Uygulamalarımız appstore googleplay

#Motivasyon

gazeteci63.com - Motivasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Motivasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üç Proje TEKNOFEST Finalinde Haber

Üç Proje TEKNOFEST Finalinde

Şanlıurfa Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, bitkilerin tanınmasını kolaylaştıran "Diji Botanik", okuma güçlüğü yaşayan çocukların eğitim süreçlerini destekleyen "RFID Tabanlı Akıllı Kart Destekli Öğrenme Sistemi" ve karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik "İz Sayar-Karbon Ayak İzimizi Siliyoruz" projeleriyle TEKNOFEST finalinde yarışacak. Yaklaşık bir yıldır danışman öğretmenleriyle projeleri üzerinde çalışan öğrenciler, günlük hayattaki sorunlara teknoloji ve bilimle çözüm üretmek amacıyla geliştirdikleri sistemlerle TEKNOFEST İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması'nda finale kaldı. Ortaokul öğrencisi İrem Çolak tarafından fen bilgisi dersi kapsamında geliştirilen "Diji Botanik" projesiyle öğrencilerin çevrelerindeki bitkileri daha kolay tanımaları amaçlanıyor. Fen bilgisi öğretmeni Fikriye Gezen'in danışmanlığında hazırlanan projede, Şanlıurfa'nın park ve bahçelerinden toplanan bitkiler geleneksel herbaryum tekniğiyle arşivlendi, ardından dijital ortama aktarıldı. Web sitesi üzerinden bitkilere ilişkin detaylı bilgilere ulaşılabilen projede, bitkilerin 3 boyutlu modelleri, sesli tanıtımları, kullanım alanları ve yöresel isimleri yer alıyor. İrem Çolak, AA muhabirine, projeyi daha da geliştirmek istediğini belirterek, TEKNOFEST'te birinci olmayı hedeflediklerini söyledi. Okuma güçlüğü yaşayan çocuklara teknoloji desteği Ortaokul öğrencileri Elif Yanan ve Zümra Nisa Koç tarafından geliştirilen "Okuma Güçlüğü Olan Öğrenciler İçin RFID Tabanlı Akıllı Kart Destekli Öğrenme Sistemi" ile çocukların okuma çalışmalarının daha kolay ve eğlenceli hale getirilmesi amaçlanıyor. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmeni Soner İşbecer'in danışmanlığında hazırlanan proje, Elif Yanan'ın çocukluk arkadaşının yaşadığı okuma güçlüğünden esinlenmesiyle ortaya çıktı. Sistemde öğrenciler RFID okuyucuya kelime kartlarını okuttuktan sonra bilgisayarda ilgili videoyu izliyor, ardından kelimeyi harf ve hecelerle oluşturuyor. Farklı renklerdeki düğmelerle yapılan hece çalışmalarıyla öğrenme sürecinin etkileşimli hale getirilmesi sağlanıyor. Yanan, geliştirdikleri sistemi arkadaşına da denettiklerini ve olumlu tepki aldıklarını belirterek, projeyle TEKNOFEST'te başarılı olmak istediklerini ifade etti. "Karbon Avcıları" çevre bilinci için yarışacak İngilizce öğretmeni Binnur Yılmazyıldırım danışmanlığındaki 6 kişilik "Karbon Avcıları Takımı" ise "İz Sayar-Karbon Ayak İzimizi Siliyoruz" projesiyle finale yükseldi. Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda geliştirilen projeyle özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklarda karbon ayak izi konusunda farkındalık oluşturulması amaçlanıyor. Sistemde öğrenciler fiziksel ve dijital çarklardan bilgilendirici videolar izliyor, çevre dostu görevleri tamamladıkça puan kazanıyor. Toplanan puanlarla büyüyen dijital ağaçlar zamanla dijital ormana dönüşüyor. Projede yer alan 6. sınıf öğrencisi Feyza İncik, finale kalmanın kendileri için büyük bir motivasyon olduğunu belirterek, hedeflerinin şampiyonluk olduğunu söyledi. Takım üyesi Mehmet Eski de projelerini daha geniş kitlelere ulaştırmak istediklerini ifade etti.

Pedalla Dönüşüm Projesi Finalde Haber

Pedalla Dönüşüm Projesi Finalde

Şanlıurfa Bilim ve Sanat Merkezi öğrencileri, bisiklet sürüp geri dönüşüm için atık toplayan kullanıcıların puan kazanmasını sağlayan "Pedalla Dönüşüm" uygulamasıyla TEKNOFEST'te birincilik hedefliyor. Matematik öğretmeni Özcan Kolyiğit danışmanlığında 3 öğrenci tarafından yaklaşık bir yıldır geliştirilen uygulamada, kullanıcıların bisiklet sürüşleri ile geri dönüşüme kazandırdıkları atıklar puanlamaya dahil ediliyor. Kullanıcıların uygulama üzerinden oluşturdukları hesapla bisiklet sürüşlerini takip edebildiği sistemde biriktirilen puanların, otobüs bileti ve sinema bileti gibi çeşitli ödüllere dönüştürülmesi hedefleniyor. Spor ve geri dönüşümü aynı dijital platformda buluşturan proje, TEKNOFEST Güneydoğu'da finale yükseldi. Şanlıurfalı öğrenciler, geliştirdikleri uygulamayla yarışmada şampiyonluk hedefliyor. "Hem sporu hem geri dönüşümü teşvik etmek istedik" Proje danışmanı matematik öğretmeni Özcan Kolyiğit, AA muhabirine, uygulamayla insanların bisiklet kullanımına yönelmesini ve geri dönüşüme olan ilgisinin artırılmasını amaçladıklarını belirtti. Spor ve geri dönüşümün aynı platformda buluşturulmasını hedeflediklerini ifade eden Kolyiğit, "Normalde uygulamalar ya spor odaklı ya da sadece geri dönüşüme yönelik oluyor. Biz, 'Acaba ikisini birleştirebilir miyiz?' diye düşündük. Hem sporu hem de geri dönüşümü teşvik eden, insanların iki alanda da motive olmasını sağlayan bir uygulama geliştirmek istedik ve 'Pedalla Dönüşüm' uygulamasını hazırladık." dedi. Öğrencilerin uygulama üzerindeki çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Kolyiğit, TEKNOFEST Güneydoğu'da finale kaldıkları için mutlu olduklarını söyledi. TEKNOFEST'in Şanlıurfa'da düzenlenmesinin öğrenciler açısından önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getiren Kolyiğit, "Normalde de proje hazırlıyorduk ancak TEKNOFEST'in Şanlıurfa'da düzenlenecek olması öğrencilerimizin daha fazla proje yapma motivasyonunu artırdı." diye konuştu. "Birinciliği hedefliyoruz" Proje ekibinde yer alan BİLSEM öğrencisi Sare Polat, uygulamayı geliştirirken hem spor hem de geri dönüşüm alanında farkındalık oluşturmak istediklerini söyledi. Polat, "Bu uygulamada hem bisiklet sürüyorsun hem de bisiklet sürerken atık toplayarak puan kazanıyorsun. Bu puanlarla da otobüs bileti, sinema bileti gibi ödüller kazanabiliyorsun." dedi. Daha önce TEKNOFEST'e katıldığını ancak finale kadar gelemediğini anlatan Polat, bu yıl projeleriyle finale yükselmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. İlk kez bir projeyle bu aşamaya kadar geldiklerini aktaran Polat, "Şu anda bu projeyle birinciliği hedefliyoruz. İnşallah birinci olup kupayı alacağız. Çok heyecanlıyız, çok da mutluyuz." diye konuştu. TEKNOFEST'in Şanlıurfa'da düzenlenmesinin kendileri için ayrıca anlamlı olduğunu belirten Polat, organizasyonun kentte yapılmasının kendilerini mutlu ettiğini söyledi. BİLSEM öğrencisi Sena Sabuncu da projeyi öğretmenleriyle yoğun bir çalışma sürecinin ardından hazırladıklarını ve yarışma gününe kadar çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

Urfalı Şampiyonun Zorlu Mesaisi Haber

Urfalı Şampiyonun Zorlu Mesaisi

İnşaatlarda çalışarak geçimini sağlayan ve 4 Türkiye şampiyonluğu bulunan 20 yaşındaki atlet İbrahim Baran, kısıtlı imkanlara rağmen başarılarına yenilerini eklemek için mücadele ediyor. Orta okulda beden eğitimi öğretmeninin tavsiyesiyle atletizme başlayan İbrahim Baran, katıldığı ulusal organizasyonlarda önemli dereceler elde etti. Geçimini sağlamak için günün ilk ışıklarıyla inşaat şantiyesine giden İbrahim, mesaisinin ardından yorgunluğuna aldırmadan antrenmanlarını sürdürüyor. İbrahim Baran, son olarak 2025 yılında İzmir'de düzenlenen Aydın Onur 20 Yaş Altı Türkiye Atletizm Şampiyonası'nda 5 bin metrede altın madalya kazandı. Avrupa ve dünya şampiyonalarında derece elde ederek Türk bayrağını göndere çektirmeyi hedefleyen İbrahim, bu doğrultuda çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Mesaisinin ardından antrenmana koşuyor İbrahim Baran, AA muhabirine, atletizme başladığı ilk günden bu yana kendisini geliştirmeye çalıştığını söyledi. Dağ koşuları ve pist yarışlarında önemli başarılar kazandığını anlatan İbrahim, "48 tane madalyam var. Trabzon'un Köprübaşı ilçesinde, Kocaeli'nin Başiskele ilçesinde ve Siirt'te yapılan​ dağ koşularında şampiyonluk elde ettim." dedi. İnşaatlarda ağır işlerde çalıştığını ve kazancıyla geçimini sağladığını anlatan İbrahim Baran, işini tamamladıktan sonra antrenman için sahaya gittiğini belirtti. Üniversite sınavına da hazırlandığını ifade eden İbrahim, "İnşaatlarda, ağır işlerde çalışıyorum. İşten sonra hemen antrenmana geliyorum. Bu yorgunluğun üzerine antrenman yapıyorum. Spor yapan arkadaşlarım yoruluyor ama 'Eğer ben bu sporu yapıyorsam yorulmamalıyım, yorulmak nedir bilmemem lazım.' diyorum kendime. Bu spora başladığım günden beri inşaatta veya hamallıkta çalışıyorum." diye konuştu. Zorlu çalışma şartlarının kendisini hedeflerinden uzaklaştırmadığını anlatan İbrahim Baran, elde ettiği her madalyanın kendisi için yeni bir motivasyon olduğunu söyledi. Çalışmanın spor yapmaya engel olmadığını anlatan İbrahim Baran, hedeflerine inanarak mücadele ettiğini belirterek, "En büyük hedefim milli formayla uluslararası organizasyonlarda Türkiye'yi temsil etmek. Dünya ve Avrupa şampiyonalarında ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek. Bir gün dünya şampiyonasına çıkacağıma inanıyorum. 20 Eylül'de Kayseri Yarı Maratonu'nda koşacağım. Ekim ayında Balkan Kros Şampiyonası seçmesi var, o da Adana'da olacak. Seçilirsem ülkemizi ve bayrağımızı temsil edeceğime inanıyorum." ifadelerini kullandı.

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı Haber

LGS Tercihinde Dikkat Uyarısı

LGS kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih sürecinde uzmanlar, yalnızca okulun puanına bakılmaması, öğrencilerin ilgi alanları ve yetenekleri doğrultusunda seçim yapılması gerektiğini belirtti. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Metin Kocatürk, 27 Temmuz'a kadar yapılacak tercihlere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, ailelerin öncelikle sınav sonucunu çocuğun değerini belirleyen bir ölçüt olarak görmemesi gerektiğini söyledi. Velilerin ilk tepkilerinde eleştiri, kıyaslama veya hayal kırıklığı ifadelerinden kaçınması gerektiğini dile getiren Kocatürk, lise tercihinde yalnızca puan ve okulun başarı sıralamasının değil, öğrencinin hangi derslerden hoşlandığı, nasıl bir ortamda daha iyi öğrendiği, sosyal ihtiyaçları ve geleceğe ilişkin eğilimlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlattı. Doç. Dr. Kocatürk, "Okulun akademik programı, yabancı dil olanakları, sosyal etkinlikleri, ulaşım koşulları ve öğrenci profili çocukla birlikte incelenmelidir. Tercih sürecinde okul psikolojik danışmanlarının görüşünden yararlanılması, öğrencinin güçlü yönlerini daha gerçekçi biçimde görmesine yardımcı olur." dedi. Öğrencilere lise tercihinin hayatın tamamını belirleyen ve geri dönüşü olmayan tek bir karar olmadığının anlatılması gerektiğine dikkati çeken Kocatürk, "Bir öğrencinin geleceğini yalnızca okulun adı değil, çalışma alışkanlıkları, sosyal ilişkileri, kendini geliştirme çabası ve karşısına çıkan fırsatları nasıl değerlendirdiği belirler. Aileler ve eğitimciler, felaketleştirici ifadeler yerine farklı okullarda da başarılı ve mutlu olunabileceğini somut örneklerle açıklamalıdır. Tercih listesi oluşturulurken öğrenciye seçenekler sunulması ve karar sürecine aktif olarak katılması, kontrol duygusunu artırarak kaygısını azaltır." diye konuştu. Öğrencinin beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kocatürk, yalnızca akademik başarıya odaklanmak yerine öğrencinin sanat, spor, yabancı dil, teknoloji veya sosyal alanlardaki ilgilerinin de değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. "'Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı' tepkisi kaygıyı artırır" Eğitim uzmanı Banu Yapıcı ise ailelerin sınav sonucunu çocuğun kişiliğiyle ve değeriyle özdeşleştirmemesi gerektiğini söyledi. Yapıcı, bir öğrencinin sınavdan aldığı puanın zekasının, yeteneğinin, çalışkanlığının veya gelecekteki başarısının kesin ölçüsü olmadığını kaydederek, bu sonucun öğrencinin belirli bir günde ve koşullarda ortaya koyduğu akademik performansı gösterdiğini belirtti. Başka öğrencilerle karşılaştırma yapmanın veya "Daha fazla çalışsaydın böyle olmazdı." şeklindeki ifadelerin öğrencinin kaygısını artırdığına dikkati çeken Yapıcı, ailelerin çocuklarına "Sonucun ne olursa olsun senin yanındayız. Şimdi birlikte, senin için en doğru yolu belirleyeceğiz." şeklinde yaklaşması gerektiğini ifade etti. Yapıcı, çocuğa sınav sonucundan dolayı baskı kurmak yerine çözüm odaklı yaklaşmanın daha sağlıklı olduğunu aktararak, aileler için temel ilkenin önce duyguların ardından doğru tercihin yönetim süreci olduğunu anlattı. Okul tercihi yapılırken öğrencinin ilgi alanları, kişilik özellikleri ve yeteneklerinin psikolojik açıdan dikkate alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, şöyle devam etti: "Tercih süreci, öğrenciyi bir okulun puanına yerleştirme işlemi olarak görülmemelidir. Asıl amaç, öğrenciyi gelişebileceği doğru eğitim ortamıyla buluşturmaktır. Milli Eğitim Bakanlığının tercih bilgilendirme kılavuzu da tercih sürecinde öğrencinin akademik durumu, ilgi alanları, sosyal özellikleri ve gelecek beklentilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu değerlendirme yapılırken üç temel soru sorulmalıdır. Öğrenci neyi yapmaktan hoşlanıyor? Fen bilimleri, teknoloji, yabancı dil, sanat, spor, sosyal bilimler veya üretim temelli çalışmalar arasında hangi alanlara doğal bir merak duyuyor? Hangi ortamda daha iyi gelişiyor? Burada yalnızca öğrencinin 'Hangi mesleği istediğine' bakmak yeterli değildir. On dört yaşındaki bir öğrencinin meslek kararının zaman içinde değişmesi doğaldır. Bu nedenle öğrencinin tek bir mesleğe yönlendirilmesi yerine ilgi ve yeteneklerini keşfedebileceği zengin bir lise ortamı seçilmelidir." Ailelerin yüksek beklentiler oluşturmasının doğru olmadığını vurgulayan Yapıcı, araştırmaların, gerçekçi ve destekleyici beklentilerin başarıyı güçlendirebildiğini gösteren sonuçlar ortaya koyduğunu belirtti. Yapıcı, araştırmaların, öğrencinin kapasitesinin çok üzerine çıkan beklentilerin kaygı, yetersizlik duygusu ve mükemmeliyetçilik baskısı oluşturabileceğini gösterdiğini kaydetti. Tercihte öğrenciye söz hakkı verilmeli Tercih görüşmelerinde öğrenciye söz hakkı verilmesi gerektiğine dikkati çeken Yapıcı, "Anne ve baba rehberlik etmeli ancak öğrencinin yerine karar vermemelidir. Çünkü istemediği bir okulda eğitim gören öğrenci, okulun akademik imkanları güçlü olsa bile aidiyet ve motivasyon sorunu yaşayabilir." dedi. Lise seçiminin öğrencinin eğitim yolculuğunu etkilediğini, geleceğini tek başına belirlemediğini vurgulayan Yapıcı, "Öğrencinin çabası, öğretmenleriyle kurduğu ilişki, edindiği arkadaşlıklar, katıldığı projeler, geliştirdiği yabancı dil, sosyal becerileri ve zaman içinde aldığı kararlar da geleceğinde belirleyicidir. Yanlış seçim korkusunu azaltmanın en etkili yolu, tercihleri söylentilerle değil, okul ziyaretleri, rehberlik görüşmeleri, güncel veriler ve öğrencinin bireysel özellikleri üzerinden oluşturmaktır." diye konuştu. Yapıcı, hiçbir sonucun bir çocuğun gelecekte neler yapabileceğini bütünüyle gösteremeyeceğini kaydetti. Öğrencide uzun süren içe kapanma, yoğun değersizlik düşüncesi, uyku ve iştah bozukluğu, öfke patlamaları, okuldan tamamen uzaklaşma veya kendine zarar verme söylemleri görülüyorsa profesyonel psikolojik destek alınması gerektiğinin altını çizen Yapıcı, "Ailelerin geleceği planlarken yaptığı en önemli hatalardan biri bugünün popüler mesleklerini geleceğin kesin meslekleri olarak görmektir. Teknoloji hızla gelişirken bazı meslekler dönüşmekte, yeni uzmanlık alanları ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle çocukları tek bir mesleğin görevlerine hazırlamak yerine, farklı alanlara uyum sağlayabilecek güçlü bir gelişim altyapısına sahip olmaları hedeflenmelidir." değerlendirmesini yaptı. Tercih döneminde "geçmiş yıllardaki okul puanlarını kesin sınır olarak görmenin", okulun yalnızca akademik başarısına odaklanmanın ve çocuğun fikrini dinlemeden tercih listesinin aile adına hazırlanmasının çok yanlış olduğunu dile getiren Yapıcı, öğrencinin tercih sürecinin öznesi olması gerektiğine değindi. "Bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor" Eğitim ve pedagoji danışmanı Gülcan Öncel de LGS kapsamındaki sınavın asla bir çocuğun değerini belirlemediğini söyledi. Her çocuğun farklı olduğunun tercih sırasında dikkate alınması gerektiği kaydeden Öncel, "Bazı öğrenciler rekabet ortamında motive olurken bazıları daha sakin ve destekleyici bir ortamda kendini gösterebilir. Bu nedenle tercih yaparken yalnızca puana değil, öğrencinin ilgi alanlarına, güçlü yönlerine, sosyal yapısına ve gelecekte nasıl bir yaşam hayal ettiğine de bakmak gerekiyor." dedi. Sınav sonuçlarından memnun olmayan aileler ve öğrencilerin öz güven kırıcı yaklaşımlardan kaçınması gerektiğinin altını çizen Öncel, lisenin aynı zamanda yeni arkadaşlıkların kurulduğu, kimlik gelişiminin hızlandığı önemli bir dönem olduğunu vurguladı. Artık çocukları yalnızca bir mesleğe değil, sürekli değişen bir dünyaya hazırladıklarını aktaran Öncel, "Ezber bilgi kadar, merak eden, araştıran, öğrenmeyi seven, problem çözebilen ve değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek çok daha önemli hale geldi. Bence geleceğin en güçlü becerisi, öğrenmeye devam edebilmek. Çünkü bugün var olan birçok meslek dönüşüyor, yenileri ortaya çıkıyor ama öğrenmeyi bilen bireyler, bu değişime çok daha kolay uyum sağlayabiliyor." ifadelerini kullandı.

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı Haber

Üniversite Sınavı Öncesi Uyarı

Hafta sonu gerçekleştirilecek üniversite sınavı öncesinde öğrenciler ve aileler arasında sınav kaygısı yeniden gündeme geldi. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Abdullah Karataş, sınav kaygısının doğru yönetildiğinde başarıya katkı sağlayabileceğini belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. “Kaygı Düşmanımız Değil” Sınav dönemlerinde artan kaygının çoğu zaman olumsuz bir durum olarak algılandığını ifade eden Dr. Karataş, kaygının insanı tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir biyolojik alarm sistemi olduğunu söyledi. Kaygının tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılmasının doğru olmadığını vurgulayan Karataş, “Evimize giren bir hırsızı haber veren alarmı kırmak ne kadar mantıksızsa, kaygıyı tamamen yok etmeye çalışmak da o kadar mantıksızdır. Önemli olan, bu alarmın gerçek bir tehlike yokken gereğinden yüksek sesle çalmasını engellemektir. Kararında bir kaygı dikkati artırır ve performansı desteklerken, aşırı kaygı panik ve hata yapmaya neden olabilir” dedi. “Bildiğim Her Şeyi Unuttum” Düşüncesi Gerçeği Yansıtmıyor Sınav sırasında yoğun kaygı yaşayan öğrencilerin sıkça “Her şeyi unuttum” hissine kapıldığını belirten Karataş, bunun bilimsel olarak doğru olmadığını söyledi. Aşırı stresin, beynin bilgileri hatırlama süreçlerini geçici olarak zorlaştırdığını ifade eden Karataş, “O anda beyninizden hiçbir bilgi silinmez. Sadece yoğun stres nedeniyle bilgilerinize ulaşmanız güçleşir. Sakinleşip nefesinizi düzenlediğinizde zihinsel sis dağılır ve bilgiler yeniden erişilebilir hale gelir” diye konuştu. Öğrencilere: “Panik Yapmayın, Nefesinize Odaklanın” Sınav sürecini bisiklet yolculuğuna benzeten Dr. Karataş, öğrencilerin sınav sırasında zorlandıkları anlarda panik yapmak yerine kısa molalar vermelerini önerdi. Kaygının arttığı hissedildiğinde kalemin bırakılarak derin nefes egzersizi yapılmasının faydalı olacağını belirten Karataş, çözülemeyen sorular üzerinde uzun süre vakit kaybetmek yerine diğer sorulara geçilmesini tavsiye etti. Sınavdan önceki gece yeterli uyku alınmasının önemine de dikkat çeken Karataş, yeni konu öğrenmeye çalışmak yerine dinlenmenin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Ailelere: “Çocuklarınızı Kıyaslamayın” Sınav kaygısının oluşumunda aile tutumlarının belirleyici rol oynadığını ifade eden Karataş, anne ve babalara önemli uyarılarda bulundu. Ailelerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamaları gerektiğini belirten Karataş, çocukların akranlarıyla kıyaslanmasının motivasyon değil, yetersizlik duygusu ve kaygı oluşturduğunu söyledi. “‘Sana çok güveniyoruz, kesin kazanacaksın’ gibi ifadeler destek gibi görünse de çocuk üzerinde ciddi bir beklenti baskısı oluşturabilir” diyen Karataş, ailelerin sonuçtan bağımsız olarak çocuklarının gösterdiği çabayı takdir etmelerinin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu vurguladı. “Sınav Hayatın Tamamı Değil” Sınavların hayatın sonu ya da başlangıcı olmadığını hatırlatan Dr. Abdullah Karataş, “Sınavlar, belirli bir zamanda belirli bilgilerin ölçülmesinden ibarettir. Öğrencilerimizin emeklerinin karşılığını alacağı, sakin ve sağlıklı bir sınav süreci geçirmelerini diliyorum” ifadelerini kullandı.

Teknoloji Yıldızlarına Büyük Ödül Haber

Teknoloji Yıldızlarına Büyük Ödül

Şanlıurfa Valiliği tarafından düzenlenen törende, geçtiğimiz yıl TEKNOFEST’te Türkiye derecesi elde eden şampiyon takımlar ile “Benim de Bir Fikrim Var” etkinliğinde başarı gösteren 195 öğrenci ödüllendirildi. Vali Hasan Şıldak, kentin teknoloji ve inovasyon yolculuğuna katkı sunan gençler ve danışman öğretmenlerle bir araya gelerek başarılarından dolayı tebrik etti. Türkiye Derecesi Alan Takımlar Gururlandırdı Törende, Şanlıurfa’yı ulusal alanda başarıyla temsil eden üç takımın elde ettiği dereceler büyük alkış aldı. GençSTEM Takımı Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması’nda Türkiye ikincisi olurken, CodGirl Takımı Eğitim Teknolojileri Yarışması’nda Türkiye ikinciliği elde etti. Cominks Takımı ise Türkçe Doğal Dil İşleme Yarışması’nda Türkiye üçüncüsü olarak önemli bir başarıya imza attı. 195 Öğrenciye Motivasyon Ödülü Programda yalnızca dereceye giren takımlar değil, TEKNOFEST kapsamında düzenlenen “Benim de Bir Fikrim Var” etkinliğinde özgün projeleriyle öne çıkan 195 öğrenci de unutulmadı. Öğrenciler ödüllerini Vali Şıldak’ın elinden alırken, genç mucitler için tören önemli bir motivasyon kaynağı oldu. “Başvuru Sayımız 26 Bini Aştı” Törende konuşan Vali Hasan Şıldak, bu yıl Şanlıurfa’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2026 için hazırlıkların güçlü şekilde sürdüğünü belirterek başvuru sayısında tarihi bir artış yaşandığını açıkladı. Vali Şıldak, yarışmalara yapılan başvuruların ilk kez 26 binin üzerine çıktığını vurgulayarak tüm takımlara başarılar diledi ve gençlerin büyük hedeflere azimle hazırlanmasını istedi. Şanlıurfa TEKNOFEST’e Damga Vurmaya Hazırlanıyor Rekor başvuru sayısıyla teknoloji üreten bir gençlik vizyonunu güçlendiren Şanlıurfa, TEKNOFEST 2026’da hem katılım hem de elde edilecek derecelerle adından söz ettirmeyi hedefliyor. Kentte yürütülen çalışmalar, gençlerin bilim ve teknoloji alanındaki potansiyelini ortaya koyarken, TEKNOFEST heyecanını da şimdiden zirveye taşıdı.

Sosyal Denge Sözleşmesi İmzalandı Haber

Sosyal Denge Sözleşmesi İmzalandı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nde memurların yüzünü güldüren adım atıldı. Başkan Mehmet Kasım Gülpınar, “Bu sözleşmeler, çalışanlarımızın emeğine verdiğimiz değerin en somut göstergesidir” diyerek, Sosyal Denge Sözleşmesi’ni imzaladı. Yüzlerce memur, bu adımla hem haklarını güvence altına aldı hem de motivasyon kazandı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan memurlar için Sosyal Denge Sözleşmesi imzalandı. Mehmet Akif İnan Konferans Salonu’nda düzenlenen programa; Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın yanı sıra Genel Sekreter Vekili Osman Bilden, Genel Sekreter Yardımcısı Vedat Akıllı, ŞUSKİ Genel Müdürü Emin İzol, Bem Bir Sen İl Başkanı Mehmet Bayık, Kamu Birliği Belediyeler Sendikası İl Başkanı Metin Aloğlu, daire başkanları ve çok sayıda memur katıldı. Törende konuşan Başkan Mehmet Kasım Gülpınar, çalışanların haklarını gözeten ve emeği merkeze alan bir yönetim anlayışı benimsediklerini belirterek, önemli bir adım daha attıklarını söyledi. Bu kapsamda Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı BEM-BİR-SEN arasında Sosyal Denge Sözleşmesi imzalandığını ifade eden Gülpınar, sözleşmeden 433 memurun faydalanacağını açıkladı. Ayrıca ŞUSKİ Genel Müdürlüğü ile Devlet Memurları Konfederasyonuna bağlı Kamu Birliği Belediyeler Sendikası arasında da Sosyal Denge Sözleşmesi imzalanacağını kaydeden Başkan Gülpınar, bu sözleşme kapsamında ise 185 memurun sosyal denge haklarından yararlanacağını dile getirdi. Çalışanların belediyenin en kıymetli unsuru olduğunu vurgulayan Gülpınar, “Sosyal denge sözleşmeleri sadece bir mali düzenleme değil, aynı zamanda çalışanına değer veren bir anlayışın göstergesidir. Bu süreç, tamamen hukuki zeminde, karşılıklı uzlaşıyla ve kimseyi mağdur etmeden yürütülmüştür” dedi. Başkan Gülpınar, emeği geçen sendika temsilcilerine ve İnsan Kaynakları Daire Başkanlığına teşekkür ederek, sözleşmelerin tüm çalışanlara hayırlı olmasını temenni etti. Bem Bir Sen İl Başkanı Mehmet Bayık ise yeni Sosyal Denge Sözleşmesi’nin imzalanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Memurun ve emekçinin her zaman yanında olan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Kasım Gülpınar’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye ifade etti. Kamu Birliği Belediyeler Sendikası İl Başkanı Metin Aloğlu da konuşmasında, Başkan Gülpınar’a teşekkür ederek, “Sayın Belediye Başkanımızın çalışanlara en güzel hakları sunması dolayısıyla kendisine huzurlarınızda teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Başkan Gülpınar ile sendika yetkilileri arasında Sosyal Denge Sözleşmesi imzalandı. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Teknofest 2026’da Şanlıurfa’da Haber

Teknofest 2026’da Şanlıurfa’da

TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST'in 30 Eylül-4 Ekim 2026’da Şanlıurfa'da yapılacağını açıkladı. Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı), Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi öncülüğünde düzenlenen girişimcilik zirvesi Take Off İstanbul 2025, ikinci gün etkinlikleriyle sürüyor. Etkinlik kapsamında düzenlenen "Girişimcilik Direniştir" paneline katılan Selçuk Bayraktar, TEKNOFEST'in 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa'da yapılacağını bildirdi. Şanlıurfa'da TEKNOFEST heyecanı Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, TEKNOFEST'in 30 Eylül-4 Ekim 2026'da kentte gerçekleştirilecek olmasının şehre büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracağını belirtti. Valilikten yapılan açıklamaya göre, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa'da düzenlenecek. Heyecanla karşılanan ve bölgenin ekonomik, sosyal ve turizm potansiyeline önemli katkı sağlaması beklenen festivalin milyonlarca ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Hasan Şıldak, TEKNOFEST'in 2026'da Şanlıurfa'da yapılması kararını veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar'a kent adına teşekkür etti. Festivalin kente hayırlı olması temennisinde bulunan Şıldak, Şanlıurfa'nın teknoloji ve bilim alanında önemli bir ev sahipliğine hazırlanacağını vurguladı. Şıldak, görüşmeleri ve ön hazırlıkları uzun süredir devam eden festival organizasyonunun kentte gerçekleştirilecek olmasının şehre büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracağını, her açıdan gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da kentin TEKNOFEST'e ev sahipliği yapacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şanlıurfa'nın tarihsel ve bilimsel birikimine değinen Gülpınar, şunları kaydetti: "Peygamberler şehri, Mezopotamya'nın başkenti ve 12 bin yıllık tarihi geçmişi olan kadim şehrimiz, tarih boyunca astronominin ve gökyüzü gözlemlerinin merkezi olarak biliniyor. Gökyüzünü ilk okuyanların şehri olan Şanlıurfa'nın, geleceğin teknolojilerini kucaklayacak olan TEKNOFEST'e ev sahipliği yapacak olması bizleri son derece gururlandırıyor. Gökyüzünü ilk okuyanların şehrinde, geleceğin teknolojilerini birlikte karşılamaya hazırız."

Şanlurfa’da Teknofest Heyecanı Haber

Şanlurfa’da Teknofest Heyecanı

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, TEKNOFEST'in 30 Eylül-4 Ekim 2026'da kentte gerçekleştirilecek olmasının şehre büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracağını belirtti. Valilikten yapılan açıklamaya göre, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa'da düzenlenecek. Heyecanla karşılanan ve bölgenin ekonomik, sosyal ve turizm potansiyeline önemli katkı sağlaması beklenen festivalin milyonlarca ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Hasan Şıldak, TEKNOFEST'in 2026'da Şanlıurfa'da yapılması kararını veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar'a kent adına teşekkür etti. Festivalin kente hayırlı olması temennisinde bulunan Şıldak, Şanlıurfa'nın teknoloji ve bilim alanında önemli bir ev sahipliğine hazırlanacağını vurguladı. Şıldak, görüşmeleri ve ön hazırlıkları uzun süredir devam eden festival organizasyonunun kentte gerçekleştirilecek olmasının şehre büyük bir enerji ve motivasyon kazandıracağını, her açıdan gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da kentin TEKNOFEST'e ev sahipliği yapacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şanlıurfa'nın tarihsel ve bilimsel birikimine değinen Gülpınar, şunları kaydetti: "Peygamberler şehri, Mezopotamya'nın başkenti ve 12 bin yıllık tarihi geçmişi olan kadim şehrimiz, tarih boyunca astronominin ve gökyüzü gözlemlerinin merkezi olarak biliniyor. Gökyüzünü ilk okuyanların şehri olan Şanlıurfa'nın, geleceğin teknolojilerini kucaklayacak olan TEKNOFEST'e ev sahipliği yapacak olması bizleri son derece gururlandırıyor. Gökyüzünü ilk okuyanların şehrinde, geleceğin teknolojilerini birlikte karşılamaya hazırız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.