Uygulamalarımız appstore googleplay

#Mavi Vatan

gazeteci63.com - Mavi Vatan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mavi Vatan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zırhlı Araç İçinde Mini Konser Haber

Zırhlı Araç İçinde Mini Konser

Türk savunma sanayisinin askeri kara aracı üreticilerinden FNSS'nin geliştirdiği Zırhlı Amfibi Hücum Aracı (ZAHA), TEKNOFEST Güneydoğu'da teknoloji meraklılarının ve savunma sanayisi tutkunlarının ilgi odağı oldu. Festival alanında sergilenen ZAHA'yı yakından görmek isteyen ziyaretçiler, araca yoğun ilgi gösterdi. Aracın hem içini hem de dışını inceleme fırsatı bulan katılımcılar, ZAHA ile hatıra fotoğrafı çektirerek bu anları ölümsüzleştirdi. Suda ve karada harekat yeteneğine sahip ZAHA, festivalde yalnızca teknik özellikleriyle değil, Şanlıurfa'nın kültürel zenginliğini yansıtan renkli bir etkinliğe de ev sahipliği yaptı. Haliliye Belediyesi Konservatuvarı sanatçıları, Şanlıurfa'nın sevilen türkülerinden "Urfalıyam Ezelden"i TEKNOFEST'e ve ZAHA'ya uyarlayarak aracın içinde seslendirdi. Ekibin, türkünün nakaratını "Ağam olasan ZAHA, paşam olasan ZAHA, mavi vatan üstünde Pusat olasan ZAHA" sözleriyle yorumlaması, festival alanında renkli görüntüler oluşturdu. Şanlıurfa'nın müzik kültürü ile Türk savunma sanayisinin yerli ve milli teknolojilerini buluşturan etkinlik, ZAHA'ya gösterilen ilgiyi farklı boyuta taşıdı. Geleneksel ezgilerin savunma teknolojileriyle buluştuğu bu anlar, TEKNOFEST Güneydoğu'nun hafızalarda kalacak renkli kareleri arasında yerini aldı. FNSS tarafından Türk Deniz Kuvvetlerinin amfibi zırhlı araç ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilen ZAHA, denizden karaya asker ve teçhizat nakletmek, çıkarma harekatlarında birliklere koruma ve ateş desteği sağlamak amacıyla tasarlandı. Amfibi özelliği sayesinde çıkarma gemilerinden denize inebilen araç, gemi ile sahil arasındaki mesafeyi yüzerek aşabiliyor. Böylece personelin zırhlı koruma altında kıyıya ulaşmasına ve karadaki harekata katılmasına imkan sağlıyor. Karada saatte 70 kilometre, denizde ise 7 knot azami hıza ulaşabilen ZAHA, hem deniz hem de kara koşullarında hareket edebilecek şekilde tasarlandı. Araç, zorlu deniz koşullarında alabora olması durumunda kendini düzeltebilme özelliğine de sahip bulunuyor. Üç kişilik mürettebat dahil toplam 21 personel taşıma kapasitesi bulunan ZAHA, 90 santimetre yüksekliğindeki dik engelleri aşabiliyor ve 2 metre genişliğindeki hendeklerden geçebiliyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Urfa’da Haber

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Urfa’da

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, milleti birbirinden ayırmaya çalışanlara asırlardır verdikleri en güçlü cevabın kardeşlik olduğunu belirterek "Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz, Türkler, Kürtler, Araplar, kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz, bizler bu toprakların ev sahipleriyiz." dedi. Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, TEKNOFEST Güneydoğu, bugün Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda başladı. Bakan Kacır, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, bugün Şanlıurfa'da bilimin heyecanı, teknolojinin gücü, üretmenin ve başarmanın haklı gururu olduğuna işaret ederek "Bu meydanda gözlerini ufkun ötesine diken, imkansız denilenlere meydan okuyan, hayalini gerçeğe dönüştürmek için yılmadan çalışan, 'İnanırsam, mücadele edersem, Allah'ın da yardımıyla ben de en iyisini yaparım!' diyen gençlerimizin iradesi var. Kendi evlatlarına sahip çıkan, kendi gücüne inanan, Türkiye Yüzyılı'nı gençlerinin azmi ve cesaretiyle inşa eden Türkiye var." ifadesini kullandı. İnsanlık tarihinin, hukukun ve vicdanların sınandığı zorlu bir dönemeçten geçtiğini dile getiren Kacır, böyle bir dönemde Türkiye'nin yalnızca 780 bin kilometrekare vatan toprağında 86 milyonun değil, dünyanın dört bir yanında hak, adalet ve merhamet arayışındaki milyonlarca mazlumun umudu olarak tarih sahnesinde yeniden yükseldiğini söyledi. Bilim ve teknolojide iddia sahibi, Cumhuriyetinin ikinci asrını Türkiye Yüzyılı yapmaya kararlı, ufkunda Kızılelma'sına yürüyen bir Türkiye olduğunu vurgulayan Kacır, bu yürüyüşün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonuyla gerçekleştiğinin altını çizdi. "Dünyanın en ileri çalışmalarına Türkiye'nin imzasını atacağız" Mehmet Fatih Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi'nin, teknolojide bağımsızlığı tahkim etme, bu kadim topraklardan yükselen yeniden diriliş rüzgarını, çağa istikamet veren bir fırtınaya dönüştürme davasının adı olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Kendisinden esirgenen her teknolojinin daha iyisini geliştiren, üzerine biçilen dar elbiseleri yırtıp atan, öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmış bir Türkiye'nin inşa yolculuğudur. Milli Teknoloji Hamlesi gökyüzünde süzülen çelik kanatlarımız BAYRAKTAR'dır, AKINCI'dır, Kızılelma'dır. HÜRJET, ANKA, GÖKBEY, KAAN'dır. Mavi Vatan'da özgürce yol alan ANADOLU'dur. Gök vatanın çelikten muhafızları HİSAR'dır, SİPER'dir. Milletimizin 60 yıllık yerli otomobil hasretine son veren Togg'dur. Uzaydaki izimiz İMECE'dir, TÜRKSAT 6A'dır. Bir dönem hayal olarak görülen nice projeyi mühendislerimizin, teknisyenlerimizin ve girişimcilerimizin alın ve akıl teriyle gerçek kıldık. İnsanlı uzay bilim misyonumuzla, ay yıldızlı bayrağımızı uzayın derinliklerine taşıdık. Şimdi ise ufkumuzu çok daha uzaklarda. Ay'a erişmeye hazırlanıyoruz. Kendi mühendislerimizin geliştirdiği uzay aracımızı Ay'a ulaştıracağız. Bilimde ve teknolojide bugünkü seviyemiz, Allah'ın izniyle yarınlarda erişeceğimiz çok daha büyük başarıların habercisi. Yapay zekada, kuantumda, biyoteknolojide, yarı iletkenlerde, ileri malzemelerde, uzay ve havacılık teknolojilerinde dünyanın en ileri çalışmalarına Türkiye'nin imzasını atacağız. Türkiye Yüzyılı'nı hep beraber, bilimin, teknolojinin ve yüksek katma değerli üretimin asrı kılacağız." Geçmişin izinden, medeniyetinden aldığı ilhamla, geleceği inşa edenlerin TEKNOFEST kuşağı gençler olduğunu aktaran Kacır, onların Türk milletinin onurunu, azmini ve bağımsızlık tutkusunu yüreğinde taşıyan neferleri olduğunun altını çizdi. "Bize düşen, gençliğin önünü açmak" "Yapamazsınız, başaramazsınız" diyenlere inat, imkansız zannedileni gerçek kılmaya and içmiş akıncılar olduklarını vurgulayan Kacır, "Bize düşen de işte bu gençliğin önünü açmaktır. Sizlerle birlikte geçtiğimiz 9 yılda İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Samsun'da, Gaziantep'te, Bakü'de, Lefkoşa'da, Mavi Vatan'da TEKNOFEST'lerde umutlarımızı kat kat büyüten rekorlar kırdık. İstiklal şairimizin seslendiği Asım'ın Nesli sizlersiniz. Nuri Demirağ'ın, Vecihi Hürkuş'un yarım kalmış hayallerini tamama erdiren sizlersiniz. İnanıyorum ki TEKNOFEST kuşağı olarak, Türkiye'nin önüne çizilmek istenen bütün setleri inançla, azimle, cesaretle aşacak olan da sizler olacaksınız. Sizler, bilim ve teknolojideki liderlik yürüyüşümüzü, Türkiye Yüzyılı'nda medeniyetimizin yeniden şahlanışına dönüştüreceksiniz." diye konuştu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, bugün tarihin hakikati fısıldadığı topraklarda buluşulunduğunu aktaran, Şanlıurfa'ya gelen herkesin mutlaka Balıklı Gölü göreceğini dile getirdi. Şanlıurfa'nın Hazreti İbrahim'in şehri olduğunu anımsatan Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bakın, büyük fikir insanı Sezai Karakoç, Nemrut ve Hazreti İbrahim'i nasıl tasvir ediyor. 'Nemrut, nefis demek. İbrahim de ruh. Ruh, nefsin ateşten arzularında yanmaz ve o narin kelebek kanatlarını andıran cevherini nefs ateşinden koruyabilirse, insan kurtuldu demektir. Nemrut, ateşi bütünüyle alevlendirdi ama İbrahim, yanmadan ateşin sönüşüne şahit oldu, demektir. Nemrut zulüm demek. İbrahim de onun ateşinde yanmayan adalet. Adalet öyle bir altındır ki, zulmün ateşinde ancak tozu toprağı yanar, pası erir, o ateşte saf hale gelir ve ateş söndüğü zaman en halis bir külçe halinde parlar, zaferini ilan eder. Var olanı yıkıcı, müsbet olanı bozucu etkileri ulu bir ateş gibi düşünürsek medeniyet kubbelerini bu ateşe dayandıran, samimiyet özüdür." "Kardeşliğimizi daha da büyüteceğiz" Mehmet Fatih Kacır, ateşte yandıkça pişen, özünü koruyan medeniyetlerin, sert şartlarda daha güçlülük kazandığını vurguladı. "Hazreti İbrahim'i, samimiyetinin ihlasının ateşten koruduğunu, ateşi etkisiz bıraktığını, bu samimiyetle Hazreti İbrahim'in, Allah dostu, hakikat dostu olduğunu" belirten Kacır, şu ifadeleri kullandı: "İşte o ruhun, o samimiyetin izleri, asırlar sonra, Anadolu topraklarında ezan dinmesin, bayrak inmesin diyerek canlarını ortaya koyan, 11 Nisan 1920'de işgal kuvvetlerini bu topraklardan söküp atan Urfalıların yüreklerinde de vardı. Biz o ruhla, en zor zamanlarda birbirimize kenetleniriz. Bugün dünyanın pek çok yerinde savaşların, çatışmaların ve adaletsizliklerin insanlığı ağır imtihanlardan geçirdiği bir döneme şahitlik ediyoruz. Gazze'de yaşanan soykırım, çocukların, masumların gözlerimizin önünde hayattan koparılması, vicdan sahibi her insanın yüreğinde derin yaralar açıyor. İnsan hayatının değersizleştirildiği, çocuk ölümlerinin sıradanlaştırıldığı bir dünyada ne adaletten ne hukuktan ne de gerçek manada bir medeniyetten söz edilebilir." Kacır, er ya da geç hakkın batıla, adaletin zulme galip geleceğinin altını çizerek iyiliğin, kötülüğün karanlığını mutlaka yırtacağını vurguladı. Ülkenin etrafında yangınların yükseldiği, coğrafyanın ateş çemberine döndüğü böylesi bir dönemde, milleti birbirinden ayırmaya çalışanlara asırlardır verdikleri en güçlü cevabın kardeşlik oduğunu belirten Kacır, "İstiklal şairimiz Mehmet Akif'in ifadesiyle 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.' Acımız, sevincimiz, kaderimi, istikbalimiz birdir. Biz Anadolu'yuz, Dicle'yiz, Fırat'ız. Halilu'r-Rahman sofrasında aşını bölüşenleriz. Omuz omuza aynı vatan uğruna toprağa düşenlerin evlatlarıyız. Birliğimize daha sıkı sarılacak, kardeşliğimizi daha da büyüteceğiz. Buradan, Bereketli Hilal'in kalbinden, Şanlıurfa'dan haykırıyoruz. Bu coğrafyayı başkalarının oyunlarına asla teslim etmeyeceğiz. Türkler, Kürtler, Araplar kardeşliğimizden taviz vermeyeceğiz. Bizler bu toprakların ev sahipleriyiz. Başka hesaplar yapmaya kalkanlar çok iyi bilsin, ev sahibinin üstüne kapıyı kapatan kendisi dışarıda kalır." dedi. "Durmak, vazgeçmek, hedeflerimizden dönmek yok" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Şanlıurfa'da gördükleri bu coşkunun, bu topraklarda güçlü bir iradenin varlığını gösterdiğini söyledi. Türkiye'nin yarınlarına mührünü vuracak TEKNOFEST Kuşağı'nın olduğuna dikkati çeken Kacır, şunları kaydetti: "Durmak, vazgeçmek, hedeflerimizden geri dönmek yok. Daha çok çalışacağız, üreteceğiz. Birlikte, omuz omuza, el ele Türkiye'yi bilimde ve teknolojide zirveye taşıyacağız. Bizler TEKNOFEST'ler ile Deneyaplar, bilim merkezlerimizle, bilim şenliklerimizle, Sektör Kampüste Programı'yla, Milli Teknoloji Akademimiz ile Milli Teknoloji Atölyelerimiz ile gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.