Uygulamalarımız appstore googleplay

#Operasyon

gazeteci63.com - Operasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Operasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

28 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı Haber

28 Faili Meçhul Cinayet Aydınlatıldı

Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Başkanlığı, ülke genelinde son üç ayda 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayeti aydınlattı. Bakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla, 24 Nisan'da Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, kasten öldürme ve kayıp olaylarını yeniden mercek altına aldı. Türkiye'nin farklı illerinde 638 cinayet ve kayıp dosyanın yeni soruşturulmasıyla, 25 dosyadaki 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çalışmalar sonucunda 59 ilde 168 maktulün bulunduğu 155 dosya yeniden incelemeye alındı. Bunlardan 47 kişinin hayatını kaybettiği 44 dosya için Cumhuriyet başsavcılıkları ve kolluk birimleri bünyesinde özel çalışma ekipleri oluşturuldu. Soruşturmalar kapsamında 79 şüpheli tutuklandı Soruşturmalar kapsamında 79 şüpheli hakkında tutuklama, 21 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığında bugüne kadar çözülememiş dosyalarla ilgili tecrübeli isimlerden oluşan özel ekipler oluşturuldu. Alanında ihtisas yapmış uzmanlar, dosyalarda yer alan mevcut tüm adli kayıtları, kriminal bulguları, HTS raporları ve baz kayıtları, dijital materyallerden oluşan tüm delilleri son teknolojik imkanlarını da kullanarak incelemeye alıyor. Geçmişte verilen takipsizlik kararları yeni bulgular doğrultusunda yeniden değerlendirilirken, savcılıklara bilgi verilmek suretiyle faili meçhulleri aydınlatmak için yürütülen çalışmalar sürüyor. Kurulan özel ekipler olayların aydınlatılmasında ilginç yöntemler kullandı. Eski kamera görüntülerinden HTS kayıtlarına, İstanbulkart verilerinden topuk kanı bilgilerine, sigara izmaritlerindeki DNA'dan yıllar önce yazılmış bir cezaevi dilekçesine kadar çok sayıda delil yeniden değerlendirildi. Kaza denildi, cinayet çıktı Yeniden ele alınan dosyalardan biri, 28 Mart 2023'te Marmaris'te silahla vurularak hayatını kaybeden Abdullah Uslu'ya aitti. İlk soruşturmada Uslu'nun alkollü olduğu ve silahı beline takarken kendisini vurduğu kabul edilerek takipsizlik kararı verilmişti. Maktulün kızının itirazı üzerine kaldırılan takipsizlik kararının ardından olay yeri inceleme raporları, iletişim ve kamera kayıtları ile yeni ifadeler yeniden değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonucunda olayın kaza değil cinayet olduğu yönünde bulgulara ulaşıldı. Soruşturma kapsamında iki şüpheli tutuklanırken iki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2016'da öldürülen Fatma ve İbrahim Teryaki çiftinin dosyasında da aile içindeki suç gizleme girişiminin çözüldüğü belirtildi. Daha önce yargılanıp beraat eden bir kişinin ardından dosyanın yeniden açılmasıyla yeni ifadeler alındı. Soruşturmada cinayetin aile bireylerinin planlamasıyla gerçekleştirildiği iddiasına ulaşıldı. Bir şüpheli tutuklanırken diğer şüpheli hakkında ev hapsi kararı verildi. 24 yıllık dosyayı 14 yıllık dilekçe çözdü Aydın'ın Germencik ilçesinde 2002'de öldürülen Galip Öztürker'in dosyası, yıllar önce cezaevinden gönderilen ancak soruşturmanın sonuçlandırılmasını sağlayamayan bir dilekçenin yeniden incelenmesiyle açıldı. Dosyada, şüphelilerden birinin 2012'de cezaevinden savcılığa gönderdiği ve suçla ilgili ayrıntılı anlatımlar içeren dilekçesi bulundu. Bu dilekçe tanık teşhisleri, telefon kayıtları ve diğer delillerle birlikte tekrar değerlendirildi. Yürütülen çalışmalar sonucunda 5 şüpheli tutuklandı ve haklarında dava açıldı. İlk duruşmada verilen tahliye kararına yapılan itiraz üzerine 4 sanık yakalanarak tutuklandı. İstanbulkart, HTS ve 372 saatlik kamera kaydı Başkanlığın çalışmalarında dijital veriler de önemli rol oynadı. 2016'da İstanbul'un Şişli ilçesinde "mezdeke dans üçlüsü" üyelerinden Aynur Kanbur'un öldürülmesine ilişkin dosyada HTS, baz istasyonu, kamera ve İstanbulkart kayıtları birlikte incelendi. Şüphelilerin telefonlarını olaydan önce kapattıkları, olaydan sonraki gün yeniden açtıkları ve aralarında mesajlaşma bulunduğu tespit edildi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonda yakalanan 3 şüpheli tutuklandı. Karaman'da 2008'de kaybolduktan sonra cesedi baraj yakınlarında bulunan terzi Erkan Erkara'nın dosyasında ise 372 saatlik MOBESE ve güvenlik kamerası görüntüsü ile yaklaşık 40 kişinin HTS ve baz kayıtları incelendi. Teknik analizlerde maktulün son görüştüğü kişi ve şüphelinin telefonunun cesedin bulunduğu bölgeden sinyal verdiği belirlendi. Yakalanan şüpheli tutuklanırken hakkında kasten öldürme ve gece vakti silahlı yağma suçlarından dava açıldı. Çalınan telefon 12 yıl sonra şüphelileri ele verdi Antalya'da 2014'te bir inşaatın bekçi kulübesinde öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık'ın dosyasında, olay yerinden çalınan cep telefonu soruşturmanın kilidini açtı. Maktule ait telefonun olaydan yaklaşık dört ay sonra Gaziantep'te kullanıldığı belirlendi. Telefonu kullanan kişilerle maktulün çalıştığı inşaatta bulunan kişiler arasındaki bağlantılar, HTS ve baz kayıtları üzerinden ortaya çıkarıldı. Yapılan operasyonlar sonucunda 3 şüpheli tutuklanırken 2 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Yurt dışında bulunduğu belirlenen bir şüpheli hakkındaki çalışmaların ise sürdüğü kaydedildi. Çöpte bulunan bebeğin kimliği topuk kanından belirlendi Manisa'da 2010'da bir çöp poşeti içerisinde bulunan kız bebeğin dosyasında da sağlık kayıtları belirleyici oldu. Otopsi bulgularından bebeğin hastanede doğmuş ve topuk kanı alınmış olabileceği değerlendirildi. Olay tarihinde doğan ve topuk kanı alınan bebeklere ait Sağlık Bakanlığı kayıtları incelendi. Kayıtlarda bir kadının kız bebeğinden topuk kanı alındığı ancak sistemde yaşayan bir çocuk kaydının bulunmadığı tespit edildi. Yakalanan şüphelinin bebeği doğumdan sonra çöp konteynerinin yanına bıraktığını söylediği, kardeşinin de bu anlatımı doğruladığı belirtildi. Anne tutuklanırken kardeşi hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol kararı uygulandı. Cesedin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi Batman'ın Kozluk ilçesinde 2007'de bulunan ve yüzü teşhis edilemeyen erkek cesedinin kimliği yaklaşık 19 yıl sonra belirlendi. Başkanlığın koordinasyonunda yapılan çalışmalarda, kayıp başvurusu bulunan kişilerin yanı sıra uzun yıllardır hiçbir resmi kurumla işlem yapmayan kişiler de araştırıldı. 2007'den beri resmi kaydı bulunmayan Aydın Özcan mercek altına alındı. Özcan'ın çocuklarından alınan DNA örnekleri ile cesetten elde edilen DNA'nın eşleşmesi sonucunda kimlik tespiti yapıldı. Saha çalışmaları, tanık anlatımları ve iletişim kayıtlarının ardından düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden 6'sı tutuklanırken 4 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Sigara izmaritlerindeki DNA failleri işaret etti Diyarbakır'da 2016'da mera arazisinde öldürülen Mehmet Emin Karaalp'in dosyasında, olay yerinde bulunan dört sigara izmariti yeniden incelendi. Adli Tıp Kurumunun moleküler genetik çalışmalarında izmaritlerden elde edilen DNA profilleri ile şüphelilerden alınan örnekler arasında eşleşme sağlandı. HTS ve daraltılmış baz incelemeleriyle bazı şüphelilerin olay saatinde bölgede bulunduğu belirlendi. Mera kullanımı ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan husumet nedeniyle işlendiği değerlendirilen cinayetle ilgili 5 şüpheli tutuklanırken 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Cansız beden portakal bahçesinde bulundu Hatay'da 2012'den beri kayıp olan Selbi Uyğur'un dosyasında ise cezaevindeki şüphelilerin anlatımları ve yer gösterme işlemleri sonucunda yeni bulgulara ulaşıldı. Şüphelilerden birinin Selbi Uyğur'un öldürülerek Dörtyol ilçesindeki portakal bahçelerinin yakınına gömüldüğünü söylemesi üzerine yaklaşık 300 metrelik alan belirlendi. Başka bir şüphelinin de cinayeti itiraf etmesinin ardından kazı çalışmaları başlatıldı. Çalışmalarda kadın kıyafetleri içerisinde insan kemikleri bulundu. Kemiklerden elde edilen DNA profili ile Selbi Uyğur'un anne ve babasından alınan örneklerin eşleşmesi sonucunda 14 yıllık kayıp dosyasındaki cansız bedenin kimliği tespit edildi. Dijital ve bilimsel takip Faili meçhul dosyaların yeniden incelenmesinde HTS ve baz kayıtları, DNA profilleri, balistik incelemeler, PTS ve MOBESE görüntüleri, banka hareketleri, toplu ulaşım kartı bilgileri, GPRS verileri, sağlık kayıtları, cezaevi dilekçeleri ve yeniden alınan tanık ifadeleri soruşturmaların merkezine yerleştirildi. Başkanlığın çalışmalarıyla bazı olaylarda şüpheliler tespit edilip tutuklanırken bazı dosyalarda cesetlerin bulunmasına, kimliklerin belirlenmesine ve soruşturmaların yeniden açılmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Gülistan Doku, Çağla Tuğaltay ve Rabia Naz Vatan'ın dosyalarına ilişkin inceleme ve soruşturmalar ile Fenerbahçe Spor Kulübü otobüsüne yönelik silahlı saldırıya ilişkin inceleme ve soruşturmalar devam ediyor. Adalet Bakanı Gürlek'ten açıklama Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda, geçmiş yıllarda işlenen ve kamu vicdanında derin izler bırakan suçların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü bildirdi. Bakan Gürlek, şöyle devam etti: “Faili meçhullerin aydınlatılması, suçluların adalet önünde hesap vermesi, cezasızlık algısının ortadan kaldırılması ve vatandaşlarımızın hukuk sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Çözülen her dosya, mağdurlarımızın yakınlarının yıllardır taşıdığı acının bir nebze olsun hafiflemesine, toplum vicdanındaki yaraların sarılmasına ve ülkemizdeki güven ortamının pekişmesine katkı sağlamaktadır.” Son olarak yürütülen titiz incelemeler sonucunda, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde 17 yıl önce kız bebeğin ölümüyle ilgili dosyanın karanlıkta kalan yönleri ile Adana'nın Ceyhan ilçesinde 4 yıl önce işlenen Eyyüp Özbadem cinayetinin aydınlatıldığını belirten Gürlek, "10 Mayıs 2009'da Bandırma'da bir çöp konteynerinde poşete konulmuş halde kız bebek cesedi bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, bebeğin annesi tespit edilmiş ve yargılama sonucunda 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilmişti ancak bebeğin babasının kimliği ve olaydaki rolü uzun yıllar boyunca belirlenememişti." ifadelerini kullandı. Dosyanın yeniden ele alınmasıyla bebeğin bulunduğu poşet üzerinde yapılan incelemede şüpheli U.C'ye ait parmak izinin tespit edildiğini kaydeden Gürlek, "Tanık beyanları, ceza infaz kurumu ziyaretçi kayıtları, teşhis işlemleri ve Adli Tıp Kurumunca yapılan DNA incelemesi sonucunda şüphelinin, bebeğin biyolojik babası olduğu tespit edildi. Toplanan deliller doğrultusunda gözaltına alınan şüpheli U.C, 'çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme' suçundan tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildi." bilgisini paylaştı. Adana'nın Ceyhan ilçesinde de Eyyüp Özbadem'in 4 Haziran 2022'de motosikletli kişiler tarafından silahlı saldırı sonucu öldürüldüğünü belirten Gürlek, olayın ardından bazı şüpheliler hakkında işlem yapıldığını ancak soruşturmanın o aşamasında failler ve olaydaki bağlantıların kesin olarak ortaya çıkarılamadığını anlattı. Dosyanın yeniden incelenmesi kapsamında şüphelilere ait HTS ve baz kayıtlarının, kamera görüntülerinin, kriminal raporların, tanık anlatımlarının ve ifadelerdeki çelişkilerin birlikte değerlendirildiğine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti: “Yapılan çalışmalar sonucunda cinayetin H.A'nın azmettirmesiyle B.G. ve S.B. tarafından gerçekleştirildiği, M.A. ile O.K'nin ise faillere yardım ettikleri tespit edildi. Soruşturma sırasında ayrıca, şüphelilerin olay öncesindeki görüntülerini içeren kamera kayıtlarının M.Ö. ve U.Ö. tarafından silinerek delillerin gizlendiği belirlendi. Operasyon sonucunda cinayetle bağlantılı 5 şüpheli tutuklandı, delilleri gizledikleri belirlenen 2 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.” Her iki dosyanın aydınlatılmasında büyük dikkat ve özveriyle görev yapan Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı, Balıkesir-Bandırma Emniyet Müdürlüğü ve Adana-Ceyhan Emniyet Müdürlüğüne teşekkür eden Gürlek, "Aziz milletimiz bilmelidir ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek, hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır. Delillerin izini sabırla sürecek, faili meçhul dosyaların üzerindeki karanlığı birer birer kaldıracağız." ifadelerini kullandı.

47 Bin Siteye Erişim Engeli Haber

47 Bin Siteye Erişim Engeli

İçişleri Bakanlığı koordinesinde çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında, bu yıl 47 bin 493 internet sitesi erişime engellendi. AA muhabirinin Bakanlık kaynaklarından derlediği bilgiye göre, internet ve sosyal medya platformlarındaki çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının siber suçlarla mücadele birimlerince 7 gün 24 saat esasıyla yürütülen "siber devriye" çalışmalarıyla takip ediliyor. Siber ekipler, teknolojik imkanlardan yararlanarak yasa dışı bahis sitelerini, bu sitelerin reklamını yapan hesapları ve ödeme sistemleriyle bağlantılı dijital izleri inceliyor. Suç unsuru tespit edilen site ve hesaplar hakkında adli ve idari süreç başlatılıyor. 680 operasyonda 3 bin 231 şüpheli tutuklandı Bu kapsamda İçişleri Bakanlığınca çevrim içi yasa dışı bahis suçuna yönelik yıl başından bu yana 680 operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 5 bin 629 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 3 bin 231'i tutuklanırken, 1515'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Söz konusu dönemde erişimi engellenen yasa dışı bahis sitesi sayısı da 47 bin 493 oldu. Soruşturmalar kapsamında yasa dışı bahis oynatan veya oynanmasına imkan sağlayanların yanı sıra sitelerin altyapısını yöneten, reklamını yapan, para nakline aracılık eden ve suç gelirlerinin aktarılmasında rol aldığı değerlendirilen kişiler de takibe alınıyor. Yasa dışı bahis sitelerinin faaliyetlerini sürdürebilmek için kullandığı banka, elektronik para ve kripto varlık hesapları da siber ekiplerin teknik çalışmaları ile mali incelemeler kapsamında araştırılıyor.

Operasyonda Şanlıurfa’da Var Haber

Operasyonda Şanlıurfa’da Var

"Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "resmi belgede sahtecilik" ve "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada deşifre edilen suç örgütüne ilişkin 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "resmi belgede sahtecilik", "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarından yürütülen soruşturmada şüphelilerin, nüfus müdürlüklerinde görevli bazı memurlar ile işbirliği yaparak, aranan şahıslara kimlik belgesi düzenledikleri, sürücü belgesi iptal edilen ya da olmayan kişilere de sürücü belgesi temin ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin ayrıca yabancılara sahte ikamet izin belgesi temin ettikleri, yurt dışında yaşayıp Türkiye'de üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal bulunan kişilerin bilgileriyle sahte kimlik kartları düzenleyerek tapu müdürlüklerinde satış yapmaya teşebbüs ettikleri belirlendi. Bu şekilde haksız kazanç elde ettiği tespit edilen suç örgütüne yönelik soruşturmada, 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Başsavcılığın talimatıyla İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul, Antalya, İzmir, Düzce, Bursa, Şanlıurfa, Çanakkale ve Edirne'de eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonda, 7'si ceza infaz kurumunda bulunan toplam 23 şüpheli gözaltına alınırken, firari 8 zanlıyı yakalama çalışmaları ise sürüyor. Bakan Gürlek: Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz Adalet Bakanı Akın Gürlek de NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde İçişleri Bakanlığı ve MİT Başkanlığı ile güçlü koordinasyon içinde, kamu düzenini, hukuk güvenliğini ve devletin itibarını hedef alan suç yapılanmalarıyla mücadeleyi tavizsiz sürdürdüklerini kaydetti. Bu kapsamda, devletin resmi belgelerine ve vatandaşların hukuk güvenliğine kasteden yapılara göz açtırmadıklarını vurgulayan Gürlek, "Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'resmi belgede sahtecilik' ve 'kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği' suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, devletin emanetini suistimal eden organize ve sistematik bir suç yapılanması deşifre edilmiştir." bilgisini verdi. Gürlek, şüphelilerin, nüfus müdürlüklerinde görevli bazı kamu görevlileriyle irtibatlı oldukları, aranma kaydı bulunan şahıslara kimlik belgesi düzenledikleri, sürücü belgesi bulunmayan kişilere belge temin ettikleri, sahte ikamet izinleri oluşturduklarını ve sahte kimliklerle tapu devir girişimlerinde bulunduklarının tespit edildiğini belirtti. Kamu kurumlarının güvenilirliğini hedef alan bu tür suçların, doğrudan hukuk sisteminin itibarına yönelik ağır saldırılar olduğuna dikkati çeken Gürlek, şu ifadelere yer verdi: “Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımız tarafından İstanbul, Antalya, İzmir, Düzce, Bursa, Şanlıurfa, Çanakkale ve Edirne'de 31 şüpheliye yönelik arama, el koyma ve gözaltı işlemleri başlatılmıştır. Buradan açıkça ifade ediyorum, resmi belgede sahtecilik suçlarına karşı önümüzdeki dönemde çok daha sert, caydırıcı ve kapsamlı tedbirleri hayata geçirilecektir. Devletin güvenini sarsan, görevini kötüye kullanarak suç örgütlerine alan açan her bir kamu görevlisi hakkında adli süreçleri, hukukun tanıdığı tüm imkânlar kullanılarak en ağır şekilde işletilecektir.” Soruşturmada görev alan kurum ve personele teşekkürlerini ileten Gürlek, "Milletimizin hukuk güvenliğini, devletimizin itibarını ve kamu düzenini korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

10 İlde Sahte Altın Operasyonu Haber

10 İlde Sahte Altın Operasyonu

Adalet Bakanı Gürlek, "Kahramanmaraş merkezli 10 ilimizde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapan kuyumcu, atölyeci, çantacı ve kalıpçılardan oluşan 71 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir." açıklamasını yaptı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Kahramanmaraş merkezli vatandaşların emeğini, birikimini ve güvenini hedef alan sahtecilik ve dolandırıcılık yapılanmasına karşı bu sabah kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildiğini belirtti. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca darphane tarafından basılması gereken ziynet altınlarını, olması gereken ayar ve ağırlığın altında basarak hem devleti zarara uğratan hem de vatandaşları dolandıran yapılara karşı harekete geçildiğine işaret eden Gürlek, şunları kaydetti: "Parada sahtecilik', 'paraya eşit sayılan değerde sahtecilik' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçları kapsamında Kahramanmaraş merkezli 10 ilimizde sahte altın üretimi ve pazarlaması yapan kuyumcu, atölyeci, çantacı ve kalıpçılardan oluşan 71 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir. Şu ana kadar yapılan aramalarda, suçta kullanılan çok sayıda sahte kalıp, yasa dışı basılmış altınlar ve suç unsuru eşyalar ele geçirilmiştir. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde yürütülen soruşturma titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir." Bakan Gürlek, vatandaşın alın terinin sahtecilikle, hileyle ve dolandırıcılıkla gasp edilmesine izin vermeyeceklerini, vatandaşların zor gün birikimlerini ve helal kazancını sahtekarların eline bırakmayacaklarını ve kuyumculuk sektörünün itibarını ve vatandaşın güvenini koruyacaklarını vurguladı. Bu soruşturmayı gizlilik ve titizlikle koordine eden Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığını, operasyonu sahada başarıyla icra eden Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğünü ve soruşturma sürecinde görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik eden Gürlek, "Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, ekonomik güvenliğimize ve toplumsal huzurumuza kasteden her türlü organize suç yapısıyla mücadelemiz kesintisiz devam edecek, adaletin gereği kararlılıkla yerine getirilecektir." ifadelerini kullandı. Öte yandan, Darphane Genel Müdürlüğünden alınan rapora göre, yapılan aramalarda ele geçirilen yaklaşık 11 kilogram ağırlığında gram, çeyrek, yarım, ata lirası ve çeyrek basımında kullanılan 15 adet yasa dışı kalıptaki altınların milyem değerlerinin olması gerekenden düşük olduğu, yine kalıpların sahte olduğu ve cumhuriyet altınlarının darphane basımı olmadığı ortaya çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.