Uygulamalarımız appstore googleplay

#Rekolte

gazeteci63.com - Rekolte haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekolte haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

75 Ülkeye Fıstık İhraç Edildi Haber

75 Ülkeye Fıstık İhraç Edildi

Türkiye, yılın dokuz ayında 75 ülkeye 80 milyon 906 bin dolarlık fıstık ihraç etti. AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgiye göre Türkiye, geçen yıl 94 ülkeye yaptığı fıstık ihracatından 178 milyon 203 bin dolar gelir elde etti. Geçen yılın ocak-eylül döneminde 151 milyon 827 bin dolar olan fıstık ihracatı, bu yılın aynı döneminde 80 milyon 906 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Yılın 9 ayında en fazla fıstık ihracatı 19 milyon 248 bin dolarla İtalya'ya yapıldı. Bu ülkeyi 13 milyon 668 bin dolarla Almanya, 7 milyon 724 bin dolarla Kazakistan izledi. "Yeni sezon fıstıklar piyasaya girmeye başladı" Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, geniş kullanım alanıyla fıstığın yemekten tatlıya, çerezden çikolataya kadar birçok sektörde değerlendirilen stratejik bir ürün olduğunu belirtti. Fıstıkta üretimin doğal olarak bir yıl yüksek, bir yıl düşük seyrettiğini hatırlatan Akbaş, 2026'nın sektörde "yok yılı" olarak değerlendirildiğini söyledi. Akbaş, geçen yıl yaşanan olumsuz hava koşullarının da bu yılki rekolte üzerinde etkili olduğunu, yeni sezon ürünlerinin hasat edilerek piyasaya girmeye başladığını anlattı. Yeni sezon fıstıkların piyasaya arz edilmesiyle ihracat açısından da olumlu hareketlilik beklediklerini belirten Akbaş, "Olumsuz hava şartlarına ve bu yılın yok yılı olmasına rağmen üreticilerimiz hasadını gerçekleştirdi. Yeni sezon fıstıklar piyasaya girmeye başladı. Bu ürünlerin ihracata dahil olmasıyla birlikte özellikle yılın son çeyreğinde ihracatımızın daha da yukarıya çıkacağını öngörüyoruz." dedi. Akbaş, Türkiye'nin fıstık ihracatındaki pazar payını artırmak için çalışmaların sürdüğünü, özellikle Türk fıstığının kendine özgü aroması ve kalite özelliklerinin yurt dışındaki talebi artırdığını söyledi. Mevcut pazarların korunmasının yanı sıra yeni pazarlara açılmak için de çalışmalar yürüttüklerini belirten Akbaş, Türk fıstığının daha fazla ülkede tüketiciyle buluşturulmasını ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesini hedeflediklerini vurguladı. Akbaş, yeni pazarlara yönelik çalışmaların, sektörün ihracat potansiyelinin artırılması açısından önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Buğdayda Rekor Beklentisi Yüksek Haber

Buğdayda Rekor Beklentisi Yüksek

Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Eren Günhan Ulusoy, yağışların geçen yıla göre yüzde 76 artmasıyla birlikte buğday üretiminde yeni bir rekorun kapıda olduğunu belirtti. IAOM'dan yapılan açıklamaya göre, yıllık 32 milyon tonluk üretim kapasitesine sahip Türkiye un sektörü küresel un ticaretinden yüzde 23 pay alıyor ve 11 yıldır dünyanın un ihracat şampiyonu konumunda bulunuyor. Türkiye, ABD merkezli, 130 yıllık IAOM'in Avrasya Bölgesi Başkanlığı’nı yürütüyor. Avrasya bölgesi, 32 ülkeden oluşuyor, 2 milyarı aşkın nüfusu ve 7,1 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle dünya buğday üretiminin yüzde 30’unu ve dünya un ihracatının yüzde 55’ini temsil ediyor. 5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisi 28-29 Eylül'de ilk kez Özbekistan'ın başkenti Taşkent’te gerçekleştirilecek. Etkinlikte Rusya, Ukrayna, Orta ve Doğu Avrupa, Baltık ülkeleri, Kazakistan, Orta Asya cumhuriyetleri, ABD, Orta Doğu ve Afrika’dan 1000’in üzerinde sektör profesyoneli yer alacak. Hububat, un, makarna, bulgur ve yem üreticileri ile değirmen makineleri, laboratuvar ekipmanları, lojistik, depolama ve paketleme tedarikçileri söz konusu etkinlikte buluşacak. Eren Günhan Ulusoy, küresel tahıl piyasalarında Karadeniz merkezli tırmanan askeri gerilimin, Avrupa’da baş gösteren aşırı kuraklık ve Türkiye'nin mevcut tarım ve ticaret stratejilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. "Ukrayna ve Rusya'nın ihracat kapasitelerindeki aksaklık küresel piyasaları etkiliyor" Ukrayna ve Rusya arasında yaşanan savaşın son dönemde liman altyapılarını ve yük gemilerini doğrudan hedef alan bir boyuta ulaştığını belirten Ulusoy, durumun 2022'deki ilk krizden daha hassas bir noktaya geldiğini vurguladı. Ulusoy, 2022'deki savaşın ilk aşamasında Ukrayna limanlarının kapalı ve Rusya limanlarının açık olduğunu anımsatarak, "Ancak bugün gelinen noktada her iki ülkenin de lojistik ve liman altyapıları, İzmail ve Karadeniz hatları karşılıklı saldırıların hedefi durumunda. Bu durum riskin boyutunu tırmandırıyor." ifadelerini kullandı. Dünya buğday tedarikinin yaklaşık yüzde 30'unu sağlayan bu iki ülkenin ihracat kapasitelerindeki aksaklığın küresel piyasaları doğrudan etkilediğini kaydeden Ulusoy, "ABD Tarım Bakanlığı'nın son tahminlerine göre yaşanan lojistik blokajlar nedeniyle Rusya’nın ihracat beklentisi 43-46 milyon ton, Ukrayna’nın ise 13,5 milyon ton seviyelerine çekilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye’de tahıl üretimi oldukça verimli geçti" Eren Günhan Ulusoy, dünyadaki yükselen tansiyonun ve fiyat dalgalanmalarının aksine Türkiye'nin iç pazarda avantajlı bir konumda yer aldığını ifade ederek, Türkiye’de bu yıl tahıl üretiminin oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Yağışların geçen yıla göre yüzde 76 artmasıyla buğday üretiminde yeni bir rekorun kapıda olduğunu belirten Ulusoy, "Buğday rekoltesinin 24,5 milyon ton olması bekleniyor. Hem başarılı geçen yerli hasadımız hem de güçlü stok yapımız sayesinde Türkiye, dünyada yaşanan bu kısa vadeli tedarik krizinden tam anlamıyla izole durumda. İç pazarda kısa ve orta dönemde bir arz veya tedarik problemi beklemiyoruz." ifadelerini kullandı. "Avrupa genelinde etkisini artıran şiddetli kuraklık rekolteleri düşürüyor" Eren Günhan Ulusoy, Avrupa genelinde etkisini artıran şiddetli kuraklığın rekolteleri düşürdüğünü belirterek, "Avrupa'daki kuraklık rekolte kaybına yol açarken Türkiye'nin un ve unlu mamuller sanayisindeki üretim kapasitesi ve lojistik hakimiyeti bölgesel pazarlarda bizi bir adım öne çıkarıyor." değerlendirmesinde bulundu. Ulusoy, küresel buğday ticaretinde Ukrayna ve Rusya’nın ihracattaki paylarının azalıp ABD, Kanada ve Kazakistan gibi oyuncuların devreye girdiğine, işlenmiş hububat ürünlerinde Türkiye'nin Avrupa'daki açığı kapatabilecek ve yeni pazarlardaki konumunu güçlendirecek en kritik aktör olduğuna işaret etti. Kongre programı hakkında bilgi veren Ulusoy, şunları kaydetti: "Kongre programımızı bu yıl ilk defa Avrasya bölge başkanlığına bağlı Özbekistan Taşkent’te yapma kararını aldık. Özbekistan, güçlü değirmencilik sektörü ve Kazakistan’dan sağladığı buğdayla komşu ülkelere yaptığı un ihracatıyla stratejik öneme sahip bir ülke. Karadeniz’deki sorun nedeniyle buğdayın yukarı yönlü hareket yaşadığı ve yeni rotaların belirlendiği bu zaman diliminde kongre programımız her zamankinden daha fazla önem teşkil ediyor."

TMO, Yüksek Rekolte Bekliyor Haber

TMO, Yüksek Rekolte Bekliyor

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, 2026 yılının bereketli bir sezon olarak görüldüğünü belirterek, "Bugüne kadarki iklimsel gelişmeler ve yağışlar, verimli bir sezon ile yüksek rekoltenin oluşacağını gösteriyor." dedi. "Merkez ve Taşra Teşkilatı 2026 Hasat Öncesi Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı" nedeniyle Erzincan'da bulunan Ahmet Güldal, AA muhabirine tarımda yeni sezon beklentilerini değerlendirdi. Genel Müdür Güldal, Türkiye'nin güçlü bir tarımsal altyapıya sahip olduğunu söyledi. Salgınlar, savaşlar ve lojistik problemler gibi küresel krizlerde, Türkiye'nin gıda arz güvenliğinde hiçbir problem yaşamadığını ifade eden Güldal, "Raflarda bir noksanlık meydana gelmedi. Bu durum dünyanın birçok ülkesinde farklı şekilde tezahür etmişti ama çok şükür Türkiye bunu yaşamadı. Bu, tarımdaki gücümüzün ve gıdadaki hazırlığımızın bir göstergesidir. Bu anlamda kendimize güveniyoruz." diye konuştu. "Yüksek rekolte beklentisinin hazırlıklarını yapıyoruz" Türkiye'nin bu yıl çok yağış aldığına işaret eden Güldal, şöyle konuştu: "2026 yılı bereketli bir sezon olarak öngörülüyor. Bugüne kadarki iklimsel gelişmeler ve yağışlar, verimli bir sezon ile yüksek rekoltenin oluşacağını gösteriyor. Malum, 2023 yılında Türkiye çok önemli bir rekolteye sahip olmuştu. Bu yıl da aynı seviyede hatta bir miktar daha üzerinde bir rekolte gerçekleşmesi muhtemeldir. Biz de bunun hazırlığını yapıyoruz." Güldal, hasat döneminin ardından ürünlerin ekonomiye yeniden kazandırılması sürecini, piyasa dengesi ve istikrarı içerisinde yönetmeye çalıştıklarını belirterek, TMO'nun Türkiye genelinde 600'ün üzerinde bir alım noktası hazırlığı yaptığını dile getirdi. Bu yönde yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını vurgulayan Güldal, "Bu alım noktalarında personelimiz ile ürünlerimizi teslim almak ve bedellerini ödemek bir finansal ihtiyaç doğuruyor. Bunun hazırlığını yapmak ve ödemelerini gerçekleştirmek, bir sonraki hasat dönemine kadar olan süreçte bunun tekrar Türkiye ekonomisine piyasa denge istikrarı içerisinde kazandırılması ve dönüştürülmesini yönetmek gerekiyor. Tüm arzumuz ve gayretimiz bu yönde olacaktır." ifadelerini kullandı.

Buğday’da Beklenti Yüksek Haber

Buğday’da Beklenti Yüksek

Türkiye'de bu yıl buğday rekoltesinin uzun yıllar ortalamasına göre düşüş göstererek 18 milyon 650 bin ton olacağı ve makarnalık buğdayda azalış, ekmeklik buğdayda artış yaşanacağı tahmin ediliyor. AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Ulusal Hububat Konseyi (UHK) 2025 Hasat Öncesi Hububat Kongresi 26 Nisan'da Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Toprak Mahsulleri Ofisi, Kızıltepe Ticaret Borsası, Mardin Ticaret ve Sanayi Odası, Mardin Organize Sanayi Bölgesi, Kızıltepe Ticaret ve Sanayi Odası, Nusaybin Ticaret Borsası ve Dicle Un Sanayicileri Derneğinin katkılarıyla gerçekleştirilmişti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ilgili genel müdürlükler ve hububat sektöründeki sivil toplum kuruluşlarının da katıldığı kongrenin sonuç bildirgesi yayımlandı. Buna göre, stratejik buğday ürününün ekim alanı giderek arttı ve son üç yılda 6,8 milyon hektardan 7,6 milyon hektara yükseldi. Artış eğiliminin devam etmesi öngörülürken, ülkede makarnalık buğday ekilişinde azalış, ekmeklik buğdayda ise artış olacağı tahmin ediliyor. Buğday açısından bu üretim yılının iklim parametreleri değişiklik gösteriyor. Kurak bir sonbahar, düşük yağışlı bir kışın ardından oldukça kurak bir mart ile son 65 yılın en kurak yılı yaşandı. Buna karşılık nisan ayının ilk yarısında geçen yılların ve uzun yılların oldukça üzerinde yağış oldu. Özellikle 10-12 Nisan tarihlerinde yer yer eksi 15 dereceyi bulan düşük sıcaklıkların buğdaylarda lokal zararlara sebep oldu. Bu etkilerle buğday rekoltesinin, uzun yıllar ortalaması olan 20 milyon tonun altında gerçekleşerek 18 milyon 650 bin ton olması bekleniyor. Buğday üretimi Rusya'da azalırken Ukrayna'da artacak Dünya buğday üretiminin 800 milyon tonu aşması beklenirken, Rusya'da olumsuz iklim koşulları sebebiyle üretimin azalacağı, Ukrayna'da ise artacağı tahmin ediliyor. Karadeniz'de buğday, arpa ve mısır fiyatları ise artış eğilimine girdi. Buğdayın ton başına 255-260 dolar, arpa ve mısırın ise ton başına 235-240 dolardan alıcı bulduğu tespit edildi. Un ihracatı geçen yıl düştü Son 10 yılda un ihracatında ilk sırada bulunan Türkiye'den 195 ülkeye ihracat yapılıyor. 2023'te 32,3 milyon tona ulaşan işleme kapasitesi, 2024'te 28,4 milyon tona gerilerken, 2025'te de daralmanın sürmesi bekleniyor. Un ihracatında 2023'te 3,6 milyon ton ile tüm zamanların rekoru kırılırken, bu değer 2024'te 3 milyon ton sınırına geri döndü.

Fıstık Üretiminde En Yüksek Rakam Haber

Fıstık Üretiminde En Yüksek Rakam

Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birlik Başkanı Faruk Akbaş: Fıstık üretiminde 383 bin tonu yakaladık. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin önemli tarım ürünlerinden fıstıkta geçen sezon en yüksek üretim miktarına ulaşılarak 383 bin ton ürün elde edildi. Çiftçisine sağladığı yüksek ekonomik getirisinden dolayı üreticiler tarafından rağbet gören fıstık, başta Şanlıurfa ve Gaziantep olmak üzere Türkiye'nin 22 kentinde üretiliyor. Çerez olarak tüketilen, tatlılardan yemeklere kadar hemen hemen her alanda Türk mutfağının değişmez lezzetleri arasında yer alan fıstık, Türkiye'nin yanı sıra yurt dışından da ilgi görüyor. Fıstık üretiminde yıllara göre farklılıklar oluşsa da artan ağaç miktarı üretim miktarlarını da olumlu etkiledi. Türkiye'de 2004 yılında 30 bin ton, 2006 yılında 110 bin ton, 2012 yılında 150 bin ton, 2016 yılında 170 bin ton, 2018 yılında 240 bin ton, 2020 yılında 296 bin 376 ton, 2023 yılında 176 bin ton fıstık üretimi gerçekleştirildi. 2024 yılında ise fıstık üretimi bir önceki yılın üretim rakamını yüzde 117,6 aşarak 383 bin ton oldu; böylece fıstık üretiminde en yüksek rakama ulaşıldı. 87 milyon 100 bin fıstık ağacı var Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birlik Başkanı Faruk Akbaş, AA muhabirine, Türkiye'nin dünyada fıstık üretiminde söz sahibi ülkeler arasında olduğunu belirtti. Türkiye genelindeki 87 milyon 100 bin fıstık ağacından 31 milyon 931 bininin Şanlıurfa'da bulunduğunu, üretimde geçen sezon zirveye ulaşıldığını dile getiren Akbaş, şöyle konuştu: "2024 yılı fıstık üretiminde 25 yılın zirve rakamı olan 383 bin tonu yakaladık. Bu müthiş bir başarıydı, bu Türkiye'deki bütün üreticilerin başarısıydı. Ama Şanlıurfa daha bir başarılıydı, 179 bin ton tek başına üretim gerçekleştirdi. Tabii bu 'var' yılıydı, fıstıkta bu yıl 'yok' yılı. İnşallah biz fıstıkta bu 'var' yıllarını da aşacağız, 'yok' yıllarını da aşacağız. Ondan sonra üreticilerimize vermiş olduğumuz eğitimlerle birlikte her yıl 'var' yılımız olacak. Bizim bu yıl için beklentilerimiz 80 bin ton civarında Şanlıurfa'da bir fıstık üretimi. Türkiye çapında da 175 ila 180 bin ton fıstık rekolte beklentimiz var." Akbaş, Türkiye'den 2024 yılında 96 ülkeye gerçekleştirilen fıstık ihracatından 229 milyon 777 bin dolar gelir elde edildiğini aktararak, geçen yıl boyunca artarak devam eden fıstık ihracatının 2025 yılında da devam edeceğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.