Uygulamalarımız appstore googleplay

#Psikolojik Destek

gazeteci63.com - Psikolojik Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Psikolojik Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı Haber

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı

LGS kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Kocatürk, 27 Temmuz'a kadar yapılacak tercihlere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailelerin öncelikle sınav sonucunu çocuğun değerini belirleyen bir ölçüt olarak görmemesi gerektiğini söyledi. Velilerin ilk tepkilerinde eleştiri, kıyaslama veya hayal kırıklığı ifadelerinden kaçınması gerektiğini dile getiren Kocatürk, lise tercihinde yalnızca puan ve okulun başarı sıralamasının değil, öğrencinin hangi derslerden hoşlandığı, nasıl bir ortamda daha iyi öğrendiği, sosyal ihtiyaçları ve geleceğe ilişkin eğilimlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Kocatürk, "Okulun akademik programı, yabancı dil olanakları, sosyal etkinlikleri, ulaşım koşulları ve öğrenci profili çocukla birlikte incelenmelidir. Tercih sürecinde okul psikolojik danışmanlarının görüşünden yararlanılması, öğrencinin güçlü yönlerini daha gerçekçi biçimde görmesine yardımcı olur." dedi. Öğrencilere lise tercihinin hayatın tamamını belirleyen ve geri dönüşü olmayan tek bir karar olmadığının anlatılması gerektiğine dikkati çeken Kocatürk, "Bir öğrencinin geleceğini yalnızca okulun adı değil, çalışma alışkanlıkları, sosyal ilişkileri, kendini geliştirme çabası ve karşısına çıkan fırsatları nasıl değerlendirdiği belirler. Aileler ve eğitimciler, felaketleştirici ifadeler yerine farklı okullarda da başarılı ve mutlu olunabileceğini somut örneklerle açıklamalıdır. Tercih listesi oluşturulurken öğrenciye seçenekler sunulması ve karar sürecine aktif olarak katılması, kontrol duygusunu artırarak kaygısını azaltır." diye konuştu. Öğrencinin beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kocatürk, yalnızca akademik başarıya odaklanmak yerine öğrencinin sanat, spor, yabancı dil, teknoloji veya sosyal alanlardaki ilgilerinin de değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. "'Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı' tepkisi kaygıyı artırır" Eğitim uzmanı Banu Yapıcı ise ailelerin sınav sonucunu çocuğun kişiliğiyle ve değeriyle özdeşleştirmemesi gerektiğini söyledi. Yapıcı, bir öğrencinin sınavdan aldığı puanın zekasının, yeteneğinin, çalışkanlığının veya gelecekteki başarısının kesin ölçüsü olmadığını kaydederek, bu sonucun öğrencinin belirli bir günde ve koşullarda ortaya koyduğu akademik performansı gösterdiğini belirtti. Başka öğrencilerle karşılaştırma yapmanın veya "Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı." şeklindeki ifadelerin öğrencinin kaygısını artırdığına dikkati çeken Yapıcı, ailelerin çocuklarına "Sonucun ne olursa olsun senin yanındayız. Şimdi birlikte, senin için en doğru yolu belirleyeceğiz." şeklinde yaklaşması gerektiğini ifade etti. Yapıcı, çocuğa sınav sonucundan dolayı baskı kurmak yerine çözüm odaklı yaklaşmanın daha sağlıklı olduğunu aktararak, aileler için temel ilkenin önce duyguların ardından doğru tercihin yönetim süreci olduğunu anlattı. Okul tercihi yapılırken öğrencinin ilgi alanları, kişilik özellikleri ve yeteneklerinin psikolojik açıdan dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, şöyle devam etti: "Tercih süreci, öğrenciyi bir okulun puanına yerleştirme işlemi olarak görülmemelidir. Asıl amaç, öğrenciyi gelişebileceği doğru eğitim ortamıyla buluşturmaktır. Milli Eğitim Bakanlığının tercih bilgilendirme kılavuzu da tercih sürecinde öğrencinin akademik durumu, ilgi alanları, sosyal özellikleri ve gelecek beklentilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu değerlendirme yapılırken üç temel soru sorulmalıdır. Öğrenci neyi yapmaktan hoşlanıyor? Fen bilimleri, teknoloji, yabancı dil, sanat, spor, sosyal bilimler veya üretim temelli çalışmalar arasında hangi alanlara doğal bir merak duyuyor? Hangi ortamda daha iyi gelişiyor? Burada yalnızca öğrencinin 'Hangi mesleği istediğine' bakmak yeterli değildir. On dört yaşındaki bir öğrencinin meslek kararının zaman içinde değişmesi doğaldır. Bu nedenle öğrencinin tek bir mesleğe yönlendirilmesi yerine ilgi ve yeteneklerini keşfedebileceği zengin bir lise ortamı seçilmelidir." Ailelerin yüksek beklentiler oluşturmasının doğru olmadığını vurgulayan Yapıcı, araştırmaların, gerçekçi ve destekleyici beklentilerin başarıyı güçlendirebildiğini gösteren sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti. Yapıcı, araştırmaların, öğrencinin kapasitesinin çok üzerine çıkan beklentilerin kaygı, yetersizlik duygusu ve mükemmeliyetçilik baskısı oluşturabileceğini gösterdiğini kaydetti. Tercihte öğrenciye söz hakkı verilmeli Tercih görüşmelerinde öğrenciye söz hakkı verilmesi gerektiğine dikkati çeken Yapıcı, "Anne ve baba rehberlik etmeli ancak öğrencinin yerine karar vermemelidir. Çünkü istemediği bir okulda eğitim gören öğrenci, okulun akademik imkanları güçlü olsa bile aidiyet ve motivasyon sorunu yaşayabilir." dedi. Lise seçiminin öğrencinin eğitim yolculuğunu etkilediğini, geleceğini tek başına belirlemediğini vurgulayan Yapıcı, "Öğrencinin çabası, öğretmenleriyle kurduğu ilişki, edindiği arkadaşlıklar, katıldığı projeler, geliştirdiği yabancı dil, sosyal becerileri ve zaman içinde aldığı kararlar da geleceğinde belirleyicidir. Yanlış seçim korkusunu azaltmanın en etkili yolu, tercihleri söylentilerle değil, okul ziyaretleri, rehberlik görüşmeleri, güncel veriler ve öğrencinin bireysel özellikleri üzerinden oluşturmaktır." diye konuştu. Yapıcı, hiçbir sonucun bir çocuğun gelecekte neler yapabileceğini bütünüyle gösteremeyeceğini kaydetti. Öğrencide uzun süren içe kapanma, yoğun değersizlik düşüncesi, uyku ve iştah bozukluğu, öfke patlamaları, okuldan tamamen uzaklaşma veya kendine zarar verme söylemleri görülüyorsa profesyonel psikolojik destek alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, "Ailelerin geleceği planlarken yaptığı en önemli hatalardan biri bugünün popüler mesleklerini geleceğin kesin meslekleri olarak görmektir. Teknoloji hızla gelişirken bazı meslekler dönüşmekte, yeni uzmanlık alanları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle çocukları tek bir mesleğin görevlerine hazırlamak yerine, farklı alanlara uyum sağlayabilecek güçlü bir gelişim altyapısına sahip olmaları hedeflenmelidir." değerlendirmesini yaptı. Tercih döneminde "geçmiş yıllardaki okul puanlarını kesin sınır olarak görmenin", okulun yalnızca akademik başarısına odaklanmanın ve çocuğun fikrini dinlemeden tercih listesinin aile adına hazırlanmasının çok yanlış olduğunu dile getiren Yapıcı, öğrencinin tercih sürecinin öznesi olması gerektiğine değindi. "Bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor" Eğitim ve pedagoji danışmanı Gülcan Öncel de LGS kapsamındaki sınavın asla bir çocuğun değerini belirlemediğini söyledi. Her çocuğun farklı olduğunun tercih sırasında dikkate alınması gerektiği kaydeden Öncel, "Bazı öğrenciler rekabet ortamında motive olurken bazıları daha sakin ve destekleyici bir ortamda kendini gösterebilir. Bu nedenle tercih yaparken yalnızca puana değil, öğrencinin ilgi alanlarına, güçlü yönlerine, sosyal yapısına ve gelecekte nasıl bir yaşam hayal ettiğine de bakmak gerekiyor." dedi. Sınav sonuçlarından memnun olmayan aileler ve öğrencilerin öz güven kırıcı yaklaşımlardan kaçınması gerektiğinin altını çizen Öncel, lisenin aynı zamanda yeni arkadaşlıkların kurulduğu, kimlik gelişiminin hızlandığı önemli bir dönem olduğunu vurguladı. Artık çocukları yalnızca bir mesleğe değil, sürekli değişen bir dünyaya hazırladıklarını aktaran Öncel, "Ezber bilgi kadar, merak eden, araştıran, öğrenmeyi seven, problem çözebilen ve değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek çok daha önemli hale geldi. Bence geleceğin en güçlü becerisi, öğrenmeye devam edebilmek. Çünkü bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor ama öğrenmeyi bilen bireyler, bu değişime çok daha kolay uyum sağlayabiliyor." ifadelerini kullandı.

Komisyon, Saldırı Yapılan Okulda Haber

Komisyon, Saldırı Yapılan Okulda

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, 14 Nisan'da Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde silahlı saldırı düzenlenen Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde incelemelerde bulundu. Komisyon Başkanı ve AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt ve beraberindeki komisyon üyeleri, Siverek Kaymakamlığında yaptığı toplantıda, ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerini dinledi. Daha sonra okulda incelemelerde bulunan heyet, saldırıya ilişkin bilgi aldı. Komisyon Başkanı Beyazıt, gazetecilere yaptığı açıklamada, okullara saldırının düzenlendiği Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da kapsamlı bir çalışma ziyareti yaptıklarını söyledi. Okullarda benzer olayların yaşanmaması için komisyon önerilerinin oluşturulacağını ifade eden Beyazıt, ailelere de çocukların dijital mecralarda maruz kaldıkları içerikleri yakından takip etmeleri çağrısında bulundu. Saldırıların düzenlendiği 2 ilde de olumlu gelişmelere şahitlik ettiklerini vurgulayan Beyazıt, şunları kaydetti: "Burada gördüğümüz bazı hadiseler, gördüğümüz bazı değerlendirmeler de var. Özellikle Siverek'teki okulumuzdaki öğrencilerimizin moralinin iyi olmuş olması bizi mutlu etti. Bu arada yavrularımızın hem psikolojik destek noktasında, hem sağlıkla ilgili talepleri noktasında da çalışmaların iyi bir şekilde götürüldüğünü de yerinde değerlendirmiş olduk. Burada buna benzer hadiselerin meydana gelmemesi açısından ben özellikle sorumluluk hisseden bütün ailelerimizi, bütün bu konudaki insanları çocuklarının eline akıllı telefonlar vererek onları telefonlarla baş başa lütfen bırakmasınlar. Lütfen çocuklarının bu telefonlarda neye girdiklerini, hangi sitelere girdiklerini, neyi takip ettiklerini mutlaka takip etsinler ve bunlara da izin vermesinler." Olay Siverek ilçesinde 14 Nisan'da Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne düzenlenen silahlı saldırıda 4'ü öğretmen, 10'u öğrenci, biri polis memuru ve biri kantin çalışanı olmak üzere 16 kişi yaralanmıştı. Şüpheli Ö.K. ise intihar etmişti.

Sağlıklı Hayat Merkezine Davet Haber

Sağlıklı Hayat Merkezine Davet

Şanlıurfa'da Bamyasuyu Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde hizmet veren Sigara Bırakma Polikliniği, sigara bağımlılığından kurtulmak isteyen vatandaşlara psikolojik destek ve ilaç tedavisiyle hizmet sunuyor. Haliliye Bamyasuyu Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde görev yapan Dr. Yusuf Baver Kaya, sigarayı bırakmanın kişinin kendisine, ailesine ve çevresine yapabileceği en önemli iyiliklerden biri olduğunu belirterek, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara kapsamlı destek sağladıklarını ifade etti. Poliklinikte vatandaşların bağımlılık düzeylerinin değerlendirildiğini belirten Dr. Kaya, “Sigara bırakma sürecinde danışanlarımıza davranışsal destek, psikolojik danışmanlık ve gerekli durumlarda ilaç tedavisi uyguluyoruz. İhtiyaç duyulan durumlarda psikolog desteği de sağlıyoruz. Ayrıca vatandaşlarımızı belirli aralıklarla takip ederek tedavi sürecine uyumlarını ve karşılaştıkları zorlukları değerlendiriyoruz.” dedi. Sigara Bırakma Polikliniğine başvurmak isteyen vatandaşların Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve e-Nabız sistemi üzerinden randevu alabileceklerini belirten Dr. Kaya, Bamyasuyu Sağlıklı Hayat Merkezi’ne doğrudan başvuran vatandaşlara da hizmet verdiklerini kaydetti. Sigara bırakma tedavisinden faydalanan vatandaşlardan Yılmaz Baydilli ise yaklaşık 25 yıldır sigara kullandığını belirterek, Bamyasuyu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde sunulan hizmeti çevresinden duyduğunu söyledi. Polikliniğe başvurduktan sonra kendisine uygun tedavi yönteminin uygulandığını ifade eden Baydilli, “Daha önce bu hizmetten faydalanan kişilerin tavsiyesi üzerine başvurdum. Doktorlarımızın desteğiyle tedavi sürecine başladım. Şu an sigara kullanmıyorum.” diye konuştu. Haliliye İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Bamyasuyu Sağlıklı Hayat Merkezi yetkilileri, sigaranın yol açtığı sağlık risklerinden korunmak ve daha sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen tüm vatandaşları Sigara Bırakma Polikliniğine başvurarak ücretsiz danışmanlık ve tedavi hizmetlerinden yararlanmaya davet etti.

Ücretsiz Sigara Bırakma Desteği Haber

Ücretsiz Sigara Bırakma Desteği

Sağlık Bakanlığı’nın “hastalığa değil, sağlığa yatırım” anlayışı doğrultusunda hizmet veren Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü, toplum sağlığı hizmetleri kapsamında vatandaşlara ücretsiz sigara bırakma desteği sunmaya devam ediyor. Şanlıurfa’da Eyyübiye, Haliliye 1 No’lu, Bamyasuyu, Akçakale ve Viranşehir ilçelerinde hizmet veren toplam 5 Sağlıklı Hayat Merkezi aracılığıyla, mesai saatleri içerisinde sigara bırakma polikliniklerinde ücretsiz danışmanlık ve tedavi hizmeti veriliyor. Yaklaşık 30 yıl sigara kullandıktan sonra Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvuran 49 yaşındaki Ali Duran, sigarayı bırakma sürecine ilişkin yaşadıklarını paylaştı. Kalp rahatsızlığı nedeniyle doktorunun tavsiyesi üzerine sigarayı bırakmaya karar verdiğini belirten Duran, sigara bırakma polikliniğinde görev yapan hekimler ve uzman ekipler tarafından detaylı şekilde bilgilendirildiğini, gerekli ölçümlerin yapıldığını ve psikolojik destek aldığını ifade etti. Yaklaşık 3 aydır sigara kullanmadığını dile getiren Duran, nefes alışverişinin düzeldiğini, merdivenleri rahatlıkla çıkabildiğini ve enerjisinin arttığını belirterek, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerine davet etti. Şanlıurfa Haliliye 1 No’lu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görev yapan Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Tuğçe Berçin ise Mayıs 2024’ten bu yana sigara bırakma polikliniğinde hizmet verdiklerini söyledi. Sigara bırakmak isteyen hastalarla sürecin karbonmonoksit ve tansiyon ölçümleriyle başladığını ifade eden Dr. Berçin, hastalarla birlikte belirlenen sigara bırakma planı doğrultusunda ilk haftanın ardından yüz yüze görüşmeler yaptıklarını, devam eden süreçte ise aylık takiplerle gerek telefonla gerek yüz yüze görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktardı. Dr. Berçin, medikal tedavilerin yanı sıra Sağlıklı Hayat Merkezlerinde görev yapan psikologlarla birlikte davranışsal ve motivasyonel destek sağlandığını belirterek, sigara bırakma polikliniği ile tütün ve madde bağımlılığı danışmanlığı hizmetlerinin tamamen ücretsiz olarak sunulduğunu vurguladı. Yetkililer, daha sağlıklı bir yaşam için tüm vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurmaya davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.