Uygulamalarımız appstore googleplay

#Ögrenciler

gazeteci63.com - Ögrenciler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ögrenciler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İlk Karnelerini Hastanede Aldılar Haber

İlk Karnelerini Hastanede Aldılar

Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde, Yenice Merkez İlkokulu iş birliğiyle hizmet veren hastane sınıfında eğitim gören öğrenciler, karne almanın mutluluğunu yaşadı. Tedavi süreçleri devam eden çocuklar için düzenlenen karne töreni, hem eğitim hem de moral açısından anlamlı anlara sahne oldu. Hastane sınıfı öğretmeni Deniz Keskin, karne töreninde yaptığı açıklamada, birçok öğrencinin hayatında ilk kez karne aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Yenice Merkez İlkokulu iş birliğiyle açılan hastane sınıfımızda çok anlamlı bir karne heyecanı yaşadık. Tedavi süreçleri nedeniyle birçok öğrencimiz ilk kez karne aldı. Bu karne yalnızca eğitim dönemini tamamlamanın değil; aynı zamanda çocuklarımızın tedavi sürecinde gösterdikleri cesaretin, sabrın ve umudun da simgesi oldu. Çocuklarımızın gözlerindeki mutluluk, eğitimin her koşulda devam ettiğini ve sevginin iyileştirici gücünü bir kez daha hepimize gösterdi. Tüm öğrencilerimizi yürekten kutluyor, sağlık ve başarı dolu günler diliyorum.” Keskin, hastane sınıfında haftanın her günü 09.00-14.00 saatleri arasında eğitim verildiğini belirterek, tedavi gören çocukların eğitim haklarından mahrum kalmamalarının büyük önem taşıdığını vurguladı. Karne töreni, çocukların eğitim hayatlarından kopmadan tedavi süreçlerini sürdürmelerine katkı sağlayan hastane sınıflarının önemini bir kez daha ortaya koyarken, öğrencilerin mutluluğu aileleri ve sağlık çalışanları tarafından da paylaşıldı. Açıklamasının sonunda destek veren kurumlara teşekkür eden Deniz Keskin, “Çocuklarımızın hastalıklarıyla mücadele ederken eğitimlerinden geri kalmamalarını sağlayan başta Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü olmak üzere, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimine ve Yenice Merkez İlkokulu’na teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Karne Heyecanına Sayılı Günler Haber

Karne Heyecanına Sayılı Günler

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarındaki yaklaşık 18 milyon öğrenci, 26 Haziran Cuma günü karnelerini alarak yaz tatiline girecek. Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında 2025-2026 eğitim-öğretim yılı, 8 Eylül 2025'te başlatıldı. Birinci dönem ara tatili 10-14 Kasım 2025, ikinci dönemdeki ara tatil ise 16-20 Mart tarihlerinde yapıldı. 2 Şubat'ta başlayan ikinci dönem, 26 Haziran Cuma günü sona erecek. Öğrenciler, eğitim-öğretim yılının yorgunluğunu 26 Haziran'daki son ders zilinin ardından atacak. Okulların son haftasında öğrencilerin zihinsel, sosyal, duygusal, fiziksel ve ahlaki açıdan çok yönlü gelişimleri için çalışma yürüten MEB, "Dönem Sonu Kültür, Sanat ve Spor Faaliyetleri Haftası Planı" hazırladı. Sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif gelişimi bütüncül yaklaşımla desteklemeyi amaçlayan faaliyet haftasında "erdem-değer-eylem" çerçevesinde planlanan etkinliklerle öğrenciler, eğlenerek öğrenecek. Velilere külfet çıkarmadan, okulların imkanları dahilinde öğrencilerin ilgisini çekecek şekilde uygulanması istenen faaliyetlerle, öğrencilere oyun yoluyla öğrenmenin teşvik edilmesi amaçlanıyor. Öğretmenler mesleki çalışma seminerini çevrim içi yapacak Öğretmenlere yönelik 29-30 Haziran'da gerçekleştirilecek "2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri" çevrim içi düzenlenecek. Yönetici ve öğretmenler, "2026 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Semineri"ni 5 Temmuz Pazar günü saat 23.59'a kadar tamamlayabilecek. Mesleki çalışma semineri, "Bağımsızlık (Bağımlılık) ve Aile" ile "Dijital Çağ ve Aile" konularında hazırlanan eğitim içeriklerinden oluşacak. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin uygulanmasına devam edildi Bakanlık, 2025-2026 eğitim öğretim yılında ücretsiz verilmek üzere hazırlanan yaklaşık 184 milyon ders kitabını okullara dağıttı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki yeni müfredatın öğretim programları, bu eğitim öğretim yılında ana sınıfı ve uygulama sınıflarında, ilkokul 1 ile 2, ortaokul 5 ile 6, ortaöğretim hazırlık ve 9 ile 10'uncu sınıflarda kademeli olarak uygulandı. MEB, yapılan yönetmelik değişikliğiyle bu eğitim öğretim yılında okullarda "kıyafet uygulaması" da başlattı. İlkokul, ortaokul ve liselerdeki okul kıyafetleri, velilere maddi külfet haline gelmesini önlemek amacıyla okul aile birliği ile öğretmenler kurulundan görüş alınarak, özel işaret, baskı ve desen gibi kısıtlayıcı ayrıntılara yer verilmeden okul müdürlüklerince belirlendi. "Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri yapıldı Bakanlıkça, bu eğitim öğretim yılı, "Her Çocuk Bir Fidan, İlk Ders Yeşil Vatan" temasıyla başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile imzalanan "Köklerden Geleceğe Nefes Protokolü" doğrultusunda okulların ilk gününde "Her Çocuk Bir Fidan" temalı kısa film tüm okullarda gösterildi ve tüm ilkokul öğrencilerine fidan dağıtıldı. MEB, 2025-2026 eğitim öğretim yılı boyunca çevre ve sürdürülebilirlik bilincinin güçlendirilmesi amacıyla tüm okullarda "Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinliklerini hayata geçirdi. Eylülden hazirana kadar her ay farklı bir temanın işlendiği uygulama kapsamında tohum, toprak ve temiz hava, afetler ve dayanıklılık, orman, iklim değişikliği, su verimliliği, sıfır atık ve çevre gibi başlıklarda ülke genelinde kapsamlı çalışmalar yürütüldü. "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri düzenlendi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla 81 ile gönderilen yazıyla ramazan ayı boyunca Türkiye genelindeki okullarda "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla kapsamlı etkinlikler düzenlendi. Etkinliklerle öğrencilerin kültürel miras, paylaşma, dayanışma ve yardımlaşma değerleri etrafında buluşması amaçlandı. Söyleşilerden sanat etkinliklerine, geleneksel oyunlardan sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar çok sayıda faaliyet hayata geçirildi. Ayrıca okullarda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında, nisan ayı boyunca okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik "Maarifin Kalbinde Çocuk", mayıs ayında ise mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" temalı etkinlikler yapıldı. İkinci dönemin ilk haftasının teması "Bayrak Sevgisi" oldu Bu eğitim öğretim yılının ikinci döneminin ilk haftası bayrak sevgisi, birlik ve ortak aidiyet bilincini güçlendirmeye yönelik "Bayrak Sevgisi" temalı eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla başladı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin milli, manevi ve kültürel değerlerle bütünleşmiş, birlik, beraberlik ve kardeşlik bilinci gelişmiş bireyler olarak yetişmelerine katkı sunulması için okul binaları Türk bayrakları ile donatıldı. Bayrak sevgisi temalı resim, şiir, kompozisyon, afiş yarışmaları ile sergiler, sanatsal ve kültürel çalışmalar düzenlendi. Okul dışı öğrenme desteklendi Öğrencilerin katılımıyla hazırlanan "Haberimiz Olsun" haber bültenleri, Eğitim Bilişim Ağı (EBA), EBA YouTube ve TRT EBA üzerinden yayın hayatına başladı. "Haberimiz Olsun" haber bültenleriyle çocukları bilgiye doğru ve güvenilir kaynaklardan ulaşabilmeleri, edindiği bilgileri sorgulayan, ayırt eden ve ahlaki kurallar çerçevesinde kullanan bireyler olarak yetişmeleri amaçlandı. Bültenle, öğrencilerin geleneksel medyada ve dijital ortamlarda karşılaştıkları içerikleri bilgi ve medya/sosyal medya okuryazarlığı kapsamında eleştirel bakış açısıyla değerlendirebilmeleri de hedeflendi. MEB, okul dışı öğrenme ortamlarının eğitim sürecine daha etkin entegre edilmesi için öğretmenlerin derste anlattıkları konuya uygun müze, kütüphane ve bilim merkezi gibi mekanlara tek tıkla erişebileceği, sanal turlardan da yararlanabileceği "Okul Dışı Öğrenme" dijital platformunu hayata geçirdi. Yerli ve milli mesajlaşma uygulaması BiP üzerinden Öğretmen Bilgi Servisi (ÖBS) ve Okul-Veli Asistanı (OVA) kuruldu. Böylelikle iki mesajlaşma servisiyle hem öğretmenlerin velilerle doğrudan iletişim kurabilmesi hem de velilerin öğrencilerinin notlarına, devamsızlık ve sınav tarihi gibi bilgilerine anlık ulaşması sağlandı. DİLİM Platformu erişime açıldı Bu eğitim öğretim yılı kapsamında dijitalleşme alanında en son hayata geçirilen platform ise "Türkiye'nin Yabancı Dil Öğrenme Platformu (DİLİM)" oldu. Yapay zeka destekli DİLİM, İngilizce içerikler Bakanlık bünyesindeki öğretmenler tarafından geliştirildi. Türk kültürünü, değerlerini ve yaşam biçimini yansıtan özgün içeriklere yer verilen platformda, milli ve dini bayramlar, geleneksel yaşam unsurları ve kültürel değerler dil öğrenme süreçlerinin doğal bir parçası olarak sunuldu. Yurt dışında yaşayan vatandaşların çocuklarının Türkçe ile bağlarını güçlendirmeyi amaçlayan platformun, Türkiye'de yaşayan yabancıların Türkçe öğrenme süreçlerini desteklemesi ve Türkçenin uluslararası ölçekte daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sunması planlanıyor. LGS kapsamındaki merkezi sınav yapıldı Bakanlıkça, 8'inci sınıf öğrencilerine yönelik Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav 13 Haziran'da yapıldı. 1 milyon 22 bin 658 adayın katılımıyla yurt içi ve yurt dışında düzenlenen sınavda, bu yıl velilerin onay verdiği 924 bin 191 öğrenciye ilk kez beslenme paketi dağıtıldı. Ayrıca merkezi sınavda güvenliğin artırılması amacıyla, sınav binalarının girişlerinde üst arama kontrolünün sağlanması, toplantı odalarında ise sınav evrakının salon görevlilerine dağıtım süreçlerinin izlenebilmesi için yapay zeka destekli altyapıya sahip kamera kurulumu da gerçekleştirildi. MEB'in takvimine göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 14 Eylül'de başlayacak.

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı Haber

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı

Hafta sonu gerçekleştirilecek üniversite sınavı öncesinde öğrenciler ve aileler arasında sınav kaygısı yeniden gündeme geldi. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Abdullah Karataş, sınav kaygısının doğru yönetildiğinde başarıya katkı sağlayabileceğini belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. “Kaygı Düşmanımız Değil” Sınav dönemlerinde artan kaygının çoğu zaman olumsuz bir durum olarak algılandığını ifade eden Dr. Karataş, kaygının insanı tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir biyolojik alarm sistemi olduğunu söyledi. Kaygının tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmasının doğru olmadığını vurgulayan Karataş, “Evimize giren bir hırsızı haber veren alarmı kırmak ne kadar mantıksızsa, kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak da o kadar mantıksızdır. Önemli olan, bu alarmın gerçek bir tehlike yokken gereğinden yüksek sesle çalmasını engellemektir. Kararında bir kaygı dikkati artırır ve performansı desteklerken, aşırı kaygı panik ve hata yapmaya neden olabilir” dedi. “Bildiğim Her Şeyi Unuttum” Düşüncesi Gerçeği Yansıtmıyor Sınav sırasında yoğun kaygı yaşayan öğrencilerin sıkça “Her şeyi unuttum” hissine kapıldığını belirten Karataş, bunun bilimsel olarak doğru olmadığını söyledi. Aşırı stresin, beynin bilgileri hatırlama süreçlerini geçici olarak zorlaştırdığını ifade eden Karataş, “O anda beyninizden hiçbir bilgi silinmez. Sadece yoğun stres nedeniyle bilgilerinize ulaşmanız güçleşir. Sakinleşip nefesinizi düzenlediğinizde zihinsel sis dağılır ve bilgiler yeniden erişilebilir hale gelir” diye konuştu. Öğrencilere: “Panik Yapmayın, Nefesinize Odaklanın” Sınav sürecini bisiklet yolculuğuna benzeten Dr. Karataş, öğrencilerin sınav sırasında zorlandıkları anlarda panik yapmak yerine kısa molalar vermelerini önerdi. Kaygının arttığı hissedildiğinde kalemin bırakılarak derin nefes egzersizi yapılmasının faydalı olacağını belirten Karataş, çözülemeyen sorular üzerinde uzun süre vakit kaybetmek yerine diğer sorulara geçilmesini tavsiye etti. Sınavdan önceki gece yeterli uyku alınmasının önemine de dikkat çeken Karataş, yeni konu öğrenmeye çalışmak yerine dinlenmenin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Ailelere: “Çocuklarınızı Kıyaslamayın” Sınav kaygısının oluşumunda aile tutumlarının belirleyici rol oynadığını ifade eden Karataş, anne ve babalara önemli uyarılarda bulundu. Ailelerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamaları gerektiğini belirten Karataş, çocukların akranlarıyla kıyaslanmasının motivasyon değil, yetersizlik duygusu ve kaygı oluşturduğunu söyledi. “‘Sana çok güveniyoruz, kesin kazanacaksın’ gibi ifadeler destek gibi görünse de çocuk üzerinde ciddi bir beklenti baskısı oluşturabilir” diyen Karataş, ailelerin sonuçtan bağımsız olarak çocuklarının gösterdiği çabayı takdir etmelerinin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu vurguladı. “Sınav Hayatın Tamamı Değil” Sınavların hayatın sonu ya da başlangıcı olmadığını hatırlatan Dr. Abdullah Karataş, “Sınavlar, belirli bir zamanda belirli bilgilerin ölçülmesinden ibarettir. Öğrencilerimizin emeklerinin karşılığını alacağı, sakin ve sağlıklı bir sınav süreci geçirmelerini diliyorum” ifadelerini kullandı.

YKS Öncesi Ailelere Tavsiyeler Haber

YKS Öncesi Ailelere Tavsiyeler

Prof. Dr. Murat Eyüboğlu, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesi öğrencilerin kaygılarını kontrol edebilmelerine yardımcı olmak için ailelere sınav sonucundan bağımsız olarak çocuklarının yanında olduklarını hissettirmeleri tavsiyesinde bulundu. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Eyüboğlu, AA muhabirine, sınavın öğrenciler için önemli olduğunu fakat bunun hayatlarındaki tek çıkış yolu olmadığını söyledi. Sınav süreçlerinde çocukların belirli bir düzeyde kaygı yaşamalarını olağan karşıladıklarını belirten Eyüboğlu, hafif düzeyde kaygının çocukların motivasyonunu, dikkatlerini, odaklanmalarını artırıp daha zinde ve iyi çalışmalarını sağlayabileceğini kaydetti. Eyüboğlu, yüksek düzeyde kaygının ise öğrencileri rahatsız ederek başarılarını olumsuz etkileyebileceğine dikkati çekerek, "Sınava atfettiğimiz anlam eğer yüksekse çocuklar ailelerin de kaygılarını alıp sınav sürecinde performanslarının olumsuz etkilenebileceği bir kaygıyı yaşayabilirler. O nedenle çocukları mümkün olduğu kadar desteklemek ama desteklerken de sınavı hayatlarındaki tek nokta veya tek çıkış noktası olarak göstermemek gerekiyor." ifadelerini kullandı. Ailelerin çocuklarının başarılı olmasını istediğini belirten Eyüboğlu, bu başarı yolunda çocukları desteklemenin yolunun onları sadece sınava hazırlamak veya sınavda yüksek puan almalarını sağlamak olmadığını anlattı. Eyüboğlu, ailelerin sınav nedeniyle farkında olmadan bazen yaşadıkları kaygıları çocuklara aktarabildiğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Zaten kendisi belli düzeyde kaygı yaşayan bir çocuk, ailenin de yaşadığı bu kaygıyı aldığı zaman sınav sürecinde performansı etkilenebiliyor. Çocukları mümkün olduğu kadar desteklemek, sınavdan çok bahsetmemek, geri sayım yapmamak gerekir. Sınavın sonucundan bağımsız olarak çocukların yanında olduğumuzu onlara hissettirmek, yapmamız gereken en önemli şey. Önce yapılması gereken tabii çocuğun yanında olduğumuzu hissettirmek." Rutin yaşamda değişiklik yapılmamalı "Çocukların değerini veya çocuklara karşı olan sevgilerini koşullu bir hale getirmek çok riskli." diyen Eyüboğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hele de bunu sınav gibi bir duruma bağlamak bizim istemediğimiz bir tablo. Bunun yanında sürekli sınavla ilgili konuşmak, başkalarıyla kıyaslama yapmak veya olası sınav sonuçlarıyla ilgili olumsuz senaryolar oluşturup bunu çocuğa yansıtmak, sınav sürecinde çocukların yaşamak istemediği tablolar. Bu hem ebeveynleriyle olan ilişkilerini olumsuz etkiler hem de çocukların sınav sürecinde yaşayacakları kaygıları biraz artırır." Eyüboğlu, öğrencilerin ve ailelerinin sınav öncesi yapmaları gereken en önemli hususun rutin yaşamlarında önemli bir değişiklik yapmamak olduğunu vurguladı. Özellikle son birkaç günde beslenme, uyku alışkanlıklarının değişmemesi, yaşamda daha önce yapılmayan aktivitelerin çok fazla denenmemesi gerektiğini anlatan Eyüboğlu, "Çünkü bunlar hem tıbbi hem de stresle ilişkili bazı sorunlar getirebilir. Çocuklara aslında sınavın onlar için önemli olduğunu ama tek çıkış yolu olmadığını hissettirmemiz gerekiyor." dedi. Eyüboğlu, sınav sonrasında ailelere sonuç ne olursa olsun çocukların yanında olmayı, onlarla keyifli zaman geçirmelerini tavsiye etti.

Haliliye’de Çevre Dostu Eğitim Haber

Haliliye’de Çevre Dostu Eğitim

Haliliye Belediyesi, çevreye duyarlı nesiller yetiştirmek amacıyla yürüttüğü Sıfır Atık Projesi kapsamında öğrencilerle buluşmaya devam ediyor. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat’ın öncülüğünde sürdürülen çalışmalar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde hayata geçiriliyor. İlçe genelinde sıfır atık marketleri ve geri dönüşüm uygulamalarıyla dikkat çeken Haliliye Belediyesi, çocuklarda çevre bilincini artırmak amacıyla okullarda eğitim faaliyetleri düzenliyor. Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen eğitimlerde öğrencilere geri dönüşümün önemi, atıkların ayrıştırılması ve yeniden değerlendirilme süreçleri hakkında bilgiler veriliyor. Çevre mühendislerinin katkılarıyla gerçekleştirilen etkinliklerde; eğitici oyunlar, kısa filmler ve uygulamalı videolar aracılığıyla öğrencilerin çevre dostu davranışlar kazanması hedefleniyor. Okullara yerleştirilen geri dönüşüm ekipmanları sayesinde öğrenciler, öğrendiklerini uygulama fırsatı da buluyor. Bu kapsamda son olarak Abdulkadir Karahan Ortaokulu’nda düzenlenen eğitim programında öğrenciler çevre ve geri dönüşüm konusunda bilinçlendirilirken, doğayı korumanın önemi hakkında da bilgilendirildi. Haliliye Belediyesi Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, çevre bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla eğitim faaliyetlerinin ilçe genelindeki okullarda sürdürüleceği kaydedildi.

Sınav Öncesi Öğrencilere Tavsiye Haber

Sınav Öncesi Öğrencilere Tavsiye

Sağlık Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yarın yapılacak sınava hazırlanan öğrencilere, "düzenli uyku, dengeli beslenme ve ekran süresi sınırlaması" konusunda uyarılarda bulundu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, sınav dönemlerinin öğrenciler için yoğun bir öğrenme sürecinin yanı sıra duygusal açıdan da önemli bir yük oluşturabildiği belirtilerek, sınav kaygısının öğrencilerin performansını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi. Belirli düzeydeki kaygının dikkat ve motivasyonu artırabileceği ancak kontrol edilemediğinde odaklanma güçlüğü, özgüven azalması ve çeşitli fiziksel belirtilere yol açabileceği vurgulandı. Açıklamada, özellikle sınav sonucuna aşırı odaklanmanın, olumsuz senaryolar üretmenin ve kişinin kendi yeterliliğine dair olumsuz düşüncelere kapılmasının kaygıyı tırmandırdığına dikkat çekildi. Sınav sürecinde psikolojik hazırlık akademik hazırlık kadar önem taşıyor Sınav sürecinde akademik bilginin yanı sıra öğrencilerin dikkatlerini sürdürebilmeleri, motivasyonlarını koruyabilmeleri ve sınav kaygısını yönetebilmelerinin başarı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu belirtildi. Bu nedenle öğrencilerin çalışma süreçlerini planlı ve hedef odaklı şekilde yürütmeleri, zamanı etkili kullanmaları ve çalışma programlarını sürdürülebilir bir şekilde oluşturmalarının gerektiği vurgulandı. Sınava yönelik kontrol hissinin güçlenmesinin kaygının azaltılmasına ve öğrencilerin kendilerine olan güvenlerinin artmasına katkı sağladığının altı çizildi. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kaygı yönetimine katkı sağlıyor Sınav döneminde fiziksel ve ruhsal iyilik halinin korunması büyük önem taşıdığı ifade edilen açıklamada, şöyle devam edildi: "Bu kapsamda düzenli ve yeterli uyku alışkanlığı sürdürülmeli, dengeli ve sağlıklı beslenilmeli, yeterli miktarda su tüketilmeli, ekran kullanım süreleri sınırlandırılmalı, düzenli fiziksel aktivitelere zaman ayrılmalı, günlük yaşam rutini mümkün olduğunca korunmalıdır. Ayrıca derin nefes alma, gevşeme egzersizleri, dikkat odağını mevcut göreve yöneltme ve olumlu içsel konuşmalar gibi yöntemler kaygının yönetilmesine destek olabilmektedir." Sağlıklı hayat merkezlerinde çocuklara yönelik danışmanlık hizmeti sunuluyor Çocukluk ve ergenlik döneminin fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimin hızla devam ettiği, bireyin yaşam boyu sağlık alışkanlıklarının şekillendiği önemli bir süreç olduğuna dikkati çekilen açıklamada, "Sağlıklı hayat merkezlerinde sunulan çocuk ve ergen sağlığı danışmanlığı kapsamında çocuk ve ergenlerin gelişim süreçleri izlenmekte, ruhsal ve sosyal iyilik hallerinin güçlendirilmesine yönelik danışmanlık hizmetleri verilmektedir. Ayrıca ailelere çocukların yaş dönemlerine uygun gelişim özellikleri, etkili iletişim yöntemleri ve sağlıklı ebeveyn tutumları konusunda rehberlik sağlanmaktadır." ifadeleri kullanıldı. Aile ve öğretmen desteği öğrencilerin psikolojik dayanıklılığını güçlendiriyor Sınava yönelik ailelerin ve öğretmenlerin tutumunun öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları üzerinde önemli bir rol oynadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Anlayışlı, destekleyici ve güven veren bir yaklaşım, öğrencilerin kendilerine olan inançlarını güçlendirmekte ve süreci daha sağlıklı yönetmelerine katkı sağlamaktadır. Öğrencilere sınavların bireyin değerini belirleyen bir unsur olmadığı, mevcut bilgi ve becerilerin değerlendirilmesine yönelik bir araç olduğu hatırlatılmalıdır. Aile ve öğretmenlerden alınan destek, öğrencilerin sınav öncesi kaygı düzeylerinin azaltılmasına ve sınava psikolojik açıdan daha hazır hissetmelerine katkı sağlamaktadır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.