Uygulamalarımız appstore googleplay

#Kudüs

gazeteci63.com - Kudüs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kudüs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazze'de Soykırım Devam Ediyor Haber

Gazze'de Soykırım Devam Ediyor

Dikkatler ABD-İsrail’in İran'a saldırılarına, İran’ın bölge ülkelerine verdiği karşılığa çevrilmişken yıkıntıları arasında dolaştığımız Gazze sokakları bize tek bir şey anlatıyor: Değişen bir şey yok. Gazze’de görev yapan Anadolu Ajansı Foto Muhabiri Ali Jadallah ve Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdür Yardımcısı Enes Canlı, 1000 günü aşan soykırımın insani boyutunu ve sahadaki yaşam koşullarını AA Analiz için kaleme aldı. Dünya gözünü ABD-İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılara, İran’ın bölge ülkelerine verdiği karşılığa ve çatışmaların küresel ekonomide yol açtığı hasara çevirmişken Gazze’de 1000 günü geride bırakan soykırım, manşetlerde kendisine yer bulamıyor ancak derinleşerek devam ediyor. Bu yazının müellifleri olarak Gazze’ye saldırıların başladığı 7 Ekim 2023’ten itibaren İsrail’in işlediği soykırımı ilk gününden beri Anadolu Ajansı (AA) adına takip ettik, kamuoyuna görselleriyle birlikte doğru bilgiyi aktarmak için gece gündüz çalıştık. Aradan geçen 1000 günde kimi zaman sağlanan ateşkesler kimi zaman da öne çıkan güncel gelişmelerle dünyanın ilgisinin başka yerlere kaydığına tanık olduk. İsrail, Ekim 2025’te sağlanan ateşkes anlaşmasının aksine Gazze’de işgal ettiği alanı her geçen gün genişletmeye çalışıyor. Gazze’nin yaklaşık yüzde 70’i işgal altında. İsrailli siyasetçiler, kentin tamamının işgal edilmesi çağrılarını yineliyor. Dünyanın nüfus yoğunluğu en yüksek yerleri arasında gösterilen Gazze’deki Filistinliler, kentin yüzde 30’luk bölümünde enkazların arasında hayata tutunmaya çalışıyor. Sessizliğe gömülen insanlık dramı İsrail, Gazze’nin giriş çıkışlarını kontrol etmeye devam ediyor. Ekim 2025’teki ateşkes anlaşmasına göre, İsrail’in Gazze’ye günde 600 tır insani yardım girişine izin vermesi gerekirken Birleşmiş Milletler (BM) ve insani yardım kuruluşlarının verileri bunun üçte birinden daha azına erişim olduğunu ortaya koyuyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü ise "Gazze’ye yardım ve gıda girişinin kasıtlı biçimde kısıtlanmasının alarm verici düzeyde yetersiz beslenme ve açlığa yol açtığı" uyarısı yapıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, işsizliğin yüzde 80’in üzerinde seyrettiği Gazze’de 1,6 milyon Filistinlinin gıda güvenliğinin bulunmadığını aktarıyor. İsrail’in önce saldırılarıyla, ateşkesin ardından da yardım girişini engellemesiyle su tesislerinin yüzde 90’ı zarar gördü, hastaneler ve sağlık hizmetleri ise neredeyse işlevsiz kaldı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı ve uluslararası sağlık örgütlerinin raporlarına göre bölgedeki tedavi imkanlarının yetersizliği nedeniyle Mayıs 2024’ten itibaren her geçen gün 6 ila 10 Filistinli hayatını kaybediyor. Gazze’de soydaşlarının uğradığı soykırımı dünyaya duyurmaya çalışan Filistinli gazeteciler de İsrail’in saldırılarında doğrudan hedef alınmaya devam ediyor. Sayıların değiştiremediği küresel kayıtsızlık İsrail’in Ekim 2025’ten itibaren çeşitli bahanelerle Gazze’ye düzenlediği saldırılar aralıksız sürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığının verilerine göre Ekim 2025 tarihinden sonra İsrail’in doğrudan saldırılarında bin 100’den fazla Filistinli can verdi, 3 bin 700’den fazla kişi yaralandı. Gazze’de 250’den fazla gazetecinin neredeyse tamamı İsrail tarafından önce hedef gösterilerek, sonrasında da doğrudan kasıtlı saldırılarda can verdi. İsrail, hala medyanın Gazze’ye erişimine bin günden uzun süredir izin vermiyor. Gazze’deki Filistinli gazeteciler, bir yandan soydaşlarının uğradığı soykırımın sesi, gözü, tanığı, bir yandan da kurbanı olmaya devam ediyor. Soykırım verilerine rağmen küresel sistem, Gazze’deki durumu değiştirecek inisiyatifi almıyor ve felaketin adeta kanıksandığı bir manzara ortaya çıkıyor. Gazze’deki durumu kavramaktaki zorluk Kudüs’ten Gazze’deki soykırımı aktarmaya çalışan pek çok uluslararası gazeteci, Gazze’nin dibinde ama yaşananlardan uzak şizofrenik bir durumu deneyimliyor. Gazze’deki meslektaşlarla konuşurken kentteki durum, onların seslerindeki yorgunlukla kavranabiliyor. Buna karşın Gazze’de nelerin yaşandığını kelimeler, fotoğraflar, sosyal medya paylaşımları, infografikler veya görüntülerle ne anlamak ne de anlatmak mümkün. Gazze’deki evi Ekim 2023’te İsrail’in hava saldırısıyla yerle bir olan, neredeyse tüm Filistinliler gibi defalarca yerinden edilen ve kentin güneyinde görece daha az saldırıya uğramış Han Yunus’a bağlı Deyr Belah bölgesinde yaşayan bu satırların yazarlarından biri de hava saldırıları korkusunun hüküm sürdüğü, yolların çadırlarla, çevrenin ise enkazla kaplandığı bir ortamda yaşamını sürdürüyor. Deyr Belah bölgesi, Gazze’de birçok yerinden edilen insanın sığındığı ve kapasitesinin çok üzerinde nüfus yoğunluğuna sahip bir yerleşim yeri. Bölgede altyapı, elektrik, temiz su eksikliği sıradanlaşmış halde. Gazze’de dört duvarı olan evde yaşayabilen kendisini şanslı hissediyor. Yaşanabilecek evlerin fiyatları ise ekonomik imkanların çok üstüne çıktı. Geçim kaynağını kaybeden insanların normal bir evde yaşaması imkansız. Aileler, kalabalık yerlerde, sığınma merkezlerinde ya da çadırlarda bir arada kalıyor. Yapı malzemelerinin girişine İsrail tarafından izin verilmemesi nedeniyle inşaat ürünleri kısıtlı ve fahiş fiyatta. İnsanlar sığınma merkezlerinde, çadırlarda ya da hasar almış binalarda yaşamaya devam ediyor. Çadırlarda hayat çok zorlu; yazın sıcak, kışın soğuk ya da yağmurlu oluyor. Temiz su, tuvaletler ya da özel alanın eksikliği, özellikle de çocuklar, kadınlar ve yaşlılar için hayatı dayanılmaz kılıyor. Çadırlar ya ince bir kumaş ya da plastik bir parçadan yapılmış durumda, ne toz fırtınasına ne de rüzgara karşı koruma sağlamıyor. Buna rağmen insanlar, çadır yaşam alanında imkansız bir hayata tutunmaya çalışıyor. Yıkıma rağmen insanların birliği bozulmuyor Gazze’de gıdaya erişim hala öncelikli sorunlar arasında. Birçok kişi yardımlarla hayatta kalıyor ancak İsrail’in kısıtlamaları nedeniyle düzenli yardım akışı engelleniyor. Gelen ticari ürünler tezgahlara ulaştığındaysa fiyatlar insanların gelirlerine göre çok yüksek oluyor. Bu nedenle insanlar ya öğünlerini kısıyor ya da temel gıda ürünleriyle karınlarını doyurmaya çalışıyor. Kıtlık ve açlık hala devam ediyor. Ayrıca, elektriğin yokluğu nedeniyle buzdolabı gibi araçlarla gıdayı uzun süre korumak da mümkün değil. Kente ticari mallar geldiğinde çarşı-pazar hala kuruluyor ancak buralar eski günlerinden çok uzak, insanlar her şeye rağmen gündelik hayatına devam etmeye çalışıyor, esnaf dükkan açıyor, çocuklar fırsat buldukça oyun oynuyor. Belki de en dikkat çekici olan şey, tüm bu fiziksel ve psikolojik yorgunluğa rağmen insanların uyum sağlama, birbirine destek olma becerisi. Gazze’de eğitim de İsrail’in soykırımında en ağır darbe alan hizmetler arasında. Okulların çoğu yıkıldı ve kullanılamaz hale geldi veyahut sığınma merkezlerine dönüştü. Eğitimi devam ettirmek için birçok girişim var ama öğrenciler, okul yıllarının büyük bir kısmını kaçırdı. Çocuklar, gençler sadece eğitim eksikliği değil yerinden edilme, aşırı kalabalıkla yaşama, psikolojik travmayla da mücadele ediyor. Eğitim, herkes için bir hakken bugün soykırım tehdidi karşısında sadece kısıtlı ulaşılabilen bir hak halini aldı. Ekim 2025’te yapılan ateşkes sayesinde ilk aşamada İsrail saldırıları dursa da aradan geçen sürede yeniden başladı. Dünya Gazze’de bir ateşkes sağlandığını düşünürken Gazzeliler, her saldırıdan sonra “Hangi ateşkes?” diye isyan ediyor. Her saldırı, korkuyu yeniden gün yüzüne çıkarıyor. İnsanlar, sürekli haberleri takip ediyor ve yakınlarından, sevdiklerinden haber almaya çalışıyor. Birçok insan, olası bir saldırının veya artan gerilimin başka bölgelere yayılmasından endişe ediyor. İnsanlar, güvende hissetmenin ya da geleceğe ilişkin bir plan yapmanın imkansız olduğu bir belirsizlik içinde yaşıyor. Ateşkes ihlalleri, kötü bir kabus gibi Gazzelilerin tepesinde dolaşıyor. İsrail ordusu, saldırıların ardından Hamas mensuplarını, askeri unsurları hedef aldığını savunuyor ancak uluslararası kurumlar ve bağımsız basın, çok sayıda sivil ölümü ya da sivil altyapının hedef alındığını ortaya koyuyor. Savaşta on binlerce kadın ve çocuğun öldürülmesi de iddiaların zayıflığını gösteriyor. Yıkılan hayatların yeniden inşası imkansız Gazze’deki Filistinlilerin önemli bir çoğunluğu soykırım ve saldırılara rağmen kentten ayrılmak istemediğini söylüyor. Elbette bir kesim de çocukları için güvenli bir gelecek için savaşın olmadığı bir yere gitmeyi arzuluyor ancak dünyanın kollarını açmış onları beklemediğinin de farkında olan Filistinliler, Gazze’nin yeniden inşasını bekliyor. Şartlar ve iradenin oluşması halinde binaları yeniden inşa etmek mümkün ama insanların yıkılan hayatlarını yeniden inşa etmek imkansız. İnsani kayıp ve psikolojik hasar yıllarca sürecek. Buna rağmen insanlar ümide sarılıyor çünkü ümitsizliğe teslim olmak bir seçenek değil. Gazze’de yerinden edilen ya da buradan başka yerlere gidenler ile yaptığımız görüşmelerde ortak duygu vatan hasreti, endişe ve kısmen suçluluk duygusu. Buradan ayrılanlar, nereye gitseler Gazze’yi yüreklerinde taşıdıklarını anlatıyor, birçoğu da şartlar yeniden imkan verince dönmek istediğini belirtiyor. Bunca yıkımın arasında nefes alanlar da oldu. Futbol heyecanı, dünyanın dört bir yanını sardığı gibi Dünya Kupası'yla Gazze’ye de geldi. Elektrikten yoksun, birçoğu yerinden edilmiş Filistinliler, enkazların arasına kurulmuş dev ekranlardan futbol maçlarını izledi. Aileler, çocuklarıyla çadırlarda, enkazın arasında maç izlemek için toplandı. Yıkımın ortasında insanların kendilerini bir parça normal hissedebileceği, bulundukları durumu unutup az da olsa bir ümit hissedebileceği anlar tatmak istemesi dikkate değer bir manzara. Ancak dünya kendi gündemiyle meşgulken Gazze’de nesillerin hayatları kadar anıları da yok oluyor. Kentin yıkımı hatıraların yıkımını da beraberinde getiriyor. İnsanlar doğup, büyüyüp yaşadıkları, pek çok anı biriktirdikleri yerleri artık tanıyamıyor. [Ali Jadallah, Gazze’de görev yapan Anadolu Ajansı Foto Muhabiridir, Enes Canlı, Anadolu Ajansı Orta Doğu Haberleri Müdür Yardımcısıdır.] *Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir. Bu yazı ilk kez AA Brifing dergisinin ağustos sayısında yayımlanmıştır.

Ateşkese Rağmen 45 Kişi Öldü Haber

Ateşkese Rağmen 45 Kişi Öldü

İsrail ordusunun ateşkese rağmen son 24 saatte Gazze'de düzenlediği saldırılarda 45 kişi yaşamını yitirdi. Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalar ile enkazdan yeni çıkartılan cenazelere ilişkin veriler paylaşıldı. Son 24 saatte Gazze Şeridi'ndeki hastanelere 12'si enkaz altından çıkartılan 57 ölü ve 158 yaralının ulaştığı belirtildi. Açıklamada, ateşkese rağmen son bir günde sivilleri hedef alan saldırılarda 45 kişinin hayatını kaybettiği, 158 kişinin yaralandığı ifade edildi. İsrail'in Gazze Şeridi'ne 8 Ekim 2023'te başladığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının ise 68 bin 216’ya, yaralıların sayısının 170 bin 361'e yükseldiği aktarıldı. Gazze'de son ateşkes mutabakatının yürürlüğe girdiğin günden bu yana devam eden İsrail saldırılarında yaşamını yitiren Filistinli sayısının 80'e ulaştığı, yaralı sayısının 303'e çıktığı da paylaşılan açıklamada, ateşkesten sonra enkaz altından 426 naaşın çıkarıldığı kaydedildi. Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce ölü olduğu belirtiliyor. İsrail'in Gazze kentinin doğusuna açtığı ateşte 2 Filistinli hayatını kaybetti Gazze kentinin merkezinde yer alan El-Ehli Baptist Hastanesi kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail askerleri Gazze kentinin doğusundaki Et-Tuffah Mahallesi'nin Eş-Şa'f bölgesine ateş açtı, saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti. Gazze hükümeti, dün yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun 10 Ekim'de ilan edilen ateşkes kararından bu yana 80 ihlal gerçekleştirdiğini, bu saldırılarda 97 Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve en az 230 kişinin yaralandığını bildirmişti. İsrail ordusu, "sarı hattı" geçtiği iddiasıyla Filistinlilere ateş açtığını açıkladı Öte yandan, ordudan yapılan açıklamada, sarı hattı geçen Filistinlilere "terörist" oldukları iddiasıyla ateş açıldığı ifade edildi. Açıklamada, İsrail ordusunun Gazze kentine bağlı Şucaiyye Mahallesi'nde sarı hattı geçerek İsrail ordusuna "tehdit oluşturduğu" ileri sürülen kişilere ateş açıldığı doğrulandı. Söz konusu olaydan kısa bir süre sonra aynı bölgede benzer bir vakanın daha yaşandığı ve İsrail ordusunun tekrar ateş açarak karşılık verdiği aktarıldı. İsrail ordusunun, ateşkes anlaşması kapsamında belirlenen noktada yer alarak sözde tehlikeleri ortadan kaldırmak için hareket edeceği tehdidinde bulunuldu. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, geçen günlerde sarı hattın sahada net şekilde belli olması için işaretleme yapılması talimatı verdiğini açıklamıştı. Yerel basında, Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşması kapsamında çizilen sarı hattın sahada net belli olmadığı ve bu nedenle İsrail ordusunun burayı yanlışlıkla geçen Filistinlilere ateş açtığı belirtilmişti. İsrail ordusu, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilerin çiftliğini yıktı Öte yandan, Kudüs Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun Kudüs'ün doğusunda yer alan ez-Zaim beldesinde Faruk Mustafa'ya ait bir çiftliği "ruhsatsız olduğu" gerekçesiyle yıktığı kaydedildi. "İşgalci, E1 Projesini hayata geçirmek için izlediği politikalar doğrultusunda bu suçu işledi." denilen açıklamada, Tel Aviv yönetiminin Kudüs kentinin doğu bölgelerinde bulunan Filistinlileri zorla yerinden ederek yerleşimciler için alanlar açmaya çalıştığı vurgulandı. İsrail'in bu adımlarla aynı zamanda Kudüs ile Batı Şeria'yı birbirinden koparma planlarını hayata geçirdiğine işaret edilen açıklamada sözlerine yer verilen çiftlik sahibi Mustafa da İsrail güçlerinin sabah saatlerinde iş makineleri eşliğinde çiftliğe baskın yaptığını anlattı. İsrail askerlerinin 150 metrekarelik kapalı alan ve 100 metrekarelik çardağı yerle bir ettiğini aktaran Mustafa, İsrail'in iş makineleriyle çiftlik çevresinde örülü 8 dönümlük araziyi de sürerek tahrip ettiğini ifade etti. İsrail, Doğu Kudüs'ün bir parçası olan ancak Ayrım Duvarı'nın (Utanç Duvarı) Batı Şeria kısmında kalan Filistin mahallesi Azeriye'nin yakınına inşa edilmiş "Ma'ale Adumim" yerleşimini, Batı Kudüs'e giden yola bağlamak için "E1 Projesi" başlatmıştı. Bu kapsamda, bölgeye 4 binden fazla yasa dışı konut ve oteller inşa etmek için 1999 yılında 12 bin dönüm Filistin toprağı gasbedilmişti. "E1 Projesi" ile Doğu Kudüs'ün Batı Şeria'daki Filistin topraklarıyla bağlantısının kesilmesi ve izole edilmesi amaçlanıyor. İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin 70 dönümlük arazisine el koydu Filistin yönetimine bağlı Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonundan yapılan açıklamada, Tel Aviv yönetiminin Nablus'ta askeri amaçlarla Filistinlilerin topraklarını gasbettiği belirtildi. Açıklamada, "İşgalci İsrail makamları, Nablus vilayetine bağlı Karyut, Leben eş-Şarki ve es-Saviye köylerinde 70 dönümden fazla araziye askeri ve güvenlik amaçlarda kullanmak üzere el koydu." ifadeleri yer aldı. İsrail'in Filistinlilere ait söz konusu araziyi, bölgedeki bir yerleşim yeri için tampon bölge olarak kullanacağı aktarılan açıklamada, "İsrail'in el koyma kararına itiraz hakkı bir hafta olarak belirlenmiş ancak belirlenen tarih 21 Eylül 2025 görülüyor. İşgal devleti, askeriyenin el koyma kararını, itiraz etme süresi dolduktan sonra duyurduğu için böyle bir şey artık mümkün değil." denildi. Tel Aviv yönetiminin 2025 yılında Filistin topraklarına yönelik 53 kez askeri amaçlı el koyma kararları aldığı vurgulanan açıklamada, İsrail'in bu kararlarla Filistin topraklarındaki işgal alanını genişletmeye yoğunlaştığı ifade edildi. Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu verilerine göre, İsrail makamları, Gazze Şeridi'nde soykırım saldırılarını başlattığı 2 yıldan bu yana Batı Şeria'da 55 bin dönümlük arazilere el koydu ve yerleşim alanları çevresinde tampon bölgeler oluşturdu. İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ndeki soykırımla eş zamanlı, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.

Filistin’e Destek Resim Sergisi Haber

Filistin’e Destek Resim Sergisi

AK Parti Eyyübiye Gençlik Kolları tarafından düzenlenen, “Direnişten Dirilişe Gazze” adlı resim sergisi, Hz. Eyyüp Peygamber Sabır Makamı avlusunda ziyarete açıldı. Serginin açılış programına, Şanlıurfa Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahim Dusak, Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, AK Parti Eyyübiye İlçe Başkanı Süleyman Elgün, Karaköprü İlçe Başkanı Orhan Çelik, İl Teşkilat Başkanı Sabri Konak, Kadın Kolları Başkanı Gülten Balcı, Gençlik Kolları Başkanı Salih Aldeniz ve parti mensupları ile vatandaşlar katıldı. Filistin kurtuluş mücadelesini desteklemek ve Gazze’de son iki yıldır yaşanan siyonist vahşetini kınamak amacıyla düzenlenen sergideki eserleri tek tek inceleyerek katılımcılara yorumlayan Şanlıurfa Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahim Dusak, “Biz Türkiye olarak Gazzeli, Filistinli kardeşlerimizin hep yanında olduk. Onların özgür bir ülkeye kavuşmaları için elimizden gelen desteği veriyoruz. Biz nasıl ülkemizde özgürce yaşıyorsak, onların da kendi ülkelerinde özgürce yaşamaları için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Biz, başkenti Kudüs olan, sınırları belli olan, rahat, özgür, demokratikleşecekleri bir ülke istiyoruz. Gazzeli, Filistinli kardeşlerimiz de bunu istiyor. Bunu yapıncaya kadar parlamenter diplomasi başta olmak üzere, uluslararası kurallar çerçevesinde bu yönde hareket ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu hedefe inşallah ulaşacağız” diyerek, serginin düzenlemesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasına, ünlü şair Ziya Paşa’nın “Takdir-i Hüda kuvve-i bâzû ile dönmez, bir şem'a ki Hak yandıra, bin bâd ile sönmez” mısralarıyla başlayan Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş ise Filistin’de yanan bir ateş olduğunu ve bu ateşin sahibinin Allah olduğunu söyleyerek, “Allah’ın yaktığı ateşi söndürmeye çalışıyorlar ama Allah’ın izniyle siyonistler, küfara bu şiirde geçtiği gibi ne yaptılarsa o ateşi söndüremezler” dedi. İki yıllık süreç sonunda ilan edilen ateşkes ile Filistin’de şehit olanların, direnişe ortak olan kadınların, çocukların, Avrupa ve Orta Doğu’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı örnek alan liderlerin kazandığını kaydeden Başkan Kuş, “Cenab-ı Mevlam inşallah bu kazançtan bizleri de nasiplendirir. Çünkü Gazze sadece bir şehir veya ülke değil, İslam âleminin namusudur. Namus bekçiliğimizi yapan tüm kardeşlerime sonsuz şükranlarımı iletiyorum” diye konuştu. AK Parti Eyyübiye İlçe Başkanı Süleyman Elgün ise sergiyi düzenleyen Gençlik Kolları Başkanlığı ve destek verenlere teşekkür ederek, “Direnişten dirilişe inşallah gerçekleşiyor. Özgür Filistin için tüm ülke olarak, özellikle AK Parti teşkilatları olarak büyük bir çabanın içerisindeyiz” diyerek, Filistin’e destek amaçlı yapılan faaliyetler hakkında bilgi verdi. Filistin’de akan kanın durması, soykırımın sonlanması için Filistin’in yanında durmaya devam edeceklerini dile getiren Elgün, “Türkiye, elinden geleni yapmaya çalışıyor. Biz de dualarımızla, desteğimizle, sesimizle haykırarak Gazze’nin, Filistin’in yanında olduğumuzu bir kez daha buradaki sergiyle bildirmek istiyoruz” dedi. AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Salih Aldeniz de “Haksızlığa boyun eğmeyecek, mazlumların sesi olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Gazze’nin özgürlüğü için bugün buradayız. İnanıyoruz ki Gazze’nin özgür olduğu bir dünya, barış ve adalet hükmünün sürdüğü bir dünya olacaktır” diyerek, sergiye katılanlara teşekkür etti.

Gazze ve Kudüs İçin Yürüyüş Haber

Gazze ve Kudüs İçin Yürüyüş

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfının öncülüğünde, İsrail'in Mavi Marmara gemisine saldırısının 15. yıl dönümü dolayısıyla "Her adım Gazze ve Kudüs için" yürüyüş düzenledi. İsrail'in saldırısını da kınamak amacıyla bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, Ali Şelli Parkı'nda toplandı. Rabia Meydanı'na doğru yürüyüşe geçen katılımcılar tekbir getirip, "Kahrolsun İsrail", "Mehmetçik Gazze'ye" şeklinde sloganlar attı. Burada konuşan Şanlıurfa Genç İHH Başkanı Ömer Faruk Sezer, dünyanın en büyük zalimliğe şahitlik ettiğini söyledi. İsrail'in dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlediğini belirten Sezer, İsrail'in güçten anladığını ve herkesin Gazze'deki zulmün son bulması için mücadele etmesi gerektiğini vurguladı. Şehitleri rahmetle anan Sezer, "15 yıl önce siyonist işgalci İsrail Devleti yardım götüren gemi konvoyumuza saldırmıştı. Saldırının 15. yılında gerek Mavi Marmara gemimiz gerekse de Filistin, Gazze ve Kudüs'te verdiğimiz on binlerce şehidimizi rahmet ve özlemle anıyoruz." dedi. Sezer, mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini kaydetti. Yürüyüşün sonunda toplanılan meydanda yatsı namazı kılındı. Siverek ilçesinde de Peygamber Sevdalıları Vakfı'nca Hürriyet Caddesi'nde düzenlenen Gazze mitingine yüzlerce vatandaş, Filistin ve Türk bayrakları ile katıldı. Tekbir getiren kalabalık, "Hamas'a selam direnişe devam" sloganı attı, "Özgür Filistin", "Filistin'in özgürlüğü insanlığın vicdanıdır" ve "Bir ölür bin diriliriz" dövizleri taşıdı. Mitinge katılan Hamas yetkilisi Suhail Ahmed Hassan Alhendi, Filistin'de yaşanan zulme dikkati çekti. Program, yapılan duanın ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.