Uygulamalarımız appstore googleplay

#Seferberlik

gazeteci63.com - Seferberlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Seferberlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uyuşturucuyla Mücadele Seferberliği Haber

Uyuşturucuyla Mücadele Seferberliği

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak’ın katılımıyla Bağımlılığın Önlenmesi Projesi kapsamında salon programı gerçekleştirdi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonunda gerçekleştirilen programda Vali Hasan Şıldak, Şanlıurfa’da uyuşturucuyla mücadele konusunda seferberlik çağrısı yaparak, tüm kesimlerden destek istedi. Programda konuşan Vali Şıldak, Uyuşturucuyla mücadelenin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, gençlerin uyuşturucuyla tanışmasının ardından bu bağımlılıktan kopmasının son derece zor olduğuna dikkat çekti. Vali Şıldak, “Gençlerin hayal dünyası çok farklı. Kısa süreli bir keyif anı uğruna bütün hayatlarını heba edebiliyorlar. Biz bu çalışmalarla hem bağımlıları tedavi etmeyi hem de hiç başlamadan bu belanın ailelerimizin kapısından girmesini önlemeyi amaçlıyoruz. Şanlıurfa, Türkiye’nin en genç nüfusa sahip. Bu, aynı zamanda büyük bir sorumluluk anlamına geliyor. Genç nüfus bizim için büyük bir avantaj olduğu kadar, sahip çıkamazsak ciddi bir dezavantaja da dönüşebilir. Gençlerimizi uyuşturucuya esir edersek, toplum çürür, Şanlıurfa çürür. Gelişemez, aksine geri gider. Bu nedenle bu mücadeleyi seferberlik seviyesinde yaygınlaştırmak zorundayız” dedi. VATANDAŞLARA ÇAĞRI Konuşmasında vatandaşlardan beklentilerini açıkça dile getiren Vali Şıldak, uyuşturucuyla mücadelede herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Bu kapsamda vatandaşlardan talepte bulunan Vali Şıldak, “Bildirim yapın, uyuşturucu satıcılarını ve kullanıcılarını 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ya da UYUMA uygulaması üzerinden bildirin. Tedaviye teşvik edin, bağımlı bireyleri “Umuda Kapı Açıyorum, Hayata Tutunuyorum” projesi kapsamında tedaviye yönlendirin. Bunun için Kaymakamlıklara, Valiliğe veya Açık Kapı birimlerine başvurmak yeterli. Herhangi bir belge ya da ücret gerekmiyor. Anlatın ve paylaşın, bugün burada duyduklarınızı en az 10 kişiye anlatın ve bu mücadeleyi bizimle birlikte yaygınlaştırın” ifadelerini kullandı. ANNELERE ÖZEL ÇAĞRI Konuşmasının sonunda annelere seslenen Vali Şıldak, anneleri “Ailenin İçişleri Bakanı” olarak tanımladı. Annelerin çocuklardaki değişimleri en erken fark eden kişiler olduğuna dikkat çeken Vali Şıldak, “Bir anne, çocuğundaki en küçük değişimi bile hisseder. Tehlikeyi sezdiği ilk anda tedbir almak zorundadır” diye belirtti. Aile içi iletişimin önemine vurgu yapan Vali Şıldak, çocukların yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek, “Çocuklar aile sevgisini evde bulamazsa, bunu başka yerlerde arar. O zaman tehlike gelip onları bulur” dedi. Gençlerin okul, kütüphane, spor salonu, gençlik merkezleri, camiler ve Kur’an kursları gibi güvenli ortamlara yönlendirilmesi gerektiğini ifade eden Vali Şıldak, “Annelerimize güveniyoruz. Annelerimiz çocuklarımızın en büyük güvencesidir” diye konuştu. Programın sonunda Vali Şıldak, katılımcıların Miraç Kandili’ni tebrik ederek, uyuşturucuyla mücadeleye sunacakları katkılar için teşekkür etti. Programın ardından Vali Şıldak ve il protokolü bağımlılığa dikkat çeken stantları da gezerek, hatıra fotoğrafı çektirdi. Öte yandan programa Vali Hasan Şıldak’ın yanı sıra İl Jandarma Komutanı Ali Naci Aldemir, İl Emniyet Müdürü Atilla Aksoy, Eyyübiye Kaymakamı Yusuf Turan, Eyyübiye Belediye Başkan Vekili Hüseyin Aslıhan, İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu, İl Müftüsü Ramazan Tolan, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Doğurganlık Düşmeye Devam Ediyor Haber

Doğurganlık Düşmeye Devam Ediyor

TÜİK Başkan Yardımcısı Furkan Metin, "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi. Doğurganlıktaki düşüş bu şekilde devam ederse yaklaşık 40 yıl içerisinde ortanca yaşımız 45'in üzerine çıkabilir." ifadelerini kullandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkan Yardımcısı Furkan Metin, nüfus artış hızının azalmasına ilişkin, "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi. Doğurganlıktaki düşüş, bu şekilde devam ederse yaklaşık 40 yıl içerisinde ortanca yaşımız 45'in üzerine çıkabilir. 45 yaşındaki Türkiye'nin enerjisiyle, 1990'lı yıllarda 20-25'li yaşlarda olan Türkiye'nin enerjisi bir olmayacak." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin nüfus artış hızının son yıllarda belirgin biçimde yavaşlaması, ülkenin demografik yapısında köklü ve kalıcı değişimlere yol açabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Doğurganlık hızındaki gerilemenin uzun vadede sadece nüfus artışını yavaşlatmakla kalmayacağını savunan uzmanlar, işgücünün azalması, sosyal güvenlik sistemine yük binmesi, sağlık ve bakım harcamalarının artması gibi pek çok sorunla karşı karşıya kalınabileceğine dikkati çekiyor. Doğurganlık hızı 2014'ten itibaren aralıksız düştü TÜİK'in yaptığı araştırmaya göre, "toplam doğurganlık hızı", 2001'de 2,38 çocukken 2014'ten itibaren aralıksız düşüş eğilimine girdi. Bu doğrultuda, 2014'te 2,19 olan sayı, 2015'te 2,16'ya, 2016'da 2,11'e, 2017'de 2,8'e ve 2018'de 2'ye kadar geriledi. 2018'den itibaren ise toplam doğurganlık hızı 2'li rakamların altında kaldı. Doğurganlık hızı, 2019'da 1,89'a, sonra sırasıyla 2020'de 1,77'ye, 2021'de 1,71'e, 2022'de 1,63'e, 2023'te 1,51'e ve son olarak 2024'te 1,48'e düştü. Bu durum, nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,1'in altında kaldığını gösterdi. Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesi halinde Türkiye'nin, AB ortalamasının da altına düşebileceği uyarısında bulunuyor. Türkiye'nin yaşadığı bu dönüşümü AA muhabirine değerlendiren TÜİK Başkan Yardımcısı Furkan Metin, doğurganlık hızı oranının 1,4'e düşmesiyle "yüksek alarm" seviyesine gelindiğini söyledi. Metin, Türkiye'nin geçen yıl itibarıyla "çok yaşlı ülkeler" sınıfına dahil olduğunun altını çizerek, gelecek 25 yılda yaşlı nüfus oranının yüzde 25'in üzerine çıkabileceğini kaydetti. "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi" Yaşanan bu düşüşe paralel olarak ortalama yaşın hızla arttığına dikkati çeken Metin, "Türkiye, 1990'lı yıllarda 20 yaşındaki genç gibiydi. Doğurganlıktaki düşüş, bu şekilde devam ederse yaklaşık 40 yıl içerisinde ortanca yaşımız 45'in üzerine çıkabilir. 45 yaşındaki Türkiye'nin enerjisiyle, 1990'lı yıllarda 20-25'li yaşlarda olan Türkiye'nin enerjisi bir olmayacak." ifadelerini kullandı. Mevcut durumda çok ciddi nüfus krizinin yaşandığını kaydeden Metin, doğurganlık hızındaki düşüşlerin 10 yıl daha devam etmesi durumunda, geri dönüşü olmayan bir yola girileceğine dikkat çekti. Yaşlı nüfus oranının artmasının sosyoekonomik sorunları da beraberinde getirebileceğini aktaran Metin, sosyal güvenlik sisteminin mevcut haliyle devam edemeyeceğini söyledi. "Türkiye, sezaryen doğum oranlarında dünyada ilk sırada" Metin, "Türkiye, sezaryen doğum oranlarında dünyada ilk sırada. İnsanlar hem geç evleniyor hem sezaryenle çocuk sahibi oldukları için arzu etseler de 2 ve 3 çocuğun üzerine çıkmakta zorlanıyorlar." değerlendirmesini yaptı. Tek çocuk sahibi olanları veya evlenmeyenleri ileride yalnızlığın beklediğini söyleyen Metin, şunları kaydetti: "Avrupa'da birçok ülkenin yaşlanmayla ilgili yaşadığı sorunları Türkiye'de görmeye başlayacağız. Şu anda kapısını çaldığımız her 5 hanenin 1'inde yalnız biri yaşıyor. Bu yalnız yaşayanların da yüzde 35'ini 55 yaş üstü kadınlarımız oluşturuyor. Dolayısıyla ailenin önemi ilerleyen yaşlarda ortaya çıkıyor. Ancak o ilerleyen yaşlardaki çocuk yapma pişmanlığı fayda vermiyor. Ülke olarak bu eşiği maalesef şu an kaçırıyoruz." "Şu anda Türkiye gittikçe yaşlanan bir ülke" Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Deniz Harp Okulu Dekanı Prof. Dr. Cemalettin Şahin de ülkede yaşanan nüfus krizinin yeni olmadığını, son 20 yıldır devam ettiğini söyledi. Cumhuriyet'in ilan edilmesinden sonra devlet politikalarıyla nüfusun artırılmak istendiğini anımsatan Şahin, "Atatürk'ün 100 milyonluk Türkiye hayali var. Bunlar hatıratlarda mevcut. 1930'da çıkan Hıfzıssıhha Kanunu'nun bir maddesiyle 6 ve daha fazla çocuğu olan annelere madalya verildi, maddi yardımda bulunuldu. Ayrıca keyfi düşükler yasaklandı. Dolayısıyla biraz başarı elde edildi." dedi. Şahin, 1950'lerin sonlarına doğru nüfusu düşürmek için gazeteler öncülüğünde kampanyalar başlatıldığını vurgulayarak, "Bu kampanyaya dışarıdan vakıflar ve dernekler de müdahil oldu. Türkiye'nin nüfusunun planlanmasına yönelik çalışmaları oldu. 1963'te Sağlık Bakanlığına bir rapor hazırlandı, 2 sene sonra Nüfus Planlaması Kanunu çıkartıldı. Türkiye nüfusunu azaltmak için bütün imkanlar kullanıldı." diye konuştu. "Topyekun bir seferberlik lazım" Nüfus planlamasında yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Şahin, "Konut mimarisi yeniden ele alınmalı. 1+1 ve 2+1 evler çocuklar için adeta hapishane durumunda. Konut kültürümüzün değişmesi lazım." dedi. Şahin, "Eğitim sürelerinin kısaltılması lazım. Eğitimi tekrar elden geçirmeliyiz." ifadesini kullandı. Halkta, ekonomik kaygılardan dolayı nüfusun artmadığı yönünde ön yargının bulunduğunu dile getiren Şahin, "Bu doğru değil. Bunu söylediğimiz zaman tepki gösteriyorlar. Eğer öyle olsaydı şu anda İsveç, Norveç, İngiltere ve Almanya'nın nüfusu artardı. Şu anda zengin olan ülkelerin nüfusu artmıyor. Bu kültür işidir. Sınırsız çoğalalım demiyoruz. Şu anda Türkiye gittikçe yaşlanan bir ülke. Bugün Türkiye, kendi fındığını, pamuğunu, çayını toplayacak insan gücünden maalesef mahrum durumda. Dolayısıyla gelecek çok iyi görünmüyor, topyekun bir seferberlik lazım." ifadelerini kullandı.

Haliliye’de Bayram Seferberliği Haber

Haliliye’de Bayram Seferberliği

Kurban Bayramı hazırlıklarını titizlikle yürüten Haliliye Belediyesi, bayramın birinci günü tüm ekipleriyle seferber oldu. Bayram namazı sonrası kurban poşeti dağıtan ekipler, kurban kesim yerlerini de sık sık denetledi. Haliliye Belediyesi, vatandaşların bayramı huzur içerisinde geçirmesini sağlamak için Temizlik İşleri Müdürlüğü ve Zabıta Müdürlüğüne bağlı 600 personel ile çalışmalarını yürütüyor. Bayram namazı sonrası ve kurban kesim yerlerinde vatandaşlara 8 ton kurban poşeti dağıtan Temizlik İşleri Müdürlüğü, tüm ekipmanlarıyla kurban kesim yerlerinde vatandaşlara kolaylık sağlıyor. Kurbanlıkların temiz bir ortamda kesilmesi ve vatandaşların hiçbir olumsuzluk yaşamaması için kurban kesim yerlerini dezenfekte eden ekipler, 80 adet kanca, el arabası, kürek, sıvı sabun ve çöp konteynerleriyle vatandaşlara hijyenik alan sunuyor. Kötü koku ve görüntünün önüne geçilmesi için kesim yerlerindeki çöp konteynerlerini ve mazgalları sıklıkla temizleyen ekipler, kapsamlı temizlik çalışmasını tüm noktalarda sürdürüyor. Sabahın ilk ışıklarıyla sahada görev alan Zabıta Müdürlüğüne bağlı ekipler ise kurban kesim ve satış yerlerini denetlemeye devam ediyor. Kurban satış yerlerinde satıcıları bilgilendiren ekipler, alanlarda sabit ekip bulundurarak, vatandaşların huzur ve güven içerisinde alışveriş yapmasını sağlıyor. Öte yandan, Haliliye Belediyesi tarafından yapılan açıklamada ise vatandaşların bayram boyunca yaşayabilecekleri olumsuzlukları “444 22 63” numaralı İletişim Merkezi aracılığıyla aktarabileceği ifade edildi. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.