Uygulamalarımız appstore googleplay

#Katma Değer

gazeteci63.com - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kurban Derisinin Önemini Anlattı Haber

Kurban Derisinin Önemini Anlattı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Musa Evin, Kurban Bayramı'nda Türkiye'ye ithal deri girişinin azaldığını belirterek, "Bu da deri sektörü için büyük bir kazanç." dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Deri, Kürk ve Saraciye Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Musa Evin, Kurban Bayramı'nda Türkiye'ye ithal deri girişinin azaldığını belirterek, "Bu da deri sektörü için büyük bir kazanç. Kurban Bayramı'nı dericiler dört gözle bekliyor. Bunun nedeni de ham derinin çoğalması, ham maddeye ulaşımın kolaylaşması diyebiliriz." dedi. Kurban Bayramı döneminde kurbanlıkların ardından ortaya çıkan ham deriler, Türkiye'nin yüksek katma değerli üretim yapan deri ve kürk sektörüne önemli ekonomik katkı sağlıyor. Bayram sürecinde toplanan deriler ayakkabıdan çantaya, saraciyeden konfeksiyona kadar birçok alanda işlenerek ihracata dönük üretimde kullanılırken, sektör temsilcileri doğru toplama ve muhafaza yöntemleriyle ekonomiye kazandırılacak ham deri miktarının artırılabileceğine dikkati çekiyor. Musa Evin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Kurban derileri deri sektörüne ham deri olarak 700-800 milyon dolarlık ivme yaratmakta. Tabakhanelerde işlendikten sonra mamul olarak ayakkabı, çanta, kemer, deri ve kürk eşyası olarak 800 milyon dolarlık ciroya eşdeğer. Jelatin olarak da ayrı bir değer yaratmaktadır." ifadelerini kullandı. Evin, kurban derilerinin başta tabakhaneler olmak üzere deri kürk konfeksiyon saraciye ve ayakkabı sektörüne hammadde olduğunu anlatarak, "Maalesef kurban derileri ekonomiye tam olarak kazandırılamıyor. Bir kısmı toplandığında ya da geç toplandığında işinin ehli tarafından kesilmediğinden, iyi tuzlanmadığından, istenilen kalitede olmuyor. Buna dikkat edilmesi gerekiyor." uyarısında bulundu. Kurban derilerinin Türkiye'deki kürk sektörü için çok önemli olduğunu belirten Evin, "Kurban Bayramı'nda Türkiye'ye ithal deri girişi azalıyor. Bu da deri sektörü için büyük bir kazanç. Kurban Bayramı'nı dericiler dört gözle bekliyor. Bunun nedeni de ham derinin çoğalması, ham maddeye ulaşımın kolaylaşması diyebiliriz." şeklinde konuştu. Evin, İstanbul'da kesilen kurbanların derilerinin daha çok Tuzla ve Çorlu'da işlendiğini bildirerek, "Kurban Bayramı sonrasında tabakhanelere ham deriler hemen ulaşmamakta, toplanması ve ihale süreçleri dolayısıyla. Bundan dolayı tabakhaneler birkaç ay sonra kapasitelerini daha da artırarak çalışıyorlar." dedi. Evin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yaz dönemine denk gelen Kurban Bayramı'nda ham derilerin özellikle soğuk hava depolarında korunması çok önemli. Yoksa ham deriler bozuluyor, zarar görüyor. Ayrıca ham derilerin ekonomiye tam olarak kazandırılması Türk deri sektörüne çok büyük katkı sağlayacaktır. Deri sektörü cari fazlası veren sektörlerden bir tanesi. Yaklaşık 2,5 milyar dolar ihracatımız var. En önemlisi de katma değer yaratan sektörlerden ve ihracatta kilogram değeri en yüksek olan sektörlerden." Türkiye'deki deri sektörünün gelişmekte olduğunu anlatan Evin, "Türk deri kürk sektörü dünyada çok iyi durumda. Tabakhanelerden başlayarak dünya deri kürk sektöründe öncü olan ülkelerden biriyiz. Türkiye'ye gelen turistin aklında ilk önce deri kürk ürünü almak vardır." diye konuştu. Kurban derilerinin doğru değerlendirilmesinin sürdürülebilir ekonomi açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Evin, sözlerini şöyle tamamladı: "Deri kürk sektörü çevreci bir sektör. Eğer biz deri kürk sektörü olarak eti için kesilen hayvanların derilerini kullanmasak doğada yok olmaları yüzlerce yıl sürecek. Bunu unutmamak lazım. Üstelik deri kürk doğaldır, natureldir. Dünya doğala dönerken sağlıklı olan, doğal olan deri kürk ürünleri öne çıkmaktadır. Deri kürk görünümlü sahte ürünlerin birçoğu kanserojendir. Üstelik çok kısa sürelerde deforme olmaktadır. Gerçek deri kürk ürünleri sağlığın yanında çok uzun süre kullanılmaktadır."

50 Bin Dekar Kazandırılacak Haber

50 Bin Dekar Kazandırılacak

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde atıl durumda bulunan 50 bin dekar taşlık arazinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle tarıma kazandırılması hedefleniyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Hasan Maral, AA muhabirine, Cumhuriyet tarihinin en büyük bölgesel kalkınma projelerinden biri olan GAP kapsamında 36 yıldır bölge illerinin gelişimi için çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Güneydoğu'nun Türkiye'nin tarımsal üretim lokomotifi durumunda olduğunu belirten Maral, bölgede geniş ve verimli tarım topraklarının etkin ve katma değerli bir formata dönüştürülmesini istediklerini ifade etti. "2,5 milyon dönüm taşlık arazi var" Bölgenin üretim potansiyelini artırmaya yönelik çalışmaları sürdürmekte kararlı olduklarını dile getiren Maral, atıl durumdaki taşlık arazilerin tarıma kazandırılarak milli ekonomiye katkı sağlanmasının planlandığını vurguladı. Maral, şunları kaydetti: "Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 2,5 milyon dönüm taşlık arazi var. Bu taşlık arazilerin de tarıma kazandırılabilecek bölgeleri var. Biyoçeşitliliğin korunacağı alanlar var ve müdahale edilmemesi gereken farklı amaçlarla belki ileride işlevsellendirilme potansiyeli olan alanlar var. Biz bu 2,5 milyon dönüm alanda şu an bir analiz çalışmasını tamamlamak üzereyiz. GAP Eylem Planı 2028 hedefi kapsamında bölgedeki 50 bin dekarlık atıl ve taşlık arazinin bulunduğu alanların ıslahına dönük çalışmalar yapacağız. Bir hektar kuru tarım arazisini suluya dönüştürdüğünüzde yaklaşık 1600 dolarlık bir katma değer artışı sağlıyorsunuz. Taşlık, tarıma hiç açılmamış bir arazide ise sıfırdan aslında 1900 dolara varan bir ilave gelir artışı sağlıyorsunuz. Arazinin tamamını düşündüğümüzde çok ciddi bir gelir rakamına tekabül ediyor."

Haliliye, Asma Ekşisini Tescilledi Haber

Haliliye, Asma Ekşisini Tescilledi

Şanlıurfa’nın köklü gastronomi mirasını geleceğe taşıma vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, kente özgü lezzetlerin markalaşmasına öncülük etmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Şanlıurfa mutfağında önemli bir yere sahip olan koruk suyu, “Asma Ekşisi” adıyla Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek resmen marka haline geldi. Haliliye Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü koordinesinde yürütülen titiz çalışmalar neticesinde alınan tescil belgesi, sadece geleneksel bir lezzetin korunmasıyla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda Şanlıurfa gastronomisine katma değer sağlamayı hedefliyor. Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, yaptığı açıklamada; “Şanlıurfa mutfağı yalnızca lezzetleriyle değil, aynı zamanda sağlık dostu ürünleriyle de ön plana çıkıyor. Bizler de bu zenginliği geleceğe taşımak ve dünya sofralarına sunmak adına ürünlerimizi tescilleyerek koruma altına alıyoruz. Asma Ekşisi, bu vizyonun önemli bir adımıdır” dedi. Kentte kurulan gastronomi merkezinde menülere dahil edilen "Asma Ekşisi", üzümün ham halinin sıkılması ve doğal şekerle kaynatılmasıyla elde edilen ferahlatıcı bir içecek olarak öne çıkıyor. Soğuk olarak tüketilen bu özel içecek, hem iştah açıcı hem de sindirimi kolaylaştırıcı etkileriyle biliniyor. İçeriğindeki doğal maya sayesinde bağışıklık sistemini destekleyen "Asma Ekşisi", aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliğe sahip olup vücuttan toksinlerin atılmasına katkı sağlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.