Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tansiyon

gazeteci63.com - Tansiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tansiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalp Hastalarına Ramazan Uyarısı Haber

Kalp Hastalarına Ramazan Uyarısı

Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ömer Faruk Çiçek, Ramazan ayında oruç tutacak kalp ve tansiyon hastalarına önemli uyarılarda bulundu. Ramazan ayının manevi huzur ve paylaşma ayı olduğunu belirten Dr. Çiçek, bu dönemde sağlık konusunun ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Her hasta için oruç tutmak aynı derecede güvenli değildir” diyen Dr. Çiçek, özellikle kalp yetmezliği bulunan, yakın zamanda kalp krizi geçiren, ritim bozukluğu olan ya da tansiyonu kontrol altına alınamayan hastalar için uzun süreli açlık ve susuzluğun ciddi riskler oluşturabileceğini ifade etti. Bu nedenle hastaların, oruç tutmadan önce mutlaka kendi hekimlerine danışmalarının hayati önem taşıdığını söyledi. İlaç Düzeni Doktor Kontrolünde Planlanmalı Oruç tutmasına hekimi tarafından izin verilen hastaların ilaç düzenini kendi başlarına değiştirmemesi gerektiğini belirten Dr. Çiçek, ilaç saatlerinin sahur ve iftar saatlerine göre mutlaka doktor tarafından yeniden planlanması gerektiğini kaydetti. Sahur Atlanmamalı, İftar Dengeli Olmalı Sahur öğününün kesinlikle atlanmaması gerektiğini vurgulayan Çiçek, sahurda aşırı tuzlu, yağlı ve işlenmiş gıdalardan kaçınılması; tam tahıllı, protein ve lif içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Bu beslenme şeklinin gün boyu tansiyon dengesini korumaya yardımcı olduğunu belirtti. İftar sırasında ise uzun süren açlığın ardından hızlı ve aşırı yemek yenilmemesi gerektiğini dile getiren Çiçek, iftarın hafif başlaması ve küçük porsiyonlarla devam edilmesinin kalp sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi. Aşırı yemenin kalp yükünü artırabileceğini ve tansiyon dalgalanmalarına yol açabileceğini belirtti. Sıvı Tüketimi Hayati Önem Taşıyor İftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Çiçek, çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin fazla tüketiminden kaçınılması gerektiğini söyledi. Susuz kalmanın özellikle tansiyon ve kalp ritmi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini dile getirdi. Açıklamasının sonunda sağlığın korunmasının ibadetin de bir parçası olduğunu vurgulayan Dr. Ömer Faruk Çiçek, sağlığı tehlikeye atacak durumlarda oruç tutmamanın hem dini hem de tıbbi açıdan bir sorumluluk olduğunu belirterek tüm vatandaşlara sağlıklı ve huzurlu bir Ramazan temennisinde bulundu.

Şeker ve Tansiyon Hastalarına Uyarı Haber

Şeker ve Tansiyon Hastalarına Uyarı

11 ayın sultanı #Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte, diyabet ve tansiyon hastalarının oruç sürecinde dikkat etmesi gerekiyor. Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Akif İzgi, Ramazan ayında oruç tutacak kronik hastalara önemli uyarılarda bulundu. Ramazan ayında oruç tutmayı düşünen diyabet hastalarının, mutlaka Ramazan öncesinde hekimlerine başvurmaları gerektiğini belirten Dr. İzgi, diyabet tipi, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden hastalıkların oruç kararında belirleyici olduğunu vurguladı. İnsülin kullanan ya da insülin salgılatan oral antidiyabetik ilaçlar (OAD) kullanan hastaların daha sık kan şekeri takibi yapmaları gerektiğini ifade eden Dr. İzgi, bu hastaların doktor kontrolünde olmalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Ramazan sürecinde insülin dozlarının ve ilaç kullanım saatlerinin hekim tarafından düzenlenebileceğini belirten İzgi, bazı ilaçların iftar sonrasına kaydırılabildiğini kaydetti. Ayrıca oruç tutan diyabet hastalarının sahuru kesinlikle atlamamaları gerektiğini vurguladı. Oruç sırasında baş dönmesi, çarpıntı, halsizlik ve terleme gibi şikâyetlerin hipoglisemi belirtisi olabileceğine dikkat çeken Dr. İzgi, bu tür durumlarda hastaların mutlaka kan şekeri ölçümü yapmaları gerektiğini ifade etti. Kan şekeri düşüklüğü tespit edilmesi halinde, hastaların yanlarında bulundurdukları küp şeker veya hurma gibi hızlı etkili karbonhidratları tüketmeleri gerektiğini belirten İzgi, iftar ve sahur arasında yeterli sıvı alımının ihmal edilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Tansiyon Hastalarına Özel Uyarılar Ramazan ayında oruç tutacak hipertansiyon hastalarının da düzenli tansiyon takibi yapmaları gerektiğini belirten Dr. İzgi, tansiyon düzensizliği olan hastaların Ramazan öncesinde mutlaka doktorlarına başvurmaları gerektiğini söyledi. Tuz kısıtlı beslenmenin önemine değinen İzgi, sigaradan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Özellikle idrar sökücü (diüretik) ilaç kullanan tansiyon hastalarının sıvı kaybına karşı dikkatli olmaları gerektiğini ifade eden Dr. İzgi, iftar ve sahur arasında bol sıvı tüketilmesini önerdi. Oruç sırasında baş ağrısı veya baş dönmesi yaşayan hastaların tansiyonlarını ölçmeleri ve gerekli durumlarda vakit kaybetmeden hekimlerine başvurmaları gerektiğini belirtti.

Şeker ve Tansiyon Hastalarına Öneri Haber

Şeker ve Tansiyon Hastalarına Öneri

Uzmanlar, ramazan ayında oruç tutan şeker ve tansiyon hastalarının beslenme düzenleri ile ilaç saatleri ve dozunun ayarlaması konusunda önerilerde bulundu. AA muhabiri, diyabet ve hipertansiyon hastalarının ramazan ayında oruç tutarken dikkat etmesi gereken noktaları uzmanlara sordu. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Taşan, bu hastaların sahurda ve iftarda kontrollü bir beslenme düzeni benimsemeleri gerektiğini belirtti. İftarda gıdaların arka arkaya hızla tüketilmemesini, iyice çiğnenmesini öneren Taşan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İftarla sahur arasındaki önemli farklardan birisi, ana yemek her zaman iftar olarak kabul edilmeli. Genellikle sahurda, bundan sonraki dönem uzun bir açlık dönemi olacağı için, proteinden zengin, tokluk hissini daha ortaya koyan gıdaların olması gerekir. Yumurta buna güzel bir örnek olabilir. Gerek diyabet gerekse tansiyon hastalarının, aşırı tuz alımına dikkat etmeleri gerekir. Hipertansiyon hastalarının özellikle sucuk, sosis, salam gibi, içerisinde tuz oranı yüksek olan ya da konserve türündeki gıdaları tüketmemeleri çok önemlidir." dedi. Oruç tutan hastaların ilaç saatlerindeki değişikliği doktor kontrolünde yapmaları gerektiğini vurgulayan Taşan, şöyle konuştu: "Aç karına ve tok karına, bir de ara dönemde alınması gereken ilaçlar var. Mesela, diyabette bir ilacın aç karına alınması gerekiyorsa sahurdan önce alınması daha doğru gözükmektedir. Çünkü 12 saatlik bir açlık dönemi, yani gıda tüketilmemesi midenin boşalmasını sağlayacağı için sahurdan önce alınan ilaçlar aynı açlıkta alınmış ilaçlar gibi etkisini sürdürecektir. Eğer 3 kere alınması gereken bir ilaçsa iftardan sonra alınır, saat 22-23 civarında tekrar alınır. Sonra da sahurdan önce alınarak 3 kez kullanılabilir." Taşan, yüksek etkinliğe sahip olan bazı diyabet ilaçlarında doktor kontrolünde doz ayarlaması da yapılabileceğini belirterek, "Ramazandan önce günde 3 tane alınması gerekirse bunu 2 defaya düşürebiliriz. İftardan sonra veya sahurdan sonra tok karnına alınabilir, böylece ilaçların dozu azaltılır. Çünkü uzun açlık döneminde hastanın kan şekerinin düşmesini engellemek burada temel prensip." ifadelerini kullandı. Özellikle tansiyon hastaları için susuzluğun ciddi risk oluşturduğunu dile getiren Taşan, şunları kaydetti: "Burada dikkat edilmesi gereken, hipertansiyon hastasıysa ve idrar söktürücü kullanıyorsa ya idrar söktürücü kullanımından vazgeçmek gerekiyor ya da oruç tutmaması gerekiyor. Susuz kalmak, kan şekerini konsantre ederek yükselmesine sebep olabilir. Yine de iftar ve sahurda iyi bir ayarlamayla bunun önüne geçmek mümkündür." Tansiyon ve kan şekeri seviyelerine dikkat Prof. Dr. Taşan, oruç sırasında baş dönmesi, halsizlik, terleme veya bayılma hissi yaşayan hastaların vakit kaybetmeden kan şekerini ve tansiyonunu kontrol etmesi, tansiyonun 80-90 gibi limitlerin altına düşmeye başlaması durumunda derhal orucun bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Şeker hastalarını da kan şekerinin düşme belirtilerine karşı çok dikkatli olmaları konusunda uyaran Taşan, "Hastanın bu konuda mutlaka bilgilendirilmesi lazım. Kan şekeri düşünce çarpıntı, terleme, sinirlilik, ellerde titreme, aşırı bir açlık hissi, karın krampları ve baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Hastanın bu dönemde mutlaka kan şekerinin ölçmesi ve kan şekerinde 50'nin, 60'ın altı gibi rakamlar görüyorsa orucunu bırakması gerekiyor. Böyle bir durumda hastanın hemen bir kesme şeker veya meyve suyu tüketmesi gerekir." diye konuştu. Taşan, diyabet ve hipertansiyon hastalarının kendi başlarına oruç tutma kararı vermemeleri gerektiğini vurgulayarak, şu tavsiyelerde bulundu: "Sadece haplarla, yani oral antidiyabetiklerle (ağız yoluyla alınan diyabet ilaçları) kan şekeri regüle olan, ileri derecede böbrek yetmezliği ya da kalp rahatsızlığı olmayan hastaların oruç tutması mümkündür. Bunun dışında özellikle üçlü, dörtlü insülin kullanan hastalar, insülin kullanmakta olan Tip 1 diyabet hastaları, gebe diyabetikler ya da ileri derecede böbrek yetmezliği veya kalp damar hastalığı olan şeker hastalarına biz oruç tutmayı önermiyoruz. Hastalar mutlaka doktorlarına danışarak oruç tutup tutamayacaklarını bildirmeli ve ilaçlarını nasıl kullanacaklarını öğrenmelidir. Aksi takdirde ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilirler." İftar ve sahur önerileri Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mevlüt Sait Keleş ise bilinçsiz beslenmenin ve ilaç saatlerinin düzensizleşmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. İftara çorba veya hafif bir yiyecekle başlanmasını, yaklaşık 10-15 dakikalık aradan sonra normal öğünün tamamlanmasını öneren Keleş, yağlı veya karbonhidratı yüksek ağır yiyeceklerle başlanılması durumunda kan şekerinin hızla yükseleceği ve sindirimin zorlaşacağı uyarısında bulundu. Keleş, sahurda ise protein miktarı daha yüksek, karbonhidrat ve yağ miktarı daha az olan gıdaların tercih edilmesini tavsiye etti. İlaç kullanan hastaların ramazandan önce mutlaka doktorlarıyla görüşmesi gerektiğini belirten Keleş, "Hastaların kullandığı ilaçlar günde 3 defa alınacaksa, bunların günde iki defa alınan formlara dönüştürmeleri çok önemli. Onun için kişinin ramazandan önce doktoruna başvurup oruç tutacağını ifade etmesi ve ona göre ilaçlarını düzenlemesini öneriyoruz. Günde 4 defa alması gereken bir ilaç söz konusu ise ve hastalığı ilaç kullanmadığı zaman sağlığını çok daha fazla etkileyecekse, bu kişilere de tabii ki oruç tutmaları yönünden hekimlerine danışıp ona göre hareket etmelerini öneriyoruz." dedi. Tansiyon ve şeker hastalarının gün boyu susuz kalmasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkati çeken Keleş, "Özellikle şeker hastaları, daha fazla susama eğilimindedir. Bu yüzden sahurda tuzlu ve yağlı gıdalardan kaçınmaları gerekir. Su tüketimi bir seferde değil, iftar ile sahur arasına yayılmalı. Şekerli ve yapay içecekler yerine doğal içecekler tercih edilmeli." ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Keleş, sağlıklı bireyler için belirli sürelerle aç kalmanın metabolizma üzerinde olumsuz etkisi olmadığını, aralıklı oruç gibi beslenme düzenlerinin bazı durumlarda önerildiğini ancak oruç sırasında baş dönmesi, halsizlik veya bayılma gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bakanlıktan Sıcak Hava Uyarısı Haber

Bakanlıktan Sıcak Hava Uyarısı

Sağlık Bakanlığı, hipertansiyon ve kalp-damar hastalarına, aşırı sıcak havalarda mecbur kalmadıkça 10.00-16.00 saatlerinde dışarıya çıkılmaması uyarısında bulundu. Sağlık Bakanlığı, hipertansiyon ve kalp-damar hastalarına, aşırı sıcak havalarda mecbur kalmadıkça 10.00-16.00 saatlerinde dışarıya çıkılmaması, ani başlangıçlı baş ağrısı veya tansiyonda ani yükselme-düşüş yaşanması durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması uyarısında bulundu. Bakanlıktan, aşırı sıcak havalarda hipertansiyon ve kalp-damar hastalarının dikkat etmesi gerekenlere ilişkin bilgilendirmede bulunuldu. Buna göre aşırı sıcaklar, gün içerisinde damarların genişlemesine ve sıvı kaybına yol açarak tansiyonun düşmesine, gece saatlerinde ise tansiyonun yükselmesine neden olabiliyor. Aşırı terlemeyle birlikte vücutta su ve mineral kaybı yaşanırken, kanın akışkanlığı da azalabiliyor. Yüksek sıcaklık, bacak ve kollardaki damarların genişlemesine, dolaşımın yavaşlamasına ve kalp hızında artışa neden olduğu için kalp krizi, aritmi (düzensiz kalp atışı) ve kalp yetmezliği riski artıyor. Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçların etkileri sıcak havalarda değişebilirken, bu ilaçlar ısı toleransını ve vücudun kendi sıcaklığını düzenleme yeteneğini bozabiliyor. Bu nedenle hastaların, hekimlerine danışmadan ilaçlarını kullanmayı bırakmaması ve dozunu değiştirmemesi gerekiyor. Özellikle hipertansiyon hastalarının idrar söktürücü ilaç dozlarını hekimlerine yeniden danışması önem taşıyor. Sigara ve alkol, birçok hastalıkta olduğu gibi hipertansiyon, kalp-damar hastaları açısından da ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Sigara, damar duvarının esnekliğini kaybetmesine neden olarak hipertansiyonda tedaviyi zorlaştırıyor, alkol ise ciddi tansiyon düşüklüğüne ve karaciğer yetmezliğine yol açabiliyor. "Yeterli su tüketin" Hipertansiyon, kalp-damar hastalarına, yeteri kadar su içmeleri, çay ve kahve gibi kafeinli ve şekerli içeceklerin tüketimini sınırlandırmaları öneriliyor. Bunun yanında yeterli ve dengeli beslenilmesi, tavuk, balık ve hindi gibi yağsız protein türleri, tam buğday veya tahıl ekmeği, meyve ve sebze gibi lif açısından zengin besinlerinin tüketilmesi, şeker oranı yüksek ve işlenmiş gıdalardan uzak durulması ve tuz kullanımının günlük bir çay kaşığını geçmemesi tavsiye ediliyor. "Mecbur kalmadıkça 10.00-16.00 saatleri arasında dışarıya çıkmayın" Bakanlığın bilgilendirmesinde, aşırı sıcak havalarda dikkat edilmesi önem taşıyan diğer uyarılar ise şöyle: "Mecbur kalmadıkça güneş etkisinin en güçlü olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında dışarıya çıkmayın. Dışarıda bulunduğunuz zamanlarda ise serin ve gölge alanları tercih edin. Açık renkli, rahat giysiler giyin ve güneşten koruyan uygun bir şapka takın. Hava alabilen rahat ayakkabılar kullanın. Aşırı nemli ortamlardan kaçının. Düzenli yürüyüş veya egzersiz yapın. Ancak yorucu fiziksel aktivitelerde bulunmayın. Yürüyüş öncesi ve sonrası mutlaka sıvı alın, molalarda gölge ve serin yerlerde dinlenin. Egzersiz için sabah erken saatleri ve akşam saatlerini tercih edin. Yemekten hemen sonra egzersiz yapmayın ve ağır egzersizlerden kaçının. Hekiminizden sizin için uygun olabilecek fiziksel aktiviteler konusunda bilgi alın. Ilık duş alın, yaz aylarında soğuk veya sıcak duş almayın. Tansiyonunuzda ani yükselme veya ani düşüş, ani başlangıçlı baş ağrısı yaşamanız halinde mutlaka hekiminize başvurun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.