Uygulamalarımız appstore googleplay

#Kolonya

gazeteci63.com - Kolonya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kolonya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Urfa’da Karagül’de Hasat Zamanı Haber

Urfa’da Karagül’de Hasat Zamanı

Endemik bir tür olarak yalnızca Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde yetişen ve kendine özgü rengi ile kokusuyla öne çıkan tescilli "karagül"de hasat başladı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi'nin 2013 yılında "sakin şehir" ağına dahil ettiği Halfeti, tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle bölgenin "saklı cenneti" olarak nitelendiriliyor. Birecik Barajı'nın suyunun yükselmesiyle bölgede üretim alanı azalan karagül, yetiştiği topraktan aldığı kendine özgü rengi ve kokusuyla dikkat çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen karagülün geniş bir alana yayılması için Halfeti Kaymakamlığı, Belediye ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmaları devam ediyor. Ağırlıklı olarak seralarla yetiştirilen, ilkbahar ve sonbaharda açan karagül, görevliler tarafından çeşitli alanlarda kullanılması amacıyla dallarından kesilerek hasat edilmeye başlandı. "Şu an karagülün en iyi zamanı" Halfeti Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Sinan Korkmaz, AA muhabirine, karagülün dünyada sadece Halfeti'de yetişen endemik bir tür olduğunu belirtti. Karagülün Halfeti ve çevresindeki Fırat Havzası'nda yetişebildiğini belirten Korkmaz, şunları söyledi: "Buradan 3 kilometre yukarıya çıktığımızda aynı verimi, aynı etkiyi alamıyoruz. Şu an karagülün en iyi zamanı hasat zamanındayız. Misafirlerimizin gelip canlı canlı görebileceği, dokunabileceği, koklayabileceği en iyi zaman mayıs-haziran ayıdır. Karagülü merak eden tüm misafirlerimizi Halfeti'ye bekliyoruz. Nadide bir tür olduğu için üretimi çok fazla yok ancak üretimin yaygınlaştırılması konusunda İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kaymakamlık ve Belediye olarak yeni bir sera kurulumu şu anda gerçekleştirmekteyiz." Rengi değişiyor Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Bozoğlan ise Halfeti denince akla gelen sembollerden birinin coğrafi işaret tescil belgesi almış olan karagül olduğunu belirtti. Karagülün Halfeti'nin mikroklima ikliminde yetiştiğini aktaran Bozoğlan, bu gülün gonca döneminde siyah, daha sonrasında ise siyahtan mora ve açık kırmızıya doğru bir renk aldığını dile getirdi. Bozoğlan, gülün Halfeti'den dışarı çıktığı zaman ise pembeye yakın bir tona ulaştığını aktararak, "Halfeti'de şu anda bin 750 metrekare kapalı alanda, 12 bin metrekare açık alanda karagül üretimi yapılmaktadır. Bu üretimden kadın kooperatifimiz de destek almakta. Onlara da yaprak temini yapıyoruz. Şu anda Halfeti Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Sinan Korkmaz'ın destekleriyle eski Halfeti'de 7 bin 750 metrekare bir alan tahsisi yapıldı. Bu alana biz bin metrekare kapalı yetiştirme alanı, 250 metrekare üretim alanı ve damıtma tesisi olarak hizmet sunacağız. Ülkemizin ekonomisine, bölgemizin kalkınmasına ve ekonomisine desteklerde bulunacağız." ifadelerini kullandı. İlçeye gezmeye gelen yerli ve yabancı turistlerin karagülün yetiştirildiği alanları ziyaret edebildiklerini anlatan Bozoğlan, şu anda kadın kooperatifiyle birlikte bu gülün hasadını gerçekleştirdiklerini söyledi. Kolonya, sabun gibi ürünlerde kullanılıyor Bozoğlan, bölgede etkili olan şiddetli fırtınaya rağmen karagül üretiminin sürdüğünü belirterek, elde edilen ürünlerin kadınlar aracılığıyla lokum, kolonya, koku ve sabun gibi katma değeri yüksek ürünlerde kullanılacağını kaydetti. Nurgül Günal, Halfeti Anlat Anadolu Kadın Kooperatifi olarak İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce düzenlenen karagül hasadına katıldıklarını belirtti. Hasat sonucu elde edilen güllerden çeşitli ürünler hazırlayarak Halfeti'ye gelen ziyaretçilere sunacaklarını ifade eden Günal, hasadın bereketli geçmesini temenni etti.

Video Çekmek Uğruna Yanıyorlar Haber

Video Çekmek Uğruna Yanıyorlar

İzmir Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi çocuk hasta sorumlusu Prof. Dr. Akgün Oral, sosyal medyada çocukların üzerine kolonya döküp yaktığı anlara ilişkin görüntüleri paylaşmasının, videoları izleyen akranlarını olumsuz etkilediğini belirtti. İzmir'de 11 yaşındaki bir çocuğun, sosyal medya uygulaması için video çekmek istediği esnada üzerine kolonya döküp kendisini ateşe vermesi ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmesi, sosyal medyadaki zararlı içerik ve akımların çocuklar üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirdi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Akgün Oral, AA muhabirine insan hayatındaki yanıkların yüzde 70'inin ilk 6 yaşta görüldüğünü söyledi. Yanık vakalarında çeşitlilikler olmaya başladığını, ısınma amaçlı ateş yakarken tiner, benzin kullanılması, çöplerin yakılması, kolonya gibi yanıcı, parlayıcı maddelerle oynanması sırasında yanma vakalarının görüldüğünü anlatan Oral, küçük yaşlardaki yanık vakalarının büyük kısmının dikkatsizlik ve ihmal sonucu meydana geldiğini dile getirdi. Prof. Dr. Oral, çocukların sosyal medyada yayınlanan videolardan etkilenerek yanıcı maddelerle oynamasının kötü olaylara yol açtığını ifade ederek, şöyle konuştu: "Daha önceki yıllarda evde oluşan kazalar sonucu haşlanma türü yanıkları fazlayken son yıllarda alev yanıklarını görmeye başladık. Geçmiş yıllarda bu kadar alev yanığı olmazdı. Bu yıl çok fazla. Hayati risk oluşturan ölümle sonuçlanabilen durumlar ortaya çıkabiliyor. Biz bu tür vakaları geçmişte hiç görmezdik. Bu tür sosyal medya içerikleri paylaşılmaya başlandıktan sonra bu tür yanıklar da artık bizim karşılaştığımız vakalar içine dahil oldu." Yanık tedavisinin bazen olumsuz sonuçlanabildiğini aktaran Oral, "2024 yılında hastanede tedavi gören 2 çocuk hastamız vücutlarında oluşan yanıklar nedeniyle hayatını kaybetti. Bunların hiçbiri de bir ev ortamında ortaya çıkan yangın veya benzeri bir durum değildi. Hepsi tamamen önlenebilir, engellenebilir. Olmaması gereken nedenlerden kaynaklanmış alev yanıklarıydı." diye konuştu. "Sosyal medya bağımlılığı artıyor" İzmir Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalığı Kliniği İdari ve Eğitim Sorumlusu Doç. Dr. Gonca Özyurt da son yıllarda gençler ve çocuklarda sosyal medya bağımlılığının arttığını belirterek, bunun sanal ile gerçekliğin karıştırılmasına neden olduğunu kaydetti. Teknolojinin amaçsız kullanılması durumunda zararlı olduğunu belirten Özyurt, "Sosyal medya bağımlılığıyla da karşımıza birçok genç gelebiliyor maalesef. Kendi içlerinde yalnızlık yaşadıkları zaman, yeterince arkadaş bulamadıkları, aileleriyle yeterince iletişimde olamadıkları zaman sanal alemde başka kimlikler oluşturabiliyorlar. Ya da var olan kimlikleriyle başka bir ortamda sanal ortamı gerçek bir ortam gibi hissederek yaşayabiliyorlar." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.