Uygulamalarımız appstore googleplay

#Siber Güvenlik

gazeteci63.com - Siber Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siber Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026 YKS Tercihleri Başladı Haber

2026 YKS Tercihleri Başladı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından üniversite adayları için tercih dönemi yarın başlıyor. Bu yıl 20-21 Haziran'da düzenlenen 2026-YKS'ye 2 milyon 425 bin 627 aday başvurdu. Temel Yeterlilik Testi'ne (TYT) 2 milyon 255 bin 76, Alan Yeterlilik Testi'ne (AYT) 1 milyon 473 bin 113, Yabancı Dil Testi'ne (YDT) ise 143 bin 270 aday girdi. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca, 2026-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu ön bilgi amacıyla yayımlanmıştı. Adayların, tercihlerini yapmadan önce tercih süresinde ÖSYM'nin internet adresinden yeniden yayımlanacak kılavuzu dikkatle incelemeleri ve ÖSYM'den yapılan duyuruları takip etmeleri gerekiyor. Kılavuza göre tercihler, 29 Temmuz-10 Ağustos'ta ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden yapılacak. AA muhabiri, 2026-YKS yerleştirme sürecine ilişkin merak edilen konuları 10 soruda derledi. 1 - Adaylar tercih yaparken nelere dikkat etmeli? Adaylar, ilgi ve yeteneklerine göre istihdam olanakları ve iş gücü piyasasını göz önünde bulundurarak tercihte bulunmalı. Tercih listesi oluşturulurken, adayların en çok istedikleri üniversite ve bölümlere listenin ilk sıralarında yer verilmeli, ardından başarı sıralarına yakın, daha üstte ve daha altta bulunan yükseköğretim programları 2025 yılı yerleştirme başarı sıralamaları dikkate alınarak eklenmeli. 2 - Üniversitelerde kaç kontenjan bulunuyor? Bu yıl yükseköğretim kurumlarında, genel kontenjanların yanı sıra okul birincisi, 34 yaş üstü kadın, şehit yakını, gazi ve gazi yakını kontenjanları da dahil olmak üzere toplam 805 bin 747 kontenjan bulunuyor. Türkiye ve KKTC'deki üniversitelerin bu yıl ön lisans programlarında toplam 371 bin 476, lisans programlarında toplam 407 bin 80, özel yetenek programlarında ise toplam 27 bin 191 kontenjan yer alıyor. Kontenjanın 602 bin 117'si devlet, 184 bin 914'ü vakıf, 18 bin 716'sı ise KKTC'de bulunan üniversiteler için ayrıldı. 3 - 34 yaş üstü kadın, şehit ve gazi eş ve çocukları ve gazi olan adaylara yönelik kılavuzda neler bulunuyor? Sınavın yapıldığı yılın ilk günü itibarıyla 34 yaşını tamamlamış kadınlar için kılavuzda merkezi yerleştirmeyle öğrenci alan, belirlenen devlet üniversitelerindeki ön lisans ve lisans programlarında kontenjan ayrıldı. Daha önce herhangi bir lisans programından mezun olanlar, ayrılan kontenjanlardan yararlanamayacak. Daha önce bir ön lisans programından mezunlar ise sadece lisans programlarının ilgili kontenjanlarına yerleştirilebilecek. 34 yaşını tamamlamış kadınlar başarı sıralaması şartı aranan programların dışında Havacılık Elektrik ve Elektroniği, Havacılık Yönetimi, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi, Uçak Bakım ve Onarım, Uçak Elektrik ve Elektroniği, Uçak Gövde ve Motor Bakımı, Pilotaj, Sivil Savunma ve İtfaiyecilik programlarına da yerleşemeyecek. Okul birincileri için 17 bin 862, şehit yakını, gazi ve gazi yakını için 3 bin 673, 34 yaş üstü kadınlar için de 10 bin 363 özel kontenjan tanımlandı. 4 - YKS tercihleri sıralamaya göre mi puana göre mi yapılmalı, kaç tercihte bulunulabilir? Adayların puana değil, sıralamalarına göre tercihlerde bulunmaları gerekiyor. YKS tercihlerinde, geçen yılın sıralamaları önemli faktör olmalı. Adaylar, sağlıklı tercih yapabilmeleri için birçok yeniliklerin eklendiği YÖK ATLAS verilerini de incelemeli. YKS tercih döneminde adaylar, en fazla 24 tercihte bulunabilecek. Listeyi oluştururken ilk birkaç tercih, puanın yeterli olup olmayacağı endişesine kapılmadan, sadece ilgiler göz önünde bulundurularak belirlenmeli, buralara en çok istenen programlar yazılmalı. Ancak kazanılsa bile kaydolmak istenmeyen bir programa tercih listesinde yer verilmemeli. Adayların tercih listelerindeki programların sırasının istek sıralarına uygunluğu kontrol edilmeli. 5 - Bu yıl yeni açılan bölümler neler? YÖK tarafından açılan 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere 16 yeni program ilk kez öğrenci kabul edecek. Bu bölümler sektörün ve iş gücü piyasasının taleplerine göre açıldı. Açılan programlar şöyle: Lisans düzeyinde "Tarih ve Yapay Zeka", "Felsefe ve Yapay Zeka", "İşletme ve Yapay Zeka", "Finansal Teknoloji", "Biyoteknoloji ve Genetik", "Paramedik" ve "Balıkçılık Teknolojisi" bölümleri ilk kez öğrenci kabul edecek. Ön lisans düzeyinde "Yapay Zeka Destekli Web Tasarımı ve Kodlama", "Yapay Zeka Destekli Tasarım ve Animasyon", "Dijital Oyun Teknolojileri", "Mobil Güvenlik Teknolojileri", "İlaç Üretim Teknolojisi", "Patlayıcı ve Enerjetik Malzemeler Teknikerliği", "Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği", "Laboratuvar Hayvanları" ve "Balıkçılık Teknolojisi" bölümü açıldı. YÖK, açıköğretim programlarına da 2 yeni bölüm ekledi. Bu kapsamda "Yapay Zeka Destekli Kodlama" ile "Veri Görselleştirme ve Bilgi Tasarımı" programları açık öğretimden ilk kez öğrenci kabul edecek. Her iki bölüme de 250'şer kontenjan tanımlandı. Ayrıca, yapay zeka ve bilişim alanında son üç yılda 81 yeni program açıldı. 171 üniversitedeki toplam program sayısı 785'e ulaştı. Yapay zeka ve bilişim temelli ön lisans programlarının kontenjanı 1610'dan 6 bin 828'e çıkarılarak dört kattan fazla artırıldı. Yapay zeka ve siber güvenlik alanlarındaki eğitim kapasitesi yaklaşık yedi katına ulaştı. Yapay zeka ve bilişim temelli lisans programlarının kontenjanı 2 bin 355'ten 4 bin 420'ye yükseltildi. Sektör ihtiyaçlarına yönelik açılan 25 ön lisans programının kontenjanı 5 bin 280'den 7 bin 270'e çıkarıldı. Lisansüstü düzeyde 33 farklı başlık altında 182 yeni program açıldı. 6 - Kılavuzdaki program tablolarında yer alan "TYÇ" ne anlama geliyor? Kılavuzda yer alan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosu, diplomaların yurt dışında daha hızlı tanınmasına ve istihdam imkanlarını artırmasına olanak sağlarken, yükseköğretim staj yeterliliklerinin ve yurt dışında geçirilen öğrenim dönemlerinin kazanımlarının karşılıklı doğrudan tanınmasında, yatay ve dikey öğrenci hareketliliğinde de kolaylık sağlıyor. 7 - Başarı sıralaması uygulaması devam edecek mi? Evet. Bazı bölümler için başarı sıralaması uygulamasına bu yıl da devam ediliyor. Bu kapsamda tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, mimarlık, mühendislik ve öğretmenlik programlarını tercih edebilmek için gerekli olan en düşük başarı sırası koşulu uygulaması sürüyor. Bu yıl hukuk programlarına yerleştirme işlemlerinde EA en düşük 100 bininci, mühendislik programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 300 bininci, mimarlık programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 250 bininci, tıp programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 50 bininci, öğretmenlik programlarına yerleştirme işlemlerinde ilgili puan türünde en düşük 300 bininci, eczacılık programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 100 bininci, diş hekimliği programlarına yerleştirme işlemlerinde SAY en düşük 80 bininci olmak gerekecek. 8 - YKS tercihleri için danışmanlık nasıl alınır? Milli Eğitim Bakanlığı, adaylara üniversiteye yerleştirme sürecinde destek olması amacıyla rehber öğretmen ve psikolojik danışmanlar aracılığıyla sunacağı "tercih danışmanlığı" hizmeti verecek. Tercih danışmanlığı birimleri, eğitim kurumları ile rehberlik ve araştırma merkezlerinde oluşturulacak. Bu süreçte adayların kendine uygun tercihler yapması, fırsatları değerlendirmesi, sorumluluk alarak karar vermesi, çok yönlü gelişimle beraber sağlıklı bireyler olarak toplumda yaşamını sürdürmesi konularında öğrencilere ve ailelerine kılavuzluk edilecek. Ayrıca üniversiteler, tercih yapacak öğrenciler için tercih fuarları düzenliyor. 9 - Üniversite kayıtları ne zaman yapılacak? Kılavuza göre, YKS sonuçlarına göre bir programa kayıt hakkı kazanan adaylar, kayıt işlemlerini 24-28 Ağustos'ta yapacak, elektronik kayıtlar ise 24-26 Ağustos'ta yapılacak. 10 - Ek yerleştirme nasıl yapılacak? Yükseköğretim programlarına kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra boş kalan kontenjanlar üniversitelerce ÖSYM'ye bildirilecek. Yükseköğretim programlarının 2026-YKS sonuçlarına göre yapılan genel yerleştirme sonunda boş kalan veya kaydolmama nedeniyle dolmayan kontenjanlarına ÖSYM tarafından merkezi olarak ek yerleştirme yapılacak. Merkezi yerleştirmede bir yükseköğretim programına yerleştirilen adaylar, ek yerleştirme için başvuramayacak.

İlk Kez Öğrenci Kabul Edilecek Haber

İlk Kez Öğrenci Kabul Edilecek

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini bildirdi. YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşüm, birçok mesleğin çalışma biçimini değiştirirken yeni uzmanlık alanlarını da beraberinde getiriyor. Bu kapsamda YÖK, yükseköğretimde dönüşüm sürecini hızlandırarak geleceğin mesleklerine yönelik programları yaygınlaştırıyor. Yapay zeka, siber güvenlik, veri bilimi, havacılık, otomasyon ve dijital dönüşüm odaklı yeni programlarla birlikte yükseköğretim sistemi, istihdam temelli bir yapıya doğru yeniden şekilleniyor. Geleceğin mesleklerine yönelik bölümler arasında yapay zeka mühendisliği, siber güvenlik, yapay zeka, büyük veri analistliği, dijital dönüşüm elektroniği, imalat yürütme sistemleri operatörlüğü, elektronik ve otomasyon, iklimlendirme ve soğutma teknolojisi gibi programlar öne çıkıyor. Bu yıl da tarih ve yapay zeka, felsefe ve yapay zeka, biyoteknoloji ve genetik, dijital oyun teknolojileri, mobil güvenlik teknolojileri dahil 16 yeni program daha tercih kılavuzuna eklendi. Geleceğin mesleklerine yoğun ilgi, yeni açılan bölümlerle, gençlerin tercih listelerinde üst sıralara yükseliyor. Öğrenciler bu alanları tercih ederek savunma sanayisi, havacılık, yazılım ve veri teknolojileri gibi kritik sektörlerde görev almayı hedefliyor. Öte yandan yükseköğretimde dönüşüm kapsamında öğrenciler, daha eğitim sürecinde laboratuvar, staj ve sektör temelli uygulamalarla iş dünyasıyla buluşturuluyor. Özellikle savunma sanayisi, havacılık, otomasyon ve veri teknolojileri alanlarında geliştirilen programlar, öğrencilerin üretim süreçlerini doğrudan deneyimlemesini sağlıyor. Bu yaklaşım, yükseköğretimi yalnızca teorik bilgi sunan bir yapıdan çıkararak, istihdamla doğrudan ilişkili beceri temelli bir modele dönüştürüyor. Böylece Türkiye'nin teknoloji üretim kapasitesine katkı sağlayacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi hedefleniyor. Yapay zekayla ilişkili programların sayısı 785'e ulaştı Açıklamada görüşlerine yer verilen YÖK Başkanı Erol Özvar da yükseköğretim planlamasında, Türkiye'nin istihdam ihtiyacı, gelecekte öne çıkacak meslek alanları ve beşeri sermayenin doğru yönlendirilmesi gibi çok boyutlu kriterleri dikkate aldıklarını belirtti. Son 3 yıl içinde yapay zeka, tarımda ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70'e yakın yeni program açıldığını bildiren Özvar, yapay zekayla ilişkili programların sayısının 171 üniversitede 785'e ulaştığına dikkati çekti. Bu programların eğitim kapasitesinin sadece birkaç yıl içinde 7 kat büyüdüğünü ve ilk mezunlarını vermeye başladığını aktaran Özvar, ayrıca 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini vurguladı. Programların öğrencilerden büyük ilgi gördüğünü ve yüksek doluluk oranlarıyla tercih edildiğini belirten Özvar, "Bu tablo, gençlerimizin geleceğin mesleklerine ne kadar bilinçli bir şekilde yöneldiğini açıkça göstermektedir. Adaylarımıza yeni açmış olduğumuz programlara bir kez daha bakmalarını, onları dikkatli bir şekilde incelemelerini tavsiye ediyorum." ifadelerini kullandı. Özvar ayrıca YÖK'ün tercih döneminde öğrencilerin doğru ve sağlıklı karar verebilmeleri için bilgilendirme faaliyetlerini sürdürdüğünü de kaydetti.

MİT'ten Dolandırıcılara Operasyon Haber

MİT'ten Dolandırıcılara Operasyon

Milli İstihbarat Teşkilatınca (MİT) düzenlenen operasyonda çok sayıda kişiyi kredi kartları üzerinden dolandırmaya hazırlanan 3 şüpheli yakalandı. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, MİT'in koordinesinde Siber Güvenlik Başkanlığı (SGB), Jandarma Genel Komutanlığı (JGK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının (MASAK) ortak çalışmaları neticesinde İstanbul ve Kocaeli'de kredi kartı şebekesine yönelik operasyon düzenlendi. MİT şüpheli SMS'ler üzerine harekete geçti MİT, 7 Haziran gece saatlerinde çok sayıda vatandaşı etkileyen kredi kartlarında şüpheli işlem bildirimlerine ilişkin SMS'lerin sabahın ilk saatlerine kadar devam ettiğini tespit etti. Vatandaşlara ulaşan mesajlarda, kredi kartları üzerinden yüksek tutarlı işlem girişimlerine ilişkin bilgilendirme mesajları ile tek kullanımlık şifrelerin yer aldığı belirlendi. Olayın organize bir siber faaliyet niteliği taşıdığının değerlendirilmesi üzerine MİT harekete geçti. Olayın teknik, istihbari, mali ve operasyonel boyutlarını ele alan güvenlik birimleri, finansal güvenliği hedef alan siber faaliyetin geniş kitleleri etkileyebilecek nitelikte olduğunun değerlendirilmesi üzerine ilgili kurumlar arasında eş zamanlı koordinasyon sağladı. SGB tarafından yürütülen teknik incelemeler ve MASAK tarafından gerçekleştirilen mali analizler neticesinde, çok sayıda kredi kartı numarasının otomatik yazılımlarla test edildiği belirlendi. Kart numaralarının geçerliliğinin kontrol edilmesi amacıyla gerçekleştirilen denemeler sonucunda kart sahiplerine otomatik SMS gönderildiği tespit edildi. MİT tarafından yürütülen istihbari çalışmalarda, söz konusu faaliyetlerde kullanılan dijital altyapılar ve faaliyet yöntemleri ortaya çıkarıldı. Elde edilen teknik ve istihbari bulgular doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri ve kullandıkları altyapılar tespit edilerek operasyon süreci başlatıldı. İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Yürütülen çalışmalar neticesinde kimlikleri tespit edilen 3 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon kapsamında ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan ilk incelemelerde, kredi kartı bilgilerinin toplu şekilde test edilmesinde kullanıldığı değerlendirilen yazılımlar ile faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin dijital iz ve kayıtlara ulaşıldı. Ayrıca çok sayıda kredi kartına ilişkin test kayıtlarının sistematik şekilde sınıflandırıldığı veri setleri tespit edildi. SGB tarafından, olayda kullanıldığı değerlendirilen IP adresleri, sunucu kayıtları ve dijital izler incelenerek faaliyetlerde kullanılan teknik altyapının önemli bölümü ortaya çıkarıldı. İncelemeler sonucunda şüphelilerin kullandığı sistemler ile dijital bağlantılar deşifre edildi. Olay kapsamında herhangi bir maddi kayıp yaşanmadığı ancak kullanılan yöntemin organize siber suç faaliyetlerinde yaygın olarak tercih edilen yöntemlerden biri olduğu belirtildi.

Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında Haber

Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında

MİT Başkanı Kalın, "Teşkilatımız; 2025 yılında da vatandaşlarımızın maddi ve manevi değerlerini korumak için geniş bir coğrafi vizyonla çok sayıda başarılı operasyona imza atarak tehditleri gerçekleşmeden bertaraf etmiştir." ifadelerini kullandı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Milli İstihbarat Teşkilatı 99 Yaşında-Türkiye Yüzyılında Daha Güvenli ve Daha Güçlü Türkiye" başlıklı yazısında Teşkilatın yürüttüğü çalışmaları ve hedeflerini AA için kaleme aldı. Bugün Milli İstihbarat Teşkilatımızın kuruluşunun 99. yıl dönümü. Ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için gece gündüz çalışan ve "Vatan söz konusu olduğunda, tüm dünya bize vatan cephesidir." diyen Teşkilatımız, yüzlerce yıllık devlet aklı ve medeniyet hafızasıyla faaliyetlerini yürütmekte, çağın ihtiyaçları ve taleplerine göre kendini her daim yenilemektedir. Mevcut uluslararası sistem, eş zamanlı jeopolitik ve hibrit krizler karşısında kötü bir sınav vermektedir. Küresel güvenliği tehdit eden gelişmelere adil ve sürdürülebilir çözümler üretmekte tıkanan mevcut yapı; kurala dayalı çok taraflılığın aşındığı ve çıkar odaklı yaklaşımların belirleyici hale geldiği bir dönüm noktasından geçiyor. Batı merkezli paradigma sorgulanırken Küresel Güneyi de içeren yeni arayışlar, yeni bir paradigmanın kapılarını zorluyor. Var olan sistemin yetersiz kaldığı ancak muhtemel bir ikame düzenin henüz tesis edilemediği bu tarihsel kırılma sürecinde her devlet, yeni döneme avantajlı girmek için büyük çaba sarf ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda ülkemiz de izlediği çok boyutlu ve dengeli dış politika stratejisinin yanı sıra her geçen gün gelişen istihbarat kabiliyetleriyle bu yeni döneme yalnızca bölgesel bir aktör olarak değil; aynı zamanda uzak coğrafyalardaki krizlere müdahale edebilen, çözüm üreten, adalet ve dayanışmayı esas alan küresel bir paydaş olarak giriyor. Krizleri sınırlarımıza dayanmadan çözme vazifesi, geniş bir jeopolitik perspektifi ve pratiği zorunlu kılıyor. "Ülkemiz, kendine özgü bir vizyon geliştirme kabiliyetine tarih boyunca sahip oldu" Uluslararası gerilimlerde arabulucu, küresel sorunlarda çözüm ortağı ve insani krizlerde vicdanın yükselen sesi olan ülkemiz, kendine özgü bir vizyon geliştirme kabiliyetine tarih boyunca sahip oldu. Ecdadımızın deneyimleri; bugün bize eşsiz bir perspektif sunarken tarihin akışını okuma, dengeleri yönetme, öngörüde bulunma ve uzun vadeli stratejiler geliştirme konusunda kıymetli bir miras bıraktı. Tuğrul Bey'den Nizamülmülk'e, Selahattin Eyyübi'den Melikşah'a, Fatih'ten Kanuni'ye, II. Abdülhamid'den Atatürk'e, Cumhuriyet'e ve bugüne uzanan tarihimiz, statik bir geçmişi değil stratejik değer üreten dinamik bir mirası temsil etmektedir. Türkiye'yi belirsizlikler ve kırılganlıklar çağında müstesna bir konuma yerleştiren temel hususiyet, kesintisiz ve çoğulcu bir medeniyet havzasının varisi olmasıdır. Büyük Türk filozofu Farabi'nin (870-950) Erdemli Şehir kavramıyla tarif ettiği toplumsal-siyasi düzen; akıl, erdem ve adalete dayalı bir yaşam biçiminin hem bireyler hem de toplumlar için ulaşılması gereken bir hedef olduğunu ifade eder. Akil, özgür ve emin bireylerin inşa ettiği erdemli toplum; yer ile gök, fizik ile metafizik, zaman ile mekan, birey ile toplum, özgürlük ile güvenlik, zenginlik ile adil paylaşım arasında denge kurulmasını esas alır. Aşırılıklardan uzak, kucaklayıcı ve çoğulcu bir "orta topluluk" olan Erdemli Şehrin sakinleri; güven, istikrar ve adaleti sadece kendileri için değil tüm dünya için talep eder, küresel adaletin ve erdemli yaşamın gerçekleşmesi için mücadele verir. Coğrafyamızın kadim topraklarında "Türkiye Ekseni" vizyonuyla vücut bulan bu mirası, hep birlikte daha ileriye taşımanın mücadelesini veriyoruz. Bu kutlu mücadelede Milli İstihbarat Teşkilatı, yüzüncü yaşına hazırlanırken, "Vatan İçin Her An Her Yerde" şiarıyla zaman ve mekan sınırlarını aşarak gelecek nesillere daha güvenli ve güçlü bir Türkiye bırakma hedefiyle insan istihbaratı, teknik istihbarat ve açık kaynak istihbaratı gibi farklı disiplinlerdeki yeteneklerini yapay zeka teknolojileriyle harmanlayarak çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir. En yalın haliyle "doğru ve kıymetli bilgi" olarak tanımlayabileceğimiz istihbaratın amacı, uzak ve yakın, görünen ve görünmeyen riskleri tespit etmek ve tehlikeye dönüşmeden bertaraf etmektir. Bu kapsamda istihbarat paradigmamızın temelini sahada yürüttüğümüz operasyonel çalışmaların yanı sıra; riskleri analiz etme, orta ve uzun vadeli öngörülerde bulunma, tehditleri tespit ve bertaraf etme süreçlerini içeren önleyici istihbarat anlayışı oluşturmaktadır. Toplanan istihbari bilginin niceliksel analiziyle yetinmeyen ve niteliksel değerlendirmesini yapan, taktik-operasyonel boyutların ötesinde stratejik kıymetlendirmeyi esas alan bir istihbarat tasavvuruyla hareket ediyoruz. Böylece büyük veriyi stratejik istihbarata dönüştürerek isabetli ve uzun vadeli politika yapımına katkı sunuyoruz. Bu proaktif yaklaşım, geleceğin tehditlerini bugünden engelleyen, istihbari bilginin gücüyle perde arkasındaki oyunları bozan milli iradenin sessiz ve güçlü kalkanıdır. 2025 yılında da başarılı operasyonlara imza atıldı İstihbaratın yön verdiği güvenlik bir bütündür. Güvenlik, taktik ve operasyonel kısımlara ayrılabilir fakat stratejik bütünlüğü bölünemez. İç içe geçen askeri, fiziki ve insani güvenlik alanları, toplumun maddi ve manevi güvenliğinin yapı taşlarını oluşturur. Temel ilkemiz şudur; hepimiz güvende olmadan hiçbirimiz güvende değiliz. Başkasının güvenliğini yok sayan, kendi güvenliğini garanti altına alamaz. Çok boyutlu yeni tehditler, tekil ve taktik tedbirler yerine ancak bütüncül bir güvenlik anlayışıyla bertaraf edilebilir. Bu paradigma çerçevesinde hareket eden Teşkilatımız, 2025 yılında da vatandaşlarımızın maddi ve manevi değerlerini korumak için geniş bir coğrafi vizyonla çok sayıda başarılı operasyona imza atarak tehditleri gerçekleşmeden bertaraf etmiş, casusluk girişimlerini engellemiş ve siber saldırılara karşı koymuştur. Ülkemize tehdit oluşturan terör örgütleri ve organize suç yapılarıyla mücadele çalışmalarımızı aktif şekilde sürdürmekte, terör tehditlerini küresel ve bölgesel boyutlarıyla okuyabilen, tüm istihbari ve operasyonel yeteneklerimizin etkileşim içinde olduğu bir metodoloji izlemekteyiz. Bu sayede Teşkilatımızın sahada diğer güvenlik kurumlarımızla koordineli olarak yürüttüğü operasyonlarda farklı ideolojilere ve dış desteğe sahip terör örgütlerinin ve organize suç şebekelerinin faaliyetlerine geçit verilmemektedir. Teşkilatımız yeni nesil suç şebekelerine ve mafyatik yapılara karşı da ilgili güvenlik birimlerimizle yakın işbirliği içerisinde yeni imkan ve kabiliyetler geliştirmektedir. Özellikle gençlerimizi hedef alan ifsat edici ve kriminal faaliyetlerin, bilimsel yöntemlerle ve erken uyarı sistemleriyle önlenmesi için çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Terörün her türlüsünü kesin bir dille reddeden ülkemiz, terör tehdidinin ortadan kaldırılmasına yönelik çabalarını 2025 yılında da devam ettirmiştir. DEAŞ, El-Kaide, PKK, FETÖ, DHKP/C gibi terör örgütlerine karşı yürüttüğümüz kapsamlı ve çok boyutlu mücadele, vatanımızın her köşesinin emin, güvenli, huzurlu ve müreffeh bir yer olmasını sağlamada kilit rol oynamaktadır. Kaynağı, kökeni, şekli ve gerekçesi ne olursa olsun terör örgütlerinin fiili eylemlerine, finans kaynaklarına ve propaganda faaliyetlerine karşı mücadelemiz, azim ve kararlılıkla sürecektir. Bu noktada devletimizin iç cepheyi güçlendirerek kendi jeopolitik eksenini tesis etme yolunda attığı adımların en önemli bileşenlerinden birini Terörsüz Türkiye hedefi oluşturmaktadır. Bu hedef; PKK'nın feshinden silah bırakmasına, siyasi reformlardan toplumsal barışın tesisine kadar kapsamlı, çok boyutlu ve çok aşamalı, özgün ve yenilikçi bir dönüşüm projesidir. Siyasi partilerimizin ve toplumun büyük kesiminin desteğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisinde ifadesini bulan milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi perspektifi, sürece kritik ve tarihi katkılar sunmaktadır. Bu süreç iç cephemizi tahkim ederken aynı zamanda yeni bir bölgesel jeopolitiğin de temellerini atmaktadır. Kadim medeniyet mirasımızı stratejik değere dönüştüren adımlar, tarihimizin ve coğrafyamızın ruhuna aykırı müdahalelerin de önüne geçecektir. Terörden arınmış, kardeşlik hukuku ve toplumsal bütünleşme temelinde yükselen yeni dönem, stratejik bir akılla inşa edilen Türkiye Yüzyılı'nın en büyük kazanımlarından biri olacaktır. Türkiye'ye yönelik casusluk girişimleri önlendi Güvenlik şemsiyemizin bir diğer önemli alt başlığı, ülkemize yönelik casusluk girişimlerinin önlenmesidir. Türkiye gibi güçlü ve etkin bir ülkenin casusluk faaliyetlerinin hedefi olması şaşırtıcı değildir. Espiyonaj yöntemlerinin hızla dönüşmesine ve klasik yöntemlerin haricinde; çevrim içi operasyon, paravan yapılar, organize suç örgütlerinden faydalanma, dedektiflerden istifade etme gibi yeni usullere başvurulmasına bağlı olarak istihbarata karşı koyma alanında her daim yüksek bir farkındalık ve artan bir kapasiteyle faaliyet yürütüyoruz. Nitekim geride bıraktığımız yıl da ülkemize karşı yürütülen çalışmaları ve ajan ağlarını deşifre ederek casusluk faaliyetlerini akamete uğrattık. Bu alandaki çalışmalarımız tavizsiz ve hız kesmeden devam edecektir. Vatan savunmasının sınırlarını yalnızca fiziki olarak ele almakla yetinmeyen Milli İstihbarat Teşkilatı; teknik istihbarat ve siber güvenlik atılımları ile siber vatanın korunmasında kilit rol oynamakta, siber savunma mimarisini her geçen gün güçlendirmektedir. En son teknolojik gelişmeler yakından takip edilmekte, Teşkilatımız şahsında ülkemizin bu alandaki yetkinliği en üst seviyeye taşınmaktadır. Bu çerçevede; siber saldırı ataklarına, sosyal medya ve finansal araçlar üzerinden ülkemizi istikrarsızlaştırmak isteyenlere karşı düzenlenen operasyonlar söz konusu çalışmalarımızın somut neticesidir. Yeni sınamalar ve hibrit tehditlere karşı Teşkilatımızın ve devletimizin analiz kabiliyetlerinin geliştirilmesine katkı sunuyoruz. Büyük verinin analiz edilmesi, yorumlanması ve uygulanabilir bilgiye dönüştürülmesi için çok katmanlı ve disiplinler arası usulleri devreye koyuyoruz. İstihbari temeli sağlam, saha bilgisi güçlü, analitik kabiliyeti yetkin Teşkilatımızın, devletimize ve milletimize eksiksiz hizmet vermesi için bundan sonra da tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. *** Milli İstihbarat Teşkilatı; ülke içinde vatandaşımızın huzur ve güvenliğini önceleyen kapsamlı istihbarat faaliyetlerinin yanı sıra sınırlarımızın ötesinde özellikle gerilim ve çatışma bölgelerinde taraflar arasında güvenilir iletişim kanalları tesis ederek, etkili arabuluculuk girişimleriyle muhtelif çatışmaların tırmanmasını engellemekte ve tehditlerin krize dönüşmesini önlemektedir. Teşkilatımızın yürüttüğü istihbarat diplomasisi sessiz, sakin ve derin niteliğiyle bölgesel ve küresel barışa önemli katkılar sunmaktadır. Gazze ateşkesinden Rusya-Ukrayna Savaşına, Somali'den Afganistan-Pakistan hattındaki gerilimlerin azaltılmasına kadar farklı coğrafyalarda, karmaşık ve farklı dinamiklere sahip süreçleri yakından takip ediyor, bölgesel barış ve istikrara katkı veriyoruz. Amacımız, bölgesel düzlemde ve uluslararası alanda karşılıklı güven ve saygıya dayalı bir güvenlik ve istikrar kuşağı oluşturmaktır. Krizlerin ya da krize dönüşmesi muhtemel gerginliklerin ilk aşamasından itibaren devreye girme, tarafların hassasiyetlerini objektif bir şekilde anlama ve çözüm önerileri geliştirme yaklaşımımızın ardında; devletimizin sahip olduğu "komşuluk hukukuna dayalı manevi değerler" ile "güvenlik ve istikrarın kolektif bir olgu olduğu" anlayışı bulunmaktadır. Bu çerçevede istihbarat diplomasisinde yalnızca güce ve operasyonel dile bağlı kalmanın ötesine geçilerek tarafları anlamaya, ortak bir aklı, kültürü ve tarihi, başka bir deyişle "medeniyet hafızasını" hatırlatmaya da odaklanılmaktadır. Suriye Orta Doğu'nun stratejik dengesi açısından kritik olan Suriye meselesinde de iç savaşın başlangıcından sonlanmasına kadar bölgedeki gelişmeler yalnızca insani, siyasi ve güvenlik boyutlarıyla değil bütüncül bakış açısıyla değerlendirilmiştir. 8 Aralık 2024'te aralanan tarihi fırsat penceresi, Suriye'nin sadece Suriyeliler tarafından yönetildiği istikrarlı gelecek için artık geri dönülemez bir noktanın ve umut verici bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olmuştur. Özgür, egemen, birleşik, güvenli, demokratik ve müreffeh bir Suriye ülke içinde huzuru sağlarken bölgenin barış ve istikrarına da katkı verecektir. Suriye'yi bölmeye, siyasi birliğini zayıflatmaya ve egemenlik haklarını ihlal ve tahrip etmeye yönelik tüm dahili ve harici girişimler akim kalmaya mahkumdur. Uluslararası toplumun Suriye'yi kilit bir aktör olarak uluslararası sisteme entegre etme çabalarına önemli katkılarda bulunan ülkemiz ve Teşkilatımız, stratejik sabır ve hikmetle bölgesel barış için Suriye'de istikrarın sağlanması ve korunmasına destek olmaya devam edecektir. Afrika Stratejik rekabetin ivmelendiği bir diğer alan olan Afrika kıtası da ülkemizin öncelik verdiği bölgeler arasındadır. Kıtaya yönelik yaklaşımımız "Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler getirilmesi" vizyonu doğrultusunda şekillenmektedir. Milli İstihbarat Teşkilatı olarak Libya'da istikrar ve denge sağlayıcı tutumumuzdan, Somali'de terörle mücadeleye sağladığımız katkıya ve Sudan'a kadar kıta üzerindeki faaliyetlerimiz birçok ülkenin dikkatini çekmektedir. Çad'dan Nijer'e, Togo'dan Burkina Faso'ya, Tanzanya'dan Kenya'ya kadar Afrika'nın her yerinde istihbarat diplomasisinin olumlu neticeleri alınmaktadır. Derin tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğumuz kardeş Türk devletleri ile geliştirilen işbirliklerinin yanı sıra Balkanlarda da istikrarın sağlanmasında kilit rol oynanmakta, söz konusu ülkelerle istihbari eş güdüm çalışmalarına hız kazandırılmaktadır. Proaktif diplomasi anlayışı ve stratejik istihbarat kabiliyetleriyle bu coğrafyalarda, barışın ve istikrarın tesisine yönelik çabalar bundan sonra da sürecektir. Teşkilatımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devlet aklını merkeze alarak ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla tam bir uyum ve eş güdüm içerisinde ülkemize ve milletimize hizmet etmenin onurunu yaşamaktadır. Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada daha güvenli, daha aydınlık ve daha müreffeh yarınlara kavuşmak hedefiyle Milli İstihbarat Teşkilatı, bir asra yaklaşan kurumsal kimliği, yüzlerce yıllık devlet geleneği ve engin medeniyet hafızasıyla devletimizin bekası ile milletimizin barış ve huzuru için çalışmalarını titiz, özverili ve kararlı bir şekilde devam ettirecektir. Bu vesileyle Teşkilatımızın yüksek ahlaki değerleri kuşanmış, vatan için feda-yı can etmekten çekinmeyen, fedakar ve vefakar isimsiz kahramanlarını selamlıyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Milli İstihbarat Teşkilatı olarak Türkiye Cumhuriyeti'ne ve aziz milletimize hizmet etmenin idrak ve şerefiyle her tür zorluğu aşacağımıza inancımız tamdır. [Büyükelçi Prof. Dr. İbrahim Kalın, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı]

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.