Uygulamalarımız appstore googleplay

#Konaklama

gazeteci63.com - Konaklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Konaklama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arkeolojik Alanlara Turist İlgisi Haber

Arkeolojik Alanlara Turist İlgisi

Şanlıurfa'da Göbeklitepe'nin yanı sıra Karahantepe, Sayburç ve Çakmaktepe'nin de aralarında bulunduğu 12 noktada sürdürülen arkeolojik kazılar, kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ilgisini artırıyor. Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeoloji projelerinden biri olarak nitelendirilen ve 6 yıldır sürdürülen Taş Tepeler Projesi kapsamında, Şanlıurfa'daki Neolitik döneme ait yerleşimlerde çalışmalar yürütülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında Göbeklitepe, Karahantepe, Çakmaktepe, Sayburç, Ayanlar, Sefertepe, Gürcütepe, Harbetsuvan, Yeni Mahalle, Kurt Tepesi, Mendik ve Yoğunburç'ta arkeolojik kazılar gerçekleştiriliyor. Türkiye'nin yanı sıra Çin, İngiltere, Almanya ve Japonya gibi ülkelerden akademisyenlerin de destek verdiği çalışmalarda, Neolitik dönemde insanların yaşam biçimleri, ritüelleri, geçim stratejileri, mimari yapıları ve üretim teknolojilerine ilişkin bulgular ortaya çıkarılıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe ise bölgedeki arkeolojik alanların başında geliyor. Göbeklitepe'nin yanı sıra diğer kazı alanlarında ortaya çıkarılan buluntuların da tanıtılması ve ziyaret edilebilir alanların artırılmasıyla Şanlıurfa'nın kültür turizmindeki potansiyelinin daha da yükselmesi hedefleniyor. "Burası gerçekten çok olağanüstü bir yer" Polonya'dan eşiyle Göbeklitepe'yi ziyaret eden Aleks Tedro, AA muhabirine, bölgeyi merak ettikleri için Türkiye'ye geldiklerini söyledi. Tarihi alanı çok beğendiklerini belirten Tedro, "Biz buraya anlatılan o çok eski hikayeler için geldik. Kitaplarda buralarla ilgili çok şey okuduk. Eşimle buraya Türkiye'ye ekstra bir uçuş yaparak geldik. Bazen tarih merakımız dolayısıyla Mısır, Malta ve Güney Amerika ülkelerine de gidiyoruz. Bu eski yapılara çok merak duyuyoruz. Burası da gerçekten çok olağanüstü bir yer." dedi. Göbeklitepe'yi ailesiyle ziyaret eden İbrahim Kocakaya da Konya'dan kenti gezmek için geldiklerini belirtti. Tarihi alanlara ilgi duyduklarını ifade eden Kocakaya, "Tarihin sıfır noktasındayız. İzne ayrılmıştık direkt buraya gezmeye geldik. Kazıların devamını da merak ediyoruz, daha aramalar, kazılar yapılıyor. Her sene gelmeyi düşünüyoruz." diye konuştu. "Konaklama gün sayısını doğrudan artıracaktır" Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan ise Taş Tepeler Projesi'nin yurt içinden ve yurt dışından yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Projenin çok uluslu bir çalışma modeliyle sürdürüldüğünü belirten Aslan, Türkiye'nin yanı sıra farklı ülkelerde de Taş Tepeler Projesi'ne yönelik tanıtım faaliyetleri gerçekleştirildiğini ifade etti. Bölgedeki kazıların yerli ve yabancı konuklar tarafından ilgiyle takip edildiğine işaret eden Aslan, bu durumun kentteki konaklama gün sayısını da doğrudan artıracağını sözlerine ekledi.

Yazlık Kiralama Yaparken Dikkat Haber

Yazlık Kiralama Yaparken Dikkat

Tüketici derneklerinin temsilcileri ve hukukçular, yazlık kiralarken dikkat edilecek hususları ve yaşanan mağduriyetlerde izlenmesi gereken yolları anlattı. Yaz sezonuyla birlikte özellikle sahil bölgelerinde kısa süreli konut kiralamalarına yönelik talep artarken buna paralel olarak sahte ilanlar, kapora dolandırıcılıkları ve sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar da gündeme geliyor. Uzmanlar, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, tüketicilerin mağduriyet yaşamamaları için kiralama öncesinde bazı hususlara dikkat etmeleri, mağduriyet yaşanması halinde ise yasal haklarını zaman kaybetmeden kullanmaları gerektiğini belirtti. Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, vatandaşların, kapora dolandırıcılığı ile karşı karşıya kalmamaları için "ilanlardaki yazlıkların kısa süreli kiralama hükümlerine tabi olup olmadığını" öğrenmeleri gerektiğini söyledi. Kat maliklerinin ilgili taşınmazın kısa süreli yazlık kiralama amacıyla kullanımına izin verdiğinin teyit edilmesi gerektiğini belirten Kiraz, şunları kaydetti: "Yazlık kiralamalarda öncelikle konutun kısa süreli kiralamaya uygun izinlere sahip olup olmadığı ve kiralama işlemini yapan kişinin gerçekten ev sahibi ya da yetkili kişi olduğu teyit edilmeli. Tüm bilgiler ve yasal izinler teyit edilmeden asla 'kapora veya ön ödeme talebi' kabul edilmemeli ve para gönderilmemelidir. Sözleşmede kiralama süresi, konaklayacak kişi sayısı, ödeme ve iade koşulları ile elektrik, su ve aidat gibi giderler açıkça düzenlenmeli." Kiraz, önceden verilen bilgiler ile yazlığın özelliklerinin uyuşmaması durumuna işaret ederek, "Konutun tanıtılandan farklı özellikler taşıması halinde tüketici ödediği bedelin iadesini talep edebilir. Evin teslim alınması ve teslim edilmesi sırasında mevcut durum fotoğraf ve görüntülerle kayıt altına alınması sonradan ortaya çıkabilecek hasar ve depozito uyuşmazlıklarının önüne geçecektir." diye konuştu. Ev sahiplerinin yapmaları gerekenlere değinen Kiraz, kısa süreli kiralama yapabilmeleri için gerekli izin belgelerini almaları, kat maliklerinin oy birliğiyle onayını sağlamaları, alt kiralama yasağı ve kimlik bildirim yükümlülükleri başta olmak üzere yasal düzenlemelere uymaları gerektiğini, aksi halde yüksek tutarlı idari para cezalarıyla karşılaşabileceklerini belirtti. "Tüketiciler ciddi maddi kayıplara uğrayabiliyor" Tüketiciler Konfederasyonu (TÜKON) Genel Başkan Vekili Aziz Koçal da yaz aylarının gelmesiyle internet üzerinden günlük, haftalık ve sezonluk yazlık kiralama taleplerinin arttığını hatırlatarak, bu artışla beraber tüketici mağduriyetlerinin de gündeme geldiğini söyledi. Tüketicilerin büyük bölümünün "tatil yerine ulaştığında ilanlarda vadedilen koşullarla karşılaşılmadığına" yönelik şikayette bulunduğunu anlatan Koçal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüketiciler, ilanda gösterilen ev ile teslim edilen evin farklı olması, fotoğrafların gerçeği yansıtmaması, deniz manzaralı veya denize yakın denilen evlerin farklı konumda çıkması, havuzun kullanılamaz durumda olması veya ortak havuz olduğunun sonradan öğrenilmesi, evin yeterince temizlenmemiş olması gibi durumlarla karşılaşıyor. Böcek bulunması ve kötü hijyen koşulları, klima, sıcak su, internet gibi hizmetlerin çalışmaması, kapora veya kira bedelinin alınmasına rağmen evin hiç teslim edilmemesi, sahte ilanlar ve dolandırıcılık olayları, depozito bedellerinin haksız şekilde kesilmesi veya hiç iade edilmemesi sorunları ortaya çıkabiliyor. Özellikle sosyal medya üzerinden veya doğrulanmamış internet sitelerinde yayımlanan sahte ilanlar nedeniyle tüketiciler ciddi maddi kayıplara uğrayabilmektedir." "İlan bilgilerinin ekran görüntüsü mutlaka alınmalı" Aziz Koçal, tüketicilerin tatil planı yaparken yalnızca fiyatı değil güvenilirliği de dikkate alması gerektiğini belirterek, mümkün olduğunca kurumsal ve güvenilir rezervasyon platformlarının tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Ev sahibi veya işletmenin kimliğinin doğrulanması gerektiğini söyleyen Koçal, "İlan bilgilerinin ekran görüntüsü mutlaka alınmalı, fotoğraflar, adres bilgileri ve kullanıcı yorumları dikkatle incelenmelidir. Yazılı sözleşme yapılmadan ödeme gerçekleştirilmemelidir." dedi. Koçal, taahhüt edilen özelliklerin sağlanmaması halinde öncelikle bu eksikliklerin fotoğraf ve video ile belgelenerek, işletmeye veya kiraya verene yazılı olarak bildirilmesi ve eksikliğin giderilmesinin talep edilmesi gerektiğini söyledi. Sorunun giderilmemesi halinde yapılması gerekenlere değinen Koçal, "Tüketici, sözleşmeden dönme, ödediği bedelin iadesini isteme, ayıp oranında bedel indirimi talep etme, uğradığı maddi zararların tazminini isteme, uygun koşullarda başka bir konaklama yerine geçmek zorunda kalmışsa oluşan ek masrafların karşılanmasını talep etme haklarına sahiptir." diye konuştu. Koçal, tüm yazışmaların, ödeme dekontlarının, ilan görüntülerinin, fotoğrafların ve videoların saklanarak, uyuşmazlık halinde hak arama sürecinde delil olarak kullanılabileceğini bildirdi. Tüketicinin mağdur olması halinde uyuşmazlık tutarının 186 bin liraya kadar kısmının tüketici hakem heyetlerine başvurarak alınabildiğini kaydeden Koçal, bunun üzerindeki tutarlar için tüketici mahkemelerine başvurulabileceğini ifade etti. Koçal, gerçek olmayan ilanlarla tüketicilerin kapora ödemeye yönlendirilmesinin son yılların en önemli sorunlarından biri olduğunu belirterek, "Piyasa fiyatının çok altında sunulan teklifler şüpheyle değerlendirilmeli, acele ödeme baskısı oluşturan kişilere kesinlikle itibar edilmemelidir. Dolandırıcılık şüphesi bulunuyorsa vakit kaybetmeden en yakın kolluk birimine veya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmalıdır." açıklamasında bulundu. "Ayıplı hizmette yapılan tüm masraflar belgelenerek talep edilebilir" Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Levent Küçük ise yazlık kiralamalarda en sık karşılaşılan sorunların yetkisiz kişilerin aracılık yapması ve ilanlardaki bilgilerle konutun gerçek durumunun uyuşmaması olduğunu söyledi. Tüketicilerin kapora ödemeden önce kiralama işlemini yapan kişinin yetki belgesini veya tapu kaydını kontrol etmesi gerektiğini vurgulayan Küçük, ödemelerin mutlaka yetkili kişilere yapılması ve açıklama kısmında ödemenin amacının belirtilmesi gerektiğini bildirdi. Küçük, vadedilen şartların sağlanmaması halinde bunun "ayıplı hizmet" kapsamında değerlendirilebileceğini ifade ederek tüketicilerin yaptıkları tüm yazışmaları, fotoğrafları ve harcamaları belgeleyerek zararlarının tazminini talep edebileceğini, ayrıca mağduriyet durumunda tüketici hakem heyetlerine başvurabileceklerini sözlerine ekledi.

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor Haber

Mardin, Turizm Bereketi Yaşıyor

Tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla birçok medeniyetin izlerini taşıyan Mardin'de, ilkbaharın da etkisiyle turizm hareketliliği arttı. "Dinlerin ve dillerin buluştuğu yer" olarak nitelendirilen ve açık hava müzesini andıran tarihi şehir, yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Camileri, medreseleri, kiliseleri ve taşın oya gibi işlendiği evleriyle göz kamaştıran kent, son yılların en popüler rotalarından biri haline geldi. İlkbaharın tadını çıkarmak isteyen yerli ve yabancı turistler, tarihi mekanların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Mardin Müzesi, Kasımiye ve Zinciriye medreseleri, Deyrulzafaran Manastırı ile Dara Antik Kenti gibi mekanları ziyaret edenler, kentin sokaklarında geçmişin izlerine şahit oluyor. Yaşanan yoğunluk kentin konaklama sektörüne de yansıyor. 20 bin yatak kapasitesine sahip kentteki oteller, hafta sonları tamamen dolarken hafta içi de yüzde 70'in üzerinde dolulukla hizmet veriyor. "Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok" Mardin Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Aslan Paşaoğlu, AA muhabirine, kent turizminde özellikle ilkbaharda yoğunluk yaşandığını söyledi. Yağışlı dönemin ardından havaların ısınmasıyla kentin yerli ve yabancı turistleri ağırlamaya başladığını belirten Paşaoğlu, şöyle konuştu: "Şu an için hafta sonları yüzde 100'lük doluluk oranımız var. Hafta ortası da yüzde 70'lerdeyiz. Yurt dışından da misafirlerimiz gelmeye başladı. Uzak Doğu'dan, Rusya'dan, Avrupa'dan da gelenler var. Mardin kültür şehri, birçok din ve dil bir arada yaşıyor. Ayrıca görmüş olduğunuz gibi harika bir mimarimiz var. Böyle bir mimarinin dünyada eşi benzeri yok. Kültür turizmi için gelen birçok vatandaşımız var. Bunun için biz de seviniyoruz." Yapılan tanıtımların, çekilen dizi ve filmlerin turizme önemli katkı sunduğuna işaret eden Paşaoğlu, herkesin burada yaşayan kültürü görmeyi arzu ettiğini vurguladı. "Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor" Mardin'in turizmde kabuğunu kırdığını ve her yıl hak ettiği değere doğru hızla ilerlediğini ifade eden Paşaoğlu, "Mardin artık bir marka şehir oldu. Turizm açısından güzel günler bizi bekliyor." dedi. "Doğanın canlanmasıyla turizmimiz de canlandı" Tarihi Kasımiye Medresesi'nde gönüllü rehberlik yapan Mardin Artuklu Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü yüksek lisans öğrencisi Özlem Tekin de kente gelen yerli ve yabancı misafirlerin ilk uğradığı yerlerin başında medresenin geldiğini ve özellikle bahar dönemlerinde çok fazla ilgi gördüğünü söyledi. Tekin, her gün kuyruk oluşan medreseyi günlük 4 binin üzerinde kişinin ziyaret ettiğini aktararak, "Bu da bize turizmin ne kadar yoğun olduğunu gösteriyor. Normalde saat 08.30'da mesai başlıyor. Biz öncesinden gelmemize rağmen burada turların olduğunu görüyoruz. Yoğunluk nedeniyle de yaz saati uygulamasına geçtik. Saat 19.00'a kadar turlarımız geliyor. Yoğunluktan biz molaya bile çıkamıyoruz. Mardin'de doğanın canlanmasıyla beraber turizmimiz de canlandı. Bütün misafirlerimizi de Mardin'e bekliyoruz." diye konuştu. "Fransa'da böyle otantik yapılar yok" Fransa'dan gelen Türk asıllı Evinne Faraj da gezmek için ilk kez geldikleri Mardin'i çok beğendiklerini söyledi. Faraj, "Henüz 4 saattir buradayız buna rağmen çok güzel. Paris'te yaşıyoruz. Fransa'da böyle otantik yapılar yok. Burası çok tarihi kültürlü bir şehir. O yüzden buraya gelmeyi çok istiyordum. İnsanları da çok samimi, çok iyi." dedi. Fransız Maria Denis de Türkiye'yi çok sevdiğini, daha önce birçok şehrini gezdiğini ancak ilk kez Mardin'e geldiğini anlatarak, "Havalimanından indiğimden beri burayı da çok sevdim. İnsanları, şehri, her yeri çok güzel." dedi. İsviçre'den gelen Estelle Dousse de kenti çok beğendiğini, tarihi yapıları görünce şaşkınlık ve hayranlık yaşadığını ifade ederek, tarihi ve turistik yerleri gezmenin heyecanını yaşadığını dile getirdi. "Umarım bu sezon bu şekilde devam eder" Deyrulzafaran Manastırı Ziyaretçi Karşılama Tesisi Müdürü Amanüel Budak da mayıs ayında ciddi anlamda yoğun bir turist akınına uğradıklarını belirtti. Özellikle manastırı ziyaret eden turistlerin sayısında belirgin bir artış olduğunu kaydeden Budak, şunları söyledi: "Çok yoğun bir sezon geçirmekteyiz şu anda. Umarım bu sezon bu şekilde devam eder ve yıl boyunca turistler, ziyaretçilerimiz hem Mardin'imizi hem manastırımızı görme fırsatı bulur. Manastırımız aktif olduğundan dolayı belli başlı bölümleri gezdirebiliyoruz. Rehber eşliğinde gezildiği için grup halinde almaktayız. Özellikle bu dönem için herkesi Mardin'e bekleriz." İstanbul'dan arkadaşlarıyla kenti gezmeye gelen Zülal İrer de Güneydoğu'nun birçok yerini gezdiklerini ve hayran kaldıklarını belirterek, "Mardin oldukça büyüleyici bir yer. Tarihi yerlerini gezdik ve yürüyerek de gezilebilecek bir yer olduğu için bence çok kıymetli. Herkesin gelmesini öneriyorum bu arada. İnsanları çok samimi. Bayram tatilinden önce geldik. Çünkü çok kalabalık olur diye düşündük. Mardin çok güzel. Herkese tavsiye ederim." ifadelerini kullandı.

Urfa Ziyaretçi Akınına Uğradı Haber

Urfa Ziyaretçi Akınına Uğradı

Kültürel mirası ve gastronomisiyle öne çıkan Şanlıurfa, 9 günlük ara tatilde yoğun ziyaretçi ağırladı. Kültür turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan kentte otel ve konaklama tesisleri, önceden yapılan rezervasyonlarla yüzde 90'ın üzerinde dolulukla hizmet verdi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilen Göbeklitepe'de zaman zaman uzun kuyruklar oluştu. Ören yeri tatil süresince 66 bin 133 ziyaretçiyi ağırlarken, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi de 20 bin 687 kişiyi konuk etti. Hazreti İbrahim'in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen ve kentin simgesi kabul edilen Balıklıgöl Yerleşkesi de kente gelen ziyaretçilerin en başta ziyaret ettiği mekanların başında yer aldı. Konik kubbeli evleriyle dikkati çeken tarihi Harran ilçesi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Halfeti ilçesi gibi diğer önemli merkezler de ziyaretçilerine farklı atmosferiyle eşsiz bir hatıra bıraktı. Kente gelen turistler, yöresel lezzetlerin sunulduğu sıra gecelerine katılarak Şanlıurfa mutfağını tatma fırsatı buldu. "Çok hareketli günler yaşadık" İl Kültür ve Turizm Müdürü Aydın Aslan, AA muhabirine, tatilin kent turizmine olumlu yansıdığını belirtti. Şanlıurfa'nın her geçen yıl turizmden daha fazla pay aldığını dile getiren Aslan, şunları kaydetti: "Şanlıurfa olarak 9 günlük ara tatili çok verimli geçirdik. Turizm anlamında oldukça hareketli günler yaşadık. Göbeklitepe 70 bine yakın ziyaretçi aldı, müzelerimizde ise ziyaretçi sayısı 20 bini aştı. Özellikle kente günübirlik gelenlerle birlikte Şanlıurfa'yı çok sayıda ziyaretçi tercih etmiş oldu. Rakamlara baktığımızda bölgede ara tatili en yoğun geçiren ilin Şanlıurfa olduğunu görüyoruz. Otel doluluk oranları ve ziyaretçi istatistiklerine baktığımızda, şehrin ziyaretçi yoğunluğunun yüzde 90'ın üzerine çıktığını görüyoruz. Bu anlamda ara tatil bizim için sevindirici oldu. Şanlıurfa artık bölgede, turizmin öncü illerinden oldu." "Beklediğimiz verimi aldık" Şanlıurfa Turizm Komitesi Başkanı Mehmet Kamil Türkmen de tatil sürecinin sektör için oldukça hareketli geçtiğini dile getirdi. Hava şartlarının uygun olmasının da ziyaretçi ilgisini artırdığını belirten Türkmen, şunları kaydetti: "Şanlıurfa turizminde hak ettiğimiz ve beklediğimiz verimi aldık. Otellerimizdeki doluluk oranı gerçekten üst seviyelerindeydi. Ayrıca gerek ören yerlerindeki yoğunluk gerekse turizm işletmelerindeki hareketlilikte kayda değer bir artış gözlemledik. Şanlıurfa, 9 günlük süre boyunca yaklaşık 80-100 bin civarında misafir ağırlamış oldu. Göbeklitepe'deki hareketlilik rakamları da bunu doğruluyor." Kayseri'den ailesiyle kente gelen Himmet Aydemir ise tarihi yerleri gezdiklerini, çok keyif aldıklarını ve Şanlıurfa'yı tahmin ettiklerinden çok daha güzel bulduklarını söyledi.

Turistlerin Konaklaması İçin Çalışma Haber

Turistlerin Konaklaması İçin Çalışma

GAP Bölge Kalkınma İdaresi (BKİ) tarafından uygulamaya konulan yeni "GAP Eylem Planı" kapsamında yerli ve yabancı turistlerin bölge kentlerindeki konaklama sürelerinin uzatılması hedefleniyor. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Hasan Maral, bölgede sulama, enerji ve tarımın yanı sıra aralarında turizmin de bulunduğu yaklaşık 300 sektöre destek verdiklerini söyledi. Köklü tarihi, doğal zenginlikleri ve inanç turizmi alanındaki potansiyeliyle bölgenin her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırladığını hatırlatan Maral, 2024-2028 dönemini kapsayan yeni GAP Eylem Planı kapsamında turizmin önemli bir yer tutacağını vurguladı. Maral, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe, dünyanın en büyük doğal akvaryumu kabul edilen Balıklıgöl, Nemrut Dağı, Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri, doğal güzellikleriyle Halfeti, Hasankeyf, Botan Vadisi ile Cudi Dağı gibi mekânlardaki geçirilen vaktin süresini uzatmayı hedeflediklerini dile getirdi. Bölgenin turizm potansiyelinin dünya ile rekabet edebilecek düzeyde olduğunu anlatan Maral, bölge illerinin turizm potansiyelinin destinasyon şeklinde ziyaretçilerin beğenisine sunulduğunu ifade etti. "Bölgenin kalkınmasında itici güç" Bölgenin gelecek vizyonu açısından turizmi önemli bir unsur olarak gördüklerini vurgulayan Maral, şunları kaydetti: "Turizm bizim bölgenin kalkınması için itici güçlerden birisidir. Bölgeye çok sayıda son dönemde turist çekiliyor. UNESCO kalıcı ve geçici miras listesinde yaratıcı şehirlerimiz, eserlerimiz var, buralar ilgi odağı haline geldi ama bizim bir an önce rotalarımızı işlevlendirmemiz, bölgeyi bütüncül bir bakış açısıyla tanıtmamız ve bölgeye daha fazla nitelikli turist çekmemiz gerekiyor. Çünkü geceleme oranları da zaten bu durumu gösteriyor. Şu anda Türkiye'de ortalama geceleme sayısı 2.6 seviyesindeyken biz 1.6 seviyesindeyiz. Konaklama arzını arttırıp altyapıyı iyileştirerek yeni dönemde geceleme sayısını ülke seviyelerine ulaştırmayı öngörüyoruz." Maral, bölgenin turizm alt yapısının iyileştirilmesi, ulusal ve uluslararası alanda tanıtılmasına yönelik çalışmalara da devam edeceklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.