Uygulamalarımız appstore googleplay

#Sağlık

gazeteci63.com - Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enflasyon Rakamları Açıklandı Haber

Enflasyon Rakamları Açıklandı

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ekimde aylık bazda yüzde 2,58, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,65 artış gösterdi. Yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında yüzde 29,77, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 27,41 olarak kayıtlara geçti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ekimde 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında tüketici fiyatları yüzde 31,23, yurt içi üretici fiyatları yüzde 27,83 yükseldi. Aylık bazda TÜFE yüzde 2,58, Yİ-ÜFE yüzde 1,65 artış gösterdi. TÜFE, ekimde geçen yılın aralık ayına göre yüzde 27,52, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 29,77 yükseliş kaydetti. Yİ-ÜFE'de Aralık 2025'e göre yüzde 25,41, geçen yılın ekim ayına kıyasla yüzde 27,41 artış gerçekleşti. Ekim ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla kira artış oranı da belli oldu. Kasımda ev ve iş yerleri için uygulanacak kira artış oranı yüzde 31,23 olarak belirlendi. Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına esas teşkil eden Yİ-ÜFE, ekim ayı sonunda 12 aylık ortalamalara göre yüzde 27,83 artış gösterdi. Beklentiler AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi'ne katılan ekonomistler, ekimde TÜFE'nin yüzde 2,2 artacağını öngörmüştü. Bu ortalamaya göre yıllık enflasyonun yüzde 29,28 olacağı hesaplanmıştı. TÜFE ve Yİ-ÜFE oranları şöyle: Aylık değişim TÜFE Yİ-ÜFE Ay/Yıl 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023 2024 2025 2026 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023 2024 2025 2026 Ocak 2,46 1,02 1,06 1,35 1,68 11,10 6,65 6,7 5,03 4,84 3,98 0,99 0,45 1,84 2,66 10,45 4,15 4,14 3,06 2,67 Şubat 0,81 0,73 0,16 0,35 0,91 4,81 3,15 4,53 2,27 2,96 1,26 2,68 0,09 0,48 1,22 7,22 1,56 3,74 2,12 2,43 Mart 1,02 0,99 1,03 0,57 1,08 5,46 2,29 3,16 2,46 1,94 1,04 1,54 1,58 0,87 4,13 9,19 0,44 3,29 1,88 2,30 Nisan 1,31 1,87 1,69 0,85 1,68 7,25 2,39 3,18 3 4,18 0,76 2,60 2,98 1,28 4,34 7,67 0,81 3,60 2,76 3,17 Mayıs 0,45 1,62 0,95 1,36 0,89 2,98 0,04 3,37 1,53 1,71 0,52 3,79 2,67 1,54 3,92 8,76 0,65 1,96 2,48 2,75 Haziran -0,27 2,61 0,03 1,13 1,94 4,95 3,92 1,64 1,37 0,99 0,07 3,03 0,09 0,69 4,01 6,77 6,50 1,38 2,46 1,8 Temmuz 0,15 0,55 1,36 0,58 1,80 2,37 9,49 3,23 2,06 1,78 0,72 1,77 -0,99 1,02 2,46 5,17 8,23 1,94 1,73 1,52 Ağustos 0,52 2,30 0,86 0,86 1,12 1,46 9,09 2,47 2,04 1,84 0,85 6,60 -0,59 2,35 2,77 2,41 5,89 1,68 2,48 2,57 Eylül 0,65 6,30 0,99 0,97 1,25 3,08 4,75 2,97 3,23 1,84 0,24 10,88 0,13 2,65 1,55 4,78 3,4 1,37 2,52 2,07 Ekim 2,08 2,67 2,00 2,13 2,39 3,54 3,43 2,88 2,55 2,58 1,71 0,91 0,17 3,55 5,24 7,83 1,94 1,29 1,63 1,65 Kasım 1,49 -1,44 0,38 2,30 3,51 2,88 3,28 2,24 0,87 2,02 -2,53 -0,08 4,08 9,99 0,74 2,81 0,66 0,84 Aralık 0,69 -0,40 0,74 1,25 13,58 1,18 2,93 1,03 0,89 1,37 -2,22 0,69 2,36 19,08 -0,24 1,14 0,4 0,75 Yıllık değişim Ay/Yıl 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023 2024 2025 2026 2017 2018 2019 2020 2021 2022 2023 2024 2025 2026 Ocak 9,22 10,35 20,35 12,15 14,97 48,69 57,68 64,86 42,12 30,65 13,69 12,14 32,93 8,84 26,16 93,53 86,46 44,2 27,2 27,17 Şubat 10,13 10,26 19,67 12,37 15,61 54,44 55,18 67,07 39,05 31,53 15,36 13,71 29,59 9,26 27,09 105,01 76,61 47,29 25,21 27,56 Mart 11,29 10,23 19,71 11,86 16,19 61,14 50,51 68,50 38,1 30,87 16,09 14,28 29,64 8,50 31,20 114,97 62,45 51,47 23,5 28,08 Nisan 11,87 10,85 19,50 10,94 17,14 69,97 43,68 69,80 37,86 32,37 16,37 16,37 30,12 6,71 35,17 121,82 52,11 55,66 22,5 28,59 Mayıs 11,72 12,15 18,71 11,39 16,59 73,50 39,59 75,45 35,41 32,61 15,26 20,16 28,71 5,53 38,33 132,16 40,76 57,68 23,13 28,93 Haziran 10,90 15,39 15,72 12,62 17,53 78,62 38,21 71,6 35,05 32,11 14,87 23,71 25,04 6,17 42,89 138,31 40,42 50,09 24,45 28,09 Temmuz 9,79 15,85 16,65 11,76 18,95 79,60 47,83 61,78 33,52 31,75 15,45 25,00 21,66 8,33 44,92 144,61 44,50 41,37 24,19 27,83 Ağustos 10,68 17,90 15,01 11,77 19,25 80,21 58,94 51,97 32,95 31,51 16,34 32,13 13,45 11,53 45,52 143,75 49,41 35,75 25,16 27,95 Eylül 11,20 24,52 9,26 11,75 19,58 83,45 61,53 49,38 33,29 29,73 16,28 46,15 2,45 14,33 43,96 151,50 47,44 33,09 26,59 27,38 Ekim 11,90 25,24 8,55 11,89 19,89 85,51 61,36 48,58 32,87 29,77 17,28 45,01 1,70 18,20 46,31 157,69 39,39 32,24 27,00 27,41 Kasım 12,98 21,62 10,56 14,03 21,31 84,39 61,98 47,09 31,07 17,30 38,54 4,26 23,11 54,62 136,02 42,25 29,47 27,23 Aralık 11,92 20,30 11,84 14,60 36,08 64,27 64,77 44,38 30,89 15,47 33,64 7,36 25,15 79,89 97,72 44,22 28,52 27,67 Yİ-ÜFE, ekimde bir önceki aya kıyasla yüzde 1,65, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 25,41, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 27,41 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 27,83 yükseldi. Sanayinin 4 sektörünün yıllık değişimleri incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 35,12, imalatta yüzde 29,04, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 9,07 ve su temininde yüzde 28,91 artış gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimlerine bakıldığında, ara mallarda yüzde 28,66, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 23,25, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 25,12, enerjide yüzde 33,42 ve sermaye mallarında yüzde 21,24 yükseliş kaydedildi. Sanayinin 4 sektörünün aylık değişimlerinde ise madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4, imalatta yüzde 1,79, su temininde yüzde 1,73 artış olurken elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 0,80 azalış görüldü. Ana sanayi gruplarının aylık değişimlerine bakıldığında, ara mallarda yüzde 2, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,91, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,74, enerjide yüzde 1,33 ve sermaye mallarında yüzde 0,92 yükseliş gerçekleşti. Sektörler/Alt Gruplar Aylık (Yüzde) Yıllık (Yüzde) Madencilik ve taş ocakçılığı 4 35,12 İmalat 1,79 29,04 Elektrik, gaz, buhar -0,80 9,07 Su temini 1,73 28,91 TÜFE'de ekimde bir önceki aya kıyasla yüzde 2,58, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 27,52, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 29,77 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 artış görüldü. Ana harcama grupları itibarıyla ekimde bir önceki aya göre en düşük artış yüzde 0,18 ile alkollü içecekler ve tütünde gerçekleşti. Söz konusu dönemde, en yüksek artış ise yüzde 12,58 ile giyim ve ayakkabı hesaplandı. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimlerine bakıldığında, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,5, ulaştırmada yüzde 2,02, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,84 artış kayıtlara geçti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,84, ulaştırmada 0,36 ve konutta 0,34 yüzde puan artış şeklinde oldu. Yıllık değişimler Ekimde, geçen yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup, yüzde 13,38 ile giyim ve ayakkabı olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 48,86 ile eğitim olarak tespit edildi. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimlerine bakıldığında, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 27,73, ulaştırmada yüzde 36,39, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 40,24 artış görüldü. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 6,81, ulaştırmada 6,1, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 4,71 yüzde puan artış yönünde oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan 29'unda düşüş gerçekleşirken, 11 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı, 134 alt sınıfın endeksinde ise artış kaydedildi. Sektörlere ve alt gruplara göre aylık ve yıllık değişimler şöyle: Kapsam Aylık Yıllık TÜFE 2,58 29,77 Gıda ve alkolsüz içecekler 3,5 27,73 Alkollü içecekler ve tütün 0,18 28,73 Giyim ve ayakkabı 12,58 13,38 Konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar 2,84 40,24 Mobilya ve ev eşyası 0,82 23 Sağlık 0,5 43,29 Ulaştırma 2,02 36,39 Bilgi ve iletişim 1,15 27,33 Eğlence ve kültür 0,33 23,21 Eğitim 0,24 48,86 Lokanta ve konaklama 0,47 28,42 Sigorta ve finansal hizmetler 0,59 31,41 Çeşitli mal ve hizmetler 0,32 20,86 Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, ekimde bir önceki aya göre yüzde 2, geçen yılın aralık ayına kıyasla yüzde 25,87, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 28,46 ve on iki aylık ortalamalara kıyasla yüzde 30,45 artış şeklinde oldu. Özel kapsamlı tüketici fiyatları endeksi göstergelerine bakıldığında, ekimde aylık bazda en az yükseliş yüzde 1,42 ile "Mevsimlik ürünler hariç TÜFE" göstergesinde oldu. Yıllık bazda en yüksek artış da yüzde 31,39 ile "Mevsimlik ürünler hariç TÜFE" göstergesinde kaydedildi. Özel kapsamlı TÜFE göstergeleri şöyle: Kapsam Aylık Yıllık Mevsimlik ürünler hariç TÜFE 1,42 31,39 İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE 2 28,46 Enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç TÜFE 2,07 28,28 İşlenmemiş gıda, alkollü içecekler ve tütün ürünleri hariç TÜFE 2,25 30,28 Alkollü içecekler ve tütün hariç TÜFE 2,64 29,79 Yönetilen-yönlendirilen fiyatlar hariç TÜFE 2,77 28,19

12 Yıl Sonra Sağlığına Kavuştu Haber

12 Yıl Sonra Sağlığına Kavuştu

Şanlıurfa'da yaklaşık 12 yıldır şiddetli karın ve kasık ağrısı yaşayan 28 yaşındaki kadının sağ yumurtalık ve tüp bölgesinde tespit edilen 12 santimetrelik kitle, robotik cerrahi yöntemiyle çıkarıldı. Harran Üniversitesi (HRÜ) Hastanesinden yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 12 yıldır şiddetli karın ve kasık ağrısı yaşayan, iki çocuk annesi ve yeniden çocuk sahibi olmak isteyen 28 yaşındaki hastanın tetkiklerinde sağ yumurtalık ve tüp bölgesinde yaklaşık 12 santimetre büyüklüğünde kompleks kistik kitle tespit edildi. Karın içi anatomiyi bozan yoğun yapışıklıklar nedeniyle robotik cerrahi yönteminin kullanılmasına karar verildi. HRÜ Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mehmet İncebıyık tarafından gerçekleştirilen operasyonla kitle çıkarıldı. Sağlık durumu iyi olan hasta, kısa süre içerisinde taburcu edildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen İncebıyık, hastanın uzun yıllar devam eden ağrılarının yaşam kalitesini ciddi ölçüde etkilediğini, yeniden çocuk sahibi olma isteğinin de tedavi planlamasında önemli rol oynadığını belirtti. Robotik cerrahinin özellikle ileri evre endometriozis ve yoğun karın içi yapışıklıkların bulunduğu karmaşık vakalarda önemli kolaylıklar sağlayabildiğini ifade eden İncebıyık, gelişmiş görüntüleme ve hassas hareket kabiliyeti sayesinde sağlıklı dokuların korunmasına odaklandıklarını kaydetti. Hastane Başhekimi Prof. Dr. İdris Kırhan da ileri teknolojili cerrahi uygulamaların uzman hekimlerin deneyimiyle bir araya getirilmesinin bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimi açısından önem taşıdığını vurguladı. Sağlık altyapılarını geliştirdiklerini aktaran Kırhan, şunları kaydetti: "Robotik cerrahi uygulamaları, uygun hastalarda karmaşık ameliyatların hassasiyetle gerçekleştirilmesine ve sağlıklı dokuların korunmasına katkı sağlayabiliyor. Şanlıurfa ve çevre illerde yaşayan vatandaşlarımızın ileri düzey sağlık hizmetlerine kendi bölgelerinde erişebilmesi için sağlık altyapımızı ve cerrahi imkanlarımızı geliştirmeyi sürdürüyoruz."

Uzmanından Kekemelik Uyarısı Haber

Uzmanından Kekemelik Uyarısı

Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Fatma Merve, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kekemeliğin yalnızca konuşma akıcılığını değil, çocukların sosyal yaşamlarını ve kendilerini ifade etme becerilerini de etkileyebildiğine dikkat çekti. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Fatma Merve, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü kapsamında okul çağındaki çocukların kekemelik nedeniyle yaşadığı zorluklara ilişkin bilgilendirmede bulundu. Kekemeliğin görünür belirtilerinin yanı sıra çocukların duygusal ve sosyal yaşamlarını etkileyen görünmeyen yönlerinin de bulunduğunu belirten Merve, ailelere ve öğretmenlere çocuklara karşı anlayışlı ve destekleyici bir yaklaşım sergilemeleri çağrısında bulundu. Kekemeliği bir buz dağına benzeten Merve, ses ve hece tekrarları, ses uzatmaları ve konuşma sırasında yaşanan blokların buz dağının görünen kısmını oluşturduğunu ifade etti. Konuşma kaygısı, kelimelerden kaçınma ve alay edilme korkusu gibi deneyimlerin ise çoğu zaman fark edilmeyen yönler arasında yer aldığını belirtti. Akran zorbalığı çocukların iletişimini etkiliyor Okul çağındaki çocukların konuşmaları nedeniyle alay edilme, taklit edilme veya dışlanma gibi durumlarla karşılaşabildiğini vurgulayan Merve, bu deneyimlerin çocukların sınıfta söz almalarını ve kendilerini ifade etmelerini zorlaştırabildiğini kaydetti. Bazı çocukların arkadaşlarıyla iletişim kurmaktan kaçınabildiğini, günlük yaşamda bir restoranda yemek siparişi vermek gibi basit görünen durumlarda dahi güçlük yaşayabildiğini belirten Merve, çocukların zaman zaman kendi yerlerine başkalarının konuşmasını isteyebildiğine dikkat çekti. “Çocukların konuşmalarını kesmeyin” Kekemeliğin isteyerek yapılan bir davranış olmadığının altını çizen Merve, çocuklara “Neden böyle konuşuyorsun?” gibi baskı oluşturabilecek ifadelerle yaklaşılmaması gerektiğini belirtti. Çocukların konuşmalarını tamamlamaları için zaman tanınması, sözlerinin kesilmemesi ve cümlelerinin onlar adına tamamlanmaması gerektiğini ifade eden Merve, iletişim sırasında konuşmanın biçiminden çok çocuğun anlatmak istediklerine odaklanılmasının önemini vurguladı. Aile, öğretmen ve terapist iş birliği önemli Kekemeliği olan çocukların kendilerini güvende hissedebilmeleri için ailelerin, öğretmenlerin ve dil ve konuşma terapistlerinin iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini belirten Merve, evde ve okulda destekleyici bir iletişim ortamı oluşturulmasının çocukların kendilerini daha rahat ifade etmelerine katkı sağlayacağını kaydetti. Akran zorbalığına karşı durmanın ve her çocuğa kendisini özgürce ifade edebilmesi için söz hakkı tanımanın herkesin sorumluluğu olduğunu vurgulayan Merve, “22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü kutlu olsun.” mesajını verdi.

Organları 3 Kişiye Umut Oldu Haber

Organları 3 Kişiye Umut Oldu

Şanlıurfa'da elektrik akımına kapılması sonucu kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen 2 yaşındaki kız çocuğunun bağışlanan organları, 3 hastaya nakledilmek üzere Malatya ve Diyarbakır'a gönderildi. İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, kentte yaşayan ve 7 Ekim'de elektrik akımına kapılan 2 yaşındaki çocuk, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Yaklaşık 10 günlük tedavinin ardından beyin ölümü gerçekleşen çocuğun ailesi, hastanenin organ bağışı koordinatörlüğü ekipleriyle yapılan görüşmeler sonucunda organları bağışlama kararı aldı. Çocuğun bir böbreği ve karaciğeri Malatya'ya, diğer böbreği ise Diyarbakır'a nakil işlemlerinde kullanılmak üzere gönderildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk, evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan ailenin organ bağışı kararının başka hastalara umut olduğunu belirtti. Ailenin duyarlı davranışının son derece anlamlı olduğunu vurgulayan Berk, şunları kaydetti: "Evlatlarını kaybetmenin derin acısını yaşayan ailemizin, bu zor süreçte başka hastalarımıza umut olmayı tercih etmesi son derece anlamlı ve kıymetlidir. Bebeğimizin bağışlanan organları, nakil bekleyen hastalarımıza yeni bir yaşam şansı sunacaktır. Bu duyarlı ve örnek davranışlarından dolayı acılı ailemize teşekkür ediyor, bebeğimize Allah'tan rahmet, ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum." Berk, organ bağışı sürecinin titizlikle yürütülmesinde emeği geçen hastane yönetimine, hekimlere, sağlık çalışanlarına ve Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüğü personeline teşekkür etti.

Kalp Tarama Polikliniği Hizmette Haber

Kalp Tarama Polikliniği Hizmette

Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde, çocuklarda doğuştan kalp hastalıklarının erken tanı ve değerlendirilmesine yönelik Konjenital Kalp Tarama Polikliniği hizmete açıldı. Çocuk sağlığı alanında sunulan sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla hizmete alınan Konjenital Kalp Tarama Polikliniği ile özellikle doğuştan kalp hastalığı açısından risk taşıyan çocukların erken dönemde değerlendirilmesi hedefleniyor. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Süleyman Hilmi Sevinç, doğuştan kalp hastalıklarında erken tanının tedavi süreci ve çocuğun ilerleyen dönemlerdeki yaşamı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Uzm. Dr. Sevinç, yeni hizmete giren poliklinik aracılığıyla risk taşıyan çocukların erken dönemde değerlendirilerek, gerekli görülen durumlarda ileri tetkik ve tedavi süreçlerine hızlı şekilde yönlendirilmesinin amaçlandığını ifade etti. Erken tanının çocukların sağlıklı bir geleceğe kavuşmasında önemli bir rol oynadığını vurgulayan Uzm. Dr. Sevinç, “Bizim için burada en önemli nokta, daha fazla hasta görmek değil; hastalıkları daha erken fark etmek ve çocuklarımızın sağlıklı bir geleceğe sahip olmasına katkı sunmaktır.” dedi. Konjenital Kalp Tarama Polikliniği ile çocuklarda doğuştan kalp hastalıklarının erken dönemde tespit edilmesine, gerekli değerlendirmelerin zamanında yapılmasına ve ihtiyaç halinde ileri sağlık hizmetlerine hızlı şekilde ulaşılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından hayata geçirilen bu yeni hizmetin, Şanlıurfa’daki çocukların sağlık hizmetlerine erişimine ve erken tanı süreçlerine önemli katkı sunması bekleniyor.

Yılmaz, TEKNOFEST’te Konuştu Haber

Yılmaz, TEKNOFEST’te Konuştu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye, birlik beraberlik içerisinde olduğunu, güçlü olduğunu, caydırıcı bir güç olduğunu, gençleriyle, yeni nesillerle birlikte dünyanın bu yeni meydan okumalarına karşı hazır olduğunu ortaya koydu." dedi. Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST), Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda düzenlenen kapanış töreninin ardından sona erdi. Kapanış programı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yılmaz, "Diğer TEKNOFEST'lerden bu TEKNOFEST'in farkı ne oldu, Şanlıurfa'nın farkı ne oldu?" sorusu üzerine şu yanıtı verdi: "Şanlıurfa, farkını gösterdi gerçekten. Güneydoğu, o kadim medeniyet değerleriyle TEKNOFEST'i çok sıcak bir şekilde kucakladı. Bugün sahada şu saatte kalabalığı görüyorsunuz. Vatandaşlarımızın çok yoğun bir ilgisi oldu. Bugün itibarıyla 1 milyon 300 bin kişi, sadece bu alanı ziyaret etti diye tahmin ediliyor. Diğer Güneydoğu illeriyle yapılanlarla birlikte 1,5 milyon insanımız geldi ve TEKNOFEST ortamını teneffüs etmiş oldu." Bu yıl 1 milyon 600 bin gencin 81 ilden yarışmacı olarak bu sürece dahil olduğunu belirten Yılmaz, "Oradan elene elene, burada işte şampiyonlar var, derece alanlar var. Artık TEKNOFEST, bir harekete dönüştü gerçekten, Şanlıurfa'da damgasını vurdu. Az önce gördünüz, güzel Urfa türküleriyle, şarkılarıyla, adapte edilmiş TEKNOFEST içeriğiyle, zenginleştirilmiş şarkılarıyla Şanlıurfa, ayrı bir renk kattı teknolojiye. Biz, her zaman şunu söylüyoruz, aslında bu Şanlıurfa, tam da bunun söyleneceği yer, peygamberler şehri. Halil İbrahim bereketinin olduğu şehir." diye konuştu. Teknolojiyle değerlerin bir araya gelmesinin, insanlığın geleceği adına çok önemli olduğuna dikkati çeken Yılmaz, ahlaktan, merhametten, hukuktan kopuk bir teknolojinin insanlığa bir şey vermediğini vurguladı. "Tam aksine yıkım getiriyor ama insani değerlerle, erdemlerle birleşen bir teknoloji ise insanlığın hayatını kolaylaştırıyor, refahı artırıyor. Birçok alanda insanlığa önemli faydalar sağlıyor." diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "İşte Şanlıurfa, bunu söylemenin tam yeri. Ben T3 Vakfını Selçuk Bey'in şahsında tebrik ediyorum. Güneydoğu'ya büyük bir heyecan kattılar. Bir taraftan da Terörsüz Türkiye süreci var. Artık terörün değil teknolojinin konuşulduğu bir Güneydoğu. Kalkınmanın konuşulduğu, gençlerin girişimciliğinin, yenilikçiliğinin konuşulduğu bir Güneydoğu. Bu da hepimizin bir özlemiydi. Ben yürekten teşekkür ediyorum. Bu bölgenin aynı zamanda bir insanı olarak yürekten teşekkür ediyorum. Katılan, katkı sunan herkese gönülden şükranlarımı sunuyorum." "TEKNOFEST, yapıldığı illere, Güneydoğu'ya turizm olarak da önemli değer katıyor, neler söylersiniz?" şeklindeki soru üzerine Cevdet Yılmaz, "Zaten bu huzur, güven ortamında en fazla gelişen sektörlerden biri turizm. Şanlıurfa'da Göbeklitepe var, Halepli Bahçe Müzesi var. Herkesin gezmesini tavsiye ederim. Sayın Cumhurbaşkanımızın özel takibiyle yapılmıştır o müze. İnsanlık tarihi buralarda. Buralar sadece ülkemiz için değil tüm insanlık için çok önemli değerleri barındıran bölgeler. Tarihi bereketli hilal. İnşallah bu bereketli hilal, teknolojinin bereketiyle buluşacak." ifadelerini kullandı. "Tüm illerimizi de Güneydoğu'yu gezmeye davet ediyorum" Yılmaz, tarım alanında da TEKNOFEST'te çok güzel projeler geliştirildiğini vurgulayarak, "Sağlık alanında, gıda alanında, artık savunma sanayisinin diğer sektörlerimize de sirayet ettiğini, oralardaki seviyeyi de yükselttiğini görüyoruz. Katkısı olan herkese tekrar gönülden teşekkür ediyorum. Tüm illerimizi de Güneydoğu'yu gezmeye davet ediyorum. Medya üzerinden bu bölgeyle ilgili algı oluşturmasınlar lütfen. Gelsinler, buradaki gerçekliği kendileri yaşasınlar. Görecekler ki yıllardır anlatılan gibi değil. İnşallah kardeşlikle, teknolojiyle, üretimle geleceği 81 il, 86 milyon hep birlikte inşa edeceğiz." şeklinde konuştu. "Hiç bu kadar 70-80 yaş üstü katılımcıyı bir arada görmemiştik hiçbir TEKNOFEST'te. Sadece gençler değil 70-80 yaş üstü vatandaşlar da çok fazlaydı, neler söylersiniz?" sorusunun yöneltilmesi üzerine Yılmaz, "Bu da çok önemli gerçekten. Yıllar yılı ülkemizde bunun özlemi çekildi. Eski nesiller, daha öncekiler maalesef birçok sıkıntı yaşadılar. Böyle günleri görmeyi hep arzu ettiler. Ben onun yıllardır birikmiş bir özlemin yansıması olduğunu düşünüyorum. Çok şükür bugünleri gördüler. Bugünkü nesiller geldiyse onların fedakarlıklarıyla oldu. Tüm büyüklerimize, yaşlılarımıza da buradan sevgilerimizi sunuyoruz. Onların dualarıyla bu işler devam edecek inşallah." değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye, gençleriyle birlikte dünyanın bu yeni meydan okumalarına karşı hazır olduğunu ortaya koydu" Yılmaz, TEKNOFEST'in Güneydoğu'da ektiği bu tohumların filizlenmesi için kamunun ve T3 Vakfının bundan sonraki projelerinin ne olacağına ilişkin soruyu ise şöyle yanıtladı: "Biz, fikir aşamasından ticarileşmeye kadar her aşamayla ilgili destek mekanizmaları geliştirmiş durumdayız. Girişimciliği destekleyici programlarımız var, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere. Birçok değişik kaynakla bu desteklerimizi veriyoruz çünkü bu, bir zincir. Şimdi burada da çocuklarımızı görüyorsunuz. Bu, aslında büyük bir emeğin son geldiği noktanın sergilenmesi. Bunun arkasında uzun bir emek var. Değişik aşamalar var. İşte önemli olan başarı için her aşamayı desteklemeniz lazım. Zincirin gücü, en zayıf halkasının gücüyle ölçülür. Dolayısıyla bütün halkalara dönük destek programları geliştirmiş durumdayız. İleriye dönük ne gerekiyorsa da yapmaya hazırız çünkü geleceğimiz burada. Onu görüyoruz." "Türkiye, Şanlıurfa'yı konuştu 30 Eylül'den bu yana. Renkli görüntüler yaşandı ve bunlar çok konuşuldu. Sadece Türkiye değil Yunanistan ve İsrail de takip etti. Bugün buradan yükselen mesaj neydi, Türkiye dünyaya nasıl mesaj verdi?" sorusu üzerine Yılmaz, şunları dile getirdi: "Türkiye, birlik beraberlik içerisinde olduğunu, güçlü olduğunu, caydırıcı bir güç olduğunu, gençleriyle, yeni nesillerle birlikte dünyanın bu yeni meydan okumalarına karşı hazır olduğunu ortaya koydu. Aynı zamanda barıştan yana, refahtan yana, sosyal adaletten yana tavrını, sorunları savaşarak değil masalarda uzlaşarak çözme, barışçı tavrını da ortaya koymuş oluyor. Güçlü bir caydırıcılık, barışçı diplomasi. Bu ikisini de Türkiye Cumhuriyeti gayet güzel yapıyor ve şunu söylüyor dünyaya: 'Biz, hem güçlü olacağız hem haklı olacağız.' diyor. Sadece güçlü olup katliamlarla, insanlık dışı eylemlerde bulunuyorsanız o gücün hiçbir anlamı yok, o teknolojinin hiçbir anlamı yok. İşte Urfa'dan biz onu söylüyoruz, Halil İbrahim şehrinden onu söylüyoruz: Biz, hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız, insani değerleri savunmaya devam edeceğiz, mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz inşallah."

Ağır Okul Çantalarına Dikkat Haber

Ağır Okul Çantalarına Dikkat

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Nezih Dağdeviren, ağır ve dengesiz kullanılan okul çantalarının çocuklarda kas ağrıları ve duruş bozukluklarına neden olabileceğini belirtti. Dağdeviren, AA muhabirine, ağır ve dengesiz okul çantalarının özellikle sırt, omuz ve çevresindeki kaslara yük bindirebileceğini söyledi. Çantanın ağırlığının azaltılmasına rağmen dinlenmeyle geçmeyen veya zamanla artan ağrıların dikkate alınması gerektiğini belirten Dağdeviren, "Okul çantalarının ağırlığı ve dengesiz taşınması çocukta duruş bozukluğuna, öncelikle de kas ağrılarına sebep olabilir. Bu ağrılar dinlenince geçmiyorsa ailelerin önce çantanın ağırlığını azaltmalarını, şikayetlerin devam etmesi halinde de çocuğu hekim kontrolüne getirmelerini faydalı buluyoruz." ifadelerini kullandı. Dağdeviren, "Biz pratik olarak çocukların ağırlığının yüzde 10'unu geçmeyen çantaları istiyoruz. Mümkünse çok daha azını tercih ediyoruz. Doğru çantanın alınması kadar çantanın doğru kullanılması da önemli. Çift taraftan omuza takılabilen, omuz askıları olabildiğince geniş, ağırlığı vücuda eşit yayabilen çantaların mümkün olduğunca sırta yakın takılmasını istiyoruz." dedi. Çantanın sırta yakın tutulması, askılarının çocuğa göre ayarlanması ve yürürken dik duruşu bozmayacak şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Dağdeviren, tekerlekli çantaların bazı durumlarda tercih edilebileceğini ancak asıl önemli noktanın çocuğun sırtına gereğinden fazla yük bindirilmemesi olduğunu kaydetti. "Çocukların taşıdığı yük azaltılmalı" Dağdeviren, okul çantalarının hafifletilmesi konusunda ailelerin yanı sıra okullara görev düştüğünü söyledi. Öğrencilerin ihtiyaç duymadıkları kitap ve eğitim materyalini okulda bırakabilecekleri güvenli dolapların oluşturulmasının faydalı olabileceğini belirten Dağdeviren, ders programlarının da çocukların gün içerisinde daha az yük taşımasını sağlayacak şekilde planlanabileceğini dile getirdi. Dağdeviren, "Çocukların taşıdığı yük azaltılmalı. Öğrencilerin gün içinde çok sayıda dersin kitap ve defterini taşımak yerine daha az malzemeyle okula gelmesini sağlayacak planlamalar yapılabilir. Milli Eğitim Bakanlığı, bakanlık kaynakları dışında kaynak kullanılmamasına yönelik uyarılar yapıyor. Bunun da öğrencilerin çantalarındaki ek yükün azalmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum." diye konuştu. "Skolyozun tek başına çantadan olduğunu söylemek doğru değil" Prof. Dr. Dağdeviren, ağır okul çantalarıyla skolyoz arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulmasının doğru olmadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Skolyozun tek başına çantadan ötürü olduğunu söylemek doğru değil. Ancak kaslar bozulduysa, oturuş şekli değiştiyse ve o oturuş günlük hayatın her yerine tesir ettiyse, derste aynı şekilde oturuyorsa, evde tabletiyle çalışırken aynı şekilde oturuyorsa, televizyonu aynı oturuşta seyrediyorsa duruş değişiklikleri kalıcı hale gelebilir. Omurganın açısını da değiştirebilir." Çocukların yalnızca okul çantasını taşırken değil, günlük yaşamlarının tamamında doğru duruş alışkanlıkları kazanmasının önemli olduğuna işaret eden Dağdeviren, ailelerin ve çocukların bu konuda sağlık okuryazarlığının artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.