Uygulamalarımız appstore googleplay

#Sağlık Bakanlığı

gazeteci63.com - Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öğrenci Affı TBMM Gündeminde Haber

Öğrenci Affı TBMM Gündeminde

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidilerek, yükseköğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığına bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara döner sermaye gelirinden pay verilmemesi hüküm altına alınıyor. Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da değişiklik yapılıyor. Buna göre, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinin yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleriyle birlikte kullandığı söz konusu tesislerde, birlikte kullanım protokolü akdedilen üniversitenin araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla aylık gayrisafi hasılattan aylık tahsil edilen tutarın yüzde 2,5'i yükseköğretim kurumu hesabına aktarılacak. Bir üniversitenin birden fazla sağlık tesisi ile birlikte kullanım protokolü bulunması veya birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması durumunda ödenecek tutar, yüzde 2,5 oranı protokol sayısına bölünerek tespit edilecek ve tespit edilen tutar, her bir sağlık tesisinin döner sermaye işletmesi tarafından ilgili yükseköğretim kurumu hesabına aktarılacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak. Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Teklifle, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor. Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki Yüksek Öğretim Kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek. Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek. Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak. Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler Kanun'da yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasına, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenleniyor. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor. "Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak. Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği belirtilecek. Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek. Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Türkiye'den Destek Yola Çıktı Haber

Türkiye'den Destek Yola Çıktı

Türkiye'nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyan uçak, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Venezuela'ya hareket etti. İstanbul İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Venezuela'ya doğru yola çıkan arama kurtarma ekiplerinin ve insani yardım malzemelerini taşıyan uçağın hareketi öncesinde İstanbul Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Özener, Venezuela’nın Yaracuy bölgesinde dün 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde ardışık iki depremin meydana geldiği bilgisinin ardından Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla irtibat kurularak hazırlıklara başlandığını söyledi. Genelkurmay Başkanlığı ile görüşmeler neticesinde A-400M tipi askeri nakliye uçağının tahsis edildiğini belirten Özener, şöyle devam etti: “Ekipte 37 kişilik İstanbul, İzmir ve Denizli AFAD arama kurtarma ve insani yardım personeli, Sağlık Bakanlığından 6 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılaydan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama kurtarma köpeğimiz, 2 tam donanımlı arama kurtarma aracımızla birlikte yola çıkmak üzere hazırlanmış bulunmaktayız. Yine Genelkurmay Başkanlığımız tarafından bir başka benzer uçak tahsis edilerek İnsani Yardım Tugayı'ndan 20 kişilik bir ekip de askeriyemizden bölgeye ulaşacaktır. Şu anda Dışişleri Bakanlığımız ve Venezuela Büyükelçiliğimizle irtibatımız sürmektedir. Gerektiği takdirde ilave ekipman, personel desteği de verilecektir.” Özener, bu yıl Gazze başta olmak üzere, Suriye, Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerin de yer aldığı 11 ülkeye insani yardım operasyonlarının gerçekleştirildiğini ifade ederek, "Bu sayı 2025'te 16'ydı. Bu tarz insani yardımlar sürekli devam etmektedir. Sadece insani yardımı değil dünya üzerinde meydana gelen doğa ve insan kaynaklı afetlerde de Japonya, Haiti, El Salvador, Arnavutluk ve Bosna Hersek gibi ülkelerde meydana gelen afetlere de arama kurtarma ekipleri olarak yardıma gitmekteyiz." dedi. “Herhangi bir talep olduğu zaman onları da devreye alacağız” Özener, küresel insani yardım raporlarına göre uzun yıllardan beri dünyada en çok insani yardım yapan ülkenin Türkiye olduğunu belirtti. Venezuela'ya doğru yola çıkan ekibe hayırlı yolculuk ve başarı dileyen Özener, "Bununla birlikte birçok sivil toplum kuruluşumuz, arama kurtarma ekiplerimiz de şu anda hazır bir şekilde, haber gelmesini bekliyoruz. Herhangi bir talep olduğu zaman onları da devreye alacağız." diye konuştu. Açıklamanın ardından Türkiye'nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyan uçak, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Venezuela'ya hareket etti. Venezuela'da iki büyük deprem meydana gelmişti ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu bildirmişti. USGS, Venezuela'nın Yaracuy eyaletine bağlı Yumare kentinin 23 kilometre güneydoğusunda 7,5, aynı eyalete bağlı San Felipe kentinin 24 kilometre kuzeydoğusunda ise 7,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıklamıştı. Depremin derinliğinin Yumare'de 10, San Felipe'de ise 21,9 kilometre olduğu bilgisi paylaşılmıştı. Venezuela Sağlık Bakanı Carlos Alvarado, ülkedeki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 235'e yükseldiğini, 4 bin 300'den fazla kişinin ise yaralandığını bildirmişti. Venezuela'da arama kurtarma çalışmaları sürerken ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor.

Bakanlıktan KENE Uyarısı Geldi Haber

Bakanlıktan KENE Uyarısı Geldi

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, kenenin vücuda tutunması halinde çıplak elle müdahale edilmemesi uyarısında bulundu. Öz, AA muhabirine, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) kene tutunması veya kene temasıyla bulaşan bir hastalık olduğunu belirtti. KKKA'nın hasta kişilerin veya hastalığı taşıyan hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas sonucu da bulaşabildiğine işaret eden Öz, hastalığın herhangi bir belirti ortaya çıkmadan seyredebildiğini, bazı vakalarda ise ciddi sonuçlara yol açabilen ağır bir enfeksiyona dönüşebildiğini ifade etti. Kenelerin özellikle kırsal alanlar, otluk ve çalılık bölgeler, orman kenarları, tarla, bağ, bahçe ve piknik alanlarında görülebildiğini aktaran Öz, hayvanların bulunduğu ortamlarda da keneyle karşılaşma riskinin arttığını dile getirdi. Kenenin vücuda tutunması halinde paniğe kapılmadan hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Öz, şunları kaydetti: "Kene vücuda temas ettiği zaman telaşlanmamak gerekiyor. Uygun şekilde onu çıkarabiliriz. Kesinlikle çıplak elle temas etmememiz gerekiyor. Keneyi çıkaracaksak da ince uçlu bir cımbızla çıkarabiliriz. Eğer cımbıza ulaşamıyorsak, bir poşetle veya eldiven takarak yine bir bezle çıkarabilmemiz mümkün. Kene vücutta ne kadar çok kalıyorsa hem hastalık riski hem de hastalığın şiddeti artıyor. Burada bizim dikkat ettiğimiz husus kişinin çıplak elle dokunmaması, eldiven takması, cımbızla çok yüklenmeden sabit bir kuvvetle cilde en yakın kısımdan tutarak kenenin çıkarılmasıdır." Öz, kenenin mümkün olan en kısa sürede vücuttan uzaklaştırılması gerektiğini belirterek, "Kenenin parçalanması, ezilmesi veya patlaması uygun değil. Bu sebeple bunlara dikkat etmemiz gerekiyor." dedi. “Kırsal alan dönüşünde vücut kontrol edilmeli” Kenenin üzerine kolonya, alkol veya gaz yağı dökülmesi ile tütün, kibrit, sigara gibi uygulamaların doğru olmadığını vurgulayan Öz, bu tür yöntemlerden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi. Öz, tarla, bağ, bahçe gibi piknik alanları ve diğer kırsal bölgelerden dönüldüğünde vücudun dikkatlice kontrol edilmesi, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası ve saçlı derinin incelenmesi gerektiğini söyledi. Çocukların da aynı şekilde kontrol edilmesinin önemine işaret eden Öz, kene çıkarıldıktan sonra herhangi bir belirti görülmese bile 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ve baş ağrısı, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerin takip edilmesi tavsiyesinde bulundu. Öz, bu şikayetlerin ortaya çıkması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Kene açısından riskli bölgelere giderken vücudu örten kıyafetler tercih edilmesinin korunmada önemli rol oynadığını ifade eden Öz, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulundu.

Sınav Öncesi Öğrencilere Tavsiye Haber

Sınav Öncesi Öğrencilere Tavsiye

Sağlık Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yarın yapılacak sınava hazırlanan öğrencilere, "düzenli uyku, dengeli beslenme ve ekran süresi sınırlaması" konusunda uyarılarda bulundu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sınav dönemlerinin öğrenciler için yoğun bir öğrenme sürecinin yanı sıra duygusal açıdan da önemli bir yük oluşturabildiği belirtilerek, sınav kaygısının öğrencilerin performansını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Belirli düzeydeki kaygının dikkat ve motivasyonu artırabileceği ancak kontrol edilemediğinde odaklanma güçlüğü, özgüven azalması ve çeşitli fiziksel belirtilere yol açabileceği vurgulandı. Açıklamada, özellikle sınav sonucuna aşırı odaklanmanın, olumsuz senaryolar üretmenin ve kişinin kendi yeterliliğine dair olumsuz düşüncelere kapılmasının kaygıyı tırmandırdığına dikkat çekildi. Sınav sürecinde psikolojik hazırlık akademik hazırlık kadar önem taşıyor Sınav sürecinde akademik bilginin yanı sıra öğrencilerin dikkatlerini sürdürebilmeleri, motivasyonlarını koruyabilmeleri ve sınav kaygısını yönetebilmelerinin başarı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirtildi. Bu nedenle öğrencilerin çalışma süreçlerini planlı ve hedef odaklı şekilde yürütmeleri, zamanı etkili kullanmaları ve çalışma programlarını sürdürülebilir bir şekilde oluşturmalarının gerektiği vurgulandı. Sınava yönelik kontrol hissinin güçlenmesinin kaygının azaltılmasına ve öğrencilerin kendilerine olan güvenlerinin artmasına katkı sağladığının altı çizildi. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kaygı yönetimine katkı sağlıyor Sınav döneminde fiziksel ve ruhsal iyilik halinin korunması büyük önem taşıdığı ifade edilen açıklamada, şöyle devam edildi: "Bu kapsamda düzenli ve yeterli uyku alışkanlığı sürdürülmeli, dengeli ve sağlıklı beslenilmeli, yeterli miktarda su tüketilmeli, ekran kullanım süreleri sınırlandırılmalı, düzenli fiziksel aktivitelere zaman ayrılmalı, günlük yaşam rutini mümkün olduğunca korunmalıdır. Ayrıca derin nefes alma, gevşeme egzersizleri, dikkat odağını mevcut göreve yöneltme ve olumlu içsel konuşmalar gibi yöntemler kaygının yönetilmesine destek olabilmektedir." Sağlıklı hayat merkezlerinde çocuklara yönelik danışmanlık hizmeti sunuluyor Çocukluk ve ergenlik döneminin fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimin hızla devam ettiği, bireyin yaşam boyu sağlık alışkanlıklarının şekillendiği önemli bir süreç olduğuna dikkati çekilen açıklamada, "Sağlıklı hayat merkezlerinde sunulan çocuk ve ergen sağlığı danışmanlığı kapsamında çocuk ve ergenlerin gelişim süreçleri izlenmekte, ruhsal ve sosyal iyilik hallerinin güçlendirilmesine yönelik danışmanlık hizmetleri verilmektedir. Ayrıca ailelere çocukların yaş dönemlerine uygun gelişim özellikleri, etkili iletişim yöntemleri ve sağlıklı ebeveyn tutumları konusunda rehberlik sağlanmaktadır." ifadeleri kullanıldı. Aile ve öğretmen desteği öğrencilerin psikolojik dayanıklılığını güçlendiriyor Sınava yönelik ailelerin ve öğretmenlerin tutumunun öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları üzerinde önemli bir rol oynadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Anlayışlı, destekleyici ve güven veren bir yaklaşım, öğrencilerin kendilerine olan inançlarını güçlendirmekte ve süreci daha sağlıklı yönetmelerine katkı sağlamaktadır. Öğrencilere sınavların bireyin değerini belirleyen bir unsur olmadığı, mevcut bilgi ve becerilerin değerlendirilmesine yönelik bir araç olduğu hatırlatılmalıdır. Aile ve öğretmenlerden alınan destek, öğrencilerin sınav öncesi kaygı düzeylerinin azaltılmasına ve sınava psikolojik açıdan daha hazır hissetmelerine katkı sağlamaktadır."

Yaşama Yol Ver Standı Açıldı Haber

Yaşama Yol Ver Standı Açıldı

Sağlık Bakanlığı tarafından, 112 Acil Çağrı Merkezi’nin gereksiz yere meşgul edilmesinin önlenmesi ve trafikte ambulansların geçiş önceliğine dikkat çekilmesi amacıyla hayata geçirilen “Fermuar Sistemi ile Yaşama Yol Ver” projesi kapsamında Şanlıurfa’da bilgilendirme standı açıldı. Şanlıurfa’daki bir alışveriş merkezinde kurulan stantta, Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı personelleri tarafından vatandaşlara proje hakkında bilgi verildi. Etkinlik kapsamında ambulanslara trafikte nasıl yol verilmesi gerektiği anlatılırken, bilgilendirici broşürler de dağıtıldı. Şanlıurfa Acil Sağlık Hizmetleri Paramedik personeli Ayşe Ayaka, fermuar sisteminin ambulansların olay yerine daha hızlı ulaşabilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şu anda ‘Fermuar Sistemi ile Yaşama Yol Ver’ projesi kapsamında bir alışveriş merkezinde standımızı açtık. Standımıza gelen vatandaşlarımıza ambulansa nasıl yol verilmesi gerektiğine dair bilgiler aktarıyoruz. Sağ şeritte bulunan araçların sağa, sol şeritte bulunan araçların ise sola yanaşarak ambulansın orta şeritten güvenli şekilde geçişine imkan sağlaması gerektiğini anlatıyoruz.” Vatandaşların ambulans geçişlerinde daha bilinçli ve duyarlı davranmasının önemine dikkat çeken Ayaka, sürücülere şu çağrıda bulundu: “Ambulansın siren sesini veya tepe lambalarını gördüğünüzde panik yapmadan uygun şekilde sağa ve sola yanaşarak orta koridorda güvenli bir geçiş alanı oluşturulmalıdır. Unutulmamalıdır ki ambulansa yol vermek, yaşama yol vermektir.” Yetkililer, trafikte ambulansların zaman kaybetmeden ilerleyebilmesi için tüm sürücülerin fermuar sistemi konusunda hassasiyet göstermesi gerektiğini vurguladı.

Ücretsiz Sigara Bırakma Desteği Haber

Ücretsiz Sigara Bırakma Desteği

Sağlık Bakanlığı’nın “hastalığa değil, sağlığa yatırım” anlayışı doğrultusunda hizmet veren Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü, toplum sağlığı hizmetleri kapsamında vatandaşlara ücretsiz sigara bırakma desteği sunmaya devam ediyor. Şanlıurfa’da Eyyübiye, Haliliye 1 No’lu, Bamyasuyu, Akçakale ve Viranşehir ilçelerinde hizmet veren toplam 5 Sağlıklı Hayat Merkezi aracılığıyla, mesai saatleri içerisinde sigara bırakma polikliniklerinde ücretsiz danışmanlık ve tedavi hizmeti veriliyor. Yaklaşık 30 yıl sigara kullandıktan sonra Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvuran 49 yaşındaki Ali Duran, sigarayı bırakma sürecine ilişkin yaşadıklarını paylaştı. Kalp rahatsızlığı nedeniyle doktorunun tavsiyesi üzerine sigarayı bırakmaya karar verdiğini belirten Duran, sigara bırakma polikliniğinde görev yapan hekimler ve uzman ekipler tarafından detaylı şekilde bilgilendirildiğini, gerekli ölçümlerin yapıldığını ve psikolojik destek aldığını ifade etti. Yaklaşık 3 aydır sigara kullanmadığını dile getiren Duran, nefes alışverişinin düzeldiğini, merdivenleri rahatlıkla çıkabildiğini ve enerjisinin arttığını belirterek, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerine davet etti. Şanlıurfa Haliliye 1 No’lu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görev yapan Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Tuğçe Berçin ise Mayıs 2024’ten bu yana sigara bırakma polikliniğinde hizmet verdiklerini söyledi. Sigara bırakmak isteyen hastalarla sürecin karbonmonoksit ve tansiyon ölçümleriyle başladığını ifade eden Dr. Berçin, hastalarla birlikte belirlenen sigara bırakma planı doğrultusunda ilk haftanın ardından yüz yüze görüşmeler yaptıklarını, devam eden süreçte ise aylık takiplerle gerek telefonla gerek yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktardı. Dr. Berçin, medikal tedavilerin yanı sıra Sağlıklı Hayat Merkezlerinde görev yapan psikologlarla birlikte davranışsal ve motivasyonel destek sağlandığını belirterek, sigara bırakma polikliniği ile tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı hizmetlerinin tamamen ücretsiz olarak sunulduğunu vurguladı. Yetkililer, daha sağlıklı bir yaşam için tüm vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurmaya davet etti.

Şanlıurfa’ya Yeni Sağlık Yatırımları Haber

Şanlıurfa’ya Yeni Sağlık Yatırımları

2026 Yatırım Programına 5 Yeni Hastane ve 1 Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü olarak, ilimizde sağlık hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve verimli sunulabilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından 2026 Yılı Yatırım Programı kapsamına alınan sağlık yatırımlarını memnuniyetle karşılıyoruz. 2026 Yılı Yatırım Programı çerçevesinde, Şanlıurfa’ya kazandırılması planlanan 5 yeni hastane ile birlikte toplam 1.050 yatak kapasitesi, ilimizin sağlık altyapısına eklenecektir. Bu kapsamda yatırım programına alınan sağlık tesisleri şunlardır: • Karaköprü Devlet Hastanesi – 350 yatak • Kadıkendi Devlet Hastanesi – 150 yatak • Balıklıgöl Devlet Hastanesi – 200 yatak • Birecik Kadın Doğum Hastanesi – 200 yatak • Akçakale Kadın Doğum Hastanesi – 150 yatak • Birecik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi- 20 ünit Ayrıca daha önce yatırım programında yer alan Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü Hizmet Binası, 2026 Yılı Yatırım Programı kapsamına yeniden dahil edilmiştir. 2026 yılında faaliyete geçmesi planlanan 1.700 yataklı Şanlıurfa Şehir Hastanesi ile birlikte, yatırım programına alınan yeni sağlık tesislerinin yapım süreçlerinin tamamlanarak hizmete açılması hâlinde, Şanlıurfa’nın sağlık altyapısı önemli ölçüde güçlenecek; vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesi, erişilebilirliği ve standartları üst seviyeye taşınacaktır. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü olarak, ilimizin sağlık alanındaki mevcut ihtiyaçlarının yanı sıra geleceğe yönelik beklentilerini de dikkate alarak yürütülen tüm yatırım süreçlerini yakından ve titizlikle takip etmeye; sağlık tesislerinin fiziki altyapısından insan kaynağına, tıbbi donanımdan hizmet sunum kalitesine kadar her alanda sağlık hizmetlerini daha ileri bir seviyeye taşımak amacıyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.