Uygulamalarımız appstore googleplay

#Kemal Kılıçdaroğlu

gazeteci63.com - Kemal Kılıçdaroğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kemal Kılıçdaroğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP 103. Yaşını Kutluyor Haber

CHP 103. Yaşını Kutluyor

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Kurtuluş Savaşı'nın ardından yeni bir yönetim şekline kavuşan Türkiye'nin ilk siyasi partisi, Milli Mücadele'nin önderi Mustafa Kemal Atatürk tarafından "Halk Fırkası" adıyla kuruldu. 1924'te ise partinin adının başına "Cumhuriyet" sözcüğü getirildi. 1935'teki dördüncü kurultayda ise "Cumhuriyet Halk Partisi" adını aldı. Dünyanın en eski siyasi partilerinden biri olan ve 1923'ten 1950'ye kadar iktidarda kalan CHP, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından kapatıldı. Parti daha sonra 3821 Sayılı Yasa'ya dayanılarak kuruluşunun 69. yıl dönümü olan 9 Eylül 1992 günü tekrar açıldı. Vekaleten görev alanlar dışında, CHP'de genel başkanlık koltuğuna Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Hikmet Çetin, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel oturdu. Dördüncü olağan kurultay, Atatürk'ün katıldığı son kurultay oldu İlk kurultayı Sivas Kongresi olarak kabul edilen CHP'de, 15 Ekim 1927'de yapılan ikinci kurultay ise Atatürk'ün "Büyük Nutuk"u okuduğu kurultay olarak tarihteki yerini aldı. Kurultay kapsamında, 15-20 Ekim arasında toplam 36 saat 33 dakika konuşma yapan Atatürk, 19 Mayıs 1919'da başlayan Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın tüm dönemlerini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş koşullarını belgelere dayanarak anlattı. "Gençliğe Hitabe" bölümüyle sona eren kurultayda, "Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik ve Laiklik", partinin dört temel ilkesi olarak belirlendi. CHP'nin ilkelerine, 10 Mayıs 1931'de yapılan üçüncü olağan kurultayda, "Devletçilik ve Devrimcilik" eklendi. Böylelikle, partinin amblemi olacak "altı ok"un felsefesini oluşturan altı ilkenin, parti programına ve tüzüğüne giriş süreci tamamlandı. CHP'nin 9 Mayıs 1935'teki dördüncü olağan kurultayı, Atatürk'ün katıldığı son kurultay oldu. İsmet İnönü yaklaşık 33 yıl genel başkanlık yaptı Parti, ilk olağanüstü kurultayını Atatürk'ün vefatı üzerine 26 Aralık 1938'de yaptı. Genel başkanlığa seçilen İsmet İnönü, yaklaşık 33 yıl bu görevi sürdürdü. İnönü'nün istifasının ardından partinin başına, 14 Mayıs 1972'de yapılan 6. Olağanüstü Kurultay'da Bülent Ecevit geçti. 24 Mayıs 1979'daki 24. Olağan Kurultay ise CHP'nin "Ecevitli" son kurultayı oldu. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra, 30 Ekim 1980 tarihli dilekçesiyle genel başkanlıktan ayrıldığını açıklayan Ecevit, bir daha CHP'ye dönmedi. Darbenin ardından kapatılan parti, 9 Eylül 1992'de yapılan kurultay sonrası genel başkanlığa seçilen Deniz Baykal ile tekrar siyaset sahnesinde yerini aldı. 18 Şubat 1995'te SHP ile CHP birleşmesinin ardından genel başkanlığa Hikmet Çetin getirildi. 9 Eylül 1995'te yapılan Olağan Kurultay'da Deniz Baykal yeniden genel başkanlığa seçildi. Baykal, 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan Genel Seçimlerde partisinin baraj altı kalmasının ardından 21 Nisan 1999'da istifa etti. Baykal'ın istifası sonrası yapılan kurultayda genel başkanlığa seçilen Altan Öymen, bu görevi 15 ay sürdürdü. 30 Eylül 2000 tarihinde yapılan 11. Olağanüstü Kurultay'da Baykal yeniden bir kez daha genel başkan olarak belirlendi. CHP, 3 Kasım 2002 yılında yapılan Genel Seçimlerde yüzde 19,4 oy oranıyla ana muhalefet partisi olarak Meclis'e yeniden girdi. Özgür Özel, 38. Olağan Kurultay'da genel başkanlığa seçildi Deniz Baykal'ın 10 Mayıs 2010'da gündeme gelen gizli kamera görüntüleri nedeniyle istifa etmesinin ardından 33. Olağan Kurultay'da Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin 7. genel başkanı seçildi. 13 yıl CHP Genel Başkanlığı görevini yürüten Kılıçdaroğlu, 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleşen 38. Olağan Kurultay'da Manisa Milletvekili Özgür Özel ile yarıştı. Seçimin ilk turunda salt çoğunluk sağlanamadığı için oylama ikinci tura kaldı. İkinci tur seçiminin ardından yapılan oy sayımında Özgür Özel, 812 oy alarak CHP'nin yeni genel başkanı oldu. Özel, 6 Nisan 2025'te düzenlenen 21. Olağanüstü Kurultay'da, 21 Eylül 2025'te düzenlenen 22. Olağanüstü Kurultay'da ve 28-30 Kasım 2025'te yapılan 39. Olağan Kurultay'da tekrar genel başkanlığa seçildi. Kılıçdaroğlu, "mutlak butlan" kararı ile göreve döndü Özgür Özel'in CHP Genel Başkanı seçildiği 38. Olağan Kurultay'ın ardından, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı kurultay delegeleri, kurultayın parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine aykırı yapıldığını öne sürerek, kurultayın iptali talebiyle yargı yoluna başvurdu. İlk derece mahkemesi, CHP'nin kurultay sürecinden sonra yeni kongreler ve olağanüstü tüzük kurultayı gerçekleştirmiş olmasını gerekçe göstererek, açılan davaların konusuz kaldığına hükmetti ve talebi reddetti. Bunun üzerine davacılar, yerel mahkemenin bu kararını istinaf mercii olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'ne taşıdı. Yapılan incelemeler sonucunda BAM 36. Hukuk Dairesi tarafından, CHP kurultay davasında, "mutlak butlan" nedeniyle Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması kararı alındı. Mahkemede tarafından görevden uzaklaştırılan Özel, 22 Mayıs'ta mahkemenin tedbir kararına itiraz ederek, bireysel olarak temyiz başvurusunda bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatının başvurusu üzerine CHP Genel Merkezi 24 Mayıs'ta polis tarafından tahliye edildi. Özel, beraberindekilerle partiden ayrılarak TBMM'ye yürüdü. CHP'nin TBMM'deki sandalye sayısı 44'e düştü Tahliyeden bir gün önce 23 Mayıs'ta Özel, CHP'nin TBMM'de düzenlediği kapalı grup toplantısında yeniden Grup Başkanı seçilerek karşı bir hamlede bulundu. Mutlak butlan kararının ardından Kılıçdaroğlu, 30 Mayıs'ta genel merkezde halk buluşması düzenleyerek 2,5 yıl aranın ardından ilk kez genel merkezde partililerle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, 2 Haziran'da yaptığı Parti Meclisi (PM) toplantısında, son genel başkan seçildiği 37. Olağan Kurultay'da belirlenen PM üyelerinin içerisinden, hala partili kimliği devam edenler arasından Merkez Yönetim Kurulu üyelerini belirleyerek yeniden parti faaliyetlerine başladı. Bu tarihten itibaren CHP'de, Kılıçdaroğlu'nun "arınma" olarak nitelendirdiği süreç başladı. Aralarında 9 milletvekilinin de yer aldığı çok sayıda partili, kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilirken, 81 ilde ve ilçelerinde il başkanlığı ve ilçe başkanlığı düzeyinde görevlendirme yapıldı. Daha sonra, 91 milletvekili CHP'den istifa ederek Özgür Özel'in Genel Başkanlığında Yeni Parti'yi kurdu ve CHP'nin TBMM'deki sandalye sayısı 44'e düştü. Böylece CHP, TBMM'de "ana muhalefet" partisi olma konumunu yitirdi ve sandalye sayısına göre beşinci parti oldu. Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığındaki heyet, Anıtkabir'i ziyaret etti CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin 103'üncü kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında partililerle Anıtkabir'i ziyaret etti. Kılıçdaroğlu, beraberindeki heyetle Aslanlı Yol'dan yürüyerek Atatürk'ün mozolesine çelenk bıraktı ve saygı duruşunda bulundu. Sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçen Kılıçdaroğlu, burada Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı: “Büyük Atatürk, Sayın Genel Başkanım, Cumhuriyet Halk Partimizin 103. kuruluş yıl dönümünde 9 Eylül'ün bağımsızlık ve kuruluş ruhuyla huzurunuzdayız. Yaktığınız bağımsızlık ateşi bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Kurduğunuz Cumhuriyet Halk Partisi bizlere bıraktığınız en büyük emanetlerden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Emanetinize layık olmak, Cumhuriyet Halk Partisinin dokularına işlenen ahlakı, adaleti ve erdemi korumak her türlü yozlaşmadan arınma iradesini ve temiz siyaset anlayışını kararlılıkla sürdürmek demektir. Bu sorumluluğun gereği olarak Cumhuriyetimizi 2. yüzyılda demokrasi ile taçlandıracağımıza ve millet egemenliğini eksiksiz hakim kılacağımıza söz veriyoruz. 9 Eylül ruhundan aldığımız güçle, ülkemizi, demokrasinin, adaletin ve umudun ülkesi yapma mücadelemizi sürdüreceğiz. Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor, silah arkadaşlarınızı ve aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle, şükranla anıyor, hayatını yitirmiş tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygıyla yad ediyoruz. Ruhunuz şad olsun.” Daha sonra beraberindeki heyetle fotoğraf çekimini gerçekleştiren Kılıçdaroğlu, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün Anıtkabir'deki mezarını ziyaret etti, çiçek bırakıp saygı duruşunda bulundu.

Erdoğan, 12 Yılı Geride Bıraktı Haber

Erdoğan, 12 Yılı Geride Bıraktı

Anayasa değişikliğinin ardından 10 Ağustos 2014'te halkın doğrudan seçtiği ilk Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, bu görevde 12 yılı geride bıraktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos 2014'teki seçimle başladığı cumhurbaşkanlığı görevinde 12 yılı tamamladı. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini içeren 2007'deki Anayasa değişikliğinin ardından 10 Ağustos 2014'te Türk halkı, ilk kez cumhurbaşkanını belirlemek için sandık başına gitti. Seçimde oyların yüzde 51,79'unu alan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan, geçerli 40 milyon 545 bin 911 oydan 21 milyon 143'ünü alarak göreve geldi. İlerleyen dönemde sistem değişikliği tartışmalarının gündemde olduğu Türkiye, 16 Nisan 2017 Pazar günü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni öngören anayasa değişikliğini oylamak için yeniden sandık başına gitti. Halk oylamasında yüzde 51,41 "evet", yüzde 48,59 "hayır" oyu kullanıldı. Anayasa değişikliği, kesin sonuçların 27 Nisan'da Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girdi. Yeni sistemin ilk cumhurbaşkanı ile 27. Dönem Parlamento üyelerinin belirlenmesi için 24 Haziran 2018'de seçim yapıldı. Cumhurbaşkanı Seçimi'nde 6 aday yarıştı. AK Parti ve MHP'nin kurduğu "Cumhur İttifakı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, CHP Muharrem İnce'yi, HDP ise Selahattin Demirtaş'ı cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdi. Seçmenlerin imzasıyla cumhurbaşkanı adayı olmak üzere başvuran ve gerekli 100 bin imzayı toplayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de cumhurbaşkanı olabilmek için yarıştı. Seçimin kazananı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı oldu. Yeni sistemde ikinci dönem Yeni sistemin ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de yemin ettikten sonra Külliye'de tören düzenlendi. Yeni sistemin ilk kabinesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 9 Temmuz 2018'de onaylandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ikinci seçimi ise 2023'te yapıldı. Erdoğan, 14 Mayıs'ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nde Kemal Kılıçdaroğlu, Sinan Oğan ve Muharrem İnce ile seçim yarışına girdi ancak adaylardan İnce, seçime 3 gün kala adaylıktan çekildi. İlk turda geçerli 54 milyon 796 bin 49 oydan 27 milyon 133 bin 849'unu alan Erdoğan, yüzde 49,52 ile seçimi önde tamamladı. Kılıçdaroğlu, 24 milyon 595 bin 178 oy ile yüzde 44,88, Oğan, 2 milyon 831 bin 239 oy ile yüzde 5,17 ve adaylıktan çekilmesine rağmen seçim pusulasında yer alan İnce, 235 bin 783 oy ile yüzde 0,43 oy oranına ulaştı. Adaylar yüzde 50'den 1 oy fazlasını alamadığı için 14 Mayıs seçimlerinde en fazla oyu alan Erdoğan ile Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs'ta yapılan Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turunda yeniden seçmenin karşısına çıktı. Seçimin ikinci turunda yüzde 52,16 ile 27 milyon 725 bin 131 oy alan Recep Tayyip Erdoğan, yeniden Cumhurbaşkanı oldu. Rakibi Kemal Kılıçdaroğlu ise yüzde 47,84 ile 25 milyon 432 bin 951 oy aldı. Bu seçimle yeni sistemde ikinci dönemine başlayan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığına ilk seçildiği 10 Ağustos 2014'ten bu yana görevde 12 yılı geride bıraktı. Türkiye, savunma sanayisinde aktör ülke oldu Bu dönemde dış politikada başta İsrail'in Gazze'ye saldırıları, Rusya-Ukrayna Savaşı ve İsrail ile ABD'nin İran'a saldırısı gibi konularda yoğun diplomasi yürüten Türkiye, Azerbaycan'ın Karabağ Zaferi'nin en önemli destekçisi oldu. Yurt içinde ise 6 Şubat 2023'te "asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerin izlerini silmeye çalışan Türkiye, deprem bölgesinde 455 binden fazla bağımsız bölümün inşasını tamamladı. Öte yandan, savunma sanayisi alanında güvenilir aktöre dönüşen Türkiye, üretim kapasitesiyle dünyadaki ilk 15 ülke arasında yer aldı. NATO Zirvesi, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoğun diplomasi trafiği yürüttü. 32 müttefik ülkenin liderlerini bir araya getiren zirve kapsamında Erdoğan, liderlerle ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ağustos'ta Mekke'de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı. Uluslararası basında geniş yer bulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor. "Terörsüz Türkiye" çalışmaları Güvenlikten demokrasiye, ekonomiden teknolojiye, savunma sanayisinden dış politikaya kadar birçok alanda tarihi atılımlar gerçekleştiren Türkiye, "Terörsüz Türkiye"nin adımlarını da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde Cumhur İttifakı'yla attı. Mecliste "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında kurulan komisyon, "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" adı altında çalışmalarına başladı. 8 Ağustos'ta "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

Son Yolculuğuna Uğurlandı Haber

Son Yolculuğuna Uğurlandı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Kadir İnanır, çok eşsiz bir değerdi. Çok önemli bir ustaydı." dedi. Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır'ın cenazesi, Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde kılınan namazın ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, cenaze namazı öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Bir devrin, Yeşilçam'ın hayatımıza uzanan, evlerimize, ailelerimize dahil olan eşsiz değerlerini maalesef birer birer kaybediyoruz. Onlara birer birer veda ediyoruz, ahirete uğurluyoruz." dedi. Kadir İnanır'ın eşsiz bir değer, önemli bir usta olduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti: “Başta Türk sinemasına kazandırmış olduğu ders niteliğindeki eserleri, aynı şekilde sinemamızın Türk klasiklerinde hayat vermiş olduğu eserleriyle çok önemli bir sanatçımızdı. Başta ailesi olmak üzere yakınlarına, tüm sanatseverlerimize, sanat camiamıza başsağlığı diliyorum, sabırlar diliyorum. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet, ruhu şad olsun.” Cenaze törenine katılan eski A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, Kadir İnanır'ın sinemanın duayenlerinden olduğunu söyledi. Oyuncu Hülya Avşar ise İnanır'ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, "Ben yine iyileşip yine reklamlarda oynayacak, yine bizlerle olacak diye bakarken şoka girdim." dedi. Yeşilçam'ın değerlerinin yavaş yavaş kaybolmalarının kendisini çok üzdüğünü ifade eden Avşar, "O yüzden elimizde kalanlara böyle dört elle sarılmak geliyor içimden. Onların nasıl değerini biliriz onu düşünüyorum. Çünkü her böyle kaybımızda bunları düşünüyoruz ama sonra unutuyoruz." diye konuştu. Cenaze törenine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile Levent İnanır, Jülide Kural, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Halil Ergün, Ahmet Yenilmez, Oktay Kaynarca, İlyas Salman'ın da aralarında bulunduğu siyaset ve sanat dünyasından çok sayıda kişi katıldı. Yoğun katılımın olduğu törende zaman zaman kalabalıktan dolayı arbede yaşandı. Kadir İnanır'ın cenazesi Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde kılınan namazın ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen cenaze töreni Törene Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan'ın yanı sıra sinema, siyaset ve sanat dünyasından pek çok kişi katıldı. Tören öncesinde AA muhabirine açıklama yapan İnanır'ın yeğeni Soner Arıca, duygularının darmadağın olduğunu ve gerçeğe inanamadığını belirterek, "Olamaz böyle bir şey diye düşünüyorum. Çünkü ölüm kelimesini zaten sevmiyorum ama başka bir tarifi yok ya şimdi. Hiç kimseye de yakışmıyor evet ama Kadir dayıma hiç yakışmıyordu. Sadece benim dayım değildi. Tüm ülkenin dayısı, ağabeyi, kardeşiydi. Tabii benim için de sadece dayım değil, aynı zamanda çok hayranlık duyduğum bir sanatçıydı, büyük bir aktördü." dedi. Annesini de kısa süre önce kaybettiğini hatırlatan Arıca, "Üzgün ve şaşkınım. Üç gün önce annem, üç gün arayla böyle tuhaf bir süreçten geçiyoruz. Gerçekten çok üzgünüm, şaşkınım. Bence burada onu seven kitlenin özeti var, buraya sığan kadarı var. Bence tüm ülke burada şu anda. Ben öyle hissediyorum. İki gündür bana gelen mesajlardan, yorumlardan anlıyorum ki gerçekten tüm ülke bence şu anda burada. Herkes çok üzgün doğal olarak. Çünkü idoldu, ikondu, çok büyük bir sanatçıdan bahsediyoruz. Bizim aile ilişkilerimiz bir yana, dayım olması bir yana çok çok önemli bir sanatçıdan bahsediyoruz. Her açıdan baktığımda çok zor, her açıdan baktığımda çok karışık." değerlendirmesini yaptı. Sinema yazarı Atilla Dorsay ise Türk sinemasının Yeşilçam ile birlikte yaygınlaştığına dikkati çekerek, "Yeşilçam bir efsaneydi. Nasıl Amerika'da Hollywood varsa burada da Yeşilçam vardı ve Yeşilçam'ın yaptığı filmler insanları koştura koştura sinema salonlarına götürüyorlardı. Bu arada işte Kadir İnanır'ı tanıdık. Çok farklı bir yerdeydi. Bir sürü sanatçı vardı. Ama o çevirdiği 180 kadar filmle, bütün o filmlerle kendisini halkımıza sevdirdi. Bundan sonra artık onun yerine öyle bir adam gelebilir mi bilmiyorum." şeklinde konuştu. "Onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz" "Kuzeyden Gelen Adam" adlı belgeselden bir bölümün gösterimiyle başlayan törendeki ilk konuşmayı yapan Jülide Kural, İnanır'ın insanlığına ve vicdanına vurgu yaptı. Kural, "Aslında Kadir İnanır'ı hepiniz tanıyorsunuz. Onun haksızlık karşısında o taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını, o yoksulluk, adaletsizlik, eşitsizlik karşısında şahlanan vicdanını, bazen de kalbinin kırılganlığında o gözyaşlarının, nasıl da o güzelin gözlerinin dostu olduğunu, kısacası aslında onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir hep. Dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri ve en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti. Ben onu hep izledim bu süreçlerde ve bu benim için çok büyük bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. Bir yandan da biliyorsunuz ki Kadir İnanır şöyle bir bakışıyla o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır." görüşünü paylaştı. Oyuncu Menderes Samancılar da usta sanatçının Hekimoğlu Türküsü'nü derlediğini belirterek, "Bundan da övgüyle bahsederdi. Sarılırdık dostça, kocaman bir incir ağacıydı benim için. Sürekli bal gibi incirler veren, bal gibi hayata bakan, barış, kardeşlik, sevgi dolu bir yürek. Kadir İnanır gibi bir değeri asla unutmayacağız." ifadelerini kullandı. İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise dayısının yıllar önce verdiği bir röportajda, "Ben bir gün ölürsem, Türkiye'deki bütün evlerden cenaze kalkacak" dediğini aktararak, şunları kaydetti: "Yine onun kendi söylemi, 'Benim bedenim gider ama yaptığım filmler yıllar sonra keyifle izlenecek' derdi. Keyifle izlenmenin altı şöyle çizilebilir, bütün filmler nitelikli, sosyal yaralara parmak basan, kahramanları içimizden seçen, nitelikli ve kendi oynadığı kadar senaryolarına da dokunduğu işlerdi. O yüzden hepinizde izler bırakacak. Biz de o izlerle yaşamımıza devam edeceğiz. O yüzden ben onunla vedalaşmıyorum. O içimizde yaşayacak, yaşıyor." Törende ayrıca Adil Kaya, Ali Gündoğdu, Köksal Holoğlu, Kerim Yıldız, manevi kızı Aslı Kızıltuğ, Baran Seyhan, Nevsal Elevli, Canan Kaftancıoğlu, Ada Cemal, Cemal Kayacı, Sali Turan ve yeğeni Gül Bakar gibi isimler de sahneye çıkarak duygu ve düşüncelerini ifade etti. Anma programı, törene katılanların usta sanatçının tabutunun önünden gerçekleştirdiği veda ve saygı geçişiyle sona erdi.

CHP Genel Merkezinde Gerginlik Haber

CHP Genel Merkezinde Gerginlik

Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin (BAM) CHP kurultay davasına ilişkin kararının ardından CHP Genel Merkezi önünde partililer arasında gerginlik yaşanıyor. Mahkemece CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyen bir grup, sabahın erken saatlerinde genel merkeze geldi. Grubun genel merkeze girmek istemesi üzerine genel merkezde bulunanlar ile parti önüne gelen grup arasında bir süre arbede yaşandı. Partiye girmeye çalışan gruba genel merkezin bahçesinde bulunan bazı partililerce taş ve su şişesi fırlatıldı. Bahçedeki CHP'liler, "Kayyumlar gidecek, biz kalacağız" şeklinde slogan attı. Genel merkeze giriş ve çıkışlar parti araçlarıyla kapatıldı. Arbedeye müdahale eden polis ekipleri, çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. CHP Genel Merkezi'nin bulunduğu sokak ile civarındaki bazı yollar trafiğe kapatıldı. Partinin bulunduğu yerleşkeye girmeye çalışan başka bir grup, zaman zaman polis barikatlarını aşmaya çalıştı. Gruba çevik kuvvet ekipleri müdahale etti. "Vekil arkadaşlarımız temas kurmaya çalışıyor" CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat ve eski milletvekili Müslim Sarı, genel merkez önüne gelerek basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İstinafın kararıyla görevden uzaklaştırılan CHP yönetiminin, suhuletle bir geçiş planlamadığını savunan Polat, yaşananların Türkiye açısından sıkıntılı olduğunu ifade etti. Polat, en kısa sürede kurultay yapmak istediklerini dile getirerek, "Arkadaşlarımız, anlayamadığımız bir inatla, partimizin üyelerini ve milletvekillerini alıp Sayın Genel Başkanımızın, parti meclisimizin ve MYK'mizin odalarını boşaltmamakta ısrar ediyorlar. Bir şekilde çözeceğiz herhalde. Israrla vekil arkadaşlarımız temas kurmaya çalışıyor." diye konuştu. Görevden uzaklaştırılan yönetimin yetkisiz olduğunu belirten Polat, bu sebeple parti çalışanlarına bayram ikramiyelerinin verilemediğini söyledi. Eski milletvekili Müslüm Sarı ise gerginliğin ortadan kalkması için diyalog mekanizmalarını zorladıklarını ancak şu ana kadar herhangi bir geri dönüş yapılmadığını anlattı. Sarı, işbirliği ve uzlaşı için sonuna kadar bekleyeceklerini, Kemal Kılıçdaroğlu'nun da yaşananlardan haberdar olduğunu söyledi. Bir gazetecinin, "Kemal Bey, polis eşliğinde girmeyi kabul eder mi?" sorusu üzerine, "Öyle bir şey yok." yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu'nun avukatı Çelik'ten Ankara Emniyet Müdürlüğüne başvuru Mahkemece CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik, CHP avukatı sıfatıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne dilekçeyle başvurarak, "Parti genel merkezinin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz." ifadelerini kullandı. Çelik, Ankara İl Emniyet Müdürlüğüne 23 ve 24 Mayıs'ta iki ayrı dilekçe verdi. Bu dilekçelerde, "Cumhuriyet Halk Partisinin temsil yetkisi Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ve yönetimine ait olmasına rağmen, ısrarlı bir biçimde önceki parti ilgilileri tarafından genel merkez boşaltılmamıştır." ifadelerini kullanan Çelik, CHP avukatı sıfatıyla yaptığı başvuruda emniyet birimlerinden şu adımların atılmasını talep etti: "Tüm yapıcı girişimlere ve milletvekillerinin görüşme çabalarına rağmen milletvekillerinin dahi genel merkez içine alınmadığı, daha ötesi uzunca bir süre yapıcı diyalog kurulmaya çalışılmasına karşın sonuç alınamadığı anlaşılmış olmakla parti genel merkezinin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz." Ankara Valiliğinden CHP Genel Merkezi'nin tahliyesi için emniyete talimat verildi Ankara Valiliği, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nin mahkeme kararı doğrultusunda tahliyesi için Ankara Emniyet Müdürlüğüne talimat verildiğini bildirdi. Valilik açıklamasında, Mahkemece CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'in emniyete yaptığı başvuruda mahkeme kararına uyulmadığının belirtildiği anımsatıldı. Çelik'in, parti binasının yetkililere teslim edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiği aktarılan açıklamada, "Mahkeme kararının yerine getirilmesi konusunda Ankara Emniyet Müdürlüğüne talimat verilmiştir." ifadesi yer aldı. Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde yaşanan gerginliğe ilişkin açıklama yaptı Mahkemece CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu, "CHP'nin tüm örgütlerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar uyarınca işlem yapmaya çalışan yargı görevlileri, emniyet personeli ve tüm kamu görevlilerine ve mahkeme kararının gereklerine uymasını rica ederim." ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi'nde yaşanan gerginliğe ilişkin açıklaması, Basın Danışmanı Atakan Sönmez tarafından sosyal medya hesabından paylaşıldı. Sönmez'in paylaşımında Kılıçdaroğlu'nun şu ifadelerine yer verildi: "CHP'nin tüm örgütlerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar uyarınca işlem yapmaya çalışan yargı görevlileri, emniyet personeli ve tüm kamu görevlilerine ve mahkeme kararının gereklerine uymasını rica ederim. Ayrıca, örgüt kültürüne ve disiplinine aykırı hiçbir eylem ve davranışta bulunmamasını da rica ederim. Talimata aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır." Emniyet ekipleri CHP Genel Merkezi'nin önünde tahliye için bekliyor Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin CHP kurultay davasına ilişkin kararının ardından CHP Genel Merkezi'nin tahliyesi için polis ekipleri, CHP yönetimi ile müzakere girişimlerinde bulunuyor. Emniyet güçlerinin genel merkez önündeki bekleyişi sürüyor. Ankara Valiliğince, CHP Genel Merkezi'nin mahkeme kararı doğrultusunda tahliyesi için Ankara Emniyet Müdürlüğüne talimat verilmesi üzerine polis ekipleri, partililerle müzakere girişimlerine başladı. Genel merkezin bahçesindeki CHP Milletvekili Murat Emir ve beraberindekiler ile görüşen polis ekipleri, tahliye için bekleyişlerini sürdürüyor. Polis ekiplerinin beraberindeki icra memurlarıyla içeri girmesi bekleniyor. Partililer arasında gerginliğin sürdüğü genel merkez önünde, CHP Milletvekili Mahmut Tanal'ın eline hortum alarak giriş kapısının üzerindeki alana çıktığı görüldü. "Yine denerlerse yine püskürtürüz" Genel merkez bahçesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP'li Murat Emir, "Her zaman iletişimden yana olduk. Baba ocağımızı korumasını biliriz. Ama 'Baba ocağımızla ilgili önemli kritik görüşmeleri de her zeminde yapmaktan çekinmeyiz.' dedik. Ancak bu sürece uymayıp, sabah saatlerinde bulabildikleri mafyavari insanlarla, CHP'li olmayla hiçbir ilişkisi olmayan insanlarla, meydan okurcasına ve zorbalıkla girmeye çalışıldı. Biz bunu engelledik, püskürttük. Yine denerlerse yine püskürtürüz." diye konuştu. Hiçbir güvenlik görevlisine saygısızlık yapılmaması, içerideki partililerin zarar görmemesi için çabaladıklarını vurgulayan Emir, şunları kaydetti: “Biz bugün öğle saatlerinde buluşmak üzere müzakere ettik. Müzakere için bir yerde yani genel merkezde de değil, bir yerde buluşalım, konuşalım, bu sorunları özellikle kurultay tarihini tartışalım, bir noktaya getirelim diye çaba sarf ettik. Türkiye ve CHP, böyle bir gün yaşamasın diye gerekli çabayı sarf ettik. O süreci, bugünkü görüşmeleri bir kenara bırakıp, hiç sözleşilmemiş gibi yapıp, bir an evvel gece yapılan telefon görüşmeleri üzerine sabah saatleriyle birileriyle CHP’nin kapısına dayanmayı zorbalık sayıyoruz. Buraya diyalog için gelinmiş iddiasını da asla doğru bulmuyoruz.”

Kurultay Davasına İlişkin Açıklama Haber

Kurultay Davasına İlişkin Açıklama

Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar, bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır." dedi. Kılıçdaroğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesince, 4-5 Kasım 2023'te yapılan CHP 38. Olağan Kurultayı'nın iptaline ilişkin açılan davada verilen karara yönelik sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Cumhuriyet Halk Partisinin, kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: "Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar, bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır. Gün, sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün, kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükunetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci 'keşkelerle' değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız. Şahsi ikballer değil, Türkiye'nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve işbirliği içinde yürüteceğiz. Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz. Herkesi sükunete ve ortak akla davet ediyorum. Biz bir aradayız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.