Uygulamalarımız appstore googleplay

#Sağlık Hizmetleri

gazeteci63.com - Sağlık Hizmetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Hizmetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık Yatırımları Hakkında Açıklama Haber

Sağlık Yatırımları Hakkında Açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 8,5 milyar liralık devam eden sağlık yatırımlarının yanı sıra İl genelinde yeni hastane, ASM, GSM ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonları da yükseliyor. Şanlıurfa, sağlık altyapısında son yılların en kapsamlı yatırım dönemlerinden birini yaşıyor. 2 bin yatak kapasitesiyle hizmete sunulan Şanlıurfa Şehir Hastanesi ile ilin sağlık altyapısında önemli bir aşama aşılırken, il genelindeki hastane ve birinci basamak sağlık yatırımları da hız kesmeden devam ediyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi’nin açılışında yaptığı konuşmada İlin sağlık alanında devam eden yatırımlara ilişkin önemli bilgiler verdi. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, devam eden yatırımlar arasında 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi, Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi ve Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı ek binasının da bulunduğunu belirterek, toplam 16 sağlık tesisinin yapımının sürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın açıkladığı verilere göre Şanlıurfa’da sağlık alanında toplam 8,5 milyar liralık yatırım devam ediyor. Hastanelerden aile sağlığı merkezlerine genişleyen yatırım ağı Şanlıurfa’da sağlık yatırımları yalnızca büyük ölçekli hastane projeleriyle sınırlı kalmıyor. İlçelerde ve mahallelerde vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi amacıyla aile sağlığı merkezleri, güçlendirilmiş göçmen sağlığı merkezleri ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonlarının yapımı da sürdürülüyor. İl genelinde devam eden yatırımlar arasında şunlar yer alıyor: * 200 yataklı Viranşehir Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi * 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi * 200 yataklı Siverek Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi * Harran 1 No’lu ASM + GSM * Siverek Hasan Çelebi Güçlendirilmiş Göçmen Sağlığı Merkezi (Aile Sağlığı Merkezi – 12 AHB) * Mehmetçik 112 ASHİ (JICA) * Eyyübiye Yenice (Asya Mahallesi) 112 ASHİ (JICA) * Karaköprü 9 No’lu Güzelşehir ASM (9 AHB) * Karaköprü Atakent ASM (9 AHB) + 112 ASHİ * Suruç Hürriyet ASM (5 AHB) * Siverek Karacadağ ASM (6 AHB) * Akçakale Ceylanlı Mahallesi ASM (7 AHB) * Eyyübiye Osmanlı (Yenice) ASM + GSM * Ceylanpınar 2 No’lu ASM + GSM * Viranşehir 3 No’lu ASM + GSM * Akçakale 1 No’lu ASM + GSM Yatırımların tamamlanmasıyla birlikte sağlık hizmetlerinin yalnızca kent merkezindeki büyük hastaneler üzerinden değil, ilçeler ve mahallelerdeki birinci basamak sağlık tesisleri aracılığıyla da güçlendirilmesi hedefleniyor. “Sağlık hizmetlerini vatandaşımıza daha da yaklaştırıyoruz” Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk, İl genelinde sürdürülen sağlık yatırımlarının Şanlıurfa’nın sağlık altyapısının güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Berk, hastane yatırımlarının yanı sıra aile sağlığı merkezleri, güçlendirilmiş göçmen sağlığı merkezleri ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarının da sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması açısından önemli olduğunu ifade etti. Şanlıurfa’nın nüfus yapısı ve sağlık hizmetlerine yönelik ihtiyaçları doğrultusunda yatırımların sürdüğünü belirten Berk, yeni sağlık tesislerinin tamamlanmasıyla birlikte hem hastane hizmetlerinde hem de koruyucu ve birinci basamak sağlık hizmetlerinde önemli bir kapasite artışı sağlanacağını vurguladı. İl Sağlık Müdürü Berk, İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla sağlık hizmetlerinin vatandaşlara daha hızlı, kolay ve nitelikli şekilde ulaştırılmasının amaçlandığını ifade ederek, devam eden yatırımların tamamlanmasıyla Şanlıurfa’nın sağlık altyapısının daha güçlü bir yapıya kavuşacağını kaydetti. Şehir Hastanesi ile birlikte yüksek kapasiteli sağlık hizmetlerinde önemli bir merkez haline gelen Şanlıurfa’da, ilçelerde ve mahallelerde devam eden yeni sağlık tesisleriyle sağlık hizmetlerinin daha geniş bir alana yayılması hedefleniyor. Harran’dan Siverek’e, Viranşehir’den Ceylanpınar’a, Akçakale’den Suruç’a, Karaköprü’den Eyyübiye’ye kadar uzanan yatırımlar; hastane, aile sağlığı merkezi, göçmen sağlığı merkezi ve acil sağlık hizmetleri alanlarında kentin sağlık altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 8,5 milyar liralık devam eden yatırım portföyüyle birlikte Şanlıurfa’da sağlık alanındaki yatırım süreci Şehir Hastanesi’nin hizmete alınmasıyla sona ermezken, yeni projelerle önümüzdeki dönemde de devam edecektir.

Erdoğan, Şehir Hastanesini Açtı Haber

Erdoğan, Şehir Hastanesini Açtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz gücümüzü birilerinin sürekli şikayet mektupları yazdığı Batıdan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni'nde konuştu. Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Erdoğan, yaklaşık 2 yıllık aranın ardından şanıyla, ihtişamıyla, medeniyet mirasıyla adının hakkını veren Şanlıurfa'da olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu belirtti. Açılış öncesi TEKNOFEST gençliğiyle beraber farklı bir heyecan yaşadıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi de Şanlıurfalı kardeşlerimle beraberiz. Şanlıurfa, o dillere destan, samimi misafirperverliğini bugün bizden yine esirgemedi. Şanlıurfa bugün bizi yine muhabbetle kucakladı. Ahde vefasını gösterdi. Her zaman olduğu gibi özlemle bizi bağrına bastı. Aşkınıza, sevdanıza, hayır dualarınıza şükranlarımı sunuyorum." ifadelerini kullandı. Erdoğan, Şanlıurfa'yı ve Şanlıurfalıları özlediklerini belirterek, şöyle devam etti: "Bugün gördüm ki Şanlıurfa halkı da bizleri özlemiş. Merhum şair Halide Nusret Hanım, Şanlıurfa'ya olan hasretini anlattığı şu şiirinde aslında bizim de duygularımıza tercüman olmuş. 'Hayalin parça parça gönlümde çağlar her an. Kale, Aynizeliha, Dergah, Halilürrahman. Her köşende bir başka güzellik, elvan elvan. Her köşen ayrı cennet, can Urfa, vatan Urfa. Sen ey mübarek toprak, erenler yatağısın. Duymayana sözüm yok, duyanlar durağısın. Koç yiğitler, yeleli aslanlar otağısın. Urfa, kahraman Urfa, can Urfa, vatan Urfa.' Rabb'im Şanlıurfa'yı her zaman aziz eylesin. Aramızdaki dayanışmayı da daim eylesin." "Urfa'ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa'nın istiklaline ve istikbaline el uzatıldığında nasıl ayağa kalkacağını tüm cihana gösterdiğini söyleyerek, "Bu kent, 'Şanlı' unvanını, verdiği mücadeleyle bizzat kazanmış bir şehirdir. Biz de tarihimizde ve gönlümüzde müstesna bir yeri olan Urfa'ya en güzel şekilde sahip çıkmaya çalışıyoruz." dedi. Şanlıurfalılardan aldıkları destekle, hayır dualarıyla yükledikleri emaneti namus ve şeref bildiklerini ve o emaneti yere düşürmediklerini belirten Erdoğan, Şanlıurfa'ya olan şükran borçlarını yeni eserler inşa ederek ödemenin gayretinde olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Çünkü biz gücümüzü birilerinin sürekli şikayet mektupları yazdığı Batıdan değil sadece ve sadece milletimizden, sizlerden alıyoruz. Biz bu makamlarda sizlere hizmetkar olmak için varız. Siz varsanız biz de varız. Sizin desteğiniz ve duanız bizimle olduğu müddetçe biz de bunun hakkını vermeye inşallah devam edeceğiz. Sizler bizim yanımızda dağ gibi durdukça, inşallah biz de 'durmak yok hizmete devam' demeyi sürdüreceğiz. İşte bugün Şanlıurfa'ya gelirken yine elimiz dolu dolu geldik. Sağlıkta, 'hayalim' dediğim ve ülkemize kazandırmaktan her zaman onur duyduğum şehir hastaneleri projemizlen Urfamızı da tanıştırıyoruz. Şu muhteşem eseri görüyorsunuz. Biz yaptık mı böyle yaparız. Şanlıurfa'ya layık olduğu eseri bu şekilde inşa ederiz. İşte sağlıkta bir üst lige çıkacak Şanlıurfa Şehir Hastanemizi bugün sizlerin hizmetine veriyoruz. Şehir hastanemiz 500 bin metrekareyi bulan kapalı alanıyla 545'i yoğun bakım olmak üzere 2 bin yatak kapasitesi ile 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi, 3 bin 620 araçlık otoparkı ve diğer müştemilatıyla gerçekten Urfamızın şanına yakışır bir eser oldu. Toplam 39 milyar liralık bu muhteşem yatırımın şehrimizin sağlık hizmetleri standardını zirveye çıkaracağına inanıyorum. Tabii böyle bir hastane yapınca ulaşım sorununu da çözmek gerekiyor. Hastanemize kolay ulaşım için inşa ettiğimiz 1,7 kilometre uzunluğundaki bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprüyü de hizmete açıyoruz." "Şimdiye kadar Şanlıurfa'ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık" Şehir hastanesinin Şanlıurfa'ya kazandırılmasında emeği geçen tüm kurum, kuruluş ve şirketleri tebrik eden Erdoğan, bu eserin inşasında alın teri olan mühendis, tekniker ve işçileri de özellikle kutladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesinin, Şanlıurfa'daki en son sağlık yatırımı olduğunu anımsatarak, "Şimdiye kadar Şanlıurfa'ya sağlıkta 61 milyar liralık yatırım yaptık. Şehir hastanemiz dahil 3 bin 970 yataklı 19 hastanenin içinde olduğu 129 sağlık tesisi inşa ettik. Toplam 8,5 milyar liralık yatırımımız devam ediyor. 100 yataklı Harran Devlet Hastanesi'nin, 100 yataklı Siverek Kadın Doğum Çocuk Hastanesi'nin, Viranşehir Devlet Hastanesi 200 yataklı Ek Binamızın aralarında olduğu 16 sağlık tesisinin yapımı sürüyor. Ayrıca ihale, proje ve arsa aşamasında olan 17 sağlık tesisimiz var. İnşallah onları da tamamlayıp Urfa halkının istifadesine sunacağız." diye konuştu. Bugün şehir hastanesi ve bağlantı yollarına ilave olarak 2,5 kilometre uzunluğundaki Azerbaycan Bulvarı Farklı Seviyeli Kavşağını da hizmete açacaklarını söyleyen Erdoğan, "Karaköprü ilçemizdeki TOKİ konutları sebebiyle artan trafiği rahatlatacak olan 1,3 milyar lira değerindeki bu kavşağın da hayırlı olmasını diliyorum. Kavşağın inşasında emeği geçen bakanlığımızı ve yüklenici firmalarımızı tebrik ediyorum." dedi.

Sağlık Bakanlığından Şeker Uyarısı Haber

Sağlık Bakanlığından Şeker Uyarısı

Sağlık Bakanlığınca, aşırı şeker tüketiminin, sağlıksız beslenme alışkanlıklarına ve diyabet gibi hastalıkların görülme riskinin artmasına neden olabildiği belirtildi. Sağlık Bakanlığı tarafından Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası dolayısıyla açıklama yapıldı. "Aşırı şeker tüketimi, sağlıksız beslenme alışkanlıklarına ve diyabet gibi hastalıkların görülme riskinin artmasına neden olabilmektedir." ifadesi yer alan açıklamada, özellikle şekerle tatlandırılmış içeceklerin sık tüketilmesi, sıvı formda ek enerji alımına yol açarak fazla kilo riskinin artmasına da sebep olabildiği kaydedildi. Aile hekimleri tarafından fazla kilo ve diyabet riskine yönelik taramalar yapıldığı aktarılan açıklamada, Sağlık Bakanlığınca yürütülen Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı 2025-2028 kapsamında, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, sağlıksız gıda tüketiminin azaltılması ve düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesine yönelik faaliyetlerin sürdürüldüğü bildirildi. Açıklamada, birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında aile hekimleri tarafından fazla kilo ve diyabet gibi çeşitli hastalıklara yönelik tarama ve değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi. "Sağlıklı beslenme kültürü çocukluk döneminden itibaren oluşturulmalı" Sağlıklı beslenme kültürünün çocukluk döneminden itibaren oluşturulması gerektiği belirtilen açıklamada, "Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının çocukluk döneminden itibaren kazandırılması, bireylerin yaşam boyu sürdüreceği davranışlarının oluşumunda önemli etkiye sahiptir. Sağlık Bakanlığı ve paydaş kurumlarla birlikte yürütülen Okul Gıdası Logosu çalışmalarıyla, okul çağındaki çocukların sağlıklı gıda seçeneklerine yönlendirilmesine katkı sağlanması hedeflenmektedir." ifadelerine yer verildi. Açıklamada, sağlıklı hayat merkezlerinde çocuk, genç ve yetişkinlere yönelik sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve diyabet konularında eğitim ve farkındalık faaliyetleri gerçekleştirildiği bildirildi. "Su ve şekersiz içecekler tercih edilmeli" Şekerli içecekler yerine su ve şekersiz içeceklerin tercih edilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Günlük beslenme düzeninde şekerle tatlandırılmış içecekler, tatlılar ve şeker içeriği yüksek ürünlerin tüketim sıklığı ve miktarının azaltılması, daha sağlıklı ve besleyici gıdaların tercih edilmesi sağlıklı yaşam anlayışı açısından önem taşımaktadır. Bu sebeple, şekerle tatlandırılmış içecekler yerine öncelikle su ve şekersiz içeceklerin tercih edilmesi, meyve suyu yerine meyvenin kendisinin tüketilmesi, tatlı ve şekerli ürünlerin küçük porsiyonlarda ve daha seyrek tüketilmesi, benzer ürünler arasında şeker miktarı daha düşük seçeneklerin tercih edilmesi, gıdaların etiketlerinin okunarak ürünlerin şeker içeriklerinin değerlendirilmesi önemlidir. Aşırı şeker tüketimi konusunda bireylerin yanı sıra ailelerin ve okulların da sürece dahil edilmesi, toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi açısından önemlidir."

Seyrantepe ASM Hizmete Açıldı Haber

Seyrantepe ASM Hizmete Açıldı

Şanlıurfa’da vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ve hızlı ulaşabilmesi amacıyla birinci basamak sağlık hizmetlerinin kapasitesi güçlendiriliyor. Bu kapsamda hizmete açılan Seyrantepe Aile Sağlığı Merkezi, modern hizmet binası ve sağlık ekibiyle bölge halkına kapsamlı sağlık hizmeti sunmaya başladı. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kent genelinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda hizmete açılan Seyrantepe Aile Sağlığı Merkezi, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırırken, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin daha etkin şekilde sunulmasına katkı sağlayacak. Modern ve erişilebilir sağlık hizmeti anlayışıyla hizmet vermeye başlayan merkezde, ikisi uzman hekim olmak üzere 3 hekim, 3 aile sağlığı çalışanı ve 1 personel görev yapıyor. Kronik Hastalık Takibinden Kanser Taramalarına Kapsamlı Hizmet Seyrantepe Aile Sağlığı Merkezi’nde vatandaşlara yalnızca tedavi hizmetleri değil, hastalıkların oluşmadan önlenmesine yönelik koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri de sunuluyor. Merkezde; Obezite takibi ve sağlıklı yaşam danışmanlığı, Hipertansiyon ve diyabet başta olmak üzere kronik hastalıkların takibi, Kolorektal, meme ve rahim ağzı (serviks) kanseri taramaları, Bebek ve çocuk izlemleri, Gebe izlemleri, Lohusa takipleri başta olmak üzere aile hekimliği kapsamında çok sayıda sağlık hizmeti yürütülüyor. “Koruyucu Sağlık Hizmetlerine Önem Veriyoruz” Seyrantepe Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan Uzman Dr. Seher Karakış Kazcı, yeni hizmet binasında vatandaşlara kapsamlı birinci basamak sağlık hizmeti sunmaya başladıklarını belirtti. Aile sağlığı merkezlerinin yalnızca hastalıkların tedavi edildiği sağlık kuruluşları olmadığını ifade eden Karakış Kazcı, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin toplum sağlığının korunmasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Merkezde kronik hastalıkların düzenli takibinden kanser taramalarına, bebek ve çocuk izlemlerinden gebe ve lohusa takiplerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunduklarını belirten Karakış Kazcı, vatandaşların sağlık kontrollerini düzenli olarak yaptırmalarının önemine dikkat çekti. “Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerini Güçlendirmeye Devam Ediyoruz” Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk, kent genelinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Vatandaşların sağlık hizmetlerine kolay, hızlı ve nitelikli şekilde ulaşabilmesinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu ifade eden Doç. Dr. Berk, sağlık yatırımlarıyla birlikte hizmetlerin daha modern ve nitelikli ortamlarda sunulmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi. Aile sağlığı merkezlerinin toplum sağlığının korunmasında önemli bir role sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Berk, kronik hastalıkların düzenli takibi, kanser taramaları, anne ve çocuk sağlığı hizmetleri ile koruyucu sağlık uygulamalarının toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Seyrantepe Aile Sağlığı Merkezi’nin yeni hizmet binası ve sağlık ekibiyle bölge halkına ücretsiz birinci basamak sağlık hizmeti sunacağını belirten Doç. Dr. Berk, vatandaşların aile hekimliği hizmetlerinden düzenli olarak yararlanmalarının önemine dikkat çekti. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü, kent genelinde vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini artırmak ve birinci basamak sağlık hizmetlerini daha güçlü hale getirmek amacıyla yeni sağlık yatırımlarını ve hizmet çalışmalarını sürdürüyor.

Yeni Aile Sağlığı Merkezleri Hizmette Haber

Yeni Aile Sağlığı Merkezleri Hizmette

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin kapasitesini artırmak amacıyla 3 yeni Aile Sağlığı Merkezi hizmete girdi. Esmer Çayı Mahallesi, Bahçelievler Mahallesi ve Hayriye Mahallesi’nde hizmete giren yeni Aile Sağlığı Merkezleri, Siverek halkının sağlık hizmetlerine daha kolay ve hızlı ulaşmasına katkı sağlayacak. Her biri 5 birim kapasitesine sahip olan yeni Aile Sağlığı Merkezlerinde; koruyucu sağlık hizmetleri, kronik hastalıkların takibi, gebe ve bebek izlemleri, çocukluk çağı aşılamaları ve diğer birinci basamak sağlık hizmetleri sunulacak. Doç. Dr. Erhan Berk: “Kısa süre içerisinde bir ASM daha hizmete girecek” Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk, Siverek’te 3 yeni Aile Sağlığı Merkezinin hizmete girdiğini belirterek, sağlık yatırımlarının devam ettiğini söyledi. Doç. Dr. Berk, “Siverek’te 3 yeni Aile Sağlığı Merkezimizi vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Kısa süre içerisinde bir Aile Sağlığı Merkezimizi daha hizmete açacağız. Böylelikle Siverek halkının hizmetine 4 yeni Aile Sağlığı Merkezi kazandırmış olacağız. Amacımız, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşmasını sağlamak ve özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerimizi daha güçlü hale getirmektir. Siverek’te ve Şanlıurfa genelinde sağlık altyapımızı güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi. Yeni Aile Sağlığı Merkezlerinin Siverek’e ve vatandaşlara hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

Aile Sağlığı Merkezi Hizmete Girdi Haber

Aile Sağlığı Merkezi Hizmete Girdi

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde yeni açılan Mahmut Öncel Aile Sağlığı Merkezi, kapsamlı sağlık hizmetleriyle bölge halkının sağlık ihtiyaçlarını karşılıyor. 4 aile hekimi ve deneyimli sağlık personelinden oluşan kadrosuyla hizmet veren merkez, yaklaşık 12 bin vatandaşa birinci basamak sağlık hizmeti sunuyor. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet veren Karaköprü Mahmut Öncel Aile Sağlığı Merkezi, vatandaşların sağlık hizmetlerine kolay ve etkin şekilde erişimini sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Merkezde 4 aile hekimi, 4 aile sağlığı çalışanı, 1 temizlik personeli, 1 tıbbi sekreter ve 1 enjeksiyon hemşiresi olmak üzere toplam 11 personel görev yapıyor. Merkezde görev yapan Aile Hekimi Dr. Lamih Şeyhanlı, sunulan hizmetler hakkında bilgi vererek, aile sağlığı merkezlerinin toplum sağlığının korunması ve hastalıkların erken dönemde tespit edilmesinde önemli bir role sahip olduğunu belirtti. Kapsamlı Koruyucu ve Önleyici Sağlık Hizmetleri Mahmut Öncel Aile Sağlığı Merkezi’nde vatandaşların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edilmesinin yanı sıra koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri de sunuluyor. Bu kapsamda; Diyabet ve kronik hastalıkların takibi, Bebek ve çocuk izlemleri, Aşılama ve bağışıklama hizmetleri, Gebe izlemleri, Kanser taramaları, Laboratuvar hizmetleri, Obezite izlemi ve sağlıklı yaşam danışmanlığı gerçekleştiriliyor. Merkezde ayrıca vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda gerekli muayene, takip ve yönlendirme hizmetleri de sağlanıyor. Mahmut Öncel Aile Sağlığı Merkezi’nde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri vatandaşlara ücretsiz olarak ulaştırılırken, merkez sayesinde bölge halkının sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü, kent genelinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve vatandaşların sağlık hizmetlerinden daha etkin şekilde yararlanabilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.

Gazze'de Soykırım Devam Ediyor Haber

Gazze'de Soykırım Devam Ediyor

Dikkatler ABD-İsrail’in İran'a saldırılarına, İran’ın bölge ülkelerine verdiği karşılığa çevrilmişken yıkıntıları arasında dolaştığımız Gazze sokakları bize tek bir şey anlatıyor: Değişen bir şey yok. Gazze’de görev yapan Anadolu Ajansı Foto Muhabiri Ali Jadallah ve Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdür Yardımcısı Enes Canlı, 1000 günü aşan soykırımın insani boyutunu ve sahadaki yaşam koşullarını AA Analiz için kaleme aldı. Dünya gözünü ABD-İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılara, İran’ın bölge ülkelerine verdiği karşılığa ve çatışmaların küresel ekonomide yol açtığı hasara çevirmişken Gazze’de 1000 günü geride bırakan soykırım, manşetlerde kendisine yer bulamıyor ancak derinleşerek devam ediyor. Bu yazının müellifleri olarak Gazze’ye saldırıların başladığı 7 Ekim 2023’ten itibaren İsrail’in işlediği soykırımı ilk gününden beri Anadolu Ajansı (AA) adına takip ettik, kamuoyuna görselleriyle birlikte doğru bilgiyi aktarmak için gece gündüz çalıştık. Aradan geçen 1000 günde kimi zaman sağlanan ateşkesler kimi zaman da öne çıkan güncel gelişmelerle dünyanın ilgisinin başka yerlere kaydığına tanık olduk. İsrail, Ekim 2025’te sağlanan ateşkes anlaşmasının aksine Gazze’de işgal ettiği alanı her geçen gün genişletmeye çalışıyor. Gazze’nin yaklaşık yüzde 70’i işgal altında. İsrailli siyasetçiler, kentin tamamının işgal edilmesi çağrılarını yineliyor. Dünyanın nüfus yoğunluğu en yüksek yerleri arasında gösterilen Gazze’deki Filistinliler, kentin yüzde 30’luk bölümünde enkazların arasında hayata tutunmaya çalışıyor. Sessizliğe gömülen insanlık dramı İsrail, Gazze’nin giriş çıkışlarını kontrol etmeye devam ediyor. Ekim 2025’teki ateşkes anlaşmasına göre, İsrail’in Gazze’ye günde 600 tır insani yardım girişine izin vermesi gerekirken Birleşmiş Milletler (BM) ve insani yardım kuruluşlarının verileri bunun üçte birinden daha azına erişim olduğunu ortaya koyuyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü ise "Gazze’ye yardım ve gıda girişinin kasıtlı biçimde kısıtlanmasının alarm verici düzeyde yetersiz beslenme ve açlığa yol açtığı" uyarısı yapıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, işsizliğin yüzde 80’in üzerinde seyrettiği Gazze’de 1,6 milyon Filistinlinin gıda güvenliğinin bulunmadığını aktarıyor. İsrail’in önce saldırılarıyla, ateşkesin ardından da yardım girişini engellemesiyle su tesislerinin yüzde 90’ı zarar gördü, hastaneler ve sağlık hizmetleri ise neredeyse işlevsiz kaldı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı ve uluslararası sağlık örgütlerinin raporlarına göre bölgedeki tedavi imkanlarının yetersizliği nedeniyle Mayıs 2024’ten itibaren her geçen gün 6 ila 10 Filistinli hayatını kaybediyor. Gazze’de soydaşlarının uğradığı soykırımı dünyaya duyurmaya çalışan Filistinli gazeteciler de İsrail’in saldırılarında doğrudan hedef alınmaya devam ediyor. Sayıların değiştiremediği küresel kayıtsızlık İsrail’in Ekim 2025’ten itibaren çeşitli bahanelerle Gazze’ye düzenlediği saldırılar aralıksız sürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığının verilerine göre Ekim 2025 tarihinden sonra İsrail’in doğrudan saldırılarında bin 100’den fazla Filistinli can verdi, 3 bin 700’den fazla kişi yaralandı. Gazze’de 250’den fazla gazetecinin neredeyse tamamı İsrail tarafından önce hedef gösterilerek, sonrasında da doğrudan kasıtlı saldırılarda can verdi. İsrail, hala medyanın Gazze’ye erişimine bin günden uzun süredir izin vermiyor. Gazze’deki Filistinli gazeteciler, bir yandan soydaşlarının uğradığı soykırımın sesi, gözü, tanığı, bir yandan da kurbanı olmaya devam ediyor. Soykırım verilerine rağmen küresel sistem, Gazze’deki durumu değiştirecek inisiyatifi almıyor ve felaketin adeta kanıksandığı bir manzara ortaya çıkıyor. Gazze’deki durumu kavramaktaki zorluk Kudüs’ten Gazze’deki soykırımı aktarmaya çalışan pek çok uluslararası gazeteci, Gazze’nin dibinde ama yaşananlardan uzak şizofrenik bir durumu deneyimliyor. Gazze’deki meslektaşlarla konuşurken kentteki durum, onların seslerindeki yorgunlukla kavranabiliyor. Buna karşın Gazze’de nelerin yaşandığını kelimeler, fotoğraflar, sosyal medya paylaşımları, infografikler veya görüntülerle ne anlamak ne de anlatmak mümkün. Gazze’deki evi Ekim 2023’te İsrail’in hava saldırısıyla yerle bir olan, neredeyse tüm Filistinliler gibi defalarca yerinden edilen ve kentin güneyinde görece daha az saldırıya uğramış Han Yunus’a bağlı Deyr Belah bölgesinde yaşayan bu satırların yazarlarından biri de hava saldırıları korkusunun hüküm sürdüğü, yolların çadırlarla, çevrenin ise enkazla kaplandığı bir ortamda yaşamını sürdürüyor. Deyr Belah bölgesi, Gazze’de birçok yerinden edilen insanın sığındığı ve kapasitesinin çok üzerinde nüfus yoğunluğuna sahip bir yerleşim yeri. Bölgede altyapı, elektrik, temiz su eksikliği sıradanlaşmış halde. Gazze’de dört duvarı olan evde yaşayabilen kendisini şanslı hissediyor. Yaşanabilecek evlerin fiyatları ise ekonomik imkanların çok üstüne çıktı. Geçim kaynağını kaybeden insanların normal bir evde yaşaması imkansız. Aileler, kalabalık yerlerde, sığınma merkezlerinde ya da çadırlarda bir arada kalıyor. Yapı malzemelerinin girişine İsrail tarafından izin verilmemesi nedeniyle inşaat ürünleri kısıtlı ve fahiş fiyatta. İnsanlar sığınma merkezlerinde, çadırlarda ya da hasar almış binalarda yaşamaya devam ediyor. Çadırlarda hayat çok zorlu; yazın sıcak, kışın soğuk ya da yağmurlu oluyor. Temiz su, tuvaletler ya da özel alanın eksikliği, özellikle de çocuklar, kadınlar ve yaşlılar için hayatı dayanılmaz kılıyor. Çadırlar ya ince bir kumaş ya da plastik bir parçadan yapılmış durumda, ne toz fırtınasına ne de rüzgara karşı koruma sağlamıyor. Buna rağmen insanlar, çadır yaşam alanında imkansız bir hayata tutunmaya çalışıyor. Yıkıma rağmen insanların birliği bozulmuyor Gazze’de gıdaya erişim hala öncelikli sorunlar arasında. Birçok kişi yardımlarla hayatta kalıyor ancak İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle düzenli yardım akışı engelleniyor. Gelen ticari ürünler tezgahlara ulaştığındaysa fiyatlar insanların gelirlerine göre çok yüksek oluyor. Bu nedenle insanlar ya öğünlerini kısıyor ya da temel gıda ürünleriyle karınlarını doyurmaya çalışıyor. Kıtlık ve açlık hala devam ediyor. Ayrıca, elektriğin yokluğu nedeniyle buzdolabı gibi araçlarla gıdayı uzun süre korumak da mümkün değil. Kente ticari mallar geldiğinde çarşı-pazar hala kuruluyor ancak buralar eski günlerinden çok uzak, insanlar her şeye rağmen gündelik hayatına devam etmeye çalışıyor, esnaf dükkan açıyor, çocuklar fırsat buldukça oyun oynuyor. Belki de en dikkat çekici olan şey, tüm bu fiziksel ve psikolojik yorgunluğa rağmen insanların uyum sağlama, birbirine destek olma becerisi. Gazze’de eğitim de İsrail’in soykırımında en ağır darbe alan hizmetler arasında. Okulların çoğu yıkıldı ve kullanılamaz hale geldi veyahut sığınma merkezlerine dönüştü. Eğitimi devam ettirmek için birçok girişim var ama öğrenciler, okul yıllarının büyük bir kısmını kaçırdı. Çocuklar, gençler sadece eğitim eksikliği değil yerinden edilme, aşırı kalabalıkla yaşama, psikolojik travmayla da mücadele ediyor. Eğitim, herkes için bir hakken bugün soykırım tehdidi karşısında sadece kısıtlı ulaşılabilen bir hak halini aldı. Ekim 2025’te yapılan ateşkes sayesinde ilk aşamada İsrail saldırıları dursa da aradan geçen sürede yeniden başladı. Dünya Gazze’de bir ateşkes sağlandığını düşünürken Gazzeliler, her saldırıdan sonra “Hangi ateşkes?” diye isyan ediyor. Her saldırı, korkuyu yeniden gün yüzüne çıkarıyor. İnsanlar, sürekli haberleri takip ediyor ve yakınlarından, sevdiklerinden haber almaya çalışıyor. Birçok insan, olası bir saldırının veya artan gerilimin başka bölgelere yayılmasından endişe ediyor. İnsanlar, güvende hissetmenin ya da geleceğe ilişkin bir plan yapmanın imkansız olduğu bir belirsizlik içinde yaşıyor. Ateşkes ihlalleri, kötü bir kabus gibi Gazzelilerin tepesinde dolaşıyor. İsrail ordusu, saldırıların ardından Hamas mensuplarını, askeri unsurları hedef aldığını savunuyor ancak uluslararası kurumlar ve bağımsız basın, çok sayıda sivil ölümü ya da sivil altyapının hedef alındığını ortaya koyuyor. Savaşta on binlerce kadın ve çocuğun öldürülmesi de iddiaların zayıflığını gösteriyor. Yıkılan hayatların yeniden inşası imkansız Gazze’deki Filistinlilerin önemli bir çoğunluğu soykırım ve saldırılara rağmen kentten ayrılmak istemediğini söylüyor. Elbette bir kesim de çocukları için güvenli bir gelecek için savaşın olmadığı bir yere gitmeyi arzuluyor ancak dünyanın kollarını açmış onları beklemediğinin de farkında olan Filistinliler, Gazze’nin yeniden inşasını bekliyor. Şartlar ve iradenin oluşması halinde binaları yeniden inşa etmek mümkün ama insanların yıkılan hayatlarını yeniden inşa etmek imkansız. İnsani kayıp ve psikolojik hasar yıllarca sürecek. Buna rağmen insanlar ümide sarılıyor çünkü ümitsizliğe teslim olmak bir seçenek değil. Gazze’de yerinden edilen ya da buradan başka yerlere gidenler ile yaptığımız görüşmelerde ortak duygu vatan hasreti, endişe ve kısmen suçluluk duygusu. Buradan ayrılanlar, nereye gitseler Gazze’yi yüreklerinde taşıdıklarını anlatıyor, birçoğu da şartlar yeniden imkan verince dönmek istediğini belirtiyor. Bunca yıkımın arasında nefes alanlar da oldu. Futbol heyecanı, dünyanın dört bir yanını sardığı gibi Dünya Kupası'yla Gazze’ye de geldi. Elektrikten yoksun, birçoğu yerinden edilmiş Filistinliler, enkazların arasına kurulmuş dev ekranlardan futbol maçlarını izledi. Aileler, çocuklarıyla çadırlarda, enkazın arasında maç izlemek için toplandı. Yıkımın ortasında insanların kendilerini bir parça normal hissedebileceği, bulundukları durumu unutup az da olsa bir ümit hissedebileceği anlar tatmak istemesi dikkate değer bir manzara. Ancak dünya kendi gündemiyle meşgulken Gazze’de nesillerin hayatları kadar anıları da yok oluyor. Kentin yıkımı hatıraların yıkımını da beraberinde getiriyor. İnsanlar doğup, büyüyüp yaşadıkları, pek çok anı biriktirdikleri yerleri artık tanıyamıyor. [Ali Jadallah, Gazze’de görev yapan Anadolu Ajansı Foto Muhabiridir, Enes Canlı, Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdür Yardımcısıdır.] *Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir. Bu yazı ilk kez AA Brifing dergisinin ağustos sayısında yayımlanmıştır.

Urfa’da 204 ASM Hizmet Veriyor Haber

Urfa’da 204 ASM Hizmet Veriyor

Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşlara daha kaliteli, erişilebilir ve modern sağlık hizmeti sunma hedefi doğrultusunda birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmeye yönelik yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Bugün itibarıyla Şanlıurfa genelinde 204 Aile Sağlığı Merkezi bünyesinde 820 aile hekimliği birimi aktif olarak vatandaşlara hizmet veriyor. Artan nüfusun sağlık ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yeni aile sağlığı merkezlerinin yapımı planlanırken, tamamlanan yatırımlar da bir bir hizmete açılıyor. Kent genelinde hayırseverler, belediyeler ve kamu kaynaklarının katkılarıyla hayata geçirilen yatırımlar kapsamında; Mahmut Öncel ASM+SHM+ASHİ, Güneren Aile Sağlığı Merkezi, Keskin Aile Sağlığı Merkezi, Büyük Pekmezli Aile Sağlığı Merkezi, Birecik 1 Nolu ASM+GSM, Karaköprü 1 Nolu ASM+GSM ile Hacıömer, Hayriye, Harran, Seyrantepe, Karşıyaka, Batıkent ve İncirliova bölgelerinde hizmet verecek aile sağlığı merkezleri tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunuldu. Tamamlanan yatırımlarla birlikte vatandaşların koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaşırken, aile hekimliği hizmetlerinin daha modern, güvenli ve konforlu ortamlarda sunulması hedefleniyor. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk: “Şanlıurfa’mızın sağlık altyapısını güçlendirmek ve vatandaşlarımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak amacıyla yatırımlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Bugün itibarıyla ilimiz genelinde 204 Aile Sağlığı Merkezi bünyesinde 820 aile hekimliği birimi vatandaşlarımıza aktif olarak hizmet vermektedir. Artan nüfusumuzun sağlık ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına yeni aile sağlığı merkezlerini planlıyor, tamamlıyor ve hizmete açıyoruz. Hayırseverlerimizin, belediyelerimizin ve Sağlık Bakanlığımızın destekleriyle tamamlanan aile sağlığı merkezleri sayesinde hem sağlık çalışanlarımız daha modern ve güvenli ortamlarda görev yapacak hem de vatandaşlarımız koruyucu sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişebilecektir. Birinci basamak sağlık hizmetleri, güçlü bir sağlık sisteminin temel taşıdır. Bu anlayışla aile hekimliği hizmetlerini yaygınlaştırmayı, fiziki altyapıyı güçlendirmeyi ve hizmet kalitesini sürekli artırmayı sürdürüyoruz. Şanlıurfa’nın her ilçesinde, her mahallesinde vatandaşlarımızın sağlık hizmetine en kolay şekilde ulaşabilmesi için çalışmalarımız kararlılıkla devam edecektir. Tamamlanan yatırımların yanı sıra yeni projelerimizle de ilimizin sağlık kapasitesini her geçen gün daha ileriye taşıyoruz. 204 Aile Sağlığı Merkezi ve 820 aktif aile hekimliği birimiyle Şanlıurfa’da güçlü bir birinci basamak sağlık hizmeti sunuyoruz. Hedefimiz; vatandaş memnuniyetini esas alan, erişilebilir, güçlü ve sürdürülebilir bir sağlık sistemi oluşturmaktır. Tamamlanan ve yapımı devam eden tüm yatırımlarımızın ilimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyor, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı günler temenni ediyorum.” dedi.

481 Bin 613 Başvuru Yapıldı Haber

481 Bin 613 Başvuru Yapıldı

Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında yaklaşık 8,5 milyar lira değerinde 481 bin 613 başvuru yapılırken, bunların 455 bin 500'ü sonuçlandırıldı. Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin, tüketiciler ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıklarda yargı dışı çözüm mercisi olarak hizmet verdiği anımsatıldı. Tüketici uyuşmazlıklarının adil, hızlı ve kolay şekilde çözümüne olanak sağlayan tüketici hakem heyetlerinin, yargının iş yükünü de önemli ölçüde azalttığı kaydedilen açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu: "Bugüne kadar yaklaşık 19,5 milyon tüketici uyuşmazlığı yargıya intikal etmeden tüketici hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Tüketici hakem heyetleri, 2026'nın ilk 6 ayında da yoğun mesai yaparak tüketicilerimize hizmet vermiştir. Yılın ilk yarısında tüketici hakem heyetlerine 481 bin 613 başvuru yapılmış ve 455 bin 500 başvuru hakem heyetleri tarafından karara bağlanmıştır. Yapılan başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 8,5 milyar liradır." Açıklamada, tüketicilerin, e-Devlet üzerinde yer alan Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) aracılığıyla kolay şekilde hakem heyetlerine başvuru yapabildiği belirtilerek, 6 ayda yapılan başvuruların yüzde 76,7'sinin e-Devlet aracılığıyla gerçekleştirildiğine ve elektronik başvuru yönteminin tüketiciler tarafından daha fazla tercih edildiğine dikkat çekildi. Heyetlere en fazla başvuru İstanbul'da yapıldı Tüketici hakem heyetlerine yılın ilk 6 ayında en fazla başvuru yapılan ilk 5 ilin, 126 bin 319 ile İstanbul, 50 bin 353 ile Ankara, 32 bin 507 ile İzmir, 17 bin 399 ile Bursa ve 15 bin 893 ile Antalya olduğu bildirilen açıklamada, an az başvurunun ise 305 ile Ardahan'dan geldiği aktarıldı. Açıklamada, il tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 12 bin 700 ile İstanbul İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına, ilçe tüketici hakem heyetleri arasında en fazla başvurunun 8 bin 94 ile Ankara Çankaya İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına yapıldığı ifade edildi. Hakem heyetlerine yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 35'inin ayıplı mal, yüzde 29'unun da ayıplı hizmet şikayetlerine yönelik olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı: "Ürün bazında bakıldığında, en çok şikayete konu olan ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünlerine yönelik başvurular, toplam başvuruların yaklaşık yüzde 18'ini oluşturdu. Bununla birlikte, dayanıklı tüketim malları ve ev elektroniği ürünleri yüzde 15,13, iletişim aboneliği yüzde 6,26, kredi kartları yüzde 5,37 ve sağlık hizmetleri yüzde 3,92 oranlarıyla öne çıktı. e-Ticaret alışverişlerine (mesafeli sözleşmelere) ilişkin başvuruların oranı ise yüzde 5,38 oldu." En fazla başvuru perakende ticaret sektörüne yönelik gerçekleşti Sektörel bazda bakıldığında da en çok başvurunun 249 bin 240 ve 51,75 oranıyla perakende ticaret sektörüne ilişkin uyuşmazlıklara yönelik olduğu aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Ardından, 49 bin 501 başvuru ve yüzde 10,27 oranıyla finansal hizmetler sektörü, 43 bin 311 başvuru ve yüzde 9 oranıyla abonelik hizmetleri sektörü uyuşmazlıkları geldi. Bakanlığımız ve tüketici hakem heyetlerimiz, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması için çalışmalarına kararlılıkla devam etmektedir. Vatandaşlarımız, yasal hakları ve şikayetlerine ilişkin çözüm yollarıyla ilgili olarak 'https://tuketici.ticaret.gov.tr/yayinlar/tuketici-bilgi-rehberi' adresinde yer alan tüketici rehberinin ilgili bölümlerinden detaylı bilgilere ulaşabilir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.