceği öngörülüyor. El Nino hava olayı da dünyanın önemli buğday üreticilerinden Avustralya'da daha az yağışlı, daha kurak bir iklime yol açtığından buğday rekoltesiyle ilgili endişeler ortaya çıktı. Bu gelişmelerle, Chicago Ticaret Borsasında işlem gören buğdayın kile başına fiyatı bugün 7,0850 dolara kadar yükselerek Mayıs 2024'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü, ardından 7,03 dolar seviyesinde dengelendi. Buğday fiyatları, Mayıs 2024 döneminde 7,20 dolara kadar yükselmişti. Buğdayın kilesi 2025 sonuna göre de yüzde 38'in üzerinde arttı. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesi kısıtlandı Avustralya merkezli Commonwealth Bank'ın Sürdürülebilirlik ve Tarım Ekonomisti Dennis Voznesenski, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, "Karadeniz'deki ihracat kapasitesindeki aksamalar küresel buğday fiyatlarını yükseltti." dedi. Rusya'nın Azak Denizi'ndeki ihracat kapasitesinin kısıtlandığını belirten Voznesenski, Ukrayna'nın Karadeniz'deki başlıca limanlarının da zarar gördüğünü ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın üzerine Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatılmasına ilişkin risklerin de eklendiğini ve bunun gübre tedarikine ilişkin endişelerle sonuçlandığını dile getiren Voznesenski, bunun yanında gelecekte küresel ölçekte buğdayın protein içeriği, verimi ve ekim alanlarının azalması noktasında görülebilecek etkilerin de öne çıktığını söyledi.

Anızı Yakmadan Ekim Çalışmaları Haber

Anızı Yakmadan Ekim Çalışmaları

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla anızı yakmadan doğrudan ekim çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, toprağı koruyan ve üretim maliyetlerini düşüren doğrudan ekim yöntemiyle bu yıl 45 dönüm mısır, 20 dönüm soya ve 5 dönüm susam ekimi gerçekleştirildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Akçakale İşletmesinde yürütülen çalışmalar, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'ın destekleriyle devam ediyor. GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğiyle sürdürülen proje kapsamında, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının destekleriyle Büyükşehir Belediyesi envanterine toprağı sürmeden ve anızı yakmadan doğrudan ekim yapabilen 2 adet anıza doğrudan ekim mibzeri kazandırıldı. Bu modern tarım ekipmanlarıyla hasat sonrası anızın bozulmadan bırakıldığı tarlalarda 45 dönüm mısır, 20 dönüm soya ve 5 dönüm susam ekimi gerçekleştirildi. Sahada gelişimi takip edilen ürünlerin anız örtüsü içerisinde sağlıklı şekilde çıkışını tamamladığı ve gelişimlerini başarıyla sürdürdüğü gözlemlendi. Hatipoğlu, “Çevreyi Korumak Adına Anıza Ekim Uygulamasını Yaygınlaştırmak İstiyoruz” Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Dr. Halil Hatipoğlu, Toprak işlemesiz tarım sistemi olarak bilinen doğrudan anıza ekim yöntemi, toprağın organik maddesini koruması, nem kaybını azaltması, erozyonu önlemesi, yakıt ve işçilik maliyetlerini düşürmesi nedeniyle sürdürülebilir tarımın en önemli uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda anız yangınlarının önlenmesine katkı sağlayan bu yöntem, doğal kaynakların korunmasına da önemli destek sunduğunun altını çizdi. Çıkman, “Yakıttan, İş Gücünden Ve Zamandan Tasarruf Ediliyor” GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde anıza doğrudan ekim konusunda uzman olan Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet Çıkman, doğrudan ekim yönteminin yalnızca anız yangınlarının önlenmesine katkı sağlamadığını, aynı zamanda çiftçilerin üretim maliyetlerini önemli ölçüde düşürdüğünü belirterek, bu sistem sayesinde yakıt, iş gücü ve zamandan tasarruf edildiğini ifade etti. Geçtiğimiz yıl uygulanan doğrudan ekim çalışmalarından elde edilen başarılı sonuçların ardından proje kapsamı genişletilirken, yalnızca mısır değil, soya ve susam ekimleri de programa dâhil edildi. Böylece çevreci ve ekonomik üretim modelinin farklı ürünlerdeki performansı da sahada takip ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.