Uygulamalarımız appstore googleplay

#Öğrenci

gazeteci63.com - Öğrenci haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğrenci haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ağır Okul Çantalarına Dikkat Haber

Ağır Okul Çantalarına Dikkat

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamdi Nezih Dağdeviren, ağır ve dengesiz kullanılan okul çantalarının çocuklarda kas ağrıları ve duruş bozukluklarına neden olabileceğini belirtti. Dağdeviren, AA muhabirine, ağır ve dengesiz okul çantalarının özellikle sırt, omuz ve çevresindeki kaslara yük bindirebileceğini söyledi. Çantanın ağırlığının azaltılmasına rağmen dinlenmeyle geçmeyen veya zamanla artan ağrıların dikkate alınması gerektiğini belirten Dağdeviren, "Okul çantalarının ağırlığı ve dengesiz taşınması çocukta duruş bozukluğuna, öncelikle de kas ağrılarına sebep olabilir. Bu ağrılar dinlenince geçmiyorsa ailelerin önce çantanın ağırlığını azaltmalarını, şikayetlerin devam etmesi halinde de çocuğu hekim kontrolüne getirmelerini faydalı buluyoruz." ifadelerini kullandı. Dağdeviren, "Biz pratik olarak çocukların ağırlığının yüzde 10'unu geçmeyen çantaları istiyoruz. Mümkünse çok daha azını tercih ediyoruz. Doğru çantanın alınması kadar çantanın doğru kullanılması da önemli. Çift taraftan omuza takılabilen, omuz askıları olabildiğince geniş, ağırlığı vücuda eşit yayabilen çantaların mümkün olduğunca sırta yakın takılmasını istiyoruz." dedi. Çantanın sırta yakın tutulması, askılarının çocuğa göre ayarlanması ve yürürken dik duruşu bozmayacak şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Dağdeviren, tekerlekli çantaların bazı durumlarda tercih edilebileceğini ancak asıl önemli noktanın çocuğun sırtına gereğinden fazla yük bindirilmemesi olduğunu kaydetti. "Çocukların taşıdığı yük azaltılmalı" Dağdeviren, okul çantalarının hafifletilmesi konusunda ailelerin yanı sıra okullara görev düştüğünü söyledi. Öğrencilerin ihtiyaç duymadıkları kitap ve eğitim materyalini okulda bırakabilecekleri güvenli dolapların oluşturulmasının faydalı olabileceğini belirten Dağdeviren, ders programlarının da çocukların gün içerisinde daha az yük taşımasını sağlayacak şekilde planlanabileceğini dile getirdi. Dağdeviren, "Çocukların taşıdığı yük azaltılmalı. Öğrencilerin gün içinde çok sayıda dersin kitap ve defterini taşımak yerine daha az malzemeyle okula gelmesini sağlayacak planlamalar yapılabilir. Milli Eğitim Bakanlığı, bakanlık kaynakları dışında kaynak kullanılmamasına yönelik uyarılar yapıyor. Bunun da öğrencilerin çantalarındaki ek yükün azalmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum." diye konuştu. "Skolyozun tek başına çantadan olduğunu söylemek doğru değil" Prof. Dr. Dağdeviren, ağır okul çantalarıyla skolyoz arasında doğrudan neden-sonuç ilişkisi kurulmasının doğru olmadığını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı: "Skolyozun tek başına çantadan ötürü olduğunu söylemek doğru değil. Ancak kaslar bozulduysa, oturuş şekli değiştiyse ve o oturuş günlük hayatın her yerine tesir ettiyse, derste aynı şekilde oturuyorsa, evde tabletiyle çalışırken aynı şekilde oturuyorsa, televizyonu aynı oturuşta seyrediyorsa duruş değişiklikleri kalıcı hale gelebilir. Omurganın açısını da değiştirebilir." Çocukların yalnızca okul çantasını taşırken değil, günlük yaşamlarının tamamında doğru duruş alışkanlıkları kazanmasının önemli olduğuna işaret eden Dağdeviren, ailelerin ve çocukların bu konuda sağlık okuryazarlığının artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Velilere Okul Alışverişi Uyarısı Haber

Velilere Okul Alışverişi Uyarısı

Ticaret Bakanlığı, kırtasiye alışverişlerinin güvenli ürünlerle ve güvenilir satış noktalarından yapılmasının çocukların sağlığını korumak ve tüketici haklarını güvence altına almak için büyük önem taşıdığını bildirdi. Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, güvenli okul alışverişinin bilinçli tercihle başladığı ifade edildi. Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte çocuklar için yeni bir dönemin başladığı vurgulanan açıklamada, "Bu dönemde kırtasiye alışverişlerimizi güvenli ürünlerden ve güvenilir satış noktalarından yana yapmak, çocuklarımızın sağlığını korumak ve tüketici haklarımızı güvence altına almak açısından büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulunuldu. Açıklamada, çocukların sağlığı ve güvenliği için güvenilir satış noktalarının tercih edilmesi, ürünlerde üretici-ithalatçı bilgisi, kullanım talimatı, yaş uyarıları ve gerekli işaretlerin bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, alışverişlerde belge ve fişlerin alınmasının, şüpheli, kaynağı ve bilgileri belli olmayan ürünlerden uzak durulmasının önem taşıdığı kaydedildi. Güvenli ürünün bilinçli tüketiciyle buluştuğunun unutulmaması gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ticaret Bakanlığı olarak çocuklarımızın sağlığını ve tüketicilerimizin haklarını korumak için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Yeni eğitim öğretim yılında tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, velilerimizi güvenli ve bilinçli alışveriş yapmaya davet ediyoruz."

Yurt Başvuru Sonuçları Açıklandı Haber

Yurt Başvuru Sonuçları Açıklandı

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, GSB yurt başvuru sonuçlarının açıklandığını duyurdu. Bakan Bak, "Öğrenci yurtlarına ilk yerleştirmede yüzde 90 ile rekor kırdık." ifadelerini kullandı. Bakan Bak, Cebeci Site Kız Öğrenci Yurdu'ndaki GSB Yurt Koordinasyon Merkezi'nde, 2026-27 yılı eğitim öğretim dönemi bakanlık yurtlarına başvuru ve yerleştirme sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yeni eğitim öğretim dönemine başlayacak tüm gençlere başarı dileyen Bak, "Uzun ve yoğun bir hazırlık döneminin ardından üniversiteye yerleşen gençlerimizi gönülden kutluyor, her birine başarılarla dolu bir yükseköğrenim hayatı temenni ediyorum. GSB olarak üniversiteye ilk adımını atan ya da öğrenimini sürdüren bütün gençlerimizi, nitelikli hizmet anlayışımız ve güçlü yurt altyapımızla karşılamaya hazırız." diye konuştu. Bak, 81 ilde yeni dönem için tüm hazırlıkların tamamlandığını belirterek "Yurtlarımızda gençlerimize; kendilerini güvende hissedecekleri, derslerine huzur içinde yoğunlaşacakları ve üniversite yıllarını çok yönlü biçimde değerlendirecekleri bir yaşam düzeni sunuyoruz. Geçmişte öğrencilerimiz barınmadan beslenmeye, sosyal ve sportif faaliyetlerden burs ve kredi imkanlarına kadar pek çok temel ihtiyacını oldukça sınırlı şartlar altında karşılamak zorundaydı. Bugün ise gençlerimizin eğitim yolculuğunda onları yalnız bırakmayan, ihtiyaçlarını bütüncül bir anlayışla karşılayan güçlü bir Türkiye var." ifadelerini kullandı. Yerleştirme sonuçlarının gençlere ve ailelerine hayırlı olmasını temenni eden Bak, "Bu yıl ilk yerleştirme sonucunda bir rekora imza atarak yüzde 90 oranında öğrencimizi yurtlarımıza yerleştirdik. Geçen yıl bu oran yüzde 87’ydi." dedi. "Yurt hizmetini barınmadan ibaret görmüyoruz" GSB yurtlarında sunulan hizmeti yalnızca barınmadan ibaret görmediklerini dile getiren Bak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öğrencilerimize 3-4 kişilik, ahşap mobilyalarla donatılmış odalarda düzenli, rahat ve güvenli bir yaşam alanı sunuyoruz. Çalışma salonları, spor alanları, yemekhaneler, kantinler ve kafeteryalarla günlük hayatın ihtiyaçlarını aynı çatı altında karşılıyoruz. Gençlerimizin huzuru için güvenlik hizmetlerimizi, 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Ayrıca gençlerimizin yurtlarımızda hijyen standartlarının titizlikle gözetildiği sağlıklı ortamlarda barınmasını sağlıyoruz. Yemekhanelerimizde sunulan öğünler, gençlerimizin dengeli ve sağlıklı beslenmeleri gözetilerek uzman diyetisyenlerimizin kontrolünde hazırlanıyor. Yurtlarımızda görev yapan psikososyal destek ekiplerimizle gençlerimizin iyi oluş hallerini destekliyor, ihtiyaç duydukları her anda yanlarında oluyoruz. Ücretsiz ve hızlı internet bağlantısı ile dijital hizmetlerimizi öğrencilerimizin kullanımına sunuyor, akademik çalışmalarını kolaylaştırıyoruz. Kurslar, atölyeler, kamplar, geziler, spor faaliyetleri, kültür ve sanat programlarıyla gençlerimize yeni ilgi alanları edinme ve yeteneklerini geliştirme imkanı sağlıyoruz. Engelli öğrencilerimizin yurt hizmetlerinden eşit ve güçlü şekilde yararlanabilmesi de temel hassasiyetlerimizden biridir. Bu çerçevede yeni yapılarımızı erişilebilirlik ilkelerine göre inşa ediyor, mevcut yurtlarımızda ise erişilebilirlik noktasında ihtiyaç duyulan gerekli düzenlemeleri gerçekleştiriyoruz." "Yatak kapasitemizde yüzde 439 oranında artış sağladık" Yerleştirme öncesi 12 farklı kamu kurum ve kuruluşuyla koordineli biçimde öğrencilerin beyanlarının değerlendirildiğine dikkati çeken Bak, "Yerleştirme işlemlerini güvenilir veriye dayanan, nesnel ve güçlü bir dijital altyapıyla yürütüyoruz. İnceleme sürecinde gelir durumu, akademik başarı ve sosyal şartları birlikte dikkate alıyoruz. Şehit yakınları ile gazilerimizin ve gazi yakınlarımızın yanı sıra mevzuatla belirlenen öncelikli grupların haklarını büyük bir hassasiyetle gözetiyoruz. Bütün işlemleri adalet, şeffaflık ve kamu sorumluluğu ilkeleri çerçevesinde tamamladık." diye konuştu. Bak, Gençlere en iyi hizmeti sunmak adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çeyrek asra yakın süredir canla başla çalıştıklarını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Yurt hizmetlerinde gerçekleştirdiğimiz kapsamlı atılım da bu vizyonun en somut göstergelerinden biridir. 2002 yılında Türkiye genelinde 190 yurtta, 182 bin 258 yatak kapasitesiyle hizmet verilirken bugün 81 il, 271 İlçe ve KKTC’de 867 yurtta, 1 milyonu aşkın yatak kapasitesiyle gençlerimizin hizmetindeyiz. 2002'den bu yana toplam yatak kapasitemizde yüzde 439 oranında artış sağladık. Üniversite öğrencilerimize sunduğumuz destek, elbette yurt hizmetleriyle sınırlı değil. Halihazırda 1 milyon 518 bin 166 gencimize burs veya öğrenim kredisi veriyoruz. 2025 yılında öğrencilerimize 51 milyar 435 milyon 708 bin lira öğrenim kredisi ve burs desteği sağladık.” "Toplam 106 yurt yatırımımız bulunuyor" Bak, yurt kapasitesini artırmak için çalışmaların sürdüğünü vurgulayarak "Açılacak yeni yurtlarla beraber yapımı devam eden, ihale ve proje aşamasında olan toplam 106 yurt yatırımımız bulunuyor. Bu yatırımlar tamamlandığında mevcut kapasitemiz çok daha ileri bir noktaya ulaşacak. Üniversitelerimizin büyümesini, şehirlerimizdeki öğrenci hareketliliğini ve barınma eğilimlerindeki değişimi düzenli takip ediyoruz." dedi. GSB Yurtları'nın, Seyahatsever programıyla yaz aylarında tüm gençlere ücretsiz konaklama imkanı sağladığını, afetler ve olağanüstü durumlarda da halkın kullanımına sunulduğunu hatırlatan Bak, başvuru takvimine ilişkin şu bilgiyi de paylaştı: "Ek kontenjanla yerleşen, yatay veya dikey geçiş yapan, özel yetenek sınavıyla yükseköğretim programlarına kabul edilen ve lisansüstü eğitim görecek öğrencilerimizin başvurularını ilerleyen tarihlerde alacağız. Normal öğrenim süresi içinde mezun olamayan öğrencilerimiz ile bir yükseköğretim programını tamamladıktan sonra ikinci üniversite öğrenimine başlayan öğrencilerimiz için de ayrıca başvuru süreci açacağız."

Korsan Okul Servislerine Dikkat Haber

Korsan Okul Servislerine Dikkat

TŞOF Genel Başkanı Yiğiner, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı öncesinde velilere korsan servisler konusunda dikkatli olmaları uyarısında bulunarak, "Çocuklarımızı emanet ettiğimiz servis araçlarının ruhsatlı olmasına mutlaka dikkat etmeliyiz." dedi. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Başkanı Mehmet Yiğiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların güvenliğinin her şeyden önce geldiğini, velilerin servis aracı tercihinde gerekli kontrolleri titizlikle yapması gerektiğini belirtti. Çocukların sabah evinden güvenle çıkmasının, okula emniyet içinde ulaşmasının ve gün sonunda huzurla ailesine kavuşmasının önemine dikkati çeken Yiğiner, "Çocuklarımızı emanet ettiğimiz servis araçlarının ruhsatlı olmasına, gerekli uygunluk ve yetki belgelerini taşımasına mutlaka dikkat etmeliyiz. Gerekli izin ve belgelerden yoksun, hiçbir denetime tabi olmadan faaliyet gösteren korsan servisler, çocuklarımızın can güvenliğini tehlikeye atarken, tüm yükümlülüklerini yerine getirerek alın teriyle çalışan servisçi esnafımızı da haksız rekabete maruz bırakmaktadır." diye konuştu. Yiğiner, velilerin, servis tercihlerinde fiyatın yanı sıra güvenliğe, tecrübeye ve mevzuata uygunluğa da bakmasının büyük önem taşıdığını ifade ederek, belgeli, denetimli, trafik kurallarına titizlikle uyan ve sorumluluk bilinciyle hizmet veren servisçi esnafının tercih edilmesinin, çocukların güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu söyledi. "Belirlenenin dışında ücret talep edilemez" Okul ve öğrenci servis ücretlerini belirleme yetkisinin belediyelerde, büyükşehirlerde Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nde (UKOME), diğer yerlerde ise belediye meclisleri veya ilgili daire başkanlıklarında olduğunu anımsatan Yiğiner, şunları kaydetti: "Servisçiler tarafından yetkili kurumlar tarafından belirlenenin dışında ücret talep edilemez. Velilerimiz, yetkili kurumlar tarafından belirlenen ücretlerin dışında ücret talep eden ya da herhangi bir sorun yaşadıkları servis şoförleri hakkında ilgili meslek odalarına yazılı veya sözlü başvuru yapabilirler. Servis aracı işletmecileri esnaf odalarımız da bu süreçte velilerimizin yaşadığı sorunların çözümüne yardımcı olacaklardır. Ayrıca velilerimiz, eğer sorunlarına çözüm bulamazlarsa bağlı bulundukları belediyelerin zabıta müdürlüklerine de sorunlarını iletebilirler. Söz konusu servisçiler için gereken ceza uygulanır." Yiğiner, yeni eğitim-öğretim yılı dolayısıyla öğrencilere başarı dileyerek, "Geleceğimizin teminatı olan sevgili evlatlarımızın yollarının ve bahtlarının açık olmasını temenni ediyor, her birine sağlık, huzur ve başarılarla dolu eğitim yılı diliyorum." diye konuştu. Çocukların güvenli ulaşımı için büyük bir sorumluluk üstlenen servisçi esnafının da dikkatli olmasını isteyen Yiğiner, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının öğrencilere, velilere, öğretmenlere ve servisçi esnafına hayırlı olması temennisinde bulundu.

ÖSYM'den Adaylara YKS Uyarısı Haber

ÖSYM'den Adaylara YKS Uyarısı

ÖSYM'den yapılan açıklamada, "Okul birinciliği bilgisinde eksiklik veya hata olan adayların 22 Temmuz saat 16.00'ya kadar MEB e-Okul sisteminde gereken düzeltmeleri yaptırmış olmaları gerekmektedir." ifadelerine yer verildi. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 eğitim ve öğretim yılında okul birincisi olan adayların ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ndeki okul birinciliği bilgilerini ÖSYM'nin sitesinden kontrol etmeleri ve okul birinciliği bilgisinde eksiklik veya hata olan adayların bugün saat 16.00'ya kadar MEB e-Okul sisteminde gereken düzeltmeleri yaptırmış olmaları gerektiğini bildirdi. ÖSYM'nin internet sitesinden, 2025-2026 eğitim ve öğretim yılında okul birincisi olan adayların ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ndeki okul birinciliği bilgilerini kontrol etmelerine ilişkin duyuru yayımlandı. Duyuruda, ortaöğretim kurumlarının 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı okul birinciliği bilgisinin, 2026-YKS yerleştirme işlemlerinde kullanılmak üzere MEB e-Okul sisteminden 16 Temmuz'da elektronik ortamda alınarak ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi'ne aktarıldığı ifade edildi. 2025-2026 eğitim ve öğretim yılında okul birincisi olan adayların bu bilgilerini, 17-22 Temmuz tarihleri arasında ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" adresinden kontrol etmeleri gerektiği belirtilerek, "Okul birinciliği bilgisinde eksiklik veya hata olan adayların 22 Temmuz 2026 saat 16.00'ya kadar MEB e-Okul sisteminde gereken düzeltmeleri yaptırmış olmaları gerekmektedir. Bu süre tamamlandıktan sonra okul birinciliği bilgisinde düzeltme, değişiklik yapılamayacaktır. Adayların bireysel olarak veya ortaöğretim kurumlarının doğrudan Başkanlığımıza yapacakları değişiklik, düzeltme talepleri kabul edilmeyecektir." bilgisi paylaşıldı.

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı Haber

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı

LGS kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Kocatürk, 27 Temmuz'a kadar yapılacak tercihlere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailelerin öncelikle sınav sonucunu çocuğun değerini belirleyen bir ölçüt olarak görmemesi gerektiğini söyledi. Velilerin ilk tepkilerinde eleştiri, kıyaslama veya hayal kırıklığı ifadelerinden kaçınması gerektiğini dile getiren Kocatürk, lise tercihinde yalnızca puan ve okulun başarı sıralamasının değil, öğrencinin hangi derslerden hoşlandığı, nasıl bir ortamda daha iyi öğrendiği, sosyal ihtiyaçları ve geleceğe ilişkin eğilimlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Kocatürk, "Okulun akademik programı, yabancı dil olanakları, sosyal etkinlikleri, ulaşım koşulları ve öğrenci profili çocukla birlikte incelenmelidir. Tercih sürecinde okul psikolojik danışmanlarının görüşünden yararlanılması, öğrencinin güçlü yönlerini daha gerçekçi biçimde görmesine yardımcı olur." dedi. Öğrencilere lise tercihinin hayatın tamamını belirleyen ve geri dönüşü olmayan tek bir karar olmadığının anlatılması gerektiğine dikkati çeken Kocatürk, "Bir öğrencinin geleceğini yalnızca okulun adı değil, çalışma alışkanlıkları, sosyal ilişkileri, kendini geliştirme çabası ve karşısına çıkan fırsatları nasıl değerlendirdiği belirler. Aileler ve eğitimciler, felaketleştirici ifadeler yerine farklı okullarda da başarılı ve mutlu olunabileceğini somut örneklerle açıklamalıdır. Tercih listesi oluşturulurken öğrenciye seçenekler sunulması ve karar sürecine aktif olarak katılması, kontrol duygusunu artırarak kaygısını azaltır." diye konuştu. Öğrencinin beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kocatürk, yalnızca akademik başarıya odaklanmak yerine öğrencinin sanat, spor, yabancı dil, teknoloji veya sosyal alanlardaki ilgilerinin de değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. "'Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı' tepkisi kaygıyı artırır" Eğitim uzmanı Banu Yapıcı ise ailelerin sınav sonucunu çocuğun kişiliğiyle ve değeriyle özdeşleştirmemesi gerektiğini söyledi. Yapıcı, bir öğrencinin sınavdan aldığı puanın zekasının, yeteneğinin, çalışkanlığının veya gelecekteki başarısının kesin ölçüsü olmadığını kaydederek, bu sonucun öğrencinin belirli bir günde ve koşullarda ortaya koyduğu akademik performansı gösterdiğini belirtti. Başka öğrencilerle karşılaştırma yapmanın veya "Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı." şeklindeki ifadelerin öğrencinin kaygısını artırdığına dikkati çeken Yapıcı, ailelerin çocuklarına "Sonucun ne olursa olsun senin yanındayız. Şimdi birlikte, senin için en doğru yolu belirleyeceğiz." şeklinde yaklaşması gerektiğini ifade etti. Yapıcı, çocuğa sınav sonucundan dolayı baskı kurmak yerine çözüm odaklı yaklaşmanın daha sağlıklı olduğunu aktararak, aileler için temel ilkenin önce duyguların ardından doğru tercihin yönetim süreci olduğunu anlattı. Okul tercihi yapılırken öğrencinin ilgi alanları, kişilik özellikleri ve yeteneklerinin psikolojik açıdan dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, şöyle devam etti: "Tercih süreci, öğrenciyi bir okulun puanına yerleştirme işlemi olarak görülmemelidir. Asıl amaç, öğrenciyi gelişebileceği doğru eğitim ortamıyla buluşturmaktır. Milli Eğitim Bakanlığının tercih bilgilendirme kılavuzu da tercih sürecinde öğrencinin akademik durumu, ilgi alanları, sosyal özellikleri ve gelecek beklentilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu değerlendirme yapılırken üç temel soru sorulmalıdır. Öğrenci neyi yapmaktan hoşlanıyor? Fen bilimleri, teknoloji, yabancı dil, sanat, spor, sosyal bilimler veya üretim temelli çalışmalar arasında hangi alanlara doğal bir merak duyuyor? Hangi ortamda daha iyi gelişiyor? Burada yalnızca öğrencinin 'Hangi mesleği istediğine' bakmak yeterli değildir. On dört yaşındaki bir öğrencinin meslek kararının zaman içinde değişmesi doğaldır. Bu nedenle öğrencinin tek bir mesleğe yönlendirilmesi yerine ilgi ve yeteneklerini keşfedebileceği zengin bir lise ortamı seçilmelidir." Ailelerin yüksek beklentiler oluşturmasının doğru olmadığını vurgulayan Yapıcı, araştırmaların, gerçekçi ve destekleyici beklentilerin başarıyı güçlendirebildiğini gösteren sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti. Yapıcı, araştırmaların, öğrencinin kapasitesinin çok üzerine çıkan beklentilerin kaygı, yetersizlik duygusu ve mükemmeliyetçilik baskısı oluşturabileceğini gösterdiğini kaydetti. Tercihte öğrenciye söz hakkı verilmeli Tercih görüşmelerinde öğrenciye söz hakkı verilmesi gerektiğine dikkati çeken Yapıcı, "Anne ve baba rehberlik etmeli ancak öğrencinin yerine karar vermemelidir. Çünkü istemediği bir okulda eğitim gören öğrenci, okulun akademik imkanları güçlü olsa bile aidiyet ve motivasyon sorunu yaşayabilir." dedi. Lise seçiminin öğrencinin eğitim yolculuğunu etkilediğini, geleceğini tek başına belirlemediğini vurgulayan Yapıcı, "Öğrencinin çabası, öğretmenleriyle kurduğu ilişki, edindiği arkadaşlıklar, katıldığı projeler, geliştirdiği yabancı dil, sosyal becerileri ve zaman içinde aldığı kararlar da geleceğinde belirleyicidir. Yanlış seçim korkusunu azaltmanın en etkili yolu, tercihleri söylentilerle değil, okul ziyaretleri, rehberlik görüşmeleri, güncel veriler ve öğrencinin bireysel özellikleri üzerinden oluşturmaktır." diye konuştu. Yapıcı, hiçbir sonucun bir çocuğun gelecekte neler yapabileceğini bütünüyle gösteremeyeceğini kaydetti. Öğrencide uzun süren içe kapanma, yoğun değersizlik düşüncesi, uyku ve iştah bozukluğu, öfke patlamaları, okuldan tamamen uzaklaşma veya kendine zarar verme söylemleri görülüyorsa profesyonel psikolojik destek alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, "Ailelerin geleceği planlarken yaptığı en önemli hatalardan biri bugünün popüler mesleklerini geleceğin kesin meslekleri olarak görmektir. Teknoloji hızla gelişirken bazı meslekler dönüşmekte, yeni uzmanlık alanları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle çocukları tek bir mesleğin görevlerine hazırlamak yerine, farklı alanlara uyum sağlayabilecek güçlü bir gelişim altyapısına sahip olmaları hedeflenmelidir." değerlendirmesini yaptı. Tercih döneminde "geçmiş yıllardaki okul puanlarını kesin sınır olarak görmenin", okulun yalnızca akademik başarısına odaklanmanın ve çocuğun fikrini dinlemeden tercih listesinin aile adına hazırlanmasının çok yanlış olduğunu dile getiren Yapıcı, öğrencinin tercih sürecinin öznesi olması gerektiğine değindi. "Bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor" Eğitim ve pedagoji danışmanı Gülcan Öncel de LGS kapsamındaki sınavın asla bir çocuğun değerini belirlemediğini söyledi. Her çocuğun farklı olduğunun tercih sırasında dikkate alınması gerektiği kaydeden Öncel, "Bazı öğrenciler rekabet ortamında motive olurken bazıları daha sakin ve destekleyici bir ortamda kendini gösterebilir. Bu nedenle tercih yaparken yalnızca puana değil, öğrencinin ilgi alanlarına, güçlü yönlerine, sosyal yapısına ve gelecekte nasıl bir yaşam hayal ettiğine de bakmak gerekiyor." dedi. Sınav sonuçlarından memnun olmayan aileler ve öğrencilerin öz güven kırıcı yaklaşımlardan kaçınması gerektiğinin altını çizen Öncel, lisenin aynı zamanda yeni arkadaşlıkların kurulduğu, kimlik gelişiminin hızlandığı önemli bir dönem olduğunu vurguladı. Artık çocukları yalnızca bir mesleğe değil, sürekli değişen bir dünyaya hazırladıklarını aktaran Öncel, "Ezber bilgi kadar, merak eden, araştıran, öğrenmeyi seven, problem çözebilen ve değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek çok daha önemli hale geldi. Bence geleceğin en güçlü becerisi, öğrenmeye devam edebilmek. Çünkü bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor ama öğrenmeyi bilen bireyler, bu değişime çok daha kolay uyum sağlayabiliyor." ifadelerini kullandı.

LGS’de Tercih Süreci Başladı Haber

LGS’de Tercih Süreci Başladı

Adaylar, "merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar", "yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar" ve "pansiyonlu okullar" olmak üzere üç grupta tercih yapacak. e-Okul sistemi üzerinden yapılacak lise tercih işlemleri, 27 Temmuz saat 17.00'ye kadar sürecek. Merkezi sınavla öğrenci alan okullara toplam 198 bin 899 öğrenci yerleştirilecek. Anadolu liselerine 60 bin 886, fen liselerine 38 bin 700, sosyal bilimler liselerine 9 bin 210, Anadolu imam hatip liselerine 43 bin 706, mesleki ve teknik Anadolu liselerine 46 bin 397 kontenjan ayrıldı. Merkezi sınav puanı ile yerleştirme, sınavla öğrenci alan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, proje okulları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına merkezi sınav puanı üstünlüğüne göre tercihler doğrultusunda yapılacak. Öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar listesinden 10 okula kadar tercih yapabilecek. Merkezi sınavla öğrenci alan okulların belirlenen kontenjanlarına puan üstünlüğüne göre tercihler doğrultusunda yerleştirme olacak. Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanının eşitliği halinde yerleştirme, sırasıyla Okul Başarı Puanı (OBP) üstünlüğü, 8, 7. ve 6. sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP), 8. sınıfta özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı, tercih önceliği ve eşitliğin bozulmaması halinde öğrencilerin doğum tarihine göre yaşı küçük olana bakılarak yerleştirme yapılacak. Yerel yerleştirme nasıl yapılacak? Yerel yerleştirme işlemleri, okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara, sırasıyla öğrencilerin ikamet adresleri, okul başarı puanı ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı esas alınarak yapılacak. Değerlendirmede, eşitlik olması durumunda sırasıyla 8, 7. ve 6. sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme gerçekleştirilecek. Sınava giren ve merkezi sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil tüm öğrencilerin, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okul tercihinde bulunmaları gerekiyor. Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapılmaması durumunda öğrencilere merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar tercih ekranı açılmayacak. Özel ortaöğretim kurumlarına ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okullara kesin kayıt işlemini tamamlamış öğrenciler tercihte bulunamayacak. İlk ekran yerel yerleştirme için açılacak Öğrenciler, ilk olarak yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapabilecek. Yerel yerleştirme tercihlerinde ilk 3 okulu kayıt alanından seçmek kaydıyla öğrenciler en fazla 5 okul tercih edebilecek. Tercihlerde aynı okul türünden (Anadolu lisesi, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi) en fazla 3 okul seçilebilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihlerini gerçekleştiren öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar ekranından en fazla 10, pansiyonlu okullar tercih ekranından da en fazla 5 okul olmak üzere toplamda 20 okul tercihi yapabilecek. Yerel yerleştirme tercih ekranındaki yeşil renk, öğrencinin ikamet adresinin bulunduğu "Kayıt Alanında" yer alan okulları, mavi renk öğrencinin ikamet adresine göre "Komşu Kayıt Alanında" bulunan okulları, kırmızı renk ise öğrencinin kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışında kalan il içindeki diğer kayıt alanları ile il dışındaki kayıt alanlarında olan okulları gösterecek. Nakiller iki dönem sürecek Geçen yıl olduğu gibi LGS yerleştirmelerine esas nakiller, bu yıl da iki dönemde yapılacak. Her iki dönemde de merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin, yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak. Tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek. Özel öğretim kurumlarının kayıt işlemleri ile yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların işlem ve kayıtları Ortaöğretim Kurumlarına Tercih ve Yerleştirme Takvimi'ne göre 13-27 Temmuz'da gerçekleşecek. Özel öğretim kurumlarına kayıt işlemini tamamlayan öğrencilere tercih ekranı açılmayacak, öğrenciler tercih süresi içinde kayıtlarını iptal ettirmeleri durumunda tercihte bulunabilecek. "Rota Maarif" platformu Bakanlık, öğrenci ve velilere LGS tercih sürecinde destek olması amacıyla hayata geçirdiği "Rota Maarif" platformunu 10 Temmuz'da erişime açtı. Platformda, okulların temel bilgileri, adresleri, iletişim bilgileri, öğretim şekli, ders saatleri, fiziki imkanları, kontenjan durumu ve diğer özellikleri yer alıyor. Kullanıcılar okulları il, ilçe, okul türü, okul kademesi, alan, pansiyon durumu ve benzeri kriterlere göre sorgulayabiliyor. Sonuçlar, 5 Ağustos'ta açıklanacak Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanlar, 5 Ağustos'ta "meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek. Yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları, 5-7 Ağustos'ta, tercih sonuçları 10 Ağustos'ta açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos'ta arasında alınacak ve 14 Ağustos'ta duyurulacak. Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurular, 17-26 Ağustos'ta yapılacak ve komisyonlar yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos'ta tamamlayacak. Yatılılık başvuruları 31 Ağustos-3 Eylül'de okul ve kurumlarca alınacak. Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül'de ilan edilerek e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri gerçekleştirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.