Uygulamalarımız appstore googleplay

#Sağlık Bakanlığı

gazeteci63.com - Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık Bakanlığından Şeker Uyarısı Haber

Sağlık Bakanlığından Şeker Uyarısı

Sağlık Bakanlığınca, aşırı şeker tüketiminin, sağlıksız beslenme alışkanlıklarına ve diyabet gibi hastalıkların görülme riskinin artmasına neden olabildiği belirtildi. Sağlık Bakanlığı tarafından Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası dolayısıyla açıklama yapıldı. "Aşırı şeker tüketimi, sağlıksız beslenme alışkanlıklarına ve diyabet gibi hastalıkların görülme riskinin artmasına neden olabilmektedir." ifadesi yer alan açıklamada, özellikle şekerle tatlandırılmış içeceklerin sık tüketilmesi, sıvı formda ek enerji alımına yol açarak fazla kilo riskinin artmasına da sebep olabildiği kaydedildi. Aile hekimleri tarafından fazla kilo ve diyabet riskine yönelik taramalar yapıldığı aktarılan açıklamada, Sağlık Bakanlığınca yürütülen Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı 2025-2028 kapsamında, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, sağlıksız gıda tüketiminin azaltılması ve düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesine yönelik faaliyetlerin sürdürüldüğü bildirildi. Açıklamada, birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında aile hekimleri tarafından fazla kilo ve diyabet gibi çeşitli hastalıklara yönelik tarama ve değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi. "Sağlıklı beslenme kültürü çocukluk döneminden itibaren oluşturulmalı" Sağlıklı beslenme kültürünün çocukluk döneminden itibaren oluşturulması gerektiği belirtilen açıklamada, "Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının çocukluk döneminden itibaren kazandırılması, bireylerin yaşam boyu sürdüreceği davranışlarının oluşumunda önemli etkiye sahiptir. Sağlık Bakanlığı ve paydaş kurumlarla birlikte yürütülen Okul Gıdası Logosu çalışmalarıyla, okul çağındaki çocukların sağlıklı gıda seçeneklerine yönlendirilmesine katkı sağlanması hedeflenmektedir." ifadelerine yer verildi. Açıklamada, sağlıklı hayat merkezlerinde çocuk, genç ve yetişkinlere yönelik sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve diyabet konularında eğitim ve farkındalık faaliyetleri gerçekleştirildiği bildirildi. "Su ve şekersiz içecekler tercih edilmeli" Şekerli içecekler yerine su ve şekersiz içeceklerin tercih edilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Günlük beslenme düzeninde şekerle tatlandırılmış içecekler, tatlılar ve şeker içeriği yüksek ürünlerin tüketim sıklığı ve miktarının azaltılması, daha sağlıklı ve besleyici gıdaların tercih edilmesi sağlıklı yaşam anlayışı açısından önem taşımaktadır. Bu sebeple, şekerle tatlandırılmış içecekler yerine öncelikle su ve şekersiz içeceklerin tercih edilmesi, meyve suyu yerine meyvenin kendisinin tüketilmesi, tatlı ve şekerli ürünlerin küçük porsiyonlarda ve daha seyrek tüketilmesi, benzer ürünler arasında şeker miktarı daha düşük seçeneklerin tercih edilmesi, gıdaların etiketlerinin okunarak ürünlerin şeker içeriklerinin değerlendirilmesi önemlidir. Aşırı şeker tüketimi konusunda bireylerin yanı sıra ailelerin ve okulların da sürece dahil edilmesi, toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi açısından önemlidir."

Sağlıkta Yeni Dönem Başladı Haber

Sağlıkta Yeni Dönem Başladı

Sistem ile vatandaşlar, psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetlerine Sağlıklı Hayat Merkezlerine gitmeden görüntülü görüşmeyle erişebiliyor. Sağlık Bakanlığı, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetlerinin dijital ortam üzerinden de sunulmasını sağlayan Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemini (UHDS) Sağlıklı Hayat Merkezlerinde de hayata geçirdi. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen UHDS kapsamında, 5 Temmuz itibarıyla 81 ildeki Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar için randevu cetvelleri oluşturuldu. Hazırlıklarını tamamlayan illerde sistem aktif olarak kullanılmaya başlandı. Yeni uygulama sayesinde vatandaşlar, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden aktif branşlara doğrudan randevu oluşturabiliyor. Sistem, psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetleri kapsamında kullanılarak söz konusu hizmetlerin uzaktan erişilebilir şekilde sunulmasını sağlayacak. UHDS ile randevu süreçlerinin daha hızlı, etkin ve erişilebilir şekilde yürütülmesi, vatandaşların koruyucu sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve dijital sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması hedeflendi. Bu kapsamda, randevu oluşturan vatandaşlar, sağlıklı hayat merkezine gitmeden bulundukları yerden hekimleriyle görüntülü görüşme gerçekleştirebiliyor. Türkiye genelinde faaliyet gösteren 351 Sağlıklı Hayat Merkezinde 17 farklı birimde ücretsiz hizmet sunuluyor. Bu merkezlerde psikososyal destek, beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları, bağımlılıkla mücadele gibi birçok alanda bütüncül hizmet veriliyor. "Uygulama sayesinde koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına götürüyoruz" Sağlık Bakanlığı Sincan 100. Yıl Sağlıklı Hayat Merkezi'nde görev yapan Dr. Zeynep Aydemir Güven, AA muhabirine, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'nin (UHDS) vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığını söyledi. Güven, vatandaşların evde, işte ya da yolculuk sırasında bulundukları yerden sağlık profesyonellerine ulaşabildiğini, özellikle sigara bırakma poliklinikleri gibi düzenli takip gerektiren hizmetlerde vatandaşların danışmanlık ve takip süreçlerini aksatmadan sürdürebileceğini ifade etti. Uygulamanın fiziksel olarak sağlık merkezlerine ulaşmakta güçlük çeken vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığını vurgulayan Güven, "Özellikle yaşlılarımız, engelli vatandaşlarımız, bakıma muhtaç bireyler ya da kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımız için bu sistem tam anlamıyla bir fırsat eşitliği sunuyor." dedi. Güven, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan hizmetlerin ücretsiz olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: "Vatandaşlarımız MHRS üzerinden aktif olan branşlara doğrudan randevu oluşturabiliyor. Randevunun ardından kendilerine gönderilen kısa mesajdaki bağlantıya tıklayarak görüşmeye katılabiliyor. Sağlık hizmeti sadece hastalık ortaya çıktığında değil hastalıkları önlemek için de vardır. Tütün kullanımı gibi bağımlılıklarla mücadele ve sağlıklı yaşam danışmanlığı koruyucu hekimliğin kalbinde yer alıyor. Bu uygulama sayesinde koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşımızın ayağına götürmüş oluyoruz." Vatandaşlara sağlık sorunlarını ertelememeleri uyarısında bulunan Güven, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'ni aktif şekilde kullanmalarını, randevularına sadık kalmalarını, görüşme öncesinde varsa sorularını not etmelerini ve görüşmelerini sakin, sessiz bir ortamda gerçekleştirmelerini önerdi. "Sigarayı bırakmaya kararlıyım" Sigara bırakma polikliniği hizmetinden Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi (UHDS) üzerinden yararlanan 37 yaşındaki Erdi Güzel, sigarayı bırakmak amacıyla MHRS üzerinden randevu oluşturduğunu söyledi. Güzel, bir arkadaşının tavsiyesiyle UHDS'yi öğrendiğini belirterek, "Yoğun iş tempom ve izin alamamam nedeniyle merkeze gelemiyordum. İstediğim gün ve saate hemen ilk randevumu aldım. Hocamızla bütün detayları konuştuk. Bundan sonraki randevularımı da yine bu sistem üzerinden alıp sigarayı bırakmaya kararlıyım." dedi.

Cihazlar Urfa'da Hizmetine Sunuldu Haber

Cihazlar Urfa'da Hizmetine Sunuldu

Şanlıurfa'da ani kalp durmalarına karşı hayati önem taşıyan yeni bir uygulama hayata geçirildi. Sağlık Bakanlığı ile ASELSAN iş birliğinde geliştirilen yerli ve milli Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları, Şanlıurfa'da ilk kez vatandaşların doğrudan erişebileceği kamusal alanlara yerleştirildi. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında OED cihazları; Balıklıgöl Platosu, Eyyübiye Sabır Makamı, Rabia Meydanı ve 35 Metre Yolu üzerindeki Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi çevresine konumlandırıldı. Yoğun insan hareketliliğinin bulunduğu bu noktalara yerleştirilen cihazlarla, ani kalp durmalarında sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar geçen kritik sürede erken müdahalenin sağlanması ve hayatta kalma oranlarının artırılması hedefleniyor. OED cihazları, kalp ritmini otomatik olarak analiz ederek ihtiyaç halinde elektroşok uygulayabiliyor. Sesli ve görsel yönlendirme sistemi sayesinde sağlık personeli olmayan vatandaşlar tarafından da güvenli bir şekilde kullanılabilen cihazlar, kullanıcıyı adım adım yönlendirerek doğru müdahalenin yapılmasına yardımcı oluyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk, ani kalp durmalarında ilk dakikaların hayati önem taşıdığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Ani kalp durmalarında ilk dakikalarda yapılacak doğru müdahale, hastanın yaşam şansını önemli ölçüde artırmaktadır. Sağlık Bakanlığımızın öncülüğünde ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen yerli ve milli OED cihazlarının ilimizde vatandaşlarımızın hizmetine sunulması, acil sağlık hizmetleri açısından önemli bir kazanımdır. Yoğun insan sirkülasyonunun bulunduğu noktalara yerleştirilen bu cihazlar sayesinde, 112 Acil Sağlık ekiplerimiz olay yerine ulaşıncaya kadar geçen kritik sürede hayat kurtarıcı müdahalelerin yapılabilmesi mümkün olacaktır. Amacımız, ilimizde acil durumlara müdahale kapasitesini güçlendirmek ve vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini daha da etkin hale getirmektir." Şanlıurfa Acil Sağlık Hizmetleri ATT ve İlk Yardım Eğitmeni Zehra Tankuş ise OED cihazlarının kullanımının son derece kolay olduğunu belirterek, cihazın sesli ve görsel komutlarla kullanıcıyı yönlendirdiğini, kalp ritmini analiz ederek gerektiğinde otomatik olarak şok uygulanmasını sağladığını ve kalp masajı sürecini adım adım yönettiğini ifade etti. "Hayat dursa dahi sen durma!" sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında kurulan OED noktalarının, özellikle kalabalık alanlarda meydana gelebilecek ani kalp durmalarında ambulans ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede kritik rol üstlenmesi bekleniyor. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü, toplumda ilk yardım bilincinin artırılması ve acil sağlık hizmetlerinin daha etkin sunulmasına yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.

Çocuk ve Ergenlere Özel Poliklinik Haber

Çocuk ve Ergenlere Özel Poliklinik

Sağlık Bakanlığı, çocuk ve ergenlerde tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında 12-18 yaş grubuna yönelik "Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri"ni hizmete açtı. AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, ergenlik dönemi, merak, akran etkisi, sosyal medya ve dijital platformlarda tütün ürünlerinin dolaylı tanıtımı, yanlış risk algısı ile yeni nesil nikotin ürünlerine erişim gibi nedenlerle bağımlılık davranışlarının gelişmesine en açık yaşam evrelerinden biri olarak öne çıkıyor. Çocuk ve ergenlerde gelişimsel özellikler nedeniyle nikotin beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Dikkat, öğrenme, hafıza ve dürtü kontrolü üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabiliyor. Ayrıca erken yaşta başlayan tütün ürünü kullanımı, ilerleyen dönemlerde alkol ve diğer bağımlılık yapıcı maddelerin kullanım riskini de artırıyor. Bu nedenle 18 yaş altı bireylere yönelik müdahaleler, yalnızca tütün kullanımının önlenmesi açısından değil tüm bağımlılıklarla mücadele politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Ergenlerde bağımlılık tedavisi, aile katılımı, motivasyonel görüşme teknikleri, psikososyal destek ve yaş grubuna uygun takip mekanizmalarını içeren multidisipliner bir yaklaşım gerektiriyor. Polikliniklerde, bilimsel kanıta dayalı danışmanlık ve tedavi hizmetleri sunulacak Sağlık Bakanlığı da bu kapsamda, ergenlerin biyopsikososyal özelliklerine uygun değerlendirme, danışmanlık ve tedavi hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla "Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri" hizmete aldı. Polikliniklerde, çocuk ve ergenlere gelişim dönemlerine uygun, bilimsel kanıta dayalı danışmanlık ve tedavi hizmetleri sunulacak. İhtiyaç halinde çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanları, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve ilgili diğer disiplinlerle koordinasyon sağlanacak. Böylece tütün ürünü kullanımının erken dönemde sonlandırılması, nikotin bağımlılığının kronikleşmesinin önlenmesi, tütün kullanımına bağlı sağlık yükünün azaltılması ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Hekimlere yönelik rehber hazırlandı Bakanlık tarafından Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri'nde görev yapacak hekimlere yönelik rehber de hazırlandı. Haziran 2026'da hizmet vermeye başlayan poliklinikler, Ağrı, Ankara, Bursa, Çanakkale, Çorum ve Kütahya'da toplam 7 merkezde faaliyet gösteriyor. Hizmetin ülke genelinde yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar sürerken, poliklinik sayısının artırılarak her ilde bu hizmetin sunulması hedefleniyor. Öte yandan, 9 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde toplam 1600 sigara bırakma polikliniğinde vatandaşlara hizmet veriliyor.

Öğrenci Affı TBMM Gündeminde Haber

Öğrenci Affı TBMM Gündeminde

AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidilerek, yükseköğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığına bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara döner sermaye gelirinden pay verilmemesi hüküm altına alınıyor. Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da değişiklik yapılıyor. Buna göre, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinin yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleriyle birlikte kullandığı söz konusu tesislerde, birlikte kullanım protokolü akdedilen üniversitenin araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla aylık gayrisafi hasılattan aylık tahsil edilen tutarın yüzde 2,5'i yükseköğretim kurumu hesabına aktarılacak. Bir üniversitenin birden fazla sağlık tesisi ile birlikte kullanım protokolü bulunması veya birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması durumunda ödenecek tutar, yüzde 2,5 oranı protokol sayısına bölünerek tespit edilecek ve tespit edilen tutar, her bir sağlık tesisinin döner sermaye işletmesi tarafından ilgili yükseköğretim kurumu hesabına aktarılacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak. Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Teklifle, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor. Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki Yüksek Öğretim Kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek. Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek. Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak. Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler Kanun'da yapılan değişiklikle disiplin soruşturmasına, soruşturmasının yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenleniyor. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor. "Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak. Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği belirtilecek. Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek. Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuatları kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Türkiye'den Destek Yola Çıktı Haber

Türkiye'den Destek Yola Çıktı

Türkiye'nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyan uçak, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Venezuela'ya hareket etti. İstanbul İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Venezuela'ya doğru yola çıkan arama kurtarma ekiplerinin ve insani yardım malzemelerini taşıyan uçağın hareketi öncesinde İstanbul Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Özener, Venezuela’nın Yaracuy bölgesinde dün 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde ardışık iki depremin meydana geldiği bilgisinin ardından Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla irtibat kurularak hazırlıklara başlandığını söyledi. Genelkurmay Başkanlığı ile görüşmeler neticesinde A-400M tipi askeri nakliye uçağının tahsis edildiğini belirten Özener, şöyle devam etti: “Ekipte 37 kişilik İstanbul, İzmir ve Denizli AFAD arama kurtarma ve insani yardım personeli, Sağlık Bakanlığından 6 kişilik UMKE ekibi, Türk Kızılaydan 2 kişilik insani yardım ekibi, 2 arama kurtarma köpeğimiz, 2 tam donanımlı arama kurtarma aracımızla birlikte yola çıkmak üzere hazırlanmış bulunmaktayız. Yine Genelkurmay Başkanlığımız tarafından bir başka benzer uçak tahsis edilerek İnsani Yardım Tugayı'ndan 20 kişilik bir ekip de askeriyemizden bölgeye ulaşacaktır. Şu anda Dışişleri Bakanlığımız ve Venezuela Büyükelçiliğimizle irtibatımız sürmektedir. Gerektiği takdirde ilave ekipman, personel desteği de verilecektir.” Özener, bu yıl Gazze başta olmak üzere, Suriye, Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerin de yer aldığı 11 ülkeye insani yardım operasyonlarının gerçekleştirildiğini ifade ederek, "Bu sayı 2025'te 16'ydı. Bu tarz insani yardımlar sürekli devam etmektedir. Sadece insani yardımı değil dünya üzerinde meydana gelen doğa ve insan kaynaklı afetlerde de Japonya, Haiti, El Salvador, Arnavutluk ve Bosna Hersek gibi ülkelerde meydana gelen afetlere de arama kurtarma ekipleri olarak yardıma gitmekteyiz." dedi. “Herhangi bir talep olduğu zaman onları da devreye alacağız” Özener, küresel insani yardım raporlarına göre uzun yıllardan beri dünyada en çok insani yardım yapan ülkenin Türkiye olduğunu belirtti. Venezuela'ya doğru yola çıkan ekibe hayırlı yolculuk ve başarı dileyen Özener, "Bununla birlikte birçok sivil toplum kuruluşumuz, arama kurtarma ekiplerimiz de şu anda hazır bir şekilde, haber gelmesini bekliyoruz. Herhangi bir talep olduğu zaman onları da devreye alacağız." diye konuştu. Açıklamanın ardından Türkiye'nin arama kurtarma ve insani yardım ekiplerini taşıyan uçak, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan Venezuela'ya hareket etti. Venezuela'da iki büyük deprem meydana gelmişti ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu bildirmişti. USGS, Venezuela'nın Yaracuy eyaletine bağlı Yumare kentinin 23 kilometre güneydoğusunda 7,5, aynı eyalete bağlı San Felipe kentinin 24 kilometre kuzeydoğusunda ise 7,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıklamıştı. Depremin derinliğinin Yumare'de 10, San Felipe'de ise 21,9 kilometre olduğu bilgisi paylaşılmıştı. Venezuela Sağlık Bakanı Carlos Alvarado, ülkedeki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısının 235'e yükseldiğini, 4 bin 300'den fazla kişinin ise yaralandığını bildirmişti. Venezuela'da arama kurtarma çalışmaları sürerken ölü ve yaralı sayısının artmasından endişe ediliyor.

Bakanlıktan KENE Uyarısı Geldi Haber

Bakanlıktan KENE Uyarısı Geldi

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, kenenin vücuda tutunması halinde çıplak elle müdahale edilmemesi uyarısında bulundu. Öz, AA muhabirine, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin (KKKA) kene tutunması veya kene temasıyla bulaşan bir hastalık olduğunu belirtti. KKKA'nın hasta kişilerin veya hastalığı taşıyan hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas sonucu da bulaşabildiğine işaret eden Öz, hastalığın herhangi bir belirti ortaya çıkmadan seyredebildiğini, bazı vakalarda ise ciddi sonuçlara yol açabilen ağır bir enfeksiyona dönüşebildiğini ifade etti. Kenelerin özellikle kırsal alanlar, otluk ve çalılık bölgeler, orman kenarları, tarla, bağ, bahçe ve piknik alanlarında görülebildiğini aktaran Öz, hayvanların bulunduğu ortamlarda da keneyle karşılaşma riskinin arttığını dile getirdi. Kenenin vücuda tutunması halinde paniğe kapılmadan hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Öz, şunları kaydetti: "Kene vücuda temas ettiği zaman telaşlanmamak gerekiyor. Uygun şekilde onu çıkarabiliriz. Kesinlikle çıplak elle temas etmememiz gerekiyor. Keneyi çıkaracaksak da ince uçlu bir cımbızla çıkarabiliriz. Eğer cımbıza ulaşamıyorsak, bir poşetle veya eldiven takarak yine bir bezle çıkarabilmemiz mümkün. Kene vücutta ne kadar çok kalıyorsa hem hastalık riski hem de hastalığın şiddeti artıyor. Burada bizim dikkat ettiğimiz husus kişinin çıplak elle dokunmaması, eldiven takması, cımbızla çok yüklenmeden sabit bir kuvvetle cilde en yakın kısımdan tutarak kenenin çıkarılmasıdır." Öz, kenenin mümkün olan en kısa sürede vücuttan uzaklaştırılması gerektiğini belirterek, "Kenenin parçalanması, ezilmesi veya patlaması uygun değil. Bu sebeple bunlara dikkat etmemiz gerekiyor." dedi. “Kırsal alan dönüşünde vücut kontrol edilmeli” Kenenin üzerine kolonya, alkol veya gaz yağı dökülmesi ile tütün, kibrit, sigara gibi uygulamaların doğru olmadığını vurgulayan Öz, bu tür yöntemlerden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi. Öz, tarla, bağ, bahçe gibi piknik alanları ve diğer kırsal bölgelerden dönüldüğünde vücudun dikkatlice kontrol edilmesi, özellikle kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası ve saçlı derinin incelenmesi gerektiğini söyledi. Çocukların da aynı şekilde kontrol edilmesinin önemine işaret eden Öz, kene çıkarıldıktan sonra herhangi bir belirti görülmese bile 10 gün boyunca ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ve baş ağrısı, ishal, bulantı ve kusma gibi belirtilerin takip edilmesi tavsiyesinde bulundu. Öz, bu şikayetlerin ortaya çıkması halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Kene açısından riskli bölgelere giderken vücudu örten kıyafetler tercih edilmesinin korunmada önemli rol oynadığını ifade eden Öz, vatandaşlara dikkatli olmaları uyarısında bulundu.

Sınav Öncesi Öğrencilere Tavsiye Haber

Sınav Öncesi Öğrencilere Tavsiye

Sağlık Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yarın yapılacak sınava hazırlanan öğrencilere, "düzenli uyku, dengeli beslenme ve ekran süresi sınırlaması" konusunda uyarılarda bulundu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sınav dönemlerinin öğrenciler için yoğun bir öğrenme sürecinin yanı sıra duygusal açıdan da önemli bir yük oluşturabildiği belirtilerek, sınav kaygısının öğrencilerin performansını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Belirli düzeydeki kaygının dikkat ve motivasyonu artırabileceği ancak kontrol edilemediğinde odaklanma güçlüğü, özgüven azalması ve çeşitli fiziksel belirtilere yol açabileceği vurgulandı. Açıklamada, özellikle sınav sonucuna aşırı odaklanmanın, olumsuz senaryolar üretmenin ve kişinin kendi yeterliliğine dair olumsuz düşüncelere kapılmasının kaygıyı tırmandırdığına dikkat çekildi. Sınav sürecinde psikolojik hazırlık akademik hazırlık kadar önem taşıyor Sınav sürecinde akademik bilginin yanı sıra öğrencilerin dikkatlerini sürdürebilmeleri, motivasyonlarını koruyabilmeleri ve sınav kaygısını yönetebilmelerinin başarı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirtildi. Bu nedenle öğrencilerin çalışma süreçlerini planlı ve hedef odaklı şekilde yürütmeleri, zamanı etkili kullanmaları ve çalışma programlarını sürdürülebilir bir şekilde oluşturmalarının gerektiği vurgulandı. Sınava yönelik kontrol hissinin güçlenmesinin kaygının azaltılmasına ve öğrencilerin kendilerine olan güvenlerinin artmasına katkı sağladığının altı çizildi. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kaygı yönetimine katkı sağlıyor Sınav döneminde fiziksel ve ruhsal iyilik halinin korunması büyük önem taşıdığı ifade edilen açıklamada, şöyle devam edildi: "Bu kapsamda düzenli ve yeterli uyku alışkanlığı sürdürülmeli, dengeli ve sağlıklı beslenilmeli, yeterli miktarda su tüketilmeli, ekran kullanım süreleri sınırlandırılmalı, düzenli fiziksel aktivitelere zaman ayrılmalı, günlük yaşam rutini mümkün olduğunca korunmalıdır. Ayrıca derin nefes alma, gevşeme egzersizleri, dikkat odağını mevcut göreve yöneltme ve olumlu içsel konuşmalar gibi yöntemler kaygının yönetilmesine destek olabilmektedir." Sağlıklı hayat merkezlerinde çocuklara yönelik danışmanlık hizmeti sunuluyor Çocukluk ve ergenlik döneminin fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimin hızla devam ettiği, bireyin yaşam boyu sağlık alışkanlıklarının şekillendiği önemli bir süreç olduğuna dikkati çekilen açıklamada, "Sağlıklı hayat merkezlerinde sunulan çocuk ve ergen sağlığı danışmanlığı kapsamında çocuk ve ergenlerin gelişim süreçleri izlenmekte, ruhsal ve sosyal iyilik hallerinin güçlendirilmesine yönelik danışmanlık hizmetleri verilmektedir. Ayrıca ailelere çocukların yaş dönemlerine uygun gelişim özellikleri, etkili iletişim yöntemleri ve sağlıklı ebeveyn tutumları konusunda rehberlik sağlanmaktadır." ifadeleri kullanıldı. Aile ve öğretmen desteği öğrencilerin psikolojik dayanıklılığını güçlendiriyor Sınava yönelik ailelerin ve öğretmenlerin tutumunun öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları üzerinde önemli bir rol oynadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Anlayışlı, destekleyici ve güven veren bir yaklaşım, öğrencilerin kendilerine olan inançlarını güçlendirmekte ve süreci daha sağlıklı yönetmelerine katkı sağlamaktadır. Öğrencilere sınavların bireyin değerini belirleyen bir unsur olmadığı, mevcut bilgi ve becerilerin değerlendirilmesine yönelik bir araç olduğu hatırlatılmalıdır. Aile ve öğretmenlerden alınan destek, öğrencilerin sınav öncesi kaygı düzeylerinin azaltılmasına ve sınava psikolojik açıdan daha hazır hissetmelerine katkı sağlamaktadır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.