Uygulamalarımız appstore googleplay

#Milli Eğitim

gazeteci63.com - Milli Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eğitim Süresini Değerlendirdi Haber

Eğitim Süresini Değerlendirdi

Milli Eğitim Bakanı Tekin, zorunlu eğitim süresi sebebiyle öğrencilerin üretime ve toplumsal hayata atılmasının uzun sürdüğünü belirterek, "Türkiye'de eğitim süresinin kısaltılması mutlaka gündeme gelecektir." ifadelerini kullandı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Haber Global canlı yayınına katılarak eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı. Tekin, son zamanlarda okullarda görülen saldırıların, dünya genelinde yaygınlaşmaya başladığını belirterek, "Dünyada bir salgın halinde yürüyen bir süreç var. Bu sürecin bitmesi için toplumsal olarak hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor." dedi. Küresel anlamda ilerleyen şiddet algısıyla ilgili, okullarda çocuklara temel hak ve hürriyetlerin, birlikte yaşama kararlılığı ve yöntemlerinin, başkasının hakkına saygı duymanın öğretilmesi gerektiğini ifade eden Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin odağında bunun olduğunu, şiddet dahil bütün temel hak ve hürriyetlerin ihlaliyle ilgili konuları müfredatta değerlendirdiklerini anlattı. Tekin, "Şu an çocuklarımız üzerinde belirleyici olan şey ne aile ne okul, maalesef sosyal medya. Çocuklarımızın karakter inşasında sosyal medya çok dominant. Bütün dünyada böyle." diye konuştu. "Ebeveynlerin sürece biraz daha yakın dahil olması lazım" Akran zorbalığına yönelik yaptıkları araştırmalara göre, çocukların yüzde 80'e yakınının bu şiddete sosyal medya platformları üzerinden maruz kaldığını aktaran Tekin, şiddetin büyük oranda beslendiği yerlerin bu mecralar olduğunu dile getirdi. Okullarda güvenlik ve eğitim anlamında üzerlerine düşeni yaptıklarını vurgulayan Tekin, "Fakat daha büyük tehlike şurada. Çocuklarımız dört duvar arasında, odasında ya da telefonuyla baş başa kaldığı zaman, acaba onun karakter inşasında, davranışlarında, hayata bakışında kim ve hangi değerler ön plana çıkıyor? Hangimiz çocuklarımızın sosyal medyadaki ilişkileri üzerinden veya oyun siteleri üzerindeki mesajlaşmaları, yazışmaları üzerinden çocuklarımıza uyarılarda bulunuyoruz?" değerlendirmesini yaptı. Bakan Tekin, şöyle devam etti: "Bu maalesef salgın bir hastalık halini aldı. Bununla mücadelede, polisiye tedbirler bu iş için yeterli değil. Biz okullarımızda silahlı ve silahsız güvenlik görevlisi dahil bir sürü tedbir aldık. Kamera kayıtları, hareketli kameralar, acil durum uyarı sistemleri benzeri. Fakat tek başına okullarda alacağımız tedbirler yeterli değil. Bunu başka alanlarda, başka paydaşlarla birlikte de yapmamız lazım. Bu paydaşlarımızdan en önemlisi aileler." Tekin, aileleri eğitim süreçlerine dahil etmek amacıyla iyi aile iletişimi, aile ilişkileri gibi konuları kapsayan "Ebeveyn Okulu" programını başlattıklarını anımsatarak, bu yıl ilkokul ve ortaokullara çocuğu yeni başlayacak velilere bu eğitimi almayı zorunlu hale getirdiklerini söyledi. Çocuğun akademik başarısının da iyileşmesi için öğretmenlerle ve okulla nasıl doğru iletişime girileceği, neler yapılması gerektiği, okulun veliden beklentisi ve güvenlikle ilgili konuların da eğitimlere eklendiğini belirten Tekin, "İlkokul birinci sınıfa yeni başlayan bir öğrenci, evinde babasının silahına erişip, o silahı çantasına koyup okula götürebiliyorsa, burada ebeveynlerin bu sürecin içerisine biraz daha yakın dahil olması lazım." diye konuştu. "Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım" Tekin, teknoloji şirketlerinin de sorumluluk alması ve aile-çocuk filtrelerinin devreye girmesi gerektiğini vurgulayarak, "Firmalarla biz bu anlamda iletişime geçmek istiyoruz. Türkiye'deki ekiplerle, arkadaşlarımız iletişim halindeler. Bunu çözecek şeyi yapalım." dedi. Toplumun diğer kesimlerinin de bu konularda özendirici ifadelerden kaçınması gerektiğinin altını çizen Tekin, eleştirilerin sağduyulu biçimde yapılmasını istedi. Bakanlık ve hükümet olarak gereken tedbirleri aldıklarını dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım. Biz öğretmen arkadaşlarımıza bu konuda uyarılarda bulunuyoruz. Gördüğünüz anomali durumlarını mutlaka ilgili yerlere paylaşın. Mevzuattan kaynaklanan bazı sorunlar var. Bunların birçoğu kişisel veri kapsamında değerlendirildiği için ilgili kamusal otoritelere ulaştırılmasında hukuki sorunlar vardı. Onların çözümü için TBMM'de bir süreç başlayacak. Kapsamlı bir şekilde bu mücadeleyi yürütmemiz lazım. Biz şu an itibarıyla herkesin aklına gelebilecek, 'okullarda şu tedbirler de alınmalı' dediğimiz tedbirleri okullarımızda aldık." Tekin, her okulu alınması gereken güvenlik tedbirleri açısından kategorize ettiklerini anımsatarak, son dönemde, 7 bakanlıkla yaptıkları çalışmalarda bu tedbirleri artırdıklarını bildirdi. "Boş okullarımızı sürekli güncelleyerek paylaşıyoruz" Öğretmenlere yönelik önlük uygulamasına ilişkin de açıklamada bulunan Tekin, uygulamayı mesleğe duyulan saygı ve itibarı korumak amacıyla getirdiklerini vurguladı. Tekin, mazeret atamalarıyla ilgili, okullarda kadrolar boşaldıkça ilan yayımlanıp başvuru alınacağını hatırlatarak, "Burada arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin farkındayım, ama X ilinde öğretmen ihtiyacı varken, arkadaşımızı alıp Y ilinde fazla bir öğretmen olarak istihdam etmek kamu açısından çok tutarlı bir şey değil. Dolayısıyla, biz burada mağduriyet yaratmayacak biçimde, boş okullarımızı sürekli güncelleyerek arkadaşlarımızla paylaşıyoruz." diye konuştu. Zorunlu eğitim süresi sebebiyle öğrencilerin üretime ve toplumsal hayata atılmasının uzun sürdüğünü belirten Tekin, "Bu, bugün belki hemen hayata geçirebileceğimiz bir düzenleme değil ama önümüzdeki dönemde, Türkiye'de eğitim süresinin kısaltılması mutlaka gündeme gelecektir." ifadelerini kullandı.

MEB Eğitim İstatistiklerini Açıkladı Haber

MEB Eğitim İstatistiklerini Açıkladı

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) yayımlanan istatistiklere göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılında Türkiye'de 17 milyon 704 bin 308 öğrenci örgün eğitim alırken, toplam öğretmen sayısı 1 milyon 211 bin 799'a, derslik sayısı ise 769 bin 933'e ulaştı. Bakanlıkça "Milli Eğitim İstatistikleri: Örgün Eğitim 2025-2026" yayımlandı. Buna göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılında Türkiye'de okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde 9 milyon 89 bin 93'ü erkek, 8 milyon 615 bin 215'i kız olmak üzere toplam 17 milyon 704 bin 308 öğrenci örgün eğitim aldı. Bu öğrencilerin 15 milyon 167 bin 794'ü resmi, 1 milyon 485 bin 21'i özel, 1 milyon 51 bin 493'ü ise açık öğretim kurumlarında eğitim gördü. Örgün eğitimdeki öğrencilerin 1 milyon 739 bin 723'ü okul öncesi eğitim, 5 milyon 408 bin 899'u ilkokul, 5 milyon 307 bin 934'ü ortaokul ve 5 milyon 247 bin 752'si ortaöğretimde yer aldı. Ortaöğretimdeki 5 milyon 247 bin 752 öğrencinin 3 milyon 46 bin 666'sı genel ortaöğretimde, 1 milyon 736 bin 473'ü mesleki ve teknik ortaöğretimde, 464 bin 613'ü de Anadolu imam hatip liselerinde eğitim aldı. Öğretmen sayısı 1 milyon 200 bini aştı 2025-2026 eğitim öğretim yılında örgün eğitim kurumlarında çalışan öğretmen sayısı 1 milyon 170 bin 320 oldu. Bu sayıya yaygın eğitim kurumlarında ve diğer birimlerde çalışan 41 bin 479 öğretmen de eklendiğinde toplam öğretmen sayısı 1 milyon 211 bin 799'a ulaştı. Bu öğretmenlerin 1 milyon 67 bin 218'i resmi okullarda/kurumlarda, 144 bin 581'i özel okullarda/kurumlarda görev yaptı. Derslik sayısı 16 binden fazla arttı Örgün eğitimde, 2025-2026 eğitim öğretim yılında 59 bin 914'ü resmi okul, 15 bin 94'ü özel okul ve 4'ü açık öğretim okulu olmak üzere toplam 75 bin 12 okul hizmet verdi. Bu okulların 18 bin 636'sı okul öncesi eğitim, 25 bini ilkokul, 18 bin 977'si ortaokul ve 12 bin 399'u da ortaöğretim kademesinde yer aldı. Resmi okullarda 631 bin 736, özel okullarda 138 bin 197 olmak üzere örgün eğitimde toplam 769 bin 933 derslik kullanıldı. Eğitim ortamlarının niteliğinde iyileşmeler sürdü Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ilkokullarda 17 olarak gerçekleşti. Bu sayı ortaokullarda 13, ortaöğretimde 12 oldu. Derslik başına düşen öğrenci sayısı ise ilkokulda 19, ortaokulda 25, ortaöğretimde 21 olarak gerçekleşti. İstatistiklere göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılında okullaşma oranları 5 yaşta yüzde 84,14, ilkokul yaş grubunda (6-9 yaş) yüzde 98,46, ortaokul yaş grubunda (10-13 yaş) yüzde 98,16 olarak gerçekleşti. Ortaöğretim yaş grubunda (14-17 yaş) ise yüzde 87,09'a yükseldi. Bu verilere ve yakın zamanda yayımlanan "Bir Bakışta Eğitim 2025" raporuna göre, Türkiye 6-14 yaş grubunda çağ nüfusunun tamamına yakınını içeren okullaşma oranıyla OECD ortalamasıyla benzerlik gösteriyor. Mesleki ve teknik eğitimin payı arttı İstatistiklere göre, 2024-2025 eğitim öğretim yılı ile 2025-2026 eğitim öğretim yılı karşılaştırıldığında örgün ortaöğretimde mesleki ve teknik eğitimin payı yüzde 37,56'dan yüzde 39,51'e yükseldi. Aynı dönemde mesleki açık öğretim dahil mesleki ve teknik ortaöğretim öğrenci sayısı ise 1 milyon 681 bin 100'den 1 milyon 736 bin 473'e çıktı. Yaklaşık 766 bin öğrenci taşıma yoluyla eğitime erişim hizmetinden faydalandı Burs alan öğrenci sayısı 2025-2026 eğitim öğretim yılında bir önceki yıla göre artış göstererek 345 bin 112'ye ulaştı. İlk ve ortaöğretimde taşıma yoluyla eğitime erişim hizmetinden faydalanan toplam öğrenci sayısı 765 bin 728 olurken bu sayı, özel eğitimde 136 bin 12'den 150 bin 405'e yükseldi. Ayrıca 2 bin 852 pansiyonda yaklaşık yarım milyon öğrenciye barınma imkanı sunulması, MEB'in eğitimde kapsayıcılığı, erişilebilirliği ve fırsat eşitliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalarının somut göstergeleri arasında yer aldı.

Veliler İçin Özel Randevu Sistemi Haber

Veliler İçin Özel Randevu Sistemi

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) hayata geçirilen "Okul Randevu Sistemi" ile velilere, MEB İletişim Merkezi (MEBİM) üzerinden 7 gün 24 saat telefonla randevu alabilme imkanı sunuldu. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, velilerin, öğrencilerinin eğitim ve gelişim durumları hakkında bilgi alabilmeleri, okul yönetimi ve eğitimcilerle daha etkin iletişim kurabilmeleri amacıyla "Okul Randevu Sistemi" hayata geçirildi. Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi" üzerinden planlanarak yürütülüyor. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmiyor. Uygulama kapsamında veliler, okul idarecileri, öğretmenler ve rehber öğretmenlerle öğrencilerinin durumunu değerlendirmek, gelişimsel durumları hakkında bilgi edinmek, rehberlik hizmetlerinden yararlanmak, talep ve önerilerini iletmek amacıyla görüşme randevusu oluşturabiliyor. Randevu sonucu SMS veya e-posta ile bildiriliyor Bu kapsamda veliler için Okul Randevu Sistemi'ne MEBİM de dahil edildi. MEBİM'in 444 0 632 hattı üzerinden 7 gün 24 saat hizmet alınabiliyor. İletişim Merkezi aracılığıyla okul yönetimiyle veya öğretmenle görüşmek isteyen veliler yeni randevu oluşturabildiği gibi daha önce oluşturdukları randevuları da iptal edebiliyor. MEBİM aracılığıyla oluşturulan randevular, ilgili okul tarafından değerlendiriliyor. Randevuyla ilgili değerlendirme sonucu hakkında veliye SMS veya e-posta yoluyla bilgilendirme yapılıyor. Öğretmen-veli görüşmelerinin daha güvenli ve planlı yürütülmesi amacıyla uygulanan Okul Randevu Sistemi, velilerin okul yönetimi ve eğitimcilerle iletişimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda veliler "okulrandevu.meb.gov.tr" internet adresinin yanı sıra e-Okul Veli Bilgilendirme Sistemi (VBS) ve MEBİM 444 0 632 numaralı telefon hattı olmak üzere farklı kanallar üzerinden randevu sürecini başlatabiliyor.

Çocukların Yüzde 90'ı Kullanıyor Haber

Çocukların Yüzde 90'ı Kullanıyor

Atatürk Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Engin Kurşun, Türkiye'deki 10-16 yaş arasındaki çocukların yapay zekayı Avrupa'daki akranlarından daha hızlı benimsediğini söyledi. Avrupa Çevrimiçi Çocuklar (EU Kids Online) Türkiye Koordinatörü de olan Prof. Dr. Kurşun, AA muhabirine, EU Kids Online grubunun Nisan 2025-Nisan 2026 arasında Türkiye'nin de dahil olduğu 19 Avrupa ülkesinde 10-16 yaş arası 28 bin 465 çocukla yürüttüğü araştırmanın sonuçlarının yayımlandığını, Türkiye ayağındaki saha çalışmasının ise tamamlanmak üzere olduğunu söyledi. "İnternette kendini güvende hisseden çocukların oranı yüzde 48'e geriledi" Raporun, çocukların internete erişimi, çevrimiçi etkinlikleri, dijital becerileri, üretken yapay zeka kullanımı ve güvenlik algısı ile ebeveyn ve okul aracılığıyla yaşadıkları düzenlemeleri ele aldığını belirten Kurşun, "Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, çocukların çevrimiçi ortamdaki güvenlik algısındaki düşüş. İnternette kendini güvende hisseden çocukların oranı yüzde 48'e geriledi, 2020 yılında ise bu oran yüzde 65 seviyesindeydi. Son bir ay içinde internette kendisini rahatsız veya tedirgin eden bir şeyle karşılaştığını söyleyen çocukların oranı ise 5 yıl içerisinde yüzde 7'den yüzde 23'e çıktı." dedi. Kurşun, raporda, ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu iletişim biçiminin değiştiğini, ebeveynlerin sorunları konuşarak değil, teknik araçlarla ve çocuğa doğrudan müdahale etmeden çözmeye çalıştıklarına yer verildiğini aktardı. "Türkiye'de çocukların yarısı ödevlerini yapay zekaya yazdırıyor" EU Kids Online Türkiye ekibi tarafından yürütülen EU Kids Online 2026 (EUKO V) saha çalışmasında Türkiye verisinin büyük bir bölümü Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü desteğiyle toplandığını anlatan Kurşun, şunları kaydetti: "Türkiye'deki çocukların internet erişimi ve kullanım pratiklerini, dijital becerilerini, yapay zeka ile kurdukları ilişkiyi, mahremiyet algısını ve zararlı içeriklere maruz kalma durumunu Avrupa ortalamalarıyla karşılaştırmalı olarak ortaya koyacak olan raporun ön bulguları oldukça çarpıcı. Şimdiye kadar toplanan verilerin 10-16 yaş arası bin 330 çocuğu kapsayan ön analizine göre, Türkiye'de yapay zekayı hiç kullanmayan çocuk 10'da 1 iken, Avrupa'da bu oran yaklaşık 3'te 1. Türkiye'de çocukların yarısı ödevlerini yapay zekaya yazdırıyor (Avrupa'da çocukların üçte biri). Kendini internette güvende hisseden çocukların oranı Türkiye'de yüzde 32, Avrupa'da yüzde 48." Kurşun, 2009'dan bu yana yürüttükleri çalışmalarla Türkiye'deki çocukların dijital ayak izini takip etmelerini sağladığını dile getirdi. Avrupa-Türkiye karşılaştırmalı sonuç raporu ekim ayında kamuoyuyla paylaşılacak Avrupa-Türkiye karşılaştırmalı sonuç raporunun ekim ayında kamuoyuyla paylaşılacağını söyleyen Kurşun, "Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo ise çok daha derin bir dönüşüme işaret ediyor. Çocuklarımız yapay zekayı Avrupa'daki akranlarından çok daha hızlı benimsedi, onda dokuzu bu teknolojiyi aktif olarak kullanıyor. Ancak asıl üzerinde durmamız gereken her dört çocuğumuzdan birinin yapay zekadan duygusal tavsiye alıyor olması ve yüzde 60'ının dijital dünyada bir suç ya da sahte görüntü mağduru olmaktan korkmasıdır." diye konuştu.

Kur'an-ı Kerim Hediye Edilecek Haber

Kur'an-ı Kerim Hediye Edilecek

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), "Dersimi Seçiyorum Kur'an'ımı Alıyorum" projesi kapsamında seçmeli Kur'an-ı Kerim dersini tercih eden 5. ve 9. sınıf öğrencilerine Kur'an hediye edecek. Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle 2023'te hayata geçirilen proje, 2026-2027 eğitim-öğretim döneminde de sürdürülecek. Bu yıl da ortaokul 5. sınıf ve lise 9. sınıfta seçmeli ders olarak Kur'an-ı Kerim'i tercih eden öğrencilere Kur'an hediye edilecek. Proje kapsamında bugüne kadar 50 bin 995 öğrenciye Kur'an ulaştırıldı. 2023-2024 eğitim öğretim döneminde 5 bin 111, 2024-2025 döneminde 25 bin 216, 2025-2026 döneminde ise 20 bin 668 Kur'an hediye edildi. Bu eğitim öğretim döneminde ise 50 bin Kur'an'ın ulaştırılması hedefleniyor. Dağıtımlar, müftülükler ve TDV şubeleri aracılığıyla gerçekleştirilecek. Kur'an-ı Kerim dersini tercih eden ve projeden yararlanmak isteyen öğrenciler, 14 Eylül-31 Ekim tarihleri arasında "https://tdv.org/tr-TR/dersimiseciyorum-basvuruformu" üzerinden taleplerini iletebilecek. Hayırseverler, öğrencilere Kur'an-ı Kerim ulaştırılmasına katkıda bulunmak amacıyla "KURAN" yazıp 4333'e SMS göndererek 200 lira bağış yapabilecek. Ayrıca, "https://bagis.tdv.org/" üzerinden il ve ilçe müftülüklerinden veya TDV mobil uygulaması aracılığıyla da projeye katkı sağlanabilecek.

Okullarda Uyum Eğitimi Başlıyor Haber

Okullarda Uyum Eğitimi Başlıyor

Okul öncesi, ilkokul 1'inci sınıf ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerine yönelik "Okula Uyum Haftası" yarın başlıyor. Milli Eğitim Bakanlığınca, 2026-2027 eğitim öğretim yılında okul öncesi, ilkokula ve ortaokul 5'inci sınıfa başlayan öğrencilere yönelik Uyum Haftası, yarından itibaren 11 Eylül'e kadar sürecek. Uyum Haftası, okul öncesi eğitim ve ilkokul 1'inci sınıf öğrencileri için 5, ortaokul 5'inci sınıf öğrencileri içinse 3 gün olarak uygulanacak. Bu kapsamda hazırlanan "Okul Öncesi Eğitim Okula Uyum Rehberi"nde 5 günlük uygulama çizelgesinin yanı sıra paydaşların sorumluluklarına, dikkat edilmesi gereken hususlara, oyun ve etkinlik örneklerine yer verildi. Okul öncesi eğitim ile ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerini kapsayan programlar, eğitim öğretim yılı boyunca her ay uygulanacak şekilde planlandı. Oyun temelli ve yaşantıya dayalı olarak tasarlanan modüller, okul-aile işbirliği çerçevesinde okul dışı öğrenme ortamlarını da kapsayacak şekilde eğitim öğretim yılı boyunca sürdürülecek. Her eğitim kademesi için ayrı hedefler belirlendi Okul öncesi eğitim programında ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının sağlanması ve çocukların okulda edindikleri bilgi, beceri ile değerleri aile ve günlük yaşam deneyimleriyle ilişkilendirmelerine katkı sunulması amaçlanıyor. İlkokul 1'inci sınıf programında öğrencilerin okul müdürünü, öğretmenlerini, okul personelini, okul ortamlarını ve rutinlerini tanımaları, aidiyet geliştirmeleri, gereksinimlerini ifade etmeleri ve yaşlarına uygun sorumluluklar üstlenmeleri hedefleniyor. Ortaokul 5'inci sınıf programında da öğrencilerin ortaokulun yeni düzenini, branş öğretmenlerini, öğrenme ortamlarını ve yardım yollarını tanımaları, öğretmenleri ve akranlarıyla sağlıklı iletişim kurmaları, aidiyet geliştirmeleri ve ders ile sorumluluklarını giderek daha düzenli biçimde yönetmeleri öngörülüyor. Kamuda çalışan velilerden biri, talebi halinde idari izinli sayılacak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinden kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen yazı doğrultusunda, kamuda çalışan velilerden biri, talep edilmesi halinde uyum haftası eğitimlerinde öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim kurumunun ders saatlerine uygun olarak 3 saati aşmayacak şekilde idari izinli sayılacak. MEB'in 2026-2027 eğitim öğretim yılı takvimine göre, okullarda birinci dönem 14 Eylül Pazartesi günü başlayacak.

TÜGVA Şanlıurfa’da Final Yaptı Haber

TÜGVA Şanlıurfa’da Final Yaptı

Şanlıurfa'da Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İl Temsilciliğince "TÜGVA Yaz Okulu Kapanış Finali" programı gerçekleştirildi. 11 Nisan Stadyumu'nda düzenlenen program, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, programda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin en genç ilinde TÜGVA'nın, Milli Eğitim Bakanlığının da destekleriyle gerçekleştirdiği Yaz Okulu Kapanış Töreni'nde bulunmaktan sevinç duyduğunu söyledi. Vali Şıldak, "Bu etkili ve sonuç veren verimli çalışmalardan dolayı gençliği maneviyatla, kültürümüzle, tarihimizle buluşturan, hem eğlendiren, hem öğreten bu yaz okulu sürecinin Şanlıurfa'da çok başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Emeği geçen TÜGVA ailesine, gönüllülerimize, bütün öğretmenlerimize, kursları düzenleyen ve okullarında onları misafir eden okul müdürlerimize, öğretmenlerimize, teşekkür ediyorum." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdir ve tensipleriyle kentte eylül ayında TEKNOFEST heyecanı yaşanacağını belirten Şıldak, etkinliğin Şanlıurfa'ya hayır, bereket ve enerji getireceğine inandığını kaydetti. TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci de yaz okulu dönemi boyunca kendilerini yalnız bırakmayan ve emek veren herkese ayrı ayrı teşekkür etti. Stadyumu dolduran gençlikle gurur duyduğunu ifade eden Beşinci, şöyle konuştu: "Bu tarihi manzaraya imza atan gençlik var olduğu sürece bu Anadolu'nun yiğit evlatları var olduğu sürece bu vatan bölünmez, bayrak inmez, ezanlar dinmez. Ne mutlu Müslümanım diyene. Biz burada sadece bir stadyumu doldurmuyoruz. Biz dirilişi başlatıyoruz. Her çağın bir sözü vardır. Her milletin bir yürüyüşü vardır. O yürüyüşü omuzlayan bir gençliği vardır. İşte o gençlik burada. Golan Tepeleri'nde belirecek atlılar burada. O yürekli gençler burada. Dünyaya, Filistin'e hürriyeti getirecek gençlik burada. Dünyaya medeniyeti, insaniyeti, hakkaniyeti öğretecek gençlik burada. Biz bu gençlikle gurur duyuyoruz." AK Parti Şanlıurfa Milletvekilleri Cevahir Asuman Yazmacı, Mehmet Ali Cevheri ve Abdürrahim Dusak ile AK Parti İl Başkanı İlhami Günbegi, TÜGVA İl Başkanı Abdurrazak Aslanlı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Aksoy, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı program, öğrencilerin gösterileri ve ödül töreniyle sona erdi.

LGS Yerleştirme Sonuçları Açıklandı Haber

LGS Yerleştirme Sonuçları Açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki yerleştirme sonuçları "www.meb.gov.tr" adresinden erişime açıldı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, 13-27 Temmuz'da 1 milyon 29 bin 595 öğrenci, merkezi sınavla ve yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulundu. Böylece ilk yerleştirmede öğrencilerin yüzde 93,56'sı tercihlerine yerleşti. Sınavla öğrenci alan okullar için açılan 198 bin 905 kontenjanın 190 bin 473'ü öğrenciler tarafından tercih edildi ve yerleştirme oranı yüzde 95,76 olarak gerçekleşti. Merkezi yerleştirme tercihinde bulunan öğrencilerin yüzde 89,84'ü ilk 5 tercihinden birine yerleşti. Yerel yerleştirme tercihinde bulunan öğrencilerin yarısından fazlası ilk tercihine yerleşirken, öğrencilerin yüzde 94,53'ü ise ilk 3 tercihinden birine yerleşti. Kendi illerinde yerleşme oranı yüzde 92,93 Merkezi sınav sonuçlarına göre, yüzde 5'lik dilimdeki öğrencilerin kendi ilinde bir okula yerleşme oranı yüzde 89,06, tüm öğrencilerin kendi illerindeki okullara yerleşme oranı ise yüzde 92,93 olarak gerçekleşti. Yüzde 5'lik dilimdeki öğrenciler 81 ildeki 760 okula, yüzde 10'luk dilimdeki öğrenciler ise 81 ildeki 1193 okula yerleşti. Yerleştirmeye esas nakil işlemleri iki dönemde yapılacak Sınavla ve yerel yerleştirme kapsamında açık kalan kontenjanlara yerleştirmeye esas nakil işlemleri iki dönem halinde yapılacak. Yerleştiği okulu değiştirmek isteyen öğrenciler de nakil talebinde bulunabilecek. Her iki yerleştirmeye esas nakil döneminde de merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin, yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak ancak tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek suretiyle en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek. Nakil süreci Yerleştirmeye esas birinci nakil için tercihler 5-7 Ağustos'ta yapılacak ve birinci nakil sonuçları 10 Ağustos'ta açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos'ta alınacak ve sonuçlar 14 Ağustos'ta ilan edilecek. 17-26 Ağustos'ta boş kalan kontenjanlara, hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca yerleştirme başvuruları alınacak. Okul ve kurumlar, yatılılık başvurularını 31 Ağustos-3 Eylül'de alacak. 4 Eylül'de ise yatılılık yerleştirme sonuçları ilan edilecek. Sonuçlara "https://sonuc.meb.gov.tr" adresinden ulaşılabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.