Uygulamalarımız appstore googleplay

#Oyuncu

gazeteci63.com - Oyuncu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oyuncu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Usta Oyuncu Hayatını Kaybetti Haber

Usta Oyuncu Hayatını Kaybetti

Türk tiyatrosunda yarım asrı aşan sanat yaşamında, kendine özgü üslubu ve canlandırdığı karakterlerle hafızalarda yer edinen usta oyuncu Zihni Göktay'ın cenazesi, yarın defnedilecek. 81 yaşında hayatını kaybeden sanatçı için yarın İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatrosu Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde saat 10.00'da tören düzenlenecek. Göktay'ın naaşı, öğle namazını müteakip, Üsküdar Şakirin Camisi'nde kılınacak namazın ardından Karacahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Başta "Lüküs Hayat" olmak üzere uzun yıllar sahnelenen tiyatro oyunlarıyla geniş kitlelere ulaşan Göktay, geleneksel Türk tiyatrosunun izlerini taşıyan oyunculuğu ve Şehir Tiyatroları bünyesinde ortaya koyduğu performanslarla sanat hayatında önemli bir yer edindi. Tiyatro, sinema ve televizyonda çok sayıda yapımda rol alan sanatçı, oyunculuğunun yanında sahneye bağlılığı ve disiplinli çalışma anlayışıyla da meslektaşları ve izleyiciler tarafından da her zaman takdir gördü. Sanat hayatına amatör tiyatroyla başladı Tam adı Abdullah Zihni Göktay olan sanatçı, 2 Aralık 1945'te İstanbul'un Fatih ilçesinde dünyaya geldi. İlkokulu Fatih İlköğretim Okulu'nda tamamlayan Göktay, ortaokul ve lise öğrenimini Pertevniyal Lisesi'nde aldı. Çocukluk yıllarında her hafta sonu babasıyla tiyatro oyunları izleyen Göktay'ın sahneye ilgisi, ilkokul yıllarında katıldığı müsamerelerle başladı. Lise döneminde tiyatro çalışmalarına başlayan sanatçı, ilerleyen yıllarda profesyonel tiyatroya adım attı. Sanatçı, 1953'te İstanbul Üniversitesi çatısı altında ve Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) bünyesinde faaliyete geçen İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği (İÜTB) Gençlik Tiyatrosu'nda 1960-1964'te çalışmalar yaptı. Ayrıca Türkiye Milli Talebe Federasyonu Gençlik Tiyatrosu'nda ve Eminönü Halk Evi'nde çalışmalarını sürdürdü. Sivas'ta askerliğini tamamlayan usta oyuncu, 1964-1973'te Ankara Meydan Sahnesi'nde çalıştı. Daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatrosunun kadrosuna katılan Göktay, uzun yıllar kurumun önemli oyuncuları arasında yer aldı. Göktay, Anadolu Ajansına verdiği bir röportajda "Vasfi Rıza Zobu, beni bu tiyatroya, Muhsin Ertuğrul da kadroya aldı. 1914'ten bu yana Şehir Tiyatrolarını kuranlar da dahil olmak üzere, bütün sanat yönetmenleriyle çalıştım." demişti. "Lüküs Hayat" ile geniş kitlelere ulaştı Kariyeri boyunca çok sayıda oyunda sahne alan başarılı sanatçı, "Lüküs Hayat", "Kanlı Nigar", "Sarıpınar 1914", "Pembe Konağın Gelinleri", "Cibali Karakolu" ve "Resimli Osmanlı Tarihi" adlı yapımlardaki performanslarıyla dikkati çekti. İstanbul Radyosunda 1978-1996'da yönetmen ve oyuncu olarak görev alan Göktay, seslendirme alanında da önemli çalışmalara imza attı. Sanatçı, sinema ve televizyon kariyeri boyunca canlandırdığı karakterlerle geniş kitleler tarafından tanındı. "Tosun Paşa" filminde Tellioğlu Ruhi, "Meraklı Köfteci" filminde Zühtü ile akıl hastanesinde topsuz penaltı atan karakter, "Atla Gel Şaban" filminde at yarışı tutkunu Halil ve "Fahriye Abla" filminde Fahriye'nin dayısı rollerini üstlendi. "Hababam Sınıfı Merhaba" filminde edebiyat öğretmeni Üçbuçuk Yusuf'u canlandıran Göktay, "Zaman Mekan Makinesi" dizisinde Mucit, "Kuruntu Ailesi" dizisinde Bayram Efendi, "Bizimkiler" dizisinde Muvaffak Bey ve "Koçum Benim" dizisinde okul müdürü İsmail Bey karakteriyle izleyici karşısına çıktı. Usta oyuncu, 1978'de Sevinç Göktay ile evlendi. Çiftin Zeynep ve Ömer adını verdiği iki çocuğu dünyaya geldi. "Lüküs Hayat"taki rolüyle Guinness Rekorlar Kitabı'na aday gösterildi Zihni Göktay, yine Anadolu Ajansına verdiği bir röportajda, hiçbir zaman memur tiyatro sanatçısı zihniyetiyle çalışmadığını dile getirerek, şunları kaydetmişti: "Hayatım boyunca amatör ruhumu taşıdım. Hastalandım, rapor almadım. Annem vefat etti, aynı gün oynadım. 'Burası benim tütüncü dükkanım değil, kapatamam. Ben devletin sanatçısıyım. Kimseyi kapıdan geri çevirmek istemem' dedim. Acımı içime gömdüm, sahneye çıktım ve görevimi yaptım. O amatör ruh hiçbir zaman kaybolmadı bende." Sanatçı, İBB Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen "Lüküs Hayat" operetinde aralıksız 28 yıl boyunca "Rıza" karakterini canlandırdı. Yıllar içinde 134 oyuncunun değiştiği oyunda, aynı rolde en uzun süre oynayan sanatçı olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na aday gösterildi. "24. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri"nde 2022'de "Yapı Kredi Özel Ödülü"ne layık görülen Zihni Göktay, "57 yıllık bir tiyatro sanatçısı olarak bana bu ödülü layık gören jüriye çok teşekkür ediyorum. 73 oyunda oynadım ama bu ödülü alamadım. Hiç olmazsa giderayak bu güzel ödüle sahip olmanın gururunu taşıyor, layık görenlere çok teşekkür ediyorum." ifadesini kullanmıştı. Uzun yıllara yayılan sanat yaşamı boyunca sahneye yaptığı katkılarla takdir gören Göktay, birçok kurum ve organizasyon tarafından onur ve emek ödüllerine değer görüldü. Sanatçı, Suna Pekuysal Tiyatro Ödülleri, Lions Tiyatro Ödülleri, Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri ile Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri başta olmak üzere birçok ödül aldı. 23. Uluslararası İstanbul Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali'nde "Kültür Sanatta Yaşam Boyu Onur Ödülü", 23. Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali'nde "Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü" ve 2. Anadolu Tiyatro Ödülleri'nde "Emek Ödülü" alan sanatçı, sinema ve televizyon yapımlarıyla farklı kuşaklar tarafından tanınan isimlerden biri oldu. Sanatçının rol aldığı film, dizi ve tiyatro oyunları arasında "Bir Tutkunun Yüzyılı", "Seni Bulacam Oğlum", "Şaşkın Bakkal 216", "Yaşamak Güzel Şey", "Çalgı Çengi İkimiz", "Zilin Sesi", "Kara Bela", "Zaman Makinesi 1973", "Böyle Bitmesin", "Yalan Dünya", "Aşağı Yukarı Yemişliler", "Ah Kalbim", "7 Kocalı Hürmüz", "Görgüsüzler", "Komedi Dükkanı", "Döngel Karhanesi", "Hababam Sınıfı Askerde", "Cennet Mahallesi", "Avrupa Yakası", "Ekmek Teknesi", "Huzursuzlar", "Üvey Baba", "Yazlıkçılar", "Bizimkiler" ve "Kuruntu Ailesi" yer alıyor.

Vefatının Üzerinden 47 Yıl Geçti Haber

Vefatının Üzerinden 47 Yıl Geçti

Kariyeri boyunca 200'e yakın filmde rol alan sanatçının, vefatının üzerinden 47 yıl geçti. 50 yıllık yaşamına "Ayşecik", "Sezercik", "Acı Hayat", "Küçük Hanım" ve "Kanun Namına" gibi birçok unutulmaz Yeşilçam yapıtını sığdıran usta oyuncu Ayhan Işık, vefatının 47. yılında yad ediliyor. Asıl adı Ayhan Işıyan olan ve yaşamı boyunca birçok Yeşilçam filminde başrol üstlenen sanatçı, 5 Mayıs 1929'da Selanik göçmeni bir ailenin 6. çocuğu olarak İzmir'de dünyaya geldi. Sanatçı, 1967'de Ses dergisi için kaleme aldığı bir yazıda, yaşam hikayesini şu sözlerle aktarmıştı: "Altı yaşındayken babasız kaldım. İlkokulu Bomonti'deki 44. Okul'da bitirdim. Ortaokula başladığım günlerde Babıali'ye geldim. Çünkü okula gidebilmek için çalışmak zorundaydım. Gazete ve dergilerde hikaye ve kapak resimleri çizmeye başlamıştım. İlk kazandığım parayı sanki dünmüş gibi hatırlarım, 14 lira. Eve koşup anneme verdiğim bu müjdeyi hiç unutmam. Yaz tatilinde Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası'nda kırık şişe kontrolörlüğü yaptım. Haftada 25 lira alıyordum. Vapurla gidip gelirken, boş durmuyor, mecmuaların ısmarladıkları ve illüstrasyon denilen renkli resimleri çiziyordum. Şirket-i Hayriye'nin 63 numaralı Sütlüce vapuru, sanki benim resim atölyem olmuştu." Lisede Mahir İz, Salah Birsel ve Rıfat Ilgaz'ın öğrencisi olan sanatçı, senarist Safa Önal, karikatürist Ferruh Doğan ve ressam, karikatürist Semih Balcıoğlu ile okul arkadaşıydı. Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisiydi Ayhan Işık bir süre İstanbul Darphanesi'nde ressamlık yaptı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü'nde okurken, Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisi olan sanatçı, okulda Fikret Otyam, Altan Erbulak, Remzi Raşa, Adnan Varınca, Nedim Günsür, Orhan Peker ve Turan Erol ile de dönem arkadaşıydı. Sanatçı, akademiye devam ederken, yazı işleri müdürlüğünü Sezai Solelli'nin yaptığı, dönemin tek sinema dergisi olan Yıldız mecmuasına ressam olarak girdi. Solelli'nin teşvikiyle derginin 1951'de açtığı "Artist" yarışmasına katılan sanatçı, Belgin Doruk ile birinci oldu ve 22 yıl kamera karşısında Doruk ile çalıştı. Arkadaşlarının Hollywood starı Clark Gable'a benzettiği Ayhan Işık, yarışmadaki derecesinin ardından, Işıyan soyadını "Işık" olarak değiştirdi. Usta sanatçı, yönetmenliğini ve senaristliğini Münir Hayri Egeli'nin üstlendiği, 1951 yapımı "Yavuz Sultan Selim ve Yeniçeri Hasan" filmindeki yardımcı rolüyle ilk kez beyazperdede göründü. Ömer Lütfi Akad ile de çalışmaya başlayan Işık, Akad'ın Türk sinemasında geçiş dönemini bitiren ve sinemacılar döneminin ilk örneği kabul edilen 1952 yapımı, "Kanun Namına" filmindeki rolüyle büyük beğeni kazandı. Sanatçı, 1953'te akademiden mezun oldu. Aynı yıl Akad'ın "Katil" ve "Öldüren Şehir" filmlerinde oynayan Işık, 1955'te "Kardeş Kurşunu", 1970'te ise "İngiliz Kemal Lawrence'e Karşı" filmlerinde rol aldı. İlkeli davranışıyla birçok yapımcıya örnek oldu Ayhan Işık, 1957'de Osman Seden'in "Bir Avuç Toprak" filminde oynadı. Hollywood yapımlarında da oynamak isteyen sanatçı, 1959'da ABD'ye giderek bazı filmlerde küçük roller aldı ve sinema konusunda araştırmalarda bulundu. Türkiye'ye döndükten sonra, setteki oyuncuların hakları ve disiplini konusunda ilkeli bir davranış sergileyen Işık'ın bu duruşu, Türk sinemasındaki birçok yapımcıya örnek oldu. Usta oyuncu, yaptığı bir açıklamada şunları söylemişti: "Dışarıda film oyuncularına emekleri karşılığında vadeli senetler vermek gibi tuhaf uygulamalar yoktur, çalışma ve dinlenme saatleri titizlikle kontrol altına alınmıştır. Sendika bütün çalışmaları denetler, piyasada hak ihlali yaratacak işlerin yapılmasına engel olur. Eğer Yeşilçam'ın gelecekte genç insanları acımasızca yiyip yutan dev bir sömürü mekanizmasına dönüşmesini istemiyorsak, ne yapıp edip bir 'Sinema Kanunu' çıkartmalı, ciddi bir sendika kurmalı ve bütün personelin daha mesleğe ilk adımını atar atmaz sigortalandırılması için gereken kanuni baskıyı işverenler üzerinde kurmalıyız. Ben kendi adıma film setlerinin bu ülkede hem oyuncular, hem yönetmenler, hem de diğer teknik elemanlar için birer zulüm çekme yeri değil de profesyonel bir iş sahasına dönüşmesi için elimden her ne gelirse yapacağım. Sinemacılık asla modern bir kölelik sistemine dönüşmemelidir. 'Sinema bir sanat, sinemacı da bir sanatçıdır, buna yakışır muamele görmelidir.'" Edebi eserlerin sinema uyarlamalarında da rol alan Işık, Vedat Türkali'nin kaleme aldığı "Otobüs Yolcuları" filmiyle 1961'de yeniden Yeşilçam'a döndü. Sanatçının, aynı yıl Belgin Doruk'la rol aldığı "Küçük Hanım" filmi seyirci tarafından oldukça beğenildi. İzleyicilerin "Taçsız Kral" ismini taktığı sanatçı, 1965'te Kemal Tahir'in "Namusum İçin", 1969'da ise Peyami Safa'nın "Cingöz Recai" eserinin film uyarlamasında rol aldı. Metin Erksan, Ertem Göreç, Halit Refiğ ve Memduh Ün ile de çalışan Işık, sergilediği rollerle birçok ödüle değer görüldü. Başarılı oyuncu, 1954'te Türk Filmleri Festivali'nde, 1962'de Ses dergisinin, 1965'te ise Artist dergisinin açtığı yarışmada "En Başarılı Erkek Oyuncu" seçildi. Yeşilçam yıldızlarının 1970'lerde sahneye çıkma ve plak doldurma modasına uyan sanatçı, 1972'de Münir Nurettin Selçuk'tan ders alarak, klasik Türk müziği dalında sahne denemeleri yaptı ve 45'lik bir plak doldurdu. Usta oyuncu, çeşitli reklam filmlerinde de rol aldı, 1975'ten sonra ise oyunculuğun yanı sıra yapımcı, senarist ve yönetmen olarak Türk sinemasına katkıda bulundu. "Örgüt" filminin yönetmenliğini üstlendi Ayhan Işık, 1976'da başrolünde yer aldığı ve yönetmen koltuğuna oturduğu "Örgüt" filmini çekti. Aynı yıllarda İtalyan yapımcılarla çektiği ve başrolünü Klaus Kinski ile paylaştığı "La Mano Che Nutre La Morte" ve "Le Amanti Del Mostro" filmlerini yaptı. Bu filmler, İtalya'nın yanı sıra Avrupa'nın bazı ülkelerinde vizyona girdi ancak Türkiye'de seyirciyle buluşmadı. Yeşilçam'da genellikle tuttuğunu koparan, mert, bıçkın mahalle delikanlısı karakterlerine hayat veren sanatçı, 200'e yakın filmde rol aldı. İşine saygılı bir oyuncuydu Sanatçının, 1970'li yıllarda yazmaya başladığı "Hayatım" adlı hatırat kitabı ile yazıp, çizdiği "Aşka İnanmıyorum" adlı resimli romanı bulunuyor. Özel yaşamına özen gösteren ve eşine sevgisini her fırsatta vurgulayan sanatçının, Gülşen Işık ile evliliğinden 1962'de kızı Serap dünyaya geldi. Eşi Gülşen Işık, TRT Arşiv'de yayınlanan Haldun Dormen'le gerçekleştirdiği söyleşide şunları anlatmıştı: "17 yıl evli kaldık. Sinemada yaşadığı problemleri her zaman eve getirirdi. Baştan sona bana anlatırdı. Sonra rahatlar ve uyurdu böylelikle. Ben sabaha kadar uyuyamazdım. Yapımcı olduktan sonra sorunlar daha da fazlalaştı. Yazıhaneye gidip, film çektiği zamanlar ona yardım ediyordum. Her film çekiminde sabah 8'den akşam 8'e kadar yazıhanede otururduk. Herkesle ben muhatap olurdum. Yerine göre yumuşak, yerine göre sert biriydi. Çok farklı roller oynadığı için evde de çok farklı hallerde olurdu. Bazen rolünün tesirinde kalırdı." Işık'ı anmak üzere düzenlenen bir törende, sanatçı İzzet Günay, Işık'ın Türk sinemasına saygınlık kazandıran bir sanatçı olduğunu belirtirken sanatçı Ediz Hun, "Hepimize yalnız tavır ve hareketleriyle önderlik etmemiş, Türk toplumuna da davranışlarıyla örnek, büyük bir insandı" demişti. Aynı toplantıda konuşan sanatçı Sadri Alışık ise "Ayhan'ı anlatmak mümkün değil. Herkes Ayhan'ın ne büyük ne yüce olduğunu tabii ki biliyor. Bana gelince ben sadece çok fena halde özlüyorum." ifadelerini kullanmıştı. Sadri Alışık ile dostluğu Sadri Alışık ile Ayhan Işık, 1951'de bir film setinde tanıştı. Özellikle "Küçük Hanım" serisiyle dostlukları pekişen ikilinin bağları zaman içerisinde olgunlaşarak, Işık'ın vefatına kadar hiç kopmadı. Türk sinemasında örnek gösterilen dostlukları sonucu ikili, "Yeşilçam'ın Bıçkın Delikanlıları" olarak anıldı. Sadri Alışık Kültür Merkezi tarafından uzun yıllar, Ayhan Işık adına özel ödüller verildi. "Bir Yudum İnsan-Ayhan Işık" adlı belgeselde, sanatçı Çolpan İlhan, Ayhan Işık için şunları aktarmıştı: "Bir görünen star Ayhan vardı bir de dost, arkadaş, sevecen, bize yakın Ayhan Işık vardı. Star Ayhan Işık, starlığın bütün özelliklerini taşıyan ve ondan asla ödün vermeyen, her şeyin en iyisini yapan, her konuda çok dikkatli prensipleri olan ve sinemayı çok seven, mesleğinde en ufak bir taviz vermeden oyunculuğun onurunu her zaman iyi taşımış bir stardı. Bence Türk sinemasında Ayhan Işık bir efsaneydi. Onunla Türk sineması pek çok şey kazanmıştır." Ayhan Işık, 13 Haziran 1979'da İstanbul'da Bebek'teki evinin balkonunda istirahat ettiği sırada beyin kanaması geçirdi. Üç gün yoğun bakımda kalan sanatçı, 16 Haziran 1979'da henüz 50 yaşındayken hayatını kaybetti.

Hedef Süper Ligde Kalıcı Olmak Haber

Hedef Süper Ligde Kalıcı Olmak

Astor Enerji Şanlıurfa, tarihinde ilk kez mücadele edeceği Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi'nde kalıcı olmak için mücadele edecek. Kadrosuna kattığı 5 yeni oyuncuyla 2025-2026 sezonu hazırlıklarına devam eden Güneydoğu temsilcisi, haftada 6 gün çift idman yapıyor. Astor Enerji Şanlıurfa Başkanı ve Antrenörü Veysi Fırat, AA muhabirine, 1. Lig'deki ikinci sezonlarında Süper Lig'e çıkmayı başardıklarını hatırlattı. Süper Lig için iddialı bir takım kurduklarını belirten Fırat, şunları kaydetti: "Süper Lig'de ilk senemiz olmasına rağmen çok ciddi çalışıyoruz. Şanlıurfa'ya ve Süper Lig'e yakışır bir takım oluşturduk. Amacımız Süper Lig'de kalmak, kalıcı ve köklü bir takım olmak. Bu yıl hedefimiz ilk 8'e girerek play-off'a kalmak ve ligi iyi bir sırada bitirmek. İlerleyen yıllarda da inşallah başarımızı katlayarak devam ettirmek istiyoruz. Maçlarımız çok heyecanlı geçecek. Süper Lig'de ilk kez olmamıza rağmen rakiplerimizin çekindiği bir takım oluşturduk. Şanlıurfa halkını maçlarımıza bekliyoruz." Fırat, takıma maddi ve manevi katkı veren başta Vali Hasan Şıldak olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti. Oyuncu Mahmut Açıkgöz: "Hep birlikte güzel bir sezon geçireceğiz" Yeni transferlerden milli basketbolcu Mahmut Açıkgöz, Şanlıurfalı olarak şehrinin takımında forma giymenin mutluluğunu ve heyecanını yaşadığını ifade etti. Lige hazır olduklarını belirten Açıkgöz, "Elimden gelenin en iyisini yapacağım. Her şey yolunda. Benim ve takım arkadaşlarımın takıma uyum sağlaması çok iyi. İnşallah hep birlikte güzel bir sezon geçireceğiz, bunu hissediyorum. Süper Lig'deki ilk yılımızda amacımız play-off'a kalmak. İnşallah bunu da takım olarak başaracağız." dedi. Yeni transferlerden Muhterem Aktaş ise yaklaşık 10 yıldır Süper Lig takımlarında forma giydiğini ve bu sezon Şanlıurfa ekibine transfer olduğunu belirterek, "Hedef her zaman en üst olmalı. Başarabildiğimiz kadar, alabildiğimiz kadar maç alıp zirvede olmak istiyoruz." diye konuştu.

Oyuncu Naşit Özcan, Vefat Etti Haber

Oyuncu Naşit Özcan, Vefat Etti

İki ay önce beyin kanaması geçiren oyuncu Naşit Özcan, 68 yaşında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Komik-i Şehir Naşit Bey'in torunu usta oyuncu Selim Naşit'in oğlu, Adile Naşit'in yeğeni Naşit Özcan, tiyatro oyunculuğu ve yönetmenliğin yanı sıra aynı zamanda seslendirme sanatçısıydı. Türk tiyatrosunun köklü ailelerinden birine mensup olan sanatçı, 1957 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Tiyatro sahnesine henüz çocuk yaşta adım atan Özcan, 1971 yılında Gönül Ülkü – Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nda sahnelenen "Ben Çalmadım" adlı çocuk oyunuyla ilk kez izleyici karşısına çıktı. Profesyonel tiyatro hayatı ise 1977'de Akbank Çocuk Tiyatrosu'nda başladı. Babası Selim Naşit Özcan tarafından Nejat Uygur'un tiyatrosuna emanet edilen Özcan, burada sahne deneyimi kazandı. Naşit Özcan, 1979-1980 arasında Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu'nun kurslarında tiyatro eğitimi aldıktan sonra, 1983-1984 yıllarında Şan Müzikholü sahnelerinde izleyiciyle buluştu. 1988'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları kadrosuna katıldı. Sanat hayatındaki katkılarıyla, 2010'da 30. İsmail Dümbüllü Ödülü'ne değer görülen Özcan, sahne dışında televizyon dizileri, sinema filmleri ve reklam projelerinde rol aldı. Özcan, 2021'de AA muhabirine verdiği röportajda sanat hayatına dair, "Annem, tiyatrocu olmamı kesinlikle istemiyordu. Babam bu konulara pek karışmıyordu. Halam da (Adile Naşit) pek bu konulara sıcak bakmıyordu. Eğer ben bugün tiyatrocu olmuş, birtakım ödüller almış ve Türkiye'de Naşit Özcan ve bir tiyatrocu olarak biraz tanınıyorsam, kendi çabamla, kendi tırnaklarımla olmuşumdur. O yüzden de bu konuda gururla yürürüm." ifadelerini kullanmıştı

Usta Oyuncu Filiz Akın’ın Hayatı Haber

Usta Oyuncu Filiz Akın’ın Hayatı

Yeşilçam filmlerinin usta oyuncularından Filiz Akın, "Gurbet Kuşları", "Kader", "Yumurcak", "Umutsuzlar", "Dağlar Kızı Reyhan", "Tatlı Dillim" ve "Acı Hayat" gibi sayısız filmdeki rolleriyle anılıyor. Türkan Şoray, Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit'le "Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncasından biri" olarak gösterilen Filiz Akın'ın gerçek adı Suna Akın'dı. Ankaralı terzi Habibe Leman Şaşırmaz ve babası Afyonlu hakim Bekir Sami Akın'ın kızı olarak 2 Ocak 1943'te Ankara'da dünyaya gelen Akın, 3 yaşına kadar babasının görev yaptığı Beypazarı'nda yaşadı. İlkokula henüz 5 buçuk yaşında başlayan Akın, Ankara Kızılay'daki Sarar İlkokulunda eğitimini tamamladı. Filiz Akın, 7 yaşındayken annesi ile babası ayrıldı. Çok iyi derecede Fransızca ve İngilizce bilen usta oyuncu, ortaokul ve lise eğitimini burslu okudu. TED Ankara Koleji yıllarında yaptığı taklitlerle ve yabancı dilleri öğrenmedeki başarısıyla öne çıkan Akın, 1960'ta kolejden mezun olduktan sonra burnundan küçük bir operasyon geçirdi. Saçlarını sarıya boyadı. Babasının ayrı bir aile kurması üzerine Akın, annesi ve anneannesiyle geçimini sağlamak için ABD merkezli gemi ve uçak biletleri satan şirkette işe girdi. Artist mecmuasının düzenlediği yarışmada birinci oldu Usta oyuncu, çalışma hayatından dolayı hayali olan mimarlık fakültesi yerine, devam zorunluluğu olmayan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümünde eğitim aldı. Giyimi ve kumaşıyla da her zaman dikkatleri üzerine çeken Filiz Akın'ın kıyafet seçiminde anneannesi Halime Hanım etkili oldu. O dönem Halime Hanım, Ankara sosyetesinde nam salmış, aynı zamanda Atatürk'ün kıyafet seçimlerini danıştığı bir isim olarak biliniyordu. Lise arkadaşı Oya San'ın annesi, o dönem abone olduğu Artist mecmuasının düzenlediği yarışmaya, ikna ettiği Akın'ın fotoğraflarını göndermesini istedi. Filiz Akın ise yarışmaya sadece fotoğraflarını değil, "Yeşilçam'da neler değişmelidir" başlıklı bir mektup da gönderdi. Akın, mektupta Yeşilçam filmlerini gerçekçi bulmadığını ve oyunculukların inandırıcı olmadığını söyledi. Yarışmada 1962'de birinci olan Akın, "Akasyalar Açarken" filminde oynarsa verileceği söylenince ödülü almaktan vazgeçti. Akın'ı, İstanbul'dan Ankara'ya gelen usta yönetmen Memduh Ün ikna etti. İşini ve üniversiteyi bırakıp İstanbul'a gitti İşini ve üniversiteyi geride bırakıp annesiyle İstanbul'a giden Akın, kendisine yardımcı olan derginin yöneticilerine ve Memduh Ün'e güven duymasıyla sinemaya adım attı. Akın'ın 1962'de ilk filmi "Akasyalar Açarken"deki rol arkadaşı Göksel Arsoy oldu. Sinema hayatında adını Filiz olarak değiştiren usta oyuncu, çok sayıda filmde başrol oynadı, rol aldı. Filiz Akın, 3 yıl süren aktif sinema kariyerinde başta Cüneyt Arkın, Ediz Hun ve Kartal Tibet olmak üzere, Ayhan Işık, Sadri Alışık, Yılmaz Güney, Tarık Akan ve Kadir İnanır da dahil, döneminin neredeyse bütün erkek yıldız oyuncularıyla başrolü paylaştı. İlki düzenlenen Antalya Film Festivali'nde "En İyi Film" ve "En İyi Yönetmen" ödüllerini alan 1964 yapımı "Gurbet Kuşları", Filiz Akın'ın Türk sinema tarihine geçen ilk filmi oldu. Cüneyt Arkın'ın da ilk filmi olan "Gurbet Kuşları", Türk sinemasında ilk göç filmi özelliğini taşıyor. Akın, 1968 yapımı "Kader" filmindeki Elif rolüyle Gazeteciler Yüksekokulu öğrencileri tarafından "Yılın Kadın Sanatçısı" ödülüne layık görüldü. 1971'de de "Ankara Ekspresi" filmindeki Hilda rolüyle 8. Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü aldı. Usta oyuncu, 24 Mart 1972 tarihli Pazar mecmuasına verdiği bir röportajda, aynı yıl Yılmaz Güney ile "İzin" adlı bir film çekeceklerini belirtmişti ancak film çekilmedi. Kariyerinde 116 filmde oynadı Kariyerinde toplam 116 filmde rol alan Filiz Akın, 1964 yapımı "Kadın Berberi" filminin setinde tanıştığı Türker İnanoğlu ile aynı yıl evlendi. Çiftin oyuncu olan oğlu İlker İnanoğlu, 20 Ağustos 1965'te dünyaya geldi. Akın ve Türker İnanoğlu, 10 yıl evli kaldı. Türker İnanoğlu'nun yönettiği 1969 yapımı bir dram-komedi filmi "Yumurcak" filminde de Akın, başrolleri "yumurcak" lakaplı oğlu İlker İnanoğlu'nun yanı sıra Kartal Tibet'le paylaştı. Büyük beğeni kazanan filmin ardından serinin devam filmleri "Yumurcak Köprüaltı Çocuğu" (1970), "Yumurcağın Tatlı Rüyaları" (1971), "Yumurcak Küçük Şahit" (1972), "Yumurcak Küçük Kovboy" (1973), "Yumurcak / Veda" (1974) ve "Yumurcak Belalı Tatil"de (1975) de Akın oğluyla birlikte rol aldı. Sinema filmlerinden sonra İstanbul Bankasının reklam filmlerinde oynayan Filiz Akın, 1977'de TRT'de "Podyum Show" isimli eğlence ve müzik programının sunuculuğunu yaptı, 1979'da Haldun Dormen'in yazdığı "Bir Ayrılık" adlı tiyatro oyununda izleyiciyle buluştu. Pek çok sinema yıldızı gibi sahneye çıktı Akın, Yeşilçam'ın karanlık döneminde 1979'da pek çok sinema yıldızı gibi sahneye çıktı. Kalabalık kadrolu fuar gazinolarında yer alan Akın, alaturka parçalar seslendirdi. Bir gazino çıkışında bıçaklanan Akın, o günlere dair Nebil Özgentürk'ün "Bir Yudum İnsan" belgeselinde, "Eşimden ayrılmıştım ve kendi ayaklarımın üstünde durmak istiyordum. Onun için hayatımızı garanti edecek rakamlar vardı. Bir yerde de bu ayıp bir şey değildi. Sahnede bir renk oldum. Hiçbir zaman kendimi şarkıcı olarak görmedim. Çok da bayıldığım bir evre değildi. Konuşmak bile istemediğim bir devre." ifadelerini kullanmıştı. Akın, televizyonda "Geçmiş Bahar Mimozaları" ve "Gün Akşam Oldu" dizilerinde de rol aldı. 2002'de kansere yakalandı İş adamı Leon Bubi Rubinstein'le de 1982 -1993 yılları arasında evli kalan Akın, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Sönmez Köksal ile yaptığı evliliği yaşamının sonuna kadar sürdürdü. Köksal'ın Paris Büyükelçisi olarak atanmasıyla Filiz Akın da bir dönem Paris'e taşındı ve burada kültür elçisi olarak çeşitli etkinliklere katıldı. Usta sanatçı, 2002 yılında nazofarenks kanserine yakalandı, Teksas Üniversitesine bağlı MD Anderson Kanser Merkezi'nde tedavi oldu ve kanseri yendi. Akın'ın bu hastalık sonucu ses telleri ve ses tonu ciddi zarar gördü. Kansere karşı destek amaçlı "sarı bilezik", "mavi bilezik" gibi kampanyalar başlatan Akın'ın bu çalışmaları çok başarılı oldu. Akın, ayrıca onursal başkanlığını yaptığı merkezi ABD'de olan Starkey İşitme Vakfı bünyesinde "Türkiye'de İşitmeyen Kalmasın" adlı bir kampanya başlatıp yürüttü ve sosyal güvencesi olmayan 2 bin civarı çocuğu işitme cihazı sahibi yaptı. Akın'ın, 2004-2007 yılları arasında da Sabah gazetesinde köşe yazıları yayınlandı. 2006'da Beypazarı'nda 3 yaşına kadar yaşadığı konağın bulunduğu sokağa belediye meclisi tarafından "Filiz Akın Sokak" ismi verildi. Sanatçı, 2008'de Kanal 1 televizyonunda "Filiz Akın'la Sohbetler" programını, 2009'da Habertürk TV'de "Filiz Akın'la Hafta Sonu Sohbetleri" programını sundu. "Güzelliklere Merhaba", "Hayata Merhaba", "Güzellik, Zayıflama ve Genç Kalma Üzerine" ve "Lezzete Merhaba" kitaplarını kaleme alan Akın, 1 Eylül 2024'ten bu yana zatürre ve diğer bazı enfeksiyonlar nedeniyle Bodrum'da tedavi gördü. Durumunun ağırlaşması nedeniyle bu yıl ocak ayında tedavisine İstanbul'da devam edildi. Filiz Akın, 21 Mart 2025'te İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 82 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi ertesi gün Aşiyan Mezarlığı'nda vasiyeti gereği sadece aile mensuplarının katılımıyla toprağa verildi. Hakkında yazılan kitaplar Sanatçının 30 yıl danışmanlığını üstlenen Bircan Silan, 2004'de Filiz Akın, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik'in yaşam öykülerinin yanı sıra kapsamlı röportajlar da içeren "Dört Yapraklı Yonca" adlı bir kitap yazdı. Filiz Akın'ın hayranlarından Pınar Çekirge 2007'de "Başrolde Filiz Akın" adlı kitabı, Burçak Evren ise 2010'da "Filiz Akın" adlı bir çalışma kaleme aldı. Ayrıca Atıf Yılmaz'ın "Hayallerim, Aşkım ve Sinema" (1990), Türker İnanoğlu'nun "Bay Sinema" (2004), Agah Özgüç'ün "Türk Sineması'nın Kadınları" (2008) isimli kitaplarında Filiz Akın portreleri yer aldı. Filmografisi Filiz Akın, 22 filmde en çok Cüneyt Arkın'la oynadı. Bunu, 21 filmle Ediz Hun ve 15 filmle Kartal Tibet izledi. Akın, Ayhan Işık'la 6 film, İzzet Günay'la 5 film, Kadir İnanır'la 4 film ve Tarık Akan'la 3 film çevirdi. Akın'ın başrolü Cüneyt Arkın'la paylaştığı "Yıkılan Yuva" (1967) olumsuz bir karakteri canlandırdığı tek film oldu. Akın'ın ilk renkli filmi ise 1968 yapımı "Aşka Tövbe" oldu. Filiz Akın'ı tüm filmlerinde Adalet Cimboz, Jeyan Mahfi Tözüm, Tijen Par, Nevin Akkaya ve Sema Aybars seslendirdi. Akın kendi sesini ise sadece 1963 yapımı "İki Gemi Yanyana" filminde kullandı. Akın, Türkan Şoray'la sadece 1966 yapımı "Günahkar Kadın" filminde rol aldı. Başrolü Tarık Akan'la paylaştığı 1971 yapımı "Tatlı Dillim" filmi de aynı zamanda Kemal Sunal'ın ilk filmi oldu. Edebiyat uyarlaması birçok filmde de oynayan usta ismin çalıştığı yönetmenler arasında Memduh Ün'ün yanı sıra Atıf Yılmaz, Ertem Eğilmez, Orhan Elmas, Halit Refiğ, Metin Erksan, Süreyya Duru, Yılmaz Güney, Muzaffer Arslan, Safa Önal ve Mehmet Dinler yer aldı.

Usta Sanatçı Filiz Akın Vefat Etti Haber

Usta Sanatçı Filiz Akın Vefat Etti

Sağlık Bakanlığı sanatçının vefatına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Türk sinemasının nadide isimlerinden Filiz Akın, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir. Sinema tarihimizde unutulmaz izler bırakan Filiz Akın'a Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sanat camiasına başsağlığı diliyoruz." ifadelerine yer verdi. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik ile birlikte "Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncası" olarak bilinen Akın, Türk sinemasının bir dönemine damgasını vurmuş önemli kadın oyunculardan biri kabul edilmektedir. Oyunculuk kariyerinin ilk yıllarında şımarık zengin kız rollerini oynayan Filiz Akın, sonraki filmlerinde daha çok masum, kırılgan ve fedakar kadınları canlandırdı. Akın'ın karakter derinliği taşıyan rollerde bulunduğu filmler arasında "Gurbet Kuşları", "Kader", "Ankara Ekspresi", "Umutsuzlar", "Utanç", "Acı Hayat" ve "Memleketim" yer aldı. Sanatçı Filiz Akın son yolculuğuna uğurlandı Türk sinemasının usta oyuncularından Filiz Akın'ın eşi Sönmez Köksal, Akın'ın cenazesinin bugün toprağa verildiğini belirtti. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik ile beraber "Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncası"ndan biri olan usta oyuncu 82 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçının sosyal medya hesabından eşi tarafından yapılan paylaşımda, "Sevgili eşim, hayat arkadaşım Filiz'i (Akın Köksal) uzun süren bir hastalık sonucu 21 Mart gecesi kaybettim. Vasiyeti uyarınca her türlü dini vecibeler yerine getirilerek, en yakın aile mensupları tarafından bugün Aşiyan'da toprağa verildi. Sevenlerinin başı sağ olsun." ifadesi kullanıldı. Akın'ın kendisinin de bir meşale olduğu belirtilen açıklamada, sanatçının anısını yaşatmak isteyenlerin Türk Eğitim Derneğine (TED) bağış yapabilecekleri belirtildi. Türk sinemasının bir dönemine damgasını vurmuş önemli kadın oyunculardan biri olan sanatçı, 1943'te Ankara'da dünyaya geldi, ilk gençlik yıllarını da başkentte geçirdi. Oyunculuk kariyerinin ilk yıllarında şımarık zengin kız rollerini oynayan Filiz Akın, sonraki filmlerinde daha çok masum, kırılgan ve fedakar kadınları canlandırdı. Akın'ın karakter derinliği taşıyan rollerde yer aldığı filmler arasında "Gurbet Kuşları", "Kader", "Ankara Ekspresi", "Umutsuzlar", "Utanç", "Acı Hayat" ve "Memleketim" bulunuyor. Oyuncu İlker İnanoğlu, annesi için taziye mesajı paylaştı Yeşilçam'ın usta oyuncularından Filiz Akın'ın vefatının ardından oyuncu oğlu İlker İnanoğlu, paylaştığı mesajla üzüntüsünü ifade etti. İnanoğlu, kişisel Instagram hesabından yaptığı paylaşımda, annesini çok sevdiğini belirtti. Oyuncu İnanoğlu, şunları kaydetti: "Canım annem, en yakın arkadaşım, sırdaşım, Filiz Akın. Bu dünyada beni en çok seven insan, Yumurcak filmlerindeki partnerim, her şeyim... Asaletin, zarafetin, kibarlığın, merhametin ve tabii ki olağanüstü güzelliğinle ülkemizin insanlarının kalbinde taht kurdun, kraliçe oldun. Sana veda etmek çok zor çünkü artık yalnız kalıyorum. Allah rahmet eylesin, mekanın cennet olsun. Torunun Alec'in de dediği gibi, cennetteki en uzun ağacın altında buluşuyoruz. Orada bekle bizi. Seni her şeyden çok seven oğlun, kuzun İlker İnanoğlu ve torunun Alec Berker İnanoğlu. Bütün sevenlerinin başı sağ olsun." Türk sinemasının bir dönemine damgasını vurmuş önemli kadın oyunculardan olan sanatçı, 1943'te Ankara'da dünyaya geldi, ilk gençlik yıllarını da başkentte geçirdi. Oyunculuk kariyerinin ilk yıllarında şımarık zengin kız rollerini oynayan Filiz Akın, sonraki filmlerinde daha çok masum, kırılgan ve fedakar kadınları canlandırdı. Akın'ın karakter derinliği taşıyan rollerde yer aldığı filmler arasında "Gurbet Kuşları", "Kader", "Ankara Ekspresi", "Umutsuzlar", "Utanç", "Acı Hayat" ve "Memleketim" bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile sanatçılardan taziye mesajları Kültür ve Turizm Bakanlığının sosyal medya hesabında, Filiz Akın'ın vefatının derin bir üzüntüyle öğrenildiği belirtilerek şu açıklama yapıldı: "Yeşilçam'ın zarafeti ve asaletini temsil eden, sanat hayatı boyunca pek çok unutulmaz yapımda rol alarak sinemamızın gelişimine büyük katkılarda bulunan Filiz Akın, sanatseverlerin gönlünde her zaman özel bir yer edindi. Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncasından biri olarak, sanat dünyamıza kattığı eşsiz değer ve unutulmaz eserleriyle daima hatırlanacaktır. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekanı cennet olsun." "Türk sinemamızın başı sağ olsun" Usta sanatçının yakın arkadaşlarından Hülya Koçyiğit, hesabından Akın için "Benim zarif Beyaz orkidem, benim canım arkadaşım, düşünceli dostum." ifadelerini kullanarak şunları kaydetti: "Ah Filiz'im ah…Ne söyleyeceğimi, nasıl bir cümle kuracağımı bilemiyorum. İçimde tarif edilemez bir boşluk var. Gerçek olduğuna inanmak istemiyorum, yüreğim bunu kabul etmiyor. Fatma'nın (Girik) acısı daha sıcacıkken bir kez daha yürek parçalayıcı bir kayıpla karşı karşıya kalmak…Filiz'im dostluğun, arkadaşlığın, nezaketin, paylaştığımız her şey için sana ne kadar teşekkür etsem az. Hayatımda, sinemamızda bıraktığın derin izlerle, ışığınla, iyiliğinle kalplerimizde yaşamaya devam edeceksin. Sen hep bizimlesin. Işığın hep parlayacak canım arkadaşım. Mekanın cennet olsun. Allah rahmet eylesin. Biricik evladı sevgili İlker İnanoğlu ve hayat arkadaşı Sönmez Köksal başta olmak üzere, tüm sevenlerine sabır diliyorum. Türk sinemamızın başı sağ olsun." Akın'ın danışmanı Bircan Silan da Instagram hesabından, usta oyuncuyla 33 yıldır yakın olduğunu belirterek "Bana hep 'kandan değil, candan kardeşim' derdi. Benim için de gerçekten şahane bir rol arkadaşıydı. Yaşam boyu beraber olduğum zaman içinde hep bana dostluk yaptı. Herkesin iyiliğini isterdi. Kimse için kötü bir şey dediğini duymadım. Tüm başarılara alkış tutardı. Yaşama direnci gerçekten alkışlanacak kadar müthişti. Canim Filiz ablam, seni hep ama hep seveceğim." ifadelerini kullandı. "Türk sinemasından bir hanımefendi geçti" Oyuncu Zafer Algöz de paylaşımında, "Türk sinemasından bir hanımefendi geçti. Allah rahmet eylesin." diye üzüntüsünü ifade etti. Oyuncu Zafer Ergin ise "Sanat camiamız, çok kıymetli bir değerini kaybetti. Filiz Akın'a Allah'tan rahmet ailesine, yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum." paylaşımını yaptı. Oyuncu Serpil Çakmaklı da paylaşımında şunları kaydetti: "Bir efsaneyi daha kaybettik. Bizlere sayısız güzel filmler bıraktınız. Unutulmayanlar arasında Filiz Akın ismi hep yaşayacak. Çok çok üzgünüm. Rabb'im ne güzel bir zamanda yanına aldı. Başımız sağ olsun, Rabb'im acılı ailesine ve sevenlerine sabırlar versin. Yeşilçam'dan bir yıldız daha kaydı. Hayat bir varmış bir yokmuş misali. İyi ki sizi tanıma fırsatım oldu. Mekanın cennet, ruhun şad olsun üstadım. Sizleri asla unutmayacağız." Oyuncu Nebahat Çehre, "Elim kalbimde yazmaya, veda etmeye dayanamıyorum. Güle güle güzeller güzeli arkadaşım. Seni seviyorum." diyerek sosyal medya hesabından üzüntüsünü ifade etti. Oyuncu Evrim Akın, Filiz Akın'ın bu ülkede tanıdığı, en zarif, kaliteli ve hassas biri olduğunu belirterek "Allah rahmet eylesin. Nurlarda olsun." ifadelerini kullandı. Oyuncu Itır Esen de Instagram hesabından Akın'ın hep güzel ve asil biri olduğunu vurgulayarak "Birçok arkadaşının yanındasın artık. Yıldızın parlamaya devam edecek." dedi. Şarkıcı Ebru Gündeş ise sosyal medya paylaşımında şunları kaydetti: "Bir efsaneyi daha kaybettik. Onların filmleriyle büyümek hayatımızın en güzel yanıydı... Aramızdan ayrılmaları ise çok büyük bir acı. Her zaman kalbimizde yaşayacaksınız." Türkan Şoray ve Ediz Hun'dan Filiz Akın için taziye mesajı Türk sinemasının usta oyuncularından Filiz Akın'ın vefatının ardından Türkan Şoray ve Ediz Hun, sosyal medya hesaplarından üzüntülerini paylaştı. Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncasından biri olarak gösterilen Şoray, sosyal medya hesabından, "Filiz'im manolyam, narin bir çiçek gibi bu hastalık seni soldurdu. Her gün bir ümitle, güzel bir haber beklerken, sen beni, en yakın arkadaşını ve sevdiklerini bırakıp gittin." ifadelerini kullandı. Şoray, Akın ile dostluğunun çok değerli olduğuna işaret ederek, "Kalbimdeki yerin şimdi acıyor, hiç geçmeyecek. Yaşadığım sürece hiç gitmemişsin gibi, sırdaşım, en yakın dostum, canım arkadaşım olarak bende yaşayacaksın. Nurlar için de uyu benim güzel arkadaşım." paylaşımını yaptı. Ediz Hun ise son derece üzgün olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Nice filmde birlikte çalıştık. Her vesile ile büyük bir zarafet içinde sevgisini biz çalışma arkadaşlarından esirgemezdi. Onunla birlikte çalışmak sanatçılar için büyük bir onur ve mutluluktu. Ülkemizin en önde gelen, nadide sinema sanatçılarından birini sonsuzluğa uğurluyoruz. Mekanı cennet olsun. Üstün varlığı ve aziz hatırası önünde saygı ile eğiliyorum." Filiz Akın'ın cenazesi, aile mensuplarının katılımıyla bugün Aşiyan Mezarlığı'na defnedildi. TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan sanatçı Filiz Akın için taziye mesajı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, hayatını kaybeden sanatçı Filiz Akın için başsağlığı mesajı yayımladı. Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "Türk sinemasının büyük sanatçılarından Filiz Akın'a Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı diliyorum." ifadesine yer verdi. MHP Genel Başkanı Bahçeli'den Filiz Akın için taziye mesajı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün vefat eden Türk sinemasının usta oyuncularından Filiz Akın için başsağlığı mesajı yayımladı. Bahçeli, sosyal medya hesabından yayımladığı taziye mesajında, şu ifadeleri kullandı: "Türk sinemasının mümtaz ve müstesna ismi, dört yapraklı yoncadan birisi olan değerli sanatçımız Sayın Filiz Akın'ın vefatından büyük bir üzüntü duydum. Merhume Akın'a Cenabıallah'tan rahmetler niyaz ediyor, ailesine, sanat ve sinema camiasına başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun."

Aydemir Akbaş Hayatını Kaybetti Haber

Aydemir Akbaş Hayatını Kaybetti

Usta sanatçının vefat haberini sosyal medya üzerinden duyuran menajeri Özgür Aksoy, "Türk sinemasının koca çınarı, canımız, ustamız, Aydemir abimiz vefat etmiştir. Acımız çok büyük. Allah mekanını cennet eylesin." ifadelerini kullandı. Akbaş'ın yakın arkadaşı İbrahim Tatlıses de dün yaptığı sosyal medya paylaşımında, 45 yıllık arkadaşının yoğun bakımda olduğunu belirterek, sevenlerinden dua etmelerini istemişti. Aydemir Akbaş kimdir? Usta oyuncu Aydemir Akbaş, Balkan savaşlarında Türkiye'ye gelen Arnavut bir baba ile Trabzonlu bir annenin çocuğu olarak 1936'da İstanbul Feriköy'de dünyaya geldi. Galatasaray Lisesi'nde tamamladığı eğitimin ardından bir süre gazetecilik yapan sanatçı Altan Erbulak'ın yönlendirmesiyle tiyatro oyunculuğuna başladı. Gülriz Sururi, Ayfer Feray-Nisa Serezli, Ali Poyrazoğlu gibi tiyatro toplulukları ile çalışan sanatçı, "Keşanlı Ali Destanı", "Direkler Arası", "Zilli Zarife" ve "Ferhat ile Şirin" adlı oyunlarda rol aldı. Urfa'nın Suruç ilçesinde 1960'ta askerlik görevini tamamlayan Akbaş, daha sonra Gülriz Sururi–Engin Cezzar Tiyatrosuna katıldı. Sinemaya 1964'te Atıf Yılmaz'ın yönettiği "Keşanlı Ali Destanı" filmiyle adım atan usta oyuncu, filmden önce 31 Mart 1964'te "Keşanlı Ali Destanı"nın ilk tiyatro gösteriminde hem sahne amirliği yaptı hem de "Sipsi Selim" karakterine hayat verdi. Aydemir Akbaş, 1968'de Ayfer Feray–Nisa Serezli Tiyatrosu'nda sahnelenen "7 Kocalı Hürmüz" oyununda rol aldı. Başarılı oyuncu, 1969'da Gülriz Sururi-Engin Cezzar ve Ortakları Tiyatrosunun ortaklarından biri oldu. "Nikah Kağıdı" ile "Düşenin Dostu" oyunlarında rol alan Akbaş, birçok tiyatro oyununun da yönetmenliğini yaptı. Sanatçı, 1974'te Yeşilçam filmlerinin yanı sıra Yılmaz Güney filmlerinde de oynadı. Sonraki yıllarda ise İbrahim Tatlıses ile senaryo çalışmaları yaptı. 127 filmde rol aldı Çoğu komedi olmak üzere 127 filmde rol alan Akbaş, 8 filmin yönetmenliğini yaptı, 30'a yakın tiyatro oyununda ve birçok dizide oynadı. Joseph Kesselring'in 1939'da kaleme aldığı "Arsenic and Old Lace" oyunundan Fırat Zobu tarafından senaryolaştırılarak, 1974-1975'te TRT 1'de izleyiciye sunulan "Ahududu" dizisinde de rol alan sanatçı, 2013'te ise "Altındağlı" dizisinde yer aldı. Oyunculuğun yanı sıra senaryo da yazan Akbaş, 33 filmin senaryosuna imza attı. "Kolpaçino" serisindeki rolüyle sevildi "Düş Yakamdan Osman" filmiyle 1987'de yönetmenliğe başlayan Akbaş Şafak Sezer ile "Kolpaçino" film serisi ve "Kutsal Damacana 2: İt Men" filminde de sinemaseverlerle buluştu. Aydemir Akbaş, 2016'da "Alemde 1 Gece", 2022'de "Sünnet Çocuğu" ve 2023'te "Kolpaçino 4 4'lük" filmlerinde izleyicinin karşısına geçti. İlk kez 1964'te tiyatro oyuncusu Beyhan Benek ile evlenen sanatçı, iki kez boşandığı eşi ile üç kez evlendi. Daha önce kolon, gırtlak ve bağırsak kanseriyle mücadele eden Akbaş, Ocak 2023'te yeniden kansere yakalandığını duyurmuştu. Bakan Ersoy'dan taziye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Yeşilçam'ın sevilen oyuncularından Aydemir Akbaş'a Allah'tan rahmet, yakınlarına, dostlarına ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Feriköy Mezarlığı'nda toprağa verilecek Menajerliğinden yapılan açıklamaya göre Akbaş için yarın saat 11.00'de Galatasaray Lisesi'nde tören düzenlenecek. Ardından Akbaş, Levent Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde kılınacak öğle namazının ardından Feriköy Mezarlığı'na defnedilecek.

Oyuncu Kenan Işık Vefat Etti Haber

Oyuncu Kenan Işık Vefat Etti

Beyin kanaması sonucu 10 yıldır komada olan tiyatro sanatçısı ve sunucu Kenan Işık, 76 yaşında hayatını kaybetti. Bir süre Almanya'da Schmieder Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi gören Işık, bu sabah İstanbul Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Işık'ın vefatına dair, Film Sanayii ve Tüm Sanatçıları Güçlendirme Vakfı (Film-San), sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "Türk tiyatro, dizi ve sinema oyuncusu Kenan Işık'a Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz." ifadelerine yer verdi. Sanatçının yakın arkadaşlarından Ozan Zeybek de Instagram hesabından Kenan Işık'la fotoğrafını paylaşarak, vefatını duyurdu. Oyuncu Ali Sunal da "Sana doyamadık Kenan abicim iyi ki tanımışım, dertleşmişim, şakalaşmışım, sahne paylaşmışım nur içinde yat." paylaşımını yaptı. Kenan Işık hakkında Tam ismiyle Yusuf Kenan Işık, 1 Ekim 1947'de Malatya'da dünyaya geldi. Ortaöğrenimini devam ettirdiği yıllarda okul tiyatrosunda oyunculuğa başlayan Işık, lise eğitimi için gittiği Ankara'da Meydan Sahnesi'ne girdi. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde okumaya başlayan Işık, öğrencilik yıllarında tiyatrodan hiç kopmadı ve 1972'de Devlet Tiyatrosu sanatçısı oldu. Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra Şehir Tiyatroları genel sanat yönetmenliği ve senaristlik de yapan usta isim, çeşitli dizilerde de rol aldı. Bir dönem gazetecilik de yapan Kenan Işık, "Kim Milyoner Olmak İster" isimli yarışma programıyla seyircilerin beğenisini kazandı. Işık, 10 yıl önce fenalaşıp dengesini kaybederek kafasını yere çarpması sonucu beyin kanaması geçirmişti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Işık için taziye mesajı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, "Tiyatro, sinema ve televizyon dünyamızın usta sanatçısı Kenan Işık'a Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun." ifadelerini kullandı. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy'dan sanatçı Kenan Işık için taziye mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Işık'ın Türk tiyatrosunun ve televizyon dünyasının duayen isimlerinden olduğunu, vefatını derin bir üzüntüyle öğrendiğini ifade etti. Işık'ın sanatıyla, bilgi birikimiyle ve saygın duruşuyla gönüllerde taht kurduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti: "Kenan Işık, Türk kültür hayatına büyük katkılarda bulunmuştur. Devlet Tiyatrolarımızda da uzun yıllar oyuncu ve yönetmen olarak görev yapan Işık'ın eserleri ve performansları gelecek nesiller için de birer rehber niteliğinde olacaktır. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm sanat camiasına başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.